58 yaşında, menopoz sonrası vajinal kanama şikayetiyle başvuran hastanın jinekolojik muayenesinde servikste 3 cm çapında ekzofitik lezyon izlenmiştir. Yapılan rektovajinal muayenede parametriumların ve vajina fornikslerinin serbest olduğu (tutulum olmadığı) saptanmıştır. Servikal biyopsi sonucu 'skuamöz hücreli karsinom' olarak raporlanmıştır. Evreleme amaçlı çekilen PET-CT görüntülemesinde serviksteki kitleye ek olarak sağ eksternal iliak lenf nodu zincirinde patolojik tutulum saptanmış, paraaortik lenf nodları ve uzak organ metastazı izlenmemiştir. Buna göre, FIGO 2018 evreleme sistemine göre hastanın evresi ve en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?
- AEvre IB2 — Radikal histerektomi ve pelvik-paraaortik lenfadenektomi
- Evre IIIC1 — Sisplatin eşliğinde eş zamanlı kemoradyoterapiAnswer
- CEvre IB2 — Neoadjuvan kemoterapi sonrası radikal cerrahi
- DEvre IIIC2 — Genişletilmiş alan (extended-field) radyoterapisi
- EEvre IIB — Pelvik radyoterapi ve brakiterapi
Answer
Evre IIIC1 — Sisplatin eşliğinde eş zamanlı kemoradyoterapi
Bu hasta FIGO 2018 evreleme sistemine göre değerlendirilmelidir. Hastada 3 cm'lik tümör olması tek başına Evre IB2'yi düşündürse de, görüntülemede (PET-CT) pelvik lenf nodu tutulumunun saptanması (evreleme notasyonu: r) hastayı otomatik olarak Evre IIIC1 sınıfına taşır. Evre IIIC1 (pelvik lenf nodu pozitifliği) serviks kanserinde tercih edilen standart tedavi yaklaşımı sisplatin eşliğinde eş zamanlı kemoradyoterapidir. Cerrahi tedavi (radikal histerektomi), lenf nodu pozitif hastalarda hem yetersiz kalabilir hem de sonrasında adjuvan tedavi gerektireceği için morbiditeyi artırır.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Serviks kanserinde tümör boyutu küçük olsa dahi pelvik lenf nodu metastazı varlığı (radyolojik veya patolojik), hastalığı Evre IIIC1 yapar ve primer tedavi cerrahi değil kemoradyoterapidir.