Question

Difficulty: HardDevletlerin Tanınması

X bölgesi, bağlı bulunduğu Y devletinden ayrılarak bağımsızlığını ilan etmiş ve uluslararası hukukta bir devletin sahip olması gereken maddi unsurları (ülke, insan topluluğu, etkin siyasi iktidar) fiilen sağlamıştır. Bu gelişme üzerine uluslararası alanda farklı tepkiler ortaya çıkmıştır:

I. Z devleti, X bölgesi ile derhal tam diplomatik ilişki kurmuş ve başkentinde büyükelçilik açmıştır.
II. W devleti, X bölgesinde kontrolü sağlayan idarenin fiili hakimiyetini dikkate aldığını, ancak bölgenin nihai statüsüne ilişkin siyasi ihtilaf barışçıl yollarla çözülene kadar resmi ve nihai bir hukuki tasarrufta bulunmayacağını belirterek, yalnızca vatandaşlarının korunması ve zorunlu ticari ilişkiler için geçici konsolosluk işlemleri başlatmıştır.
III. Y devleti ise ayrılıkçı hareketin yasadışı olduğunu ve X'in uluslararası toplum tarafından tanınmadığı sürece hiçbir şekilde uluslararası hukuk kişiliği kazanamayacağını ileri sürmüştür.

Günümüz uluslararası hukuku ve tanıma kurumunun niteliği dikkate alındığında, bu durumla ilgili aşağıdaki hukuki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

  1. Z devletinin tasarrufu de jure (hukuki) devlet tanımasına örnek oluştururken, W devletinin tutumu de facto (fiili) tanıma niteliğindedir ve güncel hukukta kabul gören açıklayıcı (beyan edici) teori uyarınca X'in devlet niteliği diğer devletlerin tanımasından bağımsız olarak objektif kriterlerle doğmuştur.Answer
  2. B
    Y devletinin iddiası günümüz uluslararası hukukunun temel kuralı olan kurucu (inşai) teoriye dayanmakta olup, X'in uluslararası hukuk süjesi ehliyeti kazanabilmesi için uluslararası toplumun büyük bir çoğunluğu tarafından de jure tanınması zorunludur.
  3. C
    W devletinin yeni idarenin fiili hakimiyetini geçici olarak kabul etmesi, X'in yeni bir devlet olarak tanındığı anlamına gelmez; bu işlem, ayrılıkçı bölgedeki yönetimin Y devleti adına hareket eden meşru 'hükümet' olarak tanındığını gösteren kesin bir diplomatik kuraldır.
  4. D
    Z devletinin büyükelçilik açarak gerçekleştirdiği işlem, X'in uluslararası kişiliğini bizzat var eden kurucu bir etki doğurur; zira açıklayıcı (beyan edici) teori yalnızca bir devletin diğerine halef olduğu durumlarda geçerli olan istisnai bir kuraldır.
  5. E
    De facto ve de jure tanıma şeklindeki sınıflandırma, uluslararası hukukta münhasıran hükümetlerin tanınması (özellikle anayasa dışı iktidar değişiklikleri) kurumu için geçerli olduğundan, Z ve W'nin işlemleri devletin tanınması kapsamında değerlendirilemez.

Answer

Doğru seçenek, Z devletinin büyükelçilik açmasını kesin ve nihai olan 'de jure (hukuki)' tanıma, W devletinin geçici konsolosluk ve ticari ilişki kurmasını ise ihtirazi kayıt taşıyan 'de facto (fiili)' tanıma olarak sınıflandıran ve devletin varlık kazanmasının güncel 'açıklayıcı (beyan edici) teori' gereğince tanımdan bağımsız olduğunu belirten değerlendirmedir.
Doğru cevap, senaryodaki diplomatik adımları eksiksiz bir şekilde uluslararası hukuk terminolojisine oturtmaktadır. Z devleti, büyükelçilik açmak gibi tam diplomatik sonuçlar doğuran bir işlemle X'i 'de jure' (hukuken) tanımıştır. W devleti ise statü sorunu çözülene kadar ilişkiyi resmiyete dökmeden, sadece fiili zorunluluklar (konsolosluk, ticaret) gereği bir muhataplık yaratmış olup bu 'de facto' (fiilen) tanımadır. Ayrıca doğru cevap, modern hukukun temeli olan 'açıklayıcı (beyan edici) teori'yi vurgulayarak, Y devletinin itirazlarına rağmen X'in objektif unsurlarla devlet sıfatını kazanmış olduğunu haklı olarak ortaya koymaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Verilen senaryodaki devlet tasarruflarının hukuki niteliklerinin uluslararası hukuk kurallarına göre tasnif edilmesi.
Z devleti büyükelçilik açarak kesin ve hukuki (de jure) tanıma yapmıştır. W devleti ise nihai statüyü saklı tutarak sadece zorunlu ilişkiler kurduğu için fiili (de facto) tanıma yapmıştır.
Uluslararası hukukta kurulan ilişkinin seviyesi ve iradenin kesinliği, tanımanın de facto mu yoksa de jure mu olduğunu belirler.
2
Y devletinin iddiasının ve X bölgesinin hukuki statüsünün tanıma teorileri bağlamında analiz edilmesi.
Y devleti tanımanın kurucu (inşai) bir işlem olduğunu iddia etmektedir. Ancak günümüz uluslararası hukukunda devletin varlığı ve uluslararası kişiliği, objektif unsurların (ülke, insan, iktidar) varlığına dayanan açıklayıcı (beyan edici) teoriye tabidir.
Modern uluslararası hukukun temel ilkelerine göre (Montevideo Sözleşmesi), bir devletin mevcudiyeti diğer devletlerin siyasi bir tasarrufu olan tanıma işlemine bağlı değildir.
3
Seçeneklerin analiz edilen hukuki veriler ışığında değerlendirilerek sonuca ulaşılması.
Z'nin de jure, W'nin de facto tanıma yaptığı ve güncel uluslararası hukuk kuralının açıklayıcı teori olduğu tespitleri sentezlenerek doğru ifade tespit edilmiştir.
Soru kökünde hem devlet uygulamalarının hukuki nitelemesi hem de tanıma kurumunun teorik temeli bir arada istendiğinden, iki boyutta da doğru olan tek seçenek belirlenmelidir.

Key Concept

Devletlerin Tanınması, Tanıma Teorileri (Kurucu ve Açıklayıcı) ile Tanıma Türleri (De Facto ve De Jure)
Rate this question