Mikoloji

596 questions

Question 81Question →

Mantarların saprofitik fazdan (25∘C25^{\circ}C) parazitik faza (37∘C37^{\circ}C) geçişi (termal dimorfizm) sırasında gerçekleşen hücre duvarı remodelingi ve bu yapıların immunojenik özellikleri göz önüne alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Bazı dimorfik patojenlerde maya fazına geçişte hücre duvarındaki α\alpha-(1,3)-glukan miktarının artması, β\beta-(1,3)-glukanları maskeleyerek konak hücrelerindeki Dectin-1 reseptörleri tarafından tanınmayı engeller.

Answer

Bazı dimorfik patojenlerde maya fazına geçişte hücre duvarındaki alfa-(1,3)-glukan miktarının artması, beta-(1,3)-glukanları maskeleyerek konak hücrelerindeki Dectin-1 reseptörleri tarafından tanınmayı engeller.
Doğru seçenekte belirtilen mekanizma, özellikle *Histoplasma capsulatum* gibi dimorfik mantarlarda görülen ileri düzey bir virülans faktörüdür. Mantar, vücut ısısında (37∘C37^{\circ}C) maya formuna geçerken hücre duvarındaki α\alpha-(1,3)-glukan oranını artırır. Bu yapı, konak immün sistem hücreleri (özellikle makrofajlar ve dendritik hücreler) üzerindeki Dectin-1 reseptörlerinin tanıdığı β\beta-(1,3)-glukanların üzerini bir kılıf gibi örterek inflamatuar yanıtın tetiklenmesini önler.

Step-by-Step Solution

1
Hücre duvarı bileşenlerini analiz et
Mantar hücre duvarında kitin, glukan ve mannan proteinleri bulunur.
Tanı ve immunojenite bu yapıtaşları üzerinden gerçekleşir.
2
Termal dimorfizm sürecini değerlendir
25°C'den 37°C'ye geçişte morfoloji ile birlikte biyokimyasal yapı da değişir.
Konak vücut ısısında hayatta kalmak için remodeling gereklidir.
3
İmmün kaçış mekanizmasını incele
Beta-glukanlar Dectin-1 reseptörleri için ana liganddır; maskelenmeleri tanınmayı engeller.
Alfa-glukan artışı bu maskelemenin temel biyokimyasal nedenidir.

Key Concept

Hücre Duvarı Remodelingi ve İmmün Kaçış (Dectin-1 Maskeleme)
Question 82Question →

HIV pozitif, CD4+CD4^+ T lenfosit sayısı 145/mm3145/\text{mm}^3 olan bir hastada son bir aydır giderek artan efor dispnesi, kuru öksürük ve subfebril ateş mevcuttur. Çekilen toraks BT'de yaygın "buzlu cam" manzarası saptanıyor. Hastadan alınan bronkoalveoler lavaj (BAL) örneğinin Gomori metenamin gümüş (GMS) boyamasında "çökmüş pinpon topu" görünümünde kistler izleniyor.

Bu klinik tabloya neden olan mikroorganizma ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Hücre membranında temel sterol olarak kolesterol bulunması nedeniyle amfoterisin B'ye doğal dirençlidir.

Answer

Hücre membranında kolesterol bulunması ve ergosterol eksikliği nedeniyle amfoterisin B'ye doğal direnç göstermesi
Pneumocystis jirovecii'nin hücre membranı yapısında temel sterol olarak ergosterol değil kolesterol bulunur. Amfoterisin B gibi poliyen antifungaller etkilerini membrandaki ergosterole bağlanarak gösterdiklerinden, ergosterol içermeyen P. jirovecii bu ilaçlara karşı doğal (intrinsik) olarak dirençlidir. Benzer şekilde, ergosterol sentezini hedefleyen azol grubu ilaçlar da bu nedenle etkisizdir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et.
HIV+ hasta, düşük CD4 sayısı (<200< 200), buzlu cam manzarası ve GMS boyamasında çökmüş pinpon topu görünümü.
Bu bulgular tipik olarak Pneumocystis jirovecii pnömonisini (PJP) işaret eder.
2
Etkenin biyokimyasal özelliklerini hatırla.
P. jirovecii, taksonomik olarak mantardır ancak hücre membranı kolesterol içerir ve ergosterol sentezlemez.
Antifungal ilaçlara yanıtı belirleyen en kritik yapısal fark budur.
3
Tedavi ve direnç mekanizmalarını değerlendir.
Amfoterisin B ergosterole bağlanarak etki eder; ergosterol yokluğu doğal direnç anlamına gelir.
PJP tedavisinde bu nedenle amfoterisin B veya azoller değil, TMP-SMX ilk tercihtir.

Key Concept

Pneumocystis jirovecii'nin hücre membranı diğer mantarlardan farklı olarak ergosterol yerine kolesterol içerir, bu da poliyen ve azol grubu antifungallere direnç nedenidir.
Estimated Time:1m 30s
Question 83Question →

Kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) nedeniyle uzun süreli sistemik steroid tedavisi alan 6565 yaşındaki bir erkek hastada; ateş, öksürük ve hemoptizi şikayetleri gelişmiştir. Bilgisayarlı tomografide akciğerlerde 'halo belirtisi' saptanmış; biyopsi örneğinde ise dar açılı (45∘45^\circ) dallanma gösteren septalı hifler izlenmiştir. Bu hastada Aspergillus enfeksiyonu tanısını desteklemek amacıyla bakılan serum galaktomannan testi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: İnvaziv aspergillozis tanısında serumda saptanması beklenirken, aspergilloma olgularında genellikle negatif sonuç verir.

Answer

Galaktomannan testi invaziv aspergillozis olgularında serumda saptanırken, aspergilloma gibi non-invaziv durumlarda genellikle negatif sonuç verir.
Galaktomannan, Aspergillus hiflerinin doku içindeki aktif büyümesi sırasında salınan bir hücre duvarı bileşenidir. İnvaziv pulmoner aspergillozis gibi doku istilasının olduğu durumlarda antijen kana geçtiği için serumda saptanabilir. Ancak aspergilloma (mantar topu), mantarların akciğerdeki eski bir kavite içinde non-invaziv bir kitle şeklinde sınırlı kaldığı bir durumdur; doku istilası olmadığı için antijen kana geçemez ve test genellikle negatif sonuç verir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve radyolojik bulguları değerlendir
Steroid kullanımı, hemoptizi ve 'halo belirtisi' hastada İnvaziv Pulmoner Aspergillozis (İPA) olduğunu düşündürür.
Halo belirtisi, invaziv fungal enfeksiyonların (özellikle Aspergillus) erken dönem radyolojik bulgusudur.
2
Morfolojik bulguları doğrula
Septalı hifler ve dar açılı (45∘45^\circ) dallanma Aspergillus cinsi mantarlar için tipiktir.
Doku biyopsisinde bu morfoloji Aspergillus tanısını destekleyen temel mikroskobik özelliktir.
3
Galaktomannan testinin mekanizmasını hatırla
Galaktomannan, hiflerin aktif büyümesi ve doku istilası sırasında kana salınan bir hücre duvarı ekzoantijenidir.
Testin pozitifliği mantarın invaziv karakteri ve doku yükü ile doğrudan ilişkilidir.
4
Testin klinik formlardaki performansını karşılaştır
İnvaziv formlarda (İPA) serumda GM saptanırken, sınırlı ve non-invaziv bir kitle olan aspergillomada serum GM genellikle negatiftir.
Aspergillomada mantar bir kavite içine hapsolduğu için kana yeterli antijen geçişi olmaz.

Key Concept

Aspergillus Tanısal Biyobelirteçleri ve Galaktomannan Yorumlanması
Estimated Time:1m 15s
Question 84Question →

Akut miyeloid lösemi tanısıyla izlenen ve kemoterapi sonrası nötropenik evrede olan 5050 yaşındaki bir erkek hastanın göğüs bilgisayarlı tomografisinde, invaziv fungal enfeksiyon lehine değerlendirilen "ters halo" (reverse halo) belirtisi saptanmıştır. Bu hastadan elde edilen bronkoalveoler lavaj (BAL) örneğinin direkt mikroskobik incelemesinde, aşağıdaki morfolojik özelliklerden hangisinin görülmesi öncelikle Mukorales ordusuna bağlı bir enfeksiyonu düşündürür?

Show answer & explanation

Answer: Geniş çaplı, bölmesiz (senositik), şerit benzeri ve dik (90∘90^{\circ}) açılı dallanan hif yapıları

Answer

Geniş çaplı, bölmesiz (senositik), şerit benzeri ve dik açılı dallanan hif yapıları
Mukorales ordusunda yer alan mantarların dokudaki karakteristik görünümü; geniş çaplı, bölmesiz (senositik) ve dik açılı dallanma gösteren hif yapılarıdır. Ayrıca radyolojik olarak nötropenik hastalarda görülen 'ters halo' belirtisi bu etkenleri güçlü bir şekilde destekler.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ipucunu değerlendir
Nötropenik bir hastada akciğer tomografisinde saptanan "ters halo" (reverse halo) belirtisi, invaziv pulmoner aspergillozdan ziyade öncelikle Mukormikoz (Mukorales enfeksiyonu) için güçlü bir radyolojik göstergedir.
TUS sınavlarında ters halo belirtisi ile Mukormikoz arasındaki ilişki önemli bir ayırıcı tanı bilgisidir.
2
Mukorales morfolojisini hatırla
Mukorales ordusuna ait mantarlar (Rhizopus, Mucor, Lichtheimia) dokuda ve direkt mikroskobik incelemede geniş çaplı (1010-1515 μm\mu m), bölmesiz veya çok nadir bölmeli (senositik), duvarları ince ve düzensiz (şerit benzeri) hifler oluşturur.
Bu morfolojik özellikler onları dar çaplı ve septalı olan küflerden ayırır.
3
Dallanma açısını kontrol et
Mukorales hifleri tipik olarak dik açıyla (90∘90^{\circ} civarı) dallanırken, Aspergillus gibi septalı küfler dar açıyla (45∘45^{\circ}) dallanır.
Dallanma açısı mikroskobik ayırıcı tanıda en kritik kriterlerden biridir.

Key Concept

Mukorales Morfolojisi ve Ters Halo Belirtisi

Alternative Method

Radyolojik bulgu (ters halo) biliniyorsa, seçeneklerde doğrudan Mukorales morfolojisi aranarak süre kazanılabilir.
Estimated Time:1m 15s
Question 85Question →

Lenfoma nedeniyle kemoterapi alan ve derin nötropenisi olan bir hastanın akciğer biyopsi örneğinin Sabouraud Dextrose Agar (SDA) besiyerindeki kültürü, 24−4824-48 saat içinde tüm petri yüzeyini kaplamış ve petri kapağını yukarı itecek kadar hızlı büyüme ("lid-lifter") göstermiştir. Mikroskobik incelemede sporangiyum yapıları ve geniş, bölmesiz hifler saptanmıştır.

Bu hastada en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Rhizopus oryzae

Answer

Hızlı büyüme özelliği ve mikroskobik olarak geniş, bölmesiz hifler ile sporangiyum yapısı gösteren Rhizopus oryzae en olası etkendir.
Rhizopus oryzae, Mukorales takımı içerisinde yer alan, immünsüprese hastalarda agresif seyreden ve laboratuvarda 24−4824-48 saat içinde tüm petriyeye yayılarak kapağı havaya kaldıran (lid-lifter) çok hızlı üreme karakterine sahip bir küf mantarıdır. Mikroskobik incelemede geniş, bölmesiz hifler ve içerisinde sporların bulunduğu sporangiyum yapıları tanı koydurucudur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik risk faktörlerini ve kültür özelliklerini değerlendir.
Nötropenik bir hastada, besiyerinde 24−4824-48 saat içinde aşırı hızlı üreyen bir küf saptanmıştır.
Hızla yayılan ve petri kapağını kaldıran ("lid-lifter") büyüme özelliği Mukorales grubu (Zygomycetes) mantarlar için tipiktir.
2
Mikroskobik morfolojiyi analiz et.
Geniş, bölmesiz (aseptat/pösisptat) hifler ve sporangiyum yapıları saptanmıştır.
Geniş hifler ve sporangiyum, Mukorales'i (Rhizopus, Mucor, Lichtheimia vb.) septalı hifli küflerden (Aspergillus, Fusarium vb.) ayıran temel özelliktir.
3
Bulguları seçeneklerle eşleştir.
Karakteristik özellikleri karşılayan Rhizopus oryzae tanımlanır.
Seçenekler arasında Mukorales grubuna dahil olan tek etken Rhizopus oryzae'dir.

Key Concept

Mukorales grubu mantarlar (Rhizopus vb.), kültürde 'lid-lifter' (kapak kaldıran) olarak bilinen çok hızlı büyüme yeteneğine ve dokuda/kültürde geniş, bölmesiz hif yapısına sahiptir.

Hints

1
Bu küfün büyüme hızı o kadar fazladır ki petri kapağını yerinden oynatabilir.
2
Mikroskobik incelemede hiflerin çapının çok geniş ve içinde bölmelerin (septumların) olmadığına dikkat edin.

Practice More

Rhizopus ile Mucor arasındaki ayrımı, rizoidlerin konumu üzerinden tekrar edin.
Estimated Time:50s
Question 86Question →

İnsan patojeni olan mantarların genel biyolojik özellikleri, hücresel yapıları ve laboratuvar tanısı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Mantar hücre duvarında kitin ve β\beta-glukanlar yer alırken, hücre membranında sterol olarak ergosterol bulunur.

Answer

Mantar hücre duvarında kitin ve β\beta-glukanlar bulunur, membran yapısında ise temel sterol ergosteroldür.
Mantarlar, ökaryotik hücre yapısına sahip organizmalardır. Onları hem hayvan hücrelerinden hem de bakterilerden ayıran en temel özellikler; hücre duvarlarında kitin ve glukan bulunması, hücre membranlarında ise sterol olarak ergosterol içermeleridir. Bu yapılar, ekinokandinler ve poliyenler gibi antifungal ilaçların temel hedeflerini oluşturur.

Step-by-Step Solution

1
Mantarların hücresel sınıflandırmasını belirle.
Mantarlar ökaryotik organizmalardır.
Zarlı organeller ve gerçek çekirdek yapısı ayrımı için gereklidir.
2
Hücre duvarı bileşenlerini analiz et.
Duvar yapısında kitin, β\beta-1,3 ve β\beta-1,6 glukanlar ile mannan proteinleri bulunur.
Bakteriyel peptidoglikandan farkını belirlemek için kritiktir.
3
Hücre membranı yapısını incele.
Membranda temel sterol bileşeni ergosteroldür.
Memelilerdeki kolesterol ve bakterilerdeki (Mikoplazma hariç) sterol yokluğu ile ayrım sağlar.
4
Termal dimorfizm ve tanısal özellikleri kontrol et.
37 derecede maya, 25 derecede küf (mold) formu görülür; KOH keratin erimesini, Çini mürekkebi kapsül görünürlüğünü sağlar.
Klinik örneklerdeki morfolojik tanıyı doğrulamak için kullanılır.

Key Concept

Mantar ve Bakteri Hücre Yapısı Karşılaştırması
Estimated Time:1m 15s
Question 87Question →

3232 yaşında, çocukluktan beri bronşiyal astım tanısıyla takip edilen bir hasta; son zamanlarda artan nefes darlığı, öksürük ve koyu renkli, tıkaç tarzında balgam çıkarma şikayetleriyle başvuruyor. Yapılan tetkiklerinde periferik kanda eozinofili (1500/μL1500/\mu L) ve total serum IgE düzeyinde belirgin artış (32003200 IU/mL) saptanıyor. Toraks bilgisayarlı tomografisinde santral bronşektazi izlenen bu hastada, en olası tanıyı desteklemek için aşağıdaki bulgulardan hangisinin saptanması beklenir?

Show answer & explanation

Answer: Aspergillus antijenlerine karşı deri testi pozitifliği veya spesifik IgE yüksekliği

Answer

Aspergillus antijenlerine karşı deri testi pozitifliği veya spesifik IgE yüksekliği
Olgu sunumunda verilen astım öyküsü, eozinofili, aşırı yüksek serum IgE düzeyi ve radyolojik olarak saptanan santral bronşektazi, Alerjik Bronkopulmoner Aspergillozis (ABPA) için tipiktir. ABPA tanısını doğrulamak için Aspergillus fumigatus antijenlerine karşı gelişmiş olan Tip I aşırı duyarlılığın (pozitif deri testi veya serumda spesifik IgE) gösterilmesi majör bir tanı kriteridir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik verileri analiz et
Hasta astım öyküsü olan, yüksek eozinofili (>500/μL> 500/\mu L), çok yüksek total IgE (>1000> 1000 IU/mL) ve santral bronşektazisi olan bir olgudur.
Bu bulgular klasik olarak Alerjik Bronkopulmoner Aspergillozis (ABPA) tablosunu işaret eder.
2
Tanı kriterlerini hatırla
ABPA tanısı için Aspergillus antijenlerine karşı Tip I aşırı duyarlılık (deri testi veya spesifik IgE) gösterilmelidir.
ABPA, mantarın hava yollarını kolonize etmesine karşı gelişen immünolojik bir yanıttır.

Key Concept

Alerjik Bronkopulmoner Aspergillozis (ABPA) Tanı Kriterleri
Estimated Time:1m 30s
Question 88Question →

Hematolojik malignite nedeniyle kemoterapi alan ve derin nötropenisi (mutlakno¨trofilsayısı<500/mm3mutlak nötrofil sayısı < 500/mm^3) olan bir hastada; yüksek ateş ve plöretik göğüs ağrısı gelişiyor. Toraks BT'de saptanan nodüler lezyonun çevresindeki "halo belirtisi", hastanın takibinde nötrofil sayısının artışıyla birlikte yerini "hava hilali" (air-crescent) görünümüne bırakıyor. Bu hastadaki radyolojik değişimler ve etkenin özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: "Halo belirtisi", hiflerin vasküler invazyonu sonucu odak çevresinde oluşan hemoraji ve ödemi yansıtır.

Answer

Halo belirtisinin hiflerin vasküler invazyonu sonucu odak çevresinde oluşan hemoraji ve ödemi yansıtması
Halo belirtisi, invaziv pulmoner aspergillozun (İPA) karakteristik bir bulgusudur ve mantar hiflerinin akciğer arterlerini istila etmesi (anjiyoinvazyon) sonucu odak etrafında oluşan hemoraji ve ödemi temsil eder. Bu bulgu nötropenik hastalarda erken dönemde görülmesi nedeniyle tanısal açıdan kritiktir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz et
Derin nötropenik bir hastada ateş ve göğüs ağrısı ile birlikte tipik radyolojik bulguların varlığı İnvaziv Pulmoner Aspergilloz (İPA) tanısını düşündürür.
Aspergillus türleri nötropenik hastalarda en sık görülen invaziv küf mantarıdır.
2
Radyolojik bulguların patolojik karşılığını değerlendir
Halo belirtisi erken evre anjiyoinvazyonu (hemoraji), hava hilali ise geç evre sekestrasyonu (iyileşme) temsil eder.
Aspergillus'un en önemli özelliklerinden biri damar duvarını istila etme yeteneğidir (anjiyoinvazyon).
3
Etkenin morfolojik ve laboratuvar özelliklerini doğrula
Septalı, dar açılı dallanan hifler ve serumda galaktomannan pozitifliği tanıyı kesinleştirir.
Ayırıcı tanıda Mucorales (dik açılı, bölmesiz) dışlanmalıdır.

Key Concept

İnvaziv Pulmoner Aspergillozda anjiyoinvazyonun radyolojik yansıması (halo) ve iyileşme evresindeki bulgusu (hava hilali)

Practice More

Fırsatçı mantarların radyolojik bulguları ile vasküler invazyon kapasiteleri arasındaki ilişkiyi gözden geçirin.
Estimated Time:2m 0s
Question 89Question →

İnvaziv aspergillozis tanısıyla ekinokandin grubu (kaspofungin, mikafungin veya anidulafungin) bir antifungal ile tedavi edilen hastada, tedaviye yanıt alınamaması üzerine yapılan duyarlılık testlerinde suşun dirençli olduğu saptanmıştır. Bu Aspergillus fumigatusAspergillus\ fumigatus suşunda gelişen ekinokandin direncinin altında yatan temel moleküler mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: 1,3-β\beta-D-glukan sentaz enzim kompleksinin katalitik alt birimini kodlayan FKS1FKS1 genindeki mutasyonlar

Answer

Direnç, 1,3-β\beta-D-glukan sentaz enzim kompleksinin katalitik alt birimini kodlayan FKS1 genindeki mutasyonlardan kaynaklanır.
Doğru yanıt olan seçenek, ekinokandinlerin temel hedefi olan 1,3-β\beta-D-glukan sentaz enzimindeki yapısal değişikliği belirtmektedir. Ekinokandin direnci, bu enzimin katalitik alt birimini kodlayan FKS1 (ve bazen FKS2) genindeki 'hot-spot' bölgelerindeki mutasyonlar sonucu ilacın enzime bağlanamamasıyla gerçekleşir.

Step-by-Step Solution

1
İlaç grubunun (ekinokandinler) etki mekanizmasını hatırla.
Ekinokandinler mantar hücre duvarındaki 1,3-β\beta-D-glukan sentaz enzimini inhibe eder.
Direnç mekanizmaları genellikle ilacın hedef aldığı molekül veya yolak ile ilişkilidir.
2
Aspergillus türlerinde ekinokandinlere karşı 'kazanılmış direnç' mekanizmasını analiz et.
Dirençli suşlarda enzim kompleksinin ilaçla etkileşime giren kısmında (FKS1 gen bölgesi) yapısal değişiklik saptanır.
Ekinokandin direnci, ilacın enzime bağlanma afinitesini düşüren hedef mutasyonları ile karakterizedir.
3
Diğer seçeneklerdeki mekanizmaların hangi ilaçlara ait olduğunu belirleyerek eleme yap.
cyp51A mutasyonu azollere, ergosterol kaybı poliyenlere, sitozin deaminaz kaybı flusitozine aittir.
TUS sınavında antifungal soruları genellikle hedef molekül-ilaç grubu eşleştirmesi üzerinden ayırıcı tanı yaptırır.

Key Concept

Ekinokandinlerin (Kaspofungin vb.) hedefi 1,3-β\beta-D-glukan sentazdır; direnç ise FKS gen mutasyonları ile gelişir.

Practice More

Ekinokandinlerin Aspergillus suşlarına karşı fungisidal değil, fungistatik (hyphal tip hasarı yapıcı) etkili olduğunu ve bu durumun Candida türlerinden (fungisidal) farklılık gösterdiğini unutmayın.
Estimated Time:1m 40s
Question 90Question →

On yıl önce geçirilmiş akciğer tüberkülozu öyküsü olan 5858 yaşındaki bir erkek hasta, son aylarda tekrarlayan hemoptizi şikayetiyle başvuruyor. Çekilen bilgisayarlı tomografide, sağ akciğer üst lobdaki eski bir tüberküloz kavitesi içerisinde, hastanın pozisyonuyla yer değiştiren solid bir kitle ve çevresinde 'hava hilesi' (monod belirtisi) saptanıyor. Bu hastanın lezyonundan alınan biyopsi örneğinin mikroskobik incelemesinde saptanması en muhtemel bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Dar açıyla (45∘45^\circ) dallanan, düzenli septalı hifler

Answer

Aspergillus türlerinin karakteristik özelliği olan dar açıyla (45∘45^\circ) dallanan, düzenli septalı hifler
Vakadaki klinik tablo (eski kavite, hemoptizi, mobil kitle, monod belirtisi) aspergilloma ile tam uyumludur. Bu duruma en sık neden olan etken Aspergillus fumigatus'tur. Aspergillus türlerinin mikroskobik incelemesinde görülen dar açıyla (45∘45^\circ) dallanan ve düzenli bölmelere (septalara) sahip hifler en önemli tanısal morfolojik özelliktir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve radyolojik bulguları değerlendir
Eski bir tüberküloz kavitesi içinde mobil kitle ve hemoptizi varlığı 'aspergilloma' (mantar topu) tanısını düşündürür.
Aspergilloma, önceden var olan akciğer kavitelerine (tüberküloz, sarkoidoz vb.) Aspergillus konidialarının yerleşip çoğalmasıyla oluşur.
2
Etkenin morfolojik özelliklerini belirle
Aspergillus cinsi mantarlar dokuda septalı hifler ve dar açılı dallanma gösterir.
Bu morfolojik özellik, Aspergillus'u geniş açılı dallanan ve septasız olan Mukorales grubu küf mantarlarından ayırmada kritiktir.

Key Concept

Aspergillus türlerinin dokudaki morfolojik ayırıcı özellikleri ve aspergilloma klinik sunumu.

Alternative Method

Laboratuvarda kültürde üretildiğinde konidiyofor yapısının (vezikül ve sterigmalar) incelenmesi türe özgü tanı sağlar, ancak doku tanısında hif morfolojisi esastır.
Estimated Time:1m 15s
Question 91Question →

HIV pozitif bir hastada, CD4+CD4^+ T lenfosit sayısının 200/mm3200/mm^3'ün altına düşmesiyle gelişen interstisyel pnömoni tablosunda, bronkoalveoler lavaj (BAL) örneğinin Gomori Methenamine Silver (GMS) boyamasında "çökük ping-pong topu" görünümünde kistler saptanmıştır. Bu etkenin tedavisinde amfoterisin B ve azol grubu antifungallerin tercih edilmemesinin temel nedeni olan yapısal özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Hücre membranında temel sterol olarak ergosterol yerine kolesterol bulunması

Answer

Pneumocystis jirovecii'nin hücre membranında temel sterol olarak kolesterol bulunması
Pneumocystis jirovecii, biyolojik olarak mantarlar aleminde yer almasına rağmen hücre membranında ergosterol yerine kolesterol sentezler. Azol grubu ilaçlar (ergosterol sentezini bozanlar) ve amfoterisin B (ergosterole bağlananlar) bu nedenle etkisizdir. Bu yapısal farklılık, enfeksiyon tedavisinde neden antifungal yerine trimetoprim-sulfametoksazol (TMP-SMX) gibi ilaçların kullanıldığını açıklar.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve mikroskobik verileri değerlendir
HIV+, düşük CD4+ sayısı, GMS boyasında ping-pong topu görünümü etkenin Pneumocystis jirovecii olduğunu gösterir.
Tanısal özelliklerin belirlenmesi doğru biyolojik çıkarım için gereklidir.
2
Antifungal ilaçların etki mekanizmasını hatırla
Azoller ergosterol sentezini inhibe eder, amfoterisin B ise ergosterole bağlanarak gözenek oluşturur.
İlaçların neden etkisiz olduğunu anlamak için hedeflerini bilmek gerekir.
3
Pneumocystis jirovecii'nin membran yapısını analiz et
Bu mikroorganizma diğer mantarlardan farklı olarak membranında ergosterol yerine kolesterol taşır.
Membrandaki hedef molekülün (ergosterol) yokluğu, ilacın bağlanacak yer bulamamasına ve doğal dirence neden olur.

Key Concept

Pneumocystis jirovecii'nin tipik mantar antifungallerine direnç mekanizması
Estimated Time:45s
Question 92Question →

Klinik pratikte dermatofitlerin neden olduğu inatçı tinea capitis ve tinea unguium vakalarının sistemik tedavisinde kullanılan, mantar hücresinde mikrotübül proteinlerine bağlanarak mitotik iğcik fonksiyonunu bozan ve nükleer bölünmeyi metafaz aşamasında durduran antifungal ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Griseofulvin

Answer

Griseofulvin
Griseofulvin, mantar hücrelerinde tübülin proteinine bağlanarak mikrotübül polimerizasyonunu ve dolayısıyla mitotik iğcik oluşumunu bozar. Bu durum, mantar hücresinin bölünmesini metafaz aşamasında durdurarak fungistatik etki gösterir. Özellikle keratinize dokulara (saç, deri, tırnak) afinitesi yüksektir, bu nedenle dermatofit enfeksiyonlarında (tinea) tercih edilir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik endikasyon ve hedef mikroorganizmanın belirlenmesi
Soru, dermatofit enfeksiyonlarına (Tinea capitis/unguium) yönelik sistemik bir ilaç sormaktadır.
Dermatofitler keratinize dokuları enfekte eden mantarlardır ve Griseofulvin ile Terbinafin bu grupta sık kullanılır.
2
Hücresel hedef ve mekanizmanın analizi
İlacın mikrotübüllere bağlanarak mitozu (metafazda) durdurduğu belirtilmiştir.
Antifungaller arasında mikrotübülleri hedef alarak iğcik oluşumunu bozan tek klasik ilaç Griseofulvin'dir.

Key Concept

Antifungal ilaçların etki mekanizmaları ve hücresel hedefleri (Mikrotübül inhibisyonu)
Question 93Question →

Kuzey Amerika'nın Büyük Göller (Great Lakes) havzasında yaşayan ve nehir kenarında kamp yapma öyküsü olan 4242 yaşındaki erkek hastada, öksürük ve ateş şikayetlerine eşlik eden kronik verrüköz deri lezyonları saptanıyor. Biyopsi örneğinin 37∘C37^{\circ}C inkübasyonundaki mikroskobik incelemesinde kalın hücre duvarına sahip, tek ve "geniş tabanlı tomurcuklanan" (broad-based budding) maya hücreleri görülüyor. Bu etkenin 25∘C25^{\circ}C’deki kültür ortamında görülmesi beklenen morfolojik yapısı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Hiflerin yan tarafında tek tek yerleşen armut biçimli mikrokonidiyumlar

Answer

Hiflerin yan tarafında tek tek yerleşen armut biçimli mikrokonidiyumlar
Vakada tanımlanan klinik tablo ve biyopsi örneğindeki 'geniş tabanlı tomurcuklanan maya' morfolojisi, bir sistemik mikoz etkeni olan Blastomyces dermatitidis'e aittir. Bu mantar termal dimorfizm gösterir; dokuda ve 37∘C37^{\circ}C'de maya fazında, doğada ve 25∘C25^{\circ}C'de ise küf fazında bulunur. Küf fazındaki karakteristik görünümü, hiflerin uçlarında veya yanlarında tek tek (lollipop benzeri) yerleşen armut biçimli mikrokonidiyumlardır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve morfolojik verileri değerlendir
Etken Blastomyces dermatitidis olarak tanımlandı.
Büyük Göller havzası yerleşimi, akciğer ve deri tutulumu ile 'geniş tabanlı tomurcuklanma' tipik bulgulardır.
2
Etkenin termal dimorfizm özelliğini hatırla
Mantarı 25°C'deki küf fazına göre sorgula.
Sistemik mikoz etkenleri 37°C'de maya, 25°C'de küf fazında bulunur.
3
Blastomyces dermatitidis'in küf fazı morfolojisini belirle
Hif ve mikrokonidiyum yapısı beklenir.
Bu mantarın karakteristik küf morfologisi hifler üzerinde 'lollipop' benzeri duran mikrokonidiyumlardır.

Key Concept

Sistemik mikoz etkenlerinin coğrafi dağılımı ve termal dimorfik morfolojileri.
Question 94Question →

2828 yaşında, bilinen herhangi bir immünsüpresif hastalığı bulunmayan erkek hasta, Avustralya seyahati sonrasında gelişen öksürük ve göğüs ağrısı şikayetiyle başvuruyor. Çekilen akciğer tomografisinde multipl nodüler lezyonlar (kriptokokom) izleniyor. Biyopsi örneğinin Çini mürekkebi incelemesinde kapsüllü maya hücreleri görülüyor. Etkenin "kanavanin-glisin-bromtimol mavisi" (CGB) agar besiyerinde mavi renk oluşturarak ürediği saptanıyor. Bu hastada enfeksiyona neden olan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Cryptococcus gattii

Answer

İmmünokompetan bir hastada, seyahat öyküsü ve akciğerde kitle (kriptokokom) varlığında izole edilen, CGB agarda mavi renk oluşturan kapsüllü maya mantarı Cryptococcus gattii'dir.
Doğru seçenek Cryptococcus gattii'dir. Bu mikroorganizma, Cryptococcus neoformans'ın aksine sıklıkla immün sistemi sağlam bireylerde enfeksiyon yapar ve akciğerlerde 'kriptokokom' adı verilen kitle benzeri lezyonlara daha sık yol açar. Tanımlanmasında kullanılan en spesifik testlerden biri CGB agardır; bu besiyerindeki kanavanini kullanabilmesi ve glisini karbon kaynağı olarak tüketerek ortamın pH'ını yükseltip bromtimol mavisini maviye dönüştürmesi tipiktir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın immün durumunu ve klinik prezentasyonunu değerlendir.
İmmünokompetan konak, tropikal seyahat öyküsü ve akciğerde kitle (kriptokokom).
Cryptococcus türleri arasında ayırıcı tanı yapmak için konak durumu ve seyahat öyküsü kritiktir.
2
Mikrobiyolojik inceleme bulgularını yorumla.
Çini mürekkebi ile kapsüllü maya hücreleri görülmesi Cryptococcus genusuna işaret eder.
Polisakkarit kapsül, Cryptococcus türleri için karakteristik bir virülans faktörüdür.
3
Spesifik biyokimyasal test sonucunu analiz et.
CGB agarda mavi renk oluşumu pozitiftir.
CGB agar, Cryptococcus gattii'yi (pozitif) Cryptococcus neoformans'tan (negatif) ayırmak için kullanılan altın standart testtir.

Key Concept

Cryptococcus gattii, immünokompetan bireyleri enfekte edebilmesi ve kanavanin-glisin-bromtimol mavisi (CGB) agar testi ile Cryptococcus neoformans'tan ayrılmasıyla karakterizedir.
Estimated Time:1m 30s
Question 95Question →

Küçük hücreli akciğer karsinomu (SCLCSCLC) tanısıyla izlenen 5656 yaşında erkek hastada, tümörün ektopik ACTHACTH sentezine bağlı olarak Cushing sendromu ve buna ikincil ağır immünsüpresyon gelişmiştir. Hastada son birkaç gündür ilerleyici nefes darlığı ve kuru öksürük şikayetleri başlamıştır. Fizik muayenede takipne ve hipoksi saptanırken, akciğer grafisinde bilateral interstisyel infiltrasyonlar; toraks BT’de ise yaygın 'buzlu cam' manzarası izlenmektedir. Bronkoalveolar lavaj (BALBAL) örneğinin Gomori Metenamin Gümüş (GMSGMS) boyamasında 5−8μm5-8 \mu m boyutlarında, duvarı boyanmış, ortası çökmüş kist yapıları görülmüştür. Bu tabloya neden olan mikroorganizma ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Hücre membranında ergosterol yerine kolesterol bulundurması nedeniyle poliyen grubu antifungallere doğal dirençlidir.

Answer

Pneumocystis jirovecii'nin hücre membranında ergosterol yerine kolesterol bulunması, poliyen grubu antifungallere (amfoterisin B) karşı doğal dirençli olmasına neden olur.
Doğru olan seçenek, mikroorganizmanın hücre membranında ergosterol yerine kolesterol bulundurması ve bu nedenle poliyenlere dirençli olmasıdır. P. jirovecii bir mantar olmasına rağmen, biyokimyasal olarak diğer mantarlardan ayrılan bu özelliği nedeniyle amfoterisin B gibi ergosterole bağlanan ilaçlara yanıt vermez. Bu nedenle tedavide ilk seçenek TMP-SMX'tir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve radyolojik bulguları değerlendir
Ağır immünsüpresyon (Cushing), hipoksi, bilateral buzlu cam manzarası ve GMS pozitif kistler Pneumocystis jirovecii pnömonisini (PCP) işaret eder.
PCP, T-hücre kusuru olan hastalarda görülen klasik bir fırsatçı enfeksiyondur.
2
Mikroorganizmanın biyokimyasal özelliklerini analiz et
P. jirovecii'nin hücre membranında ergosterol yoktur, temel sterol kolesteroldür.
Bu fark, tipik antifungal ilaçların (poliyenler ve azoller) neden etkisiz olduğunu açıklar.
3
Tanı yöntemlerini ve tedavi duyarlılığını karşılaştır
GMS boyası kistleri (ezilmiş pinpon topu) gösterir, ancak mikroorganizma kültürde üretilemez.
P. jirovecii'nin kültürü yapılamadığı için tanı mikroskobik morfolojiye dayanır.

Key Concept

Pneumocystis jirovecii'nin membran yapısı (ergosterol yokluğu) ve bunun tedaviye/dirence etkisi.
Question 96Question →

Akut miyeloid lösemi nedeniyle izlenen ve ağır nötropenisi olan bir hastanın solunum yolu örneğinden yapılan direkt mikroskobik incelemede; düzenli septalı ve dar açılı (yaklaşık 45∘45^\circ) dallanma gösteren hif yapıları saptanmıştır. Bu tabloya neden olan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Aspergillus fumigatus

Answer

Aspergillus fumigatus
Aspergillus türleri, dokularda ve direkt preparatlarda karakteristik olarak septalı hifler ve yaklaşık 45∘45^\circ açıyla (dar açılı/dikotom) dallanma gösterirler. Bu morfolojik görünüm, özellikle nötropenik hastalarda invaziv aspergilloz tanısı için çok değerlidir.

Step-by-Step Solution

1
Mikroskobik bulguları analiz et
Hiflerin septalı olduğu ve dallanma açısının dar (45∘45^\circ) olduğu belirlendi.
Bu morfolojik özellikler Aspergillus türlerini diğer fırsatçı küf mantarlarından ayırmak için en temel kriterdir.
2
Klinik bağlamı değerlendir
Nötropenik hasta ve invaziv pulmoner enfeksiyon şüphesi.
Nötropeni, Aspergillus enfeksiyonları için en önemli risk faktörlerinden biridir.

Key Concept

Aspergillus türlerinin mikroskobik morfolojisi: Septalı hifler ve dar açılı (45∘45^\circ) dallanma.
Question 97Question →

Çocukluğundan beri astım tanısı olan 3535 yaşında bir kadın hasta, son aylarda ağırlaşan nefes darlığı, öksürük ve 'eldiven parmağı' şeklinde kahverengi, yoğun mukuslu balgam çıkarma şikayetleriyle başvuruyor. Laboratuvar tetkiklerinde mutlak eozinofil sayısı 2100/mm32100/mm^3, total IgE düzeyi 28002800 IU/mL ve serumda *Aspergillus* presipitan antikorları (IgG) pozitif saptanıyor. Toraks BT'de santral bronşektazi ve proksimal bronşlarda mukus tıkaçları izleniyor.

Bu hastadaki klinik tablonun patogenezinden sorumlu temel immünolojik süreç aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Aspergillus antijenlerine karşı gelişen Tip I ve Tip III hipersensitivite reaksiyonlarının birlikteliği

Answer

Aspergillus antijenlerine karşı gelişen Tip I ve Tip III hipersensitivite reaksiyonlarının birlikteliği
Vakada tanımlanan yüksek total IgE, periferik eozinofili ve astım semptomları Tip I hipersensitiviteyi; serumdaki presipitan antikorlar (IgG) ve bronş duvarında hasara yol açan immün kompleks birikimi ise Tip III hipersensitiviteyi gösterir. Bu iki mekanizmanın kombinasyonu ABPA'nın temelini oluşturur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve laboratuvar bulgularının analizi
Astım öyküsü, kahverengi mukus tıkaçları, yüksek eozinofili (>1000/mm3>1000/mm^3), çok yüksek total IgE (>1000>1000 IU/mL) ve santral bronşektazi varlığı Allerjik Bronkopulmoner Aspergilloz (ABPA) tanısını koydurur.
ABPA, astımlı veya kistik fibrozisli hastalarda Aspergillus antijenlerine karşı gelişen bir aşırı duyarlılık tablosudur.
2
İmmünopatolojik mekanizmanın belirlenmesi
Yüksek IgE ve eozinofili Tip I yanıtı; Aspergillus presipitinleri (IgG) ve bronş hasarı (bronşektazi) Tip III yanıtı yansıtır.
ABPA'da kolonize olan hiflerden salınan antijenler her iki aşırı duyarlılık yolunu da tetikler.

Key Concept

Allerjik Bronkopulmoner Aspergilloz (ABPA) patogenezinde Tip I (IgE) ve Tip III (IgG-immün kompleks) hipersensitivite reaksiyonları birlikte yer alır.

Practice More

İnvaziv aspergillozun radyolojik bulguları (halo işareti ve hava hilali) ile konak savunma hücreleri (makrofaj-konidyum, nötrofil-hif) arasındaki ilişkiyi gözden geçirin.
Estimated Time:1m 30s
Question 98Question →

Güney Amerika'da (Brezilya) kahve tarlalarında çalışan bir hastanın mukoza lezyonlarından yapılan biyopside 37∘C37^{\circ}C inkübasyonda 'gemi dümeni' (pilot wheel) görünümünde çok sayıda tomurcuklanan maya hücreleri gözlenmiştir. Bu enfeksiyon etkeni ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Doğal ortamda (25∘C25^{\circ}C) küf, dokuda veya 37∘C37^{\circ}C kültüründe maya formunda bulunur.

Answer

Sistemik mikoz etkeni olan bu mantar, termal dimorfizm göstererek doğal ortamda (25∘C25^{\circ}C) küf, dokuda (37∘C37^{\circ}C) ise maya formunda bulunur.
Vakada tanımlanan 'gemi dümeni' görünümü ve Güney Amerika yerleşimi Paracoccidioides brasiliensis enfeksiyonunu (parakoksidioidomikoz) kesinleştirir. Paracoccidioides brasiliensis, diğer sistemik mikoz etkenleri gibi termal dimorfik bir mantardır. Bu mantarlar doğada veya laboratuvarda 25∘C25^{\circ}C'de küf (hif) formunda ürerken, dokuda veya 37∘C37^{\circ}C'de maya formunda bulunurlar.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ipuçlarını değerlendir.
Güney Amerika (Brezilya) ve mukoza lezyonları endemik bir mantar enfeksiyonuna işaret eder.
Coğrafi bölge ve klinik tablo sistemik mikozların ayırıcı tanısında kritiktir.
2
Morfolojik bulguyu tanımla.
Doku örneğinde görülen 'gemi dümeni' (pilot wheel) görünümü Paracoccidioides brasiliensis için patognomoniktir.
Çok sayıda tomurcuklanan maya hücresi bu mantarın doku formudur.
3
Mantarların biyolojik özelliklerini hatırla.
Paracoccidioides brasiliensis bir sistemik mikoz etkenidir ve termal dimorfizm gösterir.
Sistemik mikozlar sıcaklığa bağlı olarak küf ve maya fazları arasında geçiş yapar.

Key Concept

Termal Dimorfizm (Sistemik Mikozlar)
Question 99Question →

Kontrolsüz diabetes mellitus öyküsü olan 6262 yaşındaki bir erkek hasta; sağ gözde şişlik, ağrı ve ani görme kaybı şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenede sağ orbital bölgede şiddetli ödem ve sert damakta siyah renkli, nekrotik bir eskar dokusu saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde kan şekeri 450450 mg/dL ve idrarda keton pozitif bulunuyor.

Bu hastadan alınan doku biyopsisinin direkt mikroskobik incelemesinde aşağıdakilerden hangisinin görülmesi en olasıdır?

Show answer & explanation

Answer: Düzensiz genişlikte, bölmesiz (aseptat) ve dik açıyla dallanan hifler

Answer

Düzensiz genişlikte, bölmesiz (aseptat) ve dik açıyla dallanan hifler
Diyabetik ketoasidoz tablosundaki bir hastada ani gelişen orbital ödem ve damakta siyah eskar varlığı, patognomonik olarak rinoserebral mukormikozu düşündürür. Mukorales üyeleri (Rhizopus, Mucor vb.) damar duvarlarını istila ederek tromboz ve nekroza yol açarlar. Dokuda yapılan mikroskobik incelemede karakteristik olarak septasız (veya pauciseptate), düzensiz kalınlıkta ve hif gövdesinden dik açıyla (90∘90^\circ) çıkan dallanmalar görülür.

Step-by-Step Solution

1
Klinik verilerin analizi
Diyabetik ketoasidoz (DKA) zemininde gelişen rinoserebral tutulum ve siyah eskar varlığı saptandı.
DKA, Mukormikoz (özellikle Rhizopus oryzae) için en önemli risk faktörüdür ve rinoserebral tutulum klasik klinik prezentasyondur.
2
Olası etkenin belirlenmesi
Klinik tablo Mukorales takımı (Zygomycetes) mantarları işaret etmektedir.
Siyah eskar dokusu, mantarın kan damarlarına invaze olarak (anjiyoinvazyon) doku infarktına ve nekrozuna yol açtığını gösterir.
3
Morfolojik özelliklerin eşleştirilmesi
Mukorales üyeleri dokuda geniş, septasız ve dik açılı dallanan hifler oluşturur.
Bu morfolojik özellikler, etkenin Aspergillus gibi septalı ve dar açılı dallanan diğer küf mantarlarından ayrılmasını sağlar.

Key Concept

Rinoserebral mukormikozun en tipik mikroskobik bulgusu düzensiz genişlikte, bölmesiz (aseptat) ve yaklaşık 90∘90^\circ açıyla dallanan hiflerdir.

Practice More

Mukormikoz tedavisinde lipid formülasyonlu Amfoterisin B'nin yeri ve cerrahi debridmanın önemini gözden geçirin.
Estimated Time:1m 15s
Question 100Question →

4545 yaşında bir erkek hastanın sol ayağında, bahçe işleri sırasında batan bir dikenden yaklaşık 22 yıl sonra gelişen, ağrısız ve fistülize şişlikler mevcuttur. Fistül ağızlarından gelen akıntıda siyah renkli sert granüller dikkati çekmektedir. Bu granüllerin mikroskobik incelemesinde 2−5μm2-5 \mu m genişliğinde, septalı ve pigmentli hif yapıları saptanmıştır. Bu klinik tabloya neden olan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Madurella mycetomatis

Answer

Siyah renkli granüller ve geniş septalı hif yapıları ile karakterize eumisetoma tablosunun en olası etkeni Madurella mycetomatis'tir.
Siyah renkli granüllerle seyreden eumisetomaların (fungal misetoma) dünyada ve TUS sorularında en sık kabul edilen etkeni Madurella mycetomatis'tir. Mikroskobik incelemede saptanan 2−5μm2-5 \mu m çapındaki geniş hifler, tabloyu bakteriyel etkenlerden (Nocardia, Actinomadura vb.) ayırmada kritiktir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu tanımla
Kronik, fistülize, granül çıkışı olan subkutan enfeksiyon: Misetoma
Hastadaki fistüllü şişlikler ve granül varlığı misetoma tanısını koydurur.
2
Etiyolojik ayrım yap (Fungal vs Bakteriyel)
Geniş hifler (2−5μm2-5 \mu m) fungal (eumisetoma) kökeni gösterir.
Aktinomisetomalarda (bakteriyel) filamentler çok ince (<1μm<1 \mu m) olur.
3
Granül rengine göre etkeni belirle
Siyah granül = Madurella mycetomatis
Scedosporium gibi diğer fungal etkenler genellikle beyaz granül yapar.

Key Concept

Misetomalarda etken ayrımı: Granül rengi ve mikroskobik filament çapı.

Practice More

Aktinomisetoma ve Eumisetoma ayrımında kullanılan modifiye Kinyoun asit-fast boyama özelliklerini gözden geçirin.
Estimated Time:50s
PreviousPage 5 / 30Next
Mikoloji Practice Questions — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 5 | Examkin