Question

Difficulty: Hard1980 Sonrası Borçlanma Politikaları

Türkiye'de 1980 sonrası dönemde finansal serbestleşme ile birlikte kamu borçlanmasında ihale yöntemine geçilmiş; ancak 1990'lı yıllarda artan kamu açıkları ve yüksek enflasyon, riskli ve sürdürülemez bir borç yapısının oluşmasına neden olmuştur. 2001 krizinin ardından yürürlüğe giren 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ile birlikte risk odaklı, kurala bağlı ve şeffaf bir borç yönetimi çerçevesi çizilmiştir.

Bu tarihsel dönüşüm dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi 2001 sonrası dönemde (4749 sayılı Kanun ve Stratejik Ölçütler çerçevesinde) kamu borç yönetiminde uygulanan temel politikalardan biridir?

  1. A
    İç borçlanma maliyetlerini düşürmek ve borç servisini kolaylaştırmak amacıyla, Hazine'nin Merkez Bankası'ndan kullanabileceği kısa vadeli avans (monetizasyon) limitlerinin yasal olarak genişletilmesi.
  2. B
    Bütçe açıklarının temel nedeninin yalnızca konjonktürel dalgalanmalar olduğu varsayımıyla, yapısal mali önlemler yerine sadece geçici nakit açığını kapatmaya yönelik kısa vadeli iç borçlanma stratejisinin kalıcı hale getirilmesi.
  3. İç borç portföyünün faiz, kur ve likidite risklerine karşı duyarlılığını azaltmak amacıyla; stratejik ölçütler çerçevesinde Türk Lirası cinsi ve sabit getirili senetlere yönelinerek borçlanma vadesinin uzatılması.Answer
  4. D
    Hazine'nin ihraç risklerini minimize etmek amacıyla, Devlet İç Borçlanma Senedi ihalelerinde tek fiyat (Hollanda) ihalesi yöntemini tamamen terk ederek tüm işlemlerde yalnızca çoklu fiyat (Amerikan) ihalesini yasal zorunluluk haline getirmesi.
  5. E
    Borç stokunun çevrilme (refinansman) riskini tek seferde ortadan kaldırmak için, piyasada dolaşımda bulunan tüm kısa vadeli dalgalı borçların yasal bir düzenlemeyle zorunlu olarak uzun vadeli konsolide borçlara (tahkim) dönüştürülmesi.

Answer

Doğru cevap, iç borç portföyünün faiz, kur ve likidite risklerine karşı duyarlılığını azaltmak amacıyla stratejik ölçütler çerçevesinde TL cinsi, sabit getirili senetlere yönelinerek vadenin uzatılmasını belirten seçenektir.
2001 krizi sonrası çıkarılan 4749 sayılı Kanun ile borç yönetiminde 'Stratejik Ölçütler' uygulamasına geçilmiştir. Bu ölçütlerin temel amacı; kur riskini minimize etmek için Türk Lirası cinsi borçlanmayı artırmak, faiz riskini azaltmak için sabit getirili enstrümanları tercih etmek ve refinansman riskini düşürmek için iç borçlanmanın ortalama vadesini piyasa koşulları çerçevesinde uzatmaktır.

Step-by-Step Solution

1
Soru kökündeki tarihsel dönüşümün ve 2001 krizi sonrası borç yönetimi hedeflerinin analiz edilmesi.
2001 krizinin ardından Türkiye'de borç yönetiminde risklerin (kur, faiz, refinansman) azaltılmasını merkeze alan stratejik ölçütlerin (benchmark) belirlendiği tespit edilir.
4749 sayılı Kanun'un getirdiği temel değişimin, kısa vadeli ve yüksek riskli borçlanmadan, sürdürülebilir ve kurallara bağlı borç yönetimine geçiş olduğunu kavramak.
2
Seçeneklerdeki borçlanma politikalarının, stratejik ölçütler ve piyasa bazlı yönetim ilkeleriyle karşılaştırılması.
Merkez Bankası avanslarının genişletilmesi, zorunlu tahkim uygulanması, ihalelerde tek bir yöntemin zorunlu kılınması ve salt kısa vadeli borçlanmaya odaklanılması gibi uygulamaların 2001 öncesi istikrarsız döneme ait olduğu veya piyasa kurallarına ters düştüğü görülür.
Piyasa dostu, şeffaf ve enflasyonist olmayan borç yönetimi ilkelerini dışlayan yanlış politikaların elenmesi.
3
Doğru politikanın tespit edilmesi.
TL cinsi, sabit faizli ve uzun vadeli borçlanmaya ağırlık verilmesinin 4749 sayılı Kanun çerçevesindeki risk yönetimi hedefleriyle tam uyumlu olduğu belirlenir.
Stratejik ölçütlerin temel amacının, iç borç portföyünün faiz, kur ve likidite risklerine karşı kırılganlığını en aza indirmek olması.

Key Concept

4749 Sayılı Kanun ve Stratejik Borç Yönetimi Ölçütleri
Rate this question