Question

Difficulty: MediumDevletlerin Tanınması

Egemen bir devlet olan 'Meridyen', sınırları içerisinde meydana gelen ayrılıkçı bir hareket sonucunda bağımsızlığını ilan eden 'Zirve Cumhuriyeti'ni yasal bir entite olarak kabul etmemektedir. Komşu 'Liman Devleti' ise Zirve Cumhuriyeti ile resmi diplomatik ilişki kurmaktan kaçınarak, sadece sınır güvenliği ve temel ticari meseleleri koordine etmek amacıyla nihai statüsünü saklı tuttuğu geçici bir ilişki geliştirmiştir. Liman Devleti Dışişleri Bakanı konuya ilişkin açıklamasında, 'Zirve Cumhuriyeti ile tesis ettiğimiz bu fiili ilişki, onların uluslararası hukuk süjesi statüsünü kazanmalarını sağlayan yegane unsurdur. Zira uluslararası hukukta devletler ancak diğer devletlerin tanımasıyla hukuken varlık kazanır. Eş zamanlı olarak, Meridyen'in başkentinde gerçekleşen anayasa dışı rejim değişikliği sonrası işbaşına gelen yeni yönetimi de ülkenin tek meşru temsilcisi sıfatıyla tanıyoruz.' ifadelerine yer vermiştir.

Liman Devleti'nin işlemleri ve Dışişleri Bakanı'nın iddiaları uluslararası hukuktaki 'tanıma' kurumu çerçevesinde değerlendirildiğinde aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  1. Liman Devleti'nin Zirve Cumhuriyeti'ne yönelik işlemi geri alınabilir nitelikte bir de facto (fiili) devlet tanıması örneğidir; ancak Bakan'ın devletin hukuki varlığını tanımaya bağlayan kurucu teori iddiası, günümüzde genel kabul gören açıklayıcı (beyan edici) teoriyle çelişmektedir.Answer
  2. B
    Zirve Cumhuriyeti'ne yönelik yürütülen ilişkiler tam ve kesin diplomatik sonuçlar doğuran de jure (hukuki) bir tanımadır ve uluslararası hukukta geçerli olan kurucu teori uyarınca devletin kişiliği bütünüyle bu tanımayla doğmuştur.
  3. C
    Bakan'ın Zirve Cumhuriyeti'ne yönelik yaklaşımı bir devlet tanıması değil, Meridyen devleti içerisindeki yeni bir hükümetin tanınmasıdır; zira ayrılıkçı bölgelerin tanınması ile darbe yönetimlerinin tanınması aynı hukuki nitelik ve sonuçlara tabidir.
  4. D
    Devletin tanınması ile hükümetin tanınması birbirine sıkı sıkıya bağlı olduğundan, Liman Devleti'nin Meridyen'deki yeni yönetimi tanıması, Zirve Cumhuriyeti'nin de kurucu teori gereğince uluslararası hukuk süjesi olarak mutlak surette tanındığı anlamına gelir.
  5. E
    Liman Devleti'nin kurduğu zorunlu ilişki herhangi bir tanıma türü teşkil etmediği gibi, Bakan'ın devletin varlık kazanmasını tanımaya bağlayan kurucu teori iddiası da Montevideo Sözleşmesi'nin getirdiği objektif kriterlerle tam bir uyum içindedir.

Answer

Liman Devleti'nin Zirve Cumhuriyeti ile kurduğu ilişki de facto (fiili) bir devlet tanımasıdır; ancak Dışişleri Bakanı'nın savunduğu kurucu teori, günümüz uluslararası hukukunda yaygın olarak benimsenen açıklayıcı (beyan edici) teoriyle bağdaşmamaktadır.
Liman Devleti'nin Zirve Cumhuriyeti ile tam diplomatik ilişki kurmaktan kaçınarak zorunlu ihtiyaçlar ve sınır güvenliği doğrultusunda geçici bir ilişki kurması, literatürdeki 'de facto' (fiili) devlet tanımasının net bir örneğidir. Diğer yandan Dışişleri Bakanı, tanımanın devlete hukuki varlık kazandırdığını iddia ederek uluslararası hukukta giderek terk edilen 'kurucu teoriyi' savunmuştur. Hâlbuki güncel uluslararası hukuk uygulamalarında ve Montevideo Sözleşmesi'nde, devletin gerekli unsurları tamamlandığında varlık kazandığı ve tanımanın sadece mevcut bir durumu tespit eden 'açıklayıcı (beyan edici)' bir işlem olduğu kabul edilmektedir. Bu bağlamda, Bakan'ın teorik iddiası güncel hukukla çelişir.

Step-by-Step Solution

1
Zirve Cumhuriyeti ile kurulan ilişkinin hukuki niteliğini belirlemek.
İlişkinin resmi diplomatik düzeyden uzak olması, zorunluluklar üzerine inşa edilmesi ve nihai statünün saklı tutulması nedeniyle işlemin de jure (hukuki) değil, de facto (fiili) bir devlet tanıması olduğu tespit edilir.
Tanımanın niteliğinin ayrılması, doğuracağı hukuki sonuçları ve geçerliliğini değerlendirmek için zorunludur.
2
Dışişleri Bakanı'nın tanımaya ilişkin teorik yaklaşımını değerlendirmek.
Bakan'ın 'devletler ancak diğer devletlerin tanımasıyla hukuken varlık kazanır' şeklindeki beyanı kurucu (konstitütif) teoriyi yansıtmaktadır. Ancak güncel uluslararası hukukta (Montevideo Sözleşmesi bağlamında) devletin varlığının tanımadan bağımsız olduğunu öngören açıklayıcı (deklaratif) teori esastır.
Soruda Bakan'ın iddialarının uluslararası hukukun güncel geçerli kurallarıyla uyumunun sorgulanması hedeflenmiştir.
3
Meridyen'deki askeri darbe yönetiminin tanınması ile Zirve Cumhuriyeti'nin tanınması arasındaki kavramsal ayrımı saptamak.
Meridyen'deki olaylar mevcut bir devletin içindeki iktidar değişimi olduğundan 'hükümetin tanınması', Zirve Cumhuriyeti'ndeki olaylar ise yeni bir oluşum iddiası taşıdığından 'devletin tanınması' kapsamındadır.
Çeldirici seçeneklerde yer alan hükümet ve devlet tanıması karışıklığına düşmemek için bu ayrımın net bir şekilde yapılması gerekir.

Key Concept

Devletlerin ve Hükümetlerin Tanınması, De facto/De jure Ayrımı ve Kurucu/Açıklayıcı Teoriler
Estimated Time:1m 30s
Rate this question