1949 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde Hoover Komisyonu Raporu ile literatüre giren ve kamu bütçesini bir 'denetim belgesi' olmaktan çıkarıp 'yönetsel bir araç' niteliğine kavuşturan Performans Bütçe Sistemi’nin, ödenek tahsis kararlarında geleneksel bütçelemeden ayrılan en belirgin metodolojik özelliği aşağıdakilerden hangisidir?
- Ödenek miktarını, gerçekleştirilen kamu hizmetlerinin iş yükü standartları ve birim maliyet verileriyle ilişkilendirerek operasyonel verimliliği esas almasıAnswer
- BKamu harcamalarının alternatif maliyetlerini fayda-maliyet analizleri üzerinden kıyaslayarak uzun vadeli toplumsal etkinliği hedeflemesi
- CMevcut tüm kamu faaliyetlerini stratejik amaçlar doğrultusunda 'karar paketleri' halinde düzenleyip her yıl sıfır noktasından değerlendirmesi
- DBütçeleme sürecini girdi-çıktı ilişkisinden ziyade, kamu politikalarının yarattığı nihai toplumsal sonuçlar (outcomes) üzerine inşa etmesi
- EHarcamaların merkezi denetimini kolaylaştırmak amacıyla, ödenekleri nesne (girdi) kalemleri bazında kurumsal bir yapıda sınıflandırması
Answer
Ödenek miktarını gerçekleştirilen hizmetlerin iş yükü ve birim maliyetiyle ilişkilendirerek operasyonel verimliliği esas alan seçenek doğrudur.
Performans Bütçe Sistemi (1949 Hoover Komisyonu), bütçeyi bir yönetim aracı olarak görür. Temel amacı, kamu hizmetlerinin yürütülmesinde verimliliği (efficiency) sağlamaktır. Bu doğrultuda, ödenekler girdi türlerine (nesnelere) göre değil, yürütülen 'faaliyetlere' göre tahsis edilir. Bu tahsisat yapılırken iş ölçümü, iş yükü analizi ve birim maliyet hesaplamaları gibi teknik araçlar kullanılır.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Performans bütçe sistemi, faaliyetlerin maliyetini (birim maliyet) ve iş yükünü ölçerek yönetsel verimliliği artırmayı amaçlar.