Demokrasi Teorileri
163 questions
Katılımcı demokrasi teorisinin en önemli temsilcilerinden biri olan Carole Pateman, demokrasinin sadece bir yönetim biçimi değil, aynı zamanda bireylerin siyasal yetkinlik kazandığı bir 'eğitici süreç' olduğunu savunur. Pateman'a göre, bireylerin siyasal sistem içerisinde aktif ve etkili birer vatandaş haline gelebilmeleri için demokratik pratikleri öncelikle günlük yaşamlarının geçtiği siyasal olmayan alanlarda deneyimlemeleri zorunludur. Bu kuramsal çerçevede, bireyin demokratik karakterini geliştirdiği ve 'katılımı öğrendiği' en temel toplumsal alan aşağıdakilerden hangisidir?
Samuel Huntington’ın demokratikleşme kuramına göre, yılında İtalya’da faşizmin yükselişiyle başlayan ve yılına kadar devam eden, demokratik rejimlerin yerini otoriter yönetimlere bıraktığı süreç aşağıdakilerden hangisidir?
Katılımcı demokrasi kuramının öncülerinden Carole Pateman, demokrasinin sadece merkezi hükümet düzeyindeki kurumsal düzenlemelerle sınırlı kalamayacağını savunur. Pateman'a göre, bireylerin siyasal sistem içerisinde aktif ve bilinçli yurttaşlar haline gelebilmesi için "siyasal olmayan" alanlardaki katılım tecrübesi hayati bir öneme sahiptir.
Pateman’ın bu yaklaşımı çerçevesinde, iş yeri (endüstriyel demokrasi) gibi alanlardaki katılımın temel işlevi aşağıdakilerden hangisidir?
Katılımcı demokrasi kuramında, bireylerin işyeri, okul veya yerel yönetimler gibi siyasal olmayan alanlarda karar alma süreçlerine dahil olmasının, onlarda demokratik tutum ve beceriler geliştireceği savunulur. Bu kurama göre katılım, bireyi kamusal sorunlarla ilgilenen etkin bir vatandaş haline getiren bir 'okul' görevi görür.
Buna göre, katılımın birey üzerinde yarattığı bu olumlu değişim aşağıdakilerden hangisi ile adlandırılmaktadır?
20. yüzyılda, özellikle Joseph Schumpeter ve Anthony Downs gibi düşünürlerin geliştirdiği ana akım siyaset bilimi yaklaşımları, demokratik süreci piyasa ekonomisi mantığıyla açıklamıştır. Bu 'ekonomik/elitist demokrasi' modelinde siyasal partiler ve liderler 'girişimci', seçmenler ise sunulan politika paketleri arasından tercih yapan edilgen 'tüketiciler' olarak konumlandırılır.
Aşağıdakilerden hangisi, katılımcı demokrasi teorisinin bu piyasa odaklı demokrasi kavrayışına yönelttiği temel eleştiriyi ifade etmektedir?
Klasik elitist ve çoğulcu demokrasi kuramlarının "siyasal apatiyi" (ilgisizliği) sistemin istikrarı için bir güvence olarak görmesine karşılık; katılımcı demokrasi kuramcıları, apatiyi bireyin sistemden dışlanmasının bir sonucu olarak değerlendirirler. Özellikle Carole Pateman'ın vurguladığı üzere, bireyin "siyasal etkinlik" (political efficacy) duygusunu kazanabilmesi için katılımın sadece genel seçimlerle sınırlı kalmaması gerekir. Bu çerçevede, katılımcı demokrasi kuramına göre aşağıdakilerden hangisi demokrasinin "eğitsel işlevi"nin (educative function) en temel göstergesidir?
Samuel Huntington’ın Üçüncü Dalga (-günümüz) teorisinde vurguladığı üzere, ’lı ve ’li yıllardaki birçok otoriter rejim, meşruiyetlerini belirli bir ideolojik doktrinden ziyade "performans meşruiyeti" (ekonomik kalkınma, toplumsal düzenin sağlanması vb.) üzerine inşa etmiştir. Bu durumun, Üçüncü Dalga demokratikleşme sürecini tetikleyen temel bir dinamik haline gelmesinin nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
Siyaset bilimci Samuel Huntington'ın demokratikleşme süreçlerini belirli tarihsel dönemlere ayırdığı kuramına göre; II. Dünya Savaşı’nda müttefik devletlerin zaferi ve sömürgecilik sonrası yeni bağımsızlık kazanan ülkelerin (dekolonizasyon) etkisiyle ile yılları arasında yaşanan demokratikleşme süreci aşağıdakilerden hangisidir?
Karşılaştırmalı siyaset bilimi üzerine yapılan bir akademik çalışmada, A ülkesindeki demokratik sistemin 'çoğunlukçu (Westminster)', B ülkesindeki sistemin ise 'çoğulcu (pluralist)' modele dayandığı tespit edilmiştir. B ülkesinde siyasal iktidarın sadece periyodik seçimlerle el değiştirmediği, aynı zamanda toplumdaki çatışan çıkarların sürekli bir etkileşim içinde olduğu ve karar alma süreçlerinin birden fazla bağımsız merkez arasında paylaşıldığı vurgulanmıştır.
Buna göre, B ülkesindeki sistem Robert Dahl'ın 'poliarşi' kavramsallaştırması bağlamında incelendiğinde, bu modelin kurumsal işleyişi hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Robert Dahl’ın poliarşi (çoklar yönetimi) kavramsallaştırmasında; örgütlenme özerkliği, ifade özgürlüğü ve alternatif bilgi kaynaklarının varlığı, iktidarın toplumda tek bir merkezde toplanmasını engelleyen vazgeçilmez kurumsal gereklilikler olarak sunulur. Bu kurumsal yapı içerisinde, çoğulcu demokrasi teorisinin devlet anlayışına göre, siyasal karar alma süreçlerinde devletin üstlendiği temel rol aşağıdakilerden hangisidir?
Jeremy Bentham ve James Mill tarafından savunulan 'Koruyucu Demokrasi' (Protective Democracy) modeli, erken dönem liberal piyasa toplumunun dinamikleri içerisinde şekillenmiştir. Bu modelin, siyasal katılımın amacını ve bireyin ahlaki gelişimi (moral self-development) konusundaki tutumunu yansıtan temel iddiası aşağıdakilerden hangisidir?
Marksist siyaset kuramı, sosyal demokrasinin parlamenter kurumlar ve genel oy hakkı vasıtasıyla kapitalizmi aşamalı olarak dönüştürme stratejisini radikal bir biçimde reddeder. Sosyal demokrat yaklaşım, devletin demokratik yollarla ele geçirilip toplumun genel yararına kullanılabilecek tarafsız bir aygıt olduğunu varsayarken, Marksist teori bu evrimci beklentiyi "yapısal bir yanılsama" olarak nitelendirir.
Buna göre, Marksist kuramın sosyal demokrat stratejiyi reddederken dayandığı temel ontolojik gerekçe aşağıdakilerden hangisidir?
Robert Dahl tarafından geliştirilen "poliarşi" (çoklar yönetimi) modelinde; demokratik sürecin sadece periyodik seçimlerle sınırlı kalmadığı, aynı zamanda iktidarın toplumun farklı kesimlerini temsil eden çok sayıda özerk grup ve kurum arasında dağıtıldığı savunulur. Bu modelde siyasal sistem, çatışan çıkarların rekabetine açık bir yapı olarak kurgulanır.
Buna göre poliarşi modelinde, devletin karar alma süreçlerindeki temel konumu aşağıdakilerden hangisidir?
Elitist demokrasi kuramının öncülerinden Vilfredo Pareto'ya göre, iktidarı elinde tutan yönetici azınlığın zamanla enerjisini ve niteliklerini kaybetmesi, yerini ise aşağıdan gelen yeni ve dinamik seçkin gruplara bırakması kaçınılmaz bir süreçtir.
Pareto'nun bu toplumsal değişim ve iktidar devridaimini açıklamak için kullandığı kavram aşağıdakilerden hangisidir?
X ülkesinde 'ların ortalarında artan siyasi kutuplaşma ve ekonomik istikrarsızlık gerekçesiyle ordu yönetime el koymuştur. Kurulan yeni yönetim, toplumu tek bir resmi ideoloji etrafında kitlesel olarak seferber etmek (mobilizasyon) yerine, siyasi partileri kapatıp sendikaları yasaklayarak kitleleri depolitize etmiş ve teknokratik bir kalkınma modeline yönelmiştir. Uzun süren bu dönemin ardından 'lerin sonunda rekabetçi sivil seçimlere geri dönülmüştür. Ancak yeni sivil dönemde, anayasal kurumlar şeklen var olmasına rağmen, kriz anlarında sivil elitlerin anayasa dışı güç odaklarından (ordu, oligarşik gruplar) destek arama alışkanlıkları devam etmiş ve demokrasi tüm siyasal aktörler tarafından 'oynanabilecek tek oyun' olarak tam anlamıyla içselleştirilememiştir.
Bu ülkenin yaşadığı siyasal serüven, Samuel Huntington'ın demokratikleşme dalgaları kuramı ile Linz ve Stepan'ın konsolidasyon (pekişme) kriterleri bağlamında analiz edildiğinde aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?
Çağdaş siyaset felsefesinde liberal ve müzakereci demokrasi teorilerinin evrensel uzlaşı arayışına yönelik en kapsamlı eleştirilerden biri, radikal demokrasi yaklaşımından gelmiştir. Bu yaklaşım, demokratik siyasetin amacının farklılıkları rasyonel bir diyalogla tamamen eritmek olmadığını; aksine siyasal alanın bizzat güç ve dışlama ilişkileriyle kurulduğunu iddia eder.
Buna göre, radikal demokrasi teorisinin liberal uzlaşmacı modellere yönelttiği eleştirinin temel dayanağı ve sunduğu alternatif çözüm aşağıdakilerin hangisinde doğru ifade edilmiştir?
Müzakereci (deliberatif) demokrasi kuramı, siyasal meşruiyetin temelini bireylerin siyasal sürece girmeden önce sahip oldukları "verili" (pre-political) tercihlerinin basit bir aritmetik toplamında değil; bu tercihlerin kamusal bir akıl yürütme süzgecinden geçirilme niteliğinde arar. Bu yaklaşım, siyaseti aktörlerin kendi tikel çıkarlarını dayattığı stratejik bir rekabet alanı olmaktan çıkarıp, ortak iyiye yönelik iletişimsel bir arayışa dönüştürmeyi hedefler. Buna göre, müzakereci demokrasi modelini diğer demokratik yaklaşımlardan ayıran temel karakteristik özellik aşağıdakilerden hangisidir?
Klasik ve normatif demokrasi kuramları içerisinde, demokrasinin 'insan karakterini geliştirme' potansiyeline yapılan vurgu, kuramcılar arasındaki temel ayrım noktalarından biridir. Bazı yaklaşımlar siyasal katılımı sadece iktidarın keyfi gücünden korunmak için bir araç olarak görürken, diğerleri onu bireyin ahlaki ve zihinsel kapasitesini artıran bir süreç olarak değerlendirir.
Buna göre, siyasal katılımı 'yurttaşın zihinsel ufkunu genişleten ve toplumsal meselelere duyarlılığını artıran bir eğitim okulu' olarak gören demokrasi modeli ve en önemli temsilcisi aşağıdakilerden hangisidir?
Sosyal demokrasi yaklaşımı, liberal demokratik devletin kurumlarını ve hukuk düzenini, işçi sınıfının ve geniş halk kitlelerinin lehine reforme edilebilecek, toplumsal refahın adil dağıtımında kullanılabilecek tarafsız bir mekanizma olarak kabul eder. Buna karşın Marksist demokrasi teorisi, devletin toplumsal sınıflardan bağımsız veya sınıflar üstü bir hakem olduğu düşüncesini reddeder.
Buna göre Marksist kuramın, sosyal demokrasinin 'evrimci ve parlamenter' değişim stratejisine yönelik geliştirdiği temel eleştiri aşağıdakilerden hangisidir?
Marksist demokrasi anlayışına göre, liberal demokrasi üretim araçlarının mülkiyetini elinde bulunduran azınlık bir sınıfın egemenliğini gizleyen "biçimsel" bir yapıdır. Bu anlayış çerçevesinde, kapitalizmden sınıfsız topluma geçiş sürecinde öngörülen ve işçi sınıfının siyasal iktidarı elinde tutarak toplumun dönüşümünü sağladığı aşama aşağıdakilerden hangisidir?