Question

Difficulty: MediumVergilemenin Gelir Dağılımına Etkisi

Maliye politikası kararları alınırken, vergi yapısının sosyoekonomik sonuçları göz önünde bulundurulmalıdır. Özellikle, bütçe açıklarını kapatmak refleksine sahip olan hükümetlerin, gelir üzerinden alınan vergiler yerine işlem ve harcamalardan tahsil edilen vergilerin toplam vergi gelirleri içindeki ağırlığını sürekli artırması sık karşılaşılan bir durumdur.

Söz konusu vergi politikası tercihinin, toplumdaki vergi yükü dağılımı ve adaleti üzerindeki etkisiyle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi maliye teorisi açısından doğrudur?

  1. A
    Söz konusu vergiler her mükellefe aynı oranda uygulandığından, ödeme gücünden bağımsız olarak vergi yükünün adil dağılmasını sağlar ve yatay adaleti güçlendirir.
  2. B
    Bu tür vergiler ağırlıklı olarak piyasa fiyatları üzerinden tahsil edildiğinden, kaynak tahsisinde etkinliği artırarak fonksiyonel gelir dağılımını emek lehine düzeltir.
  3. Zorunlu ihtiyaçlara ayrılan payın alt gelir gruplarının bütçesinde daha yüksek olması nedeniyle, vergi sistemi fiilen regresif (tersine artan oranlı) bir karakter kazanır ve gelir eşitsizliği artar.Answer
  4. D
    Harcama üzerinden alınan vergiler enflasyon dönemlerinde otomatik istikrar sağlayıcı olarak çalışıp mali sürüklenme yarattığından, gelir dağılımında kendiliğinden iyileşme sağlar.
  5. E
    Harcamalar üzerinden alınan vergilerin marjinal oranları tüketim miktarı arttıkça yükseldiği için, üst gelir gruplarının vergi yükünü artırarak dikey adaleti tesis eder.

Answer

Zorunlu ihtiyaçlara ayrılan payın alt gelir gruplarının bütçesinde daha yüksek olması nedeniyle, vergi sistemi fiilen regresif (tersine artan oranlı) bir karakter kazanır ve gelir eşitsizliği artar.
Harcamalar üzerinden alınan vergiler (dolaylı vergiler), ödeme gücünü dikkate almayan objektif vergilerdir. Dar gelirli bir birey, zorunlu ihtiyaçlarını karşılamak için gelirinin çok büyük bir kısmını harcamak zorundadır. Bu sebeple, tüketim üzerinden alınan vergiler, dar gelirlinin bütçesinde yüksek gelirlinin bütçesine kıyasla oransal olarak çok daha büyük bir yer tutar. Yüksek gelirli biri gelirinin büyük kısmını tasarruf edebildiğinden, gelirine oranla daha az vergi ödemiş olur. Bu işleyiş, verginin fiilen 'tersine artan oranlı' (regresif) bir yapı kazanmasına ve toplumdaki gelir eşitsizliğinin artmasına neden olur.

Step-by-Step Solution

1
İşlem ve harcamalardan alınan vergilerin (dolaylı vergilerin) temel özelliğini belirlemek
Bu vergiler, kişinin toplam gelirine veya servetine bakılmaksızın, yapılan harcama üzerinden sabit bir oranda veya maktu olarak tahsil edilir.
Vergi yükünün kimin üzerinde kalacağını hesaplamak için verginin matrah yapısını anlamak gerekir.
2
Farklı gelir düzeylerindeki bireylerin tüketim eğilimlerini (harcama kalıplarını) karşılaştırmak
Düşük gelirli bireylerin harcanabilir gelirlerinin tamamına yakını temel ve zorunlu ihtiyaçlara giderken, yüksek gelirli bireylerin gelirlerinde tüketimin payı nispeten daha küçüktür (tasarruf oranı daha yüksektir).
Verginin, farklı ödeme güçlerine sahip kesimler üzerindeki oransal etkisini (efektif vergi yükünü) tespit etmek için.
3
Bu durumun gelir dağılımı üzerindeki net etkisini değerlendirmek
Dar gelirliler, gelirlerinin çok daha büyük bir yüzdesini vergi olarak ödedikleri için sistem 'tersine artan oranlı' (regresif) bir niteliğe bürünür. Bu durum mevcut gelir eşitsizliğini daha da derinleştirir.
Maliye politikasının adalet ve eşitlik hedefleri doğrultusunda politikanın sonucunu yorumlamak için.

Key Concept

Dolaylı Vergilerin Regresif Etkisi ve Gelir Dağılımı
Rate this question