Question

Difficulty: HardAilevi Akdeniz Ateşi (FMF) ve Otoinflamatuar Hastalıklar

2626 yaşında erkek hasta, çocukluğundan beri süregelen ve 121-2 gün süren tekrarlayan ateş ve karın ağrısı atakları nedeniyle takip edilmektedir. Genetik incelemede *MEFV* geninde homozigot M694VM694V mutasyonu saptanmış olan hasta, son bir yıldır düzenli olarak 2,52,5 mg/gün kolşisin kullanmaktadır. Hastanın bu süre zarfında klinik olarak belirgin bir atağı olmamıştır. Ancak yapılan rutin kontrollerinde, ataklar arası dönemde bakılan Serum Amiloid A (SAA) düzeyi 5050 mg/L (N<10N < 10 mg/L) ve C-reaktif protein (CRP) düzeyi 1818 mg/L (N<5N < 5 mg/L) olarak saptanmıştır. Fizik muayenesinde patolojik bulgu saptanmayan hastanın idrar protein/kreatinin oranı normaldir.

Bu hasta için bir sonraki aşamada en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

  1. A
    Hastada klinik atak gözlenmediği için mevcut kolşisin tedavisine aynı dozda devam edilmelidir
  2. B
    Kolşisin dozu 44 mg/gün düzeyine çıkarılmalı ve üç ay sonra SAA düzeyi tekrar kontrol edilmelidir
  3. Tedaviye bir IL-1 inhibitörü (anakinra veya kanakinumab) eklenmelidirAnswer
  4. D
    İnflamasyonu baskılamak ve amiloidoz riskini azaltmak amacıyla düşük doz (484-8 mg/gün) metilprednizolon başlanmalıdır
  5. E
    Kolşisin tedavisi kesilerek sadece karın ağrısı atakları döneminde kullanılmak üzere NSAİİ reçete edilmelidir

Answer

Maksimum doz kolşisin tedavisine rağmen ataklar arası dönemde subklinik inflamasyonu (yüksek SAA/CRP) devam eden hastalarda, AA tipi amiloidozu önlemek amacıyla tedaviye bir IL-1 inhibitörü eklenmelidir.
Doğru yanıt olan IL-1 inhibitörü eklenmesi yaklaşımı, hastanın homozigot M694VM694V mutasyonu taşıması ve maksimum doz kolşisine rağmen SAA düzeyinin 5050 mg/L gibi yüksek bir seviyede seyretmesi temeline dayanır. Bu tablo, 'subklinik inflamasyon' olarak adlandırılır ve AA amiloidozunun en önemli habercisidir. Güncel kılavuzlar, bu tür dirençli vakalarda kolşisine devam ederken tedaviye anakinra veya kanakinumab gibi IL-1 blokerlerinin eklenmesini şart koşar.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik ve biyokimyasal durumunu değerlendir
Hasta klinik remisyonda (atak yok) ancak biyokimyasal remisyonda değil (SAA ve CRP yüksek).
FMF yönetiminde hedef sadece atakları durdurmak değil, aynı zamanda inflamasyonu (SAA < 1010 mg/L) tamamen baskılamaktır.
2
Amiloidoz riskini belirle
M694V homozigotluğu ve persistan yüksek SAA düzeyleri AA amiloidozu için en yüksek risk faktörleridir.
SAA, amiloid fibrillerinin prekürsör proteinidir; yüksek düzeyleri doğrudan organ hasarıyla ilişkilidir.
3
Tedavi direncini ve bir sonraki basamağı saptan
2,52,5 mg/gün kolşisin almasına rağmen inflamasyonu süren hasta 'kolşisine dirençli/yetersiz yanıtlı' kabul edilir.
EULAR kılavuzları, maksimum doz kolşisine rağmen subklinik inflamasyonu süren hastalarda biyolojik ajanların (IL-1 inhibitörleri) kullanımını önermektedir.

Key Concept

FMF'te subklinik inflamasyon yönetimi ve biyolojik tedavi endikasyonları
Rate this question