Kemoterapötikler

335 questions

Question 41Question →

Toplumdan edinilmiş pnömoni tanısı alan 2828 yaşındaki kadın hastaya, dokularda birikme özelliği ve yaklaşık 6868 saatlik çok uzun yarı ömrü sayesinde toplamda 33 günlük bir tedavi protokolü planlanmıştır. Bu hastada tercih edilen antibiyotik aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Azitromisin

Answer

Azitromisin, makrolid grubu içinde en uzun yarı ömre sahip olan ve doku penetrasyonu sayesinde kısa süreli tedavi imkanı sunan ajandır.
Azitromisin, yüksek lipofilik özelliği sayesinde dokulara ve fagositer hücrelere çok iyi penetre olur. Bu hücrelerde birikerek enfeksiyon bölgesine taşınır. Yaklaşık 6868 saatlik yarı ömrü, ilacın dokularda uzun süre terapötik konsantrasyonda kalmasını sağlayarak toplamda 33 günlük kullanımın (günde tek doz 500500 mg) pnömoni gibi enfeksiyonlarda yeterli olmasını sağlar.

Step-by-Step Solution

1
Vakadaki anahtar ipuçlarını (3 günlük tedavi, 68 saatlik yarı ömür) belirlemek.
Bu özellikler tipik olarak bir makrolid olan azitromisini işaret eder.
TUS farmakolojisinde '3 günlük ilaç' veya 'en uzun yarı ömürlü makrolid' tanımı azitromisin için karakteristiktir.
2
Seçeneklerdeki ilaçların farmakokinetik özelliklerini karşılaştırmak.
Eritromisin ve klaritromisin gibi diğer makrolidlerin yarı ömürlerinin daha kısa olduğu teyit edilir.
Azitromisin, 15 üyeli bir azalid yapısında olması nedeniyle diğerlerinden ayrılır.

Key Concept

Azitromisin, yüksek doku penetrasyonu ve çok uzun eliminasyon yarı ömrü (40−6840-68 saat) sayesinde kısa süreli (3 veya 5 gün) tedavi kürleri için uygundur ve sitokrom P450 inhibisyonu yapmaz.
Estimated Time:45s
Question 42Question →

Metastatik kolorektal kanser tanısıyla takip edilen 5555 yaşındaki erkek hastanın kemoterapi protokolüne hedefe yönelik monoklonal bir antikor ekleniyor. İdame tedavisi altındayken hastanın kan basıncı ölçümlerinde 165/100165/100 mmHg değerleri saptanıyor ve rutin idrar tetkikinde belirgin proteinüri gözleniyor. Ek olarak, yakın zamanda geçirdiği minör bir cerrahi girişim sonrası yara iyileşmesinde ciddi gecikme olduğu rapor ediliyor.

Bu klinik tabloya ve spesifik yan etkilere yol açan antineoplastik ilacın temel etki mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Vasküler endotelyal büyüme faktörü (VEGF) inhibisyonu

Answer

Vasküler endotelyal büyüme faktörü (VEGF) inhibisyonu
Soruda tanımlanan hipertansiyon, proteinüri ve yara iyileşmesinde gecikme triad'ı, tümör anjiyogenezini durdurmak amacıyla kullanılan VEGF (Vasküler Endotelyal Büyüme Faktörü) inhibitörlerinin (başlıca bevacizumab) en klasik ve mekanizma tabanlı yan etki profilidir. VEGF bloke olduğunda endotel hücrelerinden vazodilatör bir madde olan nitrik oksit (NO) ve prostasiklin salınımı azalır, bu da belirgin hipertansiyona neden olur. Aynı zamanda podosit ve glomerüler endotel bütünlüğü bozulduğundan proteinüri gelişir. Yara iyileşmesi için yeni damar oluşumu şart olduğundan, anjiyogenez inhibitörleri cerrahi öncesi ve sonrasında yara açılmasına veya iyileşmeme sorunlarına yol açar.

Step-by-Step Solution

1
Hastadaki temel yan etki profilinin (hipertansiyon, proteinüri, yara iyileşmesinde bozulma) analiz edilmesi.
Bu üçlü bulgu, sistemik dolaşımda damar endotel fizyolojisinin ve anjiyogenez (yeni damar oluşumu) sürecinin baskılandığını göstermektedir.
Yara iyileşmesi dokunun yeniden damarlanmasına ihtiyaç duyar; kan basıncı regülasyonu ve böbrek filtrasyon bariyeri ise sağlıklı bir endotel fonksiyonu gerektirir.
2
Bu fizyolojik süreci bloke eden antineoplastik ilaç mekanizmasının belirlenmesi.
Vasküler endotel üzerinde en potent uyarıcı etkiye sahip olan medyatör VEGF'dir (Vasküler Endotelyal Büyüme Faktörü). VEGF inhibitörleri (örn. bevacizumab) bu yolu kapatır.
VEGF inhibisyonu endotelyal nitrik oksit (NO) sentezini azaltıp şiddetli vazokonstriksiyona (hipertansiyon), glomerüler endotel hasarına (proteinüri) ve doku tamiri için şart olan neovaskülarizasyonun durmasına (yara iyileşmesinde gecikme) neden olur.

Key Concept

VEGF İnhibitörlerinin (Bevacizumab, Aflibercept vb.) Farmakodinamik Yan Etki Profili

Hints

1
Görülen yan etkilerin tümü kan damarlarının normal fonksiyonları ve yeni damar oluşumu ile ilgilidir.
2
Yara iyileşmesi için dokunun kanlanması (anjiyogenez) gerekir. Bu ilacın temel amacı tümörü besleyen yeni damarların oluşmasını (anjiyogenezi) engellemektir.

Practice More

Bevacizumab dışında aynı mekanizmayla çalışan ziv-aflibercept ve ramucirumab gibi ilaçların da benzer yan etki profilini paylaştığını gözden geçiriniz.
Estimated Time:1m 0s
Question 43Question →

28 yaşında HIV−1HIV-1 pozitif tanısı alan bir hastada antiretroviral tedavi planlanmaktadır. Tedavi rejimine, viral giriş aşamasını engellemek amacıyla konak hücre yüzeyindeki CCR5CCR5 kemokin koreseptörüne bağlanarak etki gösteren bir ajanın eklenmesi düşünülmektedir. Bu ilaca başlamadan önce tedavinin başarısını öngörmek için yapılması gereken en uygun test aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Viral tropizm testi

Answer

Viral tropizm testi, Maraviroc gibi CCR5CCR5 antagonistleri kullanılmadan önce virüsün hangi koreseptörü kullandığını belirlemek için yapılmalıdır.
Maraviroc, konak hücredeki CCR5CCR5 reseptörüne bağlanarak virüsün gp120 proteini ile etkileşimini bozar ve hücreye girişi engeller. Ancak HIV−1HIV-1 suşlarının bir kısmı hücreye girmek için CXCR4CXCR4 reseptörünü kullanır. Maraviroc'un etkili olabilmesi için virüsün sadece CCR5CCR5 reseptörünü kullandığının (R5 tropizm) kanıtlanması gerekir. Bu amaçla yapılan teste viral tropizm testi denir.

Step-by-Step Solution

1
İlacın etki mekanizmasını tanımla.
Maraviroc, bir giriş inhibitörüdür ve konak hücredeki CCR5CCR5 koreseptörüne bağlanır.
İlacın hedefi virüs değil, konak hücre reseptörüdür.
2
Viral varyasyonu değerlendir.
HIV−1HIV-1 suşları hücreye girmek için CCR5CCR5 (R5-tropik), CXCR4CXCR4 (X4-tropik) veya her ikisini (dual-tropik) kullanabilir.
Maraviroc sadece CCR5CCR5 kullanan (R5-tropik) virüslere karşı etkilidir.
3
Gerekli ön testi belirle.
Tedavi öncesi virüsün tropizmini belirlemek için 'Viral Tropizm Testi' yapılmalıdır.
Eğer virüs CXCR4CXCR4 kullanıyorsa, CCR5CCR5 blokajı tedavide başarısızlığa yol açacaktır.

Key Concept

Maraviroc kullanımı öncesi viral tropizm testi zorunluluğu
Estimated Time:1m 15s
Question 44Question →

Bakteri ribozomunun 30S30S alt birimine bağlanarak protein sentezini inhibe eden aminoglikozid ve tetrasiklin grubu antibiyotiklerin etki mekanizmaları, direnç gelişimleri ve toksisite profilleri karşılaştırıldığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Aminoglikozidler mRNA üzerindeki genetik kodun hatalı okunmasına (misreadingmisreading) yol açarken, tetrasiklinler aminoaçil-tRNA'nın ribozomdaki A bölgesine bağlanmasını fiziksel olarak engellerler.

Answer

Aminoglikozidlerin protein sentezinde hatalı okumaya (misreadingmisreading) neden olması ve tetrasiklinlerin aminoaçil-tRNA'nın A bölgesine girişini engellemesi temel farktır.
Doğru olan seçenek, aminoglikozidlerin 30S30S ribozomuna bağlanarak genetik kodun hatalı okunmasına (misreadingmisreading) neden olduğunu, tetrasiklinlerin ise tRNA'nın ribozomdaki A bölgesine girişini bloke ederek sentezi durdurduğunu belirten ifadedir. Bu, her iki grubun farmakodinamik farkını en net şekilde ortaya koyar.

Step-by-Step Solution

1
Antibiyotik gruplarının ribozomal bağlanma özelliklerini analiz et.
Hem aminoglikozidler hem de tetrasiklinler 30S30S alt birimine bağlanır, ancak aminoglikozidlerin bağlanması geri dönüşümsüzdür (irreversibleirreversible).
Bu temel fark, aminoglikozidlerin neden bakterisid, tetrasiklinlerin ise bakteriyostatik olduğunu açıklar.
2
Moleküler düzeydeki protein sentezi inhibisyon farklarını belirle.
Aminoglikozidler başlangıç kompleksini bozar ve mRNA kodonlarının yanlış okunmasına (misreadingmisreading) yol açarak hatalı protein üretimine neden olur. Tetrasiklinler ise yeni gelen aminoaçil-tRNA'nın A bölgesine bağlanmasını engeller.
Her iki grup da 30S30S üzerinden etki etse de inhibisyon aşamaları farklıdır.
3
Direnç ve toksisite profillerini karşılaştır.
Aminoglikozid direnci ağırlıklı olarak enzimatik inaktivasyonla, tetrasiklin direnci ise eflüksle gelişir. Aminoglikozidler proksimal tübül hasarı ve kalıcı ototoksisite yaparken; tetrasiklinler diş/kemik birikimi, fototoksisite ve bayat ilaçlarda Fanconi sendromu yapar.
Klinik yan etki ve direnç ayrımı TUS sorularında belirleyicidir.

Key Concept

Aminoglikozid ve Tetrasiklinlerin 30S30S Ribozom Üzerindeki Ayırıcı Etki Mekanizmaları
Question 45Question →

Üriner sistem enfeksiyonu tanısıyla izlenen bir hastada, bakteriyel DNA sentezi sırasında oluşan süperkıvrımların (supercoiling) giderilmesini sağlayan DNA giraz (Topoizomeraz IIII) enzimini inhibe ederek bakterisid etki gösteren antibiyotik grubu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kinolonlar

Answer

Kinolonlar grubu antibiyotikler, bakteriyel DNA giraz enzimini inhibe ederek etki gösterirler.
Doğru seçenek olan kinolonlar, bakteriyel DNA replikasyonu sırasında DNA'nın aşırı kıvrılmasını önleyen DNA giraz (Topoizomeraz IIII) enzimini inhibe eder. Bu enzim, DNA helikazın önünde oluşan pozitif süperkıvrımları gidererek replikasyon çatalının ilerlemesini sağlar. Bu enzimin inhibisyonu bakterisid etki ile sonuçlanır.

Step-by-Step Solution

1
Soruda belirtilen 'DNA giraz inhibisyonu' mekanizmasının hangi ilaç grubuna ait olduğunu hatırla.
DNA giraz (Topoizomeraz IIII) enzim inhibisyonu, kinolonların (örneğin siprofloksasin, levofloxasin) karakteristik etki mekanizmasıdır.
Kinolonlar, DNA'nın topolojik yapısını düzenleyen enzimlere bağlanarak bakterisid etki oluşturur.
2
Diğer seçeneklerin etki mekanizmalarını eleyerek doğrula.
Diğer seçeneklerdeki ilaçlar hücre duvarı veya protein sentezi üzerinden etki ederler.
Bu ayrım, doğru cevabın kinolonlar olduğunu kesinleştirir.

Key Concept

Kinolonların etki mekanizması DNA giraz ve Topoizomeraz IVIV enzimlerinin inhibisyonudur.
Question 46Question →

Çok ilaca dirençli tüberküloz (MDR−TBMDR-TB) tanısı nedeniyle tedavi edilen bir hastanın mevcut rejimine yeni bir antibakteriyel ajan eklenmiştir. Hastanın özgeçmişinde kronik depresyon nedeniyle fluoksetin kullanımı öyküsü mevcuttur. Yeni ilaç başlandıktan kısa bir süre sonra hastada ajitasyon, terleme, tremor ve hiperrefleksi ile karakterize "serotonin sendromu" tablosu gelişmiştir. Bu klinik tablonun ortaya çıkmasına, tüberküloz ilacının zayıf bir monoamin oksidaz (MAOMAO) inhibitörü olması neden olmuştur. Buna göre, bahsi geçen bu tüberküloz ilacı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Linezolid

Answer

Serotonin sendromuna yol açan ve tüberküloz tedavisinde kullanılan MAOMAO inhibitörü ilaç Linezolid'dir.
Doğru cevap Linezolid'dir. Linezolid, özellikle çok ilaca dirençli tüberküloz (MDR−TBMDR-TB) tedavisinde (Grup A ilaçlar arasında) kullanılan bir protein sentez inhibitörüdür. Bakteriyel ribozomun 50S50S alt birimine bağlanarak etki gösterir. Ancak farmakolojik olarak non-selektif ve geri dönüşümlü bir monoamin oksidaz (MAOMAO) inhibitörüdür. Bu özelliği nedeniyle, antidepresan olarak kullanılan seçici serotonin geri alım inhibitörleri (SSRISSRI; örneğin fluoksetin) ile birlikte kullanıldığında serotonin yıkımını engelleyerek serotonin sendromuna (ajitasyon, tremor, terleme, hiperrefleksi, taşikardi) yol açabilir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların analizi
Ajitasyon, tremor, terleme ve hiperrefleksi semptomlarının fluoksetin (SSRISSRI) kullanımıyla birleştiğinde 'serotonin sendromu' olduğu saptanır.
Serotonin sendromu, serotonerjik ajanların kombinasyonu veya metabolizmalarının bozulması sonucu ortaya çıkar.
2
İlaç-ilaç etkileşiminin mekanizmasını belirleme
Hastanın kullandığı tüberküloz ilacının monoamin oksidaz (MAOMAO) enzimini inhibe ettiği bilgisi kullanılır.
MAOMAO inhibisyonu, serotonin yıkımını azaltarak sinaptik aralıkta serotonin birikimine neden olur.
3
Doğru ilacı tanımlama
MDR−TBMDR-TB tedavisinde kullanılan ve MAOMAO inhibisyonu özelliği bulunan Linezolid ilacı seçilir.
Linezolid, oksazolidinon yapısında bir antibiyotik olup hem protein sentezini inhibe eder hem de zayıf MAOMAO inhibitörü özellik gösterir.

Key Concept

Linezolid'in protein sentezini 50S50S alt birimi üzerinden inhibe etmesi ve non-selektif MAOMAO inhibisyonu yaparak serotonerjik ilaçlarla tehlikeli etkileşimlere girmesi.
Question 47Question →

Metastatik meme kanseri tanısı alan 50 yaşındaki kadın hastanın yapılan patolojik incelemesinde HER2/neu (ErbB2) reseptörünün aşırı eksprese edildiği (+++) saptanmıştır. Bu hastanın tedavisinde kullanılan, hem HER2 hem de EGFR (ErbB1) reseptörlerinin hücre içi tirozin kinaz domenini geri dönüşümlü olarak inhibe eden küçük moleküllü antineoplastik ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Lapatinib

Answer

Lapatinib, meme kanserinde HER2 ve EGFR reseptörlerinin hücre içi tirozin kinaz bölgesini inhibe eden küçük moleküllü bir ilaçtır.
Lapatinib, küçük molekül yapısında olup hücre zarıyla sınırlı olan reseptörlerin (EGFR ve HER2) sitoplazmik tirozin kinaz domenine bağlanarak sinyal iletimini durdurur. Bu özelliği ile monoklonal antikorlardan ayrılır.

Step-by-Step Solution

1
Biyopsi sonucuna göre hedefi belirlemek
Hasta HER2/neu pozitifliği göstermektedir, bu nedenle HER2 hedefli bir tedavi seçilmelidir.
Meme kanserinde HER2 ekspresyonu, hedefe yönelik tedavilerin seçiminde ana kriterdir.
2
İlaç sınıfını ve etki yerini ayırt etmek
Soru 'küçük moleküllü' ve 'hücre içi tirozin kinaz inhibitörü' bir ilaç sormaktadır.
Monoklonal antikorlar (-mab) hücre dışına bağlanırken, tirozin kinaz inhibitörleri (-tinib) hücre içine etki eder.
3
Spesifik ilacı tanımlamak
Lapatinib, hem HER2 hem de EGFR'yi (çift inhibitör) hücre içinden inhibe eder.
ErbB1 (EGFR) ve ErbB2 (HER2) reseptörlerinin her ikisini de bloke etmesi Lapatinib'in ayırt edici özelliğidir.

Key Concept

Monoklonal antikorlar (hücre dışı etki) ile küçük moleküllü tirozin kinaz inhibitörlerinin (hücre içi etki) ayrımı.
Estimated Time:1m 15s
Question 48Question →

28 yaşında erkek hasta, son bir aydır devam eden şiddetli baş ağrısı ve ilk kez geçirdiği jeneralize tonik-klonik nöbet şikayetiyle acil servise başvuruyor. Çekilen kraniyal MR görüntülemede parankim içerisinde yerleşmiş, içinde skoleks olduğu düşünülen "nokta içinde delik" (hole-with-dot) görünümü veren çok sayıda kistik lezyon saptanıyor. Nörosistiserkoz tanısı konulan bu hastanın tıbbi tedavisinde ilk seçenek olarak tercih edilen ilacın etki mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Parazitlerde β\beta-tübüline bağlanarak mikrotübül polimerizasyonunu ve glukoz alımını inhibe etmek

Answer

Parazitlerde tübülin proteinlerine bağlanarak mikrotübül sentezini ve glukoz alımını engelleyen mekanizmaya sahip ilaç Albendazol'dür.
Vakadaki klinik ve radyolojik bulgular (nöbet + skoleks içeren kistler) nörosistiserkozu işaret etmektedir. Nörosistiserkozun tıbbi tedavisinde ilk seçenek, doku penetrasyonu yüksek olan ve parazit β\beta-tübüline bağlanarak mikrotübül sentezini ve enerji metabolizmasını (glukoz alımı) bozan Albendazol'dür.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu ve radyolojik bulguları değerlendirerek tanı koymak.
Nörosistiserkoz (Taenia solium larvalarının parankimal tutulumu).
Baş ağrısı, nöbet ve MR'daki tipik skoleks görünümü bu tanı için karakteristiktir.
2
Tanıya yönelik ilk seçenek tıbbi tedaviyi belirlemek.
Albendazol.
Albendazol, parankimal nörosistiserkoz kistlerinin tedavisinde Praziquantel'e göre daha yüksek etkinlik ve doku penetrasyonu gösterir.
3
Belirlenen ilacın farmakolojik etki mekanizmasını eşleştirmek.
Mikrotübül inhibisyonu.
Benzimidazoller (Albendazol, Mebendazole) parazit β\beta-tübüline bağlanarak mikrotübül polimerizasyonunu durdurur.

Key Concept

Nörosistiserkozda Albendazol kullanımı ve mikrotübül inhibisyonu mekanizması

Practice More

Albendazol'ün nörosistiserkoz tedavisinde kist yıkımı sırasında oluşabilecek inflamasyonu önlemek amacıyla neden kortikosteroidlerle kombine edildiğini inceleyiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 49Question →

Belirgin emetojenik potansiyele sahip olan, doz kısıtlayıcı en önemli yan etkisi nefrotoksisite olan ve ayrıca ototoksisiteye (işitme kaybı) yol açabilen antineoplastik ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Sisplatin

Answer

Sisplatin, nefrotoksisite ve ototoksisite yan etkileriyle bilinen belirgin derecede emetojenik bir ilaçtır.
Doğru seçenek Sisplatin'dir. Platin kompleksleri grubunda yer alan bu ilaç, böbrek tübüllerine doğrudan toksik etki yaparak nefrotoksisiteye ve iç kulaktaki tüy hücrelerine zarar vererek ototoksisiteye yol açar. Ayrıca kemoterapi sonrası görülen en şiddetli kusmaya (emetojenik etki) neden olan ajanlardan biridir.

Step-by-Step Solution

1
İlacın yan etki profilini analiz et.
Nefrotoksisite, ototoksisite ve şiddetli kusma platin bileşiklerinin ayırt edici özellikleridir.
Soruda verilen spesifik yan etkiler Sisplatin'e özgüdür.
2
Diğer seçeneklerdeki ilaçların yan etkileriyle karşılaştır.
Diğer ilaçların karakteristik yan etkileri (kardiyotoksisite, sistit, fibrozis vb.) sorudaki tanımla eşleşmemektedir.
Doğru ilacı belirlemek için ayırıcı tanı yapılması gerekir.

Key Concept

Sisplatin'in karakteristik toksisite profili

Practice More

Sisplatin nefrotoksisitesini önlemek için kullanılan hidratasyon protokollerini ve amifostin kullanımını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 50Question →

Meme kanseri tanısıyla siklofosfamid içeren kemoterapi protokolü uygulanan 4545 yaşındaki bir kadın hastada, idrarda kan görülmesi üzerine yapılan incelemelerde hemorajik sistit saptanmıştır. Bu tabloya neden olan toksik metabolitin etkisini önlemek amacıyla tedaviye eklenmesi gereken ajan aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Mesna

Answer

Siklofosfamid kullanımına bağlı gelişen hemorajik sistiti önlemek için Mesna kullanılmalıdır.
Siklofosfamid ve ifosfamid gibi oksazafosforin grubu alkilleyici ajanlar, vücutta metabolize edildiklerinde akrolein adı verilen toksik bir yan ürün açığa çıkarırlar. Akrolein, mesane epitelinde doğrudan irritasyon ve hasara yol açarak hemorajik sistite neden olur. Mesna, idrar yollarında akrolein ile birleşerek onu toksik olmayan bir bileşiğe dönüştürür ve bu ciddi yan etkinin gelişmesini engeller.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguyu analiz et.
Siklofosfamid kullanımı sonrası gelişen idrarda kan (hematüri) ve hemorajik sistit tablosu belirlendi.
Siklofosfamid ve ifosfamid gibi ilaçların idrarla atılan metaboliti akrolein, mesane mukozası için iritandır.
2
Koruyucu ajanı belirle.
Akroleini nötralize eden ajan Mesna'dır.
Mesna (22-merkaptoetansülfonat), sülfhidril grupları aracılığıyla akroleine bağlanarak toksisiteyi önler.

Key Concept

Alkilleyici ajanların (Siklofosfamid/İfosfamid) spesifik toksisitesi ve Mesna ile profilaksi.
Estimated Time:45s
Question 51Question →

Akut miyeloid lösemi nedeniyle indüksiyon kemoterapisi alan 45 yaşındaki bir hastada, oral mukozada yaygın ve ağrılı veziküler lezyonlar gelişmiştir. Yapılan PCR analizi sonucu Herpes Simplex Virüs Tip 1 (HSV-1) saptanmış, ancak yüksek doz asiklovir tedavisine klinik yanıt alınamamıştır. İleri incelemede izole edilen virüsün timidin kinaz eksikliği gösterdiği belirlenmiştir. Bu durum üzerine tedavi, viral DNA polimerazı viral kinazlar tarafından fosforillenmeye ihtiyaç duymadan, pirofosfat bağlanma bölgesine bağlanarak inhibe eden bir ilaç ile değiştirilmiştir.

Bu hastada, yeni başlanan ilacın kullanımıyla ilişkili olarak görülmesi en muhtemel doz kısıtlayıcı yan etki ve buna eşlik eden elektrolit bozukluğu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Nefrotoksisite ve semptomatik hipokalsemi

Answer

Foskarnet'in neden olduğu nefrotoksisite ve hipokalsemidir.
Soruda tarif edilen hasta asiklovire dirençli (timidin kinaz eksikliği olan) HSV enfeksiyonuna sahiptir. Bu durumda, aktivasyon için viral kinazlara ihtiyaç duymayan Foskarnet veya Cidofovir tercih edilir. Metinde 'pirofosfat bağlanma bölgesine bağlanan' ve 'fosforillenmeye ihtiyaç duymayan' ifadesi Foskarnet'i işaret etmektedir. Foskarnet, inorganik bir pirofosfat analoğudur. En önemli doz kısıtlayıcı yan etkisi nefrotoksisitedir. Ayrıca kalsiyumu bağlayarak (şelasyon) derin hipokalsemiye, hipomagnezemiye ve bunlara bağlı parestezi, tetani ve nöbetlere neden olabilir.

Step-by-Step Solution

1
Vakadaki direnç mekanizmasını analiz et
Timidin kinaz (TK) eksikliği, asiklovir ve gansiklovir gibi aktivasyon için bu enzime muhtaç nükleozid analoglarına direnç geliştirir.
TK eksikliği olan HSV suşları, ilk fosforilasyon basamağını gerçekleştiremez.
2
Tanımlanan etki mekanizmasına uygun ilacı belirle
Foskarnet (Foscarnet)
Foskarnet, inorganik bir pirofosfat analoğudur ve viral DNA polimeraza bağlanmak için hücre içi fosforilasyona (viral kinaza) ihtiyaç duymaz. Bu nedenle TK eksikliği olan suşlarda tercih edilir.
3
Belirlenen ilacın spesifik toksisitesini sapt
Nefrotoksisite ve elektrolit bozuklukları (özellikle hipokalsemi).
Foskarnet, güçlü kalsiyum şelatörüdür; hipokalsemi, hipomagnezemi ve buna bağlı nöbetlere yol açabilir. Ayrıca direkt nefrotoksiktir.

Key Concept

Foskarnet Etki Mekanizması ve Toksisitesi
Question 52Question →

Bir kemoterapötik ajanın in vitro etkinliği araştırılırken, belirli bir bakteri suşu için Minimum İnhibitör Konsantrasyonu (MİK) 2 μg/mL2\ \mu g/mL, Minimum Bakterisidal Konsantrasyonu (MBK) ise 16 μg/mL16\ \mu g/mL olarak saptanmıştır. Buna göre, bu ilacın söz konusu mikroorganizma üzerindeki etkisi hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: İlaç, bu bakteri suşuna karşı bakteriyostatik etki göstermektedir.

Answer

İlaç, bu bakteri suşuna karşı bakteriyostatik etki göstermektedir.
Kemoterapötiklerin sınıflandırılmasında, Minimum Bakterisidal Konsantrasyonun (MBK), Minimum İnhibitör Konsantrasyonun (MİK) 4 katından daha yüksek olması (MBK/MİK > 4), ilacın o suş için bakteriyostatik olduğunu gösterir. Soruda bu oran 8 (16/216/2) olarak hesaplandığı için ilaç bakteriyostatik etkilidir.

Step-by-Step Solution

1
MİK ve MBK değerlerini kullanarak oranı hesapla.
MBK/MI˙K=16/2=8MBK / MİK = 16 / 2 = 8
Bir ilacın bakterisidal mi yoksa bakteriyostatik mi olduğunu belirlemek için bu oran kullanılır.
2
Elde edilen oranı standart kriterlerle karşılaştır.
8>48 > 4
Genel kural olarak, MBK değeri MİK değerinin 4 katından fazlaysa ilaç o mikroorganizma için bakteriyostatik kabul edilir.
3
Sonucu yorumla.
İlaç bakteriyostatiktir.
Bakterisidal ilaçlarda MBK/MİK oranı genellikle 1'e yakındır (≤ 4).

Key Concept

Bakterisidal ve bakteriyostatik ayrımı MBK/MİK oranına dayanır; bu oran ≤ 4 ise bakterisidal, > 4 ise bakteriyostatik kabul edilir.
Estimated Time:1m 15s
Question 53Question →

Klinik mikrobiyoloji laboratuvarında bir hastadan izole edilen patojenin antibiyotik duyarlılık testleri sonucunda, bir beta-laktam antibiyotiğin mikroorganizma üzerindeki minimal inhibitör konsantrasyonu (MICMIC) 0.125 μg/ml0.125\ \mu g/ml, minimal bakterisidal konsantrasyonu (MBCMBC) ise 8 μg/ml8\ \mu g/ml olarak saptanmıştır. Bu suşun, antibiyotiğin bakterisidal etkisinden kurtulmasına rağmen üremesinin durdurulması durumu ve bu tabloya eşlik etmesi en olası biyokimyasal mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Tolerans - Otolitik enzimlerin (otolizinler) aktivasyonunda yetersizlik

Answer

Tolerans - Otolitik enzimlerin (otolizinler) aktivasyonunda yetersizlik durumu yaşanmaktadır.
Verilen laboratuvar verilerinde MBC/MICMBC/MIC oranı 64 olarak bulunmuştur. Kemoterapötiklerin genel prensiplerine göre, bu oranın 32 ve üzerinde olması 'tolerans' olarak tanımlanır. Beta-laktam antibiyotikler hücre duvar sentezini inhibe ettikten sonra bakterinin ölmesi (lizis), bakterinin kendi otolitik enzimlerinin (otolizinler) devreye girmesine bağlıdır. Bu enzimlerin eksikliği veya aktivasyon kusuru, bakterinin ölmeden canlı kalmasına (ancak çoğalamamasına) neden olur.

Step-by-Step Solution

1
MBC/MICMBC/MIC oranını hesaplayınız.
8/0.125=648 / 0.125 = 64
Mikroorganizmanın öldürülme ve durdurulma eşikleri arasındaki farkı sayısal olarak belirlemek gerekir.
2
Elde edilen oranı klinik tanımlarla karşılaştırınız.
64≥3264 \geq 32 olduğu için 'Tolerans' tanısı konur.
Farmakolojide MBC/MICMBC/MIC oranının 32 veya daha fazla olması bakteriyel toleransın resmi tanımıdır.
3
Toleransın altında yatan hücresel mekanizmayı belirleyiniz.
Otolitik enzimlerin (otolizinlerin) aktivasyonunda yetersizlik.
Beta-laktamlar gibi hücre duvar sentezini inhibe eden ilaçlar, bakteriyi öldürmek için otolizinlerin aktivasyonuna ihtiyaç duyar.

Key Concept

Bakteriyel Tolerans

Practice More

Konsantrasyona bağımlı öldürme yapan ilaçlar (örneğin aminoglikozidler) ile zaman bağımlı ilaçların (örneğin penisilinler) MBC/MIC ilişkilerini karşılaştırınız.
Estimated Time:2m 0s
Question 54Question →

Dermatofitoz tanısı alan bir hastada, oral yolla kullanılan ve keratinize dokularda (deri, tırnak, saç) yüksek konsantrasyona ulaşarak depo oluşturan bir antifungal ilaç tercih edilmiştir. Bu ilacın etki mekanizmasının, mantar hücresinde ergosterol biyosentez yolağındaki skualen epoksidaz enzimini selektif olarak inhibe etmek olduğu ve bu inhibisyon sonucunda hücre içinde toksik düzeyde skualen birikimine yol açarak fungisidal etki gösterdiği bilinmektedir. Tanımlanan özelliklere sahip ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Terbinafin

Answer

Terbinafin
Soru kökünde tarif edilen ilaç bir Allilamin türevi olan Terbinafin'dir. Terbinafin, mantar hücre duvarı sentezinde ergosterol oluşum basamaklarından biri olan skualen epoksidaz enzimini inhibe eder. Bu inhibisyon iki önemli sonuca yol açar: (1) Ergosterol sentezi azalır (fungistatik etki), (2) Hücre içinde skualen toksik düzeyde birikir (fungisidal etki). Ayrıca Terbinafin yüksek lipofilitesi sayesinde deri, tırnak ve saç gibi keratinize dokularda plazmadan çok daha yüksek konsantrasyonlarda birikir, bu da onu onikomikoz tedavisinde çok etkili kılar.

Step-by-Step Solution

1
İlacın hedef enzimini analiz et
İlaç 'skualen epoksidaz' enzimini inhibe etmektedir.
Soruda verilen en belirleyici mekanizma bilgisi budur.
2
Biyokimyasal sonucu değerlendir
İnhibisyon sonucu 'toksik skualen birikimi' gerçekleşir.
Bu özellik, ergosterol eksikliğinden ziyade birikim toksisitesi ile öldüren allilamin grubunu işaret eder.
3
Farmakokinetik özelliği eşleştir
İlaç 'keratinize dokularda birikir'.
Hem Terbinafin hem de Griseofulvin bu özelliğe sahiptir ancak mekanizma Terbinafin'i işaret etmektedir.
4
Seçenekleri eleyerek sonuca ulaş
Doğru cevap Terbinafin'dir.
Diğer seçenekler farklı enzimlere veya doğrudan membrana etki eder.

Key Concept

Antifungal Etki Mekanizmaları
Question 55Question →

42 yaşında, majör depresif bozukluk nedeniyle sertralin kullanan bir hasta, hastanede gelişen vankomisine dirençli enterokok (VREVRE) üriner sistem enfeksiyonu nedeniyle bir antibiyotik tedavisine alınmıştır. Tedavinin 48. saatinde hastada hipertermi, ajitasyon, tremor ve belirgin hiperrefleksi saptanmıştır. Bu klinik tabloya neden olan ve bakteriyel protein sentezini ribozomun 50S50S alt birimine (23S23S rRNA) bağlanarak inhibe eden antibiyotik aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Linezolid

Answer

Serotonin sendromuna yol açan ve 50S alt birimine bağlanan Linezolid
Doğru seçenek olan ilaç, vankomisine dirençli enterokok (VREVRE) enfeksiyonlarında kullanılan bir oksazolidinon türevidir. Etki mekanizması bakteriyel ribozomun 50S50S alt birimindeki 23S23S rRNArRNA'ya bağlanarak 70S70S başlangıç kompleksinin oluşumunu engellemek şeklindedir. Aynı zamanda zayıf bir monoamin oksidaz (MAOMAO) inhibitörü olduğu için, SSRISSRI grubu bir antidepresan olan sertralin ile birlikte kullanıldığında serotonin sendromuna (ajitasyon, tremor, hiperrefleksi, hipertermi) yol açmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın mevcut tedavisi ve yeni gelişen semptomları analiz edilmelidir.
Sertralin (SSRI) kullanan hastada bir antibiyotik sonrası ajitasyon, tremor ve hiperrefleksi gelişmesi 'Serotonin Sendromu'nu düşündürür.
Serotonin sendromu, serotonerjik ilaçların (SSRI gibi) başka bir serotonerjik veya MAO inhibitörü ilaçla etkileşimi sonucu oluşur.
2
VRE tedavisinde kullanılan ve bu yan etkiyi yapabilecek ilaç belirlenmelidir.
Linezolid, VRE tedavisinde kullanılır ve zayıf bir reversibl non-selektif monoamin oksidaz inhibitörüdür (MAOI).
MAO inhibisyonu, sinaptik aralıktaki serotonin miktarını artırarak SSRI kullanan hastalarda sendromu tetikler.
3
İlacın ribozomal etki yeri doğrulanmalıdır.
Linezolid, ribozomun 50S alt birimindeki 23S rRNA'ya bağlanarak protein sentezini (başlangıç kompleksinin oluşumunu engelleyerek) inhibe eder.
Soruda hem klinik tabloyu açıklayan hem de 50S mekanizmasına sahip olan spesifik ilaç istenmektedir.

Key Concept

Linezolid'in MAO inhibitörü etkisi ve serotonin sendromu riski.

Practice More

Diğer 50S inhibitörlerinin (Kloramfenikol, Klindamisin) tipik yan etkilerini (Gri bebek sendromu, Psödomembranöz enterokolit) gözden geçirin.
Estimated Time:1m 30s
Question 56Question →

88 yaşında Akut Lenfoblastik Lösemi (ALL) tanısıyla indüksiyon kemoterapisi alan bir hastada, tedavi sırasında şiddetli epigastrik ağrı ve kusma gelişiyor. Fizik muayenede batında hassasiyet saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde serum amilaz düzeyinin normalin 44 katı olduğu, fibrinojen düzeyinin düştüğü ve pıhtılaşma testlerinde (PT, aPTT) uzama olduğu saptanıyor. Bu klinik tabloya neden olması en muhtemel antineoplastik ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: L-asparaginaz

Answer

L-asparaginaz, tümör hücrelerini asparajinden yoksun bırakarak etki eden ve yan etki olarak pankreatit ile koagülopatiye yol açan ilaçtır.
L-asparaginaz, asparajini aspartik asit ve amonyağa parçalayarak tümör hücrelerini bu amino asitten mahrum bırakır. Yan etki olarak protein sentezini genel olarak baskıladığı için karaciğerde fibrinojen ve diğer pıhtılaşma faktörlerinin sentezi azalır; bu da PT ve aPTT testlerinde uzamaya yol açar. Ayrıca ilacın pankreasta yol açtığı hasar sonucu akut pankreatit gelişimi karakteristiktir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et.
Hastada akut pankreatit (epigastrik ağrı, yüksek amilaz) ve protein sentezinde bozulma (düşük fibrinojen, uzamış PT/aPTT) saptandı.
L-asparaginaz, asparajini parçalayarak protein sentezini inhibe eder; bu durum hem pıhtılaşma faktörlerinin hem de antikoagülan proteinlerin (Protein C, S, Antitrombin III) azalmasına yol açar.
2
İlacı tedavi protokolü ile ilişkilendir.
ALL (Akut Lenfoblastik Lösemi) tedavisinde L-asparaginaz yaygın olarak kullanılan bir ajandır.
Lösemi hücreleri asparajin sentetaz enziminden yoksun oldukları için dışarıdan asparajine bağımlıdırlar ve bu ilaca duyarlıdırlar.

Key Concept

L-asparaginaz toksisite profili (Pankreatit, Hipofibrinojenemi, Koagülopati, Hipersensitivite).
Estimated Time:1m 30s
Question 57Question →

4040 yaşında, çok ilaca dirençli tüberküloz (MDR−TBMDR-TB) tanısıyla tedavi edilen bir hastanın mevcut rejimine ikinci basamak bir ajan eklenmiştir. Tedaviye eklendikten iki hafta sonra hastada ciddi irritabilite, derin depresif ruh hali ve işitsel halüsinasyonlar gözlenmiştir. Hastanın tıbbi öyküsü sorgulandığında geçmişte bir kez majör depresyon atağı geçirdiği öğrenilmiştir.

Buna göre, hastadaki bu klinik tabloya neden olma potansiyeli en yüksek olan antimikobakteriyel ajan aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Sikloserin

Answer

Sikloserin
Sikloserin, tüberküloz tedavisinde kullanılan ve kan-beyin bariyerini oldukça iyi geçen bir ilaçtır. MSS'de doza bağımlı olarak irritabilite, baş dönmesi, depresyon, konfüzyon, psikoz ve epileptik nöbetlere yol açabilir. Bu yan etkiler, piridoksin (VitVit B6B_6) uygulamasıyla kısmen azaltılabilir; ancak psikiyatrik hastalık veya epilepsi öyküsü olanlarda kullanımı önerilmez.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz etme
Hastada irritabilite, depresyon ve halüsinasyon gibi nöropsikiyatrik belirtiler mevcuttur.
MDR-TB rejiminde yer alan ilaçların toksisite profillerini ayırt etmek için klinik ipuçlarını belirlemek gerekir.
2
MSS yan etkileri ile bilinen ilacı tanımlama
Sikloserin, MSS'ye yüksek oranda geçen ve nöropsikiyatrik toksisite riski taşıyan bir ajandır.
Sikloserin hücre duvarı sentezini D-alanin analoğu olarak inhibe eder ve nörotoksik etkileri nedeniyle psikiyatrik hastalığı olanlarda kontrendikedir.

Key Concept

Sikloserin'in merkezi sinir sistemi üzerindeki doza bağımlı toksisitesi ve nöropsikiyatrik kontrendikasyonları.

Practice More

İzoniyazid ve etionamid arasındaki yapısal benzerlikten kaynaklanan çapraz direnç mekanizmalarını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 58Question →

Hastane enfeksiyonlarında önemli bir sorun teşkil eden çoklu ilaç dirençli Gram-negatif bakteriler (örneğin *Acinetobacter baumannii*, *Pseudomonas aeruginosa* ve *Stenotrophomonas maltophilia*); beta-laktamaz üretimi, porin kaybı ve efluks pompaları gibi mekanizmalarla beta-laktamlara direnç geliştirirler. Bu direnç bariyerlerini aşmak amacıyla geliştirilen, kimyasal yapısındaki katekol grubu sayesinde bakteriyel demir taşıma sistemlerini (siderofor transportu) kullanarak 'Truva Atı' (Trojan Horse) yöntemiyle hücre içine giren ve tüm Ambler sınıfları (AA, BB, CC ve DD) karbapenemazlara karşı yüksek stabilite gösteren antibiyotik aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Sefiderokol

Answer

Sefiderokol, bakteriyel demir taşıma sistemlerini kullanarak hücre içine giren ve tüm Ambler sınıfı karbapenemazlara karşı stabil olan siderofor yapılı bir sefalosporindir.
Sefiderokol, kimyasal yapısındaki katekol grubu sayesinde ferrik demire bağlanır ve bakterilerin demir taşıma proteinleri aracılığıyla hücre içine aktif olarak alınır. Bu 'Truva Atı' stratejisi, porin mutasyonlarına bağlı gelişen direnci bypass etmesini sağlar. Ayrıca, moleküler yapısı sayesinde Ambler Sınıf A (KPC), Sınıf B (NDM, VIM, IMP), Sınıf C (AmpC) ve Sınıf D (OXA-48) karbapenemazların hidrolizine karşı son derece dayanıklıdır.

Step-by-Step Solution

1
Direnç mekanizmalarını ve kısıtlılıkları analiz et
Klasik beta-laktamların porin mutasyonları ve karbapenemazlar nedeniyle etkisiz kaldığı belirlendi
MDR Gram-negatif bakterilerde giriş yollarının kapanması ve enzim çeşitliliği temel sorundur
2
Alternatif hücre içi giriş yolunu belirle
Siderofor-demir komplekslerini taklit eden aktif transport mekanizması tanımlandı
Bakterinin hayatta kalmak için ihtiyaç duyduğu demir kanallarını ilaç girişi için kullanmak (Truva Atı)
3
Enzim stabilitesini değerlendir
Sefiderokolün tüm Ambler sınıflarına (A, B, C, D) karşı dirençli olduğu sonucuna varıldı
Sefiderokolün yapısal özellikleri onu MBL dahil tüm ana beta-laktamaz sınıflarına karşı korur

Key Concept

Sefiderokol (Siderofor Sefalosporin)
Estimated Time:2m 0s
Question 59Question →

Testis kanseri tanısıyla BEPBEP (bleomisinbleomisin, etoposidetoposid, sisplatinsisplatin) kemoterapi protokolü başlanan 3232 yaşındaki bir erkek hastada, tedavinin 33. ayında progresif seyirli kuru öksürük ve efor dispnesi gelişiyor. Fizik muayenede sırtta ve gövdede hiperpigmente çizgisel lezyonlar (flagellat eritem) dikkati çekiyor. Yapılan tetkiklerde lökosit ve trombosit sayılarının normal sınırlarda olduğu saptanıyor.

Bu klinik tabloya neden olan antineoplastik ilacın temel etki mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: DNA'ya bağlanıp demir ve oksijen aracılığıyla serbest radikaller oluşturarak zincir kırıkları yapmak

Answer

DNA'ya bağlanıp demir ve oksijen aracılığıyla serbest radikaller oluşturarak zincir kırıkları yapmak
Vakada tarif edilen kuru öksürük, efor dispnesi (pulmoner fibrozis riski) ve flagellat eritem bulguları, BEPBEP protokolündeki bleomisin'e özgü yan etkilerdir. Ayrıca lökosit ve trombosit sayılarının normal olması (miyelosüpresyonun yokluğu), bleomisin'in kemik iliği koruyucu özelliğini doğrular. Bleomisin'in temel etki mekanizması, DNA'ya bağlanarak demir ve oksijen aracılığıyla serbest radikaller oluşturup DNA zincir kırıklarına yol açmaktır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların analizi
Hastada progresif akciğer bulguları (öksürük, dispne) ve flagellat eritem (çizgisel hiperpigmentasyon) saptanmıştır.
Bu bulgular bleomisin toksisitesi için patognomoniktir.
2
Kemik iliği bulgusunun değerlendirilmesi
Lökosit ve trombosit sayılarının normal olması, miyelosüpresyonun olmadığını gösterir.
Bleomisin, sitotoksik ilaçlar arasında kemik iliğini en az baskılayan ajanlardan biridir (myelosuppression-sparing).
3
Mekanizmanın belirlenmesi
Sorumlu ilaç bleomisindir ve mekanizması DNA üzerinde serbest radikal hasarı oluşturmaktır.
Bleomisin G2G_2 fazına özgü bir ilaçtır ve demir ile kompleks oluşturarak oksijen radikalleri üretir.

Key Concept

Bleomisin, akciğer fibrozu ve deri hiperpigmentasyonu gibi spesifik toksisiteleri olan, ancak kemik iliği baskılaması yapmayan, serbest radikal aracılı DNA hasarı yapan bir antineoplastiktir.

Practice More

Bleomisin'in neden akciğer ve deride toksisite yapıp kemik iliğinde yapmadığını (bleomisin hidrolaz enzimi eksikliği) araştırınız.
Estimated Time:1m 30s
Question 60Question →

Atriyal fibrilasyon tanısıyla uzun süredir amiodaron tedavisi alan bir hastaya, kronik hepatit C enfeksiyonu (Genotip 1) nedeniyle sofosbuvir ve ledipasvir kombinasyonu başlanmıştır. Antiviral tedavinin 48. saatinde hastada belirgin halsizlik ve baş dönmesi gelişmiş; yapılan fizik muayenede nabız 38/dakika38/\text{dakika}, kan basıncı 85/55 mmHg85/55\text{ mmHg} olarak saptanmıştır. EKG'de ciddi sinüs bradikardisi dışında ek bulgu izlenmemiştir.

Bu hastadaki klinik tablonun en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Sofosbuvir içeren rejimlerin amiodaron ile birlikte kullanımı sırasında gelişen semptomatik bradikardi etkileşimi

Answer

Sofosbuvir içeren rejimlerin amiodaron ile birlikte kullanımı sırasında gelişen semptomatik bradikardi etkileşimi
Hepatit C tedavisinde kullanılan doğrudan etkili antivirallerden (DAA) özellikle sofosbuvir içeren rejimler (ledipasvir, daclatasvir veya velpatasvir ile kombinasyonlar), amiodaron ile birlikte kullanıldığında ciddi ve bazen ölümcül olabilen semptomatik bradikardiye yol açabilir. Bu etkileşim genellikle tedavinin ilk birkaç gününde (ilk 24-48 saat) ortaya çıkar. Mekanizması tam olarak aydınlatılamamış olsa da, klinik önemi nedeniyle bu kombinasyonun kullanımı önerilmez.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tablo ve ilaç listesini analiz et.
Hasta kronik amiodaron kullanıcısıdır ve yeni bir Hepatit C tedavisi (Sofosbuvir + Ledipasvir) başlamıştır.
Yeni başlayan semptomların (bradikardi, hipotansiyon) ilaç etkileşimi ile ilişkisini kurmak için gereklidir.
2
Sofosbuvir'e özel kara kutu (black box) uyarılarını hatırla.
Sofosbuvir içeren rejimlerin amiodaron ile eş zamanlı kullanımı ciddi bradikardiye yol açabilir.
DAA ilaçlarının güvenlilik profilindeki en önemli kardiyak etkileşimi belirlemek için.
3
Bulguları mekanizma ile eşleştir.
Hastadaki nabız düşüklüğü (38/dk38/\text{dk}) ve hipotansiyon, bu spesifik ilaç etkileşiminin klasik sunumudur.
Ayırıcı tanıda diğer farmakolojik olasılıkları eleyip doğru etkileşime ulaşmak için.

Key Concept

Sofosbuvir ve Amiodaron Etkileşimi
Estimated Time:2m 0s
PreviousPage 3 / 17Next
Kemoterapötikler Practice Questions — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 3 | Examkin