Kardiyoloji

409 questions

Question 101Question →

3232 yaşında erkek hasta, ani başlayan şiddetli çarpıntı, nefes darlığı ve soğuk terleme şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Özgeçmişinde aralıklı çarpıntı atakları olduğu ancak daha önce tanı almadığı öğreniliyor. Fizik muayenesinde; hastanın huzursuz ve konfüze olduğu gözleniyor. Kan basıncı 75/4575/45 mmHgmmHg, nabız 245/dk245/dk (düzensiz) olarak saptanıyor. Çekilen EKG’de; hızı 200−300/dk200-300/dk arasında değişen, belirgin derecede düzensiz (R-R mesafeleri değişken), geniş QRS'li (>140>140 msms) ve QRS morfolojilerinin atımdan atıma farklılık gösterdiği (bazı atımların daha geniş, bazılarının nispeten daha dar) bir taşikardi izleniyor. Bu klinik tablo ve EKG bulguları ışığında, en uygun ilk basamak tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Senkronize kardiyoversiyon

Answer

Hemodinamik olarak anstabil olan pre-eksitasyonlu atriyal fibrilasyon hastasında en uygun yaklaşım senkronize kardiyoversiyondur.
Senkronize kardiyoversiyon uygulaması, hipotansiyon ve konfüzyon gibi anstabilite bulguları gösteren taşiaritmik hastaların tümünde ilk tercih edilmesi gereken hayat kurtarıcı girişimdir. Özellikle Wolff-Parkinson-White sendromu ile ilişkili atriyal fibrilasyonda (pre-eksitasyonlu AF), ritmin çok hızlı olması ve ventriküler fibrilasyona dönüşme riski nedeniyle elektriksel tedavi önceliklidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik stabiliteyi değerlendir
Hastada hipotansiyon (75/4575/45 mmHgmmHg) ve konfüzyon saptandı; hasta anstabil olarak kabul edildi.
Anstabil taşiaritmilerde ilaç tedavisi ile zaman kaybedilmeden elektriksel tedaviye geçilmelidir.
2
EKG bulgularını analiz et
Tamamen düzensiz (R-R değişken), geniş ve değişken QRS morfolojisi; pre-eksitasyonlu atriyal fibrilasyon (WPW + AF) tanısını koydurur.
Bu ritmin ayırıcı tanısında ventriküler taşikardi ve aberan iletili SVT yer alsa da, 'düzensizlik' ve 'değişken QRS genişliği' pre-eksitasyonlu AF için tipiktir.
3
Tedavi yöntemini belirle
Anstabil hasta olması nedeniyle senkronize kardiyoversiyon uygulanmasına karar verildi.
AV nodu bloke eden ilaçlar (Verapamil, Digoksin, Adenosine) aksesuar yoldan iletimi artırarak ventriküler fibrilasyon riskini oluşturduğundan kontrendikedir.

Key Concept

Pre-eksitasyonlu atriyal fibrilasyon (WPW zemininde AF) varlığında hemodinamik anstabilite kriterleri varsa (şok, hipotansiyon, akut kalp yetmezliği, bilinç değişikliği), ilk seçenek senkronize kardiyoversiyondur.
Question 102Question →

4545 yaşında erkek hasta, 11 yıl önce geçirilmiş koroner arter bypass greft (KABGKABG) cerrahisi öyküsü ile başvuruyor. Son 33 aydır giderek artan halsizlik, karın şişliği ve ayak bileklerinde ödem şikayetleri mevcut. Fizik muayenesinde kan basıncı 115/75115/75 mmHg, nabız 88/dk88/dk ritmik saptanıyor. Juguler venöz dolgunluk izlenen hastada, bu dolgunluğun inspiryumla artış gösterdiği (Kussmaul belirtisi) gözleniyor. Kalp oskültasyonunda apeks komşuluğunda S2S_2’den hemen sonra duyulan, kısa ve yüksek frekanslı bir ek ses (perikardiyal vuru/knock) saptanıyor. Bu hastada tanıyı doğrulamak amacıyla yapılacak hemodinamik değerlendirmede aşağıdakilerden hangisinin saptanması en olasıdır?

Show answer & explanation

Answer: Juguler venöz nabız traselerinde derin ve hızlı 'y' inişi

Answer

Juguler venöz nabız traselerinde derin ve hızlı 'y' inişi saptanması en olası hemodinamik bulgudur.
Vakada tarif edilen Kussmaul belirtisi (inspiryumda juguler dolgunluğun artması) ve perikardiyal vuru (pericardial knock), konstriktif perikarditin tipik bulgularıdır. Konstriktif perikarditte, ventrikül doluşu erken diyastolde çok hızlıdır ancak perikardın rijitliği nedeniyle aniden durur. Bu durum juguler venöz traselerde derin ve hızlı bir 'y' inişine, ventrikül basınç traselerinde ise 'dip-plateau' (karekök) belirtisine yol açar.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu değerlendir.
Post-operatif dönem (KABGKABG), sağ kalp yetmezliği bulguları (ödem, asit, juguler dolgunluk).
Hastanın özgeçmişi ve semptomları perikardiyal bir süreci düşündürür.
2
Fizik muayene bulgularını analiz et.
Kussmaul belirtisi ve perikardiyal vuru (knock) pozitif.
Kussmaul belirtisi ve perikardiyal knock, konstriktif perikardit tanısı için oldukça spesifik bulgulardır.
3
Konstriksiyon ve tamponad ayrımını yap.
Konstriktif perikarditte hızlı ventriküler doluş gerçekleşirken, tamponadda diyastol boyunca doluş kısıtlıdır.
Bu fizyopatolojik fark, hemodinamik dalga formlarına (özellikle y inişine) doğrudan yansır.

Key Concept

Konstriktif perikardit ile kardiyak tamponadın hemodinamik ayrımı.
Question 103Question →

7272 yaşında erkek hasta, son 66 aydır yokuş çıkarken göğüs ağrısı ve son bir haftada bir kez bayılma (senkop) şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde sağ üst sternal kenarda duyulan, karotislere yayılan 3/63/6 şiddetinde sistolik kreşendo-dekreşendo üfürüm saptanıyor; ikinci kalp sesinin (S2S_2) yumuşadığı fark ediliyor. Ekokardiyografide aort kapak alanı 0.80.8 cm2cm^2, ortalama gradient 4545 mmHgmmHg ve sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu (LVEFLVEF) %5555 olarak ölçülüyor. Bu hasta için en uygun yönetim aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Cerrahi veya transkateter aort kapak replasmanı planlanması

Answer

Cerrahi veya transkateter aort kapak replasmanı planlanması
Vakada sunulan hasta, aort darlığının klasik üçlüsünden (angina, senkop, kalp yetmezliği) ikisine (angina ve senkop) sahiptir. Ekokardiyografik bulguları (kapak alanı < 11 cm2cm^2 ve ortalama gradient > 4040 mmHgmmHg) 'ciddi aort darlığı' tanısını doğrulamaktadır. Semptomatik ciddi aort darlığı varlığında altın standart tedavi, cerrahi veya transkateter aort kapak replasmanıdır (AVR/TAVIAVR/TAVI).

Step-by-Step Solution

1
Klinik semptomları ve fizik muayene bulgularını değerlendir
Angina ve senkop (tipik semptomlar) + sistolik ejeksiyon üfürümü
Hastanın semptomatik olup olmadığını belirlemek tedavi kararında kritiktir.
2
Ekokardiyografik verileri ciddiyet kriterlerine göre analiz et
Kapak alanı < 1.01.0 cm2cm^2 ve ortalama gradient > 4040 mmHgmmHg (Ciddi Aort Darlığı)
Darlığın ciddiyetini objektif parametrelerle doğrulamak gerekir.
3
Kılavuzlara göre tedavi endikasyonunu belirle
Semptomatik + Ciddi Aort Darlığı = Kapak Replasmanı (Klas I Endikasyon)
Bu kombinasyon cerrahi müdahale gerektirir; medikal izlem risklidir.

Key Concept

Semptomatik ciddi aort darlığında tedavi yaklaşımı

Practice More

Asemptomatik ciddi aort darlığında cerrahi endikasyonlarını (EF düşüklüğü, efor testinde KB düşmesi vb.) gözden geçirin.
Estimated Time:1m 30s
Question 104Question →

65 yaşında kadın hasta, yaklaşık bir yıldır **Valsartan 320320 mg/gün, Amlodipin 1010 mg/gün ve Hidroklortiyazid 2525 mg/gün** kullanmasına rağmen düşmeyen kan basıncı yüksekliği şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Hastanın özgeçmişinde 1515 yıldır Tip 2 Diyabetes Mellitus ve evre 4 Kronik Böbrek Hastalığı bulunmaktadır. Yapılan fizik muayenesinde kan basıncı 164/96164/96 mmHg, nabız 82/dakika82/dakika ritmik olarak ölçülüyor; her iki alt ekstremitede +2+2 pretibial ödem saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde; serum kreatinin: 2,4mg/dL2,4 mg/dL, eGFR:24mL/dak/1,73m2eGFR: 24 mL/dak/1,73m^2, serum potasyum: 5,2mEq/L5,2 mEq/L ve idrar albümin/kreatinin oranı: 450mg/g450 mg/g olarak bulunuyor. Bu hastada dirençli hipertansiyon yönetimi ve ödem kontrolü için atılması gereken en uygun adım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Hidroklortiyazid tedavisinin kesilerek yerine furosemid başlanması

Answer

Hidroklortiyazid tedavisinin kesilerek yerine furosemid gibi bir kıvrım (loop) diüretiği başlanması
Dirençli hipertansiyon tanımı gereği, biri diüretik olmak üzere üçlü tedaviye rağmen KB > 140/90 mmHg olmasıdır. Bu vakada temel sorun, hastanın eGFReGFR değerinin 30mL/dak30 mL/dak altına düşmüş olmasıdır. Güncel kılavuzlara (ESC/ESH) göre, ileri evre kronik böbrek yetmezliğinde tiyazidlerin natriüretik ve antihipertansif etkisi dramatik şekilde azalır. Bu durumda tedavideki tiyazid kesilerek yerine furosemid gibi günde 2 kez dozlanan veya torsemid gibi uzun etkili bir kıvrım diüretiği eklenmesi hem kan basıncı düşüşü sağlar hem de hipervolemiyi (ödemi) çözer.

Step-by-Step Solution

1
Klinik durumun tanımlanması
Dirençli Hipertansiyon
Hasta üç farklı sınıftan (ARB, Kalsiyum Kanal Blokeri, Tiyazid) maksimum/optimal dozda ilaç kullanmasına rağmen hedef kan basıncına ulaşılamamıştır.
2
Böbrek fonksiyonlarının değerlendirilmesi
Evre 4 Kronik Böbrek Hastalığı (eGFR<30mL/dakeGFR < 30 mL/dak)
Diüretik seçimi böbrek fonksiyon düzeyine (eGFR) göre değişmektedir.
3
Kullanılan diüretik etkinliğinin sorgulanması
Hidroklortiyazid etkisizliği
Tiyazid grubu diüretikler genellikle eGFR<30mL/dakeGFR < 30 mL/dak altına indiğinde biyoyararlanım ve distal tübüle ulaşım kısıtlılığı nedeniyle hipertansiyon tedavisinde etkisiz kalırlar.
4
Ek seçeneklerin (MRA) güvenliğinin kontrolü
Spironolakton kontrendikasyonu
Hastanın potasyum seviyesinin 5,2mEq/L5,2 mEq/L olması ve ileri evre KBY'si bulunması, mineralokortikoid reseptör antagonisti kullanımını engeller.
5
Uygun diüretik değişikliğinin yapılması
Kıvrım (Loop) diüretiğine geçiş
İleri evre KBY'de hem hipertansiyonu kontrol altına almak hem de mevcut ödemi (hipervolemiyi) azaltmak için furosemid veya torsemid gibi ajanlar endikedir.

Key Concept

İleri evre kronik böbrek hastalığında (eGFR<30mL/dakeGFR < 30 mL/dak) tiyazid diüretikler etkinliğini kaybettiği için dirençli hipertansiyon yönetiminde kıvrım diüretikleri tercih edilir.
Question 105Question →

45 yaşında erkek hasta, bir hafta önce başlayan göğüs ağrısı ve ateş şikayetleri sonrası "akut perikardit" tanısı almıştır. İbuprofen ve kolşisin tedavisi altındayken şikayetleri kısmen gerileyen hastada, bugün ani başlayan şiddetli nefes darlığı, halsizlik ve soğuk terleme gelişiyor. Fizik muayenede; kan basıncı 80/5080/50 mmHg, nabız 125/dk125/dk, kalp sesleri derinden duyuluyor ve juguler venöz dolgunluk (JVP) izleniyor. İnspiryum sırasında juguler venöz dolgunlukta artış saptanmazken (Kussmaul negatiftir), sistolik kan basıncında 1515 mmHg'lık bir düşüş ölçülüyor.

Aşağıdakilerden hangisi bu hastadaki klinik tabloyu en iyi açıklar?

Show answer & explanation

Answer: Juguler venöz basınç trasesinde 'x' inişinin korunmuş, 'y' inişinin ise silinmiş olması

Answer

Kardiyak tamponadda juguler venöz basınç trasesinde 'x' inişi korunurken 'y' inişi silinmiştir.
Kardiyak tamponadda, perikard boşluğundaki sıvı basıncı diyastol boyunca tüm kalp odacıklarını baskılar. Bu durum, diyastol başında ventriküllere hızlı kan doluşunu engeller, bu nedenle JVP trasesindeki 'y' inişi silinir veya kaybolur. Sistolik boşalmayı takiben atriyumun gevşemesini temsil eden 'x' inişi ise genellikle korunur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik verilerin analizi
Akut perikardit tanısıyla izlenen hastada ani gelişen hipotansiyon, taşikardi, JVP artışı ve derinden gelen kalp sesleri (Beck Triadı) kardiyak tamponadı işaret eder.
Hastanın perikardit öyküsü ve gelişen şok tablosu tamponadın en olası nedenidir.
2
Hemodinamik ayrımın yapılması
Pulsus paradoksus (>10>10 mmHg) varlığı tamponadı desteklerken, Kussmaul belirtisinin olmaması tabloyu konstriktif perikarditten uzaklaştırır.
Tamponadda venöz doluş inspiryumda kısmen devam ederken, konstriksiyonda sert perikard nedeniyle inspiryumda JVP artar (Kussmaul).
3
Venöz basınç dalga formunun değerlendirilmesi
Tamponadda 'y' inişi baskılanmıştır; çünkü diyastol başında perikardiyal basınç ventrikül basıncından yüksektir ve doluşu engeller.
Konstriktif perikarditte ise tam tersine derin ve hızlı bir 'y' inişi (Friedreich belirtisi) görülür.

Key Concept

Kardiyak Tamponad Hemodinamisi
Question 106Question →

4040 yaşında erkek hasta, son 33 aydır giderek artan nefes darlığı ve bacaklarda şişlik şikayetleri ile başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde kalp tepe atımının sola kaydığı ve S3S_3 galo ritminin olduğu saptanıyor. Ekokardiyografide sol ventrikül boşluğu belirgin genişlemiş (6868 mm) ve ejeksiyon fraksiyonu (EF)(\text{EF}) %20\%20 olarak ölçülüyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Dilate kardiyomiyopati

Answer

Dilate kardiyomiyopati
Hastada saptanan sol ventrikül dilatasyonu (6868 mm) ve ejeksiyon fraksiyonundaki belirgin azalma (%20\%20), dilate kardiyomiyopatinin klasik tanımıdır. Bu hastalıkta kalp kası zayıflar ve ventriküller genişleyerek sistolik fonksiyon kaybına (pompalama gücünde azalma) yol açar. S3S_3 galo sesi de ventriküler dilatasyon ve volüm yükünün tipik bir bulgusudur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları değerlendir
Nefes darlığı, bacak ödemi ve S3S_3 varlığı sol kalp yetersizliğini gösterir.
Hastanın başvuru şikayetleri ve fizik muayene bulguları ventriküler disfonksiyonun klinik yansımasıdır.
2
Ekokardiyografi verilerini analiz et
Sol ventrikül çapının 6868 mm olması dilatasyonu, %20\%20 olan EF değeri ise ciddi sistolik yetersizliği kanıtlar.
Kardiyomiyopatilerin ayırıcı tanısında ekokardiyografi altın standart görüntüleme yöntemlerinden biridir.
3
Tanıyı belirle
Genişlemiş ventriküller ve bozulmuş kasılma fonksiyonu (sistolik kalp yetersizliği) birleştiğinde en olası tanı dilate kardiyomiyopatidir.
Dilate kardiyomiyopati, ventriküler dilatasyon ve sistolik fonksiyon bozukluğu ile tanımlanan en yaygın kardiyomiyopati tipidir.

Key Concept

Dilate kardiyomiyopatinin temel tanısı, ekokardiyografide saptanan ventriküler dilatasyon ve azalmış sistolik fonksiyona dayanır.
Estimated Time:45s
Question 107Question →

Yetmiş iki yaşında erkek hasta, anterior duvar miyokard enfarktüsü (STEMISTEMI) tanısıyla yatırılarak primer perkütan koroner girişim uygulandıktan 33 gün sonra ani gelişen şiddetli nefes darlığı ve konfüzyon şikayetleri ile değerlendiriliyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 85/45mmHg85/45 mmHg, nabız 115/dakika115/dakika ölçülüyor; ekstremitelerin soluk ve soğuk olduğu gözleniyor. Oskültasyonda mezokardiyak odakta yeni duyulan, sternumun sol kenarı boyunca yayılan şiddetli holosistolik bir üfürüm ve bu bölgede belirgin tril saptanıyor. Hastaya yapılan sağ kalp kateterizasyonunda elde edilen veriler aşağıdadır:

- Sağ atriyum (RARA) oksijen satürasyonu: %62\%62
- Sağ ventrikül (RVRV) oksijen satürasyonu: %82\%82
- Pulmoner arter (PAPA) oksijen satürasyonu: %81\%81
- Pulmoner kapiller uç basıncı (PCWPPCWP): 24mmHg24 mmHg (belirgin v-dalgası saptanmadı)

Bu klinik tablo ve laboratuvar bulguları eşliğinde en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Ventriküler septal rüptür

Answer

Ventriküler septal rüptür
Hastada saptanan sağ ventrikül oksijen satürasyonunun (%82\%82) sağ atriyumdan (%62\%62) anlamlı derecede yüksek olması, ventriküller arası bir açıklıktan (rüptür) sağa kan geçişini (soldan sağa şant) gösterir. Bu bulgu, yeni gelişen mezokardiyak holosistolik üfürüm ile birleştiğinde ventriküler septal rüptür için tanı koydurucudur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bağlamı ve fizik muayene bulgularını değerlendir.
Post-MI 33. günde ani hipotansiyon ve yeni holosistolik üfürüm saptanması mekanik bir komplikasyonu (VSR veya Akut MR) düşündürür.
Miyokard enfarktüsü sonrası nekrozun en zayıf olduğu dönemde (3-5. günler) mekanik kopmalar sık görülür.
2
Sağ kalp kateterizasyonu verilerindeki oksijen değerlerini karşılaştır.
RVRV oksijen satürasyonu (%82\%82), RARA satürasyonundan (%62\%62) anlamlı derecede yüksektir (Oksijen basamağı artışı = %20\%20).
Sağ ventriküldeki belirgin oksijen artışı, sol ventrikülden sağa temiz kan geçişini (soldan sağa şant) kanıtlar.
3
PCWPPCWP trasesini ve v-dalgası varlığını incele.
PCWPPCWP yüksek (24mmHg24 mmHg) ancak dev v-dalgası yok; bu durum mitral yetmezliği olasılığını dışlar.
Akut mitral yetmezliğinde atrium dolumuna bağlı PCWP trasesinde karakteristik yüksek v-dalgaları oluşur.
4
Tanıyı netleştir.
Hem klinik üfürüm lokalizasyonu (tril ile birlikte sternumun sol kenarı) hem de oksijen artışı ventriküler septal rüptür (VSR) ile uyumludur.
VSR tanısı için sağ kalp kateterizasyonunda sağ ventrikülde saptanan >%7> \%7 oksijen artışı altın standart tanısal kriterlerden biridir.

Key Concept

Miyokard enfarktüsü sonrası gelişen ventriküler septal rüptürün (VSR) hemodinamik tanısında sağ ventriküldeki oksijen basamağı artışı (oxygen step-up) karakteristiktir.
Estimated Time:2m 30s
Question 108Question →

Romatizmal mitral darlığı tanısı ile takip edilen 34 yaşındaki kadın hastanın kardiyak oskültasyonunda, ikinci kalp sesi (S2) ile açılma sesi (opening snap - OS) arasındaki sürenin (A2-OS aralığı) kısaldığı ve diyastolik rulmanın tüm diyastol boyunca devam ettiği saptanıyor. Bu oskültasyon bulguları aşağıdaki durumlardan hangisiyle en çok uyumludur?

Show answer & explanation

Answer: Mitral darlığının ciddi düzeyde olduğu

Answer

Mitral darlığının ciddi düzeyde olduğunu gösteren seçenektir.
Mitral darlığında kapakçıkların açılması (opening snap - OS), sol ventrikül basıncının sol atriyum basıncının altına düştüğü anda gerçekleşir. Ciddi mitral darlığında sol atriyum basıncı belirgin şekilde yüksektir. Bu yüksek basınç, diyastol başlangıcında mitral kapağın daha erken açılmasına neden olur. Bu nedenle A2 (aort kapağının kapanması) ile OS arasındaki süre kısalır. Ayrıca, ciddi darlıkta atriyum ile ventrikül arasındaki basınç farkı (gradient) tüm diyastol boyunca devam ettiği için, diyastolik rulman (üfürüm) da tüm diyastol boyunca duyulur.

Step-by-Step Solution

1
A2-OS aralığının fizyolojik mekanizmasını analiz et.
Bu aralık, sol ventrikül basıncının sol atriyum basıncının altına düşmesiyle mitral kapağın açılması arasında geçen süredir (izovolümetrik gevşeme).
Sürenin uzunluğu, sol atriyum ile sol ventrikül arasındaki basınç farkına doğrudan bağlıdır.
2
Darlığın şiddeti ile sol atriyum basıncı ilişkisini kur.
Mitral darlığı ciddileştikçe, kanın geçişi zorlaşır ve sol atriyum basıncı artar.
Yüksek sol atriyum basıncı, ventrikül gevşerken kapağın daha erken açılmasını sağlar.
3
Bulguları yorumla ve doğru tanıyı belirle.
Kısa A2-OS aralığı ve uzun süreli üfürüm, yüksek gradienti ve dolayısıyla ciddi darlığı gösterir.
A2-OS aralığı darlığın ciddiyeti ile ters orantılıdır.

Key Concept

Mitral darlığında ciddiyet kriterleri: A2-OS aralığının kısalması ve diyastolik rulmanın süresinin uzaması.

Hints

1
Bir kapak darlığı ne kadar ciddiyse, arkasındaki odacıkta (sol atriyum) basınç o kadar çok artar.
2
Yüksek sol atriyum basıncı, ventrikül gevşemeye başladığında kapağın 'beklemeden' hemen açılmasını sağlar.
3
A2 ile OS arasındaki sürenin kısalması, kapağın çok erken açıldığını gösterir; bu da sol atriyumdaki basıncın (ve dolayısıyla darlığın) çok yüksek olduğu anlamına gelir.

Practice More

Aort darlığında ciddiyet kriteri olan fizik muayene bulgularını (örn. pulsus parvus et tardus) gözden geçirin.
Estimated Time:1m 0s
Question 109Question →

6262 yaşında erkek hasta, yaklaşık 33 saattir devam eden çarpıntı, nefes darlığı ve belirgin halsizlik şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde hastanın konfüze olduğu gözleniyor; kan basıncı 85/5585/55 mmHgmmHg, nabız 150/dak150/dak (düzenli) ölçülüyor. Akciğer oskültasyonunda bilateral bazallerde raller saptanıyor. EKG incelemesinde D2D2, D3D3 ve aVFaVF derivasyonlarında tipik "testere dişi" görünümü izleniyor ve R−RR-R mesafesi 22 büyük kare olarak saptanıyor. Bu klinik tabloya göre, hastada uygulanması gereken en uygun ilk tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Düşük enerjili (50−10050-100 JJ) senkronize kardiyoversiyon

Answer

En uygun ilk yaklaşım düşük enerjili senkronize kardiyoversiyon uygulanmasıdır.
Vakadaki hasta hipotansiyon (85/5585/55 mmHgmmHg), mental durum değişikliği (konfüzyon) ve akut kalp yetersizliği (raller) bulguları göstermektedir. Bu bulgular hastanın hemodinamik olarak instabil olduğunu kanıtlar. Atriyal flutter gibi dar QRS'li düzenli taşikardilerde, hasta instabil ise vakit kaybetmeden senkronize kardiyoversiyon uygulanmalıdır. Atriyal flutter genellikle düşük enerji seviyelerine (50−10050-100 JJ) çok iyi yanıt verir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın hemodinamik stabilitesini değerlendir.
Kan basıncının 85/5585/55 mmHgmmHg olması ve konfüzyon varlığı hastanın 'instabil' olduğunu gösterir.
İnstabilite kriterleri (hipotansiyon, şok, akut kalp yetersizliği, iskemik göğüs ağrısı) tedavi algoritmasını belirler.
2
EKG ritmini analiz et.
D2, D3, aVF'de testere dişi (sawtooth) dalgaları ve düzenli taşikardi atriyal flutter tanısı koydurur.
Ritim tipine göre (dar/geniş QRS, düzenli/düzensiz) spesifik tedavi seçilir.
3
Tedavi yöntemini seç.
İnstabil dar QRS taşikardilerde (Atriyal Flutter dahil) acil senkronize kardiyoversiyon uygulanmalıdır.
İnstabil hastalarda medikal tedavinin etkisi geç kalabilir veya hemodinamiyi daha da bozabilir; elektriksel tedavi en hızlı çözümdür.

Key Concept

İnstabil Taşikardi Yönetimi: Atriyal Flutter
Question 110Question →

24 yaşında bir erkek hasta, rutin kontrol amacıyla polikliniğe başvuruyor. Hastanın aktif bir şikayeti bulunmamaktadır. Fizik muayenede sol sternal kenar 3. ve 4. interkostal aralıkta en iyi duyulan, karotis arterlere yayılım göstermeyen, 3/6 şiddetinde kreşendo-dekreşendo karakterli sistolik bir üfürüm saptanıyor. EKG incelemesinde sol ventrikül hipertrofisi ile uyumlu voltaj kriterleri izleniyor.

Bu hastada duyulan üfürümün şiddetinde, aşağıdaki manevralar sonrasında beklenen değişim hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Aniden ayağa kalkma ile artar

Answer

Aniden ayağa kalkma ile artar
Hastadaki bulgular (genç hasta, sol sternal kenarda sistolik üfürüm, karotise yayılım yok) Hipertrofik Obstrüktif Kardiyomiyopati (HOKM) ile uyumludur. HOKM'de sol ventrikül çıkış yolu obstrüksiyonu dinamiktir. Sol ventrikül diyastol sonu hacmini (preload) azaltan manevralar (Valsalva, aniden ayağa kalkma) ventrikül kavitesini küçültür. Bu durum, hipertrofik septumun mitral ön yaprakçığına yaklaşmasına neden olarak obstrüksiyonu ve dolayısıyla üfürümün şiddetini artırır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu ve oskültasyon bulgularını analiz et
Genç hasta, sol sternal kenarda duyulan ve karotise yayılmayan sistolik üfürüm Hipertrofik Obstrüktif Kardiyomiyopatiyi (HOKM) düşündürür.
Aort darlığı (AS) genellikle sağ 2. interkostalde duyulur ve karotise yayılır; HOKM ise sol sternal kenarda duyulur ve yayılımı azdır.
2
HOKM üfürümünün fizyolojisini hatırla
Sol ventrikül hacmini (preload) azaltan durumlar çıkış yolu obstrüksiyonunu artırarak üfürümü şiddetlendirir.
Ventrikül boşluğu küçüldükçe hipertrofik septum ile mitral kapak arasındaki mesafe daralır ve obstrüksiyon artar.
3
Seçeneklerdeki manevraların preload üzerindeki etkisini değerlendir
Aniden ayağa kalkma venöz göllenmeye yol açarak kalbe dönen kanı (preload) azaltır.
Preload azalması HOKM üfürümünü şiddetlendirir.

Key Concept

Dinamik Oskültasyon: HOKM ve MVP üfürümleri preload (ön yük) azaldığında şiddetlenir; diğer çoğu üfürüm (AS, MR) azalır.

Hints

1
Üfürümün karotise yayılmaması ve sol sternal kenarda duyulması Aort Darlığından ziyade başka bir patolojiyi düşündürmelidir.
2
Bu patolojide (HOKM), sol ventrikül içindeki kan miktarı azaldığında darlık artar ve üfürüm şiddetlenir.
3
Ayağa kalkmak yerçekimi etkisiyle bacaklarda kan göllenmesine neden olur ve kalbe dönen kanı (preload) azaltır.
Estimated Time:1m 30s
Question 111Question →

7272 yaşında erkek hasta, kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) alevlenmesi nedeniyle acil servise başvuruyor. Hasta çarpıntı ve artan nefes darlığı tarifliyor. Özgeçmişinde teofilin ve inhaler bronkodilatör kullanımı mevcut olan hastanın yapılan fizik muayenesinde; kan basıncı 125/80125/80 mmHg, nabız 135135/dakika ve düzensiz, solunum sayısı 2424/dakika, SpO2SpO_2 %\% 8888 saptanıyor. Çekilen EKG'sinde; kalp hızı 135135/dakika, düzensiz ritim, aynı derivasyonda en az üç farklı morfolojide PP dalgası, değişken PRPR ve RRRR mesafeleri izleniyor. Bu hasta için en uygun ilk yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Oksijen desteği ve altta yatan akciğer hastalığının tedavisi

Answer

En uygun ilk yaklaşım, oksijen desteği sağlanması ve altta yatan akciğer hastalığının (KOAH alevlenmesi) tedavi edilmesidir.
Hastada saptanan düzensiz ritim, taşikardi ve üç farklı morfolojide P dalgası varlığı Multifokal Atriyal Taşikardi (MAT) tanısını koydurur. MAT tedavisinde temel prensip antiaritmik ilaçlardan önce altta yatan pulmoner patolojinin (KOAH alevlenmesi, hipoksi, hiperkapni) tedavi edilmesidir. Hipoksinin düzeltilmesi genellikle ritmin kendiliğinden sinüs ritmine dönmesini veya hızın kontrol altına alınmasını sağlar.

Step-by-Step Solution

1
EKG bulgularını analiz et.
Düzensiz ritim, kalp hızı >100>100/dakika ve en az 3 farklı P dalga morfolojisi saptandı.
Bu bulgular Multifokal Atriyal Taşikardi (MAT) tanısı için karakteristiktir.
2
Hastanın klinik durumunu ve eşlik eden hastalıklarını değerlendir.
Hastada KOAH alevlenmesi ve hipoksi (SpO2SpO_2 %\% 8888) mevcut.
MAT vakalarının büyük çoğunluğu şiddetli akciğer hastalıkları ve hipoksi ile ilişkilidir.
3
Tedavi önceliğini belirle.
Altta yatan nedenin tedavisine odaklanılmasına karar verildi.
MAT tedavisinde ilk adım antiaritmiklerden ziyade tetikleyici faktörlerin (hipoksi, elektrolit bozukluğu, teofilin toksisitesi) ortadan kaldırılmasıdır.

Key Concept

Multifokal Atriyal Taşikardi (MAT) tedavisi, öncelikle altta yatan nedenin (genellikle pulmoner hastalıklar) düzeltilmesine dayanır; kardiyoversiyon ve bazı antiaritmikler bu tabloda etkisiz veya kontrendikedir.
Estimated Time:1m 30s
Question 112Question →

4242 yaşında kadın hasta, son birkaç aydır devam eden eforla gelen nefes darlığı ve bacaklarında ağrılı kırmızı şişlikler nedeniyle başvuruyor. Fizik muayenesinde bilateral pretibial bölgede eritema nodozum ile uyumlu lezyonlar saptanıyor. Hastanın nabzı 40/dakika40/dakika ve ritmik olup, çekilen elektrokardiyografisinde (EKG) tam (33. derece) atriyoventriküler (AV)(AV) blok izleniyor. Akciğer grafisinde bilateral hiler lenfadenopati (LAP)(LAP) saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kardiyak Sarkoidoz

Answer

En olası tanı Kardiyak Sarkoidoz'dur.
Vakada sunulan bilateral hiler lenfadenopati (Akciğer) ve eritema nodozum (Deri) bulguları, sistemik bir hastalık olan sarkoidozun klasik prezentasyonudur. Sarkoidoz hastalarının yaklaşık %5−25\%5-25'inde kardiyak tutulum görülür. Bu tutulum miyokardda granülom oluşumu ve fibrozis ile karakterizedir; en sık tam (33. derece) AV blok gibi iletim bozuklukları, ventriküler aritmiler, ani kardiyak ölüm ve kalp yetersizliği (restriktif veya dilate fenotip) ile kendini gösterir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın sistemik bulgularını (deri ve akciğer) analiz et.
Eritema nodozum ve bilateral hiler LAP varlığı sarkoidoz tanısını güçlü bir şekilde düşündürür.
Bu bulgular sarkoidozun en yaygın pulmoner ve ekstrapulmoner belirtilerindendir.
2
Kardiyak bulguları (EKG) sistemik hastalıkla ilişkilendir.
Tam AV blok, sarkoidozun kalpteki granülomatöz tutulumuna ve iletim sisteminin hasarına bağlı gelişebilir.
Sarkoidozda kalp tutulumu sıklıkla iletim bozuklukları, aritmiler ve kalp yetersizliği ile prezente olur.
3
Ayırıcı tanıyı değerlendir.
Diğer seçenekler AV blok yapsa da multisistemik (akciğer ve cilt) bulguları açıklamaz.
Vaka bazlı sorularda tüm klinik ipuçlarını kapsayan tek tanı Kardiyak Sarkoidoz'dur.

Key Concept

Sarkoidozun kardiyak tutulumu ve iletim sistemi bozuklukları.
Estimated Time:1m 30s
Question 113Question →

4545 yaşında kadın hasta, son birkaç aydır giderek artan efor dispnesi, karın şişliği ve bacaklarda ödem şikayetleri ile başvuruyor. Fizik muayenesinde boyun venlerinde dolgunluk saptanıyor ve juguler venöz nabız incelemesinde sistol ile eş zamanlı belirgin pozitif dalgalar (dev "vv" dalgaları) izleniyor. Oskültasyonda sternumun sol alt kenarında (mezokardiyak odak) en iyi duyulan ve derin inspiryum ile şiddeti belirgin olarak artan pansistolik bir üfürüm saptanıyor. Batın muayenesinde ise karaciğerin pulsatil olduğu fark ediliyor.

Bu hastada saptanan fizik muayene bulguları aşağıdaki klinik durumların hangisiyle en uyumludur?

Show answer & explanation

Answer: Triküspit yetersizliği

Answer

Hastanın klinik tablosu (sağ kalp yetmezliği bulguları), juguler venöz nabızdaki dev 'vv' dalgası ve inspiryumla şiddetlenen (Carvallo belirtisi) pansistolik üfürüm triküspit yetersizliğini tanımlamaktadır.
Triküspit yetersizliğinde ventrikül sistolü sırasında kanın sağ ventrikülden sağ atriyuma kaçması, juguler venöz nabızda sistole denk gelen belirgin bir 'vv' dalgası oluşturur. Karakteristik pansistolik üfürüm sternumun sol alt kenarında duyulur ve inspiryumla (sağ kalbe venöz dönüşün artmasıyla) şiddetlenir; bu durum 'Carvallo belirtisi' olarak bilinir. Ayrıca sistemik venöz dolgunluk ve pulsatil karaciğer tanıyı destekleyen önemli fizik muayene bulgularıdır.

Step-by-Step Solution

1
Juguler venöz nabız trasesindeki dev 'vv' dalgasını analiz et.
Sistol sırasında sağ atriyuma kanın geri kaçması sonucu 'vv' dalgası belirginleşir ve 'xx' inişi silinir.
Triküspit yetersizliğinde ventrikül sistolü sırasında kanın sağ atriyuma regürjitasyonu atriyal basıncı hızla artırır.
2
Üfürümün karakterini ve solunumla olan ilişkisini değerlendir.
İnspiryumla sağ kalbe dönen kan miktarının artması sonucu triküspit odağındaki üfürüm şiddetlenir (Carvallo belirtisi).
Sağ kalpten kaynaklanan üfürümler genellikle inspiryumla, sol kalpten kaynaklananlar ise ekspiryumla şiddetlenir.
3
Ekstrapulmoner bulguları (pulsatil karaciğer) gözden geçir.
Ciddi triküspit yetersizliğinde venöz sistolik dalga karaciğere kadar iletilir ve pulsatil hepatomegaliye neden olur.
Sistolik regürjitan akımın venöz sistemdeki retrograd iletimi bu spesifik bulguyu oluşturur.

Key Concept

Triküspit yetersizliğinde juguler venöz nabızda dev 'vv' dalgası, pulsatil karaciğer ve inspiryumla artan pansistolik üfürüm (Carvallo belirtisi) tanısal üçlüdür.

Hints

1
Üfürümün inspiryumla (nefes alırken) şiddetlendiği bilgisine odaklanın.
2
Juguler venöz nabızdaki 'vv' dalgasının sistol ile eş zamanlı büyümesi hangi kapağın kapanma kusurunu gösterir?

Practice More

Sağ kalp seslerinin sol kalp seslerinden solunumla ayrılma prensiplerini ve Carvallo belirtisinin mekanizmasını tekrar gözden geçirin.
Estimated Time:1m 30s
Question 114Question →

4848 yaşında erkek hasta, son 33 aydır eforla artan nefes darlığı ve bacaklarda şişlik şikayetleriyle başvuruyor. Hastanın özgeçmişinde 1515 yıldır günde yaklaşık 120120 gram alkol tüketimi öyküsü mevcut. Fizik muayenesinde bilateral pretibial (++)(++) ödem, juguler venöz dolgunluk ve akciğer bazallerinde raller saptanıyor. Ekokardiyografisinde sol ventrikül dilate, ejeksiyon fraksiyonu (EFEF) %30\%30 olarak ölçülüyor. Bu hastada klinik tablonun geri dönüşümlü olmasını sağlayabilecek en önemli yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Alkol alımının tamamen kesilmesi

Answer

Alkol alımının tamamen kesilmesi
Alkolik kardiyomiyopati, kronik ve aşırı alkol tüketimi sonucunda gelişen bir dilate kardiyomiyopati formudur. Alkol ve metaboliti olan asetaldehitin doğrudan miyositler üzerindeki toksik etkisi, oksidatif stres ve apoptozis bu tablodan sorumludur. En önemli klinik özellik, alkolün tamamen kesilmesi durumunda ejeksiyon fraksiyonunun ve kalp boyutlarının dramatik bir şekilde düzelebilmesidir (reversibilite).

Step-by-Step Solution

1
Klinik tablonun ve ekokardiyografik bulguların değerlendirilmesi
Düşük ejeksiyon fraksiyonlu (EFEF %30\%30) dilate kardiyomiyopati tanısı
Hastanın semptomları ve eko bulguları tipik bir kalp yetersizliği tablosunu göstermektedir.
2
Etiyolojik faktörün belirlenmesi
Uzun süreli ve yüksek doz alkol tüketimine bağlı sekonder dilate kardiyomiyopati (alkolik kardiyomiyopati)
Günde 120120 gram gibi yüksek dozda ve uzun süreli kullanım kardiyotoksik etki için yeterlidir.
3
Tedavi önceliğinin belirlenmesi
Etiyolojiye yönelik tedavi olan alkolün tamamen bırakılması
Alkolik kardiyomiyopati, erken dönemde alkolün kesilmesiyle ventrikül fonksiyonlarının anlamlı şekilde düzelebildiği nadir geri dönüşümlü nedenlerden biridir.

Key Concept

Alkolik kardiyomiyopatide alkolün kesilmesi, ventriküler disfonksiyonun geri döndürülmesinde en kritik adımdır.
Estimated Time:1m 30s
Question 115Question →

6464 yaşında erkek hasta, son 44 aydır artan çabuk yorulma ve eforla gelen nefes darlığı şikayetleri ile başvuruyor. Fizik muayenesinde bilateral akciğer bazallerinde ince raller ve pretibial (+)(+) ödem saptanıyor. Ekokardiyografisinde sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu (EFEF) %3030 olarak ölçülüyor. Bu hastada klinik semptomları iyileştirmenin yanı sıra sağkalım avantajı sağladığı kanıtlanmış olan ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Bisoprolol

Answer

Düşük ejeksiyon fraksiyonlu kalp yetersizliği hastasında Bisoprolol kullanımı mortaliteyi azaltan temel tedavilerden biridir.
Bisoprolol, düşük ejeksiyon fraksiyonlu kalp yetersizliği (HFrEF) olan hastalarda sağkalımı iyileştirdiği geniş klinik çalışmalarla kanıtlanmış bir beta-blokerdir. Kalp yetersizliği tedavisinde beta-blokerler, sempatik sinir sistemi aktivasyonunu antagonize ederek miyokardiyal hasarı önler ve ömrü uzatır.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik tablosunu ve ejeksiyon fraksiyonunu değerlendiriniz.
Hasta, S3S_3 galo ve raller gibi konjesyon bulguları olan, EFEF değeri %3030 (düşük) bir kalp yetersizliği (HFrEF) vakasıdır.
Tedavi seçimi hastanın kalp yetersizliği tipine (HFrEF vs. HFpEF) göre değişir.
2
Seçeneklerdeki ilaçların sağkalım (mortalite) üzerindeki etkilerini karşılaştırınız.
Beta-blokerler, ACE inhibitörleri, ARB'ler, MRA'lar ve SGLT2 inhibitörlerinin mortaliteyi azalttığı bilinirken; diüretikler ve digoksinin mortalite üzerinde bu etkisi yoktur.
Kalp yetersizliği yönetiminde temel amaç sadece semptomları düzeltmek değil, yaşam süresini uzatmaktır.
3
Uygun sağkalım artıran ajanı belirleyiniz.
Seçenekler arasında mortaliteyi azalttığı kanıtlanmış olan tek ajan Bisoprolol'dür.
Bisoprolol, HFrEF hastalarında standart tedavinin bir parçasıdır.

Key Concept

HFrEF hastalarında mortaliteyi azaltan ilaçlar: ACEi, ARB, ARNI, Beta-bloker (Bisoprolol, Karvedilol, Metoprolol Süksinat), MRA ve SGLT2i.
Estimated Time:45s
Question 116Question →

6767 yaşında erkek hasta, son bir haftadır eforla artan baş dönmesi ve halsizlik şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde; kan basıncı 120/70120/70 mmHgmmHg, nabız 48/dak48/dak ve ritmik olarak saptanıyor. Çekilen elektrokardiyografisinde (EKGEKG); PRPR mesafesinin tüm iletilen vurularda sabit olduğu (0.160.16 snsn) ancak her iki PP dalgasından birinin ventriküle iletilmediği (2:12:1 blok) izleniyor. Bu hasta için en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kalıcı pacemaker implantasyonu

Answer

Mobitz Tip II atriyoventriküler blok saptanan ve semptomatik olan bu hastada en uygun yaklaşım kalıcı pacemaker implantasyonudur.
Hastanın EKG'sinde izlenen sabit PRPR mesafesi ve periyodik iletilmeyen PP dalgaları Mobitz Tip II AV blok ile uyumludur. Bu tip bloklar nodal altı seviyede olduğu için atropine yanıt vermezler ve yüksek oranda tam bloğa ilerleme riski taşıdıkları için, hasta hemodinamik olarak o an stabil görünse bile kalıcı pacemaker takılması zorunludur.

Step-by-Step Solution

1
EKG bulgularını analiz et.
PRPR mesafesinin sabit olması ve ani iletilmeyen PP dalgalarının varlığı (2:12:1 iletim), Mobitz Tip II AV blok tanısını koydurur.
Mobitz Tip I'de PRPR mesafesi giderek uzarken, Tip II'de sabit kalır.
2
Klinik stabiliteyi ve semptomları değerlendir.
Hastanın kan basıncı (120/70120/70 mmHgmmHg) stabil olsa da baş dönmesi ve halsizlik gibi bradikardiye ikincil semptomları mevcuttur.
Semptomatik iletim bozuklukları acil veya kalıcı müdahale gerektirir.
3
Tedavi planını belirle.
Mobitz Tip II blok, His-Purkinje sistemi seviyesinde bir bloktur ve tam bloğa (Adams-Stokes atakları) ilerleme riski yüksektir.
İnfranodal bloklar ilaç tedavisine (atropin gibi) zayıf yanıt verir ve elektriksel destek gerektirir.

Key Concept

Mobitz Tip II AV blokta, iletimin gerçekleştiği vurularda PRPR mesafesi sabittir; bu durum nodal değil, infranodal (genellikle His demeti altı) bir patolojiyi gösterir ve kalıcı pacemaker gerektirir.

Practice More

Mobitz Tip I ve Tip II arasındaki ayırıcı tanıyı pekiştirmek için 2:12:1 iletimli bloklarda QRSQRS genişliğinin önemini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 117Question →

58 yaşında erkek hasta, son birkaç aydır yaklaşık 200200 metre yürümekle her iki bacağında oluşan ve dinlenmekle geçen ağrı şikayetiyle başvuruyor. Özgeçmişinde uzun süreli sigara kullanımı dışında özellik saptanmıyor. Fizik muayenesinde her iki alt ekstremitede pedal nabızlar zayıf alınıyor ve kan basıncı 155/95155/95 mmHg ölçülüyor. Laboratuvar incelemesinde LDL kolesterol düzeyi 160160 mg/dL bulunuyor. Periferik arter hastalığı ve hipertansiyon tanıları konulan bu hasta için güncel kılavuzlara göre en uygun başlangıç antihipertansif tedavi rejimi ve hedef kan basıncı değeri aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: ACE inhibitörü + Kalsiyum kanal blokeri; <130/80<130/80 mmHg

Answer

ACE inhibitörü + Kalsiyum kanal blokeri kombinasyonu ile hedef kan basıncının <130/80 mmHg olması en uygun yaklaşımdır.
Periferik arter hastalığı (PAH) olan hastalarda ACE inhibitörleri (veya ARB) kardiyovasküler olayları azaltmada güçlü kanıta sahiptir. Kalsiyum kanal blokerleri (KKB) ise periferik vazodilatasyon sağlayarak bu hastalarda tercih edilen diğer gruptur. 65 yaş altındaki bireylerde hedef kan basıncı değeri tolerans durumuna göre 120−129/70−79120-129/70-79 mmHg aralığıdır, bu da <130/80<130/80 mmHg olarak genellenir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik durumunu ve kardiyovasküler riskini değerlendir.
Hasta 58 yaşında, sigara içiyor ve periferik arter hastalığı (PAH) mevcut. Bu durum hastayı 'çok yüksek risk' grubuna sokar.
Tedavi stratejisi ve hedefleri eşlik eden hastalıklara ve toplam riske göre belirlenir.
2
Başlangıç tedavi rejimini belirle.
Evre 1 veya 2 hipertansiyonu olan yüksek riskli hastalarda tedaviye ikili kombinasyon (ACEİ/ARB + KKB veya Diüretik) ile başlanmalıdır.
İkili kombinasyon, hedef değerlere daha hızlı ulaşılmasını sağlar ve uyumu artırır.
3
Hastanın yaşına göre hedef kan basıncını belirle.
65 yaş altındaki hastalarda hedef kan basıncı <130/80 mmHg (tolere edilebilirse 120-129 mmHg sistolik) olmalıdır.
Genç ve orta yaşlı hastalarda daha sıkı kontrol vasküler komplikasyonları daha etkin önler.

Key Concept

Periferik arter hastalığı varlığında hipertansiyon yönetimi ve yaşa göre değişen hedef değerler.

Practice More

İzole sistolik hipertansiyonu olan yaşlı hastalarda tedavi yaklaşımını ve diüretiklerin yerini tekrar edin.
Estimated Time:1m 30s
Question 118Question →

7878 yaşında kadın hasta, son 66 aydır giderek artan efor dispnesi ve göğüs sıkışması şikayetiyle başvuruyor. Özgeçmişinde 2020 yıldır sistemik hipertansiyon tanısı mevcut ve ilaç uyumu iyi değil. Fizik muayenede kan basıncı 145/85mmHg145/85 mmHg, nabız 76/dakika76/dakika ritmik saptanıyor. Dinlemekle aort odağında 3/63/6 şiddetinde, karotislere yayılan geç pikli sistolik ejeksiyon üfürümü ve yumuşak S2S2 duyuluyor. Yapılan ekokardiyografide sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu %62\%62 (korunmuş), aort kapak alanı 0.7cm20.7 cm^2, ortalama gradient 34mmHg34 mmHg ve atım hacmi indeksi (SVi) 30mL/m230 mL/m^2 olarak ölçülüyor. Bu hastada aort darlığının ciddiyetini doğrulamak için en uygun bir sonraki adım hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Çok kesitli bilgisayarlı tomografi (ÇKBT) ile aort kapak kalsiyum yükünün ölçülmesi

Answer

Çok kesitli bilgisayarlı tomografi (ÇKBT) ile aort kapak kalsiyum yükünün ölçülmesi
Hastada kapak alanı ciddi darlık sınırındayken (<1.0cm2<1.0 cm^2), gradientin orta derecede kalması düşük akım (SVi<35mL/m2SVi < 35 mL/m^2) ile açıklanır. Ejeksiyon fraksiyonu korunmuş (%50\%50 üzeri) olduğu için bu tablo 'paradoksal' olarak adlandırılır. Güncel kılavuzlara göre bu tip hastalarda darlığın ciddiyetini teyit etmek için kalsiyum skorlaması (kadınlarda >1200>1200, erkeklerde >2000>2000 Agatston ünitesi) yapılması önerilen en uygun adımdır.

Step-by-Step Solution

1
Ekokardiyografik verilerdeki tutarsızlığı analiz et
Kapak alanı 0.7cm20.7 cm^2 (ciddi) iken ortalama gradient 34mmHg34 mmHg (orta) olarak saptanmıştır.
Gradient ve kapak alanı arasındaki bu tutarsızlık, düşük akım durumuna bağlı olabilir.
2
Akım (flow) durumunu ve ejeksiyon fraksiyonunu değerlendir
SVi 30mL/m230 mL/m^2 (düşük akım: <35mL/m2<35 mL/m^2) ve EF %62\%62 (korunmuş) saptanmıştır.
Bu bulgular hastanın 'Paradoksal Düşük Akımlı Düşük Gradientli Aort Darlığı' (PLFLG-AS) alt tipinde olduğunu gösterir.
3
İleri tanısal doğrulama yöntemini belirle
BT ile kalsiyum skorlaması (Agatston skoru) istenmelidir.
PLFLG-AS olgularında darlığın gerçekten ciddi olup olmadığını (gerçek ciddi darlık vs. psödo-ciddi darlık) ayırt etmek için kalsiyum yükü en güvenilir parametredir.

Key Concept

Paradoksal Düşük Akımlı Düşük Gradientli Aort Darlığı (PLFLG-AS) Tanı Algoritması

Alternative Method

Eğer BT kalsiyum skoru gri bölgede kalırsa veya ulaşılamazsa, hastanın semptomlarının ciddiyeti ve eşlik eden hipertansiyonun kontrol altına alınması sonrası ekokardiyografi tekrarlanabilir; ancak kılavuzlarda öncelikli adım kalsiyum skorlamasıdır.
Estimated Time:3m 0s
Question 119Question →

5252 yaşında erkek hasta, 1010 yıl önce geçirilmiş tüberküloz öyküsü mevcut. Son 33 aydır giderek artan nefes darlığı, bacaklarda ödem ve karında şişlik yakınmalarıyla başvuruyor. Fizik muayenede juguler venöz dolgunluk, inspiryumda juguler venöz basınçta artış (KussmaulKussmaul belirtisi) ve oskültasyonda diyastolün hemen başında duyulan yüksek frekanslı bir ses (perikardiyal vuru) saptanıyor. Hastanın sağ atriyal basınç trasesinde "y" inişinin oldukça derin ve hızlı olduğu, ardından basıncın aniden yükselip sabit kaldığı gözleniyor. Buna göre, bu klinik tablo ve hemodinamik bulgularla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Basınç trasesindeki derin "y" inişi, erken diyastolde ventriküler doluşun çok hızlı olduğunu; sonrasındaki plato ise rijit perikard nedeniyle doluşun aniden durduğunu gösterir.

Answer

Konstrüktif perikarditte sağ atriyal basınç trasesindeki derin "y" inişi hızlı erken diyastolik doluşu, ardından gelen plato ise rijit perikard nedeniyle doluşun aniden durmasını yansıtır.
Doğru seçenek, konstrüktif perikarditin temel hemodinamik mekanizmasını açıklar. Perikardın rijit ve kalsifiye olması (genellikle tüberküloz veya radyoterapi sonrası), ventriküllerin diyastolün başında hızlı dolmasına izin verir (derin y inişi), ancak ventrikül hacmi perikardın sınırına ulaştığında doluş aniden durur ve basınç sabitlenerek karekök (dip ve plato) bulgusunu oluşturur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik verilerin analizi
Tüberküloz öyküsü, Kussmaul belirtisi ve perikardiyal vuru bulguları saptandı.
Bu bulgular tipik olarak konstrüktif perikardit tablosunu işaret eder.
2
Hemodinamik trasesinin yorumlanması
Derin "y" inişi ve ardından gelen plato (dip ve plato / karekök işareti) gözlendi.
Konstrüksiyonda rijit perikard, ventriküllerin diyastolün sadece başında hızla genişlemesine izin verir; bu da derin y inişine yol açar.
3
Kardiyak tamponad ile ayırıcı tanı
Tamponadda "y" inişinin silik olduğu hatırlandı.
Tamponadda intraperikardiyal basınç diyastol boyunca yüksektir, bu da hızlı doluşu (y inişini) engeller.

Key Concept

Konstrüktif perikarditte hemodinamik özellikler ve "dip-plato" bulgusunun fizyopatolojisi.
Question 120Question →

6767 yaşında erkek hasta, dirençli hipertansiyon nedeniyle polikliniğe başvuruyor. Hasta şu an maksimum dozlarda **Perindopril 1010 mg/gün, Amlodipin 1010 mg/gün ve İndapamid 2.52.5 mg/gün** (üçlü sabit doz kombinasyon) kullanmaktadır. Hastanın son bir aydır evde yaptığı tansiyon ölçümlerinin ortalaması 148/92148/92 mmHg, poliklinik ölçümü ise 154/96154/96 mmHg saptanmıştır. Özgeçmişinde tip 22 diyabet ve evre 3b3b kronik böbrek hastalığı mevcuttur. Fizik muayenesinde nabız 8484/dk ritmik, bilateral +1+1 gode bırakan pretibial ödem saptanmıştır. Laboratuvar tetkiklerinde; kreatinin: 1.91.9 mg/dL, eGFR: 3838 mL/dk/1.731.73 m2m^2 ve potasyum: 4.94.9 mEq/L bulunmuştur. Bu hastada hedef kan basıncı değerlerine ulaşmak için tedaviye eklenmesi gereken dördüncü ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Bisoprolol

Answer

Mineralokortikoid reseptör antagonistlerinin potasyum yüksekliği nedeniyle riskli olduğu durumlarda alternatif dördüncü ajan olarak Bisoprolol tercih edilmelidir.
Dirençli hipertansiyon (üçlü tedaviye rağmen kontrol sağlanamayan durum) tedavisinde dördüncü basamakta altın standart düşük doz spironolaktondur. Ancak 2023 ESH Hipertansiyon Kılavuzu'na göre, spironolaktonun güvenle başlanabilmesi için hastanın potasyum düzeyinin <4.5< 4.5 mEq/L ve eGFR değerinin >45> 45 mL/dk olması tercih edilir. Bu vakada hastanın potasyum düzeyi 4.94.9 mEq/L ve eGFR değeri 3838 mL/dk olarak verilmiştir. Bu kısıtlılıklar varlığında spironolakton veya eplerenon gibi mineralokortikoid reseptör antagonistlerinden kaçınılmalı; alternatif olarak beta-blokerler (bisoprolol vb.), alfa-1 blokerler (doksazosin vb.) veya amilorid gibi ajanlar tercih edilmelidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu tanımla
Dirençli Hipertansiyon
Maksimum dozda ACEi + Kalsiyum Kanal Blokeri + Diüretik kullanımına rağmen KB hedef değerlerin (<130/80< 130/80 mmHg) üzerindedir.
2
Standart 4. basamak tedaviyi değerlendir
Spironolakton kullanımı riskli
Güncel kılavuzlar (ESC/ESH), Spironolakton başlanması için potasyumun <4.5< 4.5 mEq/L ve eGFR'nin >45> 45 mL/dk olmasını önerir. Hastada K:4.9K: 4.9 ve eGFR:38eGFR: 38 saptanmıştır.
3
Alternatif ajan seçimi
Bisoprolol veya Doksazosin
MRA'ların kontrendike veya riskli olduğu dirençli HT vakalarında beta-blokerler veya alfa-blokerler tedaviye eklenmelidir.

Key Concept

Dirençli Hipertansiyonda 4. İlaç Seçimi ve Kontrendikasyonlar

Practice More

Renovasküler hipertansiyon şüphesi uyandıran klinik ipuçlarını (ani gelişen akciğer ödemi, ACEi sonrası kreatinin artışı) gözden geçirin.
Estimated Time:2m 0s
PreviousPage 6 / 21Next
Kardiyoloji Practice Questions — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 6 | Examkin