1982 Anayasası'nın Temel İlkeleri

180 questions

Question 121Question

19821982 Anayasası'nda yer alan laiklik ilkesinin hukuki unsurları ve bu ilkenin kurumsal bir yansıması olan Diyanet İşleri Başkanlığı'nın anayasal statüsü dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Diyanet İşleri Başkanlığı, genel idare içinde yer alarak laiklik ilkesi doğrultusunda, bütün siyasi görüş ve düşünüşlerin dışında kalarak ve milletçe dayanışma ve bütünleşmeyi amaç edinerek görevlerini yerine getirir.

Answer

Diyanet İşleri Başkanlığı, genel idare içinde yer alarak laiklik ilkesi doğrultusunda, bütün siyasi görüş ve düşünüşlerin dışında kalarak ve milletçe dayanışma ve bütünleşmeyi amaç edinerek görevlerini yerine getirir.
Doğru olan ifade, Anayasa'nın 136136. maddesinde yer alan Diyanet İşleri Başkanlığı tanımıdır. Bu hükme göre başkanlık, genel idare içinde yer alır ve laiklik ilkesi çerçevesinde, siyaset üstü bir konumda milletçe dayanışmayı amaçlayarak görev yapar.

Step-by-Step Solution

1
Anayasa'nın 136136. maddesini analiz et.
Diyanet İşleri Başkanlığı'nın genel idare içindeki konumu ve tarafsızlık ilkesi doğrulanır.
Anayasal bir kurumun statüsünü belirlemek için ilgili maddeyi incelemek gerekir.
2
Anayasa'nın 2424. maddesindeki hürriyet ayrımını incele.
İnanç hürriyetinin mutlak, ibadet hürriyetinin ise sınırlanabilir olduğu görülür.
Laiklik ilkesinin bireysel haklar üzerindeki etkisini anlamak için hakların sınırlarını bilmek şarttır.
3
Laiklik ilkesinin tarihsel gelişimini hatırla.
İlkenin anayasaya giriş tarihinin 19371937 olduğu saptanır.
Kronolojik hataları elemek için tarihsel bilgi kullanılır.

Key Concept

Laiklik İlkesinin Anayasal Görünümleri (Madde 24 ve 136)
Question 122Question

1982 Anayasası'nda düzenlenen laiklik ilkesi ve bu ilkenin kurumsal bir yansıması olan Diyanet İşleri Başkanlığı'nın anayasal statüsü ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Diyanet İşleri Başkanlığı, genel idare içinde yer alır ve görevlerini laiklik ilkesi doğrultusunda, bütün siyasi görüş ve düşünüşlerin dışında kalarak yerine getirir.

Answer

Diyanet İşleri Başkanlığı'nın genel idare içinde yer alması ve görevlerini tüm siyasi görüşlerin dışında kalarak, laiklik doğrultusunda yerine getirmesi anayasal bir zorunluluktur.
Diyanet İşleri Başkanlığı'nın genel idare içinde yer alması ve tarafsızlık ilkesiyle, siyasi görüşlerin dışında kalarak çalışması 1982 Anayasası'nın 136. maddesinde açıkça düzenlenmiş olan ve laiklik ilkesinin kurumsal tarafsızlığını sağlayan temel hükümdür.

Step-by-Step Solution

1
Anayasa'nın 136. maddesinin incelenmesi
Diyanet İşleri Başkanlığı'nın 'genel idare içinde' yer aldığı ve 'laiklik ilkesi doğrultusunda, bütün siyasi görüş ve düşünüşlerin dışında kalarak ve milletçe dayanışma ve bütünleşmeyi amaç edinerek' görev yapacağı tespit edilir.
Kurumsal laikliğin anayasal çerçevesini belirlemek.
2
Laikliğin tarihsel gelişiminin kontrol edilmesi
1937 değişikliği ile 1924 Anayasası'na girdiği hatırlanır.
Tarihsel yanılgıları elemek.
3
Din ve vicdan hürriyetinin sınırlarının analiz edilmesi
İnanç hürriyeti mutlak iken, ibadet ve ayinlerin kamu düzeni ve anayasal ilkelerle (Madde 14) sınırlanabileceği görülür.
Hakların mutlaklık derecesini belirlemek.

Key Concept

Laiklik İlkesinin Kurumsal ve Hukuki Boyutu

Practice More

Laikliğin 'subjektif' (din hürriyeti) ve 'objektif' (din ve devlet işlerinin ayrılığı) unsurları arasındaki farkları inceleyen soruları çözebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 123Question

Anayasa hukukunda “nispi eşitlik” anlayışı, hukuksal durumları aynı olanlar arasında eşitliğin sağlanmasını, farklı durumda olanlara ise farklı kuralların uygulanmasını öngörür. 19821982 Anayasası, 20042004 ve 20102010 anayasa değişiklikleri ile bu anlayışı pekiştirerek bazı gruplar lehine devletin yükümlülüklerini artırmıştır. 10.10. maddede yer alan bu düzenleme uyarınca, devletin “eşitliğin yaşama geçmesini sağlamak” veya “özel tedbirler almak” amacıyla yaptığı düzenlemelerin kanun önünde eşitlik ilkesine aykırı sayılamayacağı açıkça belirtilen gruplar arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?

Show answer & explanation

Answer: İşsiz vatandaşlar

Answer

İşsiz vatandaşlar
Doğru cevap olan ifade, Anayasa'nın 10. maddesinde lehine pozitif ayrımcılık yapılabileceği öngörülen gruplar arasında sayılmamıştır. 1982 Anayasası'nın ilgili maddesinde bu istisnadan yararlanacağı belirtilen gruplar; kadınlar, çocuklar, yaşlılar, engelliler, harp ve vazife malulleri, dul ve yetimler ile malul ve gazilerdir. İşsizler veya dar gelirliler gibi ekonomik temelli gruplar ise bu maddede değil, anayasanın sosyal ve ekonomik haklar bölümünde koruma altına alınmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Madde 10'un (Kanun Önünde Eşitlik) kapsamı analiz edilmelidir.
Bu madde genel bir eşitlik tanımı yapmakla birlikte, 2004 ve 2010 değişiklikleriyle pozitif ayrımcılık istisnaları getirmiştir.
Sorunun cevabı, anayasa metninde pozitif ayrımcılık yapılacaklar listesinde olup olmamaya bağlıdır.
2
2004 ve 2010 değişiklikleri ile eklenen özel gruplar listelenmelidir.
Kadınlar (2004), çocuklar, yaşlılar, engelliler, harp ve vazife malulleri ile dul ve yetimleri, malul ve gaziler (2010) pozitif ayrımcılık kapsamındadır.
Anayasa koyucu bu grupları sınırlı (tahdidi) bir şekilde sayarak koruma altına almıştır.
3
Seçeneklerdeki gruplar anayasal liste ile karşılaştırılmalıdır.
İşsiz vatandaşlar ifadesinin anayasanın 10. maddesinde yer almadığı görülür.
İşsizler sosyal devlet ilkesi çerçevesinde korunsalar da (Madde 49), 10. maddedeki eşitlik istisnası listesinde yer almazlar.

Key Concept

Anayasa'nın 10. maddesi kapsamındaki pozitif ayrımcılık grupları

Practice More

Anayasa'nın 10. maddesindeki listeye 'kadınlar'ın 2004 yılında, diğer tüm grupların ise 2010 yılında eklendiğini hatırlamak tarihsel gelişim sorularında yardımcı olacaktır.
Estimated Time:1m 0s
Question 124Question

1982 Anayasası'nın sistematiği içinde "Cumhuriyetçilik" ilkesinin hukuki statüsü ve bu ilkenin korunmasına yönelik öngörülen anayasal güvenceler hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Cumhuriyet, devletin temel şekli olarak 1. maddede ilan edilmiş olup; hem bu hükmün kendisi hem de 2. ve 3. maddeler, 4. madde ile mutlak bir değiştirilemezlik ve teklif edilemezlik güvencesine büründürülmüştür.

Answer

Cumhuriyet'in devletin temel şekli olduğunu, 1. maddede düzenlendiğini ve 4. madde uyarınca 2. ve 3. maddelerle birlikte mutlak bir değiştirilemezlik güvencesi altında olduğunu belirten ifade doğrudur.
Cumhuriyetçilik ilkesi, 1982 Anayasası'nın 1. maddesinde devletin temel şekli olarak tanımlanmıştır. Anayasa'nın 4. maddesi ise bu hükmün yanı sıra 2. maddede sayılan Cumhuriyetin niteliklerini (laiklik, sosyal devlet vb.) ve 3. maddede yer alan devletin bütünlüğü gibi temel unsurları değiştirilemez ve değiştirilmesi dahi teklif edilemez kılarak en üst seviyede hukuki güvence altına almıştır.

Step-by-Step Solution

1
Anayasa'nın 1. maddesinin içeriğini analiz etme
Bu madde devletin şeklinin Cumhuriyet olduğunu ilan eder.
Cumhuriyetçilik ilkesinin anayasal temelini belirlemek için gereklidir.
2
Anayasa'nın 4. maddesinin kapsamını inceleme
4. madde; 1. maddedeki devletin şeklinin, 2. maddedeki niteliklerin ve 3. maddedeki hükümlerin değiştirilemeyeceğini ve değiştirilmesinin teklif edilemeyeceğini belirtir.
İlkenin hukuki koruma düzeyini ve sınırlarını tespit etmek için gereklidir.
3
Doğru hukuki statüyü sentezleme
Cumhuriyet hem bir devlet şeklidir hem de mutlak bir koruma kalkanı altındadır.
Anayasal sistem içindeki hiyerarşik konumu belirlemek için gereklidir.

Key Concept

Cumhuriyetin Devletin Şekli Olması ve Değiştirilemezliği

Practice More

Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan 'Cumhuriyetin Nitelikleri' konusuna göz atarak hukuk devleti ve laiklik gibi kavramların Cumhuriyetçilik ile olan bağını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:50s
Question 125Question

19821982 Anayasası'nın "Değiştirilemeyecek Hükümler" başlıklı 4.4. maddesi; belirli anayasal düzenlemelerin hem değiştirilmesini hem de değiştirilmesinin teklif edilmesini yasaklayarak bu hükümlere "mutlak sertlik" kazandırmıştır. Bu çerçevede, tali kurucu iktidarın (TBMM) anayasal düzenleme yaparken dokunamayacağı "yasak alan" içinde kalan hüküm aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Cumhuriyetin; toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde olması

Answer

Cumhuriyetin; toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde olması
Cumhuriyetin; toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde olması ifadesi 19821982 Anayasası'nın 2.2. maddesinde yer alan 'Cumhuriyetin Nitelikleri' arasındadır. Anayasa'nın 4.4. maddesi; 1.1. maddedeki devletin şeklini, 2.2. maddedeki cumhuriyetin niteliklerini ve 3.3. maddedeki devletin bütünlüğü, dili, bayrağı, milli marşı ve başkentine ilişkin hükümleri koruma altına almıştır. Bu nedenle söz konusu hüküm değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez.

Step-by-Step Solution

1
Anayasa'nın 4.4. maddesinin kapsamını belirleme
19821982 Anayasası'nın 4.4. maddesi; 1.1., 2.2. ve 3.3. maddelerin değiştirilemeyeceğini ve değiştirilmesinin teklif dahi edilemeyeceğini hükme bağlamıştır.
Anayasal korumanın sınırlarını çizmek için yasal dayanağı tespit etmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki hükümlerin madde numaralarını tespit etme
Toplumun huzuru ve millî dayanışma (2.2. madde), Devletin amaçları (5.5. madde), Egemenlik (6.6. madde), Sınırlama rejimi (13.13. madde), Yürütme yetkisi (8.8. madde).
Her hükmün anayasa sistematiğindeki yerini belirleyerek koruma kapsamında olup olmadığını anlamak gerekir.
3
Karşılaştırma ve eleme yapma
Sadece 2.2. maddede yer alan 'toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı' ifadesi değiştirilemezlik zırhı içindedir.
Diğer maddeler (55, 66, 88, 1313) ilk üç madde dışında kaldığı için teorik olarak değiştirilebilir niteliktedir.

Key Concept

Anayasal Değiştirilemezlik (Maddi Sertlik)
Estimated Time:50s
Question 126Question

1982 Anayasası’nın 10. maddesinde düzenlenen "Kanun önünde eşitlik" ilkesi uyarınca, devletin kadınlar ve erkekler arasındaki eşitliği sağlamakla yükümlü olduğu ve bu amaçla alınacak tedbirlerin eşitlik ilkesine aykırı yorumlanamayacağı hükme bağlanmıştır. Ayrıca 2010 yılında yapılan anayasa değişikliği ile bazı hassas gruplar lehine alınacak tedbirlerin de eşitlik ilkesine aykırı sayılmayacağı belirtilmiştir.

Buna göre, Anayasa’nın ilgili maddesinde "pozitif ayrımcılık" kapsamında lehine tedbir alınabileceği açıkça sayılan gruplar arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?

Show answer & explanation

Answer: Kamu görevlileri

Answer

Kamu görevlileri, 1982 Anayasası'nın 10. maddesinde pozitif ayrımcılık yapılacak gruplar arasında sayılmamıştır.
Anayasa’nın 10. maddesinin 3. fıkrasında; çocuklar, yaşlılar, engelliler, harp ve vazife malulleri ile dul ve yetimleri için alınacak tedbirlerin eşitlik ilkesine aykırı sayılamayacağı açıkça belirtilmiştir. Kamu görevlileri bu özel koruma listesinde yer alan bir grup değildir.

Step-by-Step Solution

1
Anayasa'nın 10. maddesinin 2004 ve 2010 değişikliklerini analiz etme
2004'te kadın-erkek eşitliği yükümlülüğü, 2010'da ise bu amaçla alınacak tedbirlerin eşitliğe aykırı sayılamayacağı hükmü getirilmiştir.
Maddenin güncel içeriğini belirlemek için.
2
2010 değişikliği ile maddeye eklenen özel grupları listeleme
Çocuklar, yaşlılar, engelliler, harp ve vazife malulleri ile dul ve yetimleri.
Pozitif ayrımcılık kapsamında olanları belirlemek için.
3
Seçenekleri anayasal metinle karşılaştırma
Kamu görevlilerinin bu listede yer almadığı tespit edilmiştir.
Doğru seçeneğe ulaşmak için.

Key Concept

Anayasa Madde 10: Pozitif Ayrımcılık Grupları

Practice More

Anayasa'nın 10. maddesindeki 'hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz' hükmü ile pozitif ayrımcılık arasındaki ilişkiyi inceleyiniz.
Estimated Time:45s
Question 127Question

19821982 Anayasası’nın 2.2. maddesinde cumhuriyetin temel nitelikleri arasında sayılan "Atatürk milliyetçiliğine bağlı devlet" ilkesi, hem Anayasa’nın Başlangıç metnindeki "milli dayanışma" vurgusuyla hem de 66.66. maddedeki vatandaşlık tanımıyla bir bütünlük arz eder.

Buna göre, Atatürk milliyetçiliği ilkesinin içeriği ve anayasal düzlemdeki yeri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Ortak bir maziye sahip olan, birlikte yaşama arzusu taşıyan ve kendini Türk hisseden herkesi Türk kabul eden subjektif bir anlayışı esas alır.

Answer

Atatürk milliyetçiliği, ortak bir mazi, kültür ve birlikte yaşama ülküsü etrafında toplanan herkesi Türk sayan subjektif (manevi) bir anlayışa sahiptir.
Doğru seçenek, Atatürk milliyetçiliğinin subjektif niteliğini vurgulamaktadır. Bu anlayışa göre millet; sadece aynı ırktan gelenler değil; aynı maziye, ortak kültürel değerlere ve gelecekte bir arada yaşama arzusuna sahip olan insanların oluşturduğu topluluktur. Bu durum, Anayasa'nın 66.66. maddesinde yer alan kapsayıcı vatandaşlık tanımıyla da uyumludur.

Step-by-Step Solution

1
Kavram Analizi Yapılması
Atatürk milliyetçiliğinin 'subjektif' (manevi) ve 'birleştirici' özellikleri saptanır.
19821982 Anayasası'nın terminolojik tercihi olan "Atatürk milliyetçiliğine bağlılık", ırkçı ve ayrıştırıcı yorumları engellemeyi amaçlar.
2
Anayasal Bağlantıların Kurulması
Başlangıç metni ve 66.66. maddedeki "Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür" hükmüyle ilişki kurulur.
Anayasa'nın bir bütün olduğu ilkesi gereği, milliyetçilik ilkesi vatandaşlık tanımıyla desteklenmektedir.
3
Teorik Ayrımın Yapılması
Objektif (ırk/kan temelli) milliyetçilik reddedilir; subjektif (irade/kültür temelli) milliyetçilik seçilir.
Atatürk'ün "Ne mutlu Türk'üm diyene" sözü, bu subjektif anlayışın en temel özetidir.

Key Concept

Subjektif (Manevi) Milliyetçilik Anlayışı
Question 128Question

19821982 Anayasası’nın 44. maddesi; ilk üç maddede yer alan hükümlerin değiştirilemeyeceğini ve bunların değiştirilmesinin teklif dahi edilemeyeceğini düzenleyerek bu maddelere "mutlak sertlik" kazandırmıştır.

Buna göre, aşağıda belirtilen anayasal düzenlemelerden hangisi Anayasa'nın 44. maddesi ile öngörülen bu koruma kapsamında yer almaz?

Show answer & explanation

Answer: Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü korumanın devletin temel amaç ve görevleri arasında bulunması

Answer

Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü korumanın devletin temel amaç ve görevleri arasında bulunması ifadesi, Anayasa'nın 55. maddesinde yer aldığı için değiştirilemez hükümler kapsamında değildir.
Doğru cevap olan ifade, 19821982 Anayasası'nın "Devletin temel amaç ve görevleri" başlıklı 55. maddesinde düzenlenmiştir. Anayasa'nın 44. maddesi ise yalnızca ilk üç maddede yer alan hükümleri (Devletin şekli, Cumhuriyetin nitelikleri, bütünlük, dil, bayrak, milli marş ve başkent) değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez kılmıştır. Dolayısıyla 55. maddede yer alan bir hükmün değiştirilmesi anayasal olarak mümkündür.

Step-by-Step Solution

1
Anayasa'nın 44. maddesinin kapsamını belirleme
44. madde sadece ilk 33 maddeyi (Devletin Şekli, Cumhuriyetin Nitelikleri, Devletin Bütünlüğü/Resmî Dil/Bayrak/Milli Marş/Başkent) korur.
Değiştirilemez hükümlerin sınırlarını doğru çizmek için koruma kapsamındaki maddeleri bilmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki ifadeleri madde numaraları ile eşleştirme
Devletin şekli (11. md), Cumhuriyetin nitelikleri (22. md), bölünmez bütünlük ve bayrak (33. md) ilk üç madde içindedir; ancak devletin temel amaç ve görevleri 55. maddedir.
Hangi hükmün hangi maddede yer aldığını tespit ederek koruma dışında kalanı bulmak gerekir.
3
Sonuca varma
55. maddede yer alan hükümler değiştirilebilir niteliktedir.
44. madde 55. maddeyi ve sonrasını koruma altına almamıştır.

Key Concept

Anayasa'nın Maddi Anlamda Katılığı ve Değiştirilemez Hükümler

Practice More

Anayasa'nın 22. maddesinde yer alan tüm Cumhuriyet niteliklerini (laiklik, sosyal devlet, hukuk devleti vb.) listeleyerek tekrar ediniz.
Estimated Time:50s
Question 129Question

Türkiye Cumhuriyeti’nin temel nitelikleri arasında sayılan sosyal devlet; iktisadi hayata müdahale ederek toplumun refahını artırmayı ve sosyal adaleti tesis etmeyi hedefler.

Bu hedefi gerçekleştirmek amacıyla başvurulan anayasal araçlar dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisinin sosyal devlet ilkesiyle doğrudan bir ilişkisi yoktur?

Show answer & explanation

Answer: Hiç kimsenin kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önünde yargılanamaması

Answer

Hiç kimsenin kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önünde yargılanamaması
Hiç kimsenin kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önünde yargılanamaması (kanuni hâkim güvencesi), bireylerin tabi olacakları mahkemenin önceden kanunla belirlenmiş olmasını ifade eder. Bu durum, hukuki güvenliğin sağlanması amacıyla doğrudan 'Hukuk Devleti' ilkesinin bir gereğidir; sosyal devletin ekonomik ve sosyal adaleti sağlamaya yönelik araçları arasında yer almaz.

Step-by-Step Solution

1
Sosyal devletin araçlarını belirle
Vergi adaleti, planlama, kamulaştırma, devletleştirme ve sosyal haklar sosyal devletin araçlarıdır.
Sosyal devlet, ekonomik hayata müdahale ederek adaleti sağlamayı amaçlar.
2
Hukuk devletinin gereklerini belirle
Kanuni hâkim güvencesi, yargı bağımsızlığı ve hak arama hürriyeti hukuk devletinin gerekleridir.
Hukuk devleti, bireylerin hukuki güvenliğini ve adaleti sağlamayı amaçlar.
3
Seçenekleri analiz et
Kanuni hâkim güvencesine ilişkin olan ifade, hukuk devletiyle ilgilidir.
Bu ilke, yargılama usulü ve hukuk güvenliğiyle ilgili olup ekonomik müdahale aracı değildir.

Key Concept

Sosyal Devlet ve Hukuk Devleti Araçlarının Ayrımı

Practice More

Hukuk devleti ilkesinin gerekleri ile laik devlet ilkesinin gereklerini karşılaştıran bir soru çözerek kavramları netleştirin.
Estimated Time:50s
Question 130Question

19821982 Anayasası’nın Başlangıç metninde ve 2.2. maddesinde vurgulanan "Atatürk milliyetçiliğine bağlı devlet" ilkesi, millet kavramını tanımlarken belirli kriterleri esas almaktadır. Bu ilke çerçevesinde benimsenen milliyetçilik anlayışının temel niteliği ve kapsamı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Türk devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkesi Türk kabul eden, ırkçılığı reddeden birleştirici ve subjektif bir anlayıştır.

Answer

Türk devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkesi Türk kabul eden, ırkçılığı reddeden birleştirici ve subjektif bir anlayıştır.
Atatürk milliyetçiliği, bireyleri etnik kökenlerine veya inançlarına göre ayırmayan, bunun yerine ortak bir geçmişe, birlikte yaşama arzusuna ve Türk devletine vatandaşlık bağıyla bağlı olmaya odaklanan 'subjektif' (manevi) bir anlayıştır. 19821982 Anayasası'nın 66.66. maddesi bu durumu 'Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür' ifadesiyle netleştirmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Anayasa metnindeki ilgili maddeleri analiz etme
19821982 Anayasası madde 22 ve 6666 değerlendirildi.
Atatürk milliyetçiliğinin anayasal dayanağını ve vatandaşlık tanımını anlamak için gereklidir.
2
Subjektif ve objektif milliyetçilik ayrımını yapma
Atatürk milliyetçiliğinin kan bağı (objektif) yerine duygu ve hukuk bağına (subjektif) dayandığı belirlendi.
Millet tanımındaki temel ölçütün ırk mı yoksa aidiyet mi olduğunu ayırt etmek gerekir.
3
Doğru tanımı seçeneklerle eşleştirme
Vatandaşlık bağına ve birleştiriciliğe odaklanan tanım seçildi.
19821982 Anayasası'nın kapsayıcı ve barışçıl milliyetçilik anlayışını doğrulamak için.

Key Concept

Subjektif Milliyetçilik Anlayışı
Estimated Time:1m 0s
Question 131Question

1982 Anayasası’nda düzenlenen “Demokratik Devlet” ilkesi ve bu ilkenin somutlaştığı seçim esasları dikkate alındığında, seçimlerin yönetimi, denetimi ve uygulanmasına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Yargısal yönetim ve denetim ilkesi uyarınca, seçimlerin dürüstlüğü ile ilgili her türlü itirazı kesin olarak karara bağlayan Yüksek Seçim Kurulu kararlarına karşı, hak ihlali iddiasıyla Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılabilir.

Answer

Yüksek Seçim Kurulu kararlarına karşı Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılabileceğini iddia eden ifade yanlıştır.
Doğru yanıt olan seçenek, Yüksek Seçim Kurulu kararlarına karşı Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılabileceğini belirtmektedir. Ancak 1982 Anayasası'nın 79. maddesinde 'Yüksek Seçim Kurulunun kararları aleyhine başka bir mercie başvurulamaz' hükmü yer almaktadır. Anayasa Mahkemesi de kendi içtihatlarında, YSK kararlarının bireysel başvuruya konu edilemeyeceğini açıkça belirtmiştir. Dolayısıyla bu kararlar hem idari hem de anayasal yargı denetiminin dışındadır.

Step-by-Step Solution

1
1982 Anayasası'nın 67. maddesindeki seçim ilkelerini analiz et.
Seçimlerin serbest, eşit, gizli, tek dereceli, genel oy, açık sayım ve döküm esaslarına göre yapılacağı saptandı.
Anayasal ilkelerin kapsamını belirlemek için gereklidir.
2
Seçimlerin yargısal yönetim ve denetimini düzenleyen 79. maddeyi incele.
Seçimlerin yönetiminin yargı organlarınca yapılacağı ve Yüksek Seçim Kurulu (YSK) kararlarının 'kesin' olduğu görüldü.
YSK'nın anayasal statüsünü anlamak için gereklidir.
3
YSK kararları ile bireysel başvuru yolu arasındaki ilişkiyi değerlendir.
Anayasa m. 79'daki 'başka bir mercie başvurulamaz' hükmü gereği YSK kararlarının yargı denetimi (AYM dahil) dışında kaldığı anlaşıldı.
Seçeneklerdeki hukuki hatayı tespit etmek için gereklidir.

Key Concept

Yargısal Yönetim ve Denetim Altında Seçimlerin Kesinliği

Practice More

Yüksek Seçim Kurulu'nun yapısı, üye seçimi ve görev süreleri hakkındaki düzenlemeleri gözden geçirmeniz tavsiye edilir.
Estimated Time:1m 30s
Question 132Question

19821982 Anayasası'nın 2.2. maddesinde Cumhuriyetin temel nitelikleri arasında sayılan "Atatürk milliyetçiliğine bağlı devlet" ilkesi, 19611961 Anayasası'ndaki "Türk milliyetçiliği" ibaresinden farklı olarak daha belirgin bir çerçeve çizmiştir. Anayasa'nın "Başlangıç" metni ve ilgili maddeleriyle bir bütün olarak değerlendirildiğinde, bu ilkenin muhtevası ve Türk milletini tanımlama biçimi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Millet kavramını ırk, soy veya din birliği gibi objektif unsurlar yerine; ortak mazi, birlikte yaşama arzusu ve vatandaşlık bağına dayandıran sübjektif bir anlayışı esas alır.

Answer

Millet kavramını ırk veya din birliği gibi dışlayıcı unsurlar yerine; ortak tarih, gelecek ideali ve vatandaşlık bağı gibi birleştirici unsurlara dayandıran sübjektif milliyetçilik anlayışı doğrudur.
Atatürk milliyetçiliği, ırk ve din temelli (objektif) ayrışmaları reddeden; bunun yerine ortak mazi, ortak gelecek ideali ve vatandaşlık bağı gibi unsurları esas alan kapsayıcı (sübjektif) bir anlayıştır. Bu anlayış, Anayasa'nın Başlangıç metninde yer alan 'milli dayanışma' ve 'adalet anlayışı' vurgularıyla da örtüşmektedir.

Step-by-Step Solution

1
19821982 Anayasası'ndaki ifade değişikliğini analiz et.
19611961'deki "Türk milliyetçiliği" yerine 19821982'de "Atatürk milliyetçiliğine bağlı devlet" ifadesi getirilerek ilkenin Atatürk ilkeleri doğrultusunda yorumlanması kesinleştirilmiştir.
İlkenin ideolojik sınırlarını Atatürk'ün kapsayıcı milliyetçilik anlayışıyla sabitlemek.
2
Milliyetçilik türlerini (objektif vs sübjektif) karşılaştır.
Irk, din ve dil birliğini şart koşan objektif milliyetçilik reddedilmiş; 'kaderde, kıvançta ve tasada ortaklık' diyen sübjektif anlayış kabul edilmiştir.
Toplumsal birliği etnik veya dini ayrışmaların ötesinde, hukuki ve kültürel bir zemine oturtmak.
3
Vatandaşlık bağı ile olan ilişkisini kur.
Anayasa'nın 66.66. maddesindeki 'Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk'tür' hükmü bu ilkenin pratik yansımasıdır.
Hukuki tanımın etnik kökenden bağımsız olduğunu teyit etmek.

Key Concept

Sübjektif Milliyetçilik Anlayışı

Practice More

Anayasa'nın 66.66. maddesindeki 'Türk Vatandaşlığı' tanımı ile 2.2. maddedeki 'Atatürk Milliyetçiliği' arasındaki bağı incelemek konuyu pekiştirecektir.
Estimated Time:50s
Question 133Question

19821982 Anayasası’nın "Kanun önünde eşitlik" ilkesini düzenleyen 10.10. maddesine 20102010 yılında eklenen fıkra ile belirli toplumsal gruplar lehine alınacak tedbirlerin eşitlik ilkesine aykırı sayılamayacağı kabul edilerek pozitif ayrımcılık ilkesi anayasal bir dayanak kazanmıştır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi bu fıkrada açıkça sayılan ve pozitif ayrımcılık hükmünden yararlanabilecek gruplardan biri değildir?

Show answer & explanation

Answer: Kamu görevlileri

Answer

Kamu görevlileri
Anayasa'nın 10.10. maddesinin 3.3. fıkrasına göre; çocuklar, yaşlılar, engelliler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirlerin eşitlik ilkesine aykırı sayılmayacağı hükme bağlanmıştır. Kamu görevlileri bu grupta sayılmamıştır.

Step-by-Step Solution

1
19821982 Anayasası'nın 10.10. maddesinde yer alan kanun önünde eşitlik ilkesinin istisnaları (pozitif ayrımcılık) incelenir.
Kadınlar, çocuklar, yaşlılar, engelliler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler lehine alınacak tedbirlerin eşitlik ilkesine aykırı sayılamayacağı tespit edilir.
Anayasal güvence altındaki grupların sınırlarını belirlemek için güncel madde metnine bakılmalıdır.
2
Seçeneklerde verilen gruplar, Anayasa'nın 10.10. maddesinin 3.3. fıkrasındaki liste ile karşılaştırılır.
Kamu görevlileri ibaresinin bu listede yer almadığı görülür.
Anayasa koyucu, pozitif ayrımcılık yapılacak grupları tahdidi (sınırlı) olarak saymıştır; kamu görevlileri bu kapsamda değildir.

Key Concept

Anayasa Madde 10: Pozitif Ayrımcılık Yapılabilecek Gruplar
Estimated Time:50s
Question 134Question

1982 Anayasası’nda yer alan laiklik ilkesinin bir unsuru olan "Din ve Vicdan Hürriyeti"nin kapsamı ve sınırları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi anayasal düzenlemelere göre doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Dinî inanç ve kanaatler mutlak bir korumaya sahipken, ibadet ve törenlerin serbestliği Anayasa'nın 14. maddesindeki kötüye kullanma yasağına uygunluk şartına bağlanmıştır.

Answer

Dinî inanç ve kanaatler mutlak bir korumaya sahipken, ibadet ve törenlerin serbestliği Anayasa'nın 14. maddesindeki kötüye kullanma yasağına uygunluk şartına bağlanmıştır.
Doğru ifade, dinî inanç ve kanaatlerin mutlak olduğunu, ancak ibadet ve törenlerin serbestliğinin Anayasa'nın 14. maddesindeki hakların kötüye kullanılması yasağına tabi olduğunu belirtir. Bu durum 1982 Anayasası'nın 24. maddesinde açıkça düzenlenmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Anayasa'nın 24. maddesinin incelenmesi
Din ve vicdan hürriyetinin inanç ve ibadet olarak iki boyutu olduğu tespit edilir.
Laiklik ilkesinin temelini oluşturan bu hakların sınırlarını belirlemek için anayasal dayanak gereklidir.
2
İnanç ve İbadet ayrımının yapılması
İnanç hürriyetinin (iç dünya) mutlak olduğu, ibadet hürriyetinin (dış dünya) ise Anayasa'nın 14. maddesi uyarınca sınırlandırılabileceği görülür.
Laik devlet, bireyin vicdanına müdahale edemez ancak kamu düzenini korumak adına dışsal eylemleri denetleyebilir.

Key Concept

Din ve Vicdan Hürriyetinin İkili Yapısı

Hints

1
Dini inançlar bireyin iç dünyasıyla ilgilidir ve anayasal olarak hiçbir durumda müdahale edilemez.
2
Anayasa'nın 14. maddesi, temel hak ve hürriyetlerin devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak amacıyla kullanılamayacağını hükme bağlar.
3
Laiklik ilkesinin anayasaya girişi ile devletin dini olduğu ibaresinin kaldırılması farklı tarihlerdedir.

Practice More

Anayasa'nın 136. maddesindeki Diyanet İşleri Başkanlığı'nın görev ve sorumluluklarını laiklik ilkesi bağlamında inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 5s
Question 135Question

19821982 Anayasası’nın "Kanun önünde eşitlik" başlıklı 10.10. maddesine 20102010 yılında eklenen hükümle, devletin bazı toplumsal gruplar lehine alacağı özel tedbirlerin eşitlik ilkesine aykırı sayılamayacağı kabul edilmiştir. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi anılan Anayasa maddesi kapsamında pozitif ayrımcılığa tabi tutulabileceği açıkça belirtilen özel gruplardan biri değildir?

Show answer & explanation

Answer: Kamu görevlileri

Answer

Kamu görevlileri, 1982 Anayasası'nın 10. maddesinde pozitif ayrımcılık yapılabilecek gruplar arasında sayılmamıştır.
Doğru cevap olan kamu görevlileri ifadesi yanlıştır çünkü 1982 Anayasası'nın 10. maddesinde pozitif ayrımcılık yapılabilecek gruplar tahdidi (sınırlı) olarak sayılmıştır. Bu gruplar; çocuklar, yaşlılar, engelliler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gazilerdir. Kamu görevlileri bu listenin dışındadır.

Step-by-Step Solution

1
Anayasa'nın 10. maddesinin 2010 değişikliğini incele.
Madde metninde; çocuklar, yaşlılar, engelliler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler lehine alınacak tedbirlerin eşitlik ilkesine aykırı sayılamayacağı belirtilmiştir.
Pozitif ayrımcılığın yasal sınırlarını ve kimlere uygulanabileceğini tespit etmek için.
2
Seçeneklerdeki grupları anayasal liste ile karşılaştır.
Yaşlılar, engelliler, şehit yakınları ve gaziler listede yer alırken; kamu görevlileri bu listede bulunmamaktadır.
Hangi grubun anayasal istisna kapsamında olmadığını bulmak için.

Key Concept

Anayasa Madde 10: Pozitif Ayrımcılık Grupları

Practice More

Anayasa'nın 10. maddesinde kadın-erkek eşitliği ile ilgili 2004 değişikliğini ve devletin bu konudaki yükümlülüğünü inceleyiniz.
Estimated Time:50s
Question 136Question

1982 Anayasası'nın sistematiği uyarınca, 1. maddede düzenlenen "Devletin Şekli" ile 2. maddede düzenlenen "Cumhuriyetin Nitelikleri" arasındaki ilişki ve bu ilkelerin anayasal güvenceleri bakımından aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Anayasa'nın 1. maddesi devletin temel şeklini (Cumhuriyet) belirlerken, 2. madde bu şeklin demokratik ve hukuki muhtevasını belirleyen nitelikleri düzenler; her iki madde de 4. madde uyarınca değiştirilemez hükümler arasındadır.

Answer

Cumhuriyet ilkesi devletin şekli, 2. maddedeki unsurlar ise bu şeklin nitelikleridir ve her ikisi de 4. madde kapsamında değiştirilemez koruma altındadır.
Doğru seçenek, Anayasa'nın sistematiğini doğru analiz etmektedir. 1. madde devletin 'formunu' (şeklini) belirlerken, 2. madde bu formun 'içeriğini ve karakterini' (niteliklerini) belirler. 4. madde ise her iki maddedeki düzenlemeleri de anayasa değişikliği süreçlerinin dışına çıkararak mutlak bir koruma sağlar.

Step-by-Step Solution

1
Anayasa'nın 1. maddesinin içeriğini belirleme.
1. madde devletin şeklinin "Cumhuriyet" olduğunu ilan eder.
Soruda sorulan temel kavramın anayasal dayanağını tespit etmek gerekir.
2
Anayasa'nın 2. maddesinin içeriğini belirleme.
2. madde, Cumhuriyetin temel niteliklerini (insan haklarına saygılı, demokratik, laik, sosyal hukuk devleti vb.) sayar.
Şekil ile nitelik arasındaki kavramsal ayrımı netleştirmek için gereklidir.
3
4. maddenin kapsamını kontrol etme.
4. madde; 1, 2 ve 3. maddelerin tamamını değiştirilemezlik kapsamına alır.
Bu maddelere sağlanan hukuki güvencenin sınırlarını belirlemek sorunun doğru cevabına ulaştırır.

Key Concept

Cumhuriyetçilik İlkesi ve Anayasal Değiştirilemezlik (Madde 1, 2, 4 İlişkisi)

Practice More

Anayasa'nın 3. maddesinde yer alan devletin bütünlüğü ve resmi dili gibi unsurların da aynı koruma kapsamında olduğunu hatırlayınız.
Estimated Time:50s
Question 137Question

Türk anayasa hukukunda benimsenen "Demokratik Devlet" ilkesi; sadece iktidarın seçimle belirlenmesini değil, aynı zamanda azınlıkta kalanların haklarının korunmasını, siyasal çoğulculuğun sağlanmasını ve muhalefetin iktidar olma şansının anayasal güvence altına alınmasını esas alır.

Buna göre; çoğunluğun sınırsız gücünün engellendiği, toplumdaki farklı çıkar ve düşünce gruplarının siyasal karar alma süreçlerine katılımına imkan tanıyan demokrasi modeli aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Çoğulcu demokrasi

Answer

Azınlık haklarını ve siyasal çeşitliliği esas alan model çoğulcu demokrasidir.
Çoğulcu demokrasi, demokratik devlet ilkesinin temel taşlarından biridir. Bu anlayışa göre devlet, toplumdaki farklı siyasi düşüncelerin, inançların ve çıkar gruplarının özgürce örgütlenmesini ve temsil edilmesini sağlamakla yükümlüdür. Sadece seçim yapılması yeterli değildir; seçimi kazanamayanların (azınlığın) haklarının da hukuk devleti güvencesi altında olması gerekir.

Step-by-Step Solution

1
Demokratik devlet ilkesinin kapsamını analiz etme
İktidarın sadece sayısal çoğunluğa dayanmaması gerektiği anlaşıldı.
Çağdaş demokrasilerde çoğunluğun gücü, hukuk ve azınlık hakları ile sınırlandırılmıştır.
2
Demokrasi modelleri arasındaki farkı belirleme
Çoğulcu ve çoğunlukçu modeller arasındaki temel farkın azınlık haklarına yaklaşım olduğu tespit edildi.
Çoğulcu model farklılıkları bir zenginlik ve korunması gereken bir hak olarak görür.

Key Concept

Demokratik devlet ilkesi ve çoğulcu demokrasi anlayışı
Estimated Time:50s
Question 138Question

1982 Anayasası’nda düzenlenen "Laiklik" ilkesi ve bu ilkenin anayasal sistemdeki hukuksal sonuçlarına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Dinî inanç ve kanaat hürriyeti; kamu düzeni, genel sağlık ve genel ahlakın korunması amacıyla kanunla sınırlandırılabilir.

Answer

Dinî inanç ve kanaat hürriyetinin kanunla sınırlandırılabileceğini belirten ifade yanlıştır; çünkü bu hak mutlaktır.
1982 Anayasası'nın 24. maddesine göre dinî inanç ve kanaat hürriyeti mutlak bir haktır. Anayasa'nın 15. maddesinde belirtilen çekirdek haklar arasında yer aldığı için savaş, seferberlik veya olağanüstü hallerde dahi bu hakka dokunulamaz ve kimse inancını açıklamaya zorlanamaz. Dolayısıyla, bu hakkın kamu düzeni gibi gerekçelerle kanunla sınırlandırılabileceğini savunan ifade hukuksal olarak yanlıştır.

Step-by-Step Solution

1
Anayasa'nın 24. maddesinin analiz edilmesi
Din ve vicdan hürriyeti düzenlemesi kapsamında 'inanç/kanaat' ile 'ibadet/tören' ayrımının yapılması.
Anayasal hakların sınırlarını belirlemek için temel madde hükmüne bakılmalıdır.
2
Sınırlama rejiminin kontrol edilmesi
İnanç ve kanaat hürriyetinin 'çekirdek hak' kapsamında olduğu ve savaş durumunda dahi dokunulamayacağı (sınırlandırılamayacağı) sonucuna varılması.
Mutlak haklar ile nispi haklar arasındaki ayrımın tespiti gerekir.
3
Kurumsal ve tarihi verilerin teyit edilmesi
Diyanet İşleri Başkanlığı'nın m. 136'daki statüsü ve 1937 değişikliğinin tarihsel doğruluğunun onaylanması.
Laiklik ilkesinin diğer unsurlarının anayasal geçerliliğini kontrol etmek için gereklidir.

Key Concept

Din ve Vicdan Hürriyetinin Mutlaklığı ve Laiklik
Question 139Question

Türkiye Cumhuriyeti'nin temel niteliklerinin tarihsel gelişimi incelendiğinde, anayasa metinlerinde kullanılan kavramların devletin millet tasavvurunu doğrudan yansıttığı görülür. 1961 Anayasası'nın benimsediği milliyetçilik anlayışı ile 1982 Anayasası'nın 2. maddesinde yer alan ve Başlangıç metnindeki "kederde, kıvançta ve tasada ortak olma" ilkesiyle desteklenen devlet niteliği arasında belirgin bir terminolojik ve felsefi vurgu farkı bulunmaktadır.

Bu kavramsal dönüşüm ve 1982 Anayasası'nın benimsediği milliyetçilik anlayışı dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi hukuken doğru bir değerlendirmedir?

Show answer & explanation

Answer: 1961 Anayasası'nda yer alan "milli devlet" ibaresi yerine 1982 Anayasası'nda "Atatürk milliyetçiliğine bağlı devlet" ifadesi kullanılmış olup, bu tercih ırk ve soy gibi objektif unsurları dışlayan, kültürel ve ülküsel birliğe dayalı sübjektif millet anlayışını anayasal güvenceye almıştır.

Answer

1961 Anayasası'ndaki 'milli devlet' kavramı yerine 1982 Anayasası'nda sübjektif milliyetçiliği (kültür, ülkü, ortak geçmiş birliğini) ifade eden 'Atatürk milliyetçiliğine bağlı devlet' kavramı benimsenmiştir ve bu durum ırkçı/objektif milliyetçiliği dışlar.
Doğru olan değerlendirme, 1961 Anayasası'nın 'milli devlet' ibaresi yerine 1982 Anayasası'nın 'Atatürk milliyetçiliğine bağlı devlet' ilkesini benimsemiş olması ve bu ilkenin ırkçılığı reddeden, vatandaşları ortak bir kader ve ideal etrafında birleştiren sübjektif milliyetçilik anlayışını güvence altına almasıdır. Bu durum Anayasa'nın 66. maddesindeki vatandaşlık tanımı ve Başlangıç metniyle de tam bir uyum içindedir.

Step-by-Step Solution

1
1961 ve 1982 anayasalarındaki devletin niteliklerini belirten kavramları karşılaştırmak.
1961 Anayasası 'milli devlet' ibaresini kullanırken, 1982 Anayasası 'Atatürk milliyetçiliğine bağlı devlet' kavramını anayasallaştırmıştır.
Anayasa metinlerindeki terminolojik tercihlerin hukuki farklılıklarını saptamak.
2
Atatürk milliyetçiliğinin kapsamını ve türünü analiz etmek.
Atatürk milliyetçiliği; ırk, din veya kan bağına dayanan 'objektif milliyetçilik' yerine; dil, kültür ve ülkü birliğine dayanan birleştirici 'sübjektif milliyetçilik' anlayışını benimser.
Sübjektif ve objektif milliyetçilik ayrımı, anayasal vatandaşlık tanımının ve eşitlik ilkesinin temelini oluşturur.
3
Başlangıç metni ile Madde 2 arasındaki hukuki ilişkiyi değerlendirmek.
Başlangıç metninde yer alan 'kederde, kıvançta ve tasada ortak olma' ifadeleri, Atatürk milliyetçiliğinin sübjektif ve birleştirici karakterinin anayasa metnine (Madde 176 uyarınca bağlayıcı olarak) yansımasıdır.
Başlangıç ilkelerinin anayasanın değiştirilemez nitelikleriyle olan ayrılmaz bütünlüğünü doğrulamak.

Key Concept

Atatürk Milliyetçiliğine Bağlı Devlet İlkesi
Question 140Question

Anayasal düzende devlet, bireylerin yalnızca hukuki eşitliğini sağlamakla yetinmez; aynı zamanda onların insan onuruna yaraşır bir hayat sürmeleri için sosyo-ekonomik hayata aktif olarak müdahale eder. Bu amaçla anayasada devlete, piyasa mekanizmasının yetersiz kaldığı durumlarda kullanabileceği çeşitli hukuki ve mali vasıtalar öngörülmüştür.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi devletin belirtilen amaca ulaşmak için kullanabileceği sosyal devlet araçları arasında yer almaz?

Show answer & explanation

Answer: Hukuk kurallarının anayasaya uygunluğunun yargısal denetime tabi tutulması

Answer

Hukuk kurallarının anayasaya uygunluğunun yargısal denetime tabi tutulması
Hukuk kurallarının anayasaya uygunluğunun yargısal denetime tabi tutulması (anayasa yargısı), iktidarın sınırlandırılması, anayasanın üstünlüğünün ve temel hakların güvence altına alınmasına hizmet eder. Bu nedenle sosyal devletin değil, 'hukuk devleti' ilkesinin temel gereklerinden biridir. Seçeneklerdeki vergi adaleti, kamulaştırma, devletleştirme ve planlama ise devletin sosyo-ekonomik hayata doğrudan müdahale etmesini sağlayan anayasal sosyal devlet araçlarıdır.

Step-by-Step Solution

1
Soru kökünde tanımlanan ilkenin 'sosyal devlet' olduğunu ve bu ilkenin araçlarının sorgulandığını tespit et.
Sorunun sosyal devletin sosyo-ekonomik hayata müdahale araçlarını (kamulaştırma, devletleştirme, planlama, vergi adaleti vb.) bilmeyi gerektirdiği anlaşıldı.
Anayasada yer alan devletin temel nitelikleri ve bu nitelikleri hayata geçiren araçların doğru sınıflandırılması gereklidir.
2
Seçeneklerde sunulan mekanizmaları anayasal devlet ilkeleriyle eşleştir.
Dört seçeneğin doğrudan sosyal devletin müdahale aracı olduğu, bir seçeneğin ise farklı bir ilkeye ait olduğu görüldü.
Hukuk devleti ile sosyal devlet araçları sınav formatında sıklıkla birbirine çeldirici olarak kullanılır.
3
Anayasaya uygunluk denetiminin hangi ilkenin güvencesi olduğunu belirle.
Norm denetiminin (anayasa yargısının) sosyal devletin değil, idarenin ve yasamanın hukuka bağlılığını sağlayan 'hukuk devleti' ilkesinin temel bir gereği olduğu sonucuna varıldı.
Doğru yanıtı bulmak için kavramların ait oldukları anayasal ilkelerin kesin sınırlarla ayrılması gerekir.

Key Concept

1982 Anayasası'nda Sosyal Devlet ve Hukuk Devleti İlkelerinin Araçları
PreviousPage 7 / 9Next
1982 Anayasası'nın Temel İlkeleri Practice Questions — KPSS Kamu Yönetimi — Page 7 | Examkin