Uluslararası Uyuşmazlıkların Barışçıl Çözümü

365 questions

Question 81Question

Uluslararası hukukta uyuşmazlıkların barışçıl çözüm yollarından biri olan dostça girişim (iyiniyet hizmeti) yönteminde, üçüncü tarafın temel işlevi tarafları bir araya getirmek veya aralarındaki iletişimi yeniden başlatmaktır.

Buna göre, dostça girişimi arabuluculuk (mediation) yönteminden ayıran en temel fark aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Üçüncü tarafın uyuşmazlığın esasına yönelik somut bir çözüm planı veya önerisi sunma yetkisinin bulunmaması

Answer

Dostça girişimde üçüncü tarafın uyuşmazlığın esasına yönelik somut bir çözüm planı veya önerisi sunma yetkisinin bulunmaması
Dostça girişim (iyiniyet hizmeti), uyuşmazlıkların barışçıl çözüm yolları arasında en 'hafif' müdahale içeren yöntemdir. Üçüncü tarafın görevi, diplomatik ilişkileri kesilmiş veya doğrudan görüşemeyen tarafları bir araya getirmek ya da bir görüşme zemini hazırlamaktır. Üçüncü taraf uyuşmazlığın içeriğine (esasına) girmez ve bir çözüm planı sunmaz. Eğer üçüncü taraf esasa yönelik öneriler sunmaya başlarsa, bu yöntem artık arabuluculuğa (mediation) dönüşmüş sayılır.

Step-by-Step Solution

1
Dostça girişim yönteminin tanımını analiz et.
Üçüncü tarafın rolünün tarafları bir araya getirmekle sınırlı olduğu belirlenir.
Dostça girişimde üçüncü tarafın rolü pasiftir.
2
Dostça girişimi arabuluculuk ile karşılaştır.
Arabuluculukta üçüncü tarafın uyuşmazlık esasına girip öneri sunduğu, dostça girişimde ise sunmadığı tespit edilir.
İki yöntem arasındaki en temel fark esasa müdahale ve çözüm önerisi sunma yetkisidir.

Key Concept

Dostça Girişim ile Arabuluculuk Arasındaki Fark (Pasif vs. Aktif Rol)
Estimated Time:45s
Question 82Question

Uluslararası Adalet Divanı (UAD) Statüsü’nün 60. maddesi uyarınca, Divan tarafından uyuşmazlığın esası hakkında verilen kararların hukuki niteliği ve itiraz süreci ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Divan kararları kesin olup bu kararlara karşı bir üst mahkemeye temyiz başvurusu yapılamaz.

Answer

Divan kararlarının kesin olduğunu ve bu kararlara karşı bir üst mahkemeye temyiz başvurusu yapılamayacağını belirten ifade doğrudur.
Uluslararası Adalet Divanı Statüsü’nün 60. maddesi açıkça kararların kesin (final) olduğunu ve herhangi bir üst mercide temyiz (appeal) yolunun bulunmadığını hükme bağlamıştır. Bu, uyuşmazlığın nihai olarak karara bağlandığını gösterir.

Step-by-Step Solution

1
UAD Statüsü'nün 60. maddesini inceleyin.
Maddede 'Karar kesindir ve temyiz edilemez' hükmü yer almaktadır.
Divan'ın uyuşmazlıkları sona erdirme yetkisinin niteliğini belirlemek için.
2
Diğer seçeneklerdeki 'tavsiye niteliği' veya 'itiraz yolları' iddialarını değerlendirin.
Kararların bağlayıcı olduğu ve bir üst yargı mercii bulunmadığı sonucuna varılır.
Yanlış seçenekleri eleyerek doğru hukuki statüyü teyit etmek için.

Key Concept

UAD Kararlarının Kesinliği ve Temyiz Edilemezliği

Practice More

UAD Statüsü'nün 61. maddesindeki 'yargılamanın iadesi' (revision) şartlarını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 83Question

Uluslararası Adalet Divanı (UAD) tarafından verilen nihai kararların taraflar için bağlayıcı olduğu ve davanın taraflarının bu karara uymayı taahhüt ettiği bilinmektedir. Ancak, bir tarafın karardan doğan yükümlülüklerini yerine getirmemesi durumunda izlenecek prosedür Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'nda özel olarak düzenlenmiştir.

Buna göre, bir Divan kararının taraflardan biri tarafından uygulanmaması hâlinde, diğer tarafın başvurabileceği makam ve bu makamın yetkisi aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak belirtilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Uyuşmazlığın diğer tarafı Güvenlik Konseyi'ne başvurabilir; Konsey, gerekli gördüğü takdirde kararın yerine getirilmesi için tavsiyelerde bulunabilir veya alınacak önlemlere karar verebilir.

Answer

Uyuşmazlığın diğer tarafı Güvenlik Konseyi'ne başvurabilir; Konsey, gerekli gördüğü takdirde kararın yerine getirilmesi için tavsiyelerde bulunabilir veya alınacak önlemlere karar verebilir.
Doğru seçenek, Birleşmiş Milletler Şartı'nın 9494. maddesinin ikinci fıkrasını tam olarak yansıtmaktadır. Bu maddeye göre, bir davanın taraflarından biri Divan'ın verdiği bir hüküm uyarınca üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmezse, öteki taraf Güvenlik Konseyi'ne başvurabilir. Konsey, gerekli gördüğü takdirde, hükmün yerine getirilmesini sağlamak için tavsiyelerde bulunabilir veya alınacak önlemleri kararlaştırabilir. Buradaki yetki 'zorunlu' bir icra değil, Konsey'in siyasi takdirine bağlı bir yetkidir.

Step-by-Step Solution

1
Divan kararlarının hukuki niteliğini belirle.
UAD kararları taraflar için bağlayıcıdır (Res Judicata).
Yargısal çözümün doğası gereği kararlar nihaidir ve taraflar buna uymayı taahhüt eder.
2
Kararın icra edilememesi durumundaki yetkili organı tespit et.
BM Şartı Madde 94/294/2 uyarınca yetkili makam Güvenlik Konseyi'dir.
Uluslararası hukukta merkezi bir icra dairesi olmadığından, icra görevi siyasi bir organ olan Konsey'e verilmiştir.
3
Güvenlik Konseyi'nin yetkisinin kapsamını analiz et.
Konsey'in yetkisi takdire bağlıdır (tavsiyede bulunabilir veya önlem alabilir).
Konsey, uyuşmazlığın barış ve güvenliği tehdit edip etmediğini değerlendirerek hareket eder.

Key Concept

Divan Kararlarının İcrası (BM Şartı Madde 94)

Practice More

Güvenlik Konseyi'nin daimi üyelerinin veto yetkisinin, bir Divan kararının icrasını nasıl etkileyebileceğini (örneğin Nicaragua v. USA davası) inceleyiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 84Question

A Devleti, sınır hattına yakın bir bölgede bulunan ve faaliyet ömrünü tamamlamış bir nükleer enerji santralinin söküm işlemlerine başlamıştır. Komşu B Devleti, söküm çalışmaları sırasında radyoaktif atıkların sınır aşan yer altı sularına karıştığını ve çevre felaketine yol açtığını ileri sürerek durumu uluslararası bir uyuşmazlığa taşımıştır. Tarafların ikili görüşmelerinden sonuç alınamaması üzerine C Devleti, çözüm sürecini yönetmek amacıyla taraflarca kabul edilmiştir. C Devleti, müzakerelere ev sahipliği yapmanın ötesine geçerek; teknik bir denetim mekanizması kurulması ve zararların tazminine dair taraflara somut bir çözüm planı sunmuştur.

Buna göre, C Devleti’nin uyuşmazlığın çözümündeki bu aktif rolü aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilir?

Show answer & explanation

Answer: Arabuluculuk

Answer

C Devleti'nin uyuşmazlığın esasına yönelik somut çözüm planı sunması ve müzakereleri yönetmesi 'Arabuluculuk' kapsamında yer alır.
Arabuluculuk yönteminde uyuşmazlığa taraf olmayan üçüncü bir kişi (devlet, birey veya örgüt), tarafları sadece bir araya getirmekle kalmaz, uyuşmazlığın esasına girerek taraflara kabul edebilecekleri somut çözüm önerileri sunar. Soruda C Devleti'nin teknik bir denetim mekanizması ve tazminat planı içeren çözüm planı sunması, bu yöntemin arabuluculuk olduğunu kesinleştirir.

Step-by-Step Solution

1
Üçüncü tarafın (C Devleti) müdahale düzeyini analiz etme.
C Devleti sadece tarafları masaya oturtmamış, aynı zamanda teknik bir çözüm planı sunmuştur.
Uluslararası hukukta barışçıl çözüm yolları, üçüncü tarafın katılım düzeyine göre farklılaşır.
2
Dostça girişim ve Arabuluculuk ayrımını uygulama.
Dostça girişimde (good offices) üçüncü taraf çözüm önerisi sunmaz; arabuluculukta ise aktif bir 'çözüm önerisi sunma' rolü vardır.
Soruda somut bir çözüm planından bahsedilmesi, yöntemi dostça girişimden ayırır.
3
Yöntemi kurumsal yapı (Uzlaştırma) açısından değerlendirme.
Olayda bir devletin (C Devleti) diplomatik müdahalesi söz konusudur, bağımsız bir komisyonun hazırladığı rapor değil.
Arabuluculuk genellikle devletler veya yüksek düzeyli diplomatlarca yürütülen siyasi nitelikli bir süreçtir.

Key Concept

Arabuluculukta üçüncü tarafın uyuşmazlığın esasına ilişkin somut çözüm önerileri sunma yetkisi.

Practice More

Arabuluculuk ve uzlaştırma arasındaki en temel farkın 'müdahale eden makamın niteliği' (devlet vs. komisyon) olduğunu unutmayın.
Estimated Time:2m 0s
Question 85Question

Birleşmiş Milletler (BMBM) Antlaşması'nın "Uyuşmazlıkların Barışçı Yollarla Çözümü" başlıklı VIVI. Bölümü kapsamında yer alan 3737. maddeye göre; uyuşmazlığın tarafları 3333. maddede öngörülen barışçı yollarla bir sonuca ulaşamazlarsa, uyuşmazlığı Güvenlik Konseyi'ne sunmakla yükümlüdürler. Bu durumda Güvenlik Konseyi'nin yetkisine ilişkin aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Güvenlik Konseyi, uyuşmazlığın esasına yönelik olarak uygun gördüğü çözüm şartlarını tavsiye edebilir.

Answer

Güvenlik Konseyi'nin uyuşmazlığın esasına yönelik uygun gördüğü çözüm şartlarını tavsiye edebileceği ifadesi doğrudur.
Birleşmiş Milletler Antlaşması'nın 3737. maddesinin 22. fıkrası, uyuşmazlığın tarafları barışçı yollarla bir sonuca ulaşamazlarsa ve mesele Konsey'e getirilirse, Konsey'in uyuşmazlığın esasına yönelik çözüm şartları tavsiye edebileceğini açıkça belirtir. Bu, Konsey'in uyuşmazlığa sadece usul yönünden (arabuluculuk vb.) değil, içerik yönünden de müdahale edebileceğini gösterir.

Step-by-Step Solution

1
BM Antlaşması'nın VI. Bölüm (333833-38. maddeler) kapsamını belirle.
Bu bölümün uyuşmazlıkların barışçı yollarla çözümüyle ilgili olduğu ve kararların tavsiye niteliğinde olduğu saptandı.
Konsey'in yetkisinin sınırlarını anlamak için hukuki dayanağı belirlemek gerekir.
2
37. maddenin özel hükmünü analiz et.
37. maddenin 2. fıkrasının, Konsey'e uyuşmazlığın esasına (merit) ilişkin müdahale etme ve çözüm şartı (terms of settlement) önerme yetkisi verdiği görüldü.
Konsey'in sadece usul tavsiye etmekle mi sınırlı olduğu yoksa esasa girip giremeyeceği sorunun merkezidir.

Key Concept

BM Güvenlik Konseyi'nin VI. Bölüm (Barışçı Çözüm) kapsamındaki tavsiye yetkisinin sınırları ve esasa ilişkin müdahale hakkı.

Practice More

Güvenlik Konseyi'nin 36. ve 37. maddeler arasındaki yetki farklarını (usul tavsiyesi vs. esas tavsiyesi) inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 86Question

1945 yılından önce Milletler Cemiyeti döneminde akdedilmiş ve uyuşmazlıkların çözümü için Sürekli Uluslararası Adalet Divanı'na (SUAD) yetki tanıyan, günümüzde halen yürürlükte olan bir antlaşmanın, Uluslararası Adalet Divanı'na (UAD) karşı ileri sürülmesindeki hukuki durum hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: UAD Statüsü’nün 37. maddesi uyarınca, yürürlükte olan bir antlaşma taraflar arasındaki uyuşmazlığı SUAD’a götürmeyi öngörüyorsa ve bu taraflar UAD Statüsü’ne taraf iseler, söz konusu yetki UAD’a geçmiş sayılır.

Answer

UAD Statüsü’nün 37. maddesi uyarınca, yürürlükte olan bir antlaşma taraflar arasındaki uyuşmazlığı SUAD’a götürmeyi öngörüyorsa ve bu taraflar UAD Statüsü’ne taraf iseler, uyuşmazlık UAD’a götürülür.
Doğru yanıt, Uluslararası Adalet Divanı Statüsü'nün 37. maddesinde düzenlenen halefiyet kuralını yansıtmaktadır. Bu hükme göre, Milletler Cemiyeti veya SUAD'a yapılan atıflar, taraflar UAD Statüsü'ne taraf oldukları sürece UAD'a yapılmış sayılarak hukuki boşluk oluşması engellenmiş ve yargısal süreklilik sağlanmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Sürekli Uluslararası Adalet Divanı'ndan (SUAD) Uluslararası Adalet Divanı'na (UAD) yetki devri mekanizmasını belirlemek.
SUAD ile UAD arasındaki sürekliliğin tesisi için Statü'nün geçiş hükümlerine bakılması gerektiği anlaşıldı.
Mülga bir organa yapılan atıfların mevcut organ bakımından geçerliliğini saptamak.
2
UAD Statüsü'nün 37. maddesinin kapsamını analiz etmek.
37. maddenin, 'yürürlükteki bir antlaşma veya sözleşme' uyarınca SUAD'a yapılan atıfların UAD'a devredilmesini sağladığı tespit edildi.
Antlaşmalar üzerinden sağlanan yargı yetkisinin akıbetini belirlemek.
3
Devir için gereken temel şartları doğrulamak.
Antlaşmanın yürürlükte olması ve tarafların UAD Statüsü'ne (dolayısıyla BM'ye) taraf olması gerektiği doğrulandı.
Hukuki devrin ancak tarafların mevcut hukuk sistemine dahil olmasıyla mümkün olduğunu anlamak.

Key Concept

Yargı Yetkisinin Halefiyeti (Statü Madde 37)

Practice More

UAD Statüsü'nün 36/5. maddesi ile 37. maddesi arasındaki temel farkı; birinin tek taraflı beyanları, diğerinin ise antlaşma hükümlerini devralması açısından tekrar ediniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 87Question

Birleşmiş Milletler (BM) Antlaşması'nın 'Uyuşmazlıkların Barışçı Yollarla Çözümü' başlıklı VI. Bölümü, uyuşmazlıkların çözümünde izlenecek usuller kadar bu uyuşmazlıkların BM organlarının önüne nasıl getirileceğini de düzenlemektedir.

Buna göre; BM üyesi olmayan bir devletin, taraf olduğu bir uyuşmazlığı Güvenlik Konseyi veya Genel Kurul'un dikkatine getirebilmesi için Antlaşma'nın 35. maddesi uyarınca yerine getirmesi gereken temel usuli şart aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Uyuşmazlığın barışçı yollarla çözümü için Antlaşma'da öngörülen yükümlülükleri bu uyuşmazlık özelinde önceden kabul etmesi

Answer

BM üyesi olmayan devletin, barışçıl çözüm yükümlülüklerini bu uyuşmazlık bakımından önceden kabul etmesi gerekmektedir.
Doğru cevap, üye olmayan devletin barışçıl çözüm yükümlülüklerini bu uyuşmazlık bakımından önceden kabul etmesi gerektiğini belirten ifadedir. BM Antlaşması Madde 35/2'ye göre, bir devlet üye olmasa bile, taraf olduğu bir uyuşmazlığı Konsey veya Genel Kurul'un dikkatine getirebilir; ancak bunun için Antlaşma'da öngörülen barışçıl çözüm yükümlülüklerini o olay özelinde üstlenmesi zorunludur.

Step-by-Step Solution

1
Uyuşmazlığın taraflarının hukuki statüsünü belirle.
Taraf devlet BM üyesi değildir.
BM Antlaşması'nın üye ve üye olmayan devletler için farklı usuller öngörüp öngörmediğini anlamak gerekir.
2
BM Antlaşması'nın VI. Bölümü'ndeki Madde 35 hükmünü analiz et.
Madde 35/2'ye göre üye olmayan devletlerin organlara başvurma hakkı olduğu görülür.
Üye olmayan devletlerin uyuşmazlığı Güvenlik Konseyi veya Genel Kurul önüne getirme şartı bu maddede düzenlenmiştir.
3
Başvuru için gerekli özel şartı tespit et.
Uyuşmazlığın barışçıl çözümü için öngörülen yükümlülüklerin kabul edilmesi şartı tespit edilir.
Antlaşma, üye olmayan devletlerin bu mekanizmadan yararlanabilmesi için sistemin barışçıl çözüm kurallarına uymayı taahhüt etmelerini şart koşar.

Key Concept

BM Organlarına Uyuşmazlık Getirme Ehliyeti (Madde 35)

Hints

1
BM Antlaşması'nın 35. maddesini ve özellikle üye olmayan devletlere ilişkin 2. fıkrasını hatırlayın.
2
Üye olmayan devletlerin sistemden yararlanabilmesi için sistemin 'barışçıl çözüm' kurallarına bağlılık göstermesi beklenir.

Practice More

Güvenlik Konseyi'nin VI. Bölüm ve VII. Bölüm altındaki yetki farklarını karşılaştıran bir tablo hazırlayın.
Estimated Time:1m 15s
Question 88Question

Uluslararası Adalet Divanı (UAD), kendisine sunulan danışma görüşü taleplerini incelerken öncelikle yetki (jurisdiction) sahibi olup olmadığını, ardından ise bu yetkiyi kullanmasının 'yargısal uygunluk' (judicial propriety) açısından yerinde olup olmadığını değerlendirir. Divan, yerleşik içtihatlarında 'zorunlu nedenler' (compelling reasons) bulunmadıkça danışma görüşü vermekten kaçınmaması gerektiğini belirtmiştir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Divan'ın bir danışma görüşü talebini 'yargısal uygunluk' ilkeleri gereğince reddetmesi için geçerli bir hukuki gerekçe oluşturabilir?

Show answer & explanation

Answer: Görüş talebinin, Divan'ın yargı yetkisini kabul etmemiş devletler arasındaki bir uyuşmazlığın esasına ilişkin olması ve verilecek görüşün bu devletlerin rızası olmaksızın uyuşmazlığı dolaylı yoldan karara bağlaması

Answer

Uluslararası Adalet Divanı'nın yargı yetkisini tanımayan devletler arasındaki bir uyuşmazlığın esasına ilişkin taleplerde, tarafların rızası ilkesini korumak amacıyla 'yargısal uygunluk' gereği görüş vermeyi reddetmesi doğru cevaptır.
Doğu Karelya ilkesi uyarınca, Divan, rızası olmayan devletler arasındaki somut bir uyuşmazlığın esasına ilişkin bir danışma görüşü talebini, yargısal işlevinin tarafsızlığına ve devletlerin rızası ilkesine zarar vereceği gerekçesiyle reddedebilir. Bu durum 'yargısal uygunluk' (judicial propriety) denetiminin en temel unsurudur.

Step-by-Step Solution

1
UAD Statüsü'nün 65. maddesini analiz et.
Divan'ın danışma görüşü verme konusunda 'görüş verebilir' (may give) ifadesiyle takdir yetkisine sahip olduğu belirlendi.
Yargısal uygunluk denetimi bu takdir yetkisine dayanır.
2
Yargı yetkisi (jurisdiction) ve yargısal uygunluk (propriety) ayrımını yap.
Yetki, talebin usulüne uygun (yetkili organdan, yetki alanında) gelmesidir; uygunluk ise Divan'ın yargısal işlevine zarar gelip gelmeyeceğidir.
Soruda özellikle 'yargısal uygunluk' gerekçesi sorulmaktadır.
3
Doğu Karelya (Eastern Carelia) prensibini hatırla.
Rızası olmayan devletlerin uyuşmazlığının danışma görüşü yoluyla çözülmeye çalışılması, devletlerin rızası ilkesine aykırıdır.
Bu durum Divan içtihatlarında 'zorunlu neden' (compelling reason) olarak kabul edilebilecek nadir durumlardan biridir.

Key Concept

Yargısal Uygunluk ve Doğu Karelya İlkesi

Practice More

UAD'ın 'Nükleer Silahların Yasallığı' davasında DSÖ (WHO) ve Genel Kurul'dan gelen taleplere karşı takındığı farklı tutumları (yetki vs. uygunluk) karşılaştırmalı olarak inceleyiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 89Question

Uluslararası hukukta uyuşmazlıkların barışçıl çözüm yollarından biri olan uzlaştırma (conciliation) yöntemi; hem 'soruşturma' (inquiry) yönteminin maddi vakıaları araştırma özelliğini hem de 'arabuluculuk' (mediation) yönteminin çözüm önerisi sunma özelliğini bünyesinde barındıran karma bir yapıya sahiptir. Buna göre, bir uzlaştırma komisyonunun işleyişi ve ulaştığı sonuçla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Komisyon, uyuşmazlığın maddi sebeplerini tarafsızca araştırarak bir rapor hazırlar ve taraflara uyuşmazlığın esasına ilişkin hukuken bağlayıcı olmayan çözüm şartları önerir.

Answer

Uzlaştırma komisyonunun temel görevi, uyuşmazlığın maddi gerçeklerini araştırıp taraflara bağlayıcı olmayan bir çözüm raporu sunmaktır.
Doğru cevap, uzlaştırmanın iki temel işlevini bir arada sunar: Komisyonun uyuşmazlığın kökenindeki vakıaları tarafsız bir raporla ortaya koyması ve bu raporun içeriğinde yer alan çözüm planının taraflar için sadece bir öneri (tavsiye) niteliğinde olması. Bu durum, uzlaştırmayı soruşturma yönteminden 'çözüm sunmasıyla', tahkim yönteminden ise 'bağlayıcı olmamasıyla' ayırır.

Step-by-Step Solution

1
Uzlaştırma yönteminin hukuki karakterini belirleme
Uzlaştırma, hem olguları tespit eden (soruşturma) hem de çözüm öneren (arabuluculuk) bir komisyon sürecidir.
Yöntemin diğer diplomatik çözüm yollarından farkını anlamak için temel bileşenlerini bilmek gerekir.
2
Raporun hukuki bağlayıcılığını analiz etme
Uzlaştırma komisyonunun hazırladığı rapor 'tavsiye' niteliğindedir ve tarafları hukuken zorlamaz.
Diplomatik yollar ile yargısal yollar (tahkim/UAD) arasındaki en kritik fark bağlayıcılık unsurudur.

Key Concept

Uzlaştırmanın Dual Niteliği ve Bağlayıcı Olmayan Yapısı

Practice More

Uzlaştırma ile tahkim arasındaki en temel farkları (organ yapısı ve bağlayıcılık) tekrar ediniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 90Question

Uluslararası hukukta devletler arasındaki uyuşmazlıkların çözümünde en temel ve en eski yöntem olarak kabul edilen müzakereyi (görüşme), arabuluculuk ve uzlaştırma gibi diğer diplomatik çözüm yollarından ayıran en belirgin yapısal özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Sürecin sadece uyuşmazlığın tarafları arasında yürütülmesi ve dışarıdan herhangi bir üçüncü tarafın müdahalesinin bulunmaması

Answer

Müzakereyi diğer yöntemlerden ayıran temel özellik, sürecin sadece taraflar arasında yürütülmesi ve üçüncü bir tarafın müdahalesinin bulunmamasıdır.
Müzakere, uluslararası hukukta uyuşmazlıkların çözümünde başvurulan en temel yöntemdir. Bu yöntemi diğer diplomatik yollardan (dostça girişim, arabuluculuk, uzlaştırma ve soruşturma) ayıran temel fark, müzakere sürecinde uyuşmazlığa müdahil olan bağımsız bir üçüncü tarafın (hakem, komisyon veya arabulucu devlet gibi) bulunmamasıdır. Süreç tamamen tarafların doğrudan diyaloğu ile yürütülür.

Step-by-Step Solution

1
Barışçıl çözüm yollarının sınıflandırılması
Uluslararası uyuşmazlıkların barışçıl çözüm yolları diplomatik (siyasi) ve hukuki (yargısal) olarak ikiye ayrılır.
Müzakerenin hangi kategoride olduğunu belirlemek için gereklidir.
2
Müzakere yönteminin tanımının analizi
Müzakere, uyuşmazlık taraflarının doğrudan karşı karşıya gelerek uyuşmazlığı çözme girişimidir.
Müzakerenin yapısal unsurlarını anlamak için gereklidir.
3
Diğer diplomatik yöntemlerle karşılaştırma
Dostça girişim, arabuluculuk ve uzlaştırma yöntemlerinin tamamında uyuşmazlık tarafları dışında bir 'üçüncü taraf' (devlet, örgüt veya kişi) sürece dahil olurken, müzakerede üçüncü taraf yoktur.
Ayırt edici özelliği saptamak için gereklidir.

Key Concept

Müzakere yönteminde üçüncü tarafın yokluğu

Practice More

Arabuluculuk ve dostça girişim (iyiniyet hizmeti) arasındaki farkları, üçüncü tarafın 'çözüm önerisi sunup sunmaması' üzerinden inceleyiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 91Question

Birleşmiş Milletler (BMBM) Antlaşması'nın 1212. maddesi uyarınca; Güvenlik Konseyi, herhangi bir uyuşmazlık veya durumla ilgili olarak kendisine bu Antlaşma ile tanınan görevleri yerine getirmekteyken, Genel Kurul'un söz konusu uyuşmazlık veya durumla ilgili yetki ve sorumluluklarına ilişkin aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Güvenlik Konseyi kendisinden istemedikçe, Genel Kurul bu uyuşmazlık veya durum hakkında hiçbir tavsiyede bulunamaz.

Answer

Güvenlik Konseyi kendisinden istemedikçe, Genel Kurul'un ilgili uyuşmazlık hakkında tavsiyede bulunamayacağını belirten seçenek doğrudur.
BM Antlaşması'nın 1212. maddesinin 11. fıkrası, Güvenlik Konseyi bir uyuşmazlık veya durumla ilgili olarak Antlaşma'nın kendisine yüklediği görevleri (özellikle barışı koruma ve uyuşmazlık çözümü) yerine getirdiği sürece, Genel Kurul'un o uyuşmazlığa dair tavsiye vermesini yasaklar. Bu yasağın tek istisnası, Güvenlik Konseyi'nin Genel Kurul'dan bu yönde bir talepte bulunmasıdır. Bu düzenleme, aynı uyuşmazlık hakkında iki ana organın birbiriyle çelişebilecek tavsiyeler üretmesini engellemeyi amaçlar.

Step-by-Step Solution

1
BM Antlaşması'nın 12. maddesinin kapsamını belirle.
Bu madde, Güvenlik Konseyi ve Genel Kurul arasındaki yetki paylaşımını (litopendans/derdestlik kuralına benzer şekilde) düzenler.
Konsey'in bir uyuşmazlık üzerindeki önceliğini korumak için Genel Kurul'un müdahalesi sınırlandırılmıştır.
2
Kısıtlamanın niteliğini analiz et.
Kısıtlama sadece 'tavsiyede bulunma' (recommendation) eylemini kapsar; görüşme veya müzakereyi engellemez.
Hukuki olarak tavsiye kararı alınabilmesi için Konsey'in görevini tamamlamış olması veya talepte bulunması gerekir.

Key Concept

Birleşmiş Milletler organları arasındaki yetki paylaşımı ve Konsey'in uyuşmazlık çözümündeki önceliği.

Practice More

BM Genel Sekreteri'nin uyuşmazlıkların çözümündeki rolünü ve 99. madde uyarınca Güvenlik Konseyi'ni uyarma yetkisini inceleyiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 92Question

Uluslararası Adalet Divanı (UAD) Statüsü'nün 34. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, Divan önündeki çekişmeli davalarda (contentious cases) taraf olma ehliyeti aşağıdakilerden hangisine tanınmıştır?

Show answer & explanation

Answer: Sadece devletler

Answer

Uluslararası Adalet Divanı önündeki çekişmeli davalarda sadece devletler taraf olma ehliyetine sahiptir.
Uluslararası Adalet Divanı Statüsü'nün 34. maddesi, Divan önündeki çekişmeli yargılamalarda yalnızca devletlerin taraf olabileceğini açıkça hükme bağlamıştır. Bu durum, Divan'ın 'devletler arası' niteliğini yansıtır.

Step-by-Step Solution

1
Uyuşmazlık türünü belirle
Soru 'çekişmeli davalar' (contentious cases) hakkındaki taraf ehliyetini sormaktadır.
UAD'nin yetkisi çekişmeli davalar ve danışma görüşleri olarak ikiye ayrılır; her ikisinin taraf/talep kuralları farklıdır.
2
UAD Statüsü'nün ilgili maddesini hatırla
Statü Madde 34/1: 'Divan önündeki davalarda sadece devletler taraf olabilirler.'
Divan'ın kişisel yetki (ratione personae) sınırlarını belirleyen temel hüküm budur.

Key Concept

UAD Önünde Taraf Ehliyeti (Locus Standi)

Alternative Method

UAD'nin iki temel işlevi olan 'çekişmeli yargı' (devletler) ve 'danışma görüşü' (örgütler) ayrımını yaparak cevaba ulaşılabilir.
Estimated Time:45s
Question 93Question

Uluslararası hukukta uyuşmazlıkların barışçıl çözüm yollarından biri olan 'uzlaştırma' (conciliation) yöntemi, hem 'soruşturma' (inquiry) hem de 'arabuluculuk' (mediation) yöntemlerinin özelliklerini bünyesinde barındıran kurumsal bir yapıya sahiptir.

Buna göre, uzlaştırma yöntemi ve bu süreç sonunda hazırlanan raporun hukuki niteliği ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Uyuşmazlığın maddi unsurlarını aydınlatma ve taraflara somut çözüm önerileri sunma işlevlerini birleştirir; ancak hazırlanan rapor taraflar için bağlayıcı olmayıp tavsiye niteliğindedir.

Answer

Uzlaştırma yöntemi, uyuşmazlığın maddi unsurlarını inceleyerek çözüm önerileri sunan hibrit bir yapıdadır ve hazırlanan rapor taraflar için bağlayıcı olmayıp tavsiye niteliğindedir.
Doğru yanıt olan seçenek, uzlaştırmanın hem uyuşmazlığın maddi arka planını incelediğini (soruşturma unsuru) hem de çözüm önerisi getirdiğini (arabuluculuk unsuru) doğru tanımlarken, raporun bağlayıcı olmadığını (tavsiye niteliği) vurgulayarak yöntemin hukuki statüsünü tam olarak yansıtmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Uzlaştırma yönteminin kurumsal işlevini analiz edin.
Uzlaştırma; uyuşmazlığın sebeplerini araştırma (soruşturma benzeri) ve bir çözüm planı sunma (arabuluculuk benzeri) fonksiyonlarını birleştirir.
Yöntemin hibrit niteliğini belirlemek, sadece vakıa tespiti yapan veya sadece müzakere kolaylaştıran yollardan ayrılmasını sağlar.
2
Hazırlanan komisyon raporunun hukuki etkisini değerlendirin.
Uzlaştırma komisyonunun hazırladığı rapor bir 'hüküm' değil, bir 'öneri'dir. Dolayısıyla taraflar üzerinde hukuki bir bağlayıcılığı yoktur.
Diplomatik çözüm yollarının çoğunda olduğu gibi, tarafların egemenlik hakları gereği öneriyi kabul edip etmeme serbestisi bulunmaktadır.

Key Concept

Uzlaştırmanın Hibrit Yapısı ve Bağlayıcılık Durumu
Estimated Time:1m 15s
Question 94Question

Uluslararası Adalet Divanı (UAD), önüne gelen bir uyuşmazlıkta taraf devletler Divan'ın yargı yetkisini usulüne uygun şekilde kabul etmiş olsalar dahi; uyuşmazlığın esasına ilişkin verilecek kararın, davanın tarafı olmayan üçüncü bir devletin hukuki menfaatlerini uyuşmazlığın 'asli konusu' veya 'kararın ayrılmaz bir parçası' kılması durumunda yargı yetkisini kullanmaktan kaçınmaktadır.

İlk kez 1954 tarihli 'Roma'dan Çıkarılan Parasal Altın' (Monetary Gold) davasında formüle edilen ve doktrinde 'Vazgeçilmez Üçüncü Taraf' ilkesi olarak bilinen bu yaklaşımın temel hukuki dayanağı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Uluslararası yargı yetkisinin rızaya dayalı (ihtiyari) niteliği ve rızası bulunmayan devletin hukuki durumunun karara bağlanamaması

Answer

Uluslararası yargı yetkisinin rızaya dayalı (ihtiyari) niteliği ve rızası bulunmayan devletin hukuki durumunun karara bağlanamaması
Uluslararası Adalet Divanı'nın yargı yetkisi 'rıza' (consent) ilkesine dayanır. 'Monetary Gold' ilkesi uyarınca, eğer uyuşmazlığın çözümü, davanın tarafı olmayan ve yargı yetkisini kabul etmemiş bir üçüncü devletin hukuki menfaatlerini uyuşmazlığın 'asli unsuru' (very subject-matter) haline getiriyorsa, Divan rızası olmayan o devletin haklarını dolaylı yoldan yargılayamaz. Bu durum, devlet egemenliğinin ve yargı yetkisinin ihtiyari oluşunun bir sonucudur.

Step-by-Step Solution

1
UAD'nin yargı yetkisinin temelini belirlemek
UAD Statüsü uyarınca Divan'ın yargı yetkisi devletlerin rızasına (consent) dayanır.
Uluslararası hukukta egemen devletler, rızaları olmadan yargılanamazlar.
2
'Monetary Gold' davasındaki hukuki sorunu analiz etmek
İki devlet arasındaki davanın çözümü, davada taraf olmayan üçüncü bir devletin (Arnavutluk) hukuki sorumluluğunun veya haklarının öncelikle belirlenmesini gerektirmektedir.
Üçüncü devletin hakları davanın 'asli konusu' ise, o devletin rızası olmadan verilecek bir karar rıza ilkesini dolaylı olarak ihlal eder.
3
Sonuca ulaşmak
Divan, rıza ilkesini korumak adına, üçüncü devlet rıza göstermedikçe yargı yetkisini kullanmaktan kaçınır (Vazgeçilmez Üçüncü Taraf İlkesi).
Yargı yetkisinin rızai niteliği, sadece tarafları değil, davanın özünü etkileyen tüm devletleri kapsar.

Key Concept

Monetary Gold İlkesi (Vazgeçilmez Üçüncü Taraf)

Practice More

Bu ilkenin 'Doğu Timor' (Portekiz v. Avustralya) davasında nasıl uygulandığını inceleyiniz.
Estimated Time:2m 30s
Question 95Question

Uluslararası Adalet Divanı (UAD) Statüsü ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı çerçevesinde düzenlenen "danışma görüşü" (advisory opinion) mekanizmasına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Danışma görüşleri kural olarak hukuken bağlayıcı değildir; ancak bazı uluslararası antlaşmalarla bu görüşlerin taraflar için bağlayıcı olacağı kararlaştırılabilir.

Answer

UAD'nin danışma görüşleri genel olarak bağlayıcı değildir ancak uluslararası antlaşmalarla istisnai olarak bağlayıcılık kazanabilirler.
Uluslararası Adalet Divanı'nın danışma görüşleri, kural olarak hukuken bağlayıcı olmamakla birlikte, uluslararası hukukun gelişiminde ve yorumlanmasında büyük bir otoriteye sahiptir. Ancak uluslararası toplumda devletler veya örgütler, imzaladıkları özel antlaşmalarla bu görüşlerin kendileri için bağlayıcı sonuç doğuracağını önceden kabul edebilirler. Bu durum, danışma görüşünün aslen tavsiye niteliğinde olduğu gerçeğini değiştirmez, ancak uyuşmazlığın tarafları için akdi bir yükümlülük yaratır.

Step-by-Step Solution

1
UAD'nin yetki türlerini ayırt edin.
Divan'ın 'çekişmeli yargı' (devletler arası davalar) ve 'danışma görüşü' (hukuki mütalaa) olmak üzere iki temel yetkisi vardır.
Sorunun hangi yetki türüne odaklandığını belirlemek için.
2
Danışma görüşünün hukuki niteliğini analiz edin.
BM Şartı 96. ve Statü 65. maddeler uyarınca bu görüşler tavsiye niteliğindedir.
Kararların bağlayıcılık statüsünü saptamak için.
3
Bağlayıcılık istisnasını kontrol edin.
Bazı sözleşmeler (örneğin 1946 BM Ayrıcalık ve Bağışıklıklar Sözleşmesi), Divan görüşünün taraflar için 'belirleyici' (decisive) olacağını kabul eder.
Genel kuralın istisnasını doğrulamak için.

Key Concept

UAD Danışma Görüşü Yetkisi ve Bağlayıcılığı
Estimated Time:1m 15s
Question 96Question

M ve N devletleri, sınır bölgelerindeki hava kirliliğinin kaynağı ve bu kirliliğin önlenmesi konusunda bir uyuşmazlık yaşamaktadır. Taraflar, uyuşmazlığın çözümü için bölge dışı bir devletin devlet başkanını sürece dahil etmişlerdir. Bu üçüncü taraf, tarafları sadece müzakere masasına oturtmakla kalmamış; bizzat uyuşmazlığın esasına ilişkin incelemelerde bulunarak taraflara uyuşmazlığın sona erdirilmesi amacıyla bağlayıcı olmayan somut bir çözüm planı sunmuştur.

Buna göre, olayda uygulanan uluslararası uyuşmazlık çözüm yolu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Arabuluculuk

Answer

Arabuluculuk (Üçüncü tarafın müzakerelere katılarak çözüm önerisi sunduğu yöntem)
Arabuluculuk, uyuşmazlığın tarafları arasında üçüncü bir kişinin (devlet, örgüt veya birey) aktif olarak yer aldığı, müzakereleri yönettiği ve uyuşmazlığın çözümü için taraflara somut ve bağlayıcı olmayan öneriler sunduğu bir barışçıl çözüm yoludur. Olayda devlet başkanının bizzat çözüm planı sunması, bu yöntemi arabuluculuk olarak nitelendirir.

Step-by-Step Solution

1
Uyuşmazlıktaki üçüncü tarafın rolünü analiz etme
Üçüncü tarafın (Devlet Başkanı) sadece tarafları buluşturmadığı, sürecin içinde aktif olduğu görülür.
Dostça girişim ile arabuluculuğu ayırmak için üçüncü tarafın aktifliği kritiktir.
2
Çözüm önerisinin niteliğini değerlendirme
Sunulan planın 'bağlayıcı olmadığı' ve 'somut bir çözüm önerisi' içerdiği tespit edilir.
Bu durum yöntemi yargısal yollardan ve dostça girişimden ayırır.
3
Siyasi/Diplomatik çözüm yolları arasında sınıflandırma yapma
Aktif katılım ve çözüm önerisi sunma özellikleri doğrudan arabuluculuk tanımıyla örtüşmektedir.
Arabuluculuğun temel unsuru, üçüncü tarafın öneri getirme yetkisidir.

Key Concept

Arabuluculuk ile Dostça Girişim Arasındaki Fark

Practice More

Arabuluculuğun uzlaştırma yöntemiyle arasındaki kurumsal farklara (tek kişi vs. komisyon) çalışabilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 97Question

Birleşmiş Milletler’in (BM) temel yargı organı olan Uluslararası Adalet Divanı’nın (UAD) yargı yetkisinin (jurisdiction) niteliği ve bu yetkinin tesisi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Divan’ın yargı yetkisi devletlerin rızasına dayanır ve bir devletin Divan Statüsü’ne taraf olması, Divan’ın yargı yetkisini uyuşmazlıklar için kendiliğinden kabul ettiği anlamına gelmez.

Answer

Uluslararası Adalet Divanı'nın yargı yetkisi devletlerin rızasına dayanır ve Statü'ye taraf olmak, yargı yetkisinin kabulü için yeterli değildir.
Uluslararası Adalet Divanı'nın yargı yetkisi 'rıza' (consent) esasına dayanır. Bir devletin BM üyesi olması ve dolayısıyla UAD Statüsü'ne taraf olması, o devlete Divan önünde dava açma veya kendisine dava açılabilme 'ehliyeti' kazandırır; ancak Divan'ın somut bir davada 'yetkili' olabilmesi için ilgili devletlerin bu yetkiyi açıkça kabul etmiş olmaları şarttır.

Step-by-Step Solution

1
BM Şartı ve UAD Statüsü ilişkisini analiz et.
BM üyeleri Statü'ye (UAD kurallarına) otomatik olarak taraftır ancak bu sadece 'potansiyel' bir yetkidir.
Statü'ye taraf olmak ile somut bir uyuşmazlıkta Divan'ın yetkisini kabul etmek farklı hukuki süreçlerdir.
2
Yargı yetkisinin (Jurisdiction) dayanağını kontrol et.
Divan yetkisi; tarafların özel bir anlaşması (tahkimname), bir antlaşmadaki yetki kaydı veya Statü Madde 36/236/2 (Seçimlik Kural) ile kurulur.
Uluslararası hukukta devlet egemenliği gereği, hiçbir devlet rızası olmadan yargılanamaz (İhtiyari yargı yetkisi ilkesi).
3
Seçenekleri bu temel ilkelerle karşılaştır.
Rıza ilkesini vurgulayan ve üyeliğin otomatik yetki doğurmadığını belirten seçenek doğrudur.
Divan'ın yargı yetkisinin mutlak zorunlu değil, 'rıza' temelli olduğu bilgisini test eder.

Key Concept

UAD Yargı Yetkisinin İhtiyari Niteliği ve Rıza İlkesi

Practice More

UAD'nin 'Forum Prorogatum' (zımni rıza) kurumu ile Seçimlik Kural arasındaki farkları gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 98Question

Uluslararası Adalet Divanı (UAD) Statüsü’nde düzenlenen üçüncü devletlerin davaya müdahalesi (intervention) ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Statü’nün 63. maddesi uyarınca müdahale hakkını kullanan bir devlet, Divan’ın söz konusu antlaşma hükmüne ilişkin yaptığı yorumla hukuken bağlı hale gelir.

Answer

UAD Statüsü'nün 63. maddesi uyarınca müdahale hakkını kullanan devlet, Divan tarafından antlaşma hükmüne ilişkin yapılan yorumla hukuken bağlı hale gelir.
Uluslararası Adalet Divanı Statüsü'nün 63. maddesine göre, bir davanın çözümü uyuşmazlığın asıl tarafları dışındaki devletlerin de taraf olduğu çok taraflı bir antlaşmanın yorumlanmasını gerektiriyorsa, bu devletlerin davaya müdahale etme hakkı vardır. Bu hakkı kullanan devlet, Divan'ın o antlaşma hükmüne ilişkin yaptığı yorumla hukuken bağlı kalmayı kabul etmiş sayılır.

Step-by-Step Solution

1
UAD Statüsü'ndeki müdahale türlerini ayırt etme.
Statü'de iki tür müdahale vardır: 62. madde (hukuki menfaat) ve 63. madde (antlaşma yorumu).
Müdahale rejimlerinin şartları ve sonuçları birbirinden farklıdır.
2
63. maddenin usuli sonuçlarını inceleme.
63. madde, uyuşmazlığa taraf olmayan ancak uyuşmazlık konusu antlaşmaya taraf olan devletlere bir 'hak' tanır.
Bu hak kullanıldığında, müdahil devletin antlaşma yorumuna uyması yasal bir zorunluluktur.
3
Bağlayıcılık kapsamını belirleme.
Müdahale eden devlet hükmün tamamıyla değil, sadece Divan'ın antlaşmaya verdiği anlamla (construction) bağlı olur.
Statü 63/2 maddesi bunu açıkça hükme bağlamıştır.

Key Concept

UAD Statüsü'nde Müdahale (Intervention) Kurumu
Question 99Question

Uluslararası Adalet Divanı (UAD) Statüsü’nün 36/2. maddesi (Seçimlik Kural/Zorunlu Yargı Yetkisi) çerçevesinde; XX Devleti "deniz alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin uyuşmazlıklar hariç" olmak üzere Divan’ın zorunlu yargı yetkisini kabul ettiğini bildirmiştir. YY Devleti ise herhangi bir kısıtlama veya çekince (rezervasyon) öngörmeden Divan’ın zorunlu yargı yetkisini tanıdığını beyan etmiştir. İki devlet arasında yaşanan bir kıta sahanlığı uyuşmazlığı üzerine YY Devleti, XX Devleti’ne karşı Divan’da dava açmıştır.

Buna göre, Divan’ın bu uyuşmazlıktaki yargı yetkisiyle ilgili aşağıdaki hukuki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Divan yetkisizdir; çünkü karşılıklılık (reciprocity) ilkesi uyarınca, bir devlet diğer bir devleti ancak her iki devletin de kabul ettiği ortak yargı yetkisi alanında dava edebilir.

Answer

Divan yetkisizdir; çünkü karşılıklılık (reciprocity) ilkesi uyarınca, uyuşmazlık her iki devletin de kabul ettiği ortak yargı yetkisi alanına girmemektedir.
Uluslararası Adalet Divanı Statüsü'nün 36. maddesi uyarınca, zorunlu yargı yetkisini kabul eden devletler arasındaki bir uyuşmazlıkta Divan'ın yetkili olabilmesi için, uyuşmazlık konusunun her iki tarafın iradesinin örtüştüğü alanda kalması gerekir. 'Karşılıklılık' ilkesi gereği, davalı devlet kendi beyanındaki çekinceleri ileri sürebileceği gibi, davacı devletin beyanındaki kısıtlamalardan da yararlanabilir. Senaryoda X Devleti deniz sınırlandırmasını hariç tuttuğu için, bu uyuşmazlıkta Divan'ın her iki tarafın rızasına dayanan ortak bir yetki alanı oluşmamıştır.

Step-by-Step Solution

1
Uyuşmazlığın dayandığı hukuki temeli belirle.
Uyuşmazlık UAD Statüsü Madde 36/2 (Seçimlik Kural) kapsamında 'zorunlu yargı yetkisi' beyanlarına dayanmaktadır.
Davanın rıza temelini anlamak için beyanların kapsamı incelenmelidir.
2
Karşılıklılık (Reciprocity) ilkesini uygula.
Divan'ın yargı yetkisi, ancak iki devletin beyanlarının çakıştığı 'en dar ortak alan' (minimum common denominator) üzerinde kurulabilir.
Uluslararası hukukta hiçbir devlet, rızası olmayan bir konuda yargılanmaya zorlanamaz.
3
Çekincelerin etkisini değerlendir.
X Devleti deniz sınırlandırmasını hariç tuttuğu için, Y Devleti de (kendi beyanında çekince olmasa bile) karşılıklılık gereği bu çekinceye dayanabilir. Dolayısıyla uyuşmazlık Divan'ın yetki alanı dışındadır.
Davalı devletin koyduğu bir çekince, uyuşmazlığın esasını yetki alanı dışına çıkarır.

Key Concept

UAD Zorunlu Yargı Yetkisinde Karşılıklılık İlkesi
Question 100Question

Uluslararası hukukta uyuşmazlıkların barışçıl çözüm yollarından biri olan dostça girişim (iyiniyet hizmeti) ile arabuluculuk yöntemleri arasındaki temel fark, üçüncü tarafın uyuşmazlık sürecindeki rolünün aktiflik düzeyidir. Buna göre, taraflar arasındaki diplomatik ilişkilerin kesildiği veya doğrudan görüşmelerin imkansız hale geldiği bir uyuşmazlıkta, üçüncü bir tarafın aşağıdaki eylemlerinden hangisi, sürecin 'dostça girişim' (iyiniyet hizmeti) niteliğini aşarak 'arabuluculuk' (mediation) faaliyetine dönüştüğünü kesin olarak gösterir?

Show answer & explanation

Answer: Uyuşmazlığın esasına yönelik olarak tarafların kabul edebileceği somut bir uzlaşı planı veya çözüm önerisi sunması

Answer

Üçüncü tarafın uyuşmazlığın esasına yönelik somut bir uzlaşı planı veya çözüm önerisi sunması, yöntemin dostça girişimden arabuluculuğa evrildiğini gösterir.
Uluslararası hukukta 'Dostça Girişim' (Good Offices), üçüncü bir tarafın uyuşmazlık taraflarını bir araya getirmesi, tarafsız bir yer sağlaması veya iletişim kurmalarına yardımcı olmasıdır. Bu yöntemde üçüncü taraf müzakerelere katılmaz ve çözüm önerisi sunmaz. Eğer üçüncü taraf, uyuşmazlığın içeriğine girerek taraflara kabul edebilecekleri somut bir çözüm taslağı veya uzlaşı planı sunarsa, bu faaliyet artık 'Arabuluculuk' (Mediation) niteliği kazanır.

Step-by-Step Solution

1
Dostça girişim (iyiniyet hizmeti) tanımının yapılması
Üçüncü tarafın tarafları sadece bir araya getirdiği veya iletişim sağladığı pasif bir rol.
Yöntemin sınırlarını belirlemek için temel işlevin anlaşılması gerekir.
2
Arabuluculuk yönteminin karakteristik özelliğinin belirlenmesi
Üçüncü tarafın müzakerelere katılması ve çözüm planları/önerileri sunması.
Dostça girişimden ayrılan 'aktif müdahale' noktasını tespit etmek.
3
Seçeneklerdeki eylemlerin bu eşik değerine (çözüm önerisi) göre analiz edilmesi
Uzlaşı planı sunmanın arabuluculuk eşiği olduğu saptanır.
Dostça girişimde üçüncü tarafın uyuşmazlığın esasına müdahale yetkisi yoktur.

Key Concept

Dostça Girişim ve Arabuluculuk arasındaki 'Aktif Çözüm Önerisi' ayrımı

Practice More

Arabuluculuk ile Uzlaştırma (Conciliation) arasındaki 'bağlayıcılık' ve 'komisyon yapısı' farklarını inceleyiniz.
Estimated Time:2m 0s
PreviousPage 5 / 19Next