Hücre Fizyolojisi

219 questions

Question 21Question →

İskelet kası liflerinde uyarılma-kasılma kenetlemesi (excitation-contraction coupling) sürecinde, kasılmanın gerçekleşmesi için gerekli olan kalsiyum (Ca2+Ca^{2+}) iyonlarının temel depolanma alanı olan ve aksiyon potansiyeliyle birlikte bu iyonları sitozole salan organel aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Sarkoplazmik retikulum

Answer

Sarkoplazmik retikulum
Sarkoplazmik retikulum, iskelet kası hücrelerinde düz endoplazmik retikulumun özelleşmiş bir formudur. Bu organel, dinlenim halindeki bir kasta kalsiyumu (Ca2+Ca^{2+}) kalsekestrin gibi proteinlere bağlı olarak depolar ve aksiyon potansiyeli tetiklendiğinde Ryanodin reseptörleri aracılığıyla bu iyonları hızla sitozole salarak kasılmayı başlatır.

Step-by-Step Solution

1
Aksiyon potansiyelinin T-tübüllere ulaşması
Sinyalin hücre içine iletilmesi
Kasılma sinyalinin tüm miyofibrillere eş zamanlı ulaşması gerekir.
2
Dihidropiridin (DHP) reseptörlerinin aktivasyonu
Sarkoplazmik retikulum (SR) üzerindeki Ryanodin reseptörlerinin (RyR) açılması
Voltaj değişimi, SR kanallarıyla fiziksel olarak bağlantılı reseptörleri tetikler.
3
SR lümeninden sitozole kalsiyum çıkışı
Aktin ve miyozin etkileşiminin başlaması
Sarkoplazmik retikulum kalsiyumu aktif olarak depolar ve sinyalle birlikte hızla salar.

Key Concept

Sarkoplazmik retikulumun kasılmadaki kalsiyum depo ve salınım görevi
Estimated Time:45s
Question 22Question →

Epitel dokusunda hücrelerin bazal laminaya tutunmasında kritik rol oynayan hemidesmozom yapısında bulunan; hücre içerisinde keratin ara filamanlarına, hücre dışında ise bazal laminadaki laminin gibi moleküllere bağlanarak hücre-matris bağlantısını sağlayan temel transmembran protein aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İntegrin

Answer

İntegrinler, hemidesmozom yapısında yer alarak epitel hücrelerini bazal laminaya bağlayan temel transmembran proteinlerdir.
İntegrinler (özellikle α6β4\alpha_6\beta_4 integrin), hemidesmozomların merkezinde yer alan transmembran proteinlerdir. Hücre içinde adaptör proteinler aracılığıyla keratin ara filamanlarına, hücre dışında ise bazal laminanın ana bileşeni olan laminin-332 moleküllerine bağlanarak epitel dokunun mekanik bütünlüğünü sağlarlar.

Step-by-Step Solution

1
Bağlantı tipini belirleme
Soru bir hücre-matris (hücre-bazal lamina) bağlantısını sormaktadır.
Hemidesmozomlar, desmozomların aksine hücreyi komşu hücreye değil, alttaki matrise bağlar.
2
Transmembran proteini tanımlama
Hücre-matris etkileşimlerinde anahtar rol oynayan protein ailesi İntegrinlerdir.
İntegrinler, hücre içi iskelet ile hücre dışı matris arasında fiziksel ve sinyal iletimi köprüsü kurarlar.

Key Concept

Hemidesmozomlar ve İntegrinler

Practice More

Büllöz pemfigoid gibi otoimmün hastalıklarda hangi bağlantı proteini veya yapısına karşı antikor geliştiğini incelemek konuyu klinik olarak pekiştirecektir.
Estimated Time:45s
Question 23Question →

Hücreler arası iyon ve küçük molekül geçişine izin veren, elektriksel ve metabolik birleşmeyi (coupling) sağlayan oluklu bağlantıların (gap junction) geçirgenliği çeşitli faktörlerle dinamik olarak düzenlenmektedir. Buna göre, oluklu bağlantı kanallarının kapanmasına veya iletkenliğinin azalmasına yol açan fizyolojik değişiklik aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Sitosolik serbest Ca2+Ca^{2+} konsantrasyonunun belirgin şekilde artması

Answer

Sitosolik serbest kalsiyum konsantrasyonunun belirgin şekilde artması, oluklu bağlantı kanallarının kapanmasına neden olan temel düzenleyici mekanizmadır.
Oluklu bağlantılar (gap junction), altı adet konneksin proteininin birleşerek oluşturduğu 'konnekson' adı verilen silindirik kanallardır. Bu kanallar, hücre içi serbest kalsiyum seviyesi arttığında (örneğin hücre hasarı durumunda) veya sitozol asidifiye olduğunda (düşük pH) konformasyonel bir değişiklik geçirerek kapanırlar. Bu mekanizma, bir hücre hasar gördüğünde yüksek kalsiyumun komşu hücrelere yayılmasını ve onların da ölümünü tetiklemesini engellemek için geliştirilmiş koruyucu bir adaptasyondur.

Step-by-Step Solution

1
Bağlantı tipini ve yapı taşını belirle.
Oluklu bağlantılar (gap junction), konneksin adı verilen proteinlerin oluşturduğu konnekson birimlerinden meydana gelir.
Soruda bahsedilen elektriksel ve metabolik birleşme gap junction fonksiyonudur.
2
Kanal geçirgenliğini etkileyen regülatörleri hatırla.
Gap junction geçirgenliği Ca2+Ca^{2+}, pH (H+) ve membran potansiyeli gibi faktörlere duyarlıdır.
Hücre bütünlüğünü korumak için hasarlı hücrenin izolasyonu bu regülatörlerle sağlanır.
3
Kapanma yönündeki değişikliği analiz et.
Hücre içi kalsiyum artışı veya hücre içi pH düşüşü (asidoz) kanalı kapatır.
Yüksek kalsiyum genellikle hücre hasarının bir işaretidir; bu durumda gap junction kapanarak sağlıklı komşu hücrelerin korunması sağlanır.

Key Concept

Oluklu bağlantıların (Gap Junction) kalsiyum ve pH bağımlı regülasyonu.

Practice More

Konneksin proteinlerindeki mutasyonların neden olduğu klinik tabloları (örneğin Connexin 26 mutasyonuna bağlı sağırlık) inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 0s
Question 24Question →

Uyarılabilir bir hücrenin istirahat membran potansiyelinin değer olarak potasyumun (K+K^+) denge potansiyeline (≈−94\approx -94 mVmV) çok yakın, sodyumun (Na+Na^+) denge potansiyelinden (≈+61\approx +61 mVmV) ise oldukça uzak olmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İstirahat halindeki membranın K+K^+ iyonlarına olan geçirgenliğinin Na+Na^+ iyonlarına göre çok daha yüksek olması

Answer

İstirahat halindeki membranın potasyum iyonlarına olan geçirgenliğinin (permeabilitesinin) sodyuma göre çok daha yüksek olması.
İstirahat halindeki uyarılabilir hücrelerde membran, potasyum sızıntı kanalları sayesinde K+K^+ iyonlarına karşı çok yüksek bir geçirgenliğe sahiptir. Bu durum, membran potansiyelinin K+K^+ iyonunun denge potansiyeline (−94-94 mVmV) çekilmesini sağlar. Sodyum kanalları ise istirahat anında büyük oranda kapalı olduğundan, membran potansiyeli Na+Na^+'un denge potansiyelinden (+61+61 mVmV) uzakta kalır.

Step-by-Step Solution

1
İstirahat halindeki bir hücrenin iyon geçirgenlik oranlarını değerlendir.
Hücre zarında bulunan potasyum sızıntı (leak) kanalları nedeniyle, zarın K+K^+ geçirgenliği Na+Na^+ geçirgenliğinden yaklaşık 100 kat fazladır.
Membran potansiyeli, en yüksek geçirgenliğe sahip olan iyonun denge (Nernst) potansiyeline en yakın değerde oluşur.
2
Geçirgenlik ile Nernst potansiyeli arasındaki ilişkiyi kur.
İstirahat potansiyeli (≈−70\approx -70 mVmV ile −90-90 mVmV), K+K^+'un Nernst potansiyeline (−94-94 mVmV) çok yakın, Na+Na^+'un Nernst potansiyeline (+61+61 mVmV) çok uzaktır.
Goldman-Hodgkin-Katz denklemine göre, yüksek geçirgenlikli iyonlar membran potansiyelinin baskın belirleyicisidir.

Key Concept

İstirahat membran potansiyeli, membranın o andaki en geçirgen iyonunun denge potansiyeline en yakındır; bu da normal hücrelerde potasyumdur.
Question 25Question →

Epitel hücrelerinin lateral yüzeyinde, zonula occludens'in hemen altında yer alan; hücrelerin birbirine tutunmasını kalsiyuma bağımlı kadherinler aracılığıyla sağlayan ve sitoplazmik yüzeyde aktin mikrofilamanlarından oluşan bir kuşak (belt desmosome) ile etkileşime giren bağlantı kompleksi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Zonula adherens

Answer

Zonula adherens (ara bağlantı)
Zonula adherens (ara bağlantı), epitel hücrelerinin lateral yüzeyinde zonula occludens'in hemen altında bulunur. Kalsiyum iyonlarına bağımlı olarak çalışan kadherin proteinlerini (E-kadherin gibi) kullanarak komşu hücreleri birbirine bağlar. Hücre içerisinde ise kateniler aracılığıyla aktin mikrofilamanlarından oluşan bir demete (terminal ağ/kuşak) tutunur.

Step-by-Step Solution

1
Hücre bağlantı kompleksinin (junctional complex) tabakalı yapısını hatırlayın.
Apikalden bazale doğru sıralama: Zonula occludens, Zonula adherens ve Macula adherens şeklindedir.
Soruda belirtilen 'zonula occludens'in hemen altı' ifadesi zonula adherens'i işaret eder.
2
Bağlantı birimlerinin hücre iskeleti ile ilişkisini analiz edin.
Zonula adherens aktin mikrofilamanlarına, Macula adherens ise ara filamentlere (keratin) tutunur.
Sorudaki 'aktin mikrofilamanlarından oluşan kuşak' ifadesi zonula adherens için karakteristiktir.
3
Kullanılan yapıştırıcı protein tipini doğrulayın.
Zonula adherens ve desmozomlar kadherin ailesinden proteinleri kullanır.
Kadherinler kalsiyuma bağımlı yapışma molekülleridir.

Key Concept

Zonula adherens, hücrelerin mekanik olarak birbirine bağlanmasını sağlayan, aktin filamentleri ve kalsiyuma bağımlı kadherinlerle karakterize bir bağlantı birimidir.

Practice More

Desmozomlarda bulunan desmoglein proteinine karşı gelişen antikorların neden olduğu pemfigus vulgaris hastalığı ile klinik ilişkilendirme yapabilirsiniz.
Estimated Time:50s
Question 26Question →

Hücre membranından bir maddenin taşınma kinetiği incelendiğinde aşağıdaki bulgular saptanmıştır:

- Taşınma, maddenin düşük konsantrasyondan yüksek konsantrasyona doğru (elektrokimyasal gradiente zıt) gerçekleşmektedir.
- Taşıma hızı, madde konsantrasyonu arttıkça doygunluğa erişmektedir (VmaxV_{max}).
- Taşıma işlemi doğrudan ATPATP hidrolizi gerektirmemekte, ancak hücre dışı Na+Na^+ konsantrasyonu azaldığında durmaktadır.

Buna göre, bu taşıma mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Sekonder aktif taşıma

Answer

Verilen özellikler (gradiente zıt taşıma, doyurulabilirlik ve Na+ bağımlılığı) sekonder aktif taşıma mekanizmasını tanımlamaktadır.
Sekonder aktif taşıma, bir taşıyıcı protein aracılığıyla gerçekleştiği için doygunluk (VmaxV_{max}) gösterir. Maddenin az yoğun ortamdan çok yoğun ortama taşınması enerji gerektirir; ancak bu enerji doğrudan ATPATP hidrolizinden değil, sodyum gibi bir iyonun önceden oluşturulmuş konsantrasyon gradientinden (indirekt enerji) sağlanır. Bu nedenle hücre dışı Na+Na^+ azaldığında taşıma durur.

Step-by-Step Solution

1
Taşınma yönünü analiz et
Maddenin düşükten yükseğe taşınması, sürecin 'Aktif Taşıma' olduğunu gösterir.
Pasif taşıma (difüzyon) yöntemleri sadece yüksekten düşüğe doğru gerçekleşir.
2
Kinetik özellikleri değerlendir
Doygunluğa (VmaxV_{max}) ulaşılması, bir taşıyıcı proteinin kullanıldığını kanıtlar.
Basit difüzyonda taşıma hızı konsantrasyonla doğrusal artar, doygunluk görülmez.
3
Enerji kaynağını belirle
Doğrudan ATPATP harcanmaması ancak Na+Na^+ gradientine ihtiyaç duyulması, mekanizmanın 'Sekonder Aktif' olduğunu gösterir.
Primer aktif taşımada taşıyıcı (pompa) ATPATP'yi kendisi hidroliz eder.

Key Concept

Sekonder aktif taşıma, bir maddenin elektrokimyasal gradientini (genellikle Na+) kullanarak başka bir maddeyi gradientine karşı taşır.
Estimated Time:1m 15s
Question 27Question →

Adrenal korteks gibi steroid hormon sentezleyen hücrelerde oldukça gelişmiş olan, karaciğerde ilaç detoksifikasyonundan sorumlu sitokrom P450P450 enzim sistemini barındıran ve kas hücrelerinde kalsiyum depolama (sarkoplazmik retikulum) görevi üstlenen hücre organeli aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Düz endoplazmik retikulum

Answer

Düz endoplazmik retikulum
Düz endoplazmik retikulum (SER), hücrede lipid ve steroid hormon (kortizol, östrojen vb.) sentezinin ana merkezidir. Ayrıca karaciğerde sitokrom P450P450 enzimleri aracılığıyla ilaç ve toksinlerin detoksifikasyonunu sağlar. Kas dokusunda ise sarkoplazmik retikulum adını alarak kalsiyum iyonlarını depolar ve kasılma döngüsünde kritik rol oynar.

Step-by-Step Solution

1
Hücre organelinin temel fonksiyonlarını analiz et
Steroid sentezi, detoksifikasyon (sitokrom P450P450) ve kalsiyum depolama (kaslarda) özellikleri belirlendi.
Bu fonksiyonlar spesifik bir organel grubuna işaret eder.
2
Fonksiyonları uygun organel ile eşleştir
Belirtilen tüm görevler düz endoplazmik retikulumun (SER) karakteristik özellikleridir.
SER, üzerinde ribozom bulundurmamasıyla granüllü yapıdan ayrılır ve bu metabolik süreçleri yönetir.

Key Concept

Düz Endoplazmik Retikulumun (SER) fizyolojik rolleri ve marker enzimi.

Practice More

Diğer organellerin marker enzimlerini (örneğin lizozom için asit fosfataz) tekrar ederek bilgilerinizi pekiştirebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 28Question →

2828 yaşında bir kadın hasta, ilerleyici görme kaybı ve kas güçsüzlüğü şikayetiyle başvuruyor. Yapılan genetik incelemelerde maternal kalıtım paterni gösteren bir nokta mutasyonu saptanıyor. Bu hastadaki patolojiden sorumlu olan, kendisine ait DNADNA ve ribozomları bulunan, iç zarındaki kardiyolipin sayesinde proton sızmasına karşı yüksek direnç gösteren ve intrinsik apoptozis sürecinde sitokrom c salınımı yaparak kaspazları aktive eden hücresel organel aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Mitokondri

Answer

Mitokondri, hücresel enerji üretimi ve apoptozis kontrolünde merkezi rol oynayan, maternal kalıtımlı bir organeldir.
Mitokondri, kendine özgü genomu (mtDNAmtDNA) ve ribozomları bulunan çift zarlı bir organeldir. İç zarında (krista) bulunan kardiyolipin molekülü, zarın protonlara karşı geçirmezliğini sağlayarak oksidatif fosforilasyon için gerekli olan kemiosmotik gradyanın korunmasını sağlar. Hücre ölümü sinyali verildiğinde, mitokondriyal membran geçirgenlik değişim gözenekleri (MPTP) aracılığıyla sitokrom c sitoplazmaya salınır ve kaspaz kaskadını aktive ederek apoptozisi başlatır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları ve kalıtım paternini değerlendir.
Maternal kalıtım ve nöromüsküler semptomlar mitokondriyal hastalıkları (Örn: LHON, MELAS) işaret eder.
Maternal kalıtım gösteren tek organel genomu mitokondriye aittir.
2
Biyokimyasal ve yapısal özellikleri analiz et.
İç zarda kardiyolipin varlığı ve sitokrom c salınımı mitokondriye özgüdür.
Kardiyolipin proton sızmasını engelleyerek ATP sentez verimini artırır; sitokrom c ise intrinsik apoptozisi tetikler.
3
Verilen özellikleri organel ile eşleştir.
Tüm özellikler mitokondriyi tanımlar.
Çift zarlı yapı, kendi genomu, kalsiyum tamponlama ve apoptozis kontrolü mitokondrinin temel fonksiyonlarıdır.

Key Concept

Mitokondrinin yapısal (kardiyolipin, çift zar, mtDNAmtDNA) ve fonksiyonel (ATP üretimi, apoptozis, kalsiyum tamponlama) özellikleri.

Practice More

Mitokondriyal DNA mutasyonlarının neden olduğu diğer klinik tabloları (MERRF, Kearns-Sayre sendromu gibi) incelemek organel patolojilerini pekiştirecektir.
Estimated Time:1m 30s
Question 29Question →

Hücreler arası bağlantı komplekslerinin moleküler mimarisi, dokunun mekanik özellikleri ve bariyer fonksiyonu ile doğrudan ilişkilidir. Epitel hücrelerinin lateral yüzeylerinde birbirlerine tutunmasını sağlayan bağlantılar arasında, transmembran glikoprotein olarak desmoglein ve desmokollin yapılarını kullanan ve bu proteinleri sitoplazmik tarafta ara filamanlara (intermediate filaments) bağlayarak dokunun gerilime karşı direncini artıran yapı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Macula adherens (Desmozom)

Answer

Epitel hücrelerini birbirine bağlayan, desmoglein/desmokollin proteinlerini içeren ve ara filamanlara çapalanan yapı Macula adherens (Desmozom) birimidir.
Macula adherens (Desmozom), epitel hücrelerinin mekanik direncini sağlayan temel birimdir. Transmembran bileşenleri olan desmoglein ve desmokollin, kalsiyum bağımlı etkileşim kurarak komşu hücreleri birbirine bağlar. Bu yapılar, hücre içindeki 'plak' proteinleri (desmoplakin, plakoglobin) aracılığıyla keratin gibi ara filamanlara tutunur. Bu organizasyon, dokunun gerilme kuvvetlerine karşı bütünlüğünü korumasını sağlar.

Step-by-Step Solution

1
Transmembran protein tipini belirleme
Desmoglein ve desmokollin, kadherin süperailesine ait olan ancak sadece desmozomlara özgü olan proteinlerdir.
Bağlantı birimlerinin spesifik protein bileşenleri, fonksiyonel ve yapısal kimliklerini belirler.
2
Hücre iskeleti bağlantısını analiz etme
Ara filamanlar (keratin), mekanik stresin yoğun olduğu dokularda desmozomlar ve hemidesmozomlar tarafından çapalanma noktası olarak kullanılır.
Zonula tipi bağlantılar (occludens ve adherens) aktin filamentlerini kullanırken, macula tipi (desmozom) ara filamanları kullanır.
3
Bağlantı lokalizasyonunu doğrulama
Soru kökünde 'hücrelerin birbirine tutunması' ifadesi, hücre-hücre bağlantısına (desmozom) işaret eder, hücre-matriks (hemidesmozom) bağlantısına değil.
Desmozomlar lateral yüzeyde komşu hücreler arasında bulunurken, hemidesmozomlar bazal yüzeyde bulunur.

Key Concept

Hücre bağlantı komplekslerinin protein ve hücre iskeleti bileşenleri arasındaki farklar
Question 30Question →

Bir fizyoloji araştırmasında, sağlıklı bir gönüllünün sıvı bölmelerini analiz etmek amacıyla 1212 g döteryum oksit (D2OD_2O) ve 44 g inülin intravenöz yolla veriliyor. Belirli bir süre sonra yapılan ölçümlerde, markerların plazma konsantrasyonları sırasıyla 0,30,3 g/L ve 0,250,25 g/L olarak saptanıyor. İdrar ile atılım ihmal edildiğine göre, bu bireyin hücre içi sıvı (ICFICF) hacmi kaç litredir?

Show answer & explanation

Answer: 24

Answer

Hücre içi sıvı (ICFICF) hacmi 2424 litredir.
Döteryum oksit (D2OD_2O) tüm vücut suyuna (TBWTBW) dağılır ve bu örnekte 4040 L olarak hesaplanır. İnülin ise sadece hücre dışı sıvıya (ECFECF) dağılır ve 1616 L olarak hesaplanır. Hücre içi sıvı (ICFICF), bu iki değerin farkı olan 2424 L (40−1640 - 16) değerine eşittir.

Step-by-Step Solution

1
Döteryum oksit (D2OD_2O) kullanılarak Toplam Vücut Suyu (TBWTBW) hesaplanır.
TBW=12 g0,3 g/L=40 LitreTBW = \frac{12\text{ g}}{0,3\text{ g/L}} = 40\text{ Litre}
Döteryum oksit tüm vücut sıvı bölmelerine dağıldığı için toplam vücut suyunu ölçer.
2
İnülin kullanılarak Hücre Dışı Sıvı (ECFECF) hacmi hesaplanır.
ECF=4 g0,25 g/L=16 LitreECF = \frac{4\text{ g}}{0,25\text{ g/L}} = 16\text{ Litre}
İnülin hücre zarını geçemediği için sadece hücre dışı sıvı bölmesini ölçer.
3
Hücre İçi Sıvı (ICFICF) hacmi, toplam vücut suyundan hücre dışı sıvının çıkarılmasıyla bulunur.
ICF=TBW−ECF=40−16=24 LitreICF = TBW - ECF = 40 - 16 = 24\text{ Litre}
Toplam vücut suyu, hücre içi ve hücre dışı sıvıların toplamından oluşur.

Key Concept

Sıvı bölmeleri ölçümünde seyreltme (dilüsyon) prensibi ve bölmeler arası matematiksel ilişkiler.
Question 31Question →

Hücre membranında bulunan GsG_s (stimülatör G-proteini) ile kenetli reseptörlerin bir ligand ile uyarılması sonucunda, efektör protein olan adenilat siklazın aktivasyonu ile hücre içinde konsantrasyonu artan ikinci haberci aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Siklik AMP (cAMP)

Answer

Siklik AMP (cAMP)
Hücre içi sinyal iletiminde GsG_s proteinleri, adenilat siklaz enzimini doğrudan aktive eder. Bu enzimatik aktivite sonucunda hücre içindeki ATP molekülleri siklik AMP'ye (cAMP) dönüştürülür, bu da cAMP'nin hücre içi seviyelerinde belirgin bir artışa yol açar.

Step-by-Step Solution

1
Reseptör-G proteini etkileşimini belirle.
GsG_s proteininin aktifleşmesi.
Ligandın reseptöre bağlanması G proteininde konformasyonel değişikliğe yol açar.
2
Efektör enzimi tanımla.
Adenilat siklaz aktivasyonu.
GsG_s proteininin alfa alt birimi adenilat siklazı uyarır.
3
İkinci haberci oluşumunu saptar.
ATP'nin cAMP'ye dönüşümü.
Adenilat siklaz, hücre içi ATP'yi parçalayarak ikinci haberci olan cAMP'yi üretir.

Key Concept

G-proteini (GsG_s) aracılı adenilat siklaz - cAMP yolu.

Hints

1
G-proteinlerinin 's' harfi 'stimülatör' (uyarıcı) anlamına gelir ve adenilat siklaz enzimini hedef alır.

Practice More

Fosfodiesteraz enzimlerinin cAMP seviyelerini nasıl düşürdüğünü ve sinyali nasıl sonlandırdığını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 32Question →

Hücre içi vezikül trafiğinde kargoların uzun mesafeli taşınımı ile hücre korteksindeki aktin ağında nihai hedeflerine ulaşmaları arasında bir iş birliği (koordinasyon) mevcuttur. Örneğin melanositlerde melanozomların, mikrotübüller üzerinde periferik dendritlere doğru ilerlemesi ve ardından aktin filamentleri üzerinde 'yakalanarak' dendrit uçlarında homojen bir şekilde dağıtılması gereklidir. Melanozomların merkezden perifere mikrotübül üzerindeki hareketini ve ardından aktin filamentleri üzerindeki tutunmasını sağlayan moleküler motorlar sırasıyla aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Kinezin - Miyozin V

Answer

Melanozomların mikrotübül üzerinde perifere taşınmasını Kinezin, aktin üzerinde tutunmasını ise Miyozin V sağlar.
Hücre merkezinde üretilen melanozomlar, mikrotübüller boyunca artı uca doğru hareket eden kinezin motorları tarafından dendritlere taşınır. Dendrit uçlarına (perifere) yaklaşıldığında, bu veziküller mikrotübüllerden ayrılarak kortikal aktin ağına geçer. Burada aktin bağımlı bir motor olan miyozin V devreye girerek melanozomları dendrit uçlarında dağıtır ve tutar. Bu koordinasyon, derinin homojen pigmentasyonu için kritiktir.

Step-by-Step Solution

1
Taşıma yönünün mikrotübül polaritesine göre belirlenmesi
Hücre merkezinden (MTOC) perifere (dendrit uçları) doğru hareket 'artı uç' yönündedir.
Hücre içi organizasyonda mikrotübül artı uçları genellikle hücre zarına doğru uzanır.
2
Mikrotübül üzerinde artı uç yönlü motor proteinin seçilmesi
Kinezin (özellikle Kinezin-2) melanozomları perifere taşır.
Kinezinler genel olarak anterograd (artı uç) yönlü moleküler motorlardır.
3
Hücre korteksindeki (periferdeki) filament tipinin belirlenmesi
Hücrenin en dış tabakasında (korteks) yoğun bir aktin (mikrofilament) ağı bulunur.
Mikrotübüller periferde sonlanır ve kargoların uç bölgelere dağıtımı aktin filamentlerine geçişi gerektirir.
4
Aktin üzerinde vezikül taşıyan motorun belirlenmesi
Miyozin V motoru melanozomları aktin üzerinde yakalar ve sabitler.
Miyozin V, kargo taşıma kapasitesine sahip olan ve kas dışı hücrelerde organel transportu yapan spesifik bir miyozin tipidir.

Key Concept

Hücre içi organel transportunda mikrotübül ve mikrofilament koordinasyonu (Dual-track transport).

Practice More

Miyozin V veya Rab27a proteinindeki mutasyonların melanozomların dendritlere ulaşamamasına ve 'Griscelli Sendromu' (parsiyel albinizm + immün yetmezlik) kliniğine yol açtığını inceleyiniz.

Alternative Method

Melanositlerde melanozomların 'dispersion' (dağılım) mı yoksa 'aggregation' (merkezde toplanma) mı yapacağına bakarak motor yönü tahmin edilebilir. Dağılım anterograd kinezin ve miyozin V gerektirir.
Estimated Time:2m 0s
Question 33Question →

Sağlıklı bir gönüllüde vücut sıvı bölmelerini ölçmek amacıyla 20002000 mg inülin ve 2525 mg Evans mavisi (T−1824T-1824) intravenöz yolla uygulanıyor. Denge süresi sonunda yapılan ölçümlerde inülinin %10\%10'unun idrarla atıldığı belirleniyor. Plazmadaki inülin konsantrasyonu 0.10.1 mg/ml ve Evans mavisi konsantrasyonu 0.010.01 mg/ml olarak saptanıyor. Buna göre, bu gönüllünün interstisyel sıvı hacmi kaç litredir?

Show answer & explanation

Answer: 15.515.5 L

Answer

İnterstisyel sıvı hacmi 15.515.5 litredir.
İnterstisyel sıvı hacmi doğrudan bir belirteçle ölçülemediği için ECFECF hacmi (inülin ile) ve plazma hacmi (Evans mavisi ile) ayrı ayrı hesaplanıp birbirinden çıkarılır. İnülinin %10\%10'u atıldığı için vücutta kalan 18001800 mg üzerinden hesaplanan ECFECF hacmi 1818 litredir. Plazma hacmi ise 2.52.5 litredir. Aradaki fark olan 15.515.5 litre interstisyel sıvı hacmini verir.

Step-by-Step Solution

1
Ekstrasellüler sıvı (ECFECF) hacmini hesaplamak için inülin miktarından idrarla atılan kısmı çıkarın.
20002000 mg −- (2000×0.102000 \times 0.10) =1800= 1800 mg
Dilüsyon yönteminde vücutta kalan net belirteç miktarı kullanılmalıdır.
2
ECFECF hacmini bulun.
ECF=1800ECF = 1800 mg /0.1/ 0.1 mg/ml =18000= 18000 ml =18= 18 L
İnülin hücre içine giremediği ve sadece ECFECF bölmesine dağıldığı için bu hacmi belirler.
3
Plazma hacmini hesaplayın.
Plazma=25Plazma = 25 mg /0.01/ 0.01 mg/ml =2500= 2500 ml =2.5= 2.5 L
Evans mavisi plazma proteinlerine bağlanarak kapillerlerden sızmaz ve plazma hacmini ölçer.
4
ECFECF hacminden plazma hacmini çıkararak interstisyel sıvı (ISFISF) hacmini hesaplayın.
ISF=18ISF = 18 L −2.5- 2.5 L =15.5= 15.5 L
ECFECF, interstisyel sıvı ve plazmanın toplamından oluşur.

Key Concept

İnterstisyel sıvı hacmi doğrudan ölçülemez; ekstrasellüler sıvı (ECFECF) ile plazma hacmi arasındaki fark (ISF=ECF−PlazmaISF = ECF - Plazma) olarak hesaplanır.
Question 34Question →

İstirahat membran potansiyeli −70 mV-70\,mV olan uyarılabilir bir hücrede, plazma potasyum (K+K^+) düzeyinin normal değerlerin altına düştüğü (hipokalemi) bir klinik tablo gelişmiştir. Nernst denklemi ve membran fizyolojisi prensipleri temel alındığında, bu durumun hücrenin elektrofizyolojik özellikleri üzerindeki en olası etkisi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Potasyum denge potansiyelinin (EKE_K) negatifleşmesi sonucu istirahat membran potansiyeli hiperpolarize olur ve uyarulabilirlik azalır.

Answer

Potasyum denge potansiyelinin negatifleşmesi sonucu istirahat membran potansiyelinin hiperpolarize olması ve uyarılabilirliğin azalması beklenen durumdur.
Doğru yanıt, potasyum denge potansiyelinin negatifleşmesi ve buna bağlı olarak gelişen hiperpolarizasyonun uyarılabilirliği azaltmasıdır. Hipokalemide hücre dışı potasyum azaldığı için iyonun dışarı sızma eğilimi artar, bu da membranı daha negatif (hiperpolarize) yapar ve eşik değerden uzaklaştırır.

Step-by-Step Solution

1
Hipokaleminin iyon gradyanı üzerindeki etkisini belirlemek.
Hücre dışı [K+][K^+] azalır, bu da hücre içi ve dışı arasındaki farkı (gradyanı) artırır.
Nernst denkleminde pay kısmında yer alan dış konsantrasyonun azalması oranı küçültür.
2
Nernst denklemini potasyum için uygulamak.
EK=61×log⁡([K+]dıs\c/[K+]ic\c)E_K = 61 \times \log([K^+]_{dış} / [K^+]_{iç}) formülüne göre, dış potasyum azaldığında EKE_K daha negatif bir değer alır (örneğin −94 mV-94\,mV yerine −105 mV-105\,mV).
İstirahat membran potansiyeli en çok potasyum geçirgenliğine bağlı olduğu için bu negatifleşmeyi takip eder.
3
Membran potansiyeli değişimi ile uyarılabilirlik ilişkisini kurmak.
Hücre −70 mV-70\,mV değerinden daha negatif bir değere (hiperpolarizasyon) kayar. Eşik değer (genelde −55 mV-55\,mV) ile arasındaki mesafe açılır.
Eşik değerden uzaklaşmak, aksiyon potansiyeli başlatmak için daha büyük bir uyaran gerektiğini, dolayısıyla uyarılabilirliğin azaldığını gösterir.

Key Concept

İstirahat membran potansiyeli, Nernst potansiyeli en negatif olan ve geçirgenliği en yüksek olan iyona (potasyum) yakındır; dış potasyumdaki azalmalar membranı hiperpolarize ederek uyarılabilirliği düşürür.

Practice More

Hiperkalemi durumunda neden kas güçsüzlüğü ve paralizi görüldüğünü (sodyum kanalı inaktivasyonu/akomodasyon) araştırarak bu soruyla kıyaslayınız.
Estimated Time:1m 15s
Question 35Question →

Hücre zarının akışkanlığı ve fiziksel bütünlüğü üzerinde kolesterolün kritik bir düzenleyici rolü vardır. Kolesterol, fosfolipidlerin paketlenme derecesini etkileyerek membranın farklı sıcaklıklardaki davranışını modüle eder. Membran biyofiziği ve bileşen etkileşimleri dikkate alındığında, kolesterolün membran özellikleri üzerindeki etkisiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Kolesterol, geçiş sıcaklığının (TmT_m) üzerindeki sıcaklıklarda fosfolipidlerin lateral hareketini kısıtlayarak akışkanlığı azaltır.

Answer

Kolesterol, geçiş sıcaklığının (TmT_m) üzerindeki sıcaklıklarda fosfolipidlerin lateral hareketini kısıtlayarak akışkanlığı azaltır.
Geçiş sıcaklığının (TmT_m) üzerindeki sıcaklıklarda fosfolipidler yüksek kinetik enerjiye sahiptir. Kolesterolün sert halka yapısı, bu hareketli yağ asidi kuyrukları arasına girerek onların lateral hareket serbestliğini kısıtlar. Bu mekanizma, fizyolojik sıcaklıklarda membranın fazla akışkan ve dayanıksız olmasını engelleyerek mekanik stabilite sağlar.

Step-by-Step Solution

1
Kolesterolün amfipatik yapısının membran düzlemindeki yerleşimini analiz etmek.
Kolesterolün rijit steroid halkası fosfolipidlerin yağ asidi kuyrukları ile etkileşime girer.
Bu yerleşim, fosfolipidlerin hareket serbestliğini doğrudan fiziksel engelleme yoluyla etkiler.
2
Yüksek sıcaklıklarda (TmT_m üstü) fosfolipidlerin davranışını değerlendirmek.
Termal enerji arttıkça fosfolipidler daha hızlı hareket eder ve membran aşırı akışkan hale gelme eğilimi gösterir.
TmT_m üzerindeki sıcaklıklar lipidlerin sıvı-kristal fazda olmasını sağlar.
3
Kolesterolün bu yüksek sıcaklık koşulundaki etkisini belirlemek.
Kolesterolün steroid yapısı, fosfolipid kuyruklarının hareketini kısıtlayarak viskoziteyi artırır.
Bu 'tampon' etkisi, membranın mekanik direncini artırarak aşırı akışkanlığı önler.
4
Kolesterolün diğer fiziksel parametreler (geçirgenlik, faz geçişi) üzerindeki etkilerini eleyerek sentez yapmak.
Geçiş sıcaklığının üzerinde lateral difüzyonun kısıtlandığı sonucuna ulaşılır.
Bu durum, akıcı mozaik zar modelinin termodinamik stabilitesi için temel bir gerekliliktir.

Key Concept

Kolesterolün Membran Akışkanlığı ve Faz Geçiş Dinamiği Üzerindeki Tampon Etkisi
Estimated Time:2m 30s
Question 36Question →

Nöronlarda makromoleküllerin, veziküllerin ve organellerin hücre gövdesi (soma) ile akson terminali arasındaki uzun mesafeli taşınımı, hücre iskeleti elemanları ve özgül moleküler motorlar aracılığıyla gerçekleştirilen oldukça organize bir süreçtir. Bu taşıma sistemlerinin yapısal organizasyonu ve fonksiyonel özellikleri göz önüne alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Akson içindeki mikrotübüllerin artı (+) uçları akson terminaline doğru yönlendiği için, organel ve veziküllerin terminale doğru olan hızlı anterograd taşınmasından kinesin ailesi motor proteinleri sorumludur.

Answer

Akson içindeki mikrotübüllerin artı (+) uçları akson terminaline doğru yönlendiği için, veziküllerin anterograd taşınmasından kinesin motor proteinleri sorumludur.
Nöron aksonlarında mikrotübüller polarize yapılardır ve artı (+) uçları her zaman terminale doğru yönlenmiştir. Kinesin motor proteinleri bu mikrotübüller üzerinde artı uca doğru (anterograd) hareket ederek nörotransmitter vezikülleri ve organelleri taşır. Bu, aksonal transportun temel mekanizmasıdır.

Step-by-Step Solution

1
Aksonal mikrotübül polaritesini belirle.
Nöron aksonlarında mikrotübüllerin eksi (-) uçları hücre gövdesine (soma), artı (+) uçları ise akson terminaline (sinaptik uç) bakar.
Moleküler motorların hareket yönünü anlamak için ray sisteminin polaritesini bilmek şarttır.
2
Motor proteinlerin hareket yönünü analiz et.
Kinesinler genellikle artı (+) uca (anterograd), dineinler ise eksi (-) uca (retrograd) doğru hareket eder.
Taşınan yükün (vezikül, organel, sinyal molekülü) hedefine ulaşıp ulaşmadığını belirler.
3
Klinik ve farmakolojik etkileri değerlendir.
Kartagener sendromu dinein defektidir; Paklitaksel ise mikrotübül raylarını dondurarak (stabilize ederek) sistemi çalışmaz hale getirir.
Bilginin patofizyolojik ve klinik bağlamda doğruluğunu test eder.

Key Concept

Mikrotübül Polaritesi ve Moleküler Motorların (Kinesin/Dinein) Yönlülüğü

Practice More

Aksonal transportun hızı (hızlı vs yavaş transport) ve taşınan yüklerin (çözünür proteinler vs organeller) farklarını gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 37Question →

Eritrosit membranında glukozun taşınma kinetiği incelendiğinde; taşınma hızının hücre dışı glukoz konsantrasyonu artışıyla bir noktaya kadar yükselip ardından sabitlendiği (VmaxV_{max}), ortamda galaktoz bulunmasının glukozun taşınma hızını düşürdüğü ve sürecin metabolik enerji üretiminden bağımsız olarak gerçekleştiği saptanmıştır. Bu verilere göre, söz konusu taşınma mekanizması için aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Özgül bir taşıyıcı protein aracılığıyla, madde kendi elektrokimyasal gradyanı yönünde taşınmaktadır.

Answer

Taşınma, özgül bir taşıyıcı protein (GLUT) aracılığıyla maddenin kendi elektrokimyasal gradyanı yönünde (enerji harcanmadan) gerçekleşen kolaylaştırılmış difüzyondur.
Soruda tanımlanan özellikler (doyurulabilirlik, rekabet ve ATP bağımsızlığı) kolaylaştırılmış difüzyonun karakteristikleridir. Bu mekanizmada, madde kendi konsantrasyon gradyanı yönünde, bir taşıyıcı protein yardımıyla, enerji harcanmadan taşınır.

Step-by-Step Solution

1
Verilen kinetik özellikleri analiz et.
Doyurulabilirlik (VmaxV_{max}) ve yarışmalı inhibisyon (galaktoz etkisi) saptanmıştır.
Bu özellikler taşınmanın bir taşıyıcı protein (carrier) aracılığıyla yapıldığını kanıtlar.
2
Enerji gereksinimini değerlendir.
ATP blokajı taşınmayı etkilememektedir.
Sürecin pasif olduğunu (enerji harcanmadığını) ve gradyan yönünde gerçekleştiğini gösterir.
3
Mekanizmayı tanımla.
Taşıyıcı aracılı pasif taşınma = Kolaylaştırılmış difüzyon.
Eritrositlerdeki glukoz taşıyıcısı (GLUT1GLUT1) bu mekanizmanın klasik örneğidir.

Key Concept

Kolaylaştırılmış difüzyon; doyurulabilirlik, özgüllük ve yarışmalı inhibisyon özelliklerine sahip, enerji gerektirmeyen bir taşıyıcı protein aracılı taşınma biçimidir.

Hints

1
Taşınma hızının bir noktadan sonra sabit kalması (VmaxV_{max}), taşıyıcı bir yapının (protein) varlığına işarettir.
2
Eritrositlerde ATP üretimi dursa bile glukoz girişinin devam etmesi, sürecin pasif olduğunu kanıtlar.
3
Bir maddenin başka bir benzer madde (galaktoz) tarafından engellenmesi, taşıyıcı protein üzerindeki bağlanma bölgesi için yarışıldığını gösterir.

Practice More

İnce bağırsak epitelinde glukoz taşınımının (SGLT1SGLT1) neden bu sorudaki özelliklerden farklı olduğunu (sodyum bağımlılığı ve enerji gereksinimi yönünden) araştırın.
Estimated Time:50s
Question 38Question →

Plazmada çok uzun zincirli yağ asitlerinin (VLCFA) birikimi ile karakterize olan, adrenal yetmezlik ve ilerleyici nörolojik dejenerasyonla (Adrenolökodistrofi) seyreden tabloda, fonksiyon bozukluğu görülen hücre organeli aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Peroksizom

Answer

Peroksizom
Çok uzun zincirli yağ asitleri (VLCFA; >C22), mitokondriyal membranlardan geçemezler ve doğrudan mitokondriyal beta-oksidasyona giremezler. Bu yağ asitleri öncelikle peroksizomlarda özel bir beta-oksidasyon sürecine tabi tutulur. Bu süreçte FADH2 yerine H2O2 üretilir ve zincirler kısaltılır (oktanil-CoA'ya kadar). Kısaltılan yağ asitleri daha sonra enerji üretimi için mitokondriye aktarılır. X'e bağlı Adrenolökodistrofi (X-ALD), peroksizom membranındaki ABCD1 taşıyıcı proteininin mutasyonu sonucu VLCFA'ların peroksizoma alınamaması ve kanda birikmesiyle oluşur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tablodaki anahtar bulguyu tanımla.
Çok uzun zincirli yağ asitlerinin (VLCFA) birikimi.
Soruda verilen X-ALD hastalığının temel biyokimyasal belirtisidir.
2
VLCFA metabolizmasının gerçekleştiği hücresel bölgeyi belirle.
Peroksizomlar.
Zincir uzunluğu 22 karbondan fazla olan yağ asitleri (VLCFA), mitokondriye giremez ve sadece peroksizomlarda okside edilebilir.
3
Seçenekler arasından doğru organeli eşleştir.
Peroksizom.
Peroksizom fonksiyon bozukluğunda (veya transporter eksikliğinde) VLCFA yıkılamaz ve birikir.

Key Concept

Peroksizomal Beta-Oksidasyon

Hints

1
Bu organel, hidrojen peroksit (H2O2) üreten oksidaz enzimleri ve onu parçalayan katalaz enzimini bolca içerir.
2
Mitokondriler enerji üretimi için yağ asitlerini yıkar ancak çok uzun zincirli olanları (VLCFA) içeri alıp işleyemez; bu görev başka bir organele aittir.
3
Lorenzo'nun Yağı (Lorenzo's Oil) filmine konu olan hastalık, bu organelin membranındaki taşıyıcı defekti ile ilişkilidir.

Practice More

Peroksizomlarda H2O2 metabolizması ve katalaz enziminin rolü üzerine bir soru çözünüz.
Estimated Time:1m 0s
Question 39Question →

Nöronlarda aksonal taşıma süreçleri, kargo tipine ve yönüne göre özelleşmiş moleküler motorlar tarafından yürütülür. Kuduz virüsü (Rabies) veya Herpes Simplex gibi nörotropik virüslerin, periferik sinir terminallerinden enfekte olduktan sonra merkezi sinir sistemine ulaşmak amacıyla nöron gövdesine (soma) doğru ilerlediği bilinmektedir. Bu virüslerin akson boyunca nöron gövdesine ulaşmasını sağlayan mekanizma ve ilgili hücresel bileşenler hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Mikrotübüllerin (−)(-) ucuna doğru dinein motorları tarafından gerçekleştirilen retrograd taşıma

Answer

Virüsün nöron gövdesine ulaşması, mikrotübüllerin (−)(-) ucuna doğru hareket eden dinein motorları aracılığıyla gerçekleştirilen retrograd taşıma ile sağlanır.
Nöron gövdesine (soma) doğru yapılan taşıma 'retrograd' taşımadır. Aksonlardaki mikrotübüllerin negatif (−)(-) uçları hücre gövdesinde (MTOC bölgesi) sonlanır. Dinein motor proteinleri her zaman mikrotübüllerin negatif ucuna doğru hareket ederek bu retrograd taşıma sürecini yönetirler. Kuduz ve Herpes gibi virüsler bu mekanizmayı 'hackleyerek' sinir sistemine yayılırlar.

Step-by-Step Solution

1
Taşıma yönünün belirlenmesi
Retrograd taşıma
Virüs periferik terminalden nöron gövdesine (soma) doğru ilerlediği için bu hareket merkezcil (retrograd) yöndedir.
2
Ray sisteminin (filament) belirlenmesi
Mikrotübüller
Akson boyunca gerçekleşen uzun mesafeli hızlı taşıma süreçlerinde hücre iskeleti rayı olarak mikrotübüller kullanılır.
3
Mikrotübül polaritesinin analizi
Gövde (−)(-) uç, Terminal (+)(+) uç
Nöron aksonlarında mikrotübüllerin pozitif uçları terminale (distal), negatif uçları ise gövdeye (proksimal) bakacak şekilde organize olmuştur.
4
Motor proteinin seçilmesi
Dinein
Mikrotübüllerin (−)(-) ucuna doğru hareket eden motor protein dineindir; kinezin ise (+)(+) uca hareket eder.

Key Concept

Aksonal Taşıma ve Motor Protein Spesifikliği

Practice More

Kinezin ve dinein proteinlerinin yapısal farklarını ve ATPaz aktivitelerinin hangi bölgede gerçekleştiğini incelemek faydalı olacaktır.
Estimated Time:1m 30s
Question 40Question →

Vücut sıvı bölmelerinin hacmini belirlemek amacıyla kullanılan belirteç dilüsyon yönteminde, kapiller membranı geçmeyip plazma proteinlerine bağlanarak sadece plazma hacmini doğrudan ölçmek için kullanılan madde aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Evans mavisi

Answer

Evans mavisi, plazma proteinlerine bağlanarak damar dışına çıkmadığı için plazma hacmini ölçmek amacıyla kullanılır.
Plazma hacmini ölçmek için kullanılan maddenin damar yatağında hapsolması gerekir. Evans mavisi (T−1824T-1824), plazmadaki albümin moleküllerine bağlanarak kapillerlerden dışarı sızmaz ve bu sayede doğrudan plazma hacminin hesaplanmasını sağlar.

Step-by-Step Solution

1
Plazma hacmi ölçüm prensibini belirle
Belirtecin damar yatağında kalması (kapiller membranı geçmemesi) gerekir.
Sadece damar içindeki sıvı hacminin ölçülmesi hedeflenmektedir.
2
Belirteçlerin özelliklerini karşılaştır
Evans mavisi plazma albüminine bağlanırken, diğerleri (inülin, mannitol, döteryum vb.) damar dışına sızar.
Albümin büyük bir molekül olduğu için sağlıklı kapillerlerden interstisyel alana geçemez.

Key Concept

Belirteç dilüsyon yönteminde bölme hacmi, maddenin o bölmedeki dağılım özelliklerine göre belirlenir; plazma hacmi için proteinlere bağlanan belirteçler (Evans mavisi, RISA) kullanılır.
Estimated Time:45s
PreviousPage 2 / 11Next
Hücre Fizyolojisi Practice Questions — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 2 | Examkin