Romatoloji

414 questions

Question 1Question

1515 yaşında bir kız hasta; soğukla tetiklenen ellerde renk değişikliği, el eklemlerinde ağrı ve proksimal kaslarda güçsüzlük şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenede her iki el parmaklarında yaygın şişlik ("puffy hands") görünümü, sklerodaktili ve yüzde malar döküntü saptanmıştır. Laboratuvar tetkiklerinde ANA 1:12801:1280 (granüler patern) ve yüksek titreli Anti-U1RNP pozitifliği saptanırken; Anti-dsDNA, Anti-Sm ve Anti-Scl-70 (anti-topoizomeraz I) negatif bulunmuştur. Bu klinik tablo ve laboratuvar bulguları ile tanısı konulan hastalıkta, en önemli mortalite nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Pulmoner arteriyel hipertansiyon

Answer

Miks Bağ Dokusu Hastalığında (MCTD) en önemli mortalite nedeni pulmoner arteriyel hipertansiyondur.
Vakada tanımlanan klinik tablo (Raynaud, puffy hands, miyozit, malar rash) ve laboratuvar bulguları (yüksek titreli Anti-U1RNP pozitifliği) Miks Bağ Dokusu Hastalığı'na (MCTD) özgüdür. Bu hastalık grubunda mortaliteyi belirleyen en önemli ve en sık komplikasyon pulmoner arteriyel hipertansiyondur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Raynaud fenomeni, 'puffy hands', proksimal kas güçsüzlüğü (miyozit) ve malar döküntü (SLE benzeri) varlığı saptandı.
Bu bulgular Sistemik Skleroz, SLE ve Polimiyozit özelliklerinin bir arada bulunduğunu (overlap) gösterir.
2
Serolojik belirteçlerin yorumlanması
Anti-U1RNP yüksek pozitifliği, Anti-Sm ve Anti-dsDNA negatifliği izlendi.
Yüksek titreli Anti-U1RNP, Miks Bağ Dokusu Hastalığı (MCTD) tanısı için temel kriterdir.
3
Prognoz ve mortalite analizinin yapılması
MCTD'de en sık ölüm nedeni olarak pulmoner arteriyel hipertansiyon (PAH) tanımlanmıştır.
MCTD, sklerodermaya göre daha iyi prognozlu kabul edilse de PAH sinsi ve ağır bir komplikasyon olarak öne çıkar.

Key Concept

MCTD tanısında Anti-U1RNP zorunluluğu ve en sık mortalite nedeni olarak Pulmoner Arteriyel Hipertansiyon.
Question 2Question

88 yaşında erkek hasta, son iki gündür giderek artan paroksizmal karın ağrısı, kusma ve bacaklarda döküntü şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenede her iki alt ekstremitede ve popliteal bölgede simetrik yerleşimli, deriden kabarık, basmakla solmayan purpurik lezyonlar saptanmıştır. Batın muayenesinde sağ alt kadranda sucuk benzeri kitle palpe edilen hastanın ultrasonografisinde ileo-ileal invajinasyon ile uyumlu "hedef tahtası" (target sign) görünümü izlenmiştir. Bu hastada gelişen gastrointestinal komplikasyon ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: İnvajinasyon genellikle ileo-ileal yerleşimli olup, cerrahi müdahale gereksinimi idiyopatik formlara göre daha yüksektir.

Answer

Henoch-Schonlein Purpurası'nda gelişen invajinasyon sıklıkla ileo-ileal yerleşimli olup, cerrahi müdahale gereksinimi idiyopatik olgulara göre daha fazladır.
Henoch-Schönlein Purpurası (HSP), çocukluk çağının en sık görülen vasküliti olup palpabl purpura, artrit, abdominal ağrı ve renal tutulum ile karakterizedir. Gastrointestinal tutulum hastaların yaklaşık %70\%70'inde görülür ve en ciddi komplikasyonu invajinasyondur. İdiyopatik invajinasyonların aksine HSP'deki invajinasyon genellikle ileo-ilealdir (%60\%60-7070). İleo-ileal invajinasyonlar, kolona yönelik hava veya kontrastlı enema (pnömotik/hidrostatik redüksiyon) ile tedavi edilemezler. Bu nedenle HSP'li hastalarda invajinasyon geliştiğinde cerrahi müdahale gereksinimi idiyopatik olgulara göre belirgin şekilde daha yüksektir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz et
Palpabl purpura, karın ağrısı ve batında kitle Henoch-Schonlein Purpurası (HSP) ve buna ikincil invajinasyonu düşündürür.
HSP'de gastrointestinal tutulum submukozal kanama ve ödeme yol açarak invajinasyon için bir odak oluşturabilir.
2
İnvajinasyon tipini belirle
Ultrasonografide saptanan ileo-ileal yerleşim, HSP için tipik bir bulgudur.
İdiyopatik invajinasyonlar genellikle 66 ay - 33 yaş arası çocuklarda ve ileo-kolik yerleşimliyken, HSP'de daha büyük çocuklarda ve ileo-ileal yerleşim görülür.
3
Tedavi ve yönetim stratejisini değerlendir
İleo-ileal invajinasyonlar hava/kontrastlı enema ile redükte edilemez, cerrahi müdahale gerektirir.
Enema tedavisi sadece kolona kadar ulaşan invajinasyonlarda etkili olduğundan, ince bağırsak seviyesindeki tıkanıklıklarda cerrahi ön plandadır.

Key Concept

HSP'de gelişen invajinasyonun anatomik yerleşimi ve yönetim farkı
Question 3Question

1313 yaşında erkek çocuk, son 44 aydır aralıklı seyreden sağ kalça ağrısı ve sol dizinde şişlik şikayetiyle getiriliyor. Fizik muayenesinde sol dizde efüzyon, sağ kalça hareketlerinde kısıtlılık ve bilateral tuberositas tibia üzerinde belirgin hassasiyet saptanıyor. Öyküsünden iki ay önce fotofobinin eşlik ettiği, aniden gelişen tek taraflı göz kızarıklığı ve ağrısı nedeniyle tedavi aldığı öğreniliyor. Hastanın babasının inflamatuar bağırsak hastalığına eşlik eden sakroiliit tanısıyla takip edildiği belirtiliyor. Laboratuvar tetkiklerinde RFRF ve ANAANA negatif, HLAB27HLA-B27 pozitif, eritrosit sedimentasyon hızı (ESHESH) 55 mm/saat55\ mm/saat ve Creaktif proteinC-reaktif\ protein (CRPCRP) 42 mg/L42\ mg/L (normal <5<5) saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Entezit ile ilişkili artrit

Answer

Hastanın klinik ve laboratuvar bulguları ışığında en olası tanı Entezit ile İlişkili Artrit (ERA) olarak saptanmıştır.
Entezit ile ilişkili artrit tanısı doğrudur çünkü hasta ILAR sınıflama kriterlerinin neredeyse tamamını karşılamaktadır: 66 yaşından büyük erkek olması, asimetrik büyük eklem artriti, entezit (tuberositas tibia), akut semptomatik anterior üveit öyküsü, birinci derece akrabada sakroiliit varlığı ve HLA-B27 pozitifliği tabloyu tamamlar.

Step-by-Step Solution

1
Klinik demografik verileri ve artrit dağılımını analiz et.
1313 yaşında erkek hasta, asimetrik alt ekstremite artriti (kalça ve diz tutulumu).
ERA tipik olarak 66 yaşından büyük erkek çocuklarda alt ekstremite asimetrik artriti ile başlar.
2
Entezit varlığını ve yerleşimini değerlendir.
Tuberositas tibia (patellar tendon yapışma yeri) üzerinde hassasiyet.
Entezit, bu hastalık grubunun patognomonik olmayan ancak tanı koydurucu temel bileşenlerinden biridir.
3
Ekstraartiküler bulguları ve aile öyküsünü incele.
Akut semptomatik anterior üveit öyküsü ve babada sakroiliit ile seyreden inflamatuar bağırsak hastalığı.
Her iki durum da ILAR kriterlerinde ERA tanısını destekleyen majör kriterler arasında yer alır.
4
Laboratuvar bulgularını ILAR kriterleri çerçevesinde yorumla.
HLAB27HLA-B27 pozitifliği, RFRF ve ANAANA negatifliği.
HLA-B27 pozitifliği tanı kriteridir; RF ve ANA negatifliği ise diğer JİA alt tiplerinden ayrımda önemlidir.

Key Concept

ILAR kriterlerine göre Entezit ile İlişkili Artrit (ERA) tanısı için artrit ve entezitin bir arada olması veya bunlardan birine ek olarak HLA-B27 pozitifliği, akut üveit, aile öyküsü veya 6 yaş üstü erkek cinsiyet gibi kriterlerden en az ikisinin bulunması gerekir.

Alternative Method

ILAR kriterleri yerine ASAS kriterleri de eksenel tutulumu olan hastalarda kullanılabilir ancak pediatrik yaş grubunda ILAR sınıflaması altın standarttır.
Estimated Time:2m 0s
Question 4Question

55 yaşında bir erkek çocuk, yaklaşık 22 yıldır devam eden, 131-3 gün süren tekrarlayan ateş, karın ağrısı ve ayak bileği çevresinde ani gelişen kızarıklık ve şişlik atakları ile getirilmiştir. Fizik muayenesinde atak sırasında pretibial bölgede keskin sınırlı, sıcak ve hassas "erizipel benzeri eritem" saptanmıştır. Atak dışı dönemde yapılan laboratuvar incelemelerinde eritrosit sedimentasyon hızı (ESHESH) ve Serum Amiloid A (SAASAA) düzeylerinin normalin üzerinde seyrettiği (subklinik inflamasyon) gözlenmiştir. Bu hastada saptanması en olası genetik mutasyon ve bu mutasyonun klinik önemi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: MEFVMEFV geninde M694VM694V homozigot mutasyonu; erken hastalık başlangıcı, artrit/eritem varlığı ve sekonder amiloidoz gelişimi için en önemli risk faktörüdür.

Answer

MEFV geninde M694V homozigot mutasyonu; erken hastalık başlangıcı, artrit/eritem varlığı ve amiloidoz gelişimi için en önemli risk faktörüdür.
Vakadaki kısa süreli ateş, karın ağrısı ve erizipel benzeri eritem bulguları klasik FMFFMF tablosudur. Atak dışı dönemde SAASAA yüksekliği ile seyreden subklinik inflamasyon ve bu ağır fenotip, MEFVMEFV genindeki M694VM694V homozigot mutasyonu ile en güçlü ilişkiye sahiptir. Bu mutasyon amiloidoz gelişimi için en önemli bağımsız risk faktörüdür.

Step-by-Step Solution

1
Klinik semptomları analiz et
Kısa süreli (131-3 gün) ateş, karın ağrısı (peritonit) ve erizipel benzeri eritem varlığı Ailevi Akdeniz Ateşi (FMFFMF) tanısını destekler.
Atak süresi ve spesifik cilt bulgusu FMF'yi diğer periyodik ateş sendromlarından ayırır.
2
Laboratuvar bulgularını yorumla
Atak dışı dönemde yüksek SAASAA ve ESHESH düzeyleri "subklinik inflamasyon" varlığını gösterir.
Subklinik inflamasyon, yetersiz tedavi veya yüksek riskli mutasyon varlığında amiloidoz riskini artırır.
3
Genotip-Fenotip ilişkisini kur
M694VM694V mutasyonu, özellikle homozigot durumda, en ağır seyir ve amiloidoz riski ile ilişkilidir.
TUS sınavlarında M694V mutasyonu, amiloidoz ve artrit/eritem birlikteliği sıkça sorgulanan bir bilgidir.

Key Concept

FMF'de M694V mutasyonu ve amiloidoz riski ilişkisi
Question 5Question

1414 yaşında erkek hasta, yaklaşık 33 aydır devam eden sağ dizinde şişlik, hareket kısıtlılığı ve her iki topuk arkasında sabahları belirginleşen ağrı şikayeti ile polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenede sağ dizde artrit bulguları ve bilateral Achilles insersiyosunda (yapışma yerinde) hassasiyet saptanıyor. Göz muayenesinde sağ gözde konjonktival hiperemi, ağrı ve fotofobi tespit ediliyor. Laboratuvar incelemesinde eritrosit sedimantasyon hızı yüksek, RF ve ANA negatif bulunuyor. Bu klinik tabloya göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Entezit ile ilişkili artrit

Answer

Entezit ile ilişkili artrit tanısı, hastanın yaşı, cinsiyeti, asimetrik büyük eklem artriti, entezit bulgusu ve semptomatik akut anterior üveit varlığı ile en olası tanıdır.
Entezit ile ilişkili artrit (ERA) tanısı doğrudur; çünkü hastanın 6 yaşından büyük bir erkek olması, alt ekstremitede asimetrik oligoartrit (sağ diz) göstermesi, Achilles insersiyosunda entezit bulunması ve en önemlisi ağrılı, kırmızı göz ile karakterize akut anterior üveit tablosu ILAR kriterleri ile tam uyumludur.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın demografik verilerini değerlendir
1414 yaşında erkek çocuk (6 yaş üstü erkek başlangıcı ERA lehinedir).
Yaş ve cinsiyet, pediatrik romatolojik hastalıkların sınıflandırılmasında önemli birer kriterdir.
2
Eklem ve eklem dışı bulguları analiz et
Asimetrik alt ekstremite artriti (sağ diz) ve bilateral entezit (topuk ağrısı).
Entezit, spondiloartropati grubunun (ERA dahil) en karakteristik fizik muayene bulgusudur.
3
Ekstra-artiküler bulguyu yorumla
Ağrılı, kırmızı göz ve fotofobi (akut semptomatik anterior üveit).
Akut semptomatik üveit ERA'da görülürken, oligoartiküler JIA'da üveit genellikle sessiz ve asemptomatiktir.
4
ILAR sınıflandırma kriterlerini uygula
Artrit + Entezit varlığı veya Artrit/Entezit + 2 ek kriter (HLA-B27 pozitifliği, erkek > 6 yaş, akut anterior üveit, aile öyküsü).
Hastada artrit, entezit ve ek kriterler bir arada bulunmaktadır.

Key Concept

Entezit ile İlişkili Artrit (ERA), juvenil idiyopatik artritin bir alt tipi olup HLA-B27 birlikteliği ve akut semptomatik anterior üveit ile karakterizedir.

Hints

1
Hastanın yaşına, cinsiyetine ve ağrılı göz bulgusuna dikkat edin.
2
Pediatrik artritler arasında hangi alt tipte 'kırmızı, ağrılı göz' (akut üveit) görüldüğünü hatırlayın.

Practice More

ERA tanılı hastalarda progresyonda sakroiliit gelişimi ve HLA-B27 pozitifliğinin tanısal değerini çalışabilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 6Question

66 yaşında bir kız çocuk, son 99 haftadır sağ dizinde ve sol ayak bileğinde fark edilen şişlik, hafif ağrı ve sabahları yataktan kalkarken hareket etmede zorlanma şikayetiyle getiriliyor. Fizik muayenesinde eklemlerde efüzyon saptanıyor, ateş saptanmıyor. Laboratuvar testlerinde ANA (antinükleer antikor) pozitifliği dışında bir bulguya rastlanmıyor. Bu hasta için en uygun klinik izlem planı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Yarık lamba (slit-lamp) muayenesi ile 33 ayda bir üveit taraması yapılması

Answer

Yarık lamba muayenesi ile 3 ayda bir üveit taraması yapılması
Oligoartiküler JIA tanısı alan hastalarda, özellikle ANA pozitifliği varsa kronik anterior üveit riski çok yüksektir. Bu üveit tipi genellikle sessiz (asemptomatik) seyrettiği için, tanı anından itibaren ilk birkaç yıl boyunca her 33 ayda bir yarık lamba (slit-lamp) muayenesi ile tarama yapılması görme kaybını önlemek için en kritik izlem basamağıdır.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın yaş, eklem sayısı ve süresine göre JIA alt tipini belirle.
6 yaş, 9 hafta, 2 eklem tutulumu (oligoartrit) ve ANA pozitifliği ile Oligoartiküler JIA tanısı konur.
JIA tanısı 16 yaşından küçüklerde, en az 6 hafta süren artrit varlığında diğer nedenlerin dışlanmasıyla konur.
2
ANA pozitifliğinin klinik önemini değerlendir.
ANA pozitifliği olan JIA hastalarında üveit (iridosiklit) riski anlamlı derecede yüksektir.
Oligoartiküler JIA'da ANA pozitifliği kronik asemptomatik üveit için en güçlü risk faktörüdür.
3
Üveit tarama sıklığını belirle.
Erken yaşta başlayan ve ANA pozitif olan oligoartiküler tipte her 3 ayda bir yarık lamba muayenesi önerilir.
JIA üveiti genellikle sessiz seyreder ve tarama yapılmazsa görme kaybına yol açabilir.

Key Concept

Oligoartiküler JIA ve Üveit Taraması

Practice More

JIA alt tiplerinin (Sistemik, Oligo, Poli) ayırt edici laboratuvar ve klinik özelliklerini gözden geçirin.
Estimated Time:45s
Question 7Question

On beş yaşında bir kız çocuk, kollarında çabuk yorulma ve baş dönmesi şikayetiyle çocuk romatoloji polikliniğine getirilmiştir. Yapılan fizik muayenede sağ kol kan basıncı 145/95145/95 mmHgmmHg, sol kol kan basıncı ise 105/70105/70 mmHgmmHg olarak ölçülmüştür. Ayrıca her iki karotis arter üzerinde üfürüm duyulduğu ve sol radial nabzın diğerine göre oldukça zayıf alındığı saptanmıştır. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Takayasu arteriti

Answer

Ekstremiteler arası belirgin kan basıncı farkı, nabız zayıflığı ve arteriyel üfürümlerle karakterize olan tanı Takayasu arteritidir.
Takayasu arteriti, özellikle aort ve kollar/baş bölgesine giden ana arterlerin kronik inflamasyonu sonucu bu damarlarda darlık ve anevrizmalara yol açar. Genç kız hastalarda kollar arası tansiyon farkı (>10>10 mmHgmmHg), nabızların alınamaması veya zayıf alınması ve darlık olan bölgelerdeki üfürümler en spesifik tanısal ipuçlarıdır.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın demografik verilerini ve klinik bulgularını analiz edin.
Hasta adölesan dönemde bir kız çocuktur ve ana şikayetleri vasküler yetmezliğe (baş dönmesi, kolda yorulma) işaret etmektedir.
Takayasu arteriti tipik olarak genç kadınlarda ve kız çocuklarında görülür.
2
Fizik muayene bulgularını yorumlayın.
İki kol arasında 4040 mmHgmmHg gibi ciddi bir kan basıncı farkı saptanmıştır (>10>10 mmHgmmHg anlamlıdır) ve nabızlar zayıftır.
Bu bulgular aortadan ayrılan ana dallarda (subklavyen arter gibi) darlık veya tıkanıklık olduğunu gösterir.
3
Tutulan damar çapına göre ayırıcı tanı yapın.
Aort ve dallarını (büyük damar) tutan tek seçenek Takayasu arteritidir.
Diğer vaskülitler ya küçük (HSP, Wegener) ya da orta çaplı (PAN, Kawasaki) damarları tutar.

Key Concept

Takayasu arteriti, büyük damarları (aort ve dalları) tutan, ekstremiteler arası nabız ve tansiyon farkı ile karakterize olan bir pediatrik vaskülittir.
Estimated Time:45s
Question 8Question

1111 yaşında erkek hasta, yaklaşık üç aydır devam eden sol dizinde şişlik şikayetiyle çocuk romatoloji polikliniğine getiriliyor. Yapılan fizik muayenede sol diz ekleminde efüzyon (artrit) saptanıyor, ancak entezit saptanmıyor.

ILAR (International League of Associations for Rheumatology) sınıflama kriterlerine göre, bu hastada aşağıdaki bulgulardan hangisinin saptanması "Entezit İlişkili Artrit" tanısı için destekleyici bir kriter olarak kabul edilir?

Show answer & explanation

Answer: Birinci derece akrabada akut anterior üveit öyküsü

Answer

Birinci derece akrabada akut anterior üveit öyküsü bulunması, ILAR kriterlerine göre destekleyici bir aile öyküsü kriteridir.
ILAR kriterlerine göre, tek başına artrit veya tek başına entezit varlığında tanının konulabilmesi için beş destekleyici kriterden en az ikisinin bulunması gerekir. Bu kriterler: 1) Sakroiliak eklem hassasiyeti veya inflamatuar bel ağrısı, 2) HLAB27HLA-B27 pozitifliği, 3) 66 yaşından büyük erkek çocukta artrit başlangıcı, 4) Akut anterior üveit, 5) Birinci derece akrabada ankilozan spondilit, ERA, sakroiliit ile IBD, reaktif artrit veya akut anterior üveit öyküsüdür. 'Birinci derece akrabada akut anterior üveit öyküsü' bu kapsamda yer alan geçerli bir destekleyici aile öyküsü kriteridir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz et
1111 yaşında, erkek, asimetrik büyük eklem artriti (sol diz) olan bir hasta.
Entezit ilişkili artrit (ERA) tipik olarak adölesan erkeklerde asimetrik alt ekstrem artriti ile seyreder.
2
ILAR ERA tanı kriterlerini hatırla
Tanı için: Artrit + Entezit, VEYA (Artrit veya Entezit) + En az iki destekleyici bulgu gereklidir.
Hastada sadece artrit olduğu için tanının tamamlanması için iki destekleyici bulgu saptanmalıdır.
3
Mevcut ve seçeneklerdeki kriterleri sınıflandır
Hasta erkek ve başlangıç yaşı >6> 6 olduğu için bir kriter zaten karşılanmıştır. Seçenekler arasında 'Birinci derece akrabada üveit' ikinci destekleyici kriterdir. Diğerleri dışlama kriteridir.
ILAR sınıflamasında destekleyici bulgular ile dışlama kriterlerini ayırt etmek tanı koymak için kritiktir.

Key Concept

ILAR Entezit İlişkili Artrit (ERA) Sınıflama Kriterleri
Estimated Time:1m 30s
Question 9Question

Öyküsünde son 77 yıldır tedaviye dirençli bronşiyal astım tanısı bulunan 1414 yaşındaki bir kız hasta; halsizlik, ateş ve bacaklarında yeni gelişen ağrılı döküntüler nedeniyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenede her iki alt ekstremitede palpe edilebilen purpuralar saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde lökosit sayısı 17.200/mm317.200/mm^3 ve periferik yaymada eozinofil oranı %24\%24 (4.128/mm34.128/mm^3) olarak bulunuyor. Bu klinik tablo ve laboratuvar bulguları eşliğinde en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Eozinofilik granülomatoz polianjitis

Answer

Eozinofilik granülomatoz polianjitis
Hastanın öyküsündeki dirençli astım tablosuna eşlik eden sistemik vaskülit bulguları (purpura) ve laboratuvardaki aşırı eozinofili (%10\%10’un çok üzerinde), Eozinofilik granülomatoz polianjitis (Churg-Strauss sendromu) tanısı için yeterli kriterleri oluşturmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın öz geçmişindeki kritik bulguyu değerlendir.
Zorlu bir bronşiyal astım öyküsü mevcut.
Vaskülit tiplerini ayırt etmek için zemin hazırlayan hastalıklar önemlidir.
2
Laboratuvar verilerindeki eozinofil düzeyini analiz et.
Periferik eozinofili %10\%10’un (veya 1.500/mm31.500/mm^3) çok üzerinde (%24\%24).
Eozinofili, vaskülitler arasında Eozinofilik Granülomatoz Polianjitis (EGPA) için karakteristik bir bulgudur.
3
Klinik bulgular ile laboratuvar sonuçlarını birleştirerek tanıyı netleştir.
Astım + Eozinofili + Sistemik Vaskülit (Purpura) = EGPA.
Churg-Strauss sendromu olarak da bilinen EGPA, ANCA ilişkili küçük damar vaskülitleri arasında astım ve eozinofili ile karakterizedir.

Key Concept

Eozinofilik granülomatoz polianjitis (EGPA), astım öyküsü olan hastalarda belirgin eozinofili ve küçük-orta çaplı damar vasküliti ile karakterize bir hastalıktır.
Question 10Question

1212 yaşında bir kız çocuk, son 44 aydır özellikle beden eğitimi dersleri ve voleybol antrenmanları sonrasında belirginleşen, dinlenmekle azalan diz ve ayak bileği ağrısı şikayetiyle getiriliyor. Sabah tutukluğu tariflemeyen hastanın fizik muayenesinde eklemlerde şişlik, ısı artışı veya kızarıklık saptanmıyor. Muayenede her iki dirsek ve dizde 1010^\circ üzerinde hiperekstansiyon izleniyor; hasta dizlerini bükmeden avuç içlerini tam olarak yere değdirebiliyor. Laboratuvar incelemesinde eritrosit sedimentasyon hızı (ESH) ve C-reaktif protein (CRP) düzeyleri normal sınırlarda bulunuyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Benign hipermobilite sendromu

Answer

Benign hipermobilite sendromu
Benign hipermobilite sendromunda ağrı tipik olarak fiziksel aktivite sonrası akşam saatlerinde artar ve istirahatle düzelir. Hastada saptanan dirsek ve diz hiperekstansiyonu ile avuç içlerinin yere değdirilmesi, Beighton skorlama sisteminde tanısal değeri olan bulgulardır. Normal laboratuvar sonuçları tanıyı destekleyen önemli bir negatif bulgudur.

Step-by-Step Solution

1
Ağrı karakterini değerlendir.
Ağrının aktivite sonrası artması ve dinlenmekle geçmesi (mekanik ağrı), sabah tutukluğunun olmaması.
İnflamatuar ve benign ağrı nedenlerini birbirinden ayırmak için klinik seyir kritiktir.
2
Fizik muayene bulgularını Beighton skoruna göre yorumla.
Hastada dirseklerde hiperekstansiyon (+2+2), dizlerde hiperekstansiyon (+2+2) ve gövde fleksiyonu (+1+1) ile toplamda 5/95/9 puan saptanmıştır.
Beighton skorunun 44 veya üzeri (çocuklarda bazen 55) olması hipermobilite lehinedir.
3
Laboratuvar bulgularını analiz et.
Normal ESH ve CRP düzeyleri.
Normal inflamatuar belirteçler, ağrının inflamatuar bir süreçten (JİA, enfeksiyon vb.) kaynaklanmadığını doğrular.

Key Concept

Beighton skoru ve aktiviteyle ilişkili mekanik ağrı paterni benign hipermobilite sendromunun temel tanısal özellikleridir.

Hints

1
Ağrının aktiviteyle artıp dinlenmekle geçmesi mekanik bir kökeni düşündürür.
2
Hastadaki dirsek ve dizlerin geriye doğru fazla esnemesi (hiperekstansiyon) bir skorlama sisteminin parçasıdır.
3
Beighton skoru 5/95/9 olan ve inflamatuar bulgusu olmayan bir hastada en olası tanıyı düşünün.

Practice More

Beighton skorlamasının tüm bileşenlerini ve hipermobilite sendromu yönetiminde egzersizin önemini gözden geçirin.
Estimated Time:1m 30s
Question 11Question

Liseye yeni başlayan 1414 yaşında bir kız öğrenci, sağ ayak bileğinde yaklaşık üç ay önce meydana gelen hafif bir burkulma sonrası başlayan ve zamanla tüm ayağa yayılan şiddetli ağrı şikayetiyle getiriliyor. Hasta, ayağına çorap giyemediğini, yatağındaki çarşafın bile ayağına değmesinin dayanılmaz bir acıya neden olduğunu ifade ediyor. Fizik muayenede sağ ayak, sol ayağa göre daha soğuk ve hafif siyanotik (morumsu) bir görünümde saptanıyor; belirgin allodini ve hafif ödem eşlik ediyor ancak eklemde sıcaklık artışı bulunmuyor. Laboratuvar incelemelerinde tam kan sayımı, eritrosit sedimentasyon hızı (ESRESR) ve CC-reaktif protein (CRPCRP) düzeyleri normal sınırlarda saptanıyor.

Bu klinik tabloya göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kompleks bölgesel ağrı sendromu (Tip 11)

Answer

Kompleks bölgesel ağrı sendromu (Tip 11)
Doğru seçenek olan kompleks bölgesel ağrı sendromu (eskiden Refleks Sempatik Distrofi olarak bilinirdi), genellikle minör bir travma sonrası ortaya çıkan, etkilenen ekstremitede allodini (normalde ağrısız uyaranın ağrı yapması), ısı ve renk değişiklikleri ile seyreden non-inflamatuar bir tablodur. Laboratuvar tetkiklerinin normal olması tanıyı destekler.

Step-by-Step Solution

1
Ağrının karakterini ve tetikleyici faktörü değerlendir.
Hafif bir travma (burkulma) sonrası başlayan, travmanın şiddetiyle orantısız ve dokunma ile tetiklenen şiddetli ağrı (allodini) mevcuttur.
Bu durum nöropatik veya amplifiye ağrı sendromlarını düşündürür.
2
Fizik muayenedeki otonomik bulguları incele.
Ekstremitede soğukluk, siyanotik renk değişikliği ve ödem saptanmıştır.
Bu bulgular sempatik sinir sistemi düzensizliğine ve kompleks bölgesel ağrı sendromuna işaret eder.
3
Laboratuvar sonuçları ile inflamatuar süreçleri dışla.
ESRESR ve CRPCRP gibi inflamasyon belirteçleri normaldir.
Normal inflamasyon değerleri, artrit veya osteomiyelit gibi organik/inflamatuar nedenleri dışlamaya yardımcı olur.

Key Concept

Kompleks Bölgesel Ağrı Sendromu (KBAS), pediatrik popülasyonda (özellikle adolesan kızlarda) görülen, travma sonrası gelişen, allodini ve otonomik disfonksiyonun ön planda olduğu, laboratuvar bulgularının normal olduğu bir amplifiye ağrı sendromudur.

Practice More

Çocukluk çağında gece ağrısı ile başvuran bir hastada Osteoid Osteoma ve Büyüme Ağrıları arasındaki farkları gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 40s
Question 12Question

1111 yaşında erkek hasta, sağ dizinde şişlik ve her iki topuk arkasında yürüme ile artan ağrı şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Öyküsünden sabahları belinde yaklaşık 3030 dakika süren bir tutukluk olduğu öğreniliyor. Fizik muayenede sağ dizde efüzyon ve aşil tendonu yapışma yerlerinde hassasiyet saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde HLAB27HLA-B27 pozitifliği tespit edilen bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Entesitle ilişkili artrit

Answer

Klinik ve laboratuvar bulguları bir bütün olarak değerlendirildiğinde en olası tanı entesitle ilişkili artrittir.
Entesitle ilişkili artrit (ERA), juvenil idiyopatik artrit sınıflamasında yer alan ve erişkin spondiloartropatilerinin pediatrik karşılığı olarak kabul edilen bir tablodur. Hastanın 66 yaşından büyük erkek olması, asimetrik alt ekstremite artriti (sağ diz), entesit (aşil tendiniti) ve HLAB27HLA-B27 pozitifliği göstermesi bu tanı için tipik ve yeterli bulgulardır.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın demografik ve klinik verilerini analiz et.
1111 yaşındaki erkek hastada alt ekstremite artriti, entesit ve inflamatuar bel ağrısı (sabah tutukluğu) mevcut.
ERA tanısı için yaş, cinsiyet ve eklem tutulum yerleri kritiktir.
2
Laboratuvar bulgularını değerlendir.
HLAB27HLA-B27 pozitifliği saptandı.
HLAB27HLA-B27, spondiloartropatiler ve özellikle ERA ile güçlü ilişkilidir.
3
Bulguları ILAR kriterleri ile karşılaştır.
Artrit + Entesit varlığı veya Artrit/Entesit + (HLAB27HLA-B27 pozitifliği, >6>6 yaş erkek, vb.) kriterleri ERA tanısını koydurur.
Hasta ERA tanı kriterlerini tam olarak karşılamaktadır.

Key Concept

Entesitle İlişkili Artrit (ERA) Tanı Kriterleri

Practice More

ERA tanısı alan çocuklarda akut anterior üveit riskini ve göz muayenesinin önemini gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 13Question

1818 aylık erkek çocuk; 66 aylıktan itibaren her 121-2 ayda bir tekrarlayan, 464-6 gün süren yüksek ateş, karın ağrısı, kusma ve ishal atakları nedeniyle getirilmiştir. Fizik muayenede ateş 39.2C39.2^\circ C, bilateral ağrılı servikal lenfadenopati, hepatomegali ve gövdede eritematöz makülopapüler döküntü saptanmıştır. Laboratuvar incelemesinde atak sırasında CRPCRP ve serum IgDIgD düzeyi yüksek bulunurken, idrar organik asit analizinde mevalonik asit miktarının belirgin derecede arttığı görülmüştür. Bu hastada altta yatan temel biyokimyasal mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Mevalonat kinaz enzim aktivitesinde belirgin azalma

Answer

Hastalığın patogenezinden sorumlu temel mekanizma mevalonat kinaz enzim aktivitesindeki azalmadır.
Vakadaki ateş süresi (464-6 gün), servikal lenfadenopati, ishal ve döküntü kombinasyonu Hiper-IgD Sendromu (HİDS) için tipiktir. Tanıyı kesinleştiren laboratuvar bulgusu ise idrarda mevalonik asit artışıdır. Bu tablo, kolesterol biyosentez yolağında yer alan mevalonat kinaz enziminin aktivitesindeki azalma sonucu ortaya çıkar.

Step-by-Step Solution

1
Klinik semptomların süre ve eşlik eden bulgular açısından analizi
Ateş süresinin 464-6 gün olması, servikal lenfadenopati ve erken başlangıç FMF'den uzaklaştırır.
Periyodik ateş sendromlarını ayırt etmek için atak süresi ve ekstraserozal bulgular kritiktir.
2
Spesifik laboratuvar belirteçlerinin değerlendirilmesi
İdrarda mevalonik asit artışı ve serum IgDIgD yüksekliği saptanmıştır.
Mevalonik asidüri, kolesterol sentez yolağındaki spesifik bir enzim defektine işaret eder.
3
Klinik ve laboratuvarın Hiper-IgD Sendromu (HİDS) ile birleştirilmesi
Tablo, Mevalonat Kinaz Eksikliği (HİDS/MKD) tanısı ile tam uyumludur.
HİDS, mevalonat kinaz enzimindeki mutasyonlar sonucu gelişen bir otoinflamatuar hastalıktır.

Key Concept

HİDS (Mevalonat Kinaz Eksikliği) klinik ve laboratuvar tanısı

Alternative Method

Ateş süresine göre eleme yöntemi: FMF (kısa), HİDS (orta), TRAPS (uzun). İdrar bulgusu ise tanıyı netleştirir.
Estimated Time:2m 0s
Question 14Question

3232 aylık bir kız çocuk, son 1010 haftadır sağ diz ve sol ayak bileğinde (toplam 22 eklem) belirginleşen şişlik ve özellikle sabahları yataktan kalkarken zorlanma şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenede belirtilen eklemlerde efüzyon, sıcaklık artışı ve hareket kısıtlılığı saptanıyor; ateş saptanmıyor. Laboratuvar incelemesinde ANA pozitif (1/6401/640, homojen), RF negatif ve ESH 4242 mm/saat bulunuyor. Hastanın takibinin 7.7. ayında mevcut artrit bulgularına sağ el bileği, sol dirsek ve sağ 3.3. PIP ekleminin de eklendiği gözleniyor. Bu klinik tabloya göre en olası tanı ve hastanın takibiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Tanı uzatılmış (extended) oligoartiküler JİA olup, ANA pozitifliği ve erken başlangıç yaşı nedeniyle 33 ayda bir yarık lamba ile üveit taraması yapılmalıdır.

Answer

Tanı uzatılmış (extended) oligoartiküler JİA'dır ve ANA pozitifliği nedeniyle 3 ayda bir üveit taraması yapılmalıdır.
Hastada ilk 6 ayda 2 eklem tutulumu olduğu için başlangıç 'oligoartiküler'dir. Ancak 7. ayda eklenen yeni eklemlerle toplam sayı 5'e ulaştığı için tanı 'uzatılmış (extended) oligoartiküler JİA' olur. JİA'da üveit riski; oligoartiküler tip, ANA pozitifliği ve küçük yaşta başlangıç durumunda en yüksektir (yüksek risk grubu). Bu hastalarda her 3 ayda bir göz taraması zorunludur.

Step-by-Step Solution

1
Hastalık başlangıcındaki eklem sayısını ve süresini değerlendir.
22 eklem (sağ diz ve sol ayak bileği) ve 1010 hafta ( >6> 6 hafta) süreli artrit.
JİA tanısı için semptomların 16 yaşından önce başlaması, en az 6 hafta sürmesi ve diğer nedenlerin dışlanması gerekir. İlk 6 ayda 4\leq 4 eklem tutulumu oligoartiküler başlangıcı gösterir.
2
Hastalığın 6. aydan sonraki seyrini incele.
7.7. ayda eklenen 33 yeni eklemle toplam eklem sayısı 55'e çıkmıştır.
İlk 6 aydan sonra toplam eklem sayısı 55 veya daha fazla olursa tanı 'Uzatılmış (Extended) Oligoartiküler JİA' olur. Eğer eklem sayısı 44 ve altında kalsaydı 'Kalıcı (Persistent) Oligoartiküler JİA' denecekti.
3
Üveit riskini belirlemek için laboratuvar ve yaş kriterlerini kontrol et.
ANA pozitif ve başlangıç yaşı 77 yaşın altındadır (3232 aylık).
JİA'da en korkulan komplikasyon olan asemptomatik kronik anterior üveit riski; oligoartiküler tipte, ANA pozitifliğinde ve küçük yaşta ( <7< 7 yaş) başlayan kız çocuklarında en yüksektir.
4
Üveit tarama sıklığını belirle.
Yüksek riskli grupta 33 ayda bir yarık lamba muayenesi.
Uzatılmış veya kalıcı oligoartiküler JİA hastalarında ANA pozitifliği varsa, ilk 4 yıl boyunca 3 ayda bir tarama yapılması önerilir.

Key Concept

Juvenil İdiopatik Artrit'te oligoartiküler başlangıcın zamanla (6. aydan sonra) poliartiküler seyre dönüşmesi 'Extended Oligoarticular JIA' olarak adlandırılır ve bu grupta üveit riski ANA pozitifliği ile çok yüksektir.
Question 15Question

13 yaşında erkek hasta, sağ topuk arkasında ağrı ve sol dizinde şişlik şikayetiyle başvuruyor. Öyküsünden son 3 aydır sabahları belinde belirgin tutukluk hissettiği ve bu durumun hareketle azaldığı öğreniliyor. Fizik muayenesinde sol dizde efüzyon ve sağ aşil tendonunun kalkaneusa yapışma yerinde belirgin hassasiyet saptanıyor. Göz muayenesinde akut anterior üveit bulguları mevcut. Laboratuvar incelemelerinde tam kan sayımı normal, sedimentasyon: 70 mm/saat, CRP: 48 mg/L (Normal: <5), ANA negatif, RF negatif ve HLA-B27 pozitif olarak bulunuyor.

Bu hastada ILAR (Uluslararası Romatoloji Dernekleri Birliği) sınıflandırma kriterlerine göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Entesitle ilişkili artrit

Answer

Doğru yanıt, entesit, asimetrik alt ekstremite artriti, akut anterior üveit ve HLA-B27 pozitifliği bulgularıyla Entesitle ilişkili artrit seçeneğidir.
Hastada görülen 6 yaşından büyük erkek çocuk profili, alt ekstremite ağırlıklı asimetrik artrit, belirgin entesit (aşil tendonu hassasiyeti), inflamatuar bel ağrısı, akut anterior üveit ve HLA-B27 pozitifliği; ILAR kriterlerine göre Entesitle ilişkili artrit (ERA) tanısı koydurur.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın demografik özelliklerini ve temel eklem bulgularını analiz et.
13 yaş erkek çocukta alt ekstremitede asimetrik artrit (sol diz) ve entesit (sağ aşil tendonu) saptanmıştır.
JIA alt tiplerini ayırmak için yaş, cinsiyet ve tutulan eklem paterni ile entesit varlığı kritik öneme sahiptir.
2
Eşlik eden ekstra-artiküler bulguları ve laboratuvar sonuçlarını değerlendir.
Hastada inflamatuar bel ağrısı öyküsü, akut anterior üveit ve HLA-B27 pozitifliği vardır; ANA ve RF negatiftir.
Akut anterior üveit ve HLA-B27 pozitifliği spondiloartropati spektrumunu kuvvetle destekler.
3
Elde edilen bulguları ILAR kriterleri ile eşleştir.
Artrit ve entesit birlikteliğine ek olarak HLA-B27 pozitifliği, erkek hasta (>6 yaş) ve akut anterior üveit varlığı spesifik bir JIA alt tipini işaret eder.
Bu kriterler doğrudan Entesitle ilişkili artrit (ERA) tanısını kesinleştirmektedir.

Key Concept

Juvenil İdiopatik Artrit (JIA) alt tiplerinden Entesitle İlişkili Artritin (ERA) ILAR sınıflandırma kriterlerine göre klinik ve laboratuvar özellikleriyle tanınması.
Question 16Question

Basketbol oynayan 1414 yaşında bir erkek çocuk, son 33 aydır özellikle antrenmanlar sırasında artan ve dinlenmekle azalan sağ diz ağrısı şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede sağ tuberositas tibia üzerinde hassasiyet ve o bölgede diğer tarafa göre daha belirgin bir şişlik saptanıyor. Diz eklem hareket açıklığı tam olup eklemde efüzyon saptanmıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Osgood-Schlatter hastalığı

Answer

Osgood-Schlatter hastalığı
Osgood-Schlatter hastalığı, özellikle büyüme sıçraması dönemindeki aktif çocuklarda, patellar tendonun tuberositas tibiaya yapıştığı yerdeki traksiyon apofizitidir. Bu durum aktiviteyle artan ağrı, tuberositas tibia üzerinde lokal şişlik ve hassasiyetle karakterizedir.

Step-by-Step Solution

1
Ağrının karakterini ve tetikleyicilerini analiz et.
Ağrı mekanik karakterdedir (aktiviteyle artan, dinlenmekle azalan).
Bu durum, inflamatuar olmayan, aşırı kullanıma bağlı bir patolojiyi düşündürür.
2
Fizik muayene bulgularının lokalizasyonunu saptayın.
Hassasiyet tuberositas tibia (patellar tendonun yapışma yeri) üzerindedir.
Bu bölge Osgood-Schlatter hastalığının spesifik tutulum yeridir.
3
Ayırıcı tanıda eklem içi bulguları değerlendirin.
Efüzyonun olmaması ve hareket açıklığının tam olması eklem içi patolojileri (artrit vb.) dışlar.
Mekanik/ekstraartiküler ağrıların eklem bulgusu vermemesi tanısal bir ipucudur.

Key Concept

Tibial tüberkülün traksiyon apofiziti (Osgood-Schlatter hastalığı), adolesan sporcularda diz önü ağrısının en sık nedenlerinden biridir.

Alternative Method

Hastanın yaş grubu (101510-15 yaş), sporcu öyküsü ve ağrının tam tuberositas tibia üzerindeki lokalizasyonu bir araya geldiğinde klinik tanı yüksek doğrulukla konulabilir.
Estimated Time:50s
Question 17Question

12 yaşında bir kız çocuk; yaklaşık bir aydır devam eden halsizlik, eklem ağrıları ve yüzünde döküntü şikayetleriyle çocuk romatoloji polikliniğine başvuruyor. Fizik muayenesinde her iki el bileğinde şişlik ve hassasiyet, burun sırtı ile yanaklarda yerleşen ve nazolabial olukları koruyan eritematöz döküntü saptanıyor. Hastanın laboratuvar bulguları aşağıda verilmiştir:

TetkikSonuç
Hemoglobin9,5g/dL9,5 g/dL
Lökosit3.200/mm33.200/mm^3
Lenfosit850/mm3850/mm^3
ANA1/6401/640 (Granüler)
Anti-dsDNAPozitif
C3C3 düzeyi65mg/dL65 mg/dL (N: 90-180)
Tam İdrar TetkikiProtein 3+3+, Eritrosit 15-20/BBA

Bu hastada böbrek tutulumunun derecesini sınıflandırmak ve en uygun immünsüpresif tedavi planını oluşturmak için yapılması gereken en uygun işlem aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Böbrek biyopsisi yapılması

Answer

Böbrek biyopsisi yapılması
Doğru seçenek olan böbrek biyopsisi, lupus nefriti şüphesi olan her hastada yapılması gereken temel işlemdir. Çünkü tedavide kullanılacak immünsüpresiflerin dozajı ve türü, böbrekteki tutulumun evresine (Klas I'den VI'ya kadar) göre değişir. Anti-dsDNA pozitifliği ve düşük C3/C4 düzeyleri renal tutulum riskini artırsa da histolojik evreyi göstermez.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve laboratuvar bulgularını değerlendir
Malar raş, artrit, hematolojik bulgular ve seroloji (ANA, Anti-dsDNA) ile SLE tanısı konur.
Hastanın ACR/SLICC kriterlerini karşılayıp karşılamadığını belirlemek gerekir.
2
Renal tutulum bulgularını analiz et
İdrarda 3+3+ proteinüri ve hematüri saptanması aktif lupus nefritini gösterir.
Sistemik tutulumun hayati organlar üzerindeki etkisini belirlemek için idrar tetkiki kritiktir.
3
Yönetim stratejisini belirle
Lupus nefriti şüphesinde kesin tanı, evreleme (Klas I-VI) ve tedavi seçimi için biyopsi planlanır.
Tedavide kullanılacak immünsüpresiflerin (örneğin siklofosfamid veya mikofenolat mofetil) seçimi biyopsi sonucuna göredir.

Key Concept

Pediatrik SLE hastalarında aktif idrar bulguları varlığında (proteinüri/hematüri), böbrek tutulumunun tipini (proliferatif vs membranöz) belirlemek için böbrek biyopsisi zorunludur.
Estimated Time:1m 30s
Question 18Question

99 yaşında bir erkek çocuk, son 44 aydır özellikle futbol antrenmanlarından sonra ortaya çıkan diz ve ayak bileği ağrısı şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde eklemlerde şişlik, ısı artışı veya kızarıklık saptanmıyor. Hastanın yapılan değerlendirmesinde her iki başparmağını ön koluna değdirebildiği, dizlerini kırmadan avuç içlerini yere tam temas ettirebildiği ve dirseklerinde hiperekstansiyon olduğu belirleniyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Benign hipermobilite sendromu

Answer

Benign hipermobilite sendromu
Doğru cevap olan benign hipermobilite sendromu, hastada saptanan fizik muayene bulguları (başparmakların ön kola değmesi, avuç içlerinin yere tam teması, dirsek hiperekstansiyonu) ve ağrının karakteri (egzersiz sonrası mekanik ağrı) ile tam uyumludur. Bu bulgular Beighton skorlamasının temel bileşenleridir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz et
Aktivite sonrası (mekanik) ağrı mevcut, inflamasyon bulgusu yok.
Mekanik ve benign ağrıları inflamatuar artritlerden ayırmak için ilk adımdır.
2
Fizik muayene bulgularını (Beighton kriterleri) değerlendir
Başparmakların ön kola değmesi, avuç içlerinin yere değmesi ve dirsek hiperekstansiyonu pozitiftir.
Bu bulgular eklem laksisitesini ve hipermobiliteyi objektif olarak gösterir.
3
Ayırıcı tanı yap
Gece ağrısı (büyüme ağrısı) veya şişlik (artrit) olmadığı için hipermobilite sendromu tanısı konur.
Klinik ve muayene bulgularının birleşimi benign hipermobiliteyi işaret eder.

Key Concept

Beighton skorlaması ile hipermobilite tespiti ve mekanik ağrı ayırıcı tanısı.

Hints

1
Hastanın ağrısının aktivite sonrası (mekanik) mı yoksa gece (benign nocturnal) mi olduğuna dikkat edin.
2
Fizik muayenede belirtilen 'avuç içlerinin yere değmesi' ve 'başparmak manevrası' hangi skorlama sisteminin parçasıdır?
3
Beighton skoru pozitif olan ve egzersiz sonrası ağrısı olan çocuklarda en sık görülen benign durumu düşünün.

Practice More

Beighton skorlamasının tüm maddelerini ve klinik önemini gözden geçirin.
Estimated Time:45s
Question 19Question

66 aylık bir erkek bebek, 66 gündür düşmeyen 39,2C39,2^\circ\text{C} ateş ve aşırı huzursuzluk şikayetiyle getiriliyor. Fizik muayenesinde sol koldaki BCG aşı skarı üzerinde belirgin eritem ve endürasyon, her iki el sırtında ise hafif ödem saptanıyor; belirgin konjonktivit veya yaygın döküntü izlenmiyor. Laboratuvar incelemesinde hemoglobin 9,2 g/dL9,2\text{ g/dL}, lökosit 17.200/mm317.200/\text{mm}^3 (\%80 nötrofil), CRP 92 mg/L92\text{ mg/L} ve tam idrar tetkikinde her sahada 152015-20 lökosit (idrar kültürü steril) saptanıyor. Bu klinik tabloya göre en olası tanı ve bir sonraki aşamada yapılması gereken en uygun yaklaşım hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İnkomplet Kawasaki hastalığı; ekokardiyografi yapılarak tedaviye başlanmalıdır.

Answer

İnkomplet Kawasaki hastalığı tanısı ile ekokardiyografi yapılmalı ve tedavi (IVIG ve aspirin) planlanmalıdır.
Doğru yanıt olan seçenek, hastadaki 55 günü aşan ateş, BCG aşı yerindeki karakteristik kızarıklık ve el sırtındaki ödem bulgularını destekleyici laboratuvar verileriyle (yüksek CRP, anemi, lökositoz, steril piyüri) birleştirerek 'İnkomplet Kawasaki Hastalığı' tanısına ulaşmaktadır. Süt çocuklarında koroner arter hasarı riski yüksek olduğundan, inkomplet olgularda ekokardiyografik inceleme ve hızlıca IVIG tedavisine başlanması standart yaklaşımdır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
6 günlük ateş, el sırtında ödem ve BCG skarı reaktivasyonu saptandı.
Kawasaki hastalığında BCG skarı üzerindeki eritem ve endürasyon, özellikle süt çocuklarında oldukça spesifik bir bulgudur.
2
Laboratuvar verilerinin analizi
Yüksek CRP, lökositoz, anemi ve steril piyüri tespit edildi.
İnkomplet Kawasaki algoritmasında CRP ≥ 3 mg/dL3\text{ mg/dL} ve/veya ESH ≥ 40 mm/saat40\text{ mm/saat} olan hastalarda yardımcı laboratuvar kriterleri (anemi, lökositoz, steril piyüri vb.) tanıyı destekler.
3
Tanısal sınıflama ve yaklaşım belirleme
İnkomplet Kawasaki hastalığı düşünülerek ekokardiyografi ve tedavi aşamasına geçildi.
Süt çocukları (özellikle < 6 ay) inkomplet formlar ve koroner arter anevrizması açısından en yüksek risk grubundadır.

Key Concept

İnkomplet Kawasaki Hastalığı ve BCG Skarı Reaktivasyonu

Practice More

Kawasaki hastalığı tanısı konulan çocuklarda canlı aşı (KKK, suçiçeği) takviminin IVIG tedavisi sonrası ne kadar ertelenmesi gerektiğini tekrar ediniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 20Question

1313 yaşında bir erkek çocuk; yaklaşık altı haftadır devam eden ateş, iştahsızlık ve 55 kg kilo kaybı şikayetlerinin ardından son üç gündür gelişen hemoptizi ve idrar miktarında azalma nedeniyle getiriliyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 148/96148/96 mmHg saptanıyor; her iki akciğer bazalinde raller duyuluyor. Laboratuvar tetkiklerinde hemoglobin 9.49.4 g/dL, serum kreatinin 2.62.6 mg/dL, tam idrar tetkikinde 3+3+ proteinüri ve her sahada bol dismorfik eritrosit ile eritrosit silindirleri izleniyor. c-ANCA negatif, p-ANCA (MPO-ANCA) pozitif bulunuyor. Bu hasta için aşağıdakilerden hangisi beklenen bir özellik değildir?

Show answer & explanation

Answer: Üst solunum yollarında destrüksiyon yapan nekrotizan granülomatöz inflamasyon

Answer

Üst solunum yollarında destrüksiyon yapan nekrotizan granülomatöz inflamasyon bu hasta için beklenen bir özellik değildir.
Klinik vakada sunulan p-ANCA (MPO) pozitifliği, pulmoner-renal sendrom ve üst solunum yolu bulgularının yokluğu Mikroskopik Polianjitis (MPA) tanısını koydurur. MPA'yı Granülomatöz Polianjitis'ten (GPA) ayıran en önemli patolojik fark, MPA'da granülom oluşumunun görülmemesidir. Granülomatöz inflamasyon GPA'nın karakteristik özelliğidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz et
Hastada sistemik bulgular (ateş, kilo kaybı), pulmoner-renal sendrom (hemoptizi, hematüri, proteinüri, yüksek kreatinin) ve hipertansiyon mevcut.
Vaskülit tipini belirlemek için tutulan organ sistemlerini tanımlamak gerekir.
2
Serolojik verileri değerlendir
p-ANCA (MPO-ANCA) pozitifliği ve c-ANCA negatifliği saptanmış.
p-ANCA pozitifliği öncelikle Mikroskopik Polianjitis (MPA) veya Eozinofilik Granülomatöz Polianjitis'i (EGPA) düşündürür.
3
Ayırıcı tanı yap
Hastada astım veya eozinofili öyküsü olmadığı için EGPA dışlanır. Üst solunum yolu semptomu (sinüzit vb.) olmadığı ve p-ANCA pozitif olduğu için tablo MPA ile uyumludur.
ANCA ilişkili vaskülitleri birbirinden ayıran klinik ve patolojik ipuçlarını kullanmak gerekir.
4
MPA ve GPA arasındaki patolojik farkı hatırla
MPA'da granülom oluşumu izlenmezken, GPA'da (Wegener) karakteristik nekrotizan granülomlar bulunur.
Doğru seçeneği belirlemek için vaskülitlerin patolojik özelliklerini karşılaştırmak gerekir.

Key Concept

Mikroskopik Polianjitis (MPA) ile Granülomatöz Polianjitis (GPA) arasındaki temel klinik ve patolojik farklar.
Page 1 / 21Next