İdarenin Faaliyetleri

162 questions

Question 121Question

İdare hukukunda kamu hizmetlerinin yürütülmesine hâkim olan ilkelerden 'uyarlanma (değişkenlik)' ilkesi, idarenin değişen toplumsal, teknik ve ekonomik koşullara göre hizmetin hukuki rejimini tek yanlı olarak değiştirme yetki ve ödevini ifade eder. Bu ilkenin kapsamı, idarenin sahip olduğu yetkiler ve hizmetten yararlananların hukuki statüsü dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Kamu hizmetlerine egemen olan uyarlanma ilkesi, sadece idareye tanınmış bir takdir yetkisi değil, aynı zamanda hizmetin değişen gereksinimlere uydurulması yönünde bir ödevdir; bu süreçte yararlananların statüsü kural işlemle belirlendiğinden kural olarak 'kazanılmış hak' iddiası ileri sürülemez.

Answer

Kamu hizmetlerine egemen olan uyarlanma ilkesi, sadece idareye tanınmış bir takdir yetkisi değil, aynı zamanda hizmetin değişen gereksinimlere uydurulması yönünde bir ödevdir; bu süreçte yararlananların statüsü kural işlemle belirlendiğinden kural olarak 'kazanılmış hak' iddiası ileri sürülemez.
Kamu hizmetlerinin değişkenlik (uyarlanma) ilkesi gereğince idare, hizmetin rejimini güncel ihtiyaçlara göre düzenlemekle yükümlüdür. Hizmetten yararlanan bireylerin hukuki durumu 'statüsel' olduğundan, idarenin yaptığı bu genel düzenlemeler karşısında 'kazanılmış hak' iddiası kural olarak kabul edilmez. Bu, idarenin tek yanlı işlem yapma yetkisinin bir sonucudur.

Step-by-Step Solution

1
Uyarlanma (Değişkenlik) ilkesinin hukuki niteliğini analiz etme.
Uyarlanma ilkesi, idarenin sadece yetkisi değil, hizmetin verimliliği için bir ödevidir (münavebe/değişkenlik).
Kamu yararı, hizmetin zamanın şartlarına uygun yürütülmesini zorunlu kılar.
2
Hizmetten yararlananların hukuki statüsünü belirleme.
Yararlananlar, idare ile sözleşmesel bir bağ içinde değil, kanun ve yönetmeliklerle belirlenmiş 'statüsel/nesnel' bir durumdadır.
Kamu hizmeti kuralları genel ve objektiftir; kişiye özel imtiyaz teşkil etmez.
3
Statüsel durum ile kazanılmış hak ilişkisini değerlendirme.
İdare, kural işlemlerle (tüzük, yönetmelik vb.) statüyü değiştirdiğinde, bireyler eski kuralların kendilerine uygulanmaya devam etmesini isteyemez (Kazanılmış hak oluşmaz).
Eğer kazanılmış hak kabul edilseydi, idare hiçbir zaman hizmeti modernize edemez ve statüleri değiştiremezdi.

Key Concept

Uyarlanma İlkesi ve Statüsel Hukuki Durum

Alternative Method

Soruya yaklaşırken 'Statüsel Durum = Değişebilir Rejim' formülünü kullanmak, idarenin tek yanlı işlem yetkisini anımsamak çözümü kolaylaştırır.
Estimated Time:2m 0s
Question 122Question

İdare hukukunda kamu hizmetlerine egemen olan 'meccânilik' (bedelsizlik) ilkesi çerçevesinde; bir faaliyetin kamu hizmeti olarak nitelendirilmesi ve hizmet karşılığında alınan bedellerle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Bir kamu hizmetinin sunulması karşılığında yararlananlardan ücret veya fiyat talep edilmesi, o faaliyetin 'kamu hizmeti' olma niteliğini sona erdirerek faaliyeti özel bir ticari girişime dönüştürür.

Answer

Bir kamu hizmetinden ücret veya fiyat alınması, o faaliyetin kamu hizmeti niteliğini sona erdirmez ve onu özel bir ticari girişime dönüştürmez.
Meccânilik ilkesi, kamu hizmetlerinin asıl olarak bedelsiz olmasını öngörse de, hizmet karşılığında ücret veya fiyat alınması o faaliyetin 'kamu hizmeti' niteliğini ortadan kaldırmaz. Bir faaliyetin kamu hizmeti olup olmadığı; maddi (kamu yararı), organik (idari denetim) ve şekli (hukuki rejim) unsurların varlığına göre belirlenir. Özellikle iktisadi ve sınai kamu hizmetlerinde ücret alınması yaygın bir uygulamadır ve bu durum faaliyetin kamu yararı amacını veya idari denetim altındaki statüsünü değiştirmez.

Step-by-Step Solution

1
Meccânilik ilkesinin mahiyetini değerlendiriniz.
Meccânilik, kamu hizmetlerinin bedelsiz sunulması kuralını ifade eder ancak bu kural mutlak değildir.
Sosyal devlet ilkesi ve hizmetin sürdürülebilirliği için idare, kanuni dayanakla ücret talep edebilir.
2
Hizmet karşılığı alınan bedelin faaliyetin statüsüne etkisini inceleyiniz.
Ücret veya fiyat alınması, faaliyetin 'kamu yararı' (maddi unsur) veya 'idari denetim' (organik unsur) özelliklerini ortadan kaldırmaz.
Özellikle iktisadi ve sınai kamu hizmetlerinde (belediye otobüsü, su dağıtımı vb.) ücret alınması genel bir uygulamadır ve bu faaliyetler hala kamu hizmetidir.
3
Yanlış olan önermeyi tespit ediniz.
Ücret almanın kamu hizmeti niteliğini sona erdirdiğini savunan ifade yanlıştır.
Hukuki statü, ödeme yapılıp yapılmadığına değil, faaliyetin kurulma amacına ve tabi olduğu rejime bağlıdır.

Key Concept

Meccânilik İlkesi ve Kamu Hizmeti Statüsü
Estimated Time:1m 15s
Question 123Question

İdare hukukunda kamu düzenini korumak amacıyla yürütülen genel idari kolluk faaliyetlerinde; karar alma yetkisine sahip olan 'makam' ile bu kararların hazırlanmasında, teknik görüş bildirilmesinde veya alınmasında yardımcı olan 'merci' ayrımı yapılmaktadır. Buna göre, merkezi idarenin taşra teşkilatında il sınırları içerisinde genel idari kolluk faaliyetlerinin yürütülmesinde valiye yardımcı olan ve 'kolluk mercisi' sıfatını taşıyan kurul aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İl İdare Kurulu

Answer

Merkezi idarenin taşra teşkilatında il düzeyindeki genel idari kolluk mercisi İl İdare Kurulu'dur.
Genel idari kolluk yapısında il düzeyinde karar alma yetkisi (makam) Vali'ye aittir. Valinin bu kararları alırken danıştığı, kararların teknik ve hukuki hazırlığını yapan kurul (merci) ise İl İdare Kurulu'dur.

Step-by-Step Solution

1
Kolluk faaliyetindeki 'merci' kavramını tanımla.
Merci, kolluk kararlarını alan 'makam'a (Vali, Kaymakam vb.) hazırlık çalışmalarında yardımcı olan, teknik görüş veren veya bazı durumlarda karar sürecine katılan kurullardır.
Makam ve merci ayrımı, kolluk yetkisinin hangi organlar tarafından paylaşıldığını belirlemek için gereklidir.
2
Teşkilat yapısını (merkezi taşra vs. mahalli) ayırt et.
Soru merkezi idarenin taşra teşkilatını (İl İdaresi) sormaktadır. İl Özel İdaresi veya Belediye gibi mahalli idare birimleri kapsam dışıdır.
İdari kolluk faaliyetleri hem merkezi hem de yerel düzeyde örgütlenmiştir; sorulan düzeyin tespiti doğru cevaba götürür.
3
İl düzeyindeki kurulu tespit et.
İl idaresinde valiye yardımcı olan genel idari kurul İl İdare Kurulu'dur. İl Encümeni ise İl Özel İdaresi'ne aittir.
İl İdare Kurulu, İl İdaresi Kanunu uyarınca valinin başkanlığında toplanan ve kolluk dahil idari işlerde görüş bildiren temel mercidir.

Key Concept

İdari Kolluk Teşkilatlanması: Makam, Merci ve Personel Ayrımı

Practice More

İlçe düzeyindeki benzer yapılanmayı ve mahalli idarelerdeki makam-merci-personel üçlüsünü incelemek konuyu pekiştirecektir.
Estimated Time:50s
Question 124Question

İdarenin ekonomik ve sosyal kalkınmayı sağlamak amacıyla yürüttüğü planlama faaliyetleri ile bu çerçevede uyguladığı özendirme ve destekleme araçlarının hukuki rejimi dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Kalkınma planları kamu kesimi için bağlayıcı bir nitelik taşırken, özel kesim için yol gösterici ve teşvik edici bir karaktere sahiptir.

Answer

Kalkınma planları kamu kesimi için bağlayıcı bir nitelik taşırken, özel kesim için yol gösterici ve teşvik edici bir karaktere sahiptir.
Doğru yanıt olan seçenek, Anayasa'nın 166166. maddesinde yer alan temel prensibi yansıtmaktadır. Türkiye'de planlı kalkınma modeli benimsenmiş olup, bu planlar kamu kurum ve kuruluşları için uyması zorunlu (bağlayıcı) belgelerdir. Ancak özel sektörün mülkiyet ve teşebbüs hürriyeti dikkate alınarak, plan hedefleri özel kesim için sadece birer tavsiye ve yol gösterici niteliktedir; idare bu hedeflere uyulmasını emretmek yerine 'özendirme ve destekleme' (teşvik) yoluyla sağlar.

Step-by-Step Solution

1
Planlamanın anayasal dayanağını belirleme
19821982 Anayasası'nın 166166. maddesi ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmanın planla yürütüleceğini hükme bağlamıştır.
Sorunun hukuki temelini oluşturmak için anayasal dayanak tespit edilmelidir.
2
Planların muhataplarına göre etkisini analiz etme
Anayasa ve ilgili mevzuata göre kalkınma planları devlet organları (kamu) için emredicidir; ancak özel teşebbüs hürriyeti gereği özel sektör için sadece yönlendiricidir.
İdarenin planlama yetkisinin sınırlarını ve özel sektörle olan ilişkisini belirlemek gerekir.
3
Özendirme faaliyetlerinin niteliğini ayırt etme
Özendirme ve destekleme; vergi muafiyeti, sübvansiyon gibi araçlarla özel kesimi plan hedeflerine yöneltir, zorlama (kolluk) içermez.
İdarenin faaliyet türleri (kolluk, kamu hizmeti, özendirme) arasındaki farkı netleştirmek için gereklidir.

Key Concept

Kalkınma Planlarının Hukuki Etkisi ve Özendirme Faaliyetinin Serbestliği

Practice More

İdarenin özendirme faaliyetleri kapsamında kullandığı 'gelir ortaklığı senetleri' veya 'vergi muafiyeti' gibi araçların 'idari işlem' niteliğini ve bu işlemlerden yararlanma şartlarını inceleyiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 125Question

İdarenin ekonomik ve sosyal kalkınmayı yönlendirmek amacıyla yürüttüğü "planlama" faaliyetleri ile bu planların hedeflerine ulaşılmasını kolaylaştıran "özendirme ve destekleme" yöntemleri hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Kalkınma planları kamu kesimi için emredici ve bağlayıcı iken, özel kesim için yol gösterici ve teşvik edici niteliktedir.

Answer

Kalkınma planları kamu kesimi için emredici ve bağlayıcı bir nitelik taşırken, özel kesim için teşvik edici ve yol gösterici bir karaktere sahiptir.
Kalkınma planlarının kamu kesimi için bağlayıcı, özel kesim için ise teşvik edici olması, modern idare hukukunun ve Anayasa'nın öngördüğü planlama modelinin en belirgin özelliğidir. İdare, kamu kaynaklarını kullanırken planlara sadık kalmak zorundadır; özel kesimi ise bu planlardaki hedeflere ulaştırmak için çeşitli ekonomik teşviklerle yönlendirir.

Step-by-Step Solution

1
Planlama faaliyetinin hukuki niteliğini analiz etme.
Planlama, idarenin geleceğe yönelik hedefler belirlediği bir düzenleme faaliyetidir.
Anayasa'nın 166166. maddesi uyarınca planlı kalkınma bir devlet ödevidir.
2
Planların muhatapları üzerindeki etkisini ayırt etme.
Kamu kurumları plan hedeflerine uymakla yükümlüdür ancak özel teşebbüsler için zorunluluk yoktur.
Özel kesimin mülkiyet ve teşebbüs hürriyeti nedeniyle planlar bu kesim için sadece 'yol gösterici' (indicative) niteliktedir.
3
Özendirme ve destekleme araçlarının bu tablodaki yerini belirleme.
İdare, özel kesimi plan hedeflerine uydurmak için zor kullanmak yerine teşvik araçlarını (vergi muafiyeti, kredi vb.) kullanır.
Bu yöntem, idarenin doğrudan müdahalesi yerine dolaylı yönlendirmesini temsil eder.

Key Concept

Asimetrik Planlama Bağlayıcılığı

Hints

1
Kamu kurumlarının bütçelerini plan hedeflerine göre hazırlama zorunluluğunu, bir fabrikatörün yatırım kararı alma özgürlüğü ile kıyaslayın.
2
Anayasa'da planlamanın 'devletin görevi' olarak düzenlendiğini ancak 'özel teşebbüs hürriyeti'nin de korunduğunu unutmayın.

Practice More

İdarenin özendirme faaliyetleri sonucunda tesis ettiği işlemlerin 'yararlandırıcı idari işlem' niteliğinde olup olmadığını ve bu işlemlerin geri alınması şartlarını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 126Question

İdare hukukunda kamu hizmetlerinin kurulması (ihdası), bu hizmetlere egemen olan ilkeler ve hizmetlerin yürütülme usulleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Kamu hizmetlerinin kurulması ve kaldırılması münhasıran yasama organının yetkisinde olup, bu hizmetler kural olarak ancak kanunla ihdas edilebilir.

Answer

Kamu hizmetlerinin münhasıran kanunla kurulabileceğine ve Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile ihdas edilemeyeceğine dair ifade yanlıştır.
Kamu hizmetlerinin kurulması ve kaldırılması (ihdası) kural olarak 1982 Anayasası'nın 123. maddesinin 3. fıkrası uyarınca kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle (CBK) mümkündür. 2017 Anayasa değişikliği öncesinde 'ancak kanunla' ilkesi geçerliyken, mevcut sistemde yürütme organı (Cumhurbaşkanı) CBK yoluyla da kamu hizmeti ihdas edebilmektedir. Bu nedenle hizmetlerin münhasıran yasama organı tarafından kurulabileceğini savunan seçenek hukuki olarak yanlıştır.

Step-by-Step Solution

1
Anayasal yetkiyi belirleme
1982 Anayasası m. 123/3'te 'Kamu tüzelkişiliği, kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulur' hükmü yer almaktadır.
Kamu hizmeti ihdası, ilgili hizmeti yürütecek teşkilatın/birimin kurulmasıyla doğrudan bağlantılıdır.
2
Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi yetkisini analiz etme
Anayasa m. 106 uyarınca bakanlıkların kurulması, kaldırılması, görevleri ve yetkileri Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenir.
Bakanlık bazında yürütülen kamu hizmetleri bu kararname yetkisiyle kurulmuş olur.
3
Yürütme usullerini karşılaştırma
Müşterek emanet, iltizam ve imtiyaz usullerindeki risk/gider paylaşımları tanımlara uygun olarak seçeneklerde verilmiştir.
Hukuki tanımların doğruluğunu teyit etmek yanlışı bulmayı kolaylaştırır.

Key Concept

Kamu Hizmetlerinin İhdas Kaynağı ve Görülme Usulleri
Question 127Question

Bir ilçe emniyet müdürlüğünde görevli polis memuru (P), hırsızlık olaylarını engellemek ve genel güvenliği sağlamak amacıyla yaya devriye görevi ifa etmektedir. Devriye sırasında bir kuyumcunun camının kırılarak içeri girildiğini gören (P), derhal müdahale ederek şüpheliyi suçüstü yakalamış, şüphelinin üzerindeki çalınan altınlara ve suçta kullanılan levyeye el koymuştur.

İdare hukukunda yer alan kolluk faaliyetleri ayrımı dikkate alındığında, polis memuru (P)'nin olaydaki görev ve işlemleriyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Suçun işlenmeye başlandığı andan itibaren faaliyetin hukuki niteliği değişmiş olup, şüphelinin yakalanması ve suç eşyasına el konulması işlemleri adli makamların gözetiminde yürütülen bastırıcı nitelikteki adli kolluk faaliyetidir.

Answer

Suçun işlenmeye başlandığı andan itibaren faaliyetin hukuki niteliği değişmiş olup, şüphelinin yakalanması ve suç eşyasına el konulması işlemleri adli makamların gözetiminde yürütülen bastırıcı nitelikteki adli kolluk faaliyetidir.
İdare hukukunda kolluk faaliyetleri maddi ölçüte, yani faaliyetin amacına göre sınıflandırılır. Suç işlenmeden önce yürütülen ve kamu düzenini korumayı amaçlayan faaliyetler (devriye vb.) önleyici nitelikteki 'idari kolluk' faaliyetleridir. Suçun işlenmeye başlandığı andan itibaren ise amaç, failin yakalanması ve delillerin toplanması haline geldiğinden faaliyetin niteliği 'adli kolluk' olarak değişir. Adli kolluk bastırıcı niteliktedir ve bu aşamada personel idari makamların (vali/kaymakam) değil, adli makamların (Cumhuriyet savcısı) emir ve talimatlarına tabidir.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki ilk faaliyeti (devriye görevi) analiz etmek.
Devriye görevi, kamu düzeninin bozulmasını ve suç işlenmesini önlemeye yönelik olduğu için idari kolluk faaliyetidir.
İdari kolluk, suç öncesi dönemde faaliyet gösteren önleyici kolluktur.
2
Olaydaki ikinci faaliyeti (suçüstü yakalama ve el koyma) analiz etmek.
Suç işlenmeye başlandığı an itibarıyla amaç suçluları yakalamak ve adalete teslim etmek olmuştur; bu nedenle faaliyet adli kolluk niteliğine dönüşmüştür.
Adli kolluk, suç işlendikten veya işlenmeye başlandıktan sonra devreye giren bastırıcı kolluktur.
3
Faaliyet türüne göre tabi olunan hukuki rejimi ve makamı belirlemek.
Adli kolluk aşamasında görevliler adli makamların (Cumhuriyet savcısının) talimatlarına uyar ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların çözüm yeri adli yargıdır.
Adli kolluk işlemleri idare hukuku alanında değil, ceza muhakemesi hukuku alanında sonuç doğurur.

Key Concept

İdari kolluğun önleyiciliği ve adli kolluğun bastırıcılığı, faaliyetler arası geçiş ve tabi olunan hukuki rejim.
Question 128Question

İdare hukukunda kamu hizmetlerinin özel hukuk kişileri eliyle yürütülme usullerinden biri olan 'ruhsat' usulü ile kamu hizmetlerine egemen olan ilkeler arasındaki ilişki bakımından aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Ruhsat usulü ile görülen hizmetlerde de 'süreklilik' ilkesi geçerli olup özel kişi, idarenin izni veya haklı bir neden olmaksızın hizmet sunumunu tek taraflı olarak durduramaz.

Answer

Kamu hizmetlerinin ruhsat usulüyle yürütülmesinde de 'süreklilik' ilkesi geçerlidir ve hizmetin keyfi olarak durdurulması mümkün değildir.
Kamu hizmetlerine egemen olan dört temel ilke (süreklilik, değişkenlik/uyarlama, nesnellik/eşitlik ve bedelsizlik); hizmetin idare tarafından bizzat görülmesi (emanet) veya özel kişilerce görülmesi (imtiyaz, ruhsat vb.) fark etmeksizin tüm kamu hizmetleri için geçerlidir. Süreklilik ilkesi gereği, kamu hizmeti sunan bir özel hukuk kişisi, idarenin onayı olmadan veya mücbir bir sebep bulunmadan hizmeti sunmaktan vazgeçemez veya hizmeti durduramaz.

Step-by-Step Solution

1
Ruhsat usulünün hukuki niteliğini belirle.
Ruhsat, idarenin tek taraflı bir idari işlemiyle (izin) özel kişiye kamu hizmeti yürütme yetkisi vermesidir.
Yöntemin sözleşmeye mi yoksa tek taraflı işleme mi dayandığını anlamak farkı belirler.
2
Kamu hizmeti ilkelerinin (süreklilik, değişkenlik, eşitlik, nesnellik) kapsama alanını kontrol et.
Bu ilkeler hizmetin yürütülme usulünden bağımsız olarak tüm kamu hizmetleri için zorunludur.
Özel kişinin yürütmesi, faaliyetin 'kamu hizmeti' niteliğini ve tabi olduğu ilkeleri değiştirmez.
3
Seçenekleri bu ilkelerle karşılaştırarak doğrula.
Süreklilik ilkesinin ruhsatlı hizmetlerde de geçerli olduğu ve hizmetin durdurulamayacağı bilgisi doğrudur.
Hizmetin kesintiye uğraması kamu yararına aykırıdır.

Key Concept

Kamu Hizmeti İlkelerinin Evrenselliği ve Ruhsat Usulü
Question 129Question

İdare hukukunda idari kolluk teşkilatı; karar alma yetkisine sahip 'makam', kararların uygulanmasında teknik ve idari destek sağlayan 'merci' ve bu kararları sahada fiilen yürüten 'personel' unsurlarından oluşur.

Türkiye'deki idari teşkilat yapısı dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi merkezi idarenin taşra teşkilatında yer alan bir genel idari kolluk makamı ile bu makamın emri altındaki personel eşleşmesine bir örnek teşkil etmez?

Show answer & explanation

Answer: Belediye Başkanı - Belediye Zabıtası

Answer

Belediye başkanı ve belediye zabıtası eşleşmesi, merkezi idarenin taşra teşkilatında değil, mahalli idareler bünyesinde yer alan özel idari kolluk yapısına aittir.
Belediye başkanı bir mahalli idare organı olup yerinden yönetim ilkesine göre faaliyet gösterir. Belediye zabıtası ise genel kamu düzeninden ziyade belediye hizmetlerinin ve düzeninin sağlanmasıyla görevli bir özel idari kolluk personelidir. Bu nedenle bu ikili, merkezi idarenin taşra teşkilatındaki genel kolluk yapısı (Vali/Kaymakam - Polis/Jandarma) dışında kalır.

Step-by-Step Solution

1
Kriterlerin Belirlenmesi
Soru; merkezi idare, taşra teşkilatı ve genel idari kolluk kriterlerini birlikte karşılayan eşleşmeleri aramaktadır.
Soruda istenen 'taşra teşkilatı' ve 'genel kolluk' ayrımını netleştirmek gerekir.
2
Seçeneklerin Analizi
Vali ve Kaymakam merkezi idarenin taşra teşkilatındaki makamlar iken; Belediye Başkanı mahalli idarenin (yerinden yönetim) makamıdır.
Makamların idari teşkilattaki konumları (merkezi/yerinden) tespit edilmelidir.
3
Kolluk Türünün Tespiti
Polis, Jandarma, Sahil Güvenlik ve Bekçiler 'genel kolluk' personeli; Zabıta ise 'özel kolluk' personelidir.
Personelin genel veya özel kolluk kapsamında olup olmadığı belirlenmelidir.

Key Concept

İdari kolluk teşkilatı; merkezi idare (başkent ve taşra) ile mahalli idareler (belediye ve köy) olarak iki ana kolda örgütlenmiştir. Taşra teşkilatındaki genel kolluk makamları Vali ve Kaymakamdır.

Hints

1
Soruda hem 'taşra teşkilatı' vurgusuna hem de 'genel kolluk' ayrımına dikkat ediniz.
2
Belediyelerin idari yapıdaki yerini (merkezi yönetim mi, yerinden yönetim mi?) hatırlayınız.

Practice More

Başkent teşkilatındaki genel idari kolluk makamlarını (Cumhurbaşkanı ve İçişleri Bakanı) ve bunların özel kolluk makamlarıyla olan farklarını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:50s
Question 130Question

İdarenin ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmayı yönlendirmek amacıyla yürüttüğü "planlama" faaliyetleri ile bu planlar dahilinde uygulanan "özendirme ve destekleme" yöntemlerine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Beş yıllık kalkınma planlarında öngörülen hedeflere ve yatırım programlarına uymayan özel sektör kuruluşlarına karşı idare, kolluk yetkilerini kullanarak doğrudan idari yaptırım veya para cezası uygular.

Answer

Beş yıllık kalkınma planlarında öngörülen hedeflere uymayan özel sektör kuruluşlarına idarenin doğrudan yaptırım uygulayacağını belirten ifade yanlıştır.
Beş yıllık kalkınma planları, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 166166. maddesi uyarınca kamu kesimi için emir verici ve bağlayıcı bir nitelik taşırken, özel kesim için yalnızca yol gösterici (indikatif) ve teşvik edici niteliktedir. Bu hukuki statü gereği, özel sektör yatırımcılarının veya kuruluşlarının plan hedeflerine ulaşamaması veya bu hedeflere uygun hareket etmemesi, idareye kolluk yetkilerini kullanarak cezai bir yaptırım uygulama hakkı tanımaz. Dolayısıyla idarenin özel sektöre bu nedenle yaptırım uygulayabileceği yönündeki ifade hukuken yanlıştır.

Step-by-Step Solution

1
Planlama faaliyetinin hukuki niteliğini belirle.
19821982 Anayasası'nın 166166. maddesine göre kalkınma planları kamu kesimi için bağlayıcı, özel kesim için yol göstericidir.
Özel sektörün teşebbüs hürriyeti gereği plan hedefleri bu kesim için mutlak bir emir teşkil etmez.
2
Özendirme ve destekleme ile kolluk faaliyetlerini karşılaştır.
Kolluk faaliyetleri kamu düzenini korumak için kısıtlamalar getirirken; özendirme faaliyetleri kamu yararı için teşvikler sunar.
Bu iki faaliyetin amacı ve yöntemleri birbirinden tamamen farklıdır.
3
Yaptırım uygulanabilirliğini değerlendir.
Özel sektörün yol gösterici nitelikteki planlara uymaması bir hukuk ihlali sayılmaz, dolayısıyla yaptırım uygulanamaz.
Hukuki bağlayıcılığı olmayan bir metnin ihlali, idari yaptırımın yasal dayanağı (sebebi) olamaz.

Key Concept

Kalkınma Planlarının Bağlayıcılığı ve Özendirme Faaliyetinin Niteliği

Hints

1
Kalkınma planlarının kamu ve özel kesim üzerindeki etkisinin aynı olup olmadığını düşünün.
2
Anayasa'nın 166166. maddesinde özel teşebbüs için planların nasıl bir rol oynadığı belirtilmiştir.

Practice More

İdarenin özendirme faaliyetleri kapsamında sunduğu teşviklerin geri alınması durumundaki idari yargı süreçlerini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 131Question

Modern kamu hukuku anlayışında idarenin kolluk işlevi, toplumun huzur ve güvenliğinin sürdürülebilmesi için hayati bir öneme sahiptir. Bu yetkinin sınırlarını ve içeriğini belirleyen temel kriter ise "kamu düzeni" kavramıdır. Klasik doktrine göre kamu düzeni; güvenlik, dirlik ve esenlik, genel sağlık ve genel ahlak öğelerinden oluşmaktadır. Bu doğrultuda, idari kolluk faaliyetleri ve kamu düzeni kavramı ile ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: İdari kolluk personeli, bir suç işlendikten sonra faillerin yakalanması ve delil toplanması amacıyla Cumhuriyet savcısının talimatları doğrultusunda yürüttüğü faaliyetlerde de "idari kolluk" sıfatıyla hareket eder.

Answer

İdari kolluk personelinin bir suç işlendikten sonra savcı talimatıyla yürüttüğü delil toplama ve fail yakalama faaliyetleri "idari kolluk" değil, "adli kolluk" niteliğindedir.
Doğru cevap olan seçenekteki ifade yanlıştır çünkü idari kolluk, kural olarak suçun işlenmesini önlemeye yönelik faaliyetleri kapsar. Bir suç işlendikten sonra Cumhuriyet savcısının emirleri doğrultusunda yürütülen delil toplama ve failleri yakalama işlemleri adli kolluk görevidir. Bu aşamada kolluk personeli idari bir makam sıfatıyla değil, adli makamlara yardımcı olan bir adli birim sıfatıyla hareket eder ve bu işlemler adli yargı denetimine tabidir.

Step-by-Step Solution

1
İdari kolluk ve adli kolluk ayrımı için temel kriteri belirleyin.
İdari kolluk suç işlenmeden önce devreye giren "önleyici" bir güçtür; adli kolluk ise suç işlendikten sonra devreye giren "bastırıcı" (represif) bir güçtür.
Bu iki faaliyetin hukuki rejimleri ve bağlı oldukları makamlar (İçişleri Bakanlığı vs. Adalet Bakanlığı/Savcılık) farklıdır.
2
Söz konusu faaliyetin hangi aşamada gerçekleştiğini analiz edin.
Suç işlenmiş, delil toplanıyor ve savcı talimatı söz konusudur; bu durum idari aşamadan adli aşamaya geçildiğini gösterir.
Savcının emir ve talimatları sadece adli süreçlerde (ceza yargılamasına hazırlık) geçerlidir.
3
Faaliyetin niteliği ile uygulanan hukuku eşleştirin.
Adli kolluk faaliyetleri adli yargı denetimine tabi iken, idari kolluk faaliyetleri idari yargı denetimine tabidir.
Faaliyetin amacı ve dayanağı, hangi yargı kolunun denetim yapacağını belirler.

Key Concept

İdari kolluk ile adli kolluk arasındaki yapısal ve amaçsal farklar.

Alternative Method

İdari ve adli kolluk ayrımını yaparken şu soruyu sorun: "Bu işlem suçun işlenmesini mi önlüyor, yoksa işlenmiş bir suçun faillerini mi arıyor?" Eğer cevap ikincisi ise faaliyet adli kolluktur.
Estimated Time:1m 15s
Question 132Question

İdarenin toplumsal ve ekonomik gelişmeyi sağlamak amacıyla yürüttüğü 'özendirme ve destekleme' faaliyetlerini, idarenin diğer temel faaliyet alanları olan 'kolluk' ve 'kamu hizmeti'nden ayıran temel hukuki özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Sunulan destek, teşvik ve vergi muafiyeti gibi imkânlardan yararlanmanın kural olarak ilgili kişilerin talebine ve rızasına dayalı olması

Answer

Sunulan destek ve teşviklerden yararlanmanın ilgili kişilerin talebine ve rızasına dayalı olması
Doğru cevap olan ifade, özendirme ve destekleme faaliyetlerinin rızai (consensual) niteliğini vurgulamaktadır. İdare, bireyleri bir faaliyete zorlamak yerine, onlara vergi muafiyeti, düşük faizli kredi veya ödül gibi imkanlar sunarak bu faaliyetlere yöneltir. Kişilerin bu imkanlardan yararlanması tamamen kendi isteklerine bağlıdır, bu da bu faaliyeti kolluk faaliyetinin zorlayıcı yapısından ayırır.

Step-by-Step Solution

1
İdare faaliyetlerinin karşılaştırılması
Kolluk faaliyeti durdurucu ve kısıtlayıcıdır; kamu hizmeti faaliyeti doğrudan hizmet sunumudur; özendirme ise teşvik edicidir.
Faaliyetlerin doğasını anlamak, aralarındaki farkı belirlemek için gereklidir.
2
Hukuki yöntemin analiz edilmesi
Kollukta tek taraflı zorlama (icbar) varken, özendirmede kişilerin katılımı ve rızası esastır.
Özendirme faaliyetinin en belirgin ayırt edici özelliği rızai nitelikte olmasıdır.

Key Concept

Özendirme ve destekleme faaliyetleri, idarenin tek taraflı zorlayıcı gücünden ziyade, bireyleri belirli bir yönde hareket etmeye ikna eden rızai yöntemlere dayanır.
Question 133Question

İdare hukukunda kolluk faaliyetleri; kamu düzenini korumayı amaçlayan 'idari kolluk' ve işlenmiş bir suçun delillerini toplayarak failleri yargıya sevk etmeyi amaçlayan 'adli kolluk' olarak ikiye ayrılmaktadır. Bir mülki idare amirinin emriyle, çevre sağlığını korumak ve kaçak yapılaşmayı önlemek amacıyla bir bölgede rutin denetim yapan kolluk görevlilerinin, inceleme yaptıkları bir depoda ruhsatsız silah deposu ve yasa dışı mühimmat tespit ederek bu eşyalara el koymaları ve ilgili şahısları yakalamaları süreciyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Denetimin başlangıcı 'önleyici' nitelikte bir idari kolluk faaliyeti iken, suçun tespitiyle birlikte süreç 'bastırıcı' nitelikteki adli kolluk faaliyetine dönüşmüştür ve bu aşamadan sonraki uyuşmazlıklar adli yargı kolunda çözülür.

Answer

Denetimin başlangıcındaki önleyici aşama idari kolluk, suçun tespitiyle başlayan bastırıcı aşama ise adli kolluktur; bu ikinci aşama adli yargı denetimine tabidir.
Kolluk faaliyetlerinin nitelendirilmesinde 'maddi ölçüt' esas alınır. Olayda rutin denetim kamu düzenini bozucu halleri önlemeye yönelik olduğu için idari kolluk niteliğindedir. Ancak suç teşkil eden mühimmatın bulunmasıyla beraber, amaç 'suçun aydınlatılması ve bastırılması' halini almış, yani adli kolluğa dönüşmüştür. Adli kolluk faaliyetleri ceza hukuku rejimine ve adli yargı denetimine tabi olduğu için bu değerlendirmeyi içeren ifade doğrudur.

Step-by-Step Solution

1
Faaliyetin başlangıç amacını analiz et.
Rutin denetim (sağlık ve yapılaşma kontrolü), henüz bir suç şüphesi yokken kamu düzenini korumaya yönelik olduğu için 'idari kolluk' faaliyetidir.
İdari kolluk, suç işlenmeden önce toplumsal düzeni sağlamak için yapılan önleyici bir faaliyettir.
2
Süreçteki dönüm noktasını tespit et.
Yasa dışı mühimmatın (suç delilinin) bulunması, faaliyetin amacını kamu düzeninden suçun soruşturulmasına kaydırmıştır.
Suçun tespitiyle birlikte kolluk artık idarenin değil, Cumhuriyet savcısının talimatları doğrultusunda hareket etmeye başlar.
3
Uygulanacak hukuk rejimini ve yargı yolunu belirle.
İdari kolluk aşamasında idare hukuku ve idari yargı geçerliyken, adli kolluk aşamasında ceza hukuku ve adli yargı (Sulh Ceza Hakimliği vb.) geçerlidir.
Maddi ölçüt gereği faaliyetin niteliği, uyuşmazlığı çözecek yargı kolunu belirleyen temel faktördür.

Key Concept

Maddi Ölçüt (Amaçsal Ayrım)
Question 134Question

İdare hukukunda kamu hizmetlerinin kurulması (ihdası) ve bu hizmetlerin idare veya özel kişilerce görülme usulleriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: İltizam usulünde hizmetin kâr ve zararı (hasar ve masrafı) idareye aittir; mültezim ise hizmetin yürütülmesi karşılığında idareden maktu bir ücret veya kârdan pay alır.

Answer

İltizam usulünde hasar ve masrafın idareye ait olduğunu belirten seçenek yanlıştır; çünkü bu usulde risk mültezime aittir.
İltizam usulünde hizmetin kâr ve zararı (hasar ve masrafı) idareye değil, hizmeti yürüten özel kişiye (mültezim) aittir. Mültezim, idareye önceden belirlenmiş maktu bir bedel öder ve hizmetten elde edilecek geliri toplama hakkını elde eder; dolayısıyla gelirin giderden az olması durumunda zararı kendisi karşılar. Seçenekte riskin idareye ait olduğu belirtildiği için bu ifade yanlıştır.

Step-by-Step Solution

1
Kuruluş yetkisini analiz et
Kamu hizmetleri Anayasa madde 123123 uyarınca kanunla veya Anayasa'nın izin verdiği hallerde Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile kurulur.
Hizmetin meşruiyet ve kanunilik temelini belirlemek için.
2
Görülme usullerini (Emanet, Ruhsat, İltizam) tanımla
Emanet bizzat yürütme, Ruhsat tek taraflı izinle yürütmedir. İltizam ise mültezimin riski üstlendiği bir usuldür.
Seçeneklerdeki tanımların doğruluğunu teyit etmek için.
3
İltizam ve Müşterek Emanet ayrımını yap
Müşterek emanette hasar/masraf idareye aitken, iltizamda bu risk mültezime (özel kişiye) aittir.
Hatalı bilginin kaynağını (kavram karışıklığını) tespit etmek için.

Key Concept

Kamu Hizmetlerinin Görülme Usullerinde Risk (Hasar ve Masraf) Paylaşımı

Practice More

Kamu hizmeti imtiyaz sözleşmelerinin hukuki niteliği ve Danıştayın bu süreçteki rolü (görüş bildirme yetkisi) üzerine çalışabilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 135Question

İdare hukukunda kamu hizmetlerinin görülme usullerinden biri olan; hizmetin masraf ve hasarı (zararı) idareye ait olmak üzere, bir özel hukuk kişisinin hizmeti işletmesi karşılığında elde edilen kârdan pay aldığı usul aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Müşterek emanet usulü

Answer

Hizmetin masraf ve zararının idareye ait olduğu, işletmeci özel kişinin kârdan pay aldığı yöntem müşterek emanet usulüdür.
Müşterek emanet usulünde, kamu hizmetinin işletilmesi bir özel hukuk kişisine verilirken, hizmetin yürütülmesi için gerekli masraflar ve olası zararlar idare tarafından karşılanır. İşletmeci ise hizmetten elde edilen kârın bir kısmını alır. Bu yöntem, özellikle idarenin riski paylaşmak istemediği ancak özel sektörün işletme verimliliğinden yararlanmak istediği durumlarda tercih edilir.

Step-by-Step Solution

1
Hizmetin risk ve maliyet yapısını incele
Masraf ve zararın (hasarın) idareye ait olduğu belirlendi.
Müşterek emanet usulünde idare, hizmetin mali yükümlülüğünü ve riskini üzerinde tutar.
2
İşletmecinin gelir modelini analiz et
İşletmecinin elde edilen kârdan pay aldığı saptandı.
İşletmeciyi hizmeti verimli yürütmeye teşvik etmek için kâr paylaşımı öngörülür.
3
Özellikleri tanımlanan hukuk tekniğiyle eşleştir
Bu özellikler müşterek emanet usulünü tanımlar.
Müşterek emanet, idarenin mali sorumluluğu ile özel kişinin işletme yeteneğini birleştiren bir yöntemdir.

Key Concept

Kamu Hizmetlerinin Görülme Usulleri - Müşterek Emanet

Hints

1
Bu usulde idare, hizmetin mali riskini üzerine alır ancak işletmeyi başkasına bırakır.
2
İşletmecinin geliri, hizmetin başarılı olması durumunda ortaya çıkacak kârdan aldığı paydır.

Practice More

İltizam usulü ile müşterek emanet usulü arasındaki 'risk ve kâr' dağılımı farklarını bir tablo üzerinden inceleyiniz.
Estimated Time:50s
Question 136Question

İdare hukukunda kamu hizmetlerinin yürütülmesine egemen olan "uyarlanma (değişkenlik)" ilkesi çerçevesinde idarenin, hizmetin sunulmasına ilişkin kural ve şartları tek taraflı olarak değiştirme yetkisi bulunmaktadır. Bu yetkinin, kamu hizmetini bir idari sözleşme çerçevesinde yürüten özel hukuk kişilerine karşı kullanılması ve sonuçları ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: İdarenin hizmetin yürütülüşüne ilişkin yaptığı tek taraflı değişiklikler nedeniyle sözleşmeci özel hukuk kişisinin katlandığı ek külfetler, sözleşmenin mali dengesinin korunması ilkesi gereğince idare tarafından tazmin edilmelidir.

Answer

İdarenin hizmetin yürütülüşüne ilişkin yaptığı tek taraflı değişiklikler nedeniyle sözleşmeci özel hukuk kişisinin katlandığı ek külfetlerin, sözleşmenin mali dengesinin korunması ilkesi gereğince idare tarafından karşılanması gerekir.
Doğru cevap, idarenin tek taraflı değişiklik yapma yetkisinin sözleşmecinin mali dengesini koruma yükümlülüğü ile sınırlandığını ifade etmektedir. İdare hukukunda idare, kamu hizmetinin değişen şartlara uyumu için sözleşme şartlarını tek taraflı olarak değiştirebilir (ius variandi). Ancak bu değişiklik özel hukuk kişisine ek mali yük getiriyorsa, idarenin eylemi (fait du prince) ilkesi gereği bu zarar idarece karşılanmalıdır.

Step-by-Step Solution

1
Uyarlanma ilkesinin kapsamını belirleme
İdarenin kamu yararı ve değişen koşullar doğrultusunda hizmet kurallarını tek taraflı değiştirme yetkisi (ius variandi) vardır.
Kamu hizmetinin toplumsal ihtiyaçlara cevap verebilmesi için esnek olması gerekir.
2
İdari sözleşmelerdeki mali denge kavramını analiz etme
İdarenin tek taraflı yetkilerini kullanırken sözleşmecinin mali istikrarını bozması durumunda 'idarenin eylemi' (fait du prince) veya 'öngörülemezlik' (imprévision) çerçevesinde tazminat yükümlülüğü doğar.
Özel hukuk kişisinin hizmeti sürdürebilmesi için mali sürdürülebilirliğin korunması zorunludur.
3
Diğer ilkelerle ilişkiyi değerlendirme
Süreklilik ilkesi hizmetin durmasını yasaklarken, mali denge ilkesi bu sürekliliğin finansal altyapısını korur.
Hukuk devleti ilkesi uyarınca idarenin yetkileri, sözleşmecinin haklarını tamamen yok sayamaz.

Key Concept

Uyarlanma İlkesi ve İdari Sözleşmelerde Mali Denge (Ius Variandi)

Practice More

İdari sözleşmelerde 'mali dengenin bozulması' durumunda başvurulan 'Öngörülemezlik (Emprivizyon)' kuramı ile 'İdarenin Eylemi (Fait du Prince)' arasındaki farkları inceleyiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 137Question

Kamu hizmetlerinin sunulmasında kesintiye gidilmemesini, hizmetin düzenli ve istikrarlı bir şekilde yürütülmesini ifade eden "süreklilik (kesintisizlik)" ilkesi, idare hukukunda çeşitli hukuki sonuçlar doğurmaktadır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi kamu hizmetlerine egemen olan "süreklilik" ilkesinin doğrudan bir sonucu veya bu ilkeyle ilişkili bir uygulama değildir?

Show answer & explanation

Answer: İdarenin, değişen teknolojik ve toplumsal şartlara göre hizmetin yürütülüş biçiminde tek yanlı değişiklik yapabilmesi

Answer

İdarenin hizmetin yürütülüşünde tek yanlı değişiklik yapabilmesi, süreklilik ilkesinin değil, uyarlanma (değişkenlik) ilkesinin bir sonucudur.
Doğru cevap olan seçenek, idarenin hizmetin sunum yöntemlerini teknolojik gelişmelere göre modernize etme yetkisini tanımlamaktadır. Bu yetki, 'Uyarlanma (Değişkenlik)' ilkesinin bir sonucudur. Süreklilik ilkesi ise hizmetin güncelliğinden ziyade, sunumun kesintisiz ve istikrarlı olmasıyla (grev yasağı, istifa kısıtlaması vb.) ilgilenir.

Step-by-Step Solution

1
Süreklilik ilkesinin tanımını analiz etme
Süreklilik ilkesi, kamu hizmetinin toplumsal ihtiyaçları karşılamak üzere durmaksızın ve düzenli şekilde sunulmasını gerektirir.
Soruda süreklilik ilkesiyle ilişkili olmayan uygulamanın bulunması istenmektedir.
2
Seçeneklerdeki uygulamaları süreklilik amacı bakımından değerlendirme
Grev yasağı, istifa usulü, idari el koyma ve haczedilemezlik gibi kurallar doğrudan hizmetin durmasını engellemeye yöneliktir.
Hizmetin kesintisizliği bu tür kısıtlayıcı veya koruyucu hukuki rejimleri zorunlu kılar.
3
Hizmetin güncellenmesi kavramını diğer ilkelerle karşılaştırma
Hizmetin teknik veya sosyal değişimlere göre güncellenmesi (örneğin dijitalleşme), süreklilikten ziyade "uyarlanma" ilkesiyle açıklanır.
İlkenin odağı hizmetin durmaması değil, zamana uydurulmasıdır.

Key Concept

Kamu Hizmetlerine Egemen İlkeler Arasındaki Farklar
Question 138Question

İdare hukuku öğretisinde bir faaliyetin kamu hizmeti olarak nitelendirilmesinde 'maddi unsur' ve 'organik (şekli) unsur' ayrımı yapılmaktadır. Maddi unsur, faaliyetin toplumsal bir ihtiyacı karşılamaya ve kamu yararına yönelik olmasını ifade ederken; organik unsur faaliyetin idare ile olan kurumsal bağını vurgular.

Buna göre, bir faaliyetin kamu hizmeti sayılabilmesi için 'organik unsur' bakımından aranan temel kriter aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Faaliyetin bir kamu tüzel kişisi tarafından kurulmuş olması veya bir kamu tüzel kişisinin gözetim ve denetimi altında yürütülmesi

Answer

Bir faaliyetin kamu hizmeti olarak kabul edilmesi için organik unsur bakımından o işin bir kamu tüzel kişisi tarafından kurulmuş olması veya bir kamu tüzel kişisinin gözetim, denetim ve sorumluluğu altında yürütülmesi gerekir.
İdare hukuku doktrinine göre, bir faaliyetin kamu hizmeti sayılabilmesi için o faaliyetin bir kamu tüzel kişisi tarafından üstlenilmiş olması (kurulması) veya özel bir kişi tarafından yürütülse dahi bir kamu tüzel kişisinin gözetimi, denetimi ve sorumluluğu altında olması şarttır. Bu kurumsal bağ, 'organik unsur' olarak adlandırılır.

Step-by-Step Solution

1
Kamu hizmetinin unsurlarını analiz et.
Maddi unsur (kamu yararı) ve organik unsur (kurumsal bağ/denetim) belirlendi.
Bir faaliyetin kamu hizmeti sayılması için bu iki unsurun birlikte bulunması gerekir.
2
Organik unsurun kapsamını değerlendir.
Hizmetin ya bizzat idarece yürütülmesi ya da idarenin sıkı denetimi altında özel kişilere gördürülmesi gerektiği anlaşıldı.
Kamu tüzel kişisinin denetim ve sorumluluğu, faaliyetin kamusal niteliğini koruyan temel bağdır.

Key Concept

Kamu Hizmetinin Organik Unsuru
Estimated Time:1m 30s
Question 139Question

İdarenin ekonomik ve sosyal hayatı yönlendirmek amacıyla yürüttüğü planlama faaliyetleri ile bu planların hedeflerini gerçekleştirmeye hizmet eden özendirme ve destekleme faaliyetlerinin hukuki rejimi dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Kalkınma planları kamu kesimi için emredici ve bağlayıcı bir nitelik taşırken, özel kesim için yol gösterici ve teşvik edici bir özellik gösterir; özendirme faaliyetleri ise tek yanlı idari işlemlerin yanı sıra sözleşmeler aracılığıyla da gerçekleştirilebilir.

Answer

Kalkınma planlarının kamu kesimi için bağlayıcı, özel kesim için yol gösterici olduğu ve özendirme faaliyetlerinin hem tek yanlı işlemlerle hem de sözleşmelerle yürütülebileceğini belirten ifade doğrudur.
Doğru cevap, Türk idare hukukunda planlama ve özendirme faaliyetlerinin temel karakterini yansıtmaktadır. Anayasa'nın 166166. maddesi uyarınca kalkınma planları, kamu kurum ve kuruluşları için uyması zorunlu birer rehber iken, özel sektör için sadece hedefleri gösteren ve bu yöndeki yatırımları teşvik eden bir niteliğe sahiptir. Özendirme faaliyetleri ise idarenin bu planlardaki hedeflere ulaşmak için kullandığı araçlardır. İdare bu kapsamda vergi indirimleri, sübvansiyonlar veya arazi tahsisi gibi işlemleri tek taraflı irade açıklamasıyla tesis edebileceği gibi, özellikle büyük ölçekli yatırımlarda yatırımcı ile sözleşme (idari sözleşme veya özel hukuk sözleşmesi) imzalayarak da süreci yürütebilir.

Step-by-Step Solution

1
Planlama faaliyetinin anayasal dayanağını ve bağlayıcılık kapsamını belirlemek
1982 Anayasası'nın 166166. maddesi uyarınca planlar kamu için bağlayıcı, özel kesim için teşvik edicidir (indikatif planlama).
Özel teşebbüs hürriyeti gereği planlar özel sektör üzerinde emir niteliği taşımaz.
2
Özendirme ve destekleme faaliyetlerinin hukuki niteliğini analiz etmek
Bu faaliyetler kısıtlayıcı (kolluk) değil, teşvik edicidir; doğrudan hizmet sunumu (kamu hizmeti) değil, dolaylı yönlendirmedir.
İdarenin müdahale araçları arasındaki farkı netleştirmek gerekir.
3
Kullanılan hukuki araçları değerlendirmek
İdare vergi muafiyeti gibi tek yanlı işlemler (idari işlemler) veya yatırım sözleşmeleri gibi iki yanlı araçlar kullanabilir.
İdarenin eylem ve işlem çeşitliliğini teyit etmek.

Key Concept

İndikatif Planlama ve Özendirme Faaliyetlerinin Pozitif Niteliği
Question 140Question

Kamu hizmetlerinin değişkenlik (uyarlanma) ilkesi, idareye kamu yararının ve değişen toplumsal ihtiyaçların gereklerine göre hizmetin işleyiş koşullarını tek taraflı olarak düzenleme yetkisi vermektedir. Bu ilkenin uygulanması çerçevesinde, kamu hizmetinden yararlanan bireylerin hukuki durumuyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Yararlananlar nesnel ve kanuni bir hukuki durum (statü) içerisinde bulunduklarından, hizmetin işleyişine dair kural işlemlerde yapılan hukuka uygun değişikliklere katlanmak zorundadırlar.

Answer

Kamu hizmetinden yararlananlar nesnel ve kanuni bir hukuki durum (statü) içerisinde bulunduklarından, hizmetin işleyişine dair kural işlemlerde yapılan hukuka uygun değişikliklere katlanmak zorundadırlar.
Kamu hizmetlerinden yararlananlar, idareyle sözleşmesel bir ilişki içinde olmaktan ziyade, kanun ve yönetmeliklerle önceden belirlenmiş genel, nesnel ve kişilik dışı bir hukuki durumun (statünün) içindedirler. İdare, 'değişkenlik' ilkesi gereğince bu statüyü tek taraflı olarak değiştirme yetkisine sahiptir. Bu nedenle, hizmetin işleyiş koşulları değiştiğinde yararlananlar bu yeni statüye tabi olurlar ve eski şartların korunmasını 'kazanılmış hak' ileri sürerek talep edemezler.

Step-by-Step Solution

1
Değişkenlik (Uyarlanma) İlkesini Analiz Etme
İdarenin kamu yararı gereği hizmetin koşullarını tek taraflı değiştirme yetkisi olduğu belirlendi.
Bu ilke, kamu hizmetlerinin durağan olmamasını ve ihtiyaca göre güncellenmesini sağlar.
2
Yararlananın Hukuki Statüsünü Belirleme
Yararlananların durumunun sübjektif değil, nesnel-kanuni (statüsel) olduğu saptandı.
Bireyler kamu hizmetinden yararlanırken önceden belirlenmiş genel kurallara tabi olurlar.
3
Kazanılmış Hak Kavramı ile Karşılaştırma
Kural işlemlerden (statüden) kaynaklanan beklentilerin bir 'kazanılmış hak' oluşturmadığı anlaşıldı.
Statüsel durumda, kurallar değiştiğinde bireylerin bu değişikliğe uyma yükümlülüğü doğar.

Key Concept

Kamu Hizmetinin Değişkenliği ve Statüsel Yararlanma

Practice More

İdarenin kamu hizmetini sunarken kullandığı 'özel hukuk sözleşmeleri' ile 'idari sözleşmeler' arasındaki farkları ve statüsel durumun bu sözleşme türlerindeki etkisini inceleyiniz.
Estimated Time:2m 0s
PreviousPage 7 / 9Next