İdarenin Malları

187 questions

Question 41Question

Bir sahil kasabasında bulunan ve tarıma elverişli olmayan sarp kayalık bir arazi üzerinde uzun yıllardır arıcılık faaliyeti yürüten (X) kişisi, bu alanın kendi mülkiyetine geçmesi talebiyle tapu iptal ve tescil davası açmıştır. Aynı zamanda yöredeki ilçe belediyesi, söz konusu alanın sınırları içinde yer alması sebebiyle kendi kamu tüzel kişiliğine ait bir 'özel mal' niteliğinde olduğunu ileri sürerek davaya müdahil olmuştur. Hazine avukatı ise bu arazinin devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunduğunu belirterek her iki talebin de reddini savunmuştur.

Türk idare ve eşya hukuku kuralları dikkate alındığında, bu taşınmazın hukuki statüsü ve tarafların iddiaları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Söz konusu arazi, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki sahipsiz mallardan olup kural olarak tapu siciline tescil edilmez ve özel mülkiyete geçirilmesi amacıyla kazandırıcı zamanaşımına konu olamaz.

Answer

Söz konusu arazinin sahipsiz mal statüsünde olması sebebiyle kural olarak tescile tabi olmaması ve kazandırıcı zamanaşımıyla iktisap edilememesi ifade eden seçenek doğrudur.
Sarp kayalık ve tarıma elverişsiz yerler, Türk hukuku uyarınca devletin hüküm ve tasarrufu altındaki 'sahipsiz mallar' kategorisinde değerlendirilir. Bu taşınmazlar kural olarak tapu siciline tescil edilmezler. Sahipsiz mallar kamu malı niteliği taşıdıkları için özel mülkiyete konu olamaz, haczedilemez, devredilemez ve üçüncü kişiler tarafından davasız zilyetlik (kazandırıcı zamanaşımı) yoluyla iktisap edilemezler. Dolayısıyla, ne şahsın zilyetlik temelli mülkiyet talebi ne de yerel idarenin özel mal iddiası hukuken geçerlidir.

Step-by-Step Solution

1
Taşınmazın hukuki niteliğinin tespiti
Sarp kayalık ve tarıma elverişsiz alanların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki sahipsiz mallar kategorisine girdiği belirlenir.
Türk Medeni Kanunu ve idare hukuku ilkelerine göre dağlar, tepeler, kayalıklar gibi kimsenin özel mülkiyetine girmeye elverişli olmayan yerler sahipsiz maldır.
2
Tescil ve iktisap kurallarının uygulanması
Sahipsiz malların kural olarak tapu siciline tescil edilemeyeceği ve zilyetlik/zamanaşımı yoluyla özel mülkiyete geçirilemeyeceği saptanır.
Kamu malları statüsündeki bu yerler, yasal istisnalar dışında devredilemezlik ve zamanaşımıyla kazanılamamazlık ilkelerine tabidirler.
3
Tarafların iddialarının değerlendirilmesi
(X) kişisinin zamanaşımı iddiası ile belediyenin özel mal iddiasının hukuken yersiz olduğu, Hazine savunmasının haklı olduğu sonucuna varılır.
Bu tür yerler doğrudan devlet (Hazine) tüzel kişiliğinin tasarrufundadır, şahıslara veya sırf coğrafi konum nedeniyle yerel yönetimlere geçmez.

Key Concept

Sahipsiz Malların Hukuki Rejimi ve Özellikleri
Question 42Question

Türk idare hukuku doktrini ve Danıştay içtihatları çerçevesinde, bir taşınmazın 'kamu malı' statüsünü kazanabilmesi için mülkiyet ve tahsis kriterlerinin bir arada bulunması esastır. Bir belediyenin mülkiyetinde bulunan boş bir arazinin, herhangi bir belediye meclisi kararı veya idari işlemle park olarak özgülenmemesine rağmen, belediye tarafından çevre düzenlemesinin yapılması, halkın kullanımına terk edilmesi ve uzun yıllardır kamunun yararlanmasına sunulması durumunda söz konusu taşınmazın hukuki statüsüyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Taşınmaz, belediye mülkiyetinde olması ve 'fiili tahsis' yoluyla kamunun kullanımına sunulması nedeniyle kamu malı statüsündedir ve kural olarak özel hukuk hükümlerine tabi tutulamaz.

Answer

Taşınmazın belediye mülkiyetinde olması mülkiyet kriterini, halkın kullanımına sunulması ve idarenin buna yönelik düzenlemeleri ise fiili tahsis kriterini karşıladığından, taşınmaz kamu malı statüsündedir ve kamu hukuku rejimine tabidir.
İdare hukuku ilkelerine göre bir taşınmazın kamu malı statüsü kazanması için kamu tüzel kişisine ait olması (mülkiyet) ve kamusal bir amaca özgülenmesi (tahsis) gerekir. Tahsis işlemi açık bir idari kararla yapılabileceği gibi, malın uzun süreli ve düzenli olarak kamusal bir amaca hizmet etmesiyle 'fiili' olarak da gerçekleşebilir. Belediyenin arsayı park olarak düzenleyip halkın kullanımına bırakması fiili tahsisi oluşturur ve malı kamu malı rejimine dahil eder.

Step-by-Step Solution

1
Mülkiyet kriterini kontrol et.
Taşınmaz bir belediyeye (kamu tüzel kişisi) aittir.
Kamu malı statüsü için malın bir kamu tüzel kişisinin mülkiyetinde olması ön koşuldur.
2
Tahsis kriterini analiz et.
Taşınmaz halkın kullanımına (park olarak) sunulmuş ve belediye tarafından bu amaçla düzenlenmiştir.
Bir malın kamu malı olması için kamusal bir amaca (kamu hizmeti veya kamunun doğrudan kullanımı) özgülenmesi gerekir.
3
Tahsisin biçimini değerlendir.
Resmi bir karar olmasa da 'fiili tahsis' (actual allocation) gerçekleşmiştir.
Doktrin ve Danıştay kararlarına göre, idarenin malı kamusal bir amaca fiilen terk etmesi ve bu durumu sürdürmesi, hukuki tahsisle aynı sonuçları doğurur.
4
Hukuki rejimi belirle.
Taşınmaz kamu malı rejimine (idare hukuku) tabi olur.
Mülkiyet ve tahsis kriterleri birleştiğinde mal kamu malı olur; haczedilemez, zamanaşımı ile kazanılamaz ve devredilemez.

Key Concept

Fiili Tahsis İlkesi

Alternative Method

Soruyu çözerken idarenin taşınmaz üzerindeki iradesine odaklanın: Eğer idare alanı düzenlemiş ve halkın kullanımına rıza göstermişse, bu 'zımni' bir tahsis iradesidir ve malı kamu malı yapar.
Estimated Time:2m 0s
Question 43Question

Tarım ve Orman Bakanlığı, tarımsal verimliliği artırmak ve üreticilere teknik destek sağlamak amacıyla mülkiyetindeki boş bir araziye "Zirai Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü" binası inşa etmiştir. Bina tamamlandıktan sonra gerekli donanımlar sağlanarak doğrudan zirai araştırma hizmetlerinin yürütülmesine tahsis edilmiştir. İlerleyen süreçte, Bakanlığın geçmiş dönemdeki bir mal alımı ihalesinden doğan borcu nedeniyle alacaklı firma, söz konusu enstitü binasının haczini talep etmiştir.

Buna göre, idare hukuku kuralları dikkate alındığında söz konusu binanın malvarlığı içindeki niteliği ve haciz talebinin akıbeti hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Bina, bir kamu hizmetinin doğrudan görülmesine tahsis edildiği için hizmet malı niteliğindedir ve kamu mallarının haczedilmezliği kuralı gereğince haczi mümkün değildir.

Answer

Söz konusu enstitü binası, doğrudan bir kamu hizmetinin yürütülmesine özgülendiği için 'hizmet malı' statüsündedir. Hizmet malları kamu malı niteliği taşıdığından, alacaklılar tarafından haczedilmesi hukuken imkânsızdır.
İdare hukukunda, doğrudan doğruya bir kamu hizmetinin görülmesine tahsis edilen veya o hizmetin zorunlu unsuru olan mallara 'hizmet malı' denir. Olaydaki Zirai Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü binası, zirai araştırma hizmetine fiilen tahsis edildiği için hizmet malıdır. Hizmet malları, kamu malı statüsünde oldukları için kamu hizmetlerinin sürekliliği ilkesi gereğince hiçbir şekilde haczedilemez, satılamaz ve zaman aşımıyla kazanılamazlar.

Step-by-Step Solution

1
Enstitü binasının tahsis amacının ve kullanım şeklinin incelenmesi
Binanın doğrudan 'zirai araştırma hizmetlerinin yürütülmesine' tahsis edildiği saptanmıştır.
Bir malın idare hukuku kapsamında hangi statüde yer aldığını belirlemek için tahsis amacı ve kullanım biçimine bakılmalıdır.
2
Binanın idarenin malları (kamu malı/özel mal) içindeki hukuki sınıflandırmasının yapılması
Doğrudan kamu hizmetinin görülmesine özgülendiği için bina, kamu malları kategorisindeki 'hizmet malı' olarak sınıflandırılır.
Kamu hizmetinin doğrudan aracı olan, idari faaliyetlerin fiziki mekânını oluşturan (okul, hastane, hizmet binası vb.) mallar idare hukukunda hizmet malı kabul edilir.
3
Hizmet malı statüsünün haciz işlemine karşı hukuki korumasının değerlendirilmesi
Hizmet malları kamu malı statüsünde olduğundan, alacaklı firmanın haciz talebinin hukuken reddedilmesi gerektiği sonucuna ulaşılır.
Kamu hizmetlerinin aksamaması ve süreklilik ilkesi gereği, anayasal ve yasal mevzuat uyarınca kamu malları hiçbir şekilde haczedilemez.

Key Concept

Hizmet Mallarının Tanımı ve Kamu Mallarının Haczedilmezliği
Question 44Question

Mülkiyeti bir ilçe belediyesine ait olan ve fiilen "Belediye Gençlik ve Kültür Merkezi" olarak kullanılan bir taşınmazla ilgili olarak; belediyeden ihale bedelini tahsil edemeyen bir alacaklı firma bu binanın haczini talep etmiş, aynı zamanda belediye yönetimi de borçları ödeyebilmek amacıyla binayı mevcut haliyle (kamu hizmetine tahsisli durumdayken) özel bir şirkete satmak için idari işlem başlatmıştır.

Kamu mallarının hukuki rejimi dikkate alındığında, bu taşınmazla ilgili uygulanmak istenen haciz ve satış işlemleri hakkında aşağıdaki ifadelerden hangisi hukuken doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Bina, fiilen bir kamu hizmetine özgülendiğinden "hizmet malı" niteliğinde bir kamu malıdır; dolayısıyla idarenin borçlarından dolayı haczedilemez ve üzerindeki tahsis durumu kaldırılmadan devredilemez.

Answer

Fiilen kamu hizmetinde kullanılan binalar kamu malı (hizmet malı) sayıldığından haczedilmeleri ve tahsis kararı kaldırılmadan satılmaları mümkün değildir.
Kamu idarelerine ait taşınmazların hukuki statüsü kullanılış biçimlerine göre belirlenir. Olaydaki Gençlik ve Kültür Merkezi, fiilen bir kamu hizmetine özgülendiği için 'hizmet malı' türünde bir kamu malıdır. Kamu malları, kamu hizmetlerinin sürekliliği ilkesi gereği hiçbir surette haczedilemez (5393 sayılı Belediye Kanunu m.15/son fıkra da bunu özel olarak düzenler). Aynı şekilde kamu malları 'devredilemezlik' ilkesine tabidir; satılabilmeleri veya devredilebilmeleri için öncelikle yetkili organ kararıyla kamu hizmetine tahsis durumlarının ortadan kaldırılması ve idarenin özel malı statüsüne geçirilmesi gerekir. Doğru seçenek bu iki temel özelliği eksiksiz olarak ifade etmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Taşınmazın hukuki statüsünü belirlemek.
Gençlik ve Kültür Merkezi olarak kullanılan bina, idarenin bir kamu hizmetini yürütmek için özgülediği "hizmet malı" niteliğindedir. Hizmet malları kamu malları kategorisinde yer alır.
Bir taşınmazın hukuki rejimini saptamak için öncelikle onun idarenin özel malı mı yoksa kamu malı mı olduğunu tespit etmek gerekir.
2
Kamu mallarının haczedilebilirlik durumunu değerlendirmek.
Kamu malları (hizmet malları, orta malları, sahipsiz mallar) kanun gereği idarenin hiçbir borcundan dolayı haczedilemez.
Haciz yasağı, kamu hizmetinin kesintisiz olarak yürütülmesi ilkesinin bir sonucudur.
3
Kamu mallarının satılabilirlik durumunu incelemek.
Kamu malları kural olarak devredilemez ve satılamaz (feragat edilemezlik/devredilemezlik kuralı). Ancak yetkili organ tarafından üzerindeki tahsis kaldırılarak idarenin özel malı haline getirilirse satışı mümkün olabilir. Olayda tahsis kaldırılmadan, mevcut haliyle satış planlanmaktadır ki bu hukuka aykırıdır.
Kamu malının hukuki statüsü devam ettiği sürece özel mülkiyete ve ticari işlemlere konu edilemeyeceğini göstermek için.

Key Concept

Kamu Mallarının Hukuki Özellikleri (Haczedilemezlik ve Devredilemezlik)
Question 45Question

İdare hukukunda kamu mallarının kullanım rejimi; yararlananların kapsamına, kullanımın niteliğine ve hukuki dayanağına göre farklılık göstermektedir. Buna göre, kamu mallarından yararlanma biçimleri ve bu süreçteki hukuki kavramlar hakkında aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: İdarenin bir sözleşme kurmaksızın, tek taraflı bir idari işlemle kişilere tanıdığı ve kamu yararı gereği kural olarak her zaman geri alınabilir nitelikteki özel yararlanma hakkına 'ruhsat' adı verilir.

Answer

İdarenin tek taraflı bir idari işlemle (sözleşme olmaksızın) tanıdığı ve geri alınabilir nitelikteki özel yararlanma hakkı ruhsat olarak tanımlanmaktadır.
İdare hukukunda kamu mallarından özel yararlanma; malın tahsis amacına uygun ancak başkalarının yararlanmasını engelleyecek şekilde kullanılmasıdır. Bu kullanım eğer idarenin tek taraflı bir işlemiyle gerçekleşiyorsa buna 'ruhsat' denir. Ruhsat, imtiyazın aksine bir sözleşme değildir ve idare kamu yararı gördüğü durumlarda bu izni her zaman geri alabilir.

Step-by-Step Solution

1
Kamu mallarından yararlanma biçimlerini genel ve özel olarak ayır.
Genel yararlanma herkes içindir, özel yararlanma belirli kişi veya gruplara özgüdür.
Sorunun odaklandığı 'özel yararlanma' kavramının çerçevesini çizmek için bu ayrım gereklidir.
2
Özel yararlanma usullerinin (ruhsat ve imtiyaz) hukuki niteliğini analiz et.
Ruhsat tek taraflı bir işlemdir; imtiyaz ise iki taraflı bir idari sözleşmedir.
Seçeneklerdeki ruhsat ve imtiyaz ayrımını doğru yapabilmek için hukuki dayanak farkını anlamak şarttır.
3
Hukuka aykırı kullanım durumundaki kavramları (fuzuli işgal ve ecrimisil) değerlendir.
Fuzuli işgal eylemin kendisidir, ecrimisil ise bu eylem karşılığında alınan tazminattır.
Çeldiricilerdeki kavram karmaşasını gidermek için bu tanımların netleştirilmesi gerekir.

Key Concept

Kamu Mallarından Özel Yararlanma ve Ruhsat Usulü
Estimated Time:1m 15s
Question 46Question

Türk İdare Hukuku'nda "sahipsiz mallar" (Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerler) kategorisinde yer alan taşınmazların hukuki rejimi, tapu sicili ile olan ilişkisi ve korunması bağlamında aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Bu mallar nitelikleri gereği tapu kütüğüne tescil edilmezler; ancak üzerlerinde sınırlı bir ayni hak tesisi gerektiğinde veya bir kamu hizmetine tahsis edildiklerinde tescil edilmeleri mümkündür.

Answer

Sahipsiz mallar nitelikleri gereği tapu kütüğüne tescil edilmezler; ancak üzerlerinde sınırlı bir ayni hak tesisi gerektiğinde veya bir kamu hizmetine tahsis edildiklerinde tescil edilmeleri mümkündür.
Türk İdare Hukuku ve Medeni Hukuk prensiplerine göre, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerler (sahipsiz mallar) kural olarak tapu siciline tescil edilmezler. Ancak, Kadastro Kanunu'nun ilgili hükümleri gereği, bu mallar üzerinde bir sınırlı ayni hak tesisi yapılması gerektiğinde veya malın niteliği değiştirilerek (tahsis yoluyla) bir kamu hizmetine özgülenmesi durumunda Hazine adına tescilleri mümkün hale gelmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Sahipsiz malların (Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerler) hukuki niteliğini belirleme.
Sahipsiz mallar; dağlar, tepeler, kayalıklar, buzullar gibi tarıma elverişli olmayan ve sahipsiz olan yerlerdir. Bu mallar "kamu malı" kategorisinde yer alır.
Bir malın idarenin hangi rejimine tabi olduğunu anlamak için kategorisini doğru saptamak gerekir.
2
Tapu sicili ve tescil kuralını analiz etme.
Türk Medeni Kanunu m. 715 ve Kadastro Kanunu m. 16/C uyarınca, sahipsiz yerler tapu kütüğüne tescil edilmezler.
Sahipsiz malları diğer kamu mallarından (hizmet ve orta malları) ayıran en temel fark tescil edilmemeleridir.
3
Tescil kuralının istisnalarını ve hukuki korumaları değerlendirme.
Bu yerler üzerinde bir ayni hak (örneğin bir intifa hakkı) kurulması gerekiyorsa veya mal bir kamu hizmetine tahsis edilerek statü değiştiriyorsa tescil işlemi yapılır. Ayrıca kamu malı oldukları için zamanaşımı ile kazanılamazlar ve haczedilemezler.
Tescil edilmeme kuralı mutlak değildir; hukuki gereklilikler ve tahsis durumu bu kuralı istisnaya uğratabilir.

Key Concept

Sahipsiz Malların Tescil Rejimi ve Korunması
Estimated Time:1m 40s
Question 47Question

Türk İdare Hukuku doktrini ve Danıştay içtihatları çerçevesinde bir malın 'kamu malı' (kamu mülkiyeti) statüsünde kabul edilerek kamu hukuku rejiminin sağladığı özel korumalardan (haczedilemezlik, zamanaşımı ile kazanılamama, devredilemezlik vb.) yararlanabilmesi için mülkiyetinin 'münhasıran' bir kamu tüzel kişisine ait olması ve kamu yararına (hizmet veya orta malı olarak) tahsis edilmiş olması gerekir.

Buna göre, aşağıda belirtilen taşınmazlardan hangisi, mülkiyet yapısındaki özellik nedeniyle doktrin uyarınca bir 'kamu malı' olarak nitelendirilemez?

Show answer & explanation

Answer: Bir belediye ile özel bir vakfın paylı mülkiyetinde (müşterek mülkiyet) bulunan ve bir bölümü belediye kütüphanesi olarak kullanılan bina.

Answer

Belediye ve özel bir vakfın paylı mülkiyetinde bulunan bina, mülkiyet kriterinin tam olarak karşılanmaması nedeniyle kamu malı sayılamaz.
İdare hukukunda bir malın kamu malı sayılabilmesi için mülkiyetinin tam ve münhasıran bir veya birden fazla kamu tüzel kişisine ait olması şarttır. Bir belediye ile özel bir vakfın paylı mülkiyetinde (müşterek mülkiyet) bulunan taşınmazlar, mülkiyetin bir kısmı özel hukuk kişisine ait olduğu için kamu malı statüsü kazanamaz. Bu tür taşınmazlar, bir bölümünde kamu hizmeti yürütülse dahi, mülkiyet birliği ve rejim bütünlüğü sağlanamadığı için Türk Medeni Kanunu'ndaki özel hukuk hükümlerine ve paylı mülkiyet kurallarına tabi olmaya devam eder.

Step-by-Step Solution

1
Kamu malı sayılabilme kriterlerini belirle.
Bir malın kamu malı olması için mülkiyetinin bir kamu tüzel kişisine ait olması (mülkiyet kriteri) ve kamu yararına tahsis edilmiş olması (tahsis kriteri) gerekir.
Bu iki kriter kümülatif olarak (birlikte) gerçekleşmelidir.
2
Seçeneklerdeki mülkiyet yapılarını analiz et.
Hazine, belediye, mahalli idare birliği, devlet üniversitesi ve köy tüzel kişiliği birer kamu tüzel kişisidir. Ancak paylı mülkiyette özel bir vakıf da mülkiyet ortağıdır.
Mülkiyet kriteri, malın 'münhasıran' (sadece) kamu tüzel kişisine veya kişilerine ait olmasını gerektirir.
3
Paylı mülkiyetin hukuki rejimini değerlendir.
Özel hukuk kişisi (şahıs, vakıf, şirket vb.) ile bir kamu tüzel kişisinin paylı mülkiyetinde olan taşınmazlar Türk Medeni Kanunu'na tabidir.
Kamu hukuku rejiminin sağladığı dokunulmazlıklar (haczedilemezlik vb.), bir özel hukuk kişisinin mülkiyet payı üzerinde uygulanamayacağından bu mallar kamu malı sayılamaz.
4
Doğru seçeneği teyit et.
Belediye ve vakıf ortaklığındaki binanın mülkiyeti tam olarak idareye ait olmadığı için kamu malı statüsüne girmez.
Faaliyet kütüphane hizmeti olsa bile mülkiyet yapısı engeli söz konusudur.

Key Concept

Kamu Mallarında Münhasır Mülkiyet İlkesi
Estimated Time:2m 30s
Question 48Question

İdare hukukunda bir malın 'kamu malı' statüsünde kabul edilmesi, o malın haczedilememesi, zamanaşımı ile kazanılamaması ve tapu sicili hukukundan farklı bir koruma rejimine tabi olması sonucunu doğurur. Bir malın bu statüye sahip olup olmadığını belirlemek amacıyla doktrin ve yargı kararlarıyla belirli kriterler geliştirilmiştir.

Buna göre, Türk idare hukuku ilkeleri çerçevesinde bir taşınmazın 'kamu malı' sayılabilmesi için aşağıdakilerden hangisi zorunlu bir kriter değildir?

Show answer & explanation

Answer: Taşınmazın tapu siciline kamu malı şerhiyle tescil edilmiş olması

Answer

Taşınmazın tapu siciline kamu malı şerhiyle tescil edilmiş olması zorunlu bir kriter değildir.
İdare hukukunda bir taşınmazın kamu malı sayılabilmesi için tapu siciline tescil edilmiş olması bir zorunluluk değildir. Bir malın kamu malı olup olmadığı, mülkiyetinin bir kamu tüzel kişisinde olması ve o malın bir kamu hizmetine veya halkın kullanımına tahsis edilmiş olmasına (veya sahipsiz mallar gibi doğal niteliğine) bağlıdır. Tescil işlemi kurucu değil, bildirici bir nitelik taşır; nitekim denizler, akarsular ve kıyılar gibi pek çok kamu malı tapu kütüğüne tescil edilmez.

Step-by-Step Solution

1
Kamu malı olma kriterlerini belirle
Bir malın kamu malı sayılması için mülkiyetin bir kamu tüzel kişisine ait olması ve malın kamusal bir amaca (hizmet veya kullanım) tahsis edilmiş olması gerekir.
Kamu malı statüsü, mülkiyet ve tahsis (allocation) unsurlarının bileşimiyle oluşur.
2
Tescilin hukuki niteliğini değerlendir
Türk idare hukukunda tapu tescili 'kurucu' değil, 'bildirici' bir işlemdir.
Bir malın kamu malı olup olmadığını belirleyen şey tapu kaydı değil, o malın fiili durumu ve tahsis kararıdır.
3
İstisnaları (sahipsiz malları) gözden geçir
Kıyılar, ormanlar, akarsular gibi sahipsiz mallar (res nullius) tapuya tescil edilmeseler bile kamu malıdır.
Kadastro Kanunu uyarınca, kamu yararına tahsis edilen veya kamunun kullanımında olan yerler tescile tabi tutulmaz.

Key Concept

Kamu Malı Kriterleri: Mülkiyet ve Tahsis
Question 49Question

1982 Anayasası'nın 43, 168 ve 169. maddelerinde düzenlenen; kıyılar, tabii servetler ve kaynaklar ile ormanların hukuki rejimine ilişkin anayasal güvenceler ve sınırlamalar dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi hukuken hatalıdır?

Show answer & explanation

Answer: Yanan orman alanlarının ekonomiye kazandırılması amacıyla, bu alanlarda kamu yararına yönelik geçici tesisler kurulması veya sınırlı tarımsal faaliyetlerde bulunulması kanunla düzenlenebilir.

Answer

Yanan orman alanlarının ekonomiye kazandırılması amacıyla başka amaçlarla kullanılmasına izin verilebileceğini belirten seçenek hatalıdır.
Anayasa'nın 169. maddesinin 3. fıkrasına göre; yanan ormanların yerinde yeni orman yetiştirilir, bu yerlerde başka çeşit tarım ve hayvancılık yapılamaz. Bu hüküm, 'kamu yararı' veya 'geçici tesis' gibi gerekçelerle dahi olsa alanın orman dışında bir amaçla kullanılmasını mutlak surette yasaklamaktadır. Dolayısıyla bu alanların kanunla dahi olsa ekonomiye kazandırılması veya tarıma açılması mümkün değildir.

Step-by-Step Solution

1
Anayasa'nın 169. maddesinin 3. fıkrasını incele.
Yanan ormanların yerinde yeni orman yetiştirileceği ve başka çeşit tarım veya hayvancılık yapılamayacağı hükmüne ulaşıldı.
Yanan orman alanlarının korunmasına yönelik mutlak anayasal yasağı tespit etmek için.
2
Diğer mal rejimlerini (Kıyı m. 43, Tabii Servet m. 168) karşılaştır.
Kıyılarda 'kanunla düzenleme' ve kaynaklarda 'devletin hüküm ve tasarrufu' ilkelerinin doğruluğu teyit edildi.
Çeldiricilerin anayasal dayanaklarını doğrulamak ve yanlış olanı ayırt etmek için.
3
Hatalı ifadeyi belirle.
Kamu yararı gerekçesiyle dahi olsa yanan ormanların tarıma veya yapılaşmaya açılmasının anayasal olarak imkansız olduğu sonucuna varıldı.
Kesin yasağın 'kanunla düzenleme' veya 'kamu yararı' istisnası içermediğini vurgulamak için.

Key Concept

İdarenin Malları Üzerindeki Anayasal Mutlak Yasaklar
Question 50Question

Türk idare hukuku doktrini ve Danıştay içtihatları uyarınca, bir malın 'kamu malı' statüsünde kabul edilerek kamu hukuku rejimine (haczedilemezlik, devredilemezlik, zamanaşımı ile kazanılamama vb.) tabi olabilmesi için mülkiyet ve tahsis kriterlerini birlikte karşılaması gerekir. Buna göre, mülkiyet ve tahsis kriterleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisinin kural olarak kamu hukuku rejimine tabi bir 'kamu malı' olduğu söylenemez?

Show answer & explanation

Answer: Bir kamu iktisadi teşebbüsünün (KİT) mülkiyetinde bulunan ve işletme faaliyetlerinde kullanılan idari hizmet binası

Answer

Kamu iktisadi teşebbüslerinin (KİT) mülkiyetinde bulunan ve işletme faaliyetlerinde kullanılan mallar, kamu hukuku rejimine tabi birer kamu malı değil, özel hukuk rejimine tabi mallardır.
Kamu iktisadi teşebbüsleri (İktisadi Devlet Teşekkülleri ve Kamu İktisadi Kuruluşları), 233 sayılı KHK uyarınca tüzel kişiliğe sahip, faaliyetlerinde özerk ve sorumlulukları sermayeleri ile sınırlı olan kuruluşlardır. Bu kuruluşlar özel hukuk hükümlerine tabi olarak ticari ve sınai faaliyet yürütürler. Bu nedenle, KİT mülkiyetindeki mallar idare hukukunun sağladığı özel korumalardan (haczedilemezlik gibi) yararlanamaz ve 'kamu malı' olarak nitelendirilmezler; bunlar 'idarenin özel malı' rejimine daha yakındır.

Step-by-Step Solution

1
Kamu malı kriterlerini belirle
Bir malın kamu malı olması için: 1) Bir kamu tüzel kişisinin mülkiyetinde olması, 2) Kamu yararına/hizmetine veya halkın kullanımına tahsis edilmiş olması gerekir.
Soruda istenen kamu malı statüsünün hukuki çerçevesini çizmek.
2
Seçeneklerdeki kurumların hukuki statüsünü analiz et
Belediye, köy ve üniversite doğrudan kamu tüzel kişisidir. KİT'ler ise ticari nitelikli ve özel hukuk rejimine yakın kuruluşlardır.
Mülkiyet kriterinin hangi kurumlar için geçerli olduğunu saptamak.
3
Malların tabi olduğu rejimi değerlendir
KİT'lerin malları haczedilebilir ve özel hukuk hükümlerine tabidir. Diğerleri ise tahsis yoluyla kamu hukuku koruması altındadır.
Hangi malın 'idarenin özel malı' statüsünde kaldığını tespit etmek.

Key Concept

Kamu Malı ve İdarenin Özel Malı Ayrımı

Practice More

Kamu mallarının haczedilemezliği ve zamanaşımı ile kazanılamaması gibi istisnai durumların kamu iktisadi teşebbüsleri açısından uygulanabilirliğini araştırınız.
Estimated Time:1m 30s
Question 51Question

Kamu mallarının kullanımında, idarenin bir sözleşme kurmaksızın tek taraflı bir idari işlemle kişilere tanıdığı, genellikle idare tarafından geri alınabilen kısıtlı yararlanma usulü aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Ruhsat usulü

Answer

İdarenin tek taraflı bir işlemiyle sağlanan kısıtlı kullanım yetkisi olan ruhsat usulüdür.
İdare hukukunda kamu mallarından özel yararlanma iki ana usulle gerçekleşir: Ruhsat ve İmtiyaz. Eğer idare, herhangi bir sözleşme yapmadan, tek taraflı bir irade beyanıyla (izin vererek) bir kişiye kamu malını kullanma yetkisi veriyorsa bu 'ruhsat usulü'dür. Ruhsatlar genellikle süreklilik arz etmez ve idare tarafından tek taraflı olarak geri alınabilir.

Step-by-Step Solution

1
Kullanım türünün niteliğini belirle.
Soruda belirtilen durumun bir 'özel yararlanma' olduğu saptanır.
Tahsis amacını aşan ve idarenin iznine (ruhsat veya sözleşme) bağlı olan kullanımlar özel yararlanma kategorisine girer.
2
İdarenin işlem türünü ayırt et.
İşlemin 'tek taraflı' ve 'sözleşmesiz' olduğu belirlenir.
Özel yararlanmada idarenin tek taraflı izni 'ruhsat', karşılıklı sözleşmesi ise 'imtiyaz' olarak adlandırılır.
3
Hukuki usulü isimlendir.
Bu özelliklere sahip usulün 'ruhsat usulü' olduğu sonucuna varılır.
Ruhsatlar idarenin tek taraflı iradesiyle kurulur ve genellikle idareye geri alma yetkisi tanır.

Key Concept

Özel yararlanma usullerinden ruhsat ve imtiyaz ayrımı

Practice More

Özel yararlanmanın diğer türü olan imtiyaz usulünün sözleşmeye dayalı yapısını ve uzun süreli hizmet tahsislerini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 52Question

İdare hukukunda 'ayrılabilir işlem kuramı' çerçevesinde, idarenin özel malları üzerindeki tasarrufları farklı aşamalarda farklı hukuki rejimlere tabidir. İl özel idaresine ait bir taşınmazın kiraya verilmesi süreci dikkate alındığında, bu işlemlerin tabi olduğu hukuki rejim ve yargı yoluyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: İhale süreci ve ihale kararı aşamasındaki işlemler idari işlem niteliğinde olup uyuşmazlıklar idari yargıda; sözleşmenin imzalanmasından sonraki aşamalar ise özel hukuk hükümlerine ve adli yargıya tabidir.

Answer

İhale ve karar aşaması idari yargıya, sözleşme ve sonrası ise adli yargıya tabidir.
İdarenin özel malları üzerindeki tasarrufları (satış, kira, trampa vb.) kural olarak özel hukuk hükümlerine tabidir. Ancak 'ayrılabilir işlem kuramı' uyarınca, sözleşme öncesi hazırlık işlemleri, ihalenin yapılması ve ihale kararı gibi işlemler idari işlem niteliğindedir ve bu aşamadaki uyuşmazlıklar idari yargıda görülür. Sözleşme imzalandıktan sonra ise taraflar arasındaki ilişki bir özel hukuk ilişkisine dönüşür ve bu aşamadan doğan uyuşmazlıklar adli yargının görev alanına girer.

Step-by-Step Solution

1
Malın statüsünün belirlenmesi
İl özel idaresine ait taşınmaz (dükkan, lojman vb.) bir 'özel mal'dır.
Bu mallar bir kamu hizmetine veya kamunun doğrudan kullanımına tahsis edilmemiştir.
2
Ayrılabilir işlem kuramının uygulanması
İşlem 'ihale aşaması' ve 'sözleşme aşaması' olarak ikiye ayrılır.
İdarenin iradesini oluşturma süreci ile oluşan iradenin özel hukuk kişisiyle sözleşmeye dökülmesi farklı rejimlere tabidir.
3
Yargı yolunun tespiti
İhale aşaması idari yargı, sözleşme sonrası aşama adli yargı olarak belirlenir.
Danıştay ve Uyuşmazlık Mahkemesi içtihatları uyarınca karma rejim uygulanmaktadır.

Key Concept

Ayrılabilir İşlem Kuramı ve İdarenin Özel Malları

Practice More

İdarenin kamu malları ile özel malları arasındaki 'haczedilemezlik' farklarını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 53Question

Türk İdare Hukuku'nda "sahipsiz mallar" (devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerler) olarak adlandırılan kamu mallarının hukuki rejimi, tapu sicili ile ilişkisi ve mülkiyetin kazanılması hususları birlikte değerlendirildiğinde aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Sahipsiz mallar kural olarak tapu siciline tescil edilmezler ve üzerlerinde kazandırıcı zamanaşımı işlemez; ancak bu malların bir kamu hizmetine tahsis edilmesi durumunda statüleri değişerek tescil edilebilir hale gelirler.

Answer

Sahipsiz malların tescilsiz olduğu, zamanaşımı ile kazanılamayacağı ve tahsis yoluyla statü değiştirebileceği ifadesi doğrudur.
Sahipsiz mallar, devletin doğrudan mülkiyetinde değil, 'hüküm ve tasarrufu' altındadır ve bu nedenle kural olarak tapu kütüğüne kaydedilmezler. Ancak, bu mallar idari bir 'tahsis' işlemiyle belirli bir kamu hizmetine özgülendiklerinde 'hizmet malı' niteliği kazanırlar ve bu noktadan itibaren tescil edilebilir hale gelirler. Ayrıca, tüm kamu mallarında olduğu gibi bu mallar üzerinde de kazandırıcı zamanaşımı hükümlerinin uygulanması hukuken mümkün değildir.

Step-by-Step Solution

1
Sahipsiz malların tanımını yapın.
Sahipsiz mallar, dağlar, tepeler, kayalıklar gibi tarıma elverişsiz ve devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerdir.
Konunun temel tanımını belirlemek doğru hukuki rejimi seçmek için gereklidir.
2
Tescil ve zamanaşımı kurallarını kontrol edin.
Bu mallar kural olarak tescil edilmezler ve üzerlerinde kazandırıcı zamanaşımı (iktisabi zamanaşımı) işlemez.
Kamu mallarının temel korunma ilkelerini (devredilemezlik, haczedilemezlik, zamanaşımı yasağı) doğrulamak gerekir.
3
Statü değişikliği (tahsis) durumunu analiz edin.
Bir sahipsiz mal (örneğin bir kayalık), üzerine bir devlet dairesi yapılması (tahsis) ile 'hizmet malı' statüsüne geçer ve bu aşamada tescil edilir.
Sahipsiz malların diğer kamu malı türlerine (hizmet veya orta malları) dönüşebileceğini anlamak ileri düzey bir bilgidir.

Key Concept

Sahipsiz malların tescilsizliği ve tahsis ile statü dönüşümü
Question 54Question

İdare hukukunda, belirli bir kamu hizmetinin yürütülmesine tahsis edilen ve bu hizmetin ayrılmaz bir parçası olan 'hizmet malları' (örneğin; idari hizmet binaları, devlet hastaneleri, polis merkezleri) hakkında aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Kamu hizmetine tahsis edilmeleriyle birlikte kamu malı statüsü kazanırlar ve bu mallar kural olarak haczedilemez, devredilemez ve zamanaşımı ile kazanılamazlar.

Answer

Kamu hizmetine tahsis edilen hizmet malları, kamu malı statüsünde oldukları için haczedilemezlik, devredilemezlik ve zamanaşımı ile kazanılamama özelliklerine sahiptirler.
Doğru ifade, hizmet mallarının kamu hizmetine tahsis edildikleri andan itibaren kamu malı statüsü kazandıklarını ve bu nedenle haciz, devir ve zamanaşımı gibi özel hukuk müdahalelerinden korunduklarını belirtmektedir. Bu, idare hukukundaki 'kamu mallarının korunması' ilkesinin doğrudan bir sonucudur.

Step-by-Step Solution

1
Malın kategorisini belirleme
Hizmet malları (okul, hastane vb.), idarenin kamu hizmetlerini sunmak için kullandığı 'kamu malları' grubuna girer.
Hizmetin yürütülmesi için gereken fiziksel altyapıyı oluştururlar.
2
Hukuki rejimi uygulama
Hizmet malları, 'tahsis' işlemi ile kamu malı statüsü kazandıkları için kamu hukuku kurallarına tabi olurlar.
Kamu hizmetinin sürekliliği ilkesi, bu malların korunmasını gerektirir.
3
Koruma ilkelerini kontrol etme
Bu mallar haczedilemez, devredilemez, kamulaştırılamaz ve zamanaşımı ile kazanılamaz.
Kamu malı statüsünün temel hukuki sonuçları bunlardır.

Key Concept

Hizmet Mallarının Kamu Hukuku Rejimi

Practice More

İdarenin özel mallarının (fiskal mallar) hizmet mallarından farklarını ve bu malların neden haczedilebildiğini inceleyiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 55Question

Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM), şehirler arası ulaşımı kolaylaştırmak amacıyla yeni bir otoyol projesini tamamlayarak trafiğe açmıştır. KGM, bu otoyolun güvenliğinin sağlanması, karla mücadele çalışmalarının yürütülmesi ve yol bakım araçlarının muhafaza edilmesi amacıyla otoyol güzergahı üzerinde sadece kendi personelinin girebildiği kapalı bir "Otoyol Bakım ve İşletme Şefliği" tesisi inşa etmiştir.

İdare hukuku kuralları dikkate alındığında, fiilen bu amaca tahsis edilen Otoyol Bakım ve İşletme Şefliği tesisinin hukuki niteliği ve tabi olduğu rejimle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Doğrudan doğruya bir kamu hizmetinin yürütülmesine özgülendiğinden hizmet malı niteliğindedir ve kamu malı statüsünde olduğu için haczedilemez.

Answer

Tesisin doğrudan bir kamu hizmetinin yürütülmesine tahsis edildiği için hizmet malı niteliğinde olduğunu ve haczedilemeyeceğini belirten seçenektir.
Kamu malları; orta malları, sahipsiz mallar ve hizmet malları olmak üzere üçe ayrılır. Hizmet malları, doğrudan doğruya bir kamu hizmetinin yürütülmesine özgülenen ve bu amaçla kullanılan idareye ait mallardır. Hastaneler, okullar, kamu kurumlarının hizmet binaları ile personelin kullandığı bakım tesisleri ve depolar hizmet malıdır. Bir malın hizmet malı olması için halkın doğrudan serbest kullanımına (park ve yollarda olduğu gibi) açık olması gerekmez; önemli olan hizmetin unsuru olmasıdır. Tüm kamu malları gibi hizmet malları da haczedilemez, devredilemez ve zamanaşımıyla kazanılamaz.

Step-by-Step Solution

1
Tesisin kullanım amacını ve kimlere hitap ettiğini belirle.
Tesis, karla mücadele ve yol bakım araçlarının muhafazası amacıyla KGM personelinin kullanımına sunulmuştur.
Bir idari malın hukuki niteliğini belirleyen temel ölçüt, o malın tahsis (özgülenme) amacıdır.
2
Tesisi idare hukuku mal kategorilerine (hizmet, orta, sahipsiz, özel) göre sınıflandır.
Doğrudan doğruya bir kamu hizmetinin idare organları ve personeli eliyle yürütülmesine tahsis edilen mallar 'hizmet malı' kabul edilir.
Hizmet mallarının halkın doğrudan kullanımına açık olması şart değildir; idari binalar, kışlalar, depolar ve bakım şeflikleri hizmet malıdır.
3
Hizmet mallarının hukuki rejimini ve haczedilebilirlik durumunu tespit et.
Hizmet malları kamu malı kategorisinde yer alır ve kamu malları hiçbir şekilde haczedilemez, devredilemez ve zamanaşımı ile kazanılamaz.
Kamu hizmetinin sürekliliği ilkesi gereği, hizmetin üretilmesinde kullanılan araç ve binaların alacaklılar tarafından müsadere edilmesi (haczi) yasaklanmıştır.

Key Concept

Hizmet Mallarının Kapsamı ve Haczedilmezlik İlkesi
Question 56Question

1982 Anayasası’nın 169. maddesinde düzenlenen "ormanların korunması ve geliştirilmesi" rejimine göre, devlet ormanlarının hukuki statüsü ve bu alanlardaki kısıtlamalarla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Devlet ormanlarının mülkiyeti devrolunamaz ve bu ormanlar zamanaşımı ile kazanılamaz.

Answer

Devlet ormanlarının mülkiyeti devrolunamaz ve bu ormanlar zamanaşımı ile kazanılamaz.
Doğru yanıt olan seçenek, 1982 Anayasası'nın 169. maddesinde yer alan 'Devlet ormanlarının mülkiyeti devrolunamaz. Devlet ormanları kanuna göre, Devletçe yönetilir ve işletilir. Bu ormanlar zamanaşımı ile mülkiyet kazanılamaz...' hükmüyle tam olarak örtüşmektedir. Bu koruma, devlet ormanlarının kamu malı niteliğinin bir gereği olarak mutlak ve emredicidir.

Step-by-Step Solution

1
Anayasa'nın 169. maddesindeki temel yasakları analiz edin.
Devlet ormanları için mülkiyet devri ve zamanaşımı ile kazanma yasağı tespit edilir.
Bu ormanlar devletin hüküm ve tasarrufu altındaki özel korumalı kamu mallarıdır.
2
Yanan orman alanları ve af yasağına ilişkin hükümleri değerlendirin.
Yanan alanların sadece ağaçlandırılacağı ve orman suçlarının af kapsamı dışında olduğu teyit edilir.
Anayasa, orman varlığını korumak için mutlak yasaklar getirmiştir.
3
Seçenekler arasında anayasal hükme tam uyum sağlayan ifadeyi belirleyin.
Mülkiyetin devredilemeyeceği ve zamanaşımı ile kazanılamayacağı ifadesi doğrudur.
Bu ifade doğrudan Anayasa'nın lafzına dayanmaktadır.

Key Concept

Devlet Ormanlarının Anayasal Korunması (Mülkiyet Devri ve Zamanaşımı Yasağı)
Question 57Question

19821982 Anayasası'nın "Kıyılardan yararlanma" başlıklı 4343. maddesine göre; deniz, göl ve akarsu kıyılarıyla, deniz ve göllerin kıyılarını çevreleyen sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle aşağıdakilerden hangisi gözetilir?

Show answer & explanation

Answer: Kamu yararı

Answer

Anayasa'nın ilgili maddesi uyarınca kıyılardan yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir.
1982 Anayasası'nın 43. maddesinin ikinci fıkrası; 'Deniz, göl ve akarsu kıyılarıyla, deniz ve göllerin kıyılarını çevreleyen sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir' hükmünü amirdir. Bu ifade, kıyıların kullanımında her türlü ekonomik veya özel menfaatin üzerinde kamu yararının bulunduğunu kesin olarak belirtir.

Step-by-Step Solution

1
İlgili hukuk normunu tespit etme
1982 Anayasası'nın 43. maddesinin incelenmesi
Kıyılara ilişkin temel hukuki rejimin anayasal dayanağını belirlemek gerekir.
2
Kıyıların hukuki statüsünü ve yararlanma ilkesini yorumlama
Kıyıların devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğunun ve yararlanmada 'kamu yararı' ilkesinin esas alındığının tespiti
Anayasa metninde açıkça belirtilen öncelik sırasını doğrulamak gerekir.

Key Concept

Kıyıların Devletin hüküm ve tasarrufu altında olması ve kamu yararı ilkesi

Practice More

Kıyı kanunu ile Anayasa'daki bu hükmün nasıl somutlaştırıldığını ve sahil şeridi derinliği kurallarını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:35s
Question 58Question

İdare hukukunda kamu mallarının 'özel yararlanma' (özel kullanım) rejimi; malın tahsis amacına uygun olmakla birlikte, başkalarının yararlanmasını engelleyecek şekilde belirli kişi veya gruplara tanınan hakları ifade eder. Bu kapsamda, bir kamu malından idarenin tek taraflı bir işlemi olan 'ruhsat' (izin) yoluyla yararlanmaya ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: İdare, kamu yararı gerektirdiği takdirde ruhsatı her zaman geri alabilir ve bu durumda kural olarak bir tazminat ödenmesi gerekmez.

Answer

İdarenin kamu yararı gereği ruhsatı her zaman geri alabilmesi ve kural olarak tazminat ödemekle yükümlü olmaması seçeneği doğrudur.
Kamu mallarından ruhsat yoluyla yararlanma, idarenin tek taraflı bir işlemiyle gerçekleşir. Bu yararlanma biçimi 'iğreti' (precarious) bir nitelik taşır, yani idare kamu yararı gerektirdiğinde herhangi bir tazminat ödeme yükümlülüğü altına girmeden bu izni her zaman geri alabilir.

Step-by-Step Solution

1
Yararlanma biçiminin hukuki niteliğini belirle.
Ruhsat (izin) usulü, idarenin tek taraflı bir işlemiyle kurulan 'iğreti' (precarious) bir kullanım hakkıdır.
Genel yararlanmanın aksine özel yararlanma, idarenin açık iznine dayanır.
2
İdarenin tek taraflı işlem yapma ve geri alma yetkisini analiz et.
İdare, kamu yararını gözeterek bu izni tek taraflı olarak feshedebilir.
İdari işlemlerin kamu yararı amacıyla geri alınabilirliği kuraldır.
3
Tazminat sorumluluğunu değerlendir.
Özel yararlanma hakları mutlak haklar olmadığından, geri alma durumunda idarenin tazminat ödeme zorunluluğu kural olarak yoktur.
Kullanıcının bu hakkın her an sona erdirilebileceğini bilerek işleme taraf olması 'iğreti'lik özelliğinden kaynaklanır.

Key Concept

Ruhsat (İzin) Usulü ve İğretilik İlkesi

Hints

1
Ruhsatın tek taraflı mı yoksa bir sözleşme mi olduğunu düşünün.
2
İdarenin kamu yararı nedeniyle işleminden her zaman dönebilme yetkisini (geri alma) hatırlayın.

Practice More

Kamu mallarından 'imtiyaz' usulü ile yararlanmanın ruhsat usulünden farklarını ve 'ecrimisil'in hukuki niteliğini incelemek bu konuyu pekiştirmenize yardımcı olacaktır.
Estimated Time:1m 15s
Question 59Question

İdare hukukunda mallar; kamu malları ve idarenin özel malları olmak üzere ikili bir ayrıma tabi tutulmaktadır. Bu ayrım, malların yönetimi, korunması ve uyuşmazlıkların çözümünde uygulanacak hukuk kurallarını belirlemektedir. Buna göre, idarenin özel malları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Kural olarak özel hukuk hükümlerine tabidirler ve bu mallardan doğan uyuşmazlıklar adli yargı mercilerinde çözümlenir.

Answer

İdarenin özel malları kural olarak özel hukuk hükümlerine tabidir ve uyuşmazlıklar adli yargı mercilerinde çözümlenir.
İdarenin özel malları, bir kamu hizmetinin yürütülmesine veya halkın kullanımına (orta malı) ayrılmamış olan mallardır. Bu mallar üzerinde idare, tıpkı bir özel hukuk kişisi gibi mülkiyet hakkına sahiptir. Bu nedenle, bu malların yönetimi, kiralanması veya satışı gibi işlemler kural olarak özel hukuk hükümlerine (Borçlar Kanunu, Medeni Kanun) tabidir ve bunlardan doğan uyuşmazlıklar genel yetkili adli yargı mercilerinde çözümlenir.

Step-by-Step Solution

1
Malın statüsünü belirle
Mal bir kamu hizmetine veya halkın kullanımına tahsis edilmemişse 'özel mal' sayılır.
Tahsis (allocation) işlemi, kamu malı ile özel mal arasındaki temel ayrım kriteridir.
2
Uygulanacak hukuk rejimini tespit et
İdarenin özel malları için kural olarak Türk Medeni Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu (Özel Hukuk) hükümleri geçerlidir.
İdarenin üstün ayrıcalıkları bu mallar üzerinde kural olarak işlemez; idare burada özel bir mülk sahibi gibi hareket eder.
3
Görevli yargı kolunu tayin et
Özel hukuk sözleşmelerinden ve mülkiyet uyuşmazlıklarından kaynaklanan davalar adli yargıda (Asliye/Sulh Hukuk mahkemeleri) görülür.
İdari yargı, idari eylem ve işlemlerden doğan uyuşmazlıklara bakar; özel mal rejimi ise adli yargının yetki alanındadır.

Key Concept

İdarenin Özel Mallarının Rejimi

Practice More

İdarenin özel malları ile kamu malları arasındaki haczedilemezlik farklarını ve 5018 sayılı Kanun'un bu konudaki güncel hükümlerini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 60Question

Türk İdare Hukuku ilkeleri çerçevesinde, bir malın "kamu malı" olarak nitelendirilmesi ve idarenin özel mallarından ayırt edilmesiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Bir malın kamu malı sayılabilmesi için bir kamu tüzel kişisinin mülkiyetinde olması ve kamunun doğrudan kullanımına veya bir kamu hizmetine tahsis edilmiş olması gerekir.

Answer

Bir malın kamu malı sayılabilmesi için kamu tüzel kişiliğine aidiyet ve kamuya tahsis (kullanım veya hizmet) kriterlerini birlikte taşıması gerekir.
Türk hukuk doktrininde bir malın kamu malı sayılması için iki temel kriterin bir arada bulunması gerekir: Birincisi, malın bir kamu tüzel kişisinin mülkiyetinde olması (aidiyet kriteri); ikincisi ise malın doğrudan kamunun ortak kullanımına veya bir kamu hizmetinin sunulmasına tahsis edilmiş olmasıdır (tahsis kriteri). Bu iki şartı sağlayan seçenek, idare hukukundaki temel tanımı tam olarak yansıtmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Aidiyet kriterini analiz etme
Malın bir kamu tüzel kişisine (Devlet, belediye, il özel idaresi, köy veya hizmet yönünden yerinden yönetim kuruluşu) ait olması gerektiğini belirleme.
Kamu malı kavramının mülkiyet temeli kamu hukukuna dayanır.
2
Tahsis kriterini analiz etme
Malın doğrudan halkın kullanımına (orta malları, sahipsiz mallar) veya bir kamu hizmetinin yürütülmesine (hizmet malları) özgülenmiş olması gerektiğini doğrulama.
Tahsis unsuru, malı idarenin özel malından ayıran temel işlevsel farktır.
3
Doğru tanımı birleştirme
Hem mülkiyetin kamuya ait olduğu hem de kamu yararı amacına hizmet eden seçeneği işaretleme.
Bu iki şartın birleşimi kamu malı statüsünü hukuken kesinleştirir.

Key Concept

Kamu Malı Kriterleri (Aidiyet ve Tahsis)

Practice More

Kamu mallarının haczedilemezliği ve zamanaşımı ile kazanılamayacağı kuralının istisnalarını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
PreviousPage 3 / 10Next