Spiroket Enfeksiyonları
47 questions
yaşında erkek hasta, iş başvurusu için istenen tarama testlerinde sonucunun titrede pozitif gelmesi üzerine başvuruyor. Tanıyı doğrulamak amacıyla yapılan (Treponema pallidum partikül aglütinasyon) testi de pozitif sonuçlanıyor. Hastanın yapılan fizik muayenesinde herhangi bir patolojik bulguya rastlanmıyor ve sistem sorgulamasında klinik bir şikayeti olmadığı belirleniyor. Ayrıntılı anamnezinde, yaklaşık ay önce genital bölgesinde ağrısız ve kendiliğinden iyileşen bir yara çıktığı öğreniliyor. Bu hasta için en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?
34 yaşında erkek hasta, yaklaşık 10 gündür devam eden ateş, boğaz ağrısı, halsizlik ve vücudunda yaygın döküntü şikayetleriyle poliklinik başvuruyor. Anamnezinde 2 ay önce şüpheli cinsel temas öyküsü olduğu öğreniliyor. Fizik muayenede vücut sıcaklığı ölçülüyor. Gövdede ve ekstremitelerde yaygın, avuç içleri ve ayak tabanlarını da tutan, kaşıntısız, bakır kırmızısı renginde makülopapüler lezyonlar ile servikal ve aksiller bölgelerde ağrısız, lastik kıvamında lenfadenopatiler saptanıyor. Nörolojik muayenesi doğal izleniyor. Klinik olarak Sekonder Sifiliz ön tanısı düşünülen hastadan istenen VDRL testi negatif olarak raporlanıyor.
Bu aşamada, hastadaki klinik ve laboratuvar uyumsuzluğunu açıklamak veya tanıyı netleştirmek için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
28 yaşında erkek hasta, vücudunda yaygın döküntü ve halsizlik şikayetleri ile başvuruyor. Fizik muayenede gövdede, avuç içlerinde ve ayak tabanlarında makülopapüler lezyonlar ile servikal lenfadenopatiler saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde RPR 1:64 pozitif ve TPHA pozitif bulunarak sekonder sifiliz tanısı konuluyor. Hastaya 2.4 Milyon Ünite Benzatin Penisilin G intramusküler olarak uygulanıyor. Enjeksiyondan yaklaşık 6 saat sonra hastada ani başlayan titreme, 39.5°C ateş, şiddetli kas ağrıları, taşikardi ve mevcut cilt lezyonlarında belirginleşme gözleniyor. Hastanın kan basıncı 100/60 mmHg ölçülüyor; solunum sıkıntısı, hışıltılı solunum (wheezing) veya ürtiker saptanmıyor.
Bu hastada gelişen klinik tablo için en olası tanı ve yapılması gereken en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
yaşında erkek hasta; son haftadır avuç içlerinde ve vücudunda kaşıntısız, kırmızı-kahverengi döküntüler şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede yaygın lenfadenopati ve palmar bölgede makülopapüler lezyonlar saptanıyor. Hastanın anamnezinde ay önce penisinde ağrısız, kendiliğinden geçen bir yara olduğu öğreniliyor. Yapılan VDRL (Venereal Disease Research Laboratory) tarama testi titrasyonda pozitif bulunuyor.
Bu hastada sifiliz tanısını kesinleştirmek için istenmesi gereken spesifik treponemal test aşağıdakilerden hangisidir?
52 yaşında erkek hasta, ailesi tarafından son 6 aydır fark edilen ilerleyici unutkanlık, kişilik değişiklikleri ve yürüme güçlüğü şikayetleriyle getiriliyor. Özgeçmişinde özellik saptanmayan hastanın nörolojik muayenesinde; pupillerin ışık refleksi alınamıyor ancak akomodasyona yanıt veriyor (Argyll Robertson pupili). Derin tendon refleksleri alt ekstremitelerde alınamıyor ve Romberg testi pozitif saptanıyor.
Rutin laboratuvar tetkiklerinde serum VDRL 1/64 pozitif ve TPHA pozitif bulunuyor. Yapılan lomber ponksiyonda BOS analizi şu şekildedir:
| Parametre | Sonuç | Normal Değer |
|---|---|---|
| Protein | 75 mg/dL | 15-45 mg/dL |
| Glukoz | 55 mg/dL | 40-70 mg/dL |
| Hücre | 30/mm³ (lenfosit hakimiyeti) | 0-5/mm³ |
| BOS VDRL | Negatif | Negatif |
Bu hasta için en doğru klinik değerlendirme ve yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
29 yaşında erkek hasta, son bir haftadır gövdesinde başlayıp avuç içlerine ve ayak tabanlarına yayılan döküntü, hafif ateş ve halsizlik şikayetleri ile polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenede servikal, aksiller ve inguinal bölgelerde ağrısız mikropoliadenopati ve gövdede yaygın makülopapüler döküntüler saptanıyor. Hastanın öyküsünden 2 ay önce şüpheli bir cinsel temas sonrası genital bölgesinde ağrısız bir yara çıktığı ve tedavisiz iyileştiği öğreniliyor. Sekonder sifiliz klinik şüphesiyle istenen VDRL (Venereal Disease Research Laboratory) testi negatif olarak raporlanıyor. Bu klinik tablo ve laboratuvar sonucu arasındaki uyumsuzluğu açıklayan en olası mekanizma ve bu aşamada yapılması gereken en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
yaşında erkek hasta, son aylarda giderek artan efor dispnesi ve göğüs ağrısı şikayetiyle kardiyoloji polikliniğine başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı mmHg ölçülüyor; oskültasyonda sternum sağ kenarı ikinci interkostal aralıkta en iyi duyulan, hastanın öne eğilmesiyle şiddetlenen diyastolik dekreşendo üfürüm saptanıyor. Akciğer grafisinde asendan aortada belirgin dilatasyon ve aortik arkta lineer kalsifikasyonlar izleniyor. Hastanın özgeçmişinden yaklaşık yıl önce kendiliğinden iyileşen ağrısız bir genital ülser öyküsü olduğu öğreniliyor. Bu klinik tablo göz önüne alındığında, hastanın durumu ile ilgili aşağıdakilerden hangisi en olasıdır?
yaşında erkek hasta; vücudunda yaygın döküntü, halsizlik ve hafif ateş şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenede gövdede, avuç içlerinde ve ayak tabanlarında bakır kırmızısı renginde makülopapüler döküntüler ile yaygın lenfadenopati saptanıyor. Hastanın öyküsünden yaklaşık ay önce penis başında ağrısız bir yara olduğu ve kendiliğinden geçtiği öğreniliyor. İstenen RPR (Rapid Plasma Reagin) testi negatif olarak raporlanıyor. Bu klinik tabloda RPR testinin negatif gelmesinin en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
yaşında, pozitif erkek hasta; son bir haftadır devam eden şiddetli baş ağrısı ve her iki gözde görme bulanıklığı şikayetiyle başvuruyor. Oftalmolojik muayenede bilateral posterior üveit saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde serumda pozitif, pozitif saptanıyor. Yapılan lomber ponksiyonda () beyin omurilik sıvısı () bulguları; protein , glukoz (eş zamanlı kan glukozu: ), lökosit (lenfosit hakimiyeti), negatif ve pozitif olarak saptanıyor. Bu hastanın klinik ve laboratuvar bulguları değerlendirildiğinde, en olası tanı ve uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?
yaşında erkek hasta, son aylarda artan nefes darlığı ve göğüs ağrısı şikayetleriyle kardiyoloji polikliniğine başvuruyor. Yapılan tetkiklerde asendan aort anevrizması ve aort yetmezliği saptanıyor. Hastanın anamnezinden yaklaşık yıl önce genital bölgesinde ağrısız bir yara çıktığı ancak herhangi bir tedavi almadığı öğreniliyor. Sifiliz şüphesiyle istenen serolojik testlerde negatif, ( ) ise pozitif bulunuyor. Bu hastanın klinik tablosu ve serolojik sonuçları ile ilgili aşağıdaki yorumlardan hangisi doğrudur?
Rutin sağlık taraması sırasında saptanan spesifik kemilüminesans immünolojik testi (CIA) pozitifliği nedeniyle konsülte edilen yaşında erkek hastanın bilinen bir hastalık öyküsü yoktur ve fizik muayenesi doğaldır. Hastaya yapılan RPR (Rapid Plasma Reagin) testi negatif sonuçlanmıştır. Bu klinik tabloya göre, izlenmesi gereken en uygun adım aşağıdakilerden hangisidir?
yaşında erkek hasta, sol diz arkasında yaklaşık bir haftadır giderek büyüyen, ağrısız ve kaşıntısız kırmızı bir döküntü şikayetiyle başvuruyor. Hastanın öyküsünden gün önce Kırklareli'nin ormanlık bir bölgesinde doğa yürüyüşü yaptığı öğreniliyor. Fizik muayenesinde sol popliteal bölgede merkezi soluk, kenarları eritematöz, yaklaşık cm çapında "hedef tahtası" görünümünde maküler lezyon saptanıyor. Sistemik muayenesinde hafif halsizlik dışında özellik saptanmıyor. Bu hastada en olası tanıya yönelik en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
Sekonder sifiliz tanısı alan 35 yaşında erkek hastaya 2.4 milyon ünite benzatin penisilin G intramüsküler olarak uygulanıyor. Enjeksiyondan yaklaşık 6 saat sonra hastada aniden başlayan ateş, titreme, yaygın kas ağrısı ve vücudundaki makülopapüler döküntülerin geçici olarak daha belirgin hale geldiği gözleniyor. Bu klinik durum aşağıdakilerden hangisi ile en olasıdır?
yaşında, haftalık gebe hasta rutin antenatal kontrolleri sırasında saptanan serolojik test sonuçları nedeniyle konsülte ediliyor. Hastanın fizik muayenesinde genital veya ekstragenital herhangi bir aktif lezyon saptanmıyor. Laboratuvar tetkiklerinde RPR (Rapid Plasma Reagin) pozitif ve Treponema pallidum partikül aglütinasyon (TPPA) testi pozitif olarak raporlanıyor. Özgeçmişinde çocukluk döneminde penisilin kullanımı sonrası yaygın ürtiker ve hırıltılı solunum (anafilaksi şüphesi) öyküsü olan bu hasta için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
yaşında erkek hasta, avuç içlerinde ve gövdesinde döküntü, sağ gözünde ise son üç gündür gelişen ağrı ve görme azlığı şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde gövde, avuç içi ve ayak tabanlarında bakır rengi makülopapüler lezyonlar saptanıyor. Oftalmolojik değerlendirmede sağ gözde anterior üveit ve vitrit saptanıyor. Serumda RPR pozitif, TPPA reaktif olarak raporlanıyor. Nörolojik muayenesi doğal olan hastaya yapılan lomber ponksiyonda BOS protein ve hücre sayısı normal sınırlarda bulunuyor, BOS-VDRL ise non-reaktif saptanıyor. Bu hasta için en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?
Kanalizasyon işlerinde çalışan 34 yaşındaki erkek hasta, 3 gündür devam eden ani başlangıçlı yüksek ateş, titreme, şiddetli baş ağrısı ve özellikle baldırlarında (gastroknemius kaslarında) belirgin kas ağrısı şikayetleri ile acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde bilateral konjonktival sufuzyon (kızarıklık), hepatomegali ve skleralarda ikter saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde trombositopeni (85.000/mm³), kreatinin 2.4 mg/dL, CK (kreatin kinaz) yüksekliği ve direkt bilirubin hakimiyetinde hiperbilirubinemi izleniyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?
26 yaşında, 24 haftalık gebe hasta, gövdede ve avuç içlerinde yaygın döküntü, halsizlik ve hafif ateş şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenede gövdede makülopapüler döküntüler ve jeneralize lenfadenopati saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde VDRL 1/64 pozitif ve TPHA pozitif olarak bulunuyor. Hastanın öyküsünde 5 yıl önce penisilin enjeksiyonu sonrası gelişen ve adrenalin uygulanmasını gerektiren anafilaksi öyküsü olduğu öğreniliyor.
Bu hasta için hem maternal hem de fetal enfeksiyonu önlemek amacıyla en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?
yaşında erkek hasta, penis başında yaklaşık gündür bulunan, ağrısız, kenarları belirgin ve tabanı sert bir yara (ülser) şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde her iki inguinal bölgede ağrısız, sert ve hareketli lenfadenopatiler saptanıyor. Yapılan laboratuvar incelemesinde RPR (Rapid Plasma Reagin) testi negatif, ancak TPHA (Treponema Pallidum Hemaglütinasyon) testi pozitif bulunuyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?
yaşında erkek hasta, rutin check-up muayenesi sırasında yapılan sifiliz taramasında treponem-spesifik enzim immün testi (EIA) pozitif saptanıyor. Hastanın daha önce sifiliz tanısı veya tedavi öyküsü bulunmuyor. Bu testi takiben yapılan RPR (Rapid Plasma Reagin) sonucu ise negatif olarak raporlanıyor. Bu hastanın klinik yönetimi için bir sonraki aşamada yapılması en uygun olan yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
30 yaşında kadın hasta, bir hafta önce ormanlık bir alanda piknik yaptıktan sonra uyluk iç kısmında fark ettiği, giderek büyüyen ve orta kısmı soluklaşarak 'hedef tahtası' görünümü alan, ağrısız ve kaşıntısız döküntü şikayetiyle başvuruyor. Hastanın fizik muayenesinde döküntünün çapı olarak ölçülüyor. Bu klinik tabloya neden olan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?