Question

Difficulty: Medium1980 Sonrası Borçlanma Politikaları

Türkiye'nin 1980 öncesi ithal ikameci sanayileşme döneminde kamu açıklarının finansmanı, faiz oranlarının yapay olarak düşük tutulduğu ve bankacılık sisteminin yasal düzenlemelerle kamuya borç vermeye zorlandığı 'finansal baskılama' (financial repression) temeline dayanmaktaydı. Ancak 24 Ocak Kararları ile başlayan dışa açık büyüme süreci, kamu borç yönetiminde de piyasa mekanizmalarının devreye sokulmasını zorunlu kılmıştır.

Aşağıdakilerden hangisi, bu yapısal dönüşümün bir sonucu olarak 1980'den günümüze uzanan dönemde (2001 Krizi sonrası yasal reformlar dâhil) Türkiye'de uygulanan kamu borçlanma politikalarının bir özelliği değildir?

  1. A
    Hazine'nin iç borçlanma senetlerini idari kararlar yerine, piyasa koşullarına dayalı olarak rekabetçi ihale sistemiyle ihraç etmeye başlaması.
  2. B
    Enflasyonist süreci besleyen en önemli kaynaklardan biri olan bütçe açıklarının Merkez Bankası avanslarıyla finanse edilmesi uygulamasına yasal olarak son verilmesi.
  3. Kamu finansman maliyetlerini yapay olarak düşük tutmak maksadıyla, bankacılık sektörüne getirilen yüksek likidite rasyoları aracılığıyla 'tutsak piyasa' (captive market) uygulamasının temel borçlanma stratejisi olarak kalıcı hâle getirilmesi.Answer
  4. D
    Özellikle 1990'lı yıllarda bozulan makroekonomik dengeler ve artan risk primi sebebiyle, iç borçlanmada vadelerin giderek kısalması ve dalgalı borç stokunun ağırlık kazanması.
  5. E
    2001 Krizi sonrasında mali disiplini kurumsallaştırmak amacıyla, 4749 sayılı Kanun ile 'net borçlanma limiti' kuralının yürürlüğe konulması ve stratejik ölçütlerin belirlenmesi.

Answer

Doğru cevap, tutsak piyasa (captive market) uygulamasının temel borçlanma stratejisi olarak kalıcı hâle getirildiğini ifade eden seçenektir. Bu uygulama 1980 öncesinin bir özelliğidir ve sonrasında terk edilmiştir.
Doğru cevapta yer alan 'tutsak piyasa' (captive market) ifadesi yanlıştır. Çünkü 1980 sonrası dönemde benimsenen finansal serbestleşme politikalarının temel amacı, devlet iç borçlanma senetlerinin satışında idari kararlar ve katı zorunlu karşılıklar gibi 'finansal baskılama' araçlarını terk etmektir. Bunun yerine piyasa faiz oranlarından, gönüllü alıcılara (bankalar ve tasarruf sahipleri) rekabetçi ihale yöntemiyle satış yapılması ve ikincil piyasaların derinleştirilmesi hedeflenmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Soru kökünde ifade edilen 1980 öncesi 'finansal baskılama' (financial repression) kavramının ve dönemsel kırılmanın analiz edilmesi.
1980 öncesinde idari faizler ve yasal zorunluluklarla şekillenen tutsak piyasa yapısının, 1980 sonrasında dışa açık büyüme ve finansal serbestleşme politikalarıyla terk edilmeye başlandığı tespit edilir.
Türkiye'nin borçlanma tarihindeki temel paradigma değişimini anlamak, seçeneklerdeki aykırı durumu bulmak için zorunludur.
2
Seçeneklerde sunulan borçlanma uygulamalarının 1980 sonrası serbest piyasa ve 2001 sonrası mali disiplin yaklaşımıyla eşleştirilmesi.
İhale sistemi, Merkez Bankası avanslarının yasaklanması, vadelerin kısalması (90'lar krizleri) ve 4749 sayılı Kanun'un getirdiği net borçlanma limiti gibi uygulamaların 1980 sonrası döneme ait tarihsel gerçekler olduğu doğrulanır.
1980 sonrası dönemin karakteristik özelliklerini eleyerek yanlış olan ifadeye ulaşmak.
3
Tutsak piyasa uygulamasının zaman içindeki yerinin belirlenmesi.
Bu politikanın 1980 sonrası serbestleşme döneminde derinleştirilerek kalıcı hâle getirilmediği, aksine aşamalı olarak tasfiye edilerek gönüllü ve rekabetçi piyasa mekanizmalarının (ikincil piyasalar vb.) kurulduğu sonucuna varılır.
Yanlış olan ifadeyi kesin ve net olarak ortaya koymak.

Key Concept

Türkiye'de Kamu Borçlanmasında 1980 Sonrası Finansal Serbestleşme ve 2001 Yasal Reformları
Rate this question