Ailevi Akdeniz Ateşi () tanısıyla izlenen yaşındaki erkek hastada geninde homozigot mutasyonu saptanmıştır. Günde mg kolşisin tedavisi alan hastanın son bir yıldır hiç klinik atağı olmamıştır. Ancak atak dışı dönemde yapılan rutin kontrollerinde Serum Amiloid A () düzeyi sürekli olarak mg/L ( mg/L) saptanmaktadır. Bu hastada sekonder () amiloidoz gelişimini önlemek için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
- AKlinik remisyon tam olarak sağlandığı için mevcut kolşisin tedavisine aynı dozda devam edilmelidir.
- BAtak geçirmeyen hastada subklinik inflamasyon klinik önem taşımadığı için herhangi bir tedavi değişikliği gerekmez.
- Kolşisin dozu tolere edilebilen maksimum doza çıkılmalı; inflamasyon bu şekilde de kontrol altına alınamazsa inhibitörleri (anakinra/kanakinumab) düşünülmelidir.Answer
- DSürekli yüksekliği kolşisin direncini gösterdiği için kolşisin tedavisi kesilmeli ve uzun süreli düşük doz steroid tedavisine geçilmelidir.
- EHastada böbrek biyopsisi yapılarak amiloid birikimi kanıtlanana kadar mevcut dozda izleme devam edilmelidir.
Answer
Kolşisin dozunun maksimuma çıkarılması ve gerekirse biyolojik ajanların ( inhibitörleri) eklenmesi en uygun yaklaşımdır.
Doğru yaklaşım, inflamasyonu hem klinik hem de biyokimyasal olarak tamamen baskılamaktır. homozigot mutasyonu olan hastalar amiloidoz açısından en riskli gruptur ve ataklar arası dönemde bakılan düzeyinin sürekli yüksek olması ( mg/L), subklinik inflamasyonun devam ettiğini gösterir. Bu durumda kolşisin dozu artırılmalı, yanıt alınamazsa interlökin-1 () inhibitörleri gibi biyolojik ajanlar tedaviye eklenmelidir.
Step-by-Step Solution
Key Concept
FMF'de subklinik inflamasyonun (yüksek SAA) yönetimi ve amiloidoz profilaksisi.
Hints
1
mutasyonu ile amiloidoz arasındaki ilişkiyi hatırlayın.
2
Tedavi hedefinin sadece atak sayısını azaltmak değil, gibi inflamasyon belirteçlerini normalize etmek olduğunu düşünün.
Practice More
FMF'de kolşisin direnci tanımını ve EULAR önerilerini gözden geçirin.
Estimated Time:1m 30s