Devletin Ülkesi ve Uluslararası Alanlar

418 questions

Question 1Question

Kutup bölgelerinin uluslararası hukuktaki yeri değerlendirildiğinde, Arktika (Kuzey Kutbu) ve Antarktika (Güney Kutbu) bölgelerinin tabi olduğu hukuki rejimler arasındaki en belirgin fark aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Antarktika 1959 tarihli özel bir antlaşma rejimiyle egemenlik iddialarının dondurulduğu bir statüye sahipken; Arktika, büyük ölçüde Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi (BMDHS) ve genel hukuk kurallarına tabidir.

Answer

Antarktika'nın 1959 tarihli özel bir antlaşma ile yönetilmesi, Arktika'nın ise genel deniz hukuku (BMDHS) kurallarına tabi olması temel farktır.
Doğru ifade, Antarktika'nın 1959 tarihli özel bir antlaşma sistemiyle (Antarctic Treaty System) yönetildiğini ve bu antlaşmanın egemenlik iddialarını dondurduğunu, buna karşılık Arktika'nın bir deniz alanı olması sebebiyle BMDHS gibi genel deniz hukuku kurallarına tabi olduğunu belirtmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Güney Kutbu (Antarktika) rejimini belirle.
Antarktika, 1959 Antarktika Antlaşması ile yönetilir. Bu antlaşma egemenlik iddialarını dondurur, bölgeyi barışçıl amaçlara tahsis eder ve askerden arındırır.
Bölgenin kendine has bir kıta olması özel bir rejim gerektirmiştir.
2
Kuzey Kutbu (Arktika) rejimini belirle.
Arktika'nın büyük bölümü buzlarla kaplı bir deniz alanıdır. Bu nedenle burada Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi (BMDHS) ve Sektör Teorisi gibi deniz hukukuna dayalı kurallar geçerlidir.
Arktika'nın coğrafi olarak bir deniz alanı olması genel deniz hukuku kurallarının uygulanmasına neden olur.

Key Concept

Kutup bölgelerinin hukuki statüleri arasındaki rejim farkı (Antlaşma Rejimi vs. Genel Deniz Hukuku).
Question 2Question

Uluslararası hukukta devletin hava sahası üzerindeki yetkileri ile açık denizler üzerindeki hava sahasının hukuki statüsü birbirinden temel farklarla ayrılmaktadır.

1944 Chicago Uluslararası Sivil Havacılık Sözleşmesi ve genel uluslararası hukuk ilkeleri çerçevesinde, "uluslararası hava sahası" (açık denizler ve sahipsiz topraklar üzerindeki hava tabakası) ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Hiçbir devletin egemenliği altında bulunmaz ve tüm devletlerin uçuş serbestisinden yararlandığı bir alandır.

Answer

Uluslararası hava sahası hiçbir devletin egemenliği altında değildir ve uçuş serbestisi ilkesine tabidir.
Doğru seçenek, uluslararası hava sahasının egemenlik dışı statüsünü ve uçuş serbestisini doğru tanımlamaktadır. Uluslararası hukukta açık denizler ve sahipsiz topraklar üzerindeki hava tabakası hiçbir devletin ülkesi sayılmaz ve tüm devletlerin kullanımına açıktır.

Step-by-Step Solution

1
Hava sahasının hukuki tasnifini yapınız.
Hava sahası; devletlerin egemen olduğu 'ulusal hava sahası' (kara ülkesi ve karasuları üzeri) ve egemenlik dışı olan 'uluslararası hava sahası' (açık denizler ve sahipsiz topraklar üzeri) olarak ikiye ayrılır.
Alanın hukuki statüsünü belirlemek için coğrafi konumun altındaki bölgeye (kara/deniz) bakılmalıdır.
2
Uluslararası hava sahasının rejimini belirleyiniz.
Açık denizlerin üzerindeki hava sahası, açık denizlerin serbestliği ilkesinin bir uzantısı olarak egemenlik dışıdır.
1944 Chicago Sözleşmesi ve 1982 Deniz Hukuku Sözleşmesi uyarınca, açık denizlerin üzerindeki hava sahası tüm devletlere açıktır.
3
Uçuş serbestisi kapsamını değerlendiriniz.
Bu alanda tüm devletlerin (kıyıya paralel olsun veya olmasın) sivil ve askeri araçları uçuş serbestisinden yararlanır.
Uluslararası hava sahası 'res communis' niteliğinde olduğundan hiçbir devlet burada münhasır hak iddia edemez.

Key Concept

Uluslararası Hava Sahası Rejimi (Res Communis)

Hints

1
Hava sahasının statüsü, altındaki kara veya deniz parçasının hukuki statüsüne bağlıdır.
2
Açık denizler (High Seas) hiçbir devletin egemenliğinde olmadığına göre, üzerindeki hava sahası ne durumda olabilir?
3
1944 Chicago Sözleşmesi, devletlerin 'kendi ülkeleri' üzerindeki hava sahasında tam egemen olduğunu söyler; peki ya açık denizler üzeri?

Practice More

Karasuları ile açık deniz hava sahası arasındaki egemenlik farklarını ve FIR (Uçuş Bilgi Bölgesi) kavramının bu alanlardaki yetki sınırlamalarını inceleyiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 3Question

1959 tarihli Antarktika Antlaşması, bölgenin hukuki statüsünü belirleyen en temel uluslararası belgedir. Bu antlaşma ile oluşturulan rejim çerçevesinde, Antarktika'nın kullanımıyla ilgili temel kural aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Bölgenin münhasıran barışçıl amaçlarla kullanılması ve her türlü askeri faaliyetin yasaklanması

Answer

Bölgenin münhasıran barışçıl amaçlarla kullanılması ve her türlü askeri faaliyetin yasaklanması
1959 Antarktika Antlaşması'nın en temel hükmü, bölgenin askeri amaçlardan tamamen arındırılarak sadece bilimsel araştırma gibi barışçıl faaliyetler için kullanılmasıdır. Bu ilke, kıtanın uluslararası güvenliğini sağlamanın temel taşıdır.

Step-by-Step Solution

1
Antarktika Antlaşması'nın (1959) temel felsefesini hatırla.
Antlaşmanın ana amacı bölgeyi uluslararası uyuşmazlıklardan uzak tutmak ve bilimsel iş birliğini sağlamaktır.
Kutup bölgeleri arasındaki hukuki rejim farkını anlamak için Antarktika'nın özel statüsünü tanımlamak gerekir.
2
Antlaşmanın 1. maddesindeki askeri kısıtlamaları incele.
Bölgede askeri üs kurmak, askeri manevralar yapmak ve silah (özellikle nükleer) denemeleri yapmak yasaklanmıştır.
Bu düzenleme, Antarktika'yı dünyanın ilk nükleer silahlardan arındırılmış ve tamamen silahsızlandırılmış bölgesi yapar.
3
Egemenlik iddialarının durumunu kontrol et.
Egemenlik iddiaları iptal edilmemiş, antlaşmanın 4. maddesi ile 'dondurulmuştur'.
Bu, devletlerin iddialarından vazgeçmeden iş birliği yapabilmelerine olanak tanıyan 'hukuki bir parantez' yöntemidir.

Key Concept

Antarktika'nın Barışçıl Kullanımı ve Silahsızlandırılması

Hints

1
Antarktika'nın dünyadaki diğer kara parçalarından farklı olarak hiçbir devlete ait olmadığını ve orada hiç savaş yapılmadığını düşünün.
2
1959 Antlaşması nükleer silahları ve askeri üsleri kıtada yasaklayan ilk büyük küresel antlaşmadır.

Practice More

Antarktika'da çevre korumasını ve madencilik yasağını düzenleyen 1991 Madrid Protokolü'nü inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 4Question

Uluslararası hukukta devletin ülkesi üzerindeki tam ve münhasır yetkisini kısıtlayan 'uluslararası irtifaklar' (servitutesservitutes) ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Bu haklar kural olarak 'eşyaya bağlı' (in remin \ rem) nitelikte kabul edildikleri için, devletin halefiyeti (state successionstate \ succession) durumunda da geçerliliklerini korurlar.

Answer

Uluslararası irtifaklar kural olarak 'eşyaya bağlı' (in remin \ rem) nitelikte kabul edildikleri için, devletin halefiyeti (state successionstate \ succession) durumunda da geçerliliklerini korurlar.
Uluslararası hukuk doktrininde ve 1978 Devletlerin Antlaşmalara Halefiyeti Hakkında Viyana Sözleşmesi'nde belirtildiği üzere, ülkeye bağlı (in remin \ rem) hak ve borçlar, devletin şahsiyetindeki değişikliklerden (halefiyet) etkilenmez. Bu durum, 'eşyanın (ülkenin) borcu ülkeyle beraber gider' kuralının bir yansımasıdır.

Step-by-Step Solution

1
Uluslararası irtifak kavramını tanımla.
Uluslararası irtifaklar, bir devletin kendi ülkesinin bir kısmını başka bir devletin veya devletler grubunun yararlanmasına tahsis etmesidir.
Konunun temel tanımını yaparak hukuki niteliğini belirlemek için.
2
Hakların hukuki karakterini (şahsi vs. nesnel) analiz et.
Bu haklar in personamin \ personam (kişisel) değil, in remin \ rem (eşyaya/ülkeye bağlı) niteliktedir.
Bu ayrım, hakların devamlılığını belirleyen en kritik özelliktir.
3
Devletin halefiyeti ile olan ilişkisini kur.
1978 Viyana Sözleşmesi uyarınca, ülkeye bağlı yükümlülükler devletin halefiyeti durumunda yeni devlete geçer (halefiyetten etkilenmez).
Uluslararası hukuktaki süreklilik ilkesini doğrulamak için.

Key Concept

Uluslararası İrtifakların Nesnel (In Rem) Niteliği

Hints

1
Bu hakların 'kişiye bağlı' mı yoksa 'toprağa bağlı' mı olduğunu düşünün.
2
Bir devlet başka bir devlete dönüştüğünde (halefiyet), hangi tür borçlar yeni devlete otomatik olarak geçer?
3
Latince in remin \ rem kavramı, bu hakların doğrudan doğruya ülke (eşya) üzerinde kurulduğunu ve devletin kimliğinden bağımsız olduğunu ifade eder.

Practice More

Ülke kiralaması (leaselease) ile uluslararası irtifak arasındaki farkı, egemenlik yetkisinin kullanımı açısından inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 5Question

1959 tarihli Antarktika Antlaşması'nın 4. maddesi, bölge üzerindeki egemenlik iddialarının "dondurulması" (freezing) rejimini öngörmektedir. Bu rejimin hukuki sonuçlarına ilişkin aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Antlaşma yürürlükteyken yapılan hiçbir faaliyet, yeni bir egemenlik iddiasına temel oluşturamaz veya mevcut bir iddiayı destekleyemez.

Answer

Antlaşma yürürlükteyken yapılan faaliyetlerin egemenlik iddialarına temel oluşturamayacağını belirten ifade doğrudur.
Antarktika Antlaşması'nın 4. maddesi açıkça belirtmektedir ki: Antlaşma yürürlükteyken gerçekleşen hiçbir eylem veya faaliyet, Antarktika'da egemenlik iddiasında bulunmaya, bu iddiaları desteklemeye veya yeni bir egemenlik hakkı yaratmaya temel teşkil etmez. Bu düzenleme, kıtadaki bilimsel iş birliğinin siyasi egemenlik kaygılarından arındırılmasını sağlar.

Step-by-Step Solution

1
Antarktika Antlaşması'nın (1959) temel amacını belirle.
Antlaşma, kıtayı askersizleştirmeyi, bilimsel iş birliğini sağlamayı ve egemenlik uyuşmazlıklarını askıya almayı amaçlar.
Kutup bölgesindeki çatışmaları önlemek için hukuki bir statü oluşturulmuştur.
2
4. madde hükmündeki 'dondurma' (freezing) kavramını analiz et.
Bu maddeye göre antlaşma süresince yapılan eylemler ne mevcut iddiaları güçlendirir ne de yeni iddialara yol açar.
Devletlerin bilimsel araştırma yaparken toprak kazanma yarışına girmesini önlemek esastır.
3
Seçeneklerdeki iddiaların 4. madde ile uyumunu denetle.
Bilimsel faaliyetlerin hak doğurmayacağı ve iddiaların sadece dondurulduğu (iptal edilmediği) sonucuna ulaşılır.
Uluslararası hukukta kutup statüsü, 'res communis' (ortak kullanım) ve dondurulmuş egemenlik dengesi üzerine kuruludur.

Key Concept

Antarktika Antlaşması Madde IV - Egemenlik İddialarının Dondurulması

Hints

1
Antarktika Antlaşması'nın 'statu quo' (mevcut durum) koruma özelliğini düşünün.
2
4. madde, devletlerin bilimsel üs kurarak toprak elde etme yarışına girmesini engellemeyi amaçlar.
3
Bu maddeye göre antlaşma dönemindeki hiçbir eylem egemenlik iddiasını güçlendirmez veya yeni bir iddia yaratmaz.

Practice More

1991 tarihli Madrid Protokolü'nün maden kaynakları üzerindeki yasaklayıcı etkisini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 6Question

Uluslararası hukukta devletin ülkesi üzerindeki "tam ve münhasır yetkisi", çeşitli hukuki statüler ve antlaşmalarla daraltılabilmektedir. Özellikle "olumsuz (negatif) irtifaklar" ve "ülke kiralama" (territorial lease) gibi müesseseler, bu yetki daralmasının en tipik örneklerini oluşturur.

Buna göre, ülke üzerindeki yetki sınırlamalarıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Olumsuz (negatif) irtifaklar; yükümlü devletin egemenlik hakkı devam etmekle birlikte, kendi ülkesinin bir kısmında tahkimat yapmama veya askeri birlik bulundurmama gibi bir 'eylemden kaçınma' yükümlülüğünü ifade eder.

Answer

Olumsuz (negatif) irtifakların devletin kendi ülkesinde belirli bir faaliyeti (tahkimat yapmama vb.) yapmama yükümlülüğünü ifade ettiği seçenek doğrudur.
Uluslararası hukukta olumsuz (negatif) irtifaklar, bir devletin kendi egemenlik alanındaki belirli yetkileri kullanmaktan vazgeçmesini ifade eder. Askerlikten arındırılmış bölgeler (demilitarized zones) bunun en belirgin örneğidir; burada devlet o bölgede tahkimat yapmama veya asker bulundurmama yükümlülüğü (non-facere) altına girer.

Step-by-Step Solution

1
Uluslararası irtifak türlerini tanımla.
Olumlu irtifaklar 'izin verme/yapma', olumsuz irtifaklar ise 'kaçınma/yapmama' yükümlülüğüdür.
Soruda sorulan negatif irtifakın kapsamını belirlemek için.
2
Ülke kiralama rejimindeki egemenlik ve yetki ayrımını analiz et.
Mülkiyet (dominium) kiralayanda kalırken, yönetim (imperium) kiracıya geçer.
Kiralama müessesesinin hukuki doğasını anlamak için.
3
İrtifakların halefiyet (succession) karşısındaki durumunu değerlendir.
Bu haklar toprağa bağlı (real servitude) kabul edildiği için halefiyet durumunda devam eder.
Şahsi ve ayni hak ayrımını test etmek için.

Key Concept

Uluslararası İrtifaklar ve Egemenlik-Yetki Ayrımı
Question 7Question

1982 Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi'ne (BMDHS) göre, ulusal yetki alanlarının ötesinde kalan deniz alanları birbirinden farklı hukuki rejimlere tabidir. Uluslararası deniz yatağı ve okyanus tabanı (Bölge), "insanlığın ortak mirası" ilan edilerek buradaki kaynakların işletilmesi Uluslararası Deniz Yatağı Otoritesi'nin (ISA) yetkisine bırakılmıştır.

Buna göre, Bölge'nin üzerindeki su kütlesini oluşturan "açık denizlerin" hukuki statüsü aşağıdakilerden hangisiyle ifade edilir?

Show answer & explanation

Answer: Hiçbir devletin kendi egemenliği altına alamayacağı ve tüm devletlerin kullanımına açık olan serbestlik (res communis) rejimidir.

Answer

Açık denizlerin hukuki statüsü, hiçbir devletin kendi egemenliği altına alamayacağı ve tüm devletlerin kullanımına açık olan serbestlik (res communis) rejimidir.
1982 Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi'ne göre açık denizler, hiçbir devletin meşru olarak kendi egemenliği altına alamayacağı alanlardır. Bu alanlar 'res communis' (herkesin ortak kullanım alanı) kabul edilir ve hem kıyısı olan hem de kıyısı olmayan tüm devletler açık denizlerde seyrüsefer, üstünden uçma, denizaltı kabloları ve boru hatları döşeme gibi serbestliklerden eşit şekilde yararlanır.

Step-by-Step Solution

1
Soru kökündeki uluslararası deniz yatağı (Bölge) ile açık denizler (su kütlesi) ayrımını analiz etmek.
Bölge'nin 'insanlığın ortak mirası' rejimi altında Uluslararası Deniz Yatağı Otoritesi tarafından yönetildiği, su kütlesinin ise farklı bir rejime tabi olduğu tespit edilir.
1982 BMDHS, deniz alanlarını yatay ve dikey olarak farklı hukuki statülere ayırmıştır.
2
Açık denizlerin hukuki temelini belirlemek.
Açık denizlerin hiçbir devletin egemenliğinde olmadığı ve 'açık deniz serbestisi' (res communis) ilkesine dayandığı belirlenir.
Açık denizler, tüm devletlerin (kıyısı olan veya olmayan) eşit şekilde seyrüsefer, balıkçılık, kablo döşeme gibi özgürlüklerinden yararlandığı bir alandır.

Key Concept

Açık Deniz Serbestisi (Res Communis) ve Uluslararası Deniz Yatağı (İnsanlığın Ortak Mirası) Ayrımı
Estimated Time:1m 0s
Question 8Question

Uluslararası hukukta suyollarının hukuki statüsü incelendiğinde, coğrafi olarak birden fazla devletin ülkesinden geçen (ardışık) veya iki devlet arasında sınır oluşturan (bitişik) akarsular ile tamamen devletin ülkesi içinde açılan yapay uluslararası kanalların rejimleri arasında belirgin farklar bulunur. Bu bağlamda, uluslararası akarsular ve kanalların hukuki rejimlerine ilişkin aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Uluslararası kanalların serbest geçiş rejimi, 1888 İstanbul Antlaşması (Süveyş Kanalı) veya 1977 Panama Kanalı Antlaşması gibi belgelerle kurulan özel statüler yaratırken; coğrafi olarak ardışık veya bitişik olan her akarsu, kıyıdaş devletlerin açık rızası olmaksızın otomatik olarak uluslararası seyrüsefere açık bir 'uluslararası akarsu' statüsü kazanmaz.

Answer

Uluslararası kanalların serbest geçiş rejiminin özel antlaşmalarla (1888 İstanbul, 1977 Panama) kurulduğunu, coğrafi olarak ardışık veya bitişik olan akarsuların ise kıyıdaş devletlerin rızası olmadan otomatik olarak seyrüsefere açık bir uluslararası akarsu statüsü kazanmayacağını belirten seçenek doğrudur.
Doğru seçenek, uluslararası suyolları hukukunun en temel iki kuralını hatasız biçimde yansıtmaktadır: Birincisi, yapay su yolları olan kanalların uluslararası statüsünün (Süveyş ve Panama örneklerindeki gibi) mutlaka rızaya dayalı özel antlaşmalarla kurulan objektif rejimlere dayanmasıdır. İkincisi ise, bir akarsuyun fiziki olarak birden fazla devletin sınırları içinde yer almasının (ardışık/bitişik), bu akarsuyu hukuken otomatik biçimde uluslararası ulaşıma açık bir 'uluslararası akarsu' yapmamasıdır. Hukuki statü her zaman ilgili kıyıdaşların antlaşması ile belirlenir.

Step-by-Step Solution

1
Uluslararası kanalların hukuki statüsünün nasıl oluştuğunu analiz et.
Kanallar, devletin kendi topraklarında (iç sularında) açtığı yapay yollardır. Uluslararası nitelik kazanmaları, 1888 İstanbul veya 1977 Panama antlaşmaları gibi, tüm devletler (erga omnes) için objektif statü yaratan özel antlaşmalarla mümkündür.
Kanalların hukuki temelini doğal coğrafyadan ziyade antlaşmaların oluşturduğunu belirlemek.
2
Uluslararası akarsu ile ardışık/bitişik akarsu kavramları arasındaki farkı incele.
Bir akarsuyun sınır oluşturması (bitişik) veya birden fazla ülkeden geçmesi (ardışık) coğrafi bir tespittir. Bu suların yabancı devlet gemilerinin seyrüseferine açılması için ilgili devletlerin iradesi (antlaşma veya teâmül) şarttır; otomatik olarak seyrüsefere açılmazlar.
Coğrafi durum ile hukuki statü arasındaki doğrudan nedensellik bağının bulunmadığını ortaya koymak.
3
Yanlış seçeneklerdeki çeldiricileri değerlendir.
Kanalları karasuları ile veya jus cogens normlar ile karıştıran, akarsularda mutlak egemenliği (Harmon doktrini) savunan veya akarsuları insanlığın ortak mirası ilan eden ifadeler uluslararası hukuk kurallarına aykırıdır.
Sınav seviyesine uygun olarak hukuki kavram karmaşalarını eleyerek doğru sonuca ulaşmak.

Key Concept

Uluslararası Kanalların Objektif Statüsü ve Akarsuların Seyrüsefer Rejimi
Question 9Question

Uluslararası hukukta su yollarının hukuki rejimi; akarsuların coğrafi konumlarına göre (bitişik veya ardışık olmaları) taşıdıkları özellikler ile insan yapımı kanalların uluslararası antlaşmalarla bağlandıkları özel statüler ekseninde şekillenmektedir.

Bu bağlamda, devletlerin akarsular ve kanallar üzerindeki egemenlik hakları ile uluslararası transit geçiş yükümlülüklerine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: 1888 İstanbul Antlaşması ile Süveyş Kanalı'nın ve 1977 Torrijos-Carter Antlaşmaları ile Panama Kanalı'nın daimi tarafsızlığı öngörülmüş olup, bu su yolları barış ve savaş zamanında tüm devletlerin gemilerine açık tutulmuştur.

Answer

1888 İstanbul Antlaşması ile Süveyş Kanalı'nın ve 1977 Torrijos-Carter Antlaşmaları ile Panama Kanalı'nın daimi tarafsızlığının öngörülerek, barış ve savaş zamanında tüm gemilere açık tutulduğunu belirten ifadedir.
Uluslararası yapay kanalların hukuki rejimleri kendi özel antlaşmalarıyla belirlenmiştir. 1888 İstanbul Antlaşması Süveyş Kanalı'nın, 1977 Torrijos-Carter Antlaşmaları ise Panama Kanalı'nın daimi tarafsızlığını ve her dönemde tüm devletlerin gemilerine açık olmasını garanti altına almıştır. Bu nedenle doğru seçenek, bu antlaşmaların statülerini tam ve eksiksiz yansıtan ifadedir.

Step-by-Step Solution

1
Kanalların hukuki statüsünün değerlendirilmesi
Süveyş (1888) ve Panama (1977) kanallarının antlaşmalarla daimi tarafsızlığa kavuştuğu ve her dönemde geçişe açık olduğu doğrulanır.
Özel antlaşmalarla kurulan kanal rejimleri, uluslararası su yolları hukukunun temel istisnai ve düzenleyici metinleridir.
2
Egemenlik ve transit geçiş hakkı ilişkisinin analizi
Seyrüsefer hakkının, kıyıdaş devletin mutlak egemenliğini sona erdirmediği, yalnızca uluslararası bir yükümlülük olarak sınırlandırdığı tespit edilir.
Devletin ülkesel yetkilerinin transit geçişlerle nasıl dengelendiğini anlamak için.
3
Ulusal ve uluslararası akarsu ayrımının yapılması
Tek bir devletten geçen akarsuyun ulusal (iç su) olduğu, ardışık akarsu sayılabilmesi için birden fazla devleti katetmesi gerektiği belirlenir.
Su yollarının coğrafi sınıflandırmasındaki kavram yanılgılarını gidermek için.
4
İç sular ve karasuları rejimlerinin kıyaslanması
Karasularındaki zararsız geçiş hakkının, devletin tam egemenliğindeki iç sulara veya ulusal akarsulara kendiliğinden uygulanamayacağı anlaşılır.
Deniz hukukundaki geçiş rejimlerinin akarsulara uygulanabilirliğini test etmek için.

Key Concept

Uluslararası Akarsular ve Kanalların Hukuki Rejimi
Question 10Question

Uluslararası hukukta bir devletin; karasuları içerisinde volkanik patlama sonucu yeni bir adanın oluşması, nehirlerin alüvyon biriktirmesi veya bir nehrin yatağının değişmesi gibi tamamen doğal olaylar sonucunda topraklarının fiziksel olarak genişlemesi yoluyla gerçekleşen ülke kazanma yöntemi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Artma (Eklenme)

Answer

Doğal olaylar neticesinde gerçekleşen bu toprak kazanımı 'Artma (Eklenme)' (Accretion) olarak adlandırılır.
Artma (Eklenme), bir devletin ülkesine doğal yollarla (alüvyon birikmesi, nehir yatağının değişmesi veya karasularında yeni ada oluşması) toprak eklenmesidir. Bu yöntem bir 'asli kazanma' yoludur çünkü toprak bir başka devletten devralınmamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Olayın niteliğini belirle.
Soru kökünde belirtilen durum (ada oluşumu, alüvyon birikmesi) beşeri bir irade değil, doğal bir süreçtir.
Ülke kazanma yolları asli ve devren olmak üzere ikiye ayrılır; doğal olaylar asli kazanma kapsamındadır.
2
Kavramsal eşleştirme yap.
Doğal süreçlerle toprağın mülkiyet sınırlarına eklenmesi 'Artma/Eklenme' kavramı ile karşılanır.
Diğer kavramlar (işgal, devir vb.) insan müdahalesi veya hukuki işlem gerektirir.

Key Concept

Artma (Accretion): Doğal olaylarla (alüvyon, volkanizma) toprağın genişlemesi.

Hints

1
Soruda bahsedilen olayların (volkanizma, nehir biriktirmesi) insan eliyle mi yoksa doğa tarafından mı gerçekleştiğine dikkat edin.
2
Bu kazanma yolu, toprağın mevcut ülkeye fiziksel olarak 'eklenmesi' sürecini ifade eder.

Practice More

Asli kazanma yolları ile devren kazanma yolları arasındaki temel farkları tekrar edebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 11Question

Uluslararası hukukta devletin ülkesel egemenliğinin deniz alanlarındaki kapsamı, bu alanların kara ülkesine olan yakınlığına ve uluslararası sözleşmelerle belirlenen sınırlandırma rejimlerine göre farklılık göstermektedir. Bu bağlamda, devletin 'ulusal sularını' oluşturan 'iç sular' ve 'karasuları' rejimleri karşılaştırıldığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: İç sular üzerinde devletin egemenliği tam olup yabancı gemilerin genel bir 'zararsız geçiş' hakkı bulunmazken; karasularında kıyı devletinin egemenliği yabancı gemilerin 'zararsız geçiş' hakkı ile sınırlandırılmıştır.

Answer

İç sular üzerinde devletin egemenliği tam olup yabancı gemilerin genel bir 'zararsız geçiş' hakkı bulunmazken; karasularında kıyı devletinin egemenliği yabancı gemilerin 'zararsız geçiş' hakkı ile sınırlandırılmıştır.
Uluslararası hukukta (özellikle 19821982 BMDHS uyarınca), bir devletin iç suları üzerinde egemenliği mutlaktır ve yabancı gemilerin geçişi kıyı devletinin özel iznine veya ikili antlaşmalara bağlıdır. Ancak karasuları, kıyı devletinin ülkesinin bir parçası olmasına rağmen, uluslararası deniz seyrüseferine hizmet ettiği için yabancı bayraklı gemilerin barışı, iyi düzeni veya güvenliği bozmadığı sürece bu sularından geçmesine (zararsız geçiş) izin verilmek zorundadır. Bu, iki alan arasındaki en temel rejim farkıdır.

Step-by-Step Solution

1
Ulusal suların bileşenlerini tanımla.
Devletin ulusal suları, iç sular ve karasuları olmak üzere iki kısımdan oluşur.
Bu iki alanın hukuki rejimleri arasındaki farkı anlamak için temel tanımlardan başlanmalıdır.
2
İç suların hukuki statüsünü incele.
İç sular (limanlar, iç körfezler), devletin kara ülkesi gibi tam egemenliğe tabidir.
Bu alanda yabancı gemiler için genel bir geçiş hakkı tanınmamıştır; giriş genellikle izne tabidir.
3
Karasularının hukuki statüsünü incele.
Karasuları (1212 deniz miline kadar), kıyı devletinin egemenliğindedir ancak 'zararsız geçiş' hakkı ile sınırlıdır.
Uluslararası deniz ticaretinin sürekliliği için yabancı gemilere bu alanda barışçıl geçiş hakkı verilmiştir.
4
İki rejimi karşılaştırarak doğru farkı belirle.
Temel fark, 'zararsız geçiş' hakkının varlığı ve egemenliğin kısıtlanma düzeyidir.
İç sularda bu hak yokken, karasularında mevcuttur.

Key Concept

İç sular ile karasuları arasındaki egemenlik ve geçiş rejimi farkı

Hints

1
Devletin limanlarına girerken izin alınması gerekip gerekmediğini ve karasularından geçerken durumun nasıl olduğunu düşünün.
2
'Zararsız geçiş' (innocent passage) kavramının hangi deniz alanı için bir 'istisna' teşkil ettiğini hatırlayın.

Practice More

Karasuları ile ulusal hava sahası arasındaki geçiş rejimi farklarını (zararsız geçişin havada geçerli olmaması) incelemek konuyu pekiştirecektir.
Estimated Time:1m 30s
Question 12Question

Uluslararası hukukta devletin ülkesel egemenliğini genişletme yöntemlerinden biri olan "devir" (cession), bir toprak parçası üzerindeki egemenliğin bir devletten diğerine bir antlaşma aracılığıyla aktarılmasıdır. Modern uluslararası hukuk düzeni ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı hükümleri dikkate alındığında, devir yoluyla ülke kazanılmasıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Devir işleminin hukuken geçerli sayılabilmesi için, egemenlik devrinin kuvvete başvurma veya kuvvet kullanma tehdidi ile gerçekleştirilmemiş olması gerekir.

Answer

Egemenlik devrinin kuvvete başvurma veya kuvvet kullanma tehdidi ile gerçekleştirilmemiş olması devir işleminin geçerliliği için temel şarttır.
Doğru cevap olan ifade, modern uluslararası hukukun en temel kurallarından biri olan kuvvet kullanma yasağını yansıtır. 1969 Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi'nin 52. maddesine göre, bir devletin temsilcisinin veya devletin kendisinin kuvvet kullanma tehdidi veya kuvvet kullanılmasıyla imzalatılan antlaşmalar hukuken geçersizdir. Bu nedenle, devir işleminin geçerliliği iradenin sakatlanmamış olmasına ve kuvvet kullanılmamış olmasına bağlıdır.

Step-by-Step Solution

1
Devir (Cession) kavramını sınıflandır.
Devir, bir devletin ülkesinin bir kısmını antlaşma ile başka bir devlete bırakmasıdır ve 'devren' (derivative) bir kazanma yoludur.
Kazanılan toprağın önceki bir egemeni olduğu için asli değil, devren kazanma olarak tanımlanır.
2
Modern uluslararası hukuk kısıtlamalarını uygula.
BM Şartı Madde 2(4) ve Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi Madde 52 uyarınca kuvvet kullanma tehdidi ile yapılan işlemler geçersizdir.
Modern hukukta 'fetih' hakkı ortadan kalkmış, iradi olmayan ve baskı altındaki devirler hukuka aykırı hale gelmiştir.
3
Halkın rızası ve plebisit unsurlarını değerlendir.
Özellikle II. Dünya Savaşı sonrası, devir işlemlerinde halkların kendi kaderini tayin hakkı (self-determination) önem kazanmıştır.
Toprak devirlerinin sadece devletler arası bir mal değişimi değil, üzerinde yaşayan halkın iradesine de dayanması beklenir.

Key Concept

Devren Ülke Kazanma ve Kuvvet Kullanma Yasağı İlişkisi

Hints

1
Devir (cession) işleminin bir antlaşma ile yapıldığını ve modern hukukta antlaşmaların geçerlilik şartlarını düşünün.
2
Birleşmiş Milletler Şartı'nın 2. maddesinin 4. fıkrasındaki 'kuvvet kullanma yasağı' ile egemenlik kazanımı arasındaki ilişkiyi kurun.
3
Klasik hukukta fetih (conquest) bir hak iken, modern hukukta kuvvet yoluyla toprak kazanımının neden reddedildiğini hatırlayın.

Practice More

Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi'nin 52. ve 53. maddelerini (antlaşmaların sakatlığı ve Jus Cogens) inceleyerek ülke kazanma yollarındaki hukuki sınırları pekiştirebilirsiniz.

Alternative Method

Soruyu çözerken 'asli kazanma' (işgal, artma) ve 'devren kazanma' (devir) ayrımını yaparak seçenekleri eleyebilirsiniz. Sahipsiz toprak (terra nullius) kavramının sadece asli kazanma yollarından olan işgal için geçerli olduğunu bilmek doğrudan bir seçeneği eler.
Estimated Time:1m 15s
Question 13Question

Uluslararası hukukta devletin ülkesi üzerindeki hava sahası ile dış uzay arasındaki hukuki ayrım temel bir öneme sahiptir. 1967 tarihli Dış Uzay Antlaşması'nın getirdiği temel rejim dikkate alındığında, dış uzayın ve gök cisimlerinin hukuki statüsü ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Dış uzay ve gök cisimleri; egemenlik ilanı, kullanma, işgal veya başka herhangi bir yolla devletler tarafından mülk edinilemez.

Answer

Dış uzay ve gök cisimlerinin hiçbir şekilde devletler tarafından mülk edinilemeyeceğini ve egemenlik ilanına kapalı olduğunu belirten seçenek doğrudur.
Dış uzay ve gök cisimleri üzerindeki mülkiyet ve egemenlik yasağını ifade eden seçenek doğrudur; çünkü 1967 Dış Uzay Antlaşması'nın 2. maddesi, bu alanların ulusal mülk edinmeye (national appropriation) tamamen kapalı olduğunu açıkça belirtmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Hava sahası ve dış uzay arasındaki hukuki rejim farkını hatırla.
Hava sahası devletin egemenliği altındayken, dış uzay serbestlik rejimine tabidir.
Uluslararası hukukta alanların statüsünü belirlemek için temel ayrım noktası budur.
2
1967 Dış Uzay Antlaşması'nın (Outer Space Treaty) temel ilkelerini gözden geçir.
Antlaşma; dış uzayın mülk edinilemeyeceğini (non-appropriation) ve tüm devletlerin kullanımına açık olduğunu hükme bağlar.
Dış uzay hukukunun anayasası sayılan bu belge, temel kuralları belirler.
3
Egemenlik ve mülkiyet yasaklarını içeren doğru ifadeyi tespit et.
Dış uzayın hiçbir yolla mülk edinilemeyeceği sonucuna ulaşılır.
Bu ilke, dış uzayı devletlerin toprak kazandığı kara ülkesinden ayıran en radikal farktır.

Key Concept

Dış Uzayda Egemenlik Tesisi Yasağı (Non-appropriation Principle)

Hints

1
Hava sahası devletin egemenliğindeyken, dış uzayda durum tam tersidir.
2
1967 Dış Uzay Antlaşması, devletlerin bu alanı 'parsellemesini' veya mülkiyetine geçirmesini kesin olarak yasaklar.
3
Dış uzay bir devletin toprağı sayılamaz; orası tüm devletlerin serbestçe araştırma yapabileceği bir alandır.

Practice More

1979 Ay Antlaşması ile 1967 Dış Uzay Antlaşması arasındaki kavramsal farkları (Province of Mankind vs. Common Heritage of Mankind) inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 14Question

Uluslararası hukukta iki devlet arasındaki kara sınırının belirlenmesi (saptanması) süreci; genellikle siyasi bir uzlaşmayı içeren hukuki tanımlama, bu tanımın haritalar üzerine aktarılması ve nihayetinde arazi üzerinde işaretlenmesi gibi temel safhalardan oluşur. Sınır hattının bir uluslararası antlaşma metninde koordinatlar, coğrafi terimler veya harita çizimleri ile belirlenerek hukuki geçerlilik kazandığı aşama aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Delimitasyon

Answer

Sınırın antlaşma ve harita üzerinde hukuki olarak tanımlanması aşaması olan Delimitasyon'dur.
Sınırların saptanması sürecinde, sınır hattının bir antlaşma metninde coğrafi özellikler veya koordinatlarla tanımlanarak harita üzerinde gösterilmesi 'Delimitasyon' (Sınırlandırma) olarak adlandırılır. Bu aşama, sınırın hukuki temelini oluşturur.

Step-by-Step Solution

1
Sınır belirleme sürecinin aşamalarını hatırla.
Süreç; Siyasi karar (Allokasyon), Hukuki tanımlama (Delimitasyon), Teknik uygulama (Demarkasyon) ve Yönetim (Abraşman) aşamalarından oluşur.
Sınırın hangi aşamada olduğunu tespit etmek için terimler arasındaki ayrımı bilmek gerekir.
2
Soru kökündeki 'antlaşma metni', 'koordinatlar' ve 'hukuki geçerlilik' anahtar kelimelerini analiz et.
Bu ifadeler, sınırın henüz arazide fiziksel olarak işaretlenmediğini, sadece kağıt üzerinde hukuki olarak sınırlandırıldığını gösterir.
Delimitasyon kelime anlamı olarak 'sınırlandırma' demektir ve hukuki/teknik tanımı ifade eder.
3
Doğru terimi seçenekler arasından doğrula.
Demarkasyon arazideki işaretlemeyi, delimitasyon ise antlaşmadaki tanımlamayı ifade ettiği için cevap delimitasyon olmalıdır.
Kavramsal netlik sağlamak ve teknik terim karmaşasını gidermek için bu ayrım kritiktir.

Key Concept

Sınır Belirleme Aşamaları (Delimitasyon vs Demarkasyon)

Hints

1
Sınırın araziye inmeden önceki, kağıt ve harita üzerindeki halini düşünün.
2
'Sınırlandırma' (kağıt üzerinde) ve 'İşaretleme' (arazi üzerinde) kavramlarını ayırt edin.
3
Latince 'limit' (sınır) kökünden gelen ve antlaşma metni ile yapılan işleme 'delimitasyon' denir.

Practice More

Demarkasyon aşamasında kullanılan sınır taşlarının (boundary markers) tahrip edilmesinin uluslararası sorumluluk hukukundaki sonuçlarını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:50s
Question 15Question

Uluslararası hukukta devletin ülkesi üzerindeki egemenlik yetkilerini kısıtlayan ve doktrinde uluslararası irtifaklar (servitutesservitutes) kapsamında değerlendirilen askersizleştirme (demilitarizationdemilitarization) ve tarafsızlaştırma (neutralizationneutralization) rejimleri arasındaki temel farkla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Askersizleştirme, belirli bir bölgede askeri tesislerin kurulmasının ve askeri güç bulundurulmasının yasaklanmasını ifade ederken; tarafsızlaştırma, o bölgenin bir savaş tiyatrosu (theatertheater ofof warwar) olmaktan çıkarılmasını ve savaş dışı tutulmasını ifade eder.

Answer

Askersizleştirme belirli bir alanda askeri varlığı ve tahkimatı yasaklarken, tarafsızlaştırma o alanın savaş dışında tutulmasını ve bir çatışma bölgesi haline getirilmemesini amaçlar.
Doğru cevap, askersizleştirmenin fiziksel bir 'bulundurmama' yükümlülüğü, tarafsızlaştırmanın ise bölgenin 'savaş dışı statüsünü' ifade ettiğini belirten seçenektir. Uluslararası hukukta bu iki kavram sıklıkla birlikte uygulansa da (örneğin Aland Adaları örneğinde), hukuki amaçları farklıdır: Biri silahlanmayı önlemeye, diğeri savaşın coğrafi sınırlarını daraltmaya odaklanır.

Step-by-Step Solution

1
Kavramsal ayrımı tanımla
Askersizleştirme (demilitarizationdemilitarization), barış ve savaş zamanında ilgili bölgede askeri birlik, silah ve tesis bulundurulmamasını öngören bir 'yapmama' (olumsuz) yükümlülüğüdür.
Devletin ülkesi üzerindeki yetki sınırlamalarının kapsamını belirlemek için temel tanımlardan başlanmalıdır.
2
Tarafsızlaştırma rejimini incele
Tarafsızlaştırma (neutralizationneutralization), bir bölgenin savaşın etkilerinden korunması için çatışma alanı (theatertheater ofof warwar) dışında tutulması ve burada askeri operasyon yapılmamasıdır.
İki kavramın uygulama zamanı ve amacı arasındaki farkı netleştirmek gerekir.
3
Karşılaştırma ve sonuç
Bir bölge askersizleştirilmiş olsa bile tarafsızlaştırılmamışsa savaş alanı olabilir (ancak savunmasız kalır); tarafsızlaştırılmış bir bölge ise hukuken savaş dışıdır. Doğru tanımlama bu ayrımı yansıtan seçenektir.
Öğrencinin iki kısıtlama türü arasındaki fonksiyonel farkı anlaması sağlanır.

Key Concept

Uluslararası İrtifaklar ve Ülke Üzerindeki Yetki Sınırlamaları

Hints

1
Kavramları 'ne yapılamayacağı' ve 'ne zaman korunduğu' açısından düşünün.
2
Askersizleştirme barış zamanı askeri yığınağı engellerken, tarafsızlaştırma doğrudan savaş hukukunun (jusjus inin bellobello) bir parçası gibi işlev görerek bölgeyi çatışma dışı tutar.

Practice More

Uluslararası irtifakların 'eşyaya bağlı' (inin remrem) niteliği ile devletlerin halefiyeti arasındaki ilişkiyi inceleyen soruları çözebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 16Question

Uluslararası hukukta bir devletin, kendi ülkesinin belirli bir kesiminde tahkimat yapmama, askeri tesis kurmama veya silah sistemleri bulundurmama gibi bir yükümlülük altına girmesiyle oluşan durum, "ülke üzerindeki yetki sınırlamaları" kapsamında aşağıdakilerden hangisiyle ifade edilir?

Show answer & explanation

Answer: Olumsuz (menfi) irtifak

Answer

Tahkimat yapmama veya askeri tesis kurmama gibi yükümlülükler olumsuz (menfi) irtifak olarak adlandırılır.
Devletin kendi ülkesinde belirli bir faaliyeti (örneğin tahkimat yapma veya asker bulundurma) yapmama borcu altına girmesi, hukuk dilinde olumsuz (menfi) irtifak olarak tanımlanır. Bu durum, devletin egemenlik yetkisini 'kaçınma' şeklinde sınırlandırmasıdır.

Step-by-Step Solution

1
Kısıtlamanın niteliğini belirleme
Devletin kendi toprağında bir şey 'yapmama' (tahkimat yapmama) yükümlülüğü olduğu görülür.
Uluslararası irtifaklar, yükümlülüğün türüne göre sınıflandırılır.
2
Olumlu ve olumsuz ayrımını yapma
Bir hakkın kullanımına izin verilmesi 'olumlu', bir hakkın kullanımından feragat edilmesi (yapmama) 'olumsuz' kategorisine girer.
Hukuki terminolojide 'non-facere' (yapmama) eylemleri olumsuz irtifakların temelini oluşturur.
3
Kavramı isimlendirme
Askersizleştirme ve tahkimat yasağı gibi durumlar 'olumsuz (menfi) irtifak' olarak tanımlanır.
Bu sınırlama, egemenlik hakkının belirli bir yönde (askeri amaçla) kullanılmamasını taahhüt eder.

Key Concept

Uluslararası İrtifaklar (Servitutes)

Hints

1
Kısıtlamanın 'bir şey yapma' mı yoksa 'bir şeyden kaçınma' mı olduğuna odaklanın.
2
Tahkimat yapmamak bir 'non-facere' (yapmama) yükümlülüğüdür.
3
Uluslararası hukukta askersizleştirme rejimleri tipik olumsuz irtifak örnekleridir.

Practice More

Uluslararası irtifakların halefiyet (devletin sürekliliği) durumunda yeni devlete geçip geçmediğini araştırabilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 17Question

XX ve YY devletleri arasındaki sınır, dekolonizasyon sürecinde "uti possidetis juris" ilkesi çerçevesinde eski sömürge idari sınırlarına göre belirlenmiştir. Sömürge yönetimi kayıtlarında sınırın "Z Nehri" olduğu belirtilmekte olup, nehrin bu bölgede seyrüsefere elverişli olduğu bilinmektedir. Ancak bağımsızlık anında, nehrin sömürge dönemindeki ani bir yatak değişimi (avülsiyon) nedeniyle eski idari sınırın geçtiği kuru yataktan farklı bir rotada aktığı tespit edilmiştir. Bağımsızlık sonrasındaki süreçte XX devleti, nehrin yeni yatağı ile eski yatağı arasındaki bölgede 50 yıl boyunca kesintisiz, barışçıl ve YY devletinin herhangi bir itirazı olmaksızın egemenlik yetkilerini (vergi toplama, yargılama ve idari yönetim) kullanmıştır. Bu hukuki ve fiili durum karşısında, sınırın belirlenmesine ilişkin aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi uluslararası hukuk normlarına en uygundur?

Show answer & explanation

Answer: XX devletinin bölge üzerinde uzun süreli, kesintisiz ve itirazsız egemenlik icrası sonucunda "zamanaşımı" (prescription) yoluyla yeni bir hukuki durum oluştuğundan, sınırın fiili duruma göre tespiti mümkündür.

Answer

X devletinin uzun süreli, kesintisiz ve itirazsız egemenlik icrası neticesinde zamanaşımı (prescription) yoluyla sınırın yeni duruma göre belirlenmesi en isabetli değerlendirmedir.
Doğru yanıt, hem başlangıçtaki uti possidetis durumunu hem de nehir yatağı değişim kuralını (avülsiyon) kabul eden ancak 50 yıllık süreci 'zamanaşımı' (prescription) ilkesiyle birleştiren seçenektir. Uluslararası Adalet Divanı içtihatlarında da görüldüğü üzere, bir sınır başlangıçta farklı olsa bile, taraflardan birinin uzun süreli egemenlik icrasına diğerinin itiraz etmemesi (acquiescence), sınırın fiili duruma göre kesinleşmesine neden olur.

Step-by-Step Solution

1
Uti Possidetis Juris ilkesinin değerlendirilmesi
Sınırın bağımsızlık tarihindeki idari sınırlara (Z Nehri'nin eski yatağı) göre belirlenmesi gerektiği saptandı.
Uti possidetis, dekolonizasyon sürecinde sınırları bağımsızlık anındaki haliyle dondurur.
2
Akarsu yatak değişiminin (Avülsiyon) hukuki etkisinin analizi
Ani yatak değişiminde (avülsiyon) sınırın eski kuru yatakta kalacağı belirlendi.
Yığışımın (akresyon) aksine, ani kopmalarda (avülsiyon) sınır hattı akarsu ile birlikte hareket etmez.
3
Zamanaşımı (Prescription) şartlarının kontrol edilmesi
50 yıl süren, barışçıl ve itirazsız (susma/rıza yoluyla) egemenlik icrasının hukuki statüyü değiştirdiği saptandı.
Uluslararası hukukta zamanaşımı, bir devletin başka bir devlete ait olabilecek toprak üzerinde uzun süre hak iddia etmeksizin egemenlik kurmasıyla sınırın kaymasına yol açabilir.

Key Concept

Uti Possidetis Juris ve Zamanaşımı (Prescription) Arasındaki Etkileşim
Question 18Question

19821982 tarihli Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi (BMDHS) ile düzenlenen ve "insanlığın ortak mirası" olarak kabul edilen "Bölge" (Uluslararası Deniz Yatağı) rejimine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Bölge'deki faaliyetlerden elde edilen mali ve ekonomik getirilerin paylaşımında, sadece bu alanda fiilen madencilik ve araştırma faaliyeti yürüten devletlerin öncelik hakkı bulunur.

Answer

Bölge'deki getirilerin paylaşımında sadece faaliyet yürüten devletlerin öncelikli olduğunu savunan seçenek yanlıştır; çünkü getiriler tüm insanlık arasında hakkaniyetle paylaşılmalıdır.
Bölge'deki kaynaklardan elde edilen ekonomik getirilerin paylaşımında, sadece bu alanda faaliyet yürüten (teknolojik ve mali gücü olan) devletlerin önceliği bulunmaz. Aksine, 19821982 BMDHS'ye göre Uluslararası Deniz Yatağı Makamı, getirileri özellikle gelişmekte olan devletlerin çıkarlarını ve ihtiyaçlarını gözeterek tüm insanlık arasında hakkaniyete uygun olarak dağıtmakla yükümlüdür.

Step-by-Step Solution

1
"Bölge" (The Area) kavramının kapsamını belirle.
Bölge, devletlerin ulusal yargı yetkisi dışında kalan deniz yatağı, okyanus tabanı ve bunların toprak altını ifade eder.
Sorunun temel kapsamını ve ilgili coğrafi alanı netleştirmek için.
2
"İnsanlığın Ortak Mirası" ilkesinin gereklerini değerlendir.
Bu ilke gereği hiçbir devlet egemenlik kuramaz ve kaynaklar tüm insanlık adına Uluslararası Deniz Yatağı Makamı (ISA) tarafından yönetilir.
Bölge rejiminin temel hukuki karakterini anlamak için.
3
Kaynaklardan elde edilen getirilerin paylaşım usulünü kontrol et.
19821982 BMDHS Madde 140140 uyarınca getiriler, gelişmekte olan devletlerin ihtiyaçları özellikle dikkate alınarak tüm insanlık arasında ayrım gözetilmeksizin paylaşılmalıdır.
Seçeneklerdeki paylaşım kriterinin doğruluğunu test etmek için.

Key Concept

İnsanlığın Ortak Mirası (Common Heritage of Mankind)

Hints

1
Deniz yatağı (Bölge) ile onun üzerindeki su kütlesinin (açık denizler) farklı hukuki rejimlere tabi olduğunu unutmayın.
2
"İnsanlığın Ortak Mirası" kavramı, kaynakların sadece onları çıkarabilen güçlü devletlere ait olmadığını gösterir.
3
19821982 Sözleşmesi, kaynak paylaşımında özellikle gelişmekte olan ülkelerin ve henüz bağımsız olmayan halkların korunmasını öngörür.

Practice More

Uluslararası Deniz Yatağı Makamı (ISA) bünyesinde kurulan ve kaynakları doğrudan işletme yetkisine sahip olan 'İşletme' (The Enterprise) organının görevlerini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 19Question

19821982 tarihli Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi (BMDHS) uyarınca, "açık denizlerin serbestliği" ilkesi gereği gemiler normal şartlarda yalnızca bayrak devletinin münhasır yargı yetkisine tabidir. Ancak sözleşme, bir devletin savaş gemisine, açık denizde karşılaştığı yabancı bir ticaret gemisine belirli şartlar altında müdahale etme ve gemiyi denetleme yetkisi veren "ziyaret hakkı"nı (right of visit) tanımıştır.

Buna göre aşağıdakilerden hangisi, BMDHS Madde 110110 çerçevesinde bir savaş gemisinin açık denizde yabancı bir ticaret gemisini durdurup ziyaret hakkını kullanabileceği durumlardan biri değildir?

Show answer & explanation

Answer: Geminin uyuşturucu veya uyarıcı madde kaçakçılığı yaptığından şüphelenilmesi

Answer

Geminin uyuşturucu veya uyarıcı madde kaçakçılığı yaptığından şüphelenilmesi, BMDHS Madde 110110 kapsamında düzenlenen doğrudan ziyaret hakkı gerekçeleri arasında yer almaz.
Doğru cevap, uyuşturucu veya uyarıcı madde kaçakçılığı şüphesidir. 19821982 BMDHS'nin 110110. maddesinde ziyaret hakkı gerekçeleri tahdidi olarak sayılmıştır. Bu gerekçeler; deniz haydutluğu, köle ticareti, izinsiz yayınlar, geminin tabiiyetsiz olması veya aslında müdahale eden devletin tabiiyetinde olmasıdır. Uyuşturucu kaçakçılığı ise sözleşmenin 108108. maddesinde ayrıca düzenlenmiş olup, burada devletlere uyuşturucu trafiğini önlemek için iş birliği yapma yükümlülüğü yüklenmiş, ancak savaş gemilerine bayrak devleti rızası olmadan müdahale etme yetkisi (ziyaret hakkı) verilmemiştir.

Step-by-Step Solution

1
Açık denizlerdeki genel yargı yetkisi kuralını belirleyin.
Açık denizlerde bayrak devleti ilkesi (flag state jurisdiction) geçerlidir; yani bir gemi yalnızca bayrağını taşıdığı devletin yetkisindedir.
Müdahalenin hukuki temelini anlamak için genel kuralın bilinmesi gerekir.
2
BMDHS Madde 110110 (Ziyaret Hakkı) hükümlerini gözden geçirin.
Ziyaret hakkı; deniz haydutluğu, köle ticareti, izinsiz yayınlar, bayraksızlık ve geminin aslında savaş gemisiyle aynı uyrukta olması durumlarında tanınır.
Sözleşmenin sınırlı sayıda saydığı (numerus clausus) istisnaları tespit etmek gerekir.
3
Uyuşturucu kaçakçılığının hukuki statüsünü değerlendirin.
Uyuşturucu kaçakçılığı Madde 108108'de düzenlenmiş olup devletlere "iş birliği" yükümlülüğü getirir ancak Madde 110110'daki ziyaret hakkı listesine dahil edilmemiştir.
Seçenekler arasındaki hukuki ayrımı yaparak doğru cevabı belirlemek için gereklidir.

Key Concept

Açık denizlerde bayrak devleti yetkisinin istisnaları (Ziyaret Hakkı - Right of Visit)

Hints

1
Açık denizlerde bayrak devleti ilkesi esastır; istisnalar Madde 110110'da sınırlı olarak sayılmıştır.
2
Ziyaret hakkı listesinde uyuşturucu ticareti ile köle ticareti arasındaki farka dikkat edin.
3
Uyuşturucu kaçakçılığı için devletlerin 'iş birliği' yapması gerekirken (Madde 108108), deniz haydutluğu ve köle ticareti için 'müdahale' hakkı (Madde 110110) tanınmıştır.

Practice More

Sıcak takip (hot pursuit) hakkının şartlarını ve hangi deniz alanlarında başladığını incelemek, açık deniz yetkileri konusunu pekiştirecektir.
Estimated Time:1m 30s
Question 20Question

1982 tarihli Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi (BMDHS) uyarınca, kıyı devletinin deniz yetki alanlarında yasalarını ihlal eden yabancı bir gemiyi açık denize doğru takip etmesini sağlayan "kesintisiz takip" (hot pursuit) hakkının kullanılmasıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Takip edilen geminin, kendi devletinin veya bir üçüncü devletin karasularına girmesiyle takip hakkı sona erer.

Answer

Kesintisiz takip hakkı, geminin başka bir devletin egemenlik alanı olan karasularına girmesiyle hukuken sona ermek zorundadır.
Doğru ifadeye göre, kesintisiz takip hakkı, takip edilen geminin kendisine ait bir devletin veya herhangi bir üçüncü devletin karasularına girmesiyle sona erer. Bu kural, devletlerin deniz üzerindeki egemenlik alanlarına saygı ilkesinin bir sonucudur ve BMDHS Madde 111/3111/3 ile hüküm altına alınmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Kesintisiz takip hakkının tanımını ve hukuki dayanağını belirleme
BMDHS Madde 111111, kıyı devletinin yetki alanındaki bir ihlal nedeniyle yabancı gemiyi açık denizde takip etmesine izin verir.
Bu hak, devletin egemenlik yetkisinin açık denizlerdeki sınırlı devamlılığını sağlar.
2
Takibin sona erme koşullarını inceleme
Takip, ya gemi yakalandığında ya da başka bir devletin karasularına girdiğinde biter.
Açık denizlerde devam edebilen bu yetki, başka bir devletin egemenlik sahasına (karasularına) girildiği anda o devletin haklarını ihlal etmemek için durdurulur.
3
Seçenekleri analiz ederek doğru kuralı teyit etme
Üçüncü bir devletin karasularına girilmesi takibi bitiren mutlak bir sınırdır.
Sözleşmenin 111/3111/3. fıkrası bu durumu açıkça emreder.

Key Concept

Kesintisiz Takip Hakkı (Hot Pursuit) ve Sınırları

Hints

1
Bu hak, kıyı devletinin yetkisini kendi sularından açık denize doğru 'taşımasına' izin verir.
2
Takibin 'kesintisiz' olması şarttır; ancak bu yetkinin bittiği coğrafi bir sınır vardır.
3
Başka bir devletin denizdeki tam egemenlik alanı (karasuları), takibi durduran mutlak engeldir.

Practice More

Açık denizlerde bayrak devletinin münhasır yargı yetkisinin istisnaları (deniz haydutluğu, köle ticareti vb.) konusuna göz atabilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Page 1 / 21Next