Uluslararası İlişkiler disiplinindeki ana akım rasyonalist teoriler (Neorealizm ve Neoliberalizm) ile İnşacılık (Konstrüktivizm) arasındaki temel ontolojik ayrım noktalarından biri aktörlerin eylem mantığıdır. Rasyonalistler devletlerin davranışlarını "sonuç odaklı mantık" (logic of consequences) çerçevesinde, maliyet-fayda analizine dayalı stratejik bir süreç olarak görürken; İnşacılar bu süreci "uygunluk mantığı" (logic of appropriateness) ile açıklar. Buna göre, İnşacılığın savunduğu "uygunluk mantığı" perspektifinden devletlerin uluslararası sistemdeki davranışlarını belirleyen temel unsur aşağıdakilerden hangisidir?
- ADevletlerin önceden belirlenmiş ve değişmez kabul edilen ulusal çıkarlarını maksimize etme çabası
- BUluslararası sistemin anarşik yapısının dayattığı güvenlik ikilemi karşısında hayatta kalma güdüsü
- Aktörün kimliği ile içinde bulunduğu toplumsal yapının norm ve kuralları arasındaki karşılıklı beklentilere dayalı meşruiyet arayışıAnswer
- DUluslararası rejimler ve kurumlar aracılığıyla işlem maliyetlerini düşürerek mutlak kazanç elde etme hedefi
- EMaddi güç dağılımının belirlediği sistemik yapı içerisinde devletlerin rasyonel olarak konumlanması
Answer
Aktörün kimliği ile içinde bulunduğu toplumsal yapının norm ve kuralları arasındaki karşılıklı beklentilere dayalı meşruiyet arayışı
İnşacılık (Konstrüktivizm), devletlerin sadece maddi çıkarlar peşinde koşan rasyonel makineler olmadığını savunur. Devletlerin davranışları, toplumsal olarak inşa edilen kimlikleri ve bu kimliklere uygun düşen davranış kodları (normlar) tarafından şekillendirilir. "Uygunluk mantığı" uyarınca, bir devlet stratejik bir kazanç peşinde koşmaktan ziyade, uluslararası toplumun meşru bir üyesi olarak kendi kimliğine uygun olanı yapar. Bu süreçte çıkar ve kimlikler rasyonalistlerin iddia ettiği gibi dışsal (exogenous) değil, etkileşimle belirlenen içsel (endogenous) unsurlardır.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Eylem Mantığı Ayrımı (Sonuç Odaklı vs. Uygunluk Mantığı)
Estimated Time:1m 30s