Spiroket Enfeksiyonları

47 questions

Question 21Question

Çiftçilikle uğraşan 4242 yaşında erkek hasta; ani başlayan yüksek ateş, şiddetli baş ağrısı ve özellikle baldır kaslarında (m. gastrocnemiusm. \ gastrocnemius) belirgin olan yaygın kas ağrısı şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde bilateral konjonktival süfüzyon (hiperemi) saptanıyor ancak pürülan akıntı izlenmiyor. Hastanın öyküsünden tarlada çalışırken kemirgenlerin bulunduğu durgun su birikintileriyle temas ettiği öğreniliyor.

Leptospiroz ön tanısı konulan bu hastada tanıyı doğrulamak için kullanılabilecek en spesifik (altın standart) serolojik test aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Mikroskobik aglütinasyon testi (MAT)

Answer

Mikroskobik aglütinasyon testi (MAT), leptospiroz tanısında kullanılan en spesifik ve altın standart serolojik yöntemdir.
Leptospiroz tanısında Mikroskobik Aglütinasyon Testi (MAT), canlı antijenlerin kullanıldığı, yüksek duyarlılık ve özgüllüğe sahip altın standart testtir. Hastanın klinik tablosu (baldır ağrısı ve konjonktival süfüzyon) bu hastalıkla tam uyumludur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları değerlendir.
Baldır ağrısı, konjonktival süfüzyon ve hayvancılık/su teması öyküsü leptospiroz için karakteristiktir.
Leptospirozun anikterik fazında bu bulgular tanı koydurucu ipuçlarıdır.
2
Olası etkenin serolojik tanı yöntemini belirle.
Leptospira türleri için en spesifik test MAT'tır.
Spiroketlerin çoğu (Leptospira dahil) standart kültürlerde zor ürer, bu nedenle seroloji tanıda kritiktir.

Key Concept

Leptospirozun klinik prezentasyonu (konjonktival süfüzyon + baldır ağrısı) ve altın standart tanı testi (MAT).
Estimated Time:45s
Question 22Question

26 yaşında, 14 haftalık gebe hasta, rutin prenatal kontrolleri sırasında yapılan sifiliz taramasında RPR testinin 1:32 titrede pozitif saptanması üzerine değerlendiriliyor. Hastanın doğrulama testi (TP-PA) de pozitif olarak geliyor. Fizik muayenesinde herhangi bir lezyon veya sistemik bulgu saptanmıyor ve 'Latent Sifiliz' tanısı konuluyor. Öyküsünden, çocukluğunda penisilin enjeksiyonu sonrası gelişen anafilaksi nedeniyle acil müdahale edildiği öğreniliyor. Bu hasta için hem anneyi tedavi etmek hem de konjenital sifilizi önlemek amacıyla en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Penisilin desensitizasyonu sonrası benzatin penisilin G uygulanması

Answer

Penisilin desensitizasyonu sonrası benzatin penisilin G uygulanması
Gebelik sırasında sifiliz enfeksiyonu hem anneyi hem de fetüsü tehdit eder. Fetüsü tedavi edebildiği ve konjenital sifilizi önleyebildiği kanıtlanmış tek güvenilir ajan Penisilin G'dir. Penisilin alerjisi olan gebe hastalarda, doksisiklin (teratojenik/toksik etkiler) ve eritromisin (yetersiz plasental geçiş, %10-30 tedavi başarısızlığı) gibi alternatifler kullanılamaz veya güvenilmezdir. Bu nedenle güncel rehberler (CDC, ECDC), anafilaksi öyküsü olsa dahi hastanın hastane ortamında desensitizasyon (duyarsızlaştırma) işlemine tabi tutulmasını ve ardından Benzatin Penisilin G ile tedavi edilmesini önermektedir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik durumunu ve gebelik haftasını değerlendir
14 haftalık gebe, latent sifiliz tanısı mevcut.
Gebelerde sifiliz, tedavi edilmezse fetüse geçerek konjenital sifilize neden olabilir.
2
Penisilin alerjisi öyküsünü analiz et
Anafilaksi öyküsü var (Tip 1 aşırı duyarlılık).
Normalde penisilin alerjisi olanlarda doksisiklin gibi alternatifler düşünülür ancak gebelik durumu bu seçimi kısıtlar.
3
Gebelikte kullanılabilecek alternatifleri değerlendir
Doksisiklin/Tetrasiklin kontrendikedir (diş/kemik gelişimi). Makrolidler (Eritromisin) plasentayı iyi geçmez ve fetüsü tedavi etmez.
Fetüsün tedavisi için ilacın plasentayı geçmesi şarttır.
4
Doğru tedavi stratejisini belirle
Gebelikte sifiliz tedavisinde penisilinin kanıtlanmış bir alternatifi yoktur.
Bu nedenle, penisilin alerjisi olan gebelerde desensitizasyon protokolü uygulanarak mutlaka penisilin tedavisi verilmelidir.

Key Concept

Gebelerde Sifiliz Tedavisi ve Penisilin Alerjisi Yönetimi
Question 23Question

3434 yaşında erkek hasta, yaklaşık bir aydır devam eden yaygın vücut döküntüsü ve saç dökülmesi şikayetiyle başvuruyor. Öyküsünden üç ay önce penisinde kendiliğinden iyileşen, ağrısız bir yara çıktığı öğreniliyor. Fizik muayenede saçlı deride "güve yeniği" tarzında alopesi, avuç içi ve ayak tabanlarında makülopapüler döküntüler ve yaygın lenfadenopati saptanıyor. Bu hastada en olası tanı ve serolojik test sonuçları aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Sekonder sifiliz; VDRLVDRL pozitif, TPHATPHA pozitif

Answer

Sekonder sifiliz; VDRLVDRL pozitif, TPHATPHA pozitif
Hastanın öyküsündeki ağrısız yara (primer şankr) ve mevcut 'güve yeniği' tarzı alopesi ile avuç içi/ayak tabanını tutan makülopapüler döküntüler sekonder sifilizin klasik klinik triadını oluşturur. Sekonder evrede hem non-treponemal (VDRLVDRL/RPRRPR) hem de treponemal (TPHATPHA/FTAABSFTA-ABS) testlerin pozitif saptanması tanıyı kesinleştirir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların evrelendirilmesi
Hastadaki ağrısız genital ülser öyküsü (primer şankr) ve mevcut yaygın döküntü ile alopesi bulguları sekonder sifilizi işaret eder.
Sifiliz, tedavi edilmediğinde primer, sekonder ve tersiyer evreler şeklinde ilerleyen sistemik bir spiroket enfeksiyonudur.
2
Serolojik profilin belirlenmesi
Sekonder evrede VDRLVDRL/RPRRPR gibi tarama testleri ve TPHATPHA/FTAABSFTA-ABS gibi doğrulama testlerinin her ikisinin de pozitif olması beklenir.
Bu evrede spiroket yükü ve immün yanıt en üst düzeydedir; serolojik testlerin duyarlılığı %100'e yakındır.

Key Concept

Sifiliz klinik evreleri ve serolojik tanı paternleri
Estimated Time:1m 15s
Question 24Question

3131 yaşında erkek hasta, sekonder sifiliz tanısıyla 11 yıl önce 2.42.4 milyon ünite benzatin penisilin GG ile tedavi edilmiştir. Hastanın tedavi öncesi VDRLVDRL titresi 1:1281:128 iken, tedavi sonrası 6.6. ay kontrolünde 1:161:16’ya gerilemiştir. 12.12. ay kontrolünde ise titrenin 1:641:64’e yükseldiği saptanıyor. Hastanın son 33 ay içerisinde yeni bir şüpheli cinsel temas öyküsü mevcuttur.

Bu hastadaki serolojik değişim için en olası açıklama aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Re-enfeksiyon; titrenin en az 44 kat (22 dilüsyon) artışı yeni enfeksiyonu gösterir.

Answer

Sifiliz tedavisinden sonra takipte non-treponemal test (VDRL/RPR) titrelerinde 4 katlık (22 dilüsyon) bir artış olması re-enfeksiyonu gösterir.
Sifiliz tedavisinin başarısını veya re-enfeksiyonu takip etmek için non-treponemal testler (VDRL veya RPR) kullanılır. Başarılı bir tedavide titresinin 66-1212 ay içinde en az 44 kat (iki dilüsyon) azalması beklenir. Takip sırasında titrenin tekrar 44 kat (22 dilüsyon) artması (örneğin 1:161:16’dan 1:641:64’e çıkması), özellikle yeni bir temas öyküsü de varsa, re-enfeksiyon tanısını koydurur.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın serolojik seyri analiz edilir.
Başlangıç: 1:1281:128, 6.6. ay: 1:161:16 (88 kat düşüş - tedavi başarılı), 12.12. ay: 1:641:64.
Tedavi yanıtını değerlendirmek için non-treponemal test (VDRL/RPR) titreleri kullanılır.
2
12.12. aydaki titre artışının miktarını hesaplanır.
1:161:16’dan 1:641:64’e çıkış, tam olarak 44 katlık (16326416 \rightarrow 32 \rightarrow 64) bir artışı temsil eder.
Titrelerdeki 22 dilüsyon veya 44 katlık değişimler klinik olarak anlamlı kabul edilir.
3
Klinik öykü ile serolojik veriyi birleştirilir.
Yeni şüpheli temas + 44 kat titre artışı = Re-enfeksiyon.
Sifilizde kalıcı bağışıklık oluşmaz, kişi tekrar enfekte olabilir.

Key Concept

Sifilizde tedavi başarısı veya re-enfeksiyon değerlendirmesi non-treponemal test (VDRL/RPR) titrelerindeki en az 4 katlık (iki dilüsyon) değişimle yapılır.

Hints

1
Tedavi başarısını değerlendirmek için hangi testlerin titresine bakılır?
2
Titrelerdeki '4 kat' veya '2 dilüsyon' kuralını hatırlayın.
3
1:161:16 ile 1:641:64 arasındaki fark kaç katlık bir artışa denk gelmektedir?

Practice More

Sifilizde treponemal testlerin (FTA-ABS, TPPA) tedavi sonrası titre takibinde neden kullanılmadığını inceleyin.
Estimated Time:1m 30s
Question 25Question

35 yaşında erkek hasta, evlilik öncesi sağlık taraması sırasında yapılan testlerde VDRL pozitifliği saptanması üzerine enfeksiyon hastalıkları polikliniğine yönlendiriliyor. Hastanın anamnezinde şüpheli cinsel temas, genital ülser veya döküntü öyküsü bulunmuyor. Yapılan sistemik fizik muayenesinde patolojik bir bulguya rastlanmıyor.

Hastanın laboratuvar sonuçları şu şekildedir:

TestSonuç
VDRLPozitif (1/2 titre)
TPHANegatif
FTA-ABSNegatif

Buna göre, bu hastadaki klinik tabloyu en iyi açıklayan durum aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Biyolojik yalancı pozitiflik

Answer

Biyolojik yalancı pozitiflik
Sifiliz tanısında kullanılan serolojik testler non-treponemal (VDRL, RPR) ve treponemal (TPHA, FTA-ABS) olarak ikiye ayrılır. VDRL, kardiyolipin antijenine karşı oluşan antikorları saptar ve duyarlılığı yüksek olmasına rağmen özgüllüğü düşüktür. Gebelik, otoimmün hastalıklar (SLE, Antifosfolipid sendromu), viral enfeksiyonlar, yaşlılık ve maligniteler gibi durumlarda 'Biyolojik Yalancı Pozitiflik' görülebilir. Bu durumda VDRL pozitifken, T. pallidum'a özgü TPHA veya FTA-ABS testleri negatiftir. Sorudaki hastada klinik bulgu olmaması ve treponemal testlerin negatifliği bu tanıyı doğrular.

Step-by-Step Solution

1
VDRL test sonucunu analiz et
VDRL (Non-treponemal test) pozitif (1/2 titre). Bu test duyarlıdır ancak özgül değildir.
VDRL tarama testidir ve sifiliz dışı durumlarda da pozitifleşebilir.
2
TPHA ve FTA-ABS test sonuçlarını analiz et
TPHA ve FTA-ABS (Treponemal testler) negatif. Bu testler Treponema pallidum'a özgü antikorları saptar.
Tanıyı doğrulamak veya dışlamak için özgül testlerin sonucuna bakılmalıdır.
3
Sonuçları sentezle
Tarama testi pozitif, doğrulama testleri negatif.
Treponemal antikorların yokluğu, hastanın T. pallidum ile karşılaşmadığını gösterir. VDRL pozitifliği başka nedenlere (otoimmün hastalıklar, enfeksiyonlar vb.) bağlıdır.

Key Concept

Sifiliz serolojisinde VDRL/RPR pozitifliği mutlaka TPHA/FTA-ABS gibi treponemal testlerle doğrulanmalıdır. Treponemal testlerin negatif olduğu VDRL pozitifliği 'Biyolojik Yalancı Pozitiflik' olarak adlandırılır.

Hints

1
Tarama testleri (VDRL/RPR) hassastır ancak hastalığa özgü değildir; başka nedenlerle de pozitif çıkabilirler.
2
Treponemal testler (TPHA, FTA-ABS) mikroorganizmanın kendisine karşı oluşan antikorları saptar ve enfeksiyon geçirenlerde ömür boyu pozitif kalır.
3
Eğer hastalığa özgü (spesifik) doğrulama testleri negatifse, tarama testindeki pozitiflik 'gerçek' bir enfeksiyonu yansıtmaz.

Practice More

Biyolojik yalancı pozitifliğin sık görüldüğü SLE veya Antifosfolipid Sendromu gibi otoimmün hastalıkların serolojik bulgularını gözden geçirin.
Estimated Time:1m 0s
Question 26Question

3838 yaşında erkek hasta, belediyede kanalizasyon işçisi olarak çalışmaktadır. Yaklaşık 11 haftadır devam eden yüksek ateş, şiddetli baş ağrısı, kas ağrıları ve son 33 gündür belirginleşen sarılık şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Öyküsünden son 22 gündür öksürükle birlikte pembe köpüklü balgam çıkardığı ve idrar miktarının azaldığı öğreniliyor. Fizik muayenede ateşi 39.2C39.2^\circ C, nabzı 110/dk110/dk, kan basıncı 90/60 mmHg90/60 \ mmHg saptanıyor. Skleralarda belirgin ikter, konjonktivalarda yaygın hiperemi (süfüzyon) ve pretibial bölgede peteşiyal döküntüler izleniyor. Akciğer oskültasyonunda bilateral bazallerde raller duyuluyor. Laboratuvar incelemesinde; Üre: 145 mg/dL145 \ mg/dL, Kreatinin: 3.8 mg/dL3.8 \ mg/dL, Total Bilirubin: 22 mg/dL22 \ mg/dL (Direkt: 18 mg/dL18 \ mg/dL), AST: 92 U/L92 \ U/L, ALT: 84 U/L84 \ U/L, Trombosit: 38.000/mm338.000/mm^3 olarak bulunuyor. Bu hastada gelişen akut böbrek hasarı tablosunda, diğer yaygın oligürik böbrek yetmezliği nedenlerinden farklı olarak saptanması en muhtemel laboratuvar bulgusu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Hipokalemi

Answer

Hipokalemi saptanması en muhtemel laboratuvar bulgusudur.
Hastada saptanan konjonktival süfüzyon, sarılık, böbrek yetmezliği ve mesleki risk faktörü (kanalizasyon işçiliği/kemirgen maruziyeti) tipik bir Weil Sendromu (ağır Leptospiroz) tablosudur. Leptospirozda gelişen akut böbrek hasarı, distal tübüllerdeki Na-K-Cl kotransporter (NKCC2) ekspresyonunun azalması ve proksimal tübül disfonksiyonu sonucu idrarla belirgin potasyum kaybına neden olur. Bu nedenle, oligürik (azalmış idrar miktarı) bir tabloya rağmen hastada hipokalemi saptanması beklenen ve tanıyı destekleyen çok spesifik bir bulgudur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu sentezle.
Kanalizasyon işçisi (mesleki risk), ateş, konjonktival süfüzyon, ikter, böbrek hasarı ve pulmoner hemoraji (Weil sendromu + LPHS).
Hastanın semptomları Spiroketlerden olan Leptospira enfeksiyonunu (Leptospiroz) işaret etmektedir.
2
Böbrek tutulumunun karakterini belirle.
Leptospirozda böbrek tutulumu sıklıkla tübüler hasar ve interstisyel nefrit şeklindedir.
Leptospira toksinleri böbrek tübüllerinde spesifik taşıyıcı proteinleri etkiler.
3
Elektrolit değişimini analiz et.
Genel AKI'lerin aksine Leptospirozda hipokalemi karakteristiktir.
Na-K-Cl kotransporter aktivitesinin azalması ve tübüler disfonksiyon nedeniyle potasyum ekskresyonu artar.

Key Concept

Leptospirozda (Weil Sendromu) gelişen akut böbrek hasarı, oligürik olmasına rağmen klasik AKI'lerin aksine sıklıkla hipokalemi ile seyreder.

Practice More

Leptospirozun diğer spesifik bulgusu olan konjonktival süfüzyon ve Weil sendromu dışındaki LPHS (Leptospiral Pulmoner Hemoraji Sendromu) mortalite açısından değerlendirilmelidir.
Estimated Time:2m 0s
Question 27Question

5454 yaşında erkek hasta, bacaklarda ani başlayan, "şimşek çakar tarzda" kısa süreli ağrılar ve dengesizlik şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde alt ekstremitelerde vibrasyon ve pozisyon duyusu kaybı saptanıyor; Romberg testi pozitiftir. Pupillerin ışığa yanıt vermediği ancak akomodasyon cevabının korunduğu gözleniyor. Hastanın serumunda yapılan non-treponemal test (RPRRPR) negatif saptanırken, treponemal test (FTAABSFTA-ABS) pozitif bulunuyor. Bu hasta için en olası tanı ve tanısal süreçle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: BOSVDRLBOS-VDRL pozitifliği nörosifiliz tanısı için yüksek özgüllüğe sahiptir; ancak testin negatif olması tanıyı dışlatmaz.

Answer

BOSVDRLBOS-VDRL pozitifliği nörosifiliz tanısı için yüksek özgüllüğe sahiptir; ancak testin negatif olması tanıyı dışlatmaz.
Nörosifiliz tanısında BOSVDRLBOS-VDRL en spesifik testtir. Pozitif olduğunda tanıyı kesinleştirir. Ancak duyarlılığı düşüktür; klinik olarak nörosifiliz şüphesi olan bir hastada BOSVDRLBOS-VDRL negatif gelse bile tanı dışlanamaz.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik semptomlarını (şimşek çakar tarzda ağrılar, duyusal ataksi, Romberg pozitifliği) analiz et.
Tabes dorsalis (Tersiyer sifiliz) ön tanısı.
Medulla spinalis arka kordon tutulumu, sifilizin geç dönem nörolojik komplikasyonudur.
2
Fizik muayenedeki pupiller bulguyu (ışık refleksi yok, akomodasyon korunmuş) yorumla.
Argyll Robertson pupili tespiti.
Bu bulgu nörosifiliz için oldukça spesifik bir fizik muayene bulgusudur.
3
Serolojik verileri (Serum RPRRPR negatif, FTAABSFTA-ABS pozitif) klinik tabloyla birleştir.
Geç evre sifiliz tanısı doğrulanır.
Tersiyer evrede non-treponemal testlerin (RPRRPR) duyarlılığı azalırken, treponemal testler (FTAABSFTA-ABS) ömür boyu pozitif kalma eğilimindedir.
4
Nörosifiliz tanısını kesinleştirmek için yapılacak BOSBOS incelemesinin özelliklerini belirle.
BOSVDRLBOS-VDRL testinin tanısal değerini saptanması.
BOSVDRLBOS-VDRL testi nörosifiliz için patognomonik sayılabilecek kadar yüksek özgüllüğe sahiptir ancak düşük duyarlılığı nedeniyle negatif olması tanıyı ekarte ettirmez.

Key Concept

Tersiyer sifiliz (Tabes Dorsalis) tanısında serum ve BOSBOS serolojisinin yorumlanması

Alternative Method

Nörosifiliz şüphesinde eğer BOSFTAABSBOS-FTA-ABS testi negatif gelirse, bu testin yüksek negatif prediktif değeri sayesinde nörosifiliz tanısı güvenle dışlanabilir. Bu, BOSVDRLBOS-VDRL negatifliğinin aksine güçlü bir dışlama kriteridir.
Estimated Time:2m 0s
Question 28Question

Ateş, şiddetli baş ağrısı ve özellikle baldır kaslarında belirgin hassasiyet şikayetleriyle acil servise başvuran 3838 yaşında bir belediye temizlik işçisinin fizik muayenesinde bilateral konjonktival süfüzyon ve skleral ikter saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde; lökosit: 16.200/mm316.200/mm^3, trombosit: 84.000/mm384.000/mm^3, Total Bilirubin: 11.211.2 mg/dL, ALT: 7474 U/L, AST: 8282 U/L, Kreatinin: 3.43.4 mg/dL ve Serum Potasyumu (K+K^+): 2.62.6 mEq/L saptanıyor. Bu hastadaki klinik tablo ve laboratuvar bulguları dikkate alındığında, izlenen elektrolit bozukluğunun patofizyolojisiyle ilgili en olası mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Proksimal tübül disfonksiyonu ve Henle kulpundaki NKCC2 taşıyıcılarının down-regülasyonu sonucu artan distal sodyum yükü ve potasyum sekresyonu

Answer

Proksimal tübül disfonksiyonu ve Henle kulpundaki NKCC2 taşıyıcısının inhibisyonu sonucu gelişen potasyum kaybı
Doğru seçenek, Leptospirozda böbrek tutulumunun en özgün mekanizmasını açıklamaktadır. Leptospira türleri böbrek tübüllerine yerleşerek proksimal tübülde sodyum geri emilimini bozar ve Henle kulpunun kalın çıkan kolunda NaK2ClNa-K-2Cl (NKCC2) taşıyıcısının ekspresyonunu azaltır. Bu durum distal tübüle giden sodyum ve sıvı yükünü artırarak akıma bağımlı potasyum sekresyonunu tetikler ve hipokalemi ile sonuçlanır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu tanımla
Yüksek ateş, kas ağrısı (özellikle gastroknemius), konjonktival süfüzyon ve sarılık ile seyreden tablo Leptospiroz (Weil Hastalığı) için karakteristiktir.
Tanıya gitmek için en belirgin ipuçlarını birleştirmek gerekir.
2
Böbrek ve karaciğer fonksiyonlarını analiz et
Belirgin direkt bilirubin artışına rağmen transaminazların göreceli düşük kalması (ayrışma) ve eşlik eden böbrek yetmezliği saptanmıştır.
Weil hastalığında karaciğer enzimlerinin çok yükselmemesi tipik bir laboratuvar bulgusudur.
3
Elektrolit bozukluğunun mekanizmasını belirle
Böbrek yetmezliğine eşlik eden hipokalemi, proksimal tübül hasarı ve Henle kulpundaki NKCC2 kotransport sisteminin down-regülasyonu ile açıklanır.
Leptospirozda böbrek tutulumunun patognomonik sayılabilecek en önemli farkı hipokalemik non-oligurik seyirdir.

Key Concept

Leptospiroz (Weil Hastalığı) renal tutulumunda görülen hipokaleminin patofizyolojisi (NKCC2 down-regülasyonu)
Question 29Question

38 yaşında bir erkek hasta; ani başlayan yüksek ateş, üşüme, titreme, yaygın kas ağrısı (özellikle gastroknemius bölgesinde) ve şiddetli baş ağrısı şikayetiyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde skleralar ikterik, konjunktivalarda pürülan olmayan kızarıklık (konjunktival süfüzyon) ve hepatomegali saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde Kreatinin: 2.8 mg/dL2.8\text{ mg/dL}, Potasyum: 2.9 mEq/L2.9\text{ mEq/L}, Total Bilirubin: 14 mg/dL14\text{ mg/dL} (direkt baskın), CPK: 1450 U/L1450\text{ U/L} ve Serum RPR: 1:21:2 (zayıf reaktif) saptanıyor. Yatışının 4. gününde hastada ani gelişen dispne ve masif hemoptizi gözleniyor. Bu klinik tablo için en olası tanı ve böbrek tutulumunun karakteristiği aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Leptospiroz (Weil Hastalığı) – Non-oligurik, hipokalemik akut böbrek hasarı

Answer

Leptospiroz (Weil Hastalığı) – Non-oligurik, hipokalemik akut böbrek hasarı
Doğru seçenek olan Leptospiroz (Weil Hastalığı), vaka sunumundaki konjunktival süfüzyon, belirgin baldır ağrısı, ikter ve ani gelişen akciğer kanaması bulgularını tam olarak karşılar. Özellikle hipokalemik ve non-oligurik akut böbrek hasarı, leptospirozu diğer akut renal yetmezlik nedenlerinden ayıran en spesifik patofizyolojik özelliktir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik triadı değerlendir
İkter, Akut Böbrek Hasarı (ABH) ve Hemoraji (Hemoptizi)
Bu üçlü bulgu kümesi, spiroketlerden Leptospira interrogans'ın neden olduğu Weil Hastalığı'nın klasik prezentasyonudur.
2
Elektrolit ve renal parametreleri analiz et
Potasyum: 2.9 mEq/L2.9\text{ mEq/L} (Hipokalemi) ve Kreatinin: 2.8 mg/dL2.8\text{ mg/dL} (ABH)
Leptospirozda böbrek tutulumu, proksimal tübülde sodyum emiliminin bozulması ve distalde artan potasyum sekresyonu nedeniyle paradoksal olarak hipokalemi ve non-oligurik bir tablo ile karakterizedir.
3
Serolojik testi yorumla
Serum RPR 1:21:2 (Biyolojik yalancı pozitiflik)
Leptospiroz gibi akut enfeksiyonlarda antikardiyolipin antikorları nedeniyle non-treponemal sifiliz testleri (VDRL/RPR) biyolojik yalancı pozitif (BFP) sonuç verebilir.
4
Pulmoner komplikasyonu tanımla
LPHS (Leptospiroz Pulmoner Hemoraji Sendromu)
Weil hastalığında vasküler hasara bağlı olarak gelişen alveolar kanama, yüksek mortaliteye sahip ve ani gelişen bir komplikasyondur.

Key Concept

Leptospirozun Weil formu ve renal-elektrolit handling özellikleri

Practice More

Leptospirozun tanısında kullanılan 'Mikroskopik Aglütinasyon Testi' (MAT) sonuçlarının yorumlanması ve serokonversiyon sürelerini inceleyiniz.
Estimated Time:3m 0s
Question 30Question

4242 yaşında erkek hasta; 66 gündür devam eden yüksek ateş, titreme, şiddetli baş ağrısı ve özellikle baldır kaslarında belirgin olan yaygın kas ağrısı şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Hastanın bir kamu kuruluşunda kanalizasyon işçisi olarak çalıştığı öğreniliyor. Fizik muayenesinde ateş 39.4C39.4^\circ C, skleralar ikterik ve her iki gözde pürülan olmayan konjonktival süfüzyon saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde; lökositoz (15.200/mm315.200/mm^3), trombositopeni (78.000/mm378.000/mm^3), total bilirübin 10.210.2 mg/dLmg/dL ve serum kreatinin 2.82.8 mg/dLmg/dL ölçülüyor. Bu klinik tablo için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Leptospiroz

Answer

En olası tanı Leptospiroz (Weil Hastalığı) olarak değerlendirilmektedir.
Leptospiroz (Weil Hastalığı), özellikle hayvansal atıklarla kontamine su teması (kanalizasyon işçiliği, tarım) sonrası gelişen, yüksek ateş, şiddetli baldır miyaljisi, sarılık, akut böbrek hasarı ve konjonktival süfüzyon ile karakterize bir spiroket enfeksiyonudur. Sorudaki vaka tüm bu klasik bulguları ve risk faktörlerini eksiksiz taşımaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ipuçlarını değerlendir
Hastada ateş, sarılık (ikter), böbrek yetmezliği ve şiddetli baldır ağrısı mevcut.
Bu bulgular spiroketal bir enfeksiyon olan leptospirozun ağır formu olan Weil Hastalığı için karakteristiktir.
2
Patognomonik bulguyu tanımla
Konjonktival süfüzyon (akıntı olmaksızın kızarıklık) saptandı.
Konjonktival süfüzyon, leptospiroz için oldukça spesifik ve önemli bir tanısal ipucudur.
3
Epidemiyolojik riski sorgula
Kanalizasyon işçisi olması ve suyla temas öyküsü.
Leptospira spiroketleri kemirgenlerin idrarıyla kontamine su ve çamurdan derideki çatlaklar yoluyla bulaşır.
4
Tanıyı netleştir
Leptospiroz.
Klinik triad (sarılık + böbrek yetmezliği + kanama/ateş) ve epidemiyoloji tanıyı doğrular.

Key Concept

Weil Hastalığı (Şiddetli Leptospiroz) Triadı: İkter, Akut Böbrek Hasarı ve Hemoraji.
Estimated Time:1m 30s
Question 31Question

45 yaşında kadın hasta, yüzünün sağ yarısında uyuşma, göz kapağını kapatamama ve çarpıntı şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Anamnezinde bir ay önce ormanlık alanda kamp yaptığı, kamp dönüşü sol uyluk bölgesinde kenarları kırmızı, ortası soluk ve giderek genişleyen ağrısız bir lezyonun olduğu, bu lezyonun bir hafta içinde kendiliğinden kaybolduğu öğreniliyor. Fizik muayenede sağ periferik fasiyal paralizi bulguları saptanıyor. Çekilen EKG'de kalp hızı 5252/dakika, ritim düzenli ve PR mesafesi 0.280.28 saniye olarak ölçülüyor.

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Lyme hastalığı (Erken disemine evre)

Answer

Lyme hastalığı (Erken disemine evre)
Bu vaka, Spiroketlerden *Borrelia burgdorferi*'nin neden olduğu Lyme hastalığının klasik 'Erken Disemine' evresini temsil etmektedir. Tanıdaki en önemli ipucu, 1 ay önceki orman temasını takiben gelişen, kenarları kırmızı ve ortası soluk halka şeklindeki döküntüdür (Eritema Migrans). Enfeksiyonun bu evresinde (haftalar-aylar sonra) bakteriyemi ile yayılım sonucu kraniyal sinir tutulumları (özellikle bilateral olabilen fasiyal paralizi) ve kardiyak tutulumlar (değişken dereceli AV bloklar, miyoperikardit) görülmesi tipiktir. Bu üçlü kombinasyon (Eritema Migrans öyküsü + Fasiyal Paralizi + AV Blok) Lyme karditini işaret eder.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın öyküsündeki risk faktörlerini ve dermatolojik bulguyu analiz et.
Ormanlık alan teması ve 'kenarları kırmızı, ortası soluk, genişleyen lezyon' (Eritema Migrans) Lyme hastalığına (Borrelia burgdorferi) özgüdür.
Eritema Migrans, Lyme hastalığının erken dönemindeki en tipik tanısal bulgusudur.
2
Mevcut sistemik bulguları evreleme açısından değerlendir.
Fasiyal paralizi (nörolojik tutulum) ve PR uzaması/AV blok (kardiyak tutulum), enfeksiyonun erken disemine (yayılım) evresinde olduğunu gösterir.
Lyme hastalığının 2. evresinde (haftalar-aylar sonra) kraniyal sinir felçleri ve atriyoventriküler bloklar sık görülür.
3
Ayırıcı tanıları dışla.
Sarkoidoz, Sifiliz ve ARA benzer bulgular verebilse de, Eritema Migrans öyküsü tanıyı kesinleştirir.
Klinik triad (Orman teması + Eritema Migrans + Kardiyo-Nörolojik tutulum) Lyme için patognomoniktir.

Key Concept

Lyme hastalığının (Lyme Borreliosis) erken disemine evresinde fasiyal paralizi ve atriyoventriküler (AV) blok gelişebilir.

Hints

1
Hastanın bir ay önce ormanlık alanda bulunması ve ardından gelişen tipik halka şeklindeki döküntü (Eritema Migrans) en önemli ipucudur.
2
Yüz felci ve kalp bloğunun (PR uzaması) aynı anda görüldüğü, kene ile bulaşan bir spiroket hastalığını düşünün.

Practice More

Lyme hastalığının evrelerine göre (Erken lokal, Erken disemine, Geç) değişen antibiyotik tedavilerini (Doksisiklin vs Seftriakson) gözden geçirin.
Estimated Time:1m 30s
Question 32Question

3232 yaşında erkek hasta, rutin sağlık kontrolü sırasında yapılan RPR (Rapid Plasma Reagin) testinin pozitif saptanması üzerine polikliniğe başvuruyor. Hastanın öyküsünde herhangi bir şikayeti bulunmamakta olup, fizik muayenesinde genital ülser, lenfadenopati veya gövdede döküntü saptanmamıştır.

Bu hastada tanısal süreci yönetmek ve biyolojik yalancı pozitifliği dışlamak için atılması gereken en uygun adım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: TPHA (Treponema Pallidum Hemaglütinasyon) gibi treponemal bir test ile sonucun doğrulanması

Answer

Treponemal bir test (TPHA veya FTA-ABS) ile sonucun doğrulanması en uygun adımdır.
Sifiliz tanısında geleneksel algoritma, duyarlı olan nontreponemal (VDRL veya RPR) testlerle tarama yapılması ve pozitif çıkan sonuçların özgüllüğü yüksek olan treponemal testlerle (TPHA, TPPA, FTA-ABS) doğrulanmasını gerektirir. Hastada klinik bulgu olmaması, RPR pozitifliğinin biyolojik yalancı pozitiflik olma ihtimalini artırır; bu nedenle treponemal test ile doğrulama yapılması zorunludur.

Step-by-Step Solution

1
Tarama testi sonucunu değerlendir
RPR pozitifliği saptandı.
RPR ve VDRL gibi nontreponemal testler sifiliz taramasında yüksek duyarlılığa sahiptir ancak düşük özgüllük nedeniyle yalancı pozitiflik verebilir.
2
Doğrulama testi seç
Treponemal test (TPHA, TPPA veya FTA-ABS) planlandı.
Treponemal testler, Treponema pallidum'a özgü antikorları saptar ve tanıyı kesinleştirmek, biyolojik yalancı pozitifliği (otoimmün hastalıklar, gebelik, enfeksiyonlar vb.) dışlamak için kullanılır.
3
Klinik korelasyon yap
Hastanın asemptomatik olduğu ve tanının netleşmesi gerektiği görüldü.
Sifiliz evrelemesi ve tedavi kararı kesin tanı sonrası verilir.

Key Concept

Sifiliz tanı algoritmasında tarama için nontreponemal (VDRL/RPR), doğrulama için treponemal (TPHA/FTA-ABS) testler kullanılır.
Estimated Time:45s
Question 33Question

5656 yaşında erkek hasta, son birkaç aydır bacaklarında "şimşek çakar tarzda" ani ağrılar ve yürüme sırasında dengesizlik şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde pupillerin ışığa yanıt vermediği ancak akomodasyonun korunduğu (Argyll Robertson pupili) saptanıyor. Alt ekstremitelerde vibrasyon ve pozisyon duyusunun azaldığı, Romberg testinin pozitif olduğu gözleniyor. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde serum RPR negatif, serum TP-PA pozitif, BOS VDRL ise pozitif saptanıyor. Bu hastadaki serolojik profil ve klinik tablo göz önüne alındığında, sifiliz testlerinin yorumlanmasıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Tersiyer sifiliz evresindeki hastalarda non-treponemal testlerin (RPR/VDRL) duyarlılığı azalabilir, ancak treponemal testler (TP-PA) genellikle ömür boyu pozitif kalır.

Answer

Tersiyer sifiliz evresinde non-treponemal testlerin duyarlılığı düşebilir, ancak treponemal testler genellikle ömür boyu pozitif kalır.
Tersiyer sifiliz evresindeki hastalarda (örneğin Tabes Dorsalis), tarama testi olarak kullanılan non-treponemal testlerin (RPR/VDRL) duyarlılığı düşebilir ve vakaların yaklaşık %2530\%25-30'unda negatif sonuçlanabilir. Buna karşılık, özgül treponemal testler (TP-PA, FTA-ABS, TPHA) enfeksiyonun tüm evrelerinde yüksek duyarlılığa sahiptir ve başarılı tedavi sonrasında bile genellikle ömür boyu pozitif kalmaya (serolojik skar) devam ederler.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları değerlendir.
Hastada şimşek ağrılar, propriosepsiyon kaybı (Tabes dorsalis) ve Argyll Robertson pupili mevcuttur. Bu tablo nörosifilizin geç bir formudur.
Tanısal süreci doğru evreye odaklamak için klinik tabloyu tanımlamak gerekir.
2
Serum serolojisini analiz et.
RPR (non-treponemal) negatif, TP-PA (treponemal) pozitiftir.
Sifiliz evrelerine göre testlerin duyarlılık farklarını anlamak gerekir.
3
BOS bulgularını yorumla.
BOS VDRL pozitifliği nörosifiliz için tanı koydurucudur.
BOS VDRL'nin spesifitesinin yüksek olması tanıyı kesinleştirir.

Key Concept

Sifiliz evrelerine göre serolojik testlerin duyarlılığı değişir; özellikle geç (tersiyer) sifilizde RPR/VDRL duyarlılığı %7075\%70-75 seviyelerine gerilerken, FTA-ABS ve TP-PA gibi treponemal testlerin duyarlılığı %95\%95'in üzerinde kalmaya devam eder.
Question 34Question

2828 yaşında Sistemik Lupus Eritematozus (SLESLE) tanısı olan kadın hastanın rutin sağlık taramasında VDRLVDRL (Venereal Disease Research Laboratory) testi pozitif sonuçlanmıştır. Bu sonucu doğrulamak amacıyla istenen TPHATPHA (Treponema pallidum hemaglütinasyon) testi ise negatif saptanmıştır. Bu hastadaki laboratuvar bulguları aşağıdakilerden hangisi ile en iyi açıklanır?

Show answer & explanation

Answer: Biyolojik yalancı pozitiflik

Answer

Biyolojik yalancı pozitiflik
Biyolojik yalancı pozitiflik, nontreponemal testlerin (VDRL, RPR) sifiliz enfeksiyonu dışındaki nedenlerle (otoimmün hastalıklar, gebelik, viral enfeksiyonlar, IV ilaç kullanımı vb.) pozitif çıkması durumudur. SLESLE hastalarında bulunan antifosfolipid antikorları, VDRL testinde kullanılan kardiyolipin antijeni ile çapraz reaksiyon vererek yalancı pozitifliğe yol açar. TPHATPHA gibi spesifik treponemal testlerin negatif olması, hastada gerçek bir sifiliz enfeksiyonu olmadığını kanıtlar.

Step-by-Step Solution

VDRL ve TPHA test sonuçlarının niteliğini belirle.
VDRL nontreponemal (tarama), TPHA ise treponemal (doğrulama) testidir.
Sifiliz tanısında nontreponemal testlerin pozitifliği, spesifik treponemal testlerle doğrulanmalıdır.
Hastanın klinik durumunu (SLE) test sonuçlarıyla ilişkilendir.
SLE hastalarında VDRL'nin pozitif ancak TPHA'nın negatif olması sık görülen bir durumdur.
VDRL testi bakterinin kendisine değil, kardiyolipine karşı oluşan antikorlara bakar; SLE gibi otoimmün hastalıklarda bu antikorlar sifiliz olmadan da bulunabilir.

Key Concept

Sifiliz Serolojisinde Biyolojik Yalancı Pozitiflik (BFP)
Estimated Time:45s
Question 35Question

24 yaşında erkek hasta, ani gelişen senkop (bayılma) atağı sonrası acil servise getiriliyor. Vital bulgularında kan basıncı 90/60 mmHg, nabız 36/dakika ve düzenli saptanıyor. Çekilen EKG'de P dalgaları ile QRS kompleksleri arasında ilişki olmadığı ve ventrikül hızının 36/dakika olduğu (Tam AV blok) görülüyor. Anamnezinde 3 hafta önce ormanlık alanda kamp yaptığı, kamp dönüşü sırt bölgesinde ağrısız, ortası soluk, kenarları kırmızı ve giderek genişleyen bir deri lezyonu (Eritema migrans) olduğu ve bu lezyonun kendiliğinden geçtiği öğreniliyor. Bu hasta için en olası etken ve hastalığın klinik evresi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Borrelia burgdorferi – Erken dissemine evre

Answer

Borrelia burgdorferi etkenine bağlı gelişen Erken dissemine evre (Lyme karditi)
Hastada tarif edilen 'ortası soluk, kenarları kırmızı ve giderek genişleyen' döküntü, Lyme hastalığının patognomonik bulgusu olan Eritema Migrans'tır. Kene temasından haftalar sonra gelişen Tam AV Blok (Lyme karditi), enfeksiyonun kandan diğer organlara yayıldığını gösteren Erken Dissemine Evre (Evre 2) bulgusudur. Etken *Borrelia burgdorferi* spiroketidir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik öyküsünü ve risk faktörlerini analiz et.
Ormanlık alan (kene teması riski), Eritema Migrans tanımı (ortası soluk, kenarı kırmızı genişleyen lezyon) ve akut gelişen AV blok.
Bu üçlü (Kene teması + Eritema Migrans + Kardit) Lyme hastalığının klasik tablosudur.
2
Hastalığın evresini belirle.
Deri lezyonundan (Evre 1) haftalar sonra gelişen organ tutulumu (kalp/sinir sistemi) 'Erken Dissemine' evreyi işaret eder.
Lyme hastalığında kardit ve nöroborrelyoz (fasiyal paralizi) tipik olarak 2. evrede (erken dissemine) görülür.
3
Etken organizmayı tanımla.
Lyme hastalığının etkeni Borrelia burgdorferi'dir.
Treponema (Sifiliz) veya Leptospira bu spesifik klinik tabloyu (Eritema Migrans + AV Blok) oluşturmaz.

Key Concept

Lyme hastalığı (Lyme Borrelyozu) evrelemesi ve organ tutulumları: Evre 1 (Eritema Migrans), Evre 2 (Kardit, Fasiyal Paralizi), Evre 3 (Artrit).

Hints

1
Hastanın öyküsündeki 'hedef tahtası' benzeri döküntü ve ormanlık alan teması, kene kaynaklı spesifik bir hastalığı işaret etmektedir.
2
Bu hastalıkta kalp tutulumu (bloklar) ve yüz felci genellikle cilt döküntüsünden birkaç hafta sonra, yani enfeksiyonun yayıldığı dönemde görülür.
3
Artrit bu hastalığın 'Geç' evresinde görülürken, Kardit 'Erken Dissemine' evrenin tipik bulgusudur.

Practice More

Lyme hastalığında antibiyotik tedavisi (Doksisiklin vs Seftriakson) endikasyonlarını gözden geçiriniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 36Question

32 yaşında HIV pozitif (CD4+ sayısı: 420/mm3420/\text{mm}^3) erkek hasta, yaklaşık bir haftadır devam eden bilateral çınlama ve ilerleyici işitme kaybı şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenede avuç içleri ve ayak tabanlarını da kapsayan yaygın makülopapüler döküntüler ile generalize lenfadenopati saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde RPR 1:2561:256 pozitif ve TPPA pozitif bulunuyor. Nörosifiliz şüphesiyle yapılan lomber ponksiyon tetkikinde; BOS proteini 65 mg/dL65 \text{ mg/dL} (N: 154515-45), glukoz 55 mg/dL55 \text{ mg/dL} (eş zamanlı kan şekeri: 90 mg/dL90 \text{ mg/dL}), hücre sayısı 15/mm315/\text{mm}^3 (lenfosit baskın) ve BOS-VDRL negatif saptanıyor. Bu hasta için en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İntravenöz kristalize penisilin G (182418-24 milyon ünite/gün, 101410-14 gün)

Answer

İntravenöz kristalize penisilin G (182418-24 milyon ünite/gün, 101410-14 gün) tedavisi en uygun yaklaşımdır.
Sifiliz hastalarında görülen bilateral işitme kaybı ve tinnitus gibi semptomlar otosifiliz olarak tanımlanır ve klinik olarak nörosifiliz spektrumunda kabul edilir. Güncel kılavuzlar (CDC ve Harrison), oküler sifiliz veya otosifiliz semptomları olan hastaların, lomber ponksiyon bulguları veya BOS-VDRL sonucu ne olursa olsun intravenöz kristalize penisilin G rejimini (101410-14 gün) alması gerektiğini vurgular. Bu hastada BOS-VDRL negatif olsa da, klinik tablo ve BOS'taki pleositoz nörosifiliz/otosifiliz tanısını destekler ve agresif parenteral tedaviyi zorunlu kılar.

Step-by-Step Solution

1
Klinik evreleme yapılması
Avuç içi/ayak tabanı döküntüleri ve RPR yüksekliği ile hastada 'Sekonder Sifiliz' mevcuttur.
Tedavi protokolünü belirlemek için hastalığın evresi netleştirilmelidir.
2
Komplikasyonların değerlendirilmesi
Hastada bilateral çınlama ve işitme kaybı olması 'Otosifiliz' (nörosifiliz eşdeğeri) tablosunu düşündürür.
Sifilizde otik ve oküler tutulumlar, BOS bulgularından bağımsız olarak nörosifiliz gibi yönetilir.
3
BOS bulgularının yorumlanması
BOS-VDRL negatif saptanmıştır ancak bu durum nörosifilizi dışlamaz.
BOS-VDRL testi yüksek özgüllüğe sahip olsa da duyarlılığı düşüktür (%30-70).
4
Tedavi rejiminin belirlenmesi
Nörosifiliz/Otosifiliz tedavisinde altın standart IV kristalize penisilin G'dir.
Benzatin penisilin G, kan-beyin bariyerini yeterli düzeyde geçemez ve BOS'ta treponemisidal konsantrasyon sağlayamaz.

Key Concept

Otosifiliz ve nörosifiliz tanısında BOS-VDRL'nin düşük duyarlılığı ve tedavi yaklaşımı.
Question 37Question

Sistemik lupus eritematozus (SLE) tanısı ile takip edilen 2828 yaşında kadın hastanın rutin taramasında VDRLVDRL (Venereal Disease Research Laboratory) testi 1:81:8 pozitif saptanıyor. Hastanın anamnezinde daha önce sifiliz geçirme öyküsü veya yakın zamanda şüpheli cinsel temas bulunmuyor. Tanıyı kesinleştirmek amacıyla yapılan FTAABSFTA-ABS (Fluorescent Treponemal Antibody Absorption) testi ise negatif sonuçlanıyor.

Bu hastadaki klinik ve laboratuvar tablo için en olası açıklama aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Biyolojik yalancı pozitiflik

Answer

Söz konusu klinik tablo, altta yatan SLE hastalığına bağlı gelişen 'biyolojik yalancı pozitiflik' ile açıklanır.
Doğru yanıt olan biyolojik yalancı pozitiflik durumu, nospesifik testlerin (VDRLVDRL/RPRRPR) pozitif saptanmasına rağmen spesifik treponemal testlerin (FTAABSFTA-ABS/TPHATPHA) negatif olmasıyla tanımlanır. SLE hastalarında bulunan otoantikorlar, VDRLVDRL testinin temel içeriği olan kardiyolipin-kolesterol-lesitin antijeni ile çapraz reaksiyon vererek bu duruma sıkça yol açar.

Step-by-Step Solution

1
Serolojik testlerin sınıflandırılması
VDRLVDRL non-treponemal (nospesifik), FTAABSFTA-ABS ise treponemal (spesifik) bir testtir.
Sifiliz taramasında kullanılan testlerin hangi grupta olduğunu belirlemek tanısal algoritma için ilk adımdır.
2
Test sonuçlarının karşılaştırılması
Non-treponemal test pozitif iken treponemal test negatiftir.
Sifiliz tanısı için özgüllüğü yüksek olan treponemal testin pozitifliği şarttır.
3
Klinik korelasyonun kurulması
SLE hastalarında antikardiyolipin antikorları VDRLVDRL testinde yalancı pozitifliğe neden olabilir.
Sifiliz riski olmayan bir hastada bu çelişkili tablo biyolojik yalancı pozitifliği doğrular.

Key Concept

Sifiliz tanısında treponemal (spesifik) ve non-treponemal (nospesifik) testlerin ayrımı ve biyolojik yalancı pozitiflik nedenleri.
Question 38Question

3232 yaşında erkek hasta; ani başlayan yüksek ateş, şiddetli baş ağrısı ve baldır kaslarında (m. gastrocnemiusm. \ gastrocnemius) belirgin hassasiyet şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde her iki gözde pürülan akıntının eşlik etmediği belirgin konjonktival hiperemi (konjonktival süfüzyon) saptanıyor. Hastanın öyküsünden bir hafta önce kamp yaparken bir gölde yüzdüğü öğreniliyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Leptospiroz

Answer

Sunulan klinik tablo (ateş, kas ağrısı, konjonktival süfüzyon) ve su teması öyküsü dikkate alındığında en olası tanı Leptospiroz'dur.
Doğru seçenek olan hastalık (Leptospiroz), ateş ve şiddetli kas ağrısı ile başlar. Fizik muayenede görülen konjonktival süfüzyon (gözlerde akıntısız kızarıklık), bu hastalık için patognomonik sayılabilecek kadar değerlidir. Ayrıca hastanın gölde yüzme öyküsü, enfekte hayvan idrarıyla kontamine su temasını (en yaygın bulaş yolu) göstermektedir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları değerlendir
Hastada ateş, şiddetli kas ağrısı (özellikle m. gastrocnemius) ve pürülan olmayan konjonktival hiperemi (konjonktival süfüzyon) mevcuttur.
Bu bulgular leptospirozun erken (leptospiremik) evresi için karakteristiktir.
2
Epidemiyolojik veriyi analiz et
Hastanın bir hafta önce gölde yüzme öyküsü (enfekte hayvan idrarı ile kirlenmiş su teması) bulunmaktadır.
Leptospira cinsi spiroketler genellikle kemirgenlerin idrarı ile kontamine olmuş sulardan deri veya mukoza yoluyla bulaşır.
3
Tanıyı netleştir
Klinik triad ve bulaş yolu Leptospiroz tanısını destekler.
Konjonktival süfüzyon, Leptospiroz için oldukça spesifik (yol gösterici) bir fizik muayene bulgusudur.

Key Concept

Leptospiroz'da karakteristik fizik muayene bulgusu konjonktival süfüzyondur (pürülan olmayan kızarıklık).

Hints

1
Baldır kaslarında (gastronemius) hassasiyet ve su teması öyküsü hangi zoonotik hastalığı düşündürür?
2
Gözlerdeki kızarıklığın 'akıntısız' (süfüzyon) olması bu spiroket enfeksiyonu için çok spesifiktir.

Practice More

Leptospirozun ağır formu olan ve sarılık, böbrek yetmezliği ile seyreden 'Weil Hastalığı' bulgularını gözden geçirin.
Estimated Time:45s
Question 39Question

3232 yaşında erkek hasta; son 22 haftadır devam eden halsizlik, hafif ateş ve boğaz ağrısı şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde gövdede ve ekstremitelerde, avuç içi ve ayak tabanlarını da kapsayan yaygın makülopapüler döküntüler saptanıyor. Ayrıca servikal, aksiller ve epitroklear bölgelerde ağrısız, lastik kıvamında lenfadenopatiler izleniyor. Perianal bölgede geniş tabanlı, nemli ve gri-beyaz renkli lezyonlar (kondiloma lata) dikkati çekiyor. Yapılan non-treponemal test (RPR) 1:1281:128 titrasyonda pozitif bulunuyor.

Bu hastadaki klinik tablo ve tanısal süreçle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Tanıyı kesinleştirmek için kullanılan treponemal testlerin pozitifliği, başarılı tedaviye rağmen genellikle yaşam boyu devam eder.

Answer

Tanıyı kesinleştirmek için kullanılan treponemal testlerin pozitifliği, başarılı tedaviye rağmen genellikle yaşam boyu devam eder.
Sekonder sifiliz tanısında, non-treponemal testler (VDRL/RPR) tarama için kullanılırken, tanıyı doğrulamak için treponemal testler (FTA-ABS, TPPA) tercih edilir. Treponemal testlerin en önemli özelliği, başarılı tedaviye rağmen vakaların çoğunda yaşam boyu pozitif kalmalarıdır. Bu nedenle bu testler, hastanın daha önce sifiliz geçirip geçirmediğini anlamada yararlıdır ancak yeni bir enfeksiyonu veya tedavi başarısını göstermede (re-enfeksiyon hariç) kullanılamazlar.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et.
Avuç içi/ayak tabanı döküntüsü, epitroklear lenfadenopati ve kondiloma lata, sekonder sifiliz (ikincil evre) için tipiktir.
Hastalığın evresini belirlemek, uygun tanısal test ve takip stratejisi için gereklidir.
2
Serolojik testleri değerlendir.
RPR pozitifliği tarama testi olarak anlamlıdır ancak özgüllüğü düşük olduğu için treponemal test (FTA-ABS veya TPPA) ile doğrulanmalıdır.
Non-treponemal testler başka durumlarda yalancı pozitiflik verebilir.
3
Tedavi sonrası antikor yanıtını belirle.
Non-treponemal test (RPR/VDRL) titreleri tedaviyle düşerken, treponemal testler pozitif kalmaya devam eder.
Tedavi takibinde hangi testin kullanılacağını bilmek TUS için kritik bir bilgidir.

Key Concept

Sifiliz serolojisinde treponemal testler (FTA-ABS, TPPA) tanı doğrulamada kullanılırken, non-treponemal testler (VDRL, RPR) tedavi takibinde kullanılır.

Practice More

Sifilizde tedavi sonrası RPR titrelerinde 4 katlık (1:641:64'den 1:161:16'ya gibi) düşüş olması başarılı tedavi göstergesidir.
Estimated Time:1m 30s
Question 40Question

29 yaşında erkek hasta, penis başında yaklaşık 1 haftadır mevcut olan, ağrısız ve sert bir yara şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenede glans peniste 11 cm çapında, tabanı temiz, kenarları belirgin ve palpasyonla sert kıvamda (indüre) bir ülser saptanıyor. Bilateral inguinal bölgede ağrısız lenfadenopatileri mevcut olan bu hastada en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Treponema pallidum

Answer

Primer sifiliz tablosuna neden olan Treponema pallidum, ağrısız ve sert karakterdeki şankrın en olası etkenidir.
Sifilizin (frengi) primer evresinde, inokülasyon bölgesinde (genellikle genital bölge) ortaya çıkan 'şankr', ağrısız, tek, tabanı temiz ve karakteristik olarak palpasyonla sert kıvamda (indüre) bir ülserdir. Bu tabloya sıklıkla bölgesel ağrısız lenfadenopati eşlik eder. Tanımlanan bu klasik klinik tablonun etkeni bir spiroket olan Treponema pallidum'dur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların analizi
Ağrısız, tabanı temiz, kenarları belirgin ve sert (indüre) genital ülser + ağrısız lenfadenopati saptandı.
Bu bulgular primer sifiliz şankrı için patognomoniktir.
2
Ayırıcı tanı yapılması
Ağrılı ülserler (Şankroid, Herpes) ve ağrılı lenfadenopatiler (LGV) elendi.
Hastadaki lezyonun ağrısız ve sert olması ayırıcı tanıda en önemli kriterdir.
3
Etkenin belirlenmesi
Sifiliz etkeni olan spiroket belirlendi.
Treponema pallidum, sifilizin her evresinden sorumlu olan patojendir.

Key Concept

Primer Sifiliz Şankrı

Practice More

Sekonder sifiliz evresinde görülen avuç içi ve ayak tabanı döküntülerini ve serolojik tanı testlerini (VDRL/RPR) tekrar ediniz.
Estimated Time:45s
PreviousPage 2 / 3Next
Spiroket Enfeksiyonları Practice Questions — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 2 | Examkin