Question

Difficulty: Very hardRasyonalizm - İnşacılık Tartışması

Uluslararası İlişkiler disiplininde 1980'lerin sonundan itibaren belirginleşen rasyonalizm-inşacılık (konstrüktivizm) tartışması, disiplinin ontolojik temellerini sarsmıştır. Rasyonalist ana akım teoriler (Neorealizm ve Neoliberalizm) aktörlerin tercihlerini ve çıkarlarını analiz öncesinde oluşmuş 'verili' (exogenous) unsurlar olarak kabul ederken; inşacılık bu unsurların sosyal etkileşim, normlar ve söylemsel pratikler aracılığıyla 'içsel' (endogenous) olarak inşa edildiğini savunmaktadır.

Bu ontolojik ayrışmanın bir yansıması olarak ortaya çıkan 'uygunluk mantığı' (logic of appropriateness) ve 'sonuç odaklı mantık' (logic of consequences) karşılaştırması dikkate alındığında, inşacıların 'uygunluk mantığı' üzerinden geliştirdikleri temel argüman aşağıdakilerden hangisidir?

  1. Aktörün davranışı, belirli bir durumun gerektirdiği kuralların ve sosyal normların aktörün kimliğiyle kurduğu bağ çerçevesinde "ne yapılması gerektiği" sorusuna verilen yanıta dayanır.Answer
  2. B
    Uluslararası sistemin anarşik yapısı, devletleri her koşulda kendi kendine yardım (self-help) ilkesine ve en uygun askeri kapasiteyi belirleme rasyonalitesine zorlar.
  3. C
    Devletler arası iş birliğinin önündeki en büyük engel, aktörlerin mutlak kazanç yerine diğerlerinin ne kadar kazandığına odaklanan göreli kazanç motivasyonudur.
  4. D
    İnşacılık, metodolojik olarak davranışsalcılık devriminin bir parçası olup uluslararası ilişkilerdeki 'Büyük Tartışmalar' kronolojisinde idealizm ile aynı dönemde ortaya çıkmıştır.
  5. E
    Uluslararası sistemde yapı (anarşi) faili (devlet) tamamen belirlediği için, devletlerin kimlik değiştirmesi sistemik kısıtlar nedeniyle imkansız bir süreçtir.

Answer

İnşacı yaklaşımda davranışın temelini oluşturan uygunluk mantığı; aktörün kimliği, toplumsal roller ve normatif beklentiler çerçevesinde "bu durumda benim gibi bir aktöre yakışan davranış nedir?" sorusuna odaklanır.
İnşacı teoride aktörler, rasyonalistlerin iddia ettiği gibi sadece kendi çıkarlarını maksimize etmeye çalışan atomize birimler değildir. Aksine, eylemlerini toplumsal bir bağlam içerisinde, sahip oldukları kimliklere (örn. demokratik devlet, barışçıl güç, sorumlu paydaş) ve bu kimliklerin gerektirdiği normatif rollere uygun şekilde gerçekleştirirler. 'Uygunluk mantığı' ifadesi, eylemin doğruluğunun ve geçerliliğinin sosyal normlarla olan tutarlılığına atıf yapar.

Step-by-Step Solution

1
Rasyonalist ve inşacı ontolojiyi karşılaştırın.
Rasyonalizm çıkarı verili (exogenous) kabul ederken, inşacılık çıkarı kimliğe bağlı bir sosyal inşa (endogenous) olarak görür.
Tartışmanın temelini aktörlerin motivasyon kaynağının ne olduğu oluşturur.
2
Davranış mantıklarını (Logics of action) analiz edin.
Rasyonalizm 'Sonuç Odaklı Mantık' (maliyet-fayda), İnşacılık 'Uygunluk Mantığı' (kimlik-norm uyumu) kavramlarını kullanır.
Davranışın 'niçin' yapıldığını açıklayan mekanizmalar bu kavramlarla ayrışır.
3
İnşacı 'uygunluk' kavramının içeriğini tanımlayın.
Aktör, kendi kimliğine ve içinde bulunduğu sosyal bağlamın normlarına uygun olan eylemi seçer.
Bu mantıkta eylem, bir hedefe ulaşma aracından ziyade bir kimliğin ifadesidir.

Key Concept

Logic of Appropriateness (Uygunluk Mantığı) vs Logic of Consequences (Sonuç Odaklı Mantık)

Practice More

Alexander Wendt'in 'Anarşi devletlerin ondan ne anladığıdır' sözü üzerinden Hobbesçu, Lockeçu ve Kantçı anarşi kültürleri arasındaki farkları inceleyiniz.
Estimated Time:2m 0s
Rate this question