Question

Difficulty: HardAilevi Akdeniz Ateşi (FMF) ve Otoinflamatuar Hastalıklar

Genotipinde homozigot M694VM694V mutasyonu bulunan ve 1212 yıldır Ailevi Akdeniz Ateşi (FMFFMF) tanısıyla takip edilen 3232 yaşındaki erkek hasta kontrole başvuruyor. Hasta, gastrointestinal yan etkiler (şiddetli diyare) nedeniyle tolere edebildiği maksimum doz olan günde 22 mg kolşisin kullanmaktadır. Anamnezinden son bir yılda 55 kez, 232-3 gün süren, ateş ve peritonit ile karakterize atak geçirdiği öğreniliyor. Atak dışı dönemde iki hafta arayla yapılan laboratuvar incelemelerinde CRP: 1.81.8 mg/dL (N <0.5<0.5) ve Serum Amiloid A (SAASAA) düzeyi 6565 mg/L (N <10<10) olarak saptanıyor. 24 saatlik idrarda proteinüri negatif bulunuyor.

Bu hastanın uzun dönem AA amiloidoz riskini azaltmak ve hastalığı kontrol altına almak için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

  1. A
    Atak sıklığı ayda birden az olduğu için mevcut kolşisin tedavisine aynı dozda devam edilmeli ve hasta 6 ay sonra tekrar değerlendirilmelidir.
  2. Mevcut kolşisin tedavisine ek olarak subkutan IL-1 antagonisti (Anakinra veya Kanakinumab) tedavisi başlanmalıdır.Answer
  3. C
    Atak dışı dönemdeki inflamasyonu baskılamak amacıyla tedaviye düşük doz (5-7.5 mg/gün) prednizolon eklenmelidir.
  4. D
    Hasta kolşisine dirençli kabul edilerek kolşisin tamamen kesilmeli ve yerine TNF-alfa inhibitörü (Etanersept) başlanmalıdır.
  5. E
    Atak tedavisinde kullanılan NSAİİ (Non-steroid anti-inflamatuar ilaç) günlük düzenli tedaviye eklenerek inflamasyon baskılanmalıdır.

Answer

Mevcut kolşisin tedavisine ek olarak subkutan IL-1 antagonisti (Anakinra veya Kanakinumab) tedavisi başlanmasıdır.
Bu hasta 'Kolşisine Dirençli FMF' kriterlerini karşılamaktadır (Maksimum tolere edilen dozda sık atak veya devam eden inflamasyon). Ayrıca homozigot M694VM694V mutasyonu ve inatçı SAASAA yüksekliği, bu hastayı AA amiloidoz gelişimi açısından çok yüksek risk grubuna sokmaktadır. EULAR önerilerine göre, maksimum doz kolşisine rağmen atakları devam eden veya subklinik inflamasyonu baskılanamayan hastalarda tedaviye IL-1 inhibitörü (Anakinra veya Kanakinumab) eklenmelidir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın risk profilini belirle
Homozigot M694VM694V mutasyonu (en yüksek amiloidoz riski) ve inatçı SAA yüksekliği (subklinik inflamasyon) mevcuttur.
Amiloidoz gelişimi için en önemli belirteçler genotip ve kontrol altına alınamayan inflamasyondur.
2
Mevcut tedavinin etkinliğini değerlendir
Hasta tolere edebildiği maksimum doz kolşisini (22 mg) almasına rağmen yılda 55 atak geçirmekte ve akut faz reaktanları normale dönmemektedir.
Bu durum 'Kolşisin Direnci' veya yetersiz yanıt olarak değerlendirilir.
3
Bir sonraki tedavi basamağını seç
Kolşisine dirençli veya tolere edemeyen FMF hastalarında ve amiloidoz riski yüksek olanlarda IL-1 antagonistleri (Anakinra, Kanakinumab) endikedir.
IL-1 blokajı, FMF patogenezindeki ana sitokini hedef alarak hem atakları hem de amiloidoz riskini en etkin şekilde azaltan ajandır.

Key Concept

FMF'de tedavi hedefi sadece atakların kesilmesi değil, ataklar arası dönemde subklinik inflamasyonun (SAA ve CRP) baskılanarak AA tipi amiloidozun önlenmesidir. Kolşisin direnci veya intoleransı durumunda IL-1 antagonistleri seçkin tedavidir.

Hints

1
Hastanın laboratuvar değerlerinde, atak olmadığı halde yüksek seyreden bir akut faz reaktanı (SAA) var. Bu durum uzun vadede hangi ölümcül komplikasyona yol açabilir?
2
FMF tedavisinin birincil amacı hastayı ağrıdan kurtarmak değil, AA amiloidoz gelişimini önlemektir. Homozigot M694V mutasyonu bu açıdan en riskli gruptur.
3
Kolşisin dozunu daha fazla artıramıyorsunuz (yan etki). Ancak inflamasyon devam ediyor. FMF'nin inflamasyon yolunda (inflamozom) anahtar rol oynayan sitokin hangisidir ve bunu bloke eden ilaçlar nelerdir?

Practice More

FMF'de amiloidoz geliştiğini gösteren ilk laboratuvar bulgusu ve biyopsi yöntemlerini sorgulayan bir soru çözülebilir.
Estimated Time:2m 0s
Rate this question