Türkiye'de Kentleşme Süreci ve Politikaları
123 questions
Türkiye’de 1950’li yıllarda tecrübe edilen hızlı kentleşme sürecinde, merkezi yönetimin gecekondulaşma ve kentsel plansızlık karşısında izlediği 'liberal' yaklaşım, bu dönemin idari ve siyasi karakterini belirlemiştir. Bu dönemde kentleşme, devlet tarafından sıkı bir denetim altına alınması gereken bir sorun olarak değil, ekonomik canlanmanın bir göstergesi olarak kabul edilmiştir.
Buna göre, 1950-1960 yılları arasındaki dönemde devletin kentleşme sürecine yönelik temel tutumu aşağıdakilerden hangisidir?
Türkiye’de ’li yıllardan itibaren Marshall Planı ve dış yardımların etkisiyle ulaştırma politikasında demiryollarından karayollarına doğru radikal bir kayma yaşanmıştır. Bu stratejik tercih, sadece ulaşım maliyetlerini ve hızını etkilemekle kalmamış, aynı zamanda ülkedeki kentleşme desenini (pattern) ve kentler arası hiyerarşiyi de dönüştürmüştür. Buna göre, sonrası uygulanan karayolu odaklı ulaştırma politikasının Türkiye’deki kentleşme süreci üzerindeki temel mekansal etkisi aşağıdakilerden hangisidir?
Osmanlı'dan devralınan 'Ebniye' mevzuatı binaların tekil inşası ve yangın güvenliği gibi teknik konulara odaklanırken; Cumhuriyet'in ilanından yılına kadar geçen süreçte kentleşme, yeni rejimin değerlerini mekana yansıtan siyasi bir araç olarak kullanılmıştır.
Buna göre, Erken Cumhuriyet dönemi kentleşme pratiğini Osmanlı döneminden ayıran temel fark aşağıdakilerden hangisidir?
Türkiye'de sayılı Gecekondu Kanunu'nun . maddesinde yer alan tanım incelendiğinde, bir yapının "gecekondu" niteliği kazanabilmesi için imar mevzuatına ve genel yapı kurallarına aykırılığın yanı sıra belirli bir mülkiyet ilişkisinin varlığı şart koşulmuştur.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi bir yapının sayılı Kanun kapsamında "gecekondu" olarak kabul edilmesini sağlayan, onu "kaçak yapı" (imara aykırı yapı) kavramından ayıran temel hukuki unsurdur?
Türkiye’de sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında yürütülen kentsel dönüşüm projeleri, akademik literatürde yer alan "soylulaştırma" (gentrification) süreci ile çeşitli açılardan benzerlik gösterse de her iki kavramın temel çıkış noktaları ve yasal amaçları farklılık arz etmektedir.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi kentsel dönüşüm uygulamalarının soylulaştırma sürecinden ayrıldığı temel hukuki ve teknik gerekçeyi ifade eder?
Türkiye'de - dönemini kapsayan Erken Cumhuriyet kentleşmesi; Batı'daki sanayi devrimi sonrası görülen "ekonomik temelli" kentleşmeden farklı olarak, yeni devletin toplumsal dönüşüm hedeflerini mekan üzerinden gerçekleştirme çabasını temsil eder. Bu dönemde kent, modern bireyin ve çağdaş yaşamın inşa edildiği bir "uygarlık laboratuvarı" olarak görülmüştür.
Buna göre, Erken Cumhuriyet dönemi kentleşme hareketinin ana motoru aşağıdakilerden hangisidir?
Türkiye'de sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun ve bu kapsamdaki kentsel dönüşüm uygulamalarına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Türkiye'de kentsel yerleşme düzenini ve mülkiyet rejimini etkileyen en temel yasal düzenlemelerden biri olan sayılı Gecekondu Kanunu'na göre, bir yapının "gecekondu" niteliği taşıması için mülkiyet ilişkisi ve izin süreçleri bakımından aşağıdakilerden hangisi zorunludur?
Türkiye’de kentsel dönüşüm uygulamalarının temel yasal dayanağını oluşturan sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’un kapsamı ve uygulanma mantığına dair aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Erken Cumhuriyet dönemi kentleşmesi; sayılı Belediye Kanunu ve sayılı Belediye Yapı ve Yollar Kanunu ile şekillenen, Ankara'nın 'örnek kent' (model şehir) olarak inşa edildiği bir süreci temsil eder. Bu dönemin kentleşme mantığı ve sosyal hedefleri göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisi süreci yansıtan temel bir özelliktir?
Türkiye'de - dönemini kapsayan Erken Cumhuriyet kentleşmesi; Batı'daki sanayi devrimi sonrası görülen 'kendiliğinden' süreçlerin aksine, Cumhuriyet rejiminin modernleşme ideallerini mekâna yansıtmayı amaçlayan, devlet güdümlü ve idari nitelikli bir süreçtir. Bu süreçte çıkarılan yasalar, kentlerin fiziksel gelişimini tesadüfi olmaktan çıkarıp belirli standartlara bağlamayı amaçlamıştır. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Erken Cumhuriyet dönemi kentleşme politikalarının temel özelliklerinden biri olarak kabul edilebilir?
Türkiye'de sonrası dönemde benimsenen neoliberal kentleşme stratejileri, kentsel mekanın toplumsal ihtiyaçları karşılayan bir "kamu hizmeti" alanı olmaktan çıkarılıp sermaye birikimi ve kentsel rant odaklı bir "meta" haline getirilmesini hedeflemiştir. Bu süreçte yılında kurulan Toplu Konut İdaresi (TOKİ) ve aynı yıl hayata geçirilen Büyükşehir Belediye modeli ile kentsel mekanın üretimi ve bölüşümü piyasa dinamiklerine göre yeniden yapılandırılmıştır.
Bu parçada açıklanan ve kentsel mekanın piyasada alınıp satılan, ekonomik kazanç ve kâr maksimizasyonu sağlayan bir araç haline gelmesini ifade eden temel kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Türkiye'de sonrası dönemde yaşanan kitlesel göç hareketleri sonucunda ortaya çıkan barınma sorununu düzenlemek ve mevcut yapıları disipline etmek amacıyla yılında sayılı Gecekondu Kanunu kabul edilmiştir. Bu kanun uyarınca, bir şahsın mülkiyeti kendisine ait olan bir arazi üzerinde imar mevzuatına aykırı olarak inşa ettiği yapının "gecekondu" olarak nitelendirilememesinin temel sebebi aşağıdakilerden hangisidir?
Türkiye'de özellikle sonrasında ivme kazanan iç göç hareketlerinin "seçici" (selektif) bir karakter taşıması, yani göçün belirli yaş ve cinsiyet gruplarında yoğunlaşması, göç veren kırsal yerleşmelerde çeşitli demografik sonuçlar doğurmuştur. Bu doğrultuda, Türkiye'deki iç göçün niteliği göz önüne alındığında, göç veren kırsal bölgelerin demografik yapısında gözlenen temel değişim aşağıdakilerden hangisidir?
Türkiye’de - yılları arasını kapsayan Erken Cumhuriyet dönemi kentleşmesi, Batı’daki sanayileşme kaynaklı kendiliğinden büyümenin aksine, devlet eliyle yürütülen ideolojik ve planlı bir modernleşme projesidir. Bu dönemde, kenti sadece bir yerleşim alanı değil, modern bir yaşamın sergilendiği bir bütün olarak ele alan ve belediyelere "imar planı" yapma zorunluluğu getirerek Cumhuriyet şehirciliğinin yasal temelini oluşturan düzenleme aşağıdakilerden hangisidir?
İmar planları; belirli nüfus projeksiyonları doğrultusunda konut, ulaşım, sosyal donatı ve teknik altyapı dengesini kuran bütüncül belgelerdir. Türkiye'de periyodik olarak uygulanan imar aflarının bu denge üzerindeki etkisi düşünüldüğünde, şehircilik ilkeleri ve planlama disiplini açısından ortaya çıkan temel yapısal sorun aşağıdakilerden hangisidir?
Türkiye'de sonrasında tarımda makineleşme ve sanayileşme gibi faktörlerin etkisiyle başlayan hızlı kentleşme süreci, yasal konut arzının yetersizliği nedeniyle gecekondu bölgelerinin oluşmasına yol açmıştır. sayılı Gecekondu Kanunu'nun . maddesinde yer alan yasal tanım dikkate alındığında, bir yapının "gecekondu" olarak nitelendirilebilmesi için gerekli olan temel hukuki koşul aşağıdakilerden hangisidir?
Türkiye'de iç göç hareketleri incelendiğinde, göç eden nüfusun yaş ve cinsiyet gibi özellikler bakımından homojen bir dağılım sergilemediği görülmektedir. Özellikle kırsal bölgelerden büyük kentlere yönelen nüfus akışında "çalışma çağındaki" ( yaş) genç ve dinamik nüfusun ağırlıklı olması, göç veren bölgelerin demografik yapısında yapısal bir dengesizliğe yol açmaktadır.
Kırsal alanlardaki bu demografik değişim göz önüne alındığında, göç veren bölgelerde aşağıdakilerden hangisinin gerçekleşmesi beklenir?
sonrası Türkiye'de kentsel mekanın üretimi ve bölüşümü süreçlerinde yaşanan neoliberal dönüşüm; kenti bir 'sosyal hizmet' alanı olmaktan çıkarıp, sermaye birikiminin ve 'kentsel rantın' maksimize edildiği bir meta haline getirmiştir. Bu süreçte devletin rolü, doğrudan sosyal konut üretmekten ziyade, piyasa mekanizmalarını destekleyen yasal ve kurumsal altyapıyı oluşturmaya evrilmiştir.
Buna göre, Türkiye'de kentsel mekanın yeniden yapılandırıldığı bu yeni dönemdeki dinamikler dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi neoliberal kentleşme stratejileriyle doğrudan ilişkilendirilemez?
Türkiye'de iç göçün "seçici" (selektif) bir karakter arz etmesi, göç veren kırsal yerleşim birimlerinde nüfusun yaş ve cinsiyet yapısında belirgin dengesizliklere yol açmaktadır. Özellikle yaş grubundaki üretken nüfusun kentsel merkezlere yönelmesiyle birlikte, göç veren bu kırsal alanlarda demografik açıdan karşılaşılan temel sonuç aşağıdakilerden hangisidir?