Temel Hak ve Hürriyetler

206 questions

Question 1Question

1982 Anayasası'nın "Kişi Hakları ve Ödevleri" bölümünde düzenlenen mülkiyet hakkı (m. 35) ile suç ve cezalara ilişkin anayasal güvenceler (m. 38) birlikte değerlendirildiğinde, aşağıdaki ifadelerden hangisi anayasal hükümlere tam olarak uygundur?

Show answer & explanation

Answer: Uluslararası Ceza Divanına taraf olmanın gerektirdiği yükümlülükler saklı kalmak üzere, vatandaş suç sebebiyle yabancı bir ülkeye verilemez.

Answer

Uluslararası Ceza Divanına taraf olmanın gerektirdiği yükümlülükler saklı kalmak üzere, vatandaşın suç sebebiyle yabancı bir ülkeye verilemeyeceği hükmü doğrudur.
Vatandaşın suç sebebiyle yabancı bir ülkeye verilmemesi ilkesi 1982 Anayasası'nın 38. maddesinde yer alan temel bir güvencedir. Ancak 2004 yılında yapılan değişiklikle, Türkiye'nin Uluslararası Ceza Divanına (UCD) taraf olması durumunda doğacak yükümlülükleri saklı tutulmuş, bu durum yasağın tek anayasal istisnası olarak belirlenmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Anayasa'nın 38. maddesindeki 'Vatandaşın İadesi' kuralını incele.
Vatandaşın suç sebebiyle yabancı bir ülkeye verilemeyeceği genel bir kuraldır.
Anayasal güvencelerden biri de vatandaşlık bağıyla korunan kişinin yabancı otoriteye teslim edilmemesidir.
2
2004 Anayasa değişikliği ile getirilen istisnayı kontrol et.
Uluslararası Ceza Divanı (UCD) yükümlülüklerinin bu yasağın tek anayasal istisnası olduğunu belirle.
Türkiye'nin uluslararası hukuktan doğan yükümlülüklerini anayasal zeminle uyumlu hale getirmek için bu şerh düşülmüştür.
3
Diğer seçeneklerdeki sınırlama rejimlerini mülkiyet ve delil hukuku açısından analiz et.
Mülkiyet hakkının sınırlanmasının sadece kanunla olabileceğini ve kanun dışı delil yasağının istisnasız olduğunu teyit et.
Temel hakların (kişi hakları) sınırlanması rejimi ile ceza hukukunun çekirdek güvencelerinin doğruluğunu test etmek gerekir.

Key Concept

Hukuki Güvenceler ve Vatandaşın İadesi

Practice More

Mülkiyet hakkının kamulaştırma ile ilişkisi ve Article 13'teki genel sınırlama rejimi ile Article 35'teki özel sınırlama rejiminin farklarını inceleyiniz.
Estimated Time:2m 30s
Question 2Question

1982 Anayasası'nda düzenlenen siyasi haklar ve siyasi partilerin hukuki/mali denetimine ilişkin aşağıda yer alan ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Yabancı devletlerden, uluslararası kuruluşlardan ve Türk uyruğunda olmayan gerçek ve tüzel kişilerden maddi yardım alan siyasi partiler hakkında Anayasa Mahkemesince temelli kapatma kararı verilir.

Answer

Yabancı devletlerden veya dış kuruluşlardan maddi yardım alan siyasi partilerin temelli kapatılacağı hükmü doğrudur.
Anayasa'nın 69. maddesinin son fıkrası uyarınca, yabancı devletlerden, uluslararası kuruluşlardan ve Türk uyruğunda olmayan gerçek ve tüzel kişilerden maddi yardım alan siyasi partiler temelli kapatılır. Bu düzenleme, milli egemenliğin korunması amacıyla getirilmiş sert bir yaptırımdır.

Step-by-Step Solution

1
Siyasi partilerin mali denetim yetkisini belirleme
Anayasa Mahkemesi denetimi yapar, Sayıştay yardım sağlar.
Anayasa'nın 69. maddesi mali denetim yetkisini açıkça Anayasa Mahkemesi'ne vermiştir.
2
Siyasi parti kapatma davasının usulünü inceleme
Dava Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı tarafından açılır, karar Anayasa Mahkemesi'nce verilir.
Yargı yetkisi ve dava açma tekeli anayasal olarak belirlenmiştir.
3
Dış yardım yasağının yaptırımını teyit etme
Yabancı kaynaklı maddi yardımın cezası temelli kapatmadır.
Anayasa 69/10 hükmü bu konuda herhangi bir takdir yetkisi bırakmaksızın temelli kapatmayı emreder.
4
Karar yeter sayılarını kontrol etme
Toplantıya katılanların üçte iki (23\frac{2}{3}) çoğunluğu gereklidir.
Anayasa'nın 149. maddesi bu tip kritik kararlar için nitelikli çoğunluk aramaktadır.

Key Concept

Siyasi Partilerin Denetimi ve Kapatılma Esasları

Practice More

Siyasi partilerin odak noktası haline gelme kriterini ve hangi eylemlerin bu kapsama girdiğini inceleyiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 3Question

1982 Anayasası’nın "Kişi Hakları ve Ödevleri" bölümünde düzenlenen "Suç ve cezalara ilişkin esaslar" (m. 38) dikkate alındığında, bu hakka sağlanan anayasal güvencelerle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Ceza sorumluluğunun şahsi olması ilkesi gereğince, suçta kullanılan eşyanın veya suçtan elde edilen kazancın müsaderesine karar verilemez.

Answer

Ceza sorumluluğunun şahsi olması ilkesi uyarınca, suçta kullanılan eşyanın veya suçtan elde edilen kazancın müsaderesine karar verilemeyeceği ifadesi yanlıştır.
Doğru cevap, ceza sorumluluğunun şahsi olması nedeniyle suç eşyasının müsaderesinin yapılamayacağını savunan ifadedir. Anayasa'nın 38. maddesine göre 'Ceza sorumluluğu şahsidir' ve 'Genel müsadere cezası verilemez'. Ancak suçta kullanılan eşyanın veya suçtan elde edilen kazancın müsaderesine karar verilmesi (özel müsadere), bu ilkelere aykırı değildir ve hukukumuzda bir güvenlik tedbiri olarak uygulanmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Anayasa'nın 38. maddesinde yer alan temel ceza hukuku ilkelerini belirleyin.
Kanunilik, masumiyet karinesi, delil yasağı, cezaların şahsiliği ve müsadere yasağı kapsamı incelenir.
Soruda istenen yanlış hükmün tespiti için anayasal çerçeve çizilir.
2
Müsadere (el koyma) yasağının türlerini ayırt edin.
Anayasa'nın 'Genel müsadere cezası verilemez' hükmü hatırlanır; ancak suçla ilgili eşya ve kazançlar için özel müsaderenin serbest olduğu görülür.
Cezaların şahsiliği ilkesinin malvarlığı üzerindeki sınırlı etkisini anlamak gerekir.
3
Cezaların şahsiliği ilkesi ile müsadere arasındaki ilişkiyi analiz edin.
Suçta kullanılan eşyaya el konulması (müsadere), failin cezalandırılmasına yönelik bir güvenlik tedbiri olup şahsilik ilkesine aykırı değildir.
Hangi tür el koymanın anayasal yasak kapsamında olduğunu belirlemek soruyu çözer.

Key Concept

Genel Müsadere Yasağı vs. Özel Müsadere

Practice More

Müsadere yasağı ile mülkiyet hakkının (m. 35) kamu yararı amacıyla sınırlanması arasındaki farkları inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 4Question

1982 Anayasası'nın "Siyasi Haklar ve Ödevler" başlığı altında düzenlenen Kamu Hizmetine Girme, Vatan Hizmeti ve Vergi Ödevi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi *hatalıdır*?

Show answer & explanation

Answer: Cumhurbaşkanı, kendisine kanunla yetki verilmiş olması kaydıyla, kamu giderlerini karşılamak üzere yeni bir mali yükümlülük türü ihdas etme veya mevcut bir vergiyi tamamen kaldırma yetkisine sahiptir.

Answer

Cumhurbaşkanı'na vergi konusunda tanınan yetkinin sınırlarına ilişkin ifade yanlıştır; zira yürütme organı yeni bir vergi ihdas edemez.
1982 Anayasası'nın 73. maddesinin 4. fıkrasına göre, vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin ancak muafiyet, istisna ve oranlarında kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapma yetkisi Cumhurbaşkanı'na verilebilir. Bu yetki, yeni bir vergi türü oluşturmayı (ihdas) veya yasal bir düzenlemeyi tamamen ortadan kaldırmayı (kaldırma) kapsamaz. Vergi koyma ve kaldırma yetkisi, 'Verginin Kanuniliği' ilkesi uyarınca sadece yasama organına (TBMM) aittir.

Step-by-Step Solution

1
Madde 70'i analiz et.
Kamu hizmetine girme hakkının sadece vatandaşlara (Türk) ait olduğu ve liyakat dışı ölçütlerin (siyasi görüş vb.) yasaklandığı doğrulanır.
Anayasa'nın lafzını kontrol etmek.
2
Madde 72'yi analiz et.
Vatan hizmetinin hem hak hem ödev olduğu ve yerine getirilme usulünün kanuna bırakıldığı görülür.
Siyasi hakların niteliğini belirlemek.
3
Madde 73'ü kapsam (özne) ve amaç yönünden analiz et.
Verginin 'herkes' için olduğu (genellik) ve amacının 'sosyal' olduğu doğrulanır.
Vergi hukukunun anayasal ilkelerini ayırmak.
4
Madde 73/4'teki delegasyon (yetki devri) sınırlarını incele.
Cumhurbaşkanı'nın sadece oran, muafiyet ve istisnalarda değişiklik yapabileceği, yeni vergi koyamayacağı (ihdas edemeyeceği) saptanır.
Yasama ve yürütme arasındaki yetki paylaşımını belirlemek.

Key Concept

Verginin Kanuniliği ve Yürütmeye Yetki Devrinin Sınırları
Question 5Question

1982 Anayasası’nın 23. maddesinde düzenlenen "Yerleşme ve Seyahat Hürriyeti" hükümleri dikkate alındığında, vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyetinin sınırlandırılmasına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Ancak suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle hâkim kararıyla sınırlanabilir.

Answer

Vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyeti ancak suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle hâkim kararıyla sınırlanabilir.
1982 Anayasası'nın 23. maddesinin son fıkrasına göre vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyeti, ancak suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle ve hâkim kararıyla sınırlanabilir. Bu hüküm, yerleşme hürriyeti veya ülke içindeki seyahat hürriyeti için öngörülen sınırlama sebeplerinden daha dar ve daha sıkı bir usul (mutlak hâkim kararı) içermektedir.

Step-by-Step Solution

1
Anayasa'nın 23. maddesinin 5. fıkrasını analiz etme
Yurt dışına çıkma hürriyetinin özel sınırlama sebepleri tespit edilir.
Bu hürriyet için anayasada 'suç soruşturması veya kovuşturması' dışında bir sebep öngörülmemiştir.
2
Sınırlama usulünü kontrol etme
Hâkim kararı şartı tespit edilir.
2010 değişikliğiyle idari makamların bu konudaki yetkisi kaldırılmıştır.
3
Diğer sınırlama gerekçelerini (vergi borcu vb.) eleme
Vergi borcunun artık bir sınırlandırma sebebi olmadığı doğrulanır.
Hukuk devleti ilkesi gereği seyahat hürriyeti mali yükümlülüklere bağlı kılınamaz.

Key Concept

Yurt Dışına Çıkma Hürriyeti Usulü ve Sebepleri

Hints

1
2010 yılında yapılan anayasa değişikliklerini ve vergi borcu yasağının kaldırıldığını hatırlayın.
2
Yurt dışına çıkış yasağının idari bir işlem mi yoksa adli bir karar mı gerektirdiğine odaklanın.

Practice More

Konut dokunulmazlığı ve haberleşme hürriyetindeki hâkim onay sürelerini (24/48 saat) gözden geçirin.
Estimated Time:50s
Question 6Question

Demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsurları olan siyasi partilerin faaliyetleri, mali denetimleri ve seçim süreçlerine katılımları yürürlükteki anayasal kurallara bağlanmıştır.

Türk anayasa sisteminde siyasi haklar ve seçim ilkelerinin uygulanmasına ilişkin aşağıdaki durumlardan hangisi hukuka uygundur?

Show answer & explanation

Answer: Siyasi partilerin mal edinimleri ile gelir ve giderlerinin kanuna uygunluğunun Anayasa Mahkemesi tarafından, Sayıştaydan yardım istenerek denetlenmesi

Answer

Siyasi partilerin mali denetiminin Anayasa Mahkemesi tarafından Sayıştaydan yardım alınarak yapılması Anayasa'ya uygundur.
Doğru ifade, Anayasa'nın 69. maddesine dayanmaktadır. İlgili anayasal hükme göre siyasi partilerin mal edinimleri ile gelir ve giderlerinin kanuna uygunluğunun tespiti ve denetimi Anayasa Mahkemesi tarafından yerine getirilir. Anayasa Mahkemesi, mali konuların incelenmesinde uzmanlık gerektiren hususlar için bu denetim görevini yerine getirirken Sayıştaydan yardım sağlar.

Step-by-Step Solution

1
Siyasi partilerin mali denetim yetkisinin hangi kuruma ait olduğu belirlenir.
Anayasa'ya göre siyasi partilerin mali denetimi münhasıran Anayasa Mahkemesine aittir.
Siyasi partilerin şeffaflığı ve hesap verebilirliği, en yüksek anayasa yargısı organı tarafından güvence altına alınmıştır.
2
Mali denetim sırasında hangi kurumdan teknik yardım alındığı tespit edilir.
Anayasa Mahkemesi bu denetimi gerçekleştirirken uzmanlık gerektiren hususlarda hesap denetimi uzmanı olan Sayıştaydan yardım sağlar.
Sayıştay, kamu maliyesi ve gelir-gider denetimi konusunda uzmanlaşmış temel anayasal denetim kurumudur.

Key Concept

Siyasi partilerin mali denetimi ve anayasal statüleri
Question 7Question

1982 Anayasası'nın 15. maddesinde düzenlenen temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının durdurulması rejimine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi, 'sert çekirdek haklar' ve 'sınırlama kriterleri' bakımından anayasaya uygun bir hukuki değerlendirmedir?

Show answer & explanation

Answer: Savaş, seferberlik veya olağanüstü hallerde, suçluluğu mahkeme kararıyla sabit oluncaya kadar hiç kimsenin suçlu sayılamayacağına dair güvence, idari veya yasama tasarruflarıyla askıya alınamaz.

Answer

Masumiyet karinesinin (suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimsenin suçlu sayılamayacağı kuralı) olağanüstü dönemlerde dahi askıya alınamayacağı ifadesi doğrudur.
Anayasa'nın 15. maddesinin ikinci fıkrasına göre; suçluluğu bir mahkeme kararıyla kesinleşinceye kadar kimsenin suçlu sayılamayacağı (masumiyet karinesi), hiçbir durumda ve hiçbir otorite tarafından durdurulamayacak olan 'sert çekirdek haklar' arasında sayılmıştır. Bu nedenle, idari veya yasama işlemlerinin bu güvenceyi askıya alamayacağı yönündeki değerlendirme anayasal olarak doğrudur.

Step-by-Step Solution

1
Anayasa'nın 15. maddesindeki durdurma rejiminin genel şartlarını belirle.
Savaş, seferberlik veya OHAL hallerinde; milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükler ihlal edilmemeli ve ölçülülük ilkesine uyulmalıdır.
Sınırlamanın hukuki sınırlarını anlamak için bu iki temel kriterin bilinmesi gerekir.
2
Madde metninde yer alan 'sert çekirdek haklar' listesini analiz et.
Yaşama hakkı (istisnasıyla), maddi/manevi bütünlük, din/vicdan/düşünce açıklama zorunluluğu yasağı, masumiyet karinesi ve suç ve cezaların geçmişe yürümezliği.
Hangi hakların hiçbir şekilde durdurulamayacağını tespit etmek soruyu çözmek için kritiktir.
3
Seçeneklerdeki hukuki değerlendirmeleri çekirdek haklarla kıyasla.
Masumiyet karinesinin ihlal edilemeyeceğine dair ifade çekirdek hak korumasıyla birebir örtüşür.
Doğru hukuki çıkarımı doğrulamak için maddelerle eşleştirme yapılır.

Key Concept

Temel Hak ve Hürriyetlerin Durdurulması (Anayasa m. 15)

Practice More

Sert çekirdek hakların neler olduğunu bir liste halinde tekrar etmek, bu konudaki kafa karışıklıklarını gidermeye yardımcı olacaktır.
Estimated Time:2m 0s
Question 8Question

1982 Anayasası'nın 74. maddesi ve ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde düzenlenen "Dilekçe, Bilgi Edinme ve Kamu Denetçisine Başvurma Hakkı" ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Bilgi Edinme Hakkı Kanunu uyarınca kurum ve kuruluşlar, başvuru üzerine istenen bilgi veya belgeye erişimi kural olarak 30 gün içinde sağlarlar.

Answer

Bilgi edinme başvurularında kurumların cevap verme süresi kural olarak 15 iş günüdür; 30 günlük süre dilekçe hakkı başvuruları için geçerlidir.
Bilgi Edinme Hakkı Kanunu'nun 11. maddesi uyarınca, kurum ve kuruluşlar istenen bilgi veya belgeye erişimi kural olarak 15 iş günü içinde sağlamak zorundadır. Seçenekte belirtilen 30 günlük süre, dilekçe hakkına ilişkin başvuruların cevaplanması için öngörülen genel süredir. Bilgi edinme sürecinde 30 iş günlük süre sadece başka bir kurumun görüşünün alınması veya dosyanın başka bir birimden istenmesi gibi istisnai durumlarda söz konusu olabilir.

Step-by-Step Solution

1
Dilekçe hakkının kullanım sürelerini incele.
3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun'un 7. maddesine göre yetkili makamlar dilekçelere en geç 30 gün içinde cevap verir.
Dilekçe hakkı ile bilgi edinme hakkı süreleri arasındaki farkı ayırt etmek gerekir.
2
Bilgi edinme hakkının yasal sürelerini kontrol et.
4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu'nun 11. maddesine göre kurumlar başvuruyu 15 iş günü içinde sonuçlandırır.
Siyasi haklar kapsamında her hakkın kendine özgü usul kanunu ve süreleri bulunmaktadır.
3
Kamu Denetçiliği Kurumu'nun (KDK) statüsünü doğrula.
Anayasa m. 74 uyarınca KDK, TBMM Başkanlığına bağlıdır ve Başdenetçi TBMM tarafından 4 yıllığına seçilir.
Kurumsal bağlılık ve seçim usulü anayasal güvence altındadır.

Key Concept

Siyasi Hakların Kullanım Usulü ve Süreleri

Practice More

Kamu Denetçiliği Kurumu ile Devlet Denetleme Kurulu arasındaki bağlılık, denetim alanı ve üye seçim usulü farklarını içeren bir tablo oluşturarak çalışınız.
Estimated Time:55s
Question 9Question

1982 Anayasası’nda düzenlenen “Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler” başlıklı bölümdeki hakların anayasal niteliği, Jellinek’in statü teorisindeki yeri ve bu hakların gerçekleştirilme sınırı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Anayasa'nın 65. maddesi uyarınca devlet, sosyal ve ekonomik alanlardaki anayasal ödevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek ve mali kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir.

Answer

Anayasa'nın 65. maddesine göre devletin sosyal ve ekonomik görevlerini yerine getirme sınırı, bu görevlerin amaçlarına uygun önceliklerin gözetilmesi ve mali kaynakların yeterliliği esasına dayanmaktadır.
Anayasa'nın 65. maddesi, sosyal devlet ilkesinin bir gereği olarak devlete yüklenen sosyal ve ekonomik görevlerin sınırını çizer. 2001 yılında yapılan değişiklikle, devletin bu görevleri yerine getirirken 'bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözetmesi' ve 'mali kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde' hareket etmesi anayasal bir kural haline gelmiştir. Bu ifade, Anayasa metniyle doğrudan ve tam bir uyum içindedir.

Step-by-Step Solution

1
Sosyal hakların anayasal rejimini belirle.
Sosyal ve ekonomik haklar (pozitif statü hakları), devletten bir hizmet veya edim talep edilmesini sağlayan haklardır.
Sorunun temelinde yatan hak kategorizasyonunu netleştirmek gerekir.
2
Anayasa'nın 65. maddesinin güncel metnini analiz et.
Devletin bu hakları gerçekleştirme yükümlülüğü 'mali kaynakların yeterliliği' ve 'görevlerin amaçlarına uygun öncelikler' ile sınırlandırılmıştır.
1982 Anayasası'ndaki (2001 sonrası) spesifik sınırlama kriterini tespit etmek gerekir.
3
Çeldiricilerdeki hak gruplarını sınıflandır.
Mülkiyet ve konut dokunulmazlığı 'negatif statü', sosyal güvenlik 'pozitif statü' hakkıdır.
Jellinek tasnifi üzerinden yapılan hatalı eşleştirmeleri elemek gerekir.

Key Concept

Sosyal ve Ekonomik Hakların Sınırı (Madde 65) ve Jellinek Hak Tasnifi

Practice More

Sosyal hakların yargısal yollarla korunması ve bireysel başvuru kapsamında hangi sosyal hakların konu edilebileceğini inceleyiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 10Question

1982 Anayasası'nda düzenlenen temel hak ve hürriyetlerin durdurulmasını düzenleyen 15. madde hükümleri ile kişi hakları kapsamında yer alan düşünce, ifade ve inanç hürriyetlerine ilişkin güvenceler birlikte değerlendirildiğinde, aşağıdaki ifadelerden hangisi hukuksal açıdan doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Düşünce ve kanaat hürriyeti, savaş ve olağanüstü hal durumlarında dahi dokunulamayacak çekirdek haklar arasında yer alırken; düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti Anayasa'nın ilgili maddesinde belirtilen özel sebeplerle sınırlanabilir.

Answer

Düşünce ve kanaat hürriyetinin çekirdek hak niteliğinde olması nedeniyle mutlak korunduğu, ancak bu düşüncelerin açıklanması ve yayılmasının (ifade hürriyeti) sınırlanabilir olduğu ifadesi doğrudur.
1982 Anayasası'nın 25. maddesinde düzenlenen düşünce ve kanaat hürriyeti, 15. madde uyarınca savaş durumunda dahi dokunulamayacak çekirdek haklardandır. Buna karşın, 26. maddede düzenlenen düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti (ifade hürriyeti), madde metninde sayılan milli güvenlik, kamu düzeni ve suç işlenmesinin önlenmesi gibi özel sebeplerle sınırlanabilir niteliktedir.

Step-by-Step Solution

1
Düşünce ve kanaat hürriyetinin (Madde 25) niteliğini analiz etme
Düşünce hürriyeti mutlaktır; kimse düşüncelerini açıklamaya zorlanamaz ve kınanamaz.
İçsel bir süreç olan düşüncenin kendisi üzerinde devletin bir sınırlama yetkisi yoktur.
2
Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin (Madde 26) sınırlama rejimini inceleme
İfade hürriyeti, milli güvenlik, kamu düzeni ve genel ahlak gibi özel sebeplerle kanunla sınırlanabilir.
Düşüncenin dış dünyaya aktarılması toplumsal düzeni etkilediği için sınırlamaya tabidir.
3
Olağanüstü hallerdeki koruma rejimini (Madde 15) kontrol etme
Madde 15/2 uyarınca, savaş dahil hiçbir durumda kişinin düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamayacağı bir çekirdek haktır.
Anayasa, bireyin zihinsel bütünlüğünü en üst düzeyde güvence altına almıştır.
4
Seçenekleri karşılaştırma
Düşünce hürriyetinin mutlaklığı ile ifade hürriyetinin sınırlanabilirliği arasındaki farkı ortaya koyan seçeneğin doğruluğu teyit edilir.
Hukuksal rejim farkı bu iki kavram arasındaki temel ayrımı oluşturur.

Key Concept

Çekirdek Haklar ve Düşünce-İfade Ayrımı

Practice More

Anayasa'nın 15. maddesindeki diğer çekirdek hakları (yaşam hakkı, suç ve cezaların geçmişe yürümemesi, masumiyet karinesi) tekrar ediniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 11Question

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının açtığı dava sonucunda, odak olma durumu tespit edilen bir siyasi parti Anayasa Mahkemesi tarafından temelli kapatılmıştır. Kararın gerekçesinde, milletvekili olan K'nin beyan ve eylemleriyle partinin kapatılmasına neden olduğu açıkça belirtilmiştir.

1982 Anayasası'na göre, bu durumun hukuki sonuçları ve K'nin siyasi hakları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Milletvekili K, Anayasa Mahkemesinin gerekçeli kararının Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak beş yıl süreyle bir başka partinin kurucusu, üyesi, yöneticisi ve denetçisi olamaz.

Answer

Milletvekili K, Anayasa Mahkemesinin gerekçeli kararının Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak beş yıl süreyle bir başka partinin kurucusu, üyesi, yöneticisi ve denetçisi olamaz.
1982 Anayasası'nın 69. maddesine göre, bir siyasi partinin temelli kapatılmasına beyan veya faaliyetleriyle sebep olan kurucuları dâhil üyeleri, Anayasa Mahkemesinin temelli kapatmaya ilişkin kesin kararının Resmî Gazete'de gerekçeli olarak yayımlanmasından başlayarak beş yıl süreyle bir başka partinin kurucusu, üyesi, yöneticisi ve denetçisi olamazlar. Ayrıca dikkate edilmelidir ki, 2010 yılında yapılan anayasa değişikliği ile, eylemleriyle partinin kapatılmasına neden olan milletvekilinin milletvekilliğinin otomatik olarak düşmesi kuralı kaldırılmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Siyasi parti kapatma davalarının kişi üzerindeki hukuki sonuçlarını Anayasa çerçevesinde analiz etmek.
Anayasa'nın 69. maddesine göre, partinin temelli kapatılmasına beyan ve eylemleriyle sebep olan kurucu ve üyelere 5 yıllık siyasi yasak getirilir.
Anayasal müeyyidenin kapsamını belirlemek.
2
Siyasi yasağın sınırlarını diğer temel hak ve hürriyet türleriyle karşılaştırmak.
Bu yasak, yalnızca bir başka partinin kurucusu, üyesi, yöneticisi ve denetçisi olmayı kapsar; sosyal hakları veya çekirdek hak istisnalarını ilgilendirmez.
Seçeneklerdeki hak kategorisi karışıklıklarını elemeye yardımcı olmak.
3
Milletvekilinin yasamadaki güncel durumunu (2010 Anayasa değişikliği) değerlendirmek.
Güncel anayasal düzende, partisinin kapatılmasına sebep olan milletvekilinin vekilliği düşmez, bağımsız milletvekili olarak görevine devam eder.
Eski düzenlemelere dayalı yanılgıları engellemek.

Key Concept

Siyasi Partilerin Kapatılması ve Üyelerin Siyasi Yasaklılık Durumu
Question 12Question

1982 Anayasası’nın "Siyasi Haklar ve Ödevler" başlığı altında düzenlenen Kamu Hizmetine Girme, Vatan Hizmeti ve Vergi Ödevi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Mülkiyet hakkı; bireyin kamu giderlerine katılımını ve devlet yönetimine müdahalesini sağlayan temel bir siyasi hak ve ödevdir.

Answer

Mülkiyet hakkının siyasi bir hak ve ödev olduğunu belirten ifade yanlıştır; mülkiyet hakkı Jellinek'in statü hakları tasnifine göre 'kişi hakkı' (negatif statü) niteliğindedir.
Mülkiyet hakkının bir siyasi hak olduğu ifadesi yanlıştır. 1982 Anayasası'na göre haklar; Kişi Hakları (Negatif), Sosyal ve Ekonomik Haklar (Pozitif) ve Siyasi Haklar (Aktif) olarak ayrılır. Mülkiyet hakkı 35. maddede bir 'Kişi Hakkı' olarak düzenlenmiştir. Oysa kamu hizmetine girme, vatan hizmeti ve vergi ödevi dördüncü bölümde yer alan 'Siyasi Haklar ve Ödevler'dir.

Step-by-Step Solution

1
Hakların anayasal tasnifini kontrol etme
Kamu hizmetine girme (m. 70), Vatan hizmeti (m. 72) ve Vergi ödevi (m. 73) Anayasa'nın dördüncü bölümünde 'Siyasi Haklar ve Ödevler' başlığı altında yer alır.
Soru kökündeki konuların doğru kategoride olup olmadığını doğrulamak gerekir.
2
Seçeneklerdeki hakların statülerini karşılaştırma
Mülkiyet hakkı, dördüncü bölümde değil; ikinci bölümde 'Kişi Hakları ve Ödevleri' (negatif statü) altında düzenlenmiştir.
Siyasi haklar kategorisinde yer almayan unsuru tespit etmek için kategorik ayrım yapılmalıdır.
3
Vergi ve vatan hizmetinin öznelerini inceleme
Vatan hizmeti 'Her Türk' (vatandaş), vergi ödevi ise 'Herkes' için öngörülmüştür.
Anayasal ifadelerin hassas ayrımını yaparak 'genellik' ilkesini doğrulamak gerekir.

Key Concept

Temel Hakların Statü Ayrımı (Negatif, Pozitif, Aktif Statü)
Estimated Time:1m 30s
Question 13Question

19821982 Anayasası’nda düzenlenen düşünce, ifade ve inanç hürriyetlerinin anayasal sınırlama rejimi ve olağanüstü hallerdeki hukuki statüsü ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Düşünce ve kanaat hürriyeti (m.25m. 25), bireyin iç dünyasını koruma altına aldığı için mutlak niteliktedir ve Anayasa’nın 15.15. maddesi uyarınca savaş halinde dahi dokunulamayacak çekirdek haklar arasında yer alır.

Answer

Düşünce ve kanaat hürriyeti, bireyin iç dünyasını koruyan mutlak bir hak olup savaş veya olağanüstü hal dönemlerinde dahi dokunulamayacak çekirdek haklar (m. 15) arasında yer almaktadır.
Doğru olan ifadeye göre, düşünce ve kanaat hürriyeti (m.25m. 25) bireyin 'forum internum' yani iç dünyasını temsil eder. Anayasa'nın 15.15. maddesi (hakların durdurulması), savaş ve OHAL gibi durumlarda bile bireyin düşüncelerini açıklamaya zorlanamayacağını ve bunlardan dolayı suçlanamayacağını hükme bağlayarak bu hakkı 'çekirdek hak' korumasına almıştır.

Step-by-Step Solution

1
Hakların niteliğini ayırt etme
Düşünce ve kanaat hürriyeti (m.25m. 25) mutlak; ifade hürriyeti (m.26m. 26) ve ibadet/ayinler (m.24m. 24) sınırlanabilir haklardır.
Anayasa'nın lafzı ve koruma rejimi bu haklar arasında iç (forum internum) ve dış (forum externum) ayrımı yapar.
2
Olağanüstü hal rejimini (m. 15) kontrol etme
Din, vicdan, düşünce ve kanaatlerin açıklanmaması ve bunlardan dolayı suçlanamama 'çekirdek hak' statüsündedir.
Savaş veya OHAL durumunda dahi hukukun askıya alınamayacak asgari insani standartlarını temsil eder.
3
Seçenekleri anayasal verilerle karşılaştırma
Düşünce hürriyetinin çekirdek hak olduğu bilgisi doğrudur; ifade hürriyeti veya ibadetlerin çekirdek hak olduğu iddiaları yanlıştır.
Anayasa'nın 15.15. ve 25.25. maddeleri arasındaki doğrudan paralellik bu sonucu doğrular.

Key Concept

Hakkın Özü ve Çekirdek Haklar (Forum Internum vs. Forum Externum)
Estimated Time:2m 0s
Question 14Question

1982 Anayasası’nın “Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler” bölümünde düzenlenen hakların mahiyeti ve devletin bu alandaki görevlerini yerine getirme sınırını belirleyen 6565. madde hükmü dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Konut dokunulmazlığı hakkı, bireyin sosyal ve ekonomik refahını destekleyen bir isteme hakkı niteliğinde olduğundan, devletin bu hakkı koruma yükümlülüğü mali kaynaklarının yeterliliği ile sınırlıdır.

Answer

Konut dokunulmazlığı hakkının bir sosyal hak olduğunu ve mali kaynak sınırına tabi olduğunu belirten ifade yanlıştır; çünkü bu hak bir negatif statü hakkıdır.
Yanlış olan ifade, konut dokunulmazlığı hakkını bir sosyal hak gibi değerlendirip devletin mali imkanlarıyla sınırlandırmaktadır. 1982 Anayasası'na göre konut dokunulmazlığı, 'Kişi Hakları ve Ödevleri' (Negatif Statü Hakları) bölümünde yer alan bir koruyucu haktır. Anayasa'nın 6565. maddesindeki 'mali kaynakların yeterliliği' ölçütü ise sadece 'Sosyal ve Ekonomik Haklar' (Pozitif Statü Hakları) bölümündeki görevler için geçerlidir. Dolayısıyla, konut dokunulmazlığının korunması devletin bütçe imkanlarına bağlı bir 'edim' değil, hukuki bir 'dokunulmazlık' güvencesidir.

Step-by-Step Solution

1
Hakların anayasal kategorisini belirle
Konut dokunulmazlığı (Madde 21) 'Kişi Hakları' bölümündedir; konut hakkı (Madde 57) ise 'Sosyal ve Ekonomik Haklar' bölümündedir.
1982 Anayasası'nda haklar Jellinek'in statü teorisine göre üç ana bölüme ayrılmıştır.
2
Mali kaynak sınırının (Madde 65) kapsamını analiz et
Madde 65, devletin sadece 'sosyal ve ekonomik alanlardaki' görevlerini mali kaynakların yeterliliği ölçüsünde yerine getireceğini belirtir.
Negatif statü hakları (koruyucu haklar), devletten bir edim değil, müdahale etmeme bekler; bu yüzden mali kaynak yetersizliği bu hakların ihlali için gerekçe olamaz.
3
Özel hakları (Eğitim, Aile, Sosyal Güvenlik) değerlendir
İlköğretimin parasızlığı gibi mutlak emirler mali sınırın üzerindedir; ancak genel sosyal güvenlik ve aile yardımları önceliklendirme ilkesine tabidir.
Bazı sosyal haklar, anayasal metinde 'zorunlu' ve 'parasız' gibi ifadelerle mutlaklaştırılmıştır.

Key Concept

Negatif Statü Hakları vs. Pozitif Statü Hakları ve Madde 65 Sınırı

Practice More

Jellinek'in statü teorisindeki hak gruplarını ve 1982 Anayasası'ndaki bölüm başlıklarını (Kişi, Sosyal/Ekonomik, Siyasi) tekrar gözden geçirin.
Estimated Time:2m 30s
Question 15Question

1982 Anayasası’nın 74. maddesinde düzenlenen siyasi haklar ve bu hakların kullanım esaslarını belirleyen ilgili mevzuat hükümleri (3071, 4982 ve 6328 sayılı Kanunlar) dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Kamu Başdenetçisi, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından gizli oyla ve dört yıl için seçilir.

Answer

Kamu Başdenetçisi, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından gizli oyla ve dört yıl için seçilir.
Anayasa'nın 74. maddesi uyarınca, Kamu Denetçiliği Kurumu TBMM Başkanlığına bağlıdır ve kurumun başındaki kişi olan Kamu Başdenetçisi, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından gizli oyla dört yıl için seçilmektedir. Bu düzenleme kurumun yasama organı ile olan güçlü bağını ve özerkliğini yansıtmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Anayasa'nın 74. maddesini analiz etmek
Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma haklarının 'Siyasi Haklar ve Ödevler' bölümünde yer aldığını tespit etmek.
Sorunun kapsamını ve anayasal dayanağını belirlemek için gereklidir.
2
Kamu Denetçiliği Kurumu'nun (Ombudsmanlık) statüsünü incelemek
Kurumun 2010 değişikliğiyle kurulduğunu ve TBMM Başkanlığına bağlı olduğunu hatırlamak.
Yürütme organına bağlı kurumlarla (DDK gibi) arasındaki farkı netleştirmek için gereklidir.
3
Mevzuattaki süre ve katılım şartlarını doğrulamak
Bilgi edinmede kuralın 15 iş günü, dilekçede ise 30 gün olduğunu; yabancılar için karşılıklılık şartının bulunduğunu doğrulamak.
Çeldiricileri elemek ve doğru cevabı kesinleştirmek için gereklidir.

Key Concept

Siyasi Hakların Anayasal Güvencesi ve Kamu Denetçiliği Kurumu'nun Statüsü

Practice More

Kamu Başdenetçisi seçimindeki tur ve çoğunluk oranlarını (3/2, 3/2, salt çoğunluk, kura) inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 16Question

TBMM tarafından kabul edilen bir kanunla, küresel düzeyde yayılan ağır bir salgın hastalık gerekçe gösterilerek 'kamu sağlığının korunması' amacıyla vatandaşların yurt dışına çıkış hürriyetine genel bir yasaklama getirilmiştir. 19821982 Anayasası'nın 23.23. maddesinde ise vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyetinin ancak *suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle hâkim kararına bağlı olarak* sınırlanabileceği hüküm altına alınmıştır.

19821982 Anayasası'nın temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması rejimini düzenleyen 13.13. maddesi çerçevesinde, bu kanuni düzenlemenin anayasaya uygunluk denetimiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi hukuken doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: İlgili hakkın düzenlendiği anayasa maddesinde 'kamu sağlığı' özel bir sınırlama sebebi olarak yer almadığından, bu kanuni sınırlama Anayasa'ya aykırıdır.

Answer

İlgili hakkın düzenlendiği anayasa maddesinde 'kamu sağlığı' özel bir sınırlama sebebi olarak yer almadığından, bu kanuni sınırlama Anayasa'ya aykırıdır.
Doğru yanıt, 2001 anayasa değişikliği ile getirilen 'özel sınırlama sebebi' kuralının mutlaklığını ifade etmektedir. Olağan dönemlerde bir temel hak ve hürriyet, kanun koyucu tarafından ne kadar haklı veya üstün bir kamu yararı (örneğin salgın hastalıklarda kamu sağlığı) taşısa da, eğer o hakkın düzenlendiği anayasa maddesinde bu sebep açıkça sayılmamışsa sınırlandırılamaz. Anayasa'nın 23. maddesinde yurt dışına çıkma hürriyeti için 'kamu sağlığı' sebebi bulunmadığından, yapılan kanuni sınırlama Anayasa'nın 13. maddesine açıkça aykırılık teşkil eder.

Step-by-Step Solution

1
Anayasa Madde 13'teki kümülatif şartları analiz et.
Temel haklar, olağan dönemde ancak 'kanunla' ve 'ilgili maddesinde belirtilen sebeplere bağlı olarak' sınırlanabilir. Genel sınırlama sebepleri 2001 yılında kaldırılmıştır.
Sınırlamanın anayasaya uygunluğunu belirlemek için temel kuralı tespit etmek gerekir.
2
Senaryodaki müdahaleyi ve Anayasa Madde 23'ü karşılaştır.
Kanun, 'kamu sağlığı' gerekçesiyle yurt dışına çıkışı yasaklamıştır. Ancak Madde 23, yurt dışına çıkışın sadece 'suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle hâkim kararına bağlı olarak' sınırlanabileceğini emretmektedir.
Müdahalenin, anayasadaki özel sınırlama sebeplerine uyup uymadığını kontrol etmek.
3
Anayasaya uygunluk sonucuna var.
Kanundaki 'kamu sağlığı' gerekçesi, Anayasa'nın 23. maddesindeki özel sebepler arasında sayılmadığından, sınırlama işlemi Anayasa'nın 13. maddesine doğrudan aykırıdır.
Özel sınırlama sebebi ilkesinin kesinliği nedeniyle, başka hiçbir haklı gerekçe olağan dönemde sınırlamaya meşruiyet kazandıramaz.

Key Concept

Özel Sınırlama Sebebi İlkesi (2001 Anayasa Değişikliği)
Estimated Time:1m 30s
Question 17Question

TBMM Başkanlığına sunulan bir kanun tasarısında aşağıdaki düzenlemelere yer verilmesi planlanmaktadır:

I. İhtiyaç duyulan teknik kadrolara (mühendis, mimar) yapılacak kamu personeli alımlarında, mesleki yeterliliğin yanı sıra belirli bir memur sendikasına üye olan adaylara öncelik tanınması.
II. Vergi ödevinde 'genellik' ilkesinin bir yansıması olarak herkesin vergi ödemesi öngörülürken, 'mali gücüyle orantılılık' ilkesi göz ardı edilerek tüm vatandaşlardan maktu (sabit ve eşit) bir vergi alınması ve bu verginin muafiyet sınırlarını belirleme yetkisinin yasama organınca alt veya üst sınır gösterilmeksizin doğrudan Cumhurbaşkanına bırakılması.
III. Vatan hizmetinin, bir hak ve ödev niteliği taşıması hasebiyle, kanunla yapılacak düzenleme neticesinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı dezavantajlı bölge okullarında öğretmen olarak görev yapılarak da yerine getirilmiş sayılması.

1982 Anayasası'nın "Siyasi Haklar ve Ödevler" bölümünde yer alan hükümler ile hakların Jellinek tasnifindeki statüsel sınıflandırması dikkate alındığında, bu kanun tasarısındaki maddelerin anayasaya uygunluğu hakkında aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi kesinlikle doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: I. madde kamu hizmetine girmede görevin gerektirdiği nitelikler dışındaki ayırım yasağını, II. madde ise verginin mali güçle orantılı olması ve kanuniliği ilkelerini ihlal ederken; III. madde Anayasa'ya uygundur.

Answer

Doğru değerlendirme, I. ve II. maddelerin anayasal ilkeleri ihlal ettiğini, III. maddenin ise anayasaya tam olarak uygun olduğunu belirten ifadedir.
Verilen kanun tasarısındaki I. madde, Anayasa'nın 70. maddesinde güvence altına alınan 'kamu hizmetine girmede görevin gerektirdiği nitelikler dışında ayırım yapılamayacağı' kuralını açıkça ihlal etmektedir. II. madde, Anayasa'nın 73. maddesindeki 'verginin mali güçle orantılı olması' (herkesten eşit ve maktu alınması sebebiyle) ve 'verginin kanuniliği' (Cumhurbaşkanına alt-üst sınır olmaksızın yetki bırakılması sebebiyle) ilkelerine aykırıdır. III. madde ise Anayasa'nın 72. maddesinde yer alan, vatan hizmetinin 'kamu kesiminde' de yerine getirilebileceği açık hükmüyle tam bir uyum içindedir. Bu anayasal ilkeleri doğru analiz eden ifade, doğru cevabı oluşturmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
I. maddede yer alan 'kamu hizmetine girmede sendika üyeliğinin öncelik sebebi olması' durumunu Anayasa'nın 70. maddesi kapsamında değerlendir.
Anayasa madde 70'e göre 'Hizmete alınmada, görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayırım gözetilemez.' Bu kural (liyakat ilkesi) ihlal edilmiştir.
Kamu hizmetine girme bir siyasi haktır ve liyakat dışında (sendika üyeliği gibi) kriterler getirmek anayasal eşitlik ve ayırım yasağına aykırıdır.
2
II. maddede yer alan 'maktu vergi' ve 'Cumhurbaşkanına sınırsız yetki verilmesi' durumlarını Anayasa'nın 73. maddesi kapsamında incele.
Maktu vergi alınması 'mali güçle orantılılık' ilkesini ihlal eder. Ayrıca Cumhurbaşkanına sınırları kanunla çizilmemiş (alt ve üst sınır belirtilmeyen) bir yetki verilmesi verginin kanuniliği ilkesini zedeler.
Madde 73 uyarınca herkes mali gücüyle orantılı vergi ödemelidir. Muafiyet ve oranlarda değişiklik yetkisi Cumhurbaşkanına ancak 'kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde' verilebilir.
3
III. maddede yer alan 'vatan hizmetinin öğretmenlik yapılarak yerine getirilmesi' durumunu Anayasa'nın 72. maddesi kapsamında analiz et.
Bu hüküm Anayasa'ya tamamen uygundur.
Madde 72'de vatan hizmetinin 'Silahlı Kuvvetlerde veya kamu kesiminde ne şekilde yerine getirileceği... kanunla düzenlenir' ibaresi yer aldığından sivil bir kamu hizmeti (öğretmenlik) vatan hizmeti sayılabilir.
4
Seçenekleri hakların statüsel (Jellinek) sınıflandırması açısından kontrol et.
Kamu hizmetine girme, vatan hizmeti ve vergi ödevi istisnasız 'Siyasi Haklar ve Ödevler' (Aktif Statü / Katılma hakları) bölümünde yer alır. Diğer seçeneklerdeki pozitif, negatif veya sosyal hak nitelendirmeleri yanlıştır.
Kavramsal çeldiricileri elemek ve doğru tespiti içeren tek seçeneğe ulaşmak.

Key Concept

Siyasi Haklar ve Ödevlerin Anayasal Sınırları (Madde 70, 72, 73)
Question 18Question

1982 Anayasası'nın kişi, toplum ve devlet ilişkilerini düzenleyen temel hak ve hürriyetler rejimi dikkate alındığında; kamu hizmetine girme, vatan hizmeti ve vergi ödevinin anayasal sınırları ve sınıflandırılması ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi hatalıdır?

Show answer & explanation

Answer: Herkesin kamu giderlerini karşılamak üzere mali gücüyle orantılı olarak vergi ödemekle yükümlü olması anayasada güvence altına alınmış olup; vergi ödevi, iktisadi yapısı gereği devletin mali politikalarını ilgilendirdiğinden 'Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler' bölümünde düzenlenmiştir.

Answer

Vergi ödevinin 'Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler' bölümünde düzenlendiğini belirten ifade hukuken hatalıdır; vergi ödevi 'Siyasi Haklar ve Ödevler' bölümünde yer alır.
Vergi ödevi, içeriği itibarıyla mali ve ekonomik sonuçlar doğursa da, 1982 Anayasası'nın sistematiğinde 'Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler' bölümünde değil; vatandaşlık bağıyla devlete bağlı olmanın bir gereği olarak 'Siyasi Haklar ve Ödevler' (Aktif Statü Hakları) bölümünde 73. madde ile düzenlenmiştir. Bu nedenle bu sınıflandırmayı yanlış veren seçenek hatalı ifadedir.

Step-by-Step Solution

1
Seçeneklerdeki hakların Jellinek tasnifine (negatif, pozitif, aktif statü) ve 1982 Anayasası'ndaki sistematik yerlerine göre analiz edilmesi.
Vergi ödevinin anayasal sistematiği tespit edilir.
Soruda anayasal sınıflandırma ve sınırların doğruluğu sorgulanmaktadır.
2
Vergi ödevinin Anayasa'nın hangi bölümünde yer aldığının belirlenmesi.
Vergi ödevi (Madde 73), 'Siyasi Haklar ve Ödevler' (Dördüncü Bölüm) başlığı altında düzenlenmiştir.
Mali bir nitelik taşımasına rağmen vergi, vatandaşın devlete karşı temel bir siyasi yükümlülüğüdür.
3
Hatalı ifadenin tespit edilerek diğer seçeneklerdeki anayasal ilkelerin (liyakat, vatan hizmetinin ikili yapısı, Cumhurbaşkanının yetkisi, verginin genelliği) doğrulanması.
Vergi ödevini sosyal/ekonomik haklar içinde gösteren ifadenin yanlış olduğu kesinleşir.
Diğer tüm seçenekler anayasanın lafzına ve yerleşik doktrine uygundur.

Key Concept

Temel hak ve hürriyetlerin anayasal sınıflandırması ve siyasi hakların (aktif statü hakları) kapsamı.
Estimated Time:1m 30s
Question 19Question

1982 Anayasası’nın 65. maddesinde yer alan; "Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir." hükmü uyarınca, devletin ödevleri malî güçle sınırlandırılmıştır. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Anayasa'nın "Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler" bölümünde düzenlenen; eğitim, aile veya sosyal güvenlik çerçevesinde değerlendirilen ve bu malî kaynak sınırlamasına tabi olan haklardan biri değildir?

Show answer & explanation

Answer: Herkesin yerleşme ve seyahat hürriyetine sahip olması ve bu hürriyetin özüne dokunulamaması

Answer

Yerleşme ve seyahat hürriyeti, devletin mali kaynaklarının yeterliliği sınırlamasına tabi olan bir sosyal hak değil, devletin müdahale etmemesi gereken bir kişi hakkıdır.
Yerleşme ve seyahat hürriyeti, 1982 Anayasası'nın ikinci bölümünde 'Kişi Hak ve Ödevleri' (Negatif Statü Hakları) başlığı altında düzenlenmiştir. Bu tür haklar, devletin bireyin özel alanına müdahale etmemesini gerektirir ve gerçekleşmesi için devletin mali kaynak ayırmasına ihtiyaç duymaz. Bu sebeple, Anayasa'nın 65. maddesinde belirtilen 'mali kaynakların yeterliliği' sınırlaması bu hak için geçerli değildir.

Step-by-Step Solution

1
Anayasa'nın 65. maddesinin kapsamını belirle.
Mali kaynak sınırlaması sadece 'Sosyal ve Ekonomik Haklar' (Pozitif Statü Hakları) için geçerlidir.
Sosyal haklar devletten hizmet veya edim talep edilmesini gerektirir, bu da bütçe olanaklarıyla doğrudan ilişkilidir.
2
Seçeneklerdeki hakları tasnif et.
Sosyal güvenlik, parasız eğitim ve ailenin korunması 'isteme hakları' iken; yerleşme hürriyeti 'koruyucu/negatif hak'tır.
Jellinek tasnifine göre negatif statü hakları devletin karışmadığı alanı temsil eder ve mali sınıra tabi değildir.

Key Concept

Sosyal ve Ekonomik Hakların Sınırlandırılması (Madde 65)
Estimated Time:50s
Question 20Question

1982 Anayasası’na göre "Temel Hak ve Ödevler" başlığı altında düzenlenen düşünce, ifade ve inanç hürriyetlerinin tabi olduğu hukuki rejimle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Düşünce ve kanaat hürriyeti; savaş, seferberlik veya olağanüstü hallerde dahi dokunulamayacak çekirdek (mutlak) haklar arasında yer alır.

Answer

Düşünce ve kanaat hürriyetinin; savaş, seferberlik veya olağanüstü hallerde dahi dokunulamayacak çekirdek haklar arasında yer alması doğru bir ifadedir.
1982 Anayasası'nın 15. maddesine göre, savaş ve olağanüstü hallerde dahi kişinin düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaması ve bunlardan dolayı kınanamaması ilkesine dokunulamaz. Bu durum, düşünce hürriyetini temel hakların dokunulamaz 'çekirdek alanına' dahil eder.

Step-by-Step Solution

1
Düşünce hürriyeti ile ifade hürriyeti arasındaki farkı belirlemek.
Düşünce hürriyeti kişinin iç dünyasına (forum internum) aittir ve mutlaktır; ifade hürriyeti ise bu düşüncenin dışa vurumudur ve sınırlandırılabilir.
Anayasa'nın 25. ve 26. maddeleri arasındaki rejim farkını anlamak için gereklidir.
2
Anayasa'nın 15. maddesinde yer alan "çekirdek haklar" listesini incelemek.
Savaş veya olağanüstü hallerde dahi kimsenin düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamayacağı ve bunlardan dolayı suçlanamayacağı hükmü tespit edilir.
Düşünce hürriyetinin olağanüstü dönemlerde dahi sınırlandırılamayacağını doğrulamak için gereklidir.

Key Concept

Hakkın Çekirdek Alanı ve Mutlak Hak Ayrımı

Practice More

Anayasa'nın 15. maddesindeki diğer çekirdek hakları (yaşam hakkı, suç ve cezaların geçmişe yürümemesi, masumiyet karinesi) tekrar ediniz.
Estimated Time:50s
Page 1 / 11Next
Temel Hak ve Hürriyetler Practice Questions — KPSS Kamu Yönetimi | Examkin