Türkiye'de sonrası kamu borçlanma politikaları; yılındaki sermaye hareketlerinin serbestleşmesi ( Sayılı Karar) ile 'iç borç ağırlıklı' bir yapıya evrilmiş, krizi sonrasında ise sayılı Kanun ile 'risk odaklı stratejik yönetim' modeline geçilmiştir.
Bu tarihsel dönüşüm süreci ve borç yönetiminin kurumsal yapısı dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi bu sürece ilişkin yanlış bir değerlendirmedir?
- Ayılındaki finansal serbestleşme, kamu kesimi borçlanma gereğinin yüksek olduğu bir konjonktürde 'yüksek reel faiz' politikasını zorunlu kılmış ve 'borç-faiz-borç' sarmalının oluşmasına zemin hazırlamıştır.
- Bve krizleri arasındaki dönemde, Merkez Bankası kaynakları sınırlandırıldığı için Hazine, kamu bankalarının görev zararlarını ve finansal sektör yükümlülüklerini karşılamak amacıyla yoğun bir şekilde 'nakit dışı tahvil' (non-cash) ihracına başvurmuştur.
- sayılı Kanun uyarınca uygulanan 'Stratejik Ölçütler' çerçevesinde, borç stokunun faiz riskini minimize etmek amacıyla değişken faizli kağıtların stok içindeki payının artırılması ve vadenin piyasa dalgalanmalarına göre kısaltılması temel hedef olarak belirlenmiştir.Answer
- Dreformu ile Hazine'nin kamu kurumlarına sağladığı garantiler için 'Risk Hesabı' oluşturulmuş, böylece bütçe dışı yükümlülüklerin (koşullu yükümlülükler) şeffaf bir şekilde izlenmesi ve yönetilmesi amaçlanmıştır.
- Esonrası borçlanmanın 'ihale yöntemi' ile piyasalaşması, bankacılık sektörünün aktif yapısının büyük ölçüde devlet iç borçlanma senetlerine (DİBS) endekslenmesine ve özel sektörün kredi imkanlarının daralmasına (dışlama etkisi) yol açmıştır.
Answer
Stratejik ölçütler kapsamında değişken faizli kağıtların payının artırılması ve vadenin kısaltılması hedefi yanlıştır; aksine risk yönetimi felsefesi sabit faizli borçlanmayı ve vadeyi uzatarak yenileme riskini düşürmeyi gerektirir.
Modern borç yönetimi anlayışında (özellikle sonrası Türkiye'de), borç stokunun faiz şoklarına karşı kırılganlığını azaltmak için 'sabit faizli' enstrümanların payı artırılmaya çalışılır. Vade konusunda ise 'yenileme riskini' (rollover risk) düşürmek adına vadenin piyasa koşulları elverdiği ölçüde 'uzatılması' hedeflenir. Bu nedenle değişken faizli kağıt payının artırılması ve vadenin kısaltılması yönündeki ifade stratejik ölçütlerle çelişmektedir.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Stratejik Borç Yönetimi ve 4749 Sayılı Kanun
Hints
1
sonrası kurulan stratejik ölçütlerin 'risk yönetimi' odaklı olduğunu ve riskin nasıl azaltılacağını düşünün.
Practice More
Stratejik Ölçütler (Strategic Benchmarks) kapsamında döviz cinsi borçlanmanın neden azaltılmaya çalışıldığını 'Orijinal Günah' (Original Sin) kavramı üzerinden inceleyin.
Estimated Time:3m 0s