Sistemik (Endemik) Mikozlar

55 questions

Question 41Question →

Brezilya’nın kırsal kesiminde tarım işçisi olarak çalışan 48 yaşındaki erkek hasta; progresif nefes darlığı, öksürük ve son üç aydır ağız mukozasında iyileşmeyen ağrılı yaralar şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede servikal lenfadenopati ve orofaringeal bölgede "moriform" (dutsu) görünümünde ülseratif lezyonlar saptanıyor. Lezyon kazıntısının %10’luk KOH (potasyum hidroksit) ile yapılan mikroskobik incelemesinde, kalın hücre duvarına sahip bir ana maya hücresinden çok sayıda küçük tomurcuklanmanın meydana geldiği "pilot dümeni" (mariner's wheel) görünümü izleniyor.

Bu hastadaki klinik tabloya neden olan mantar etkeninin laboratuvar üretimi ve morfolojik özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: 25∘C25^\circ C'de hifli küf formunda ürerken, 37∘C37^\circ C'de karakteristik maya fazına dönüşür.

Answer

Etken olan Paracoccidioides brasiliensis, termal dimorfik bir mantar olup 25∘C25^\circ C'de küf, 37∘C37^\circ C'de (veya dokuda) çok sayıda tomurcuk içeren maya formunda ürer.
Doğru seçenek, Paracoccidioides brasiliensis'in termal dimorfik karakterini ve uygun sıcaklıklardaki formlarını doğru bir şekilde tanımlamaktadır. Brezilya gibi Latin Amerika ülkelerinde endemik olan bu mantar, tarım işçilerinde akciğer ve mukoza tutulumuyla seyreder. 25∘C25^\circ C'de septalı hifler içeren küf fazında ürerken, dokuda veya 37∘C37^\circ C'de 'pilot dümeni' (veya gemici dümeni) görünümü veren, çok sayıda dar tabanlı tomurcuk içeren karakteristik maya formuna dönüşür.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ipuçlarını değerlendir.
Brezilya (Latin Amerika), tarım işçisi maruziyeti, moriform oral ülserler ve 'pilot dümeni' görünümü Paracoccidioides brasiliensis enfeksiyonunu (Parakoksidiyoidomikoz) işaret eder.
Vakadaki coğrafi bölge ve tipik morfoloji sistemik mikozlar arasında ayırıcı tanıyı sağlar.
2
Etkenin biyolojik özelliklerini hatırla.
P. brasiliensis termal dimorfik bir mantardır. Doğada/kültürde (25∘C25^\circ C) hifli küf, dokuda/ısıtmalı besiyerinde (37∘C37^\circ C) mayadır.
Sistemik (endemik) mikozların tamamı termal dimorfizm özelliği gösterir.

Key Concept

Paracoccidioides brasiliensis termal dimorfizm özelliği gösterir: 25∘C25^\circ C'de küf fazı, 37∘C37^\circ C'de 'pilot dümeni' benzeri çok sayıda tomurcuklu maya fazı.
Estimated Time:1m 30s
Question 42Question →

Brezilya’da bir kahve plantasyonunda çalışan 4545 yaşında erkek hasta; ağız mukozasında ağrılı ülseratif lezyonlar, servikal lenfadenopati ve ilerleyici nefes darlığı şikayetleriyle başvuruyor. Mukozal lezyondan alınan biyopsi örneğinin gümüşleme (GMSGMS) boyamasında, merkezdeki büyük bir ana hücreden ince boyunlarla çıkan çok sayıda küçük tomurcuklanma gösteren ("pilot dümeni" görünümü) maya hücreleri izleniyor. Bu enfeksiyona neden olan etken ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: 25∘C25^{\circ}C’de septalı hifli küf fazında, 37∘C37^{\circ}C’de veya dokuda ise çok tomurcuklu maya fazında bulunur.

Answer

Sistemik bir mikoz etkeni olan Paracoccidioides brasiliensis, termal dimorfik bir mantar olup 25∘C25^{\circ}C’de küf, 37∘C37^{\circ}C’de (vücut ısısında) ise karakteristik çoklu tomurcuklanan maya fazında bulunur.
Vakada tanımlanan etken Paracoccidioides brasiliensis'tir. Bu mantar sistemik (endemik) bir mikoz etkenidir ve termal dimorfizm gösterir. Doğada veya laboratuvarda 25∘C25^{\circ}C sıcaklıkta septalı hiflerden oluşan küf fazında ürerken; insan vücudunda veya laboratuvar ortamında 37∘C37^{\circ}C’de çoklu tomurcuklanan maya fazına ("pilot dümeni") dönüşür.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ipuçlarını analiz et.
Brezilya (Latin Amerika) seyahati/yerleşimi ve mukozal ülserler Paracoccidioidomycosis'i düşündürür.
Paracoccidioides brasiliensis Latin Amerika'ya endemiktir ve tipik olarak oral mukozayı tutar.
2
Morfolojik bulguyu tanımla.
"Pilot dümeni" (mariner's wheel) görünümü saptandı.
Bu görünüm, merkezdeki bir maya hücresinden çok sayıda küçük tomurcuğun çıkmasıyla oluşur ve P. brasiliensis için patognomoniktir.
3
Termal dimorfizm kuralını uygula.
Etken 25∘C25^{\circ}C'de küf, 37∘C37^{\circ}C'de maya fazındadır.
Sistemik endemik mantarların (Coccidioides hariç) çoğu çevrede küf, dokuda maya formunda bulunur.

Key Concept

Paracoccidioides brasiliensis'in termal dimorfizmi ve 'pilot dümeni' morfolojisi.
Estimated Time:1m 15s
Question 43Question →

California'nın San Joaquin Vadisi'ne yaptığı turistik bir geziden dönen 2828 yaşında kadın hasta; ateş, öksürük, diz ve ayak bileği eklemlerinde ağrı ve her iki bacak ön yüzünde ağrılı, eritemli nodüler lezyonlar şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde bacaklarda eritema nodozum ile uyumlu lezyonlar, akciğer grafisinde ise hiler lenfadenopati saptanıyor.

Bu klinik tabloya ("Çöl Romatizması") neden olan etken ve hastalık süreci ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Eritema nodozum gelişimi, konakçıda etkene karşı güçlü bir hücresel immün yanıt oluştuğunu gösterir ve genellikle iyi prognoza işaret eder.

Answer

Eritema nodozum gelişimi, konakçıda güçlü bir hücresel immün yanıtın göstergesidir ve genellikle iyi prognoza işaret eder.
Vakada tanımlanan 'Çöl Romatizması' tablosu Coccidioides immitis enfeksiyonuna özgüdür. Bu tabloda görülen eritema nodozum, organizmanın etkene karşı başarılı bir gecikmiş tip hipersensitivite (hücresel immünite) yanıtı oluşturduğunu kanıtlar. Bu durum, mantarın yayılımının engellendiğini ve hastalığın genellikle kendiliğinden iyileşeceğini gösteren olumlu bir prognostik göstergedir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ipuçlarını değerlendir
San Joaquin Vadisi (California) maruziyeti ve Çöl Romatizması triadı (ateş, artralji, eritema nodozum) etkenin Coccidioides immitis olduğunu gösterir.
Coğrafi bölge ve karakteristik klinik tablo endemik mikoz ayrımında kritiktir.
2
İmmünolojik yanıtı analiz et
Eritema nodozum, Tip 4 hipersensitivite (hücresel immünite) göstergesidir.
Hücresel bağışıklık, sistemik mantar infeksiyonlarının sınırlandırılmasında temel mekanizmadır.
3
Prognozu belirle
Güçlü hücresel yanıt varlığı, hastalığın disemine olma riskinin düşük ve prognozun iyi olduğunu gösterir.
Anerji (yanıtsızlık) gelişen vakalarda diseminasyon riski çok daha yüksektir.

Key Concept

Coccidioidomycosis'te eritema nodozum varlığı, koruyucu hücresel immün yanıtın ve iyi prognozun göstergesidir.
Question 44Question →

Amerika Birleşik Devletleri'nin San Joaquin Vadisi'nde (California) yürütülen bir arkeolojik kazı çalışmasında görev yapan 42 yaşındaki erkek hasta; yaklaşık iki haftadır devam eden ateş, kuru öksürük, nefes darlığı ve diz eklemlerinde gezici karakterde ağrı şikayetleriyle başvuruyor. Hastanın fizik muayenesinde alt ekstremite ön yüzünde ağrılı, eritematöz nodüler lezyonlar saptanıyor. Akciğer grafisinde sağ orta lobda infiltrasyon ve hiler lenfadenopati izleniyor. Balgam örneğinin potasyum hidroksit (KOHKOH) ile incelenmesinde 20−100μm20-100 \mu m çapında, kalın duvarlı ve içerisinde çok sayıda küçük endospor barındıran yapılar görülüyor.

Bu vakada saptanan etkenin yaşam döngüsü ve termal dimorfizm özellikleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: İnfektif formu olan artrokonidyumlar, konak dokusunda maya fazına geçmek yerine endospor içeren sferüllere dönüşür.

Answer

İnfektif formu olan artrokonidyumlar, konak dokusunda maya fazına geçmek yerine endospor içeren sferüllere dönüşür.
Coccidioides türleri (C. immitis ve C. posadasii), doğada ve laboratuvarda 25∘C25^{\circ}C'de artrokonidyum içeren küf formundadır. Ancak insan dokusuna girdiğinde veya özel besiyerlerinde 37∘C37^{\circ}C'de, diğer sistemik mikozlar gibi mayaya dönüşmek yerine, sferül adı verilen büyük yapılara dönüşür. Bu sferüllerin içinde endosporların oluşması ve sferülün patlamasıyla bu endosporların yayılması, etkenin konak içindeki yayılım mekanizmasıdır.

Step-by-Step Solution

1
Vaka ve coğrafi bölge analizi yapılması
San Joaquin Vadisi (California) ve arkeolojik kazı (toprak maruziyeti), Coccidioides immitis/posadasii (Vadi Humması) için tipik epidemiyolojik verilerdir.
Sistemik mikozlarda coğrafi bölge tanıda en önemli ipuçlarından biridir.
2
Morfolojik bulguların değerlendirilmesi
Kalın duvarlı, içinde endospor bulunan 20−100μm20-100 \mu m çapındaki sferüller, Coccidioides türlerinin doku formudur.
Sferül yapısı, bu mantarı diğer sistemik mikozlardan (Histoplasma, Blastomyces, Paracoccidioides) ayıran temel morfolojik özelliktir.
3
Dimorfizm özelliğinin sorgulanması
Coccidioides, dokuda maya formu (yeast) oluşturmayan tek dimorfik sistemik patojendir (Küf -> Sferül geçişi).
Sistemik mikozların çoğu küf-maya dimorfizmi gösterirken, Coccidioides küf-sferül dimorfizmi gösterir.

Key Concept

Coccidioides immitis'in benzersiz küf-sferül dimorfizmi.
Question 45Question →

Güney Amerika'da (And Dağları bölgesi) tarım işçisi olarak çalışan 4848 yaşındaki erkek hasta; progresif kilo kaybı, öksürük ve ağız içinde yaygın ağrılı mukoza lezyonları şikayetiyle başvuruyor. Alınan biyopsi örneğinin gümüşleme (GMS) boyamasında, kalın duvarlı bir ana hücreden ince boyunlarla çıkan çok sayıda tomurcuğun oluşturduğu "gemici dümeni" (pilot wheel) görünümü saptanıyor. Bu mikroorganizmanın morfolojik özellikleri ve termal dimorfizmi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: 25∘C25^{\circ}C'de klamidosporlar içeren septalı hif yapısında (küf fazı), 37∘C37^{\circ}C'de ise çoklu tomurcuklanan maya fazındadır.

Answer

Mikroorganizma 25∘C25^{\circ}C'de küf, 37∘C37^{\circ}C'de çoklu tomurcuklanan maya fazındadır.
Doğru seçenek olan ifade, Paracoccidioides brasiliensis'in termal dimorfik doğasını tam olarak yansıtmaktadır. Etken doğada ve laboratuvar ortamında 25∘C25^{\circ}C'de septalı hif ve klamidosporlar içeren küf formunda ürerken, dokuda veya 37∘C37^{\circ}C besiyerinde karakteristik çoklu tomurcuklanan maya formuna dönüşür.

Step-by-Step Solution

1
Klinik verileri analiz etme
Güney Amerika maruziyeti ve ağız mukozasındaki ülseratif lezyonlar sistemik bir mikoz olan Paracoccidioidomycosis'i düşündürür.
Paracoccidioides brasiliensis endemik olarak Latin Amerika'da bulunur ve mukokutanöz tutulum tipiktir.
2
Morfolojik bulguyu tanımlama
"Gemici dümeni" görünümü Paracoccidioides brasiliensis maya fazının patognomonik bulgusudur.
Kalın duvarlı ana hücreden çıkan çok sayıda dar tabanlı tomurcuk bu görüntüyü oluşturur.
3
Termal dimorfizm kuralını uygulama
Sistemik mantarlar 25∘C25^{\circ}C'de küf (doğada/kültürde), 37∘C37^{\circ}C'de maya (dokuda) formundadır.
Etkenin laboratuvar tanısı bu faz değişikliğinin gösterilmesine dayanır.

Key Concept

Paracoccidioides brasiliensis'in termal dimorfizmi ve morfolojik özellikleri.
Estimated Time:1m 30s
Question 46Question →

4545 yaşında bir erkek hasta, son üç aydır devam eden öksürük, kanlı balgam ve kilo kaybı şikayetleriyle başvuruyor. Akciğer tomografisinde sağ akciğerde kitle benzeri infiltrasyon ve kavitasyon izleniyor. Fizik muayenede yüzde ve ekstremitelerde verrüköz, krutlu deri lezyonları dikkati çekiyor. Hastanın öyküsünde Kuzey Amerika'da Büyük Göller bölgesinde ormanlık bir alanda avcılık yaptığı öğreniliyor. Biyopsi örneğinin direkt mikroskobik incelemesinde kalın hücre duvarlı, ana hücreye geniş bir tabanla bağlanan tek bir tomurcuk içeren maya hücreleri görülüyor. Bu etkenin laboratuvar özellikleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: 25∘C25^{\circ}C'de üretildiğinde septalı hiflerin ucunda veya yan tarafında yerleşen armut biçimli mikrokonidiyalar ("lolilop" görünümü) izlenir.

Answer

Doğru seçenek, etkenin 25∘C25^{\circ}C'de septalı hiflerin üzerinde "lolilop" benzeri mikrokonidiyalar oluşturduğunu belirten ifadedir.
Vakada tanımlanan etken Blastomyces dermatitidis'tir. Bu mantar termal dimorfizm gösterir; oda ısısında (25∘C25^{\circ}C) septalı hifler ve bunların ucunda/yanında yerleşen, lolilop benzeri görünen mikrokonidiyalar oluşturur. Vaka sunumundaki "geniş tabanlı tomurcuklanma" ifadesi bu tanıyı kesinleştirir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve epidemiyolojik verileri değerlendir
Kuzey Amerika (Büyük Göller), akciğer kavitasyonu ve verrüköz deri lezyonları Blastomyces dermatitidis enfeksiyonunu (Blastomikoz) düşündürür.
Sistemik mikozlarda coğrafi bölge ve klinik tablo (akciğer + deri) ayırıcı tanıda kritiktir.
2
Morfolojik bulguları analiz et
Doku örneğinde izlenen "kalın duvarlı ve geniş tabanlı tek tomurcuk", Blastomyces dermatitidis maya fazı için patognomoniktir.
Diğer dimorfik mantarlar dar tabanlı tomurcuklanma (Histoplasma) veya çoklu tomurcuklanma (Paracoccidioides) gösterir.
3
Etkenin termal dimorfizm özelliklerini karşılaştır
Blastomyces 25∘C25^{\circ}C'de (küf fazı) lolilop benzeri mikrokonidiyalar oluştururken, 37∘C37^{\circ}C'de (maya fazı) geniş tabanlı maya hücreleri oluşturur.
Sistemik mikoz etkenlerinin kültür özelliklerini bilmek kesin tanı için gereklidir.

Key Concept

Blastomyces dermatitidis'in termal dimorfizm ve morfolojik özellikleri

Practice More

Diğer sistemik mikoz etkenlerinin (özellikle Coccidioides ve Paracoccidioides) karakteristik maya fazı görünümlerini ve coğrafi dağılımlarını tekrar ediniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 47Question →

Amerika kıtasının endemik bölgelerinde (ör. Ohio ve Mississippi nehir vadileri) seyahat öyküsü olan HIV pozitif bir hastada gelişen splenomegali, pansitopeni ve yüksek ateş tablosu nedeniyle kemik iliği aspirasyonu yapılmıştır. Giemsa boyamasında makrofajlar içerisinde çok sayıda oval, 2−4μm2-4 \mu m boyutunda yapılar saptanmıştır. Bu yapıların dar tabanlı tomurcuklandığı, kinetoplast içermediği ve Gomori metenamin gümüş (GMSGMS) boyası ile siyah renkte boyandığı görülmüştür. Buna göre, bu klinik tabloya neden olan etkenin saprofitik (doğa/25∘C25^{\circ}C) formuna ait karakteristik morfolojik özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İnce septalı hifler üzerinde yer alan kalın duvarlı, tüberkülat (çıkıntılı) makrokonidyumlar

Answer

İnce septalı hifler üzerinde yer alan kalın duvarlı, tüberkülat (çıkıntılı) makrokonidyumlar
Histoplasma capsulatum, Amerika kıtasında endemik olan ve özellikle HIV gibi immünsüpresif durumlarda dissemine enfeksiyon yapan bir mantardır. Dokuda makrofajlar içerisinde dar tabanlı tomurcuklanan küçük maya hücreleri şeklinde izlenir. Kinetoplast içermemesi onu Leishmania'dan ayırır. Termal dimorfik bir mantar olduğu için 25∘C25^{\circ}C kültüründe (veya doğada) septalı hifler üzerinde karakteristik tüberkülat (çıkıntılı/pürtüklü) makrokonidyumlar oluşturur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik verilerin ve laboratuvar bulgularının analizi
Etkenin Histoplasma capsulatum olduğu belirlenir.
HIV+ hastada makrofaj içi küçük mayalar (2−4μm2-4 \mu m), kinetoplast içermemesi (Leishmania'dan ayrım) ve GMSGMS pozitifliği Histoplazmoz tanısını koydurur.
2
Etkenin yaşam döngüsünün ve dimorfizminin değerlendirilmesi
Histoplasma capsulatum termal dimorfik bir mantardır.
Vakadaki bulgular doku (37∘C37^{\circ}C) formuna aittir; soru ise saprofitik (25∘C25^{\circ}C) formu sormaktadır.
3
Saprofitik formun morfolojik özelliklerinin tespiti
Tüberkülat makrokonidyum yapısı seçilir.
H. capsulatum 25∘C25^{\circ}C kültüründe karakteristik olarak geniş, çıkıntılı (tüberkülat) makrokonidyumlar ve infektif olan mikrokonidyumlar oluşturur.

Key Concept

Histoplasma capsulatum'un termal dimorfizmi ve ayırıcı tanısı
Question 48Question →

Amerika Birleşik Devletleri'nin Mississippi Nehri havzasında yer alan Arkansas eyaletinde yaşayan ve boş vakitlerinde ormanlık alanlarda avcılık yapan 3434 yaşında erkek hasta; son bir aydır devam eden ateş, gece terlemesi, öksürük ve göğüs ağrısı şikayetleriyle başvurmuştur. Fizik muayenede kollarında ve yüzünde verrüköz (siğil benzeri) cilt lezyonları saptanmıştır. Lezyonlardan alınan biyopsi örneğinin direkt mikroskobik incelemesinde; kalın hücre duvarına sahip, anne hücreye geniş bir taban ile tutunmuş tek bir tomurcuğu bulunan maya hücreleri izlenmiştir. Bu etkenin biyolojik özellikleri ve patogenezi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Maya fazındaki hücre duvarında bulunan α\alpha-(1,3)-glukan, immün sistemi uyaran β\beta-glukanları maskeleyerek patogenezde rol oynar.

Answer

Maya fazındaki hücre duvarında bulunan α\alpha-(1,3)-glukan, immün sistemi uyaran β\beta-glukanları maskeleyerek patogenezde rol oynar.
Vakada tanımlanan geniş tabanlı tomurcuklanan maya hücreleri Blastomyces dermatitidis etkenidir. Bu mikroorganizma vücut ısısında (37∘C37^\circ \text{C}) hif fazından maya fazına geçerken hücre duvarı kompozisyonunu değiştirir. Duvarın en dış tabakasında artan α\alpha-(1,3)-glukan, konak hücrelerin Dectin-1 reseptörleri tarafından tanınan β\beta-glukanları maskeleyerek pro-inflamatuar sitokin yanıtını baskılar ve mantarın dokuda hayatta kalmasını sağlar.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve coğrafi verileri analiz et
Mississippi havzası (Arkansas), avcılık maruziyeti ve verrüköz cilt lezyonları Blastomyces dermatitidis enfeksiyonunu (Blastomikoz) düşündürür.
Sistemik mikozların ayırıcı tanısında coğrafi bölge ve spesifik organ tutulumları (deri lezyonları gibi) birincil ipucudur.
2
Morfolojik verileri değerlendir
Geniş tabanlı tomurcuklanma (broad-based budding) gösteren kalın duvarlı maya hücreleri Blastomyces dermatitidis için patognomoniktir.
Termal dimorfik mantarların maya fazı morfolojileri tür düzeyinde tanı koydurucudur.
3
Patogenez mekanizmasını hatırla
Blastomyces maya fazına geçtiğinde hücre duvarındaki α\alpha-(1,3)-glukan miktarını artırarak yüzeydeki β\beta-glukanları gizler.
β\beta-glukanlar (Dectin-1 reseptörü aracılığıyla) güçlü pro-inflamatuar yanıtı uyarır; maskeleme sayesinde mantar fagositozdan ve immün tanıdan kaçar.

Key Concept

Blastomyces dermatitidis'in geniş tabanlı maya morfolojisi ve α\alpha-(1,3)-glukan aracılı immün kaçış mekanizması.
Estimated Time:1m 30s
Question 49Question →

Amerika Birleşik Devletleri seyahati sırasında Ohio ve Mississippi nehir vadilerinde bir mağara gezisine katılan (yarasa dışkısı maruziyeti) ve sonrasında akciğer enfeksiyonu gelişen bir hastanın klinik örneğinden yapılan kültürde, 25∘C25^{\circ}C sıcaklıkta karakteristik 'tüberkülat makrokonidyumlar' içeren küf kolonisi üremiştir. Bu etkenin 'termal dimorfizm' özelliği göz önüne alındığında, hastanın doku örneklerinde (37∘C37^{\circ}C) görülmesi beklenen morfolojik form aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Makrofajlar içinde küçük maya hücreleri

Answer

Histoplasma capsulatum enfeksiyonunda doku formunun makrofajlar içindeki küçük maya hücreleri olması beklenir.
Histoplasma capsulatum, endemik bölgelerde (Ohio-Mississippi vadisi) toprakta ve yarasa/kuş dışkısında küf formunda bulunur. Laboratuvar ortamında 25∘C25^{\circ}C'de ürediğinde tüberkülat (çıkıntılı) makrokonidyumlar oluşturur. Ancak insan vücuduna girdiğinde (37∘C37^{\circ}C) maya formuna dönüşür ve özellikle retiküloendotelyal sistem hücreleri (makrofajlar) içinde küçük maya hücreleri şeklinde izlenir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ipuçlarını ve laboratuvar bulgusunu değerlendir
Ohio-Mississippi vadisi, mağara/yarasa dışkısı maruziyeti ve 25∘C25^{\circ}C'de tüberkülat makrokonidyum üremesi Histoplasma capsulatum'u işaret eder.
Bu bulgular Histoplasma için patognomonik sayılabilecek karakteristik özelliklerdir.
2
Termal dimorfizm kuralını uygula
Sistemik (endemik) mikozlar 25∘C25^{\circ}C'de küf, 37∘C37^{\circ}C'de (vücutta) maya formundadır.
H. capsulatum bir dimorfik mantardır ve dokudaki formu mayadır.
3
Spesifik doku morfolojisini belirle
Histoplasma'nın doku formu makrofaj içi küçük maya hücreleridir.
Etkenin en tipik patolojik görünümü hücre içi yerleşimli maya formlarıdır.

Key Concept

Sistemik (endemik) mikozlarda termal dimorfizm prensibi: Doğada/Kültürde (25∘C25^{\circ}C) Küf → Vücutta (37∘C37^{\circ}C) Maya/Sferül.
Estimated Time:45s
Question 50Question →

Ohio Nehri vadisinde yaşayan, halsizlik, kilo kaybı ve hiperpigmentasyon şikayetleriyle başvuran 5252 yaşındaki erkek hastada primer adrenal yetmezlik (Addison hastalığı) saptanmıştır. Adrenal biyopsinin Wright-Giemsa boyamasında makrofajlar içerisinde 2−4μm2-4 \mu m boyutlarında, oval, dar tabanlı tomurcuklanan maya hücreleri izlenmiştir. Bu enfeksiyona neden olan etkenin laboratuvar tanısı ve morfolojik özellikleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: 25∘C25^{\circ}C kültüründeki küf fazında, hem infektif olan düz duvarlı mikrokonidiler hem de tanısal değeri olan kalın duvarlı tüberkülat makrokonidiler birlikte bulunur.

Answer

Histoplasma capsulatum'un 25∘C25^{\circ}C kültüründe (küf fazı), hem infeksiyonu başlatan küçük mikrokonidiler hem de tür tayininde kullanılan büyük, kalın duvarlı ve çıkıntılı (tüberkülat) makrokonidiler gözlenir.
Vakada tanımlanan Ohio Nehri vadisi geçmişi, adrenal yetmezlik (Addison hastalığı) ve makrofaj içi küçük maya hücreleri Histoplasma capsulatum enfeksiyonunu (Histoplazmoz) işaret etmektedir. Bu mantar doğada ve laboratuvarda 25∘C25^{\circ}C sıcaklıkta küf fazında ürer. Küf fazındaki septalı hiflerden iki tip spor gelişir: Alveollere ulaşabilen küçük infektif 'mikrokonidiler' ve tür teşhisinde kullanılan, yüzeyinde parmaksı çıkıntılar bulunan kalın duvarlı 'tüberkülat makrokonidiler'. Bu iki yapının birlikte görülmesi tanı koydurucudur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ipuçlarını sentezle.
Ohio/Mississippi Nehri vadisi maruziyeti, Addison hastalığına yol açan adrenal tutulum ve makrofaj içi küçük mayalar Histoplasma capsulatum enfeksiyonunu doğrular.
Histoplazmoz, sistemik yayıldığında klasik olarak adrenal yetmezliğe neden olan fungal etkendir.
2
Etkenin morfolojik döngüsünü belirle.
Histoplasma capsulatum termal dimorfik bir mantardır; toprakta ve 25∘C25^{\circ}C kültüründe küf, insan vücudunda ve 37∘C37^{\circ}C kültüründe maya formundadır.
Laboratuvar tanısı bu iki faz arasındaki geçişin (dimorfizm) gösterilmesine dayanır.
3
Küf fazı elemanlarını mikroskobik olarak analiz et.
25∘C25^{\circ}C Saboraud agar kültüründe septalı hifler üzerinde küçük infektif mikrokonidiler ve büyük, kalın duvarlı, karakteristik tüberkülat makrokonidiler görülür.
Tüberkülat makrokonidiler Histoplasma'nın kesin tür tayininde morfolojik altın standarttır.

Key Concept

Histoplasma capsulatum'un termal dimorfizmi ve tüberkülat makrokonidi morfolojisi.
Estimated Time:1m 40s
Question 51Question →

Tayland seyahati dönüşünde ateş, kilo kaybı ve yüzde molluscum contagiosum benzeri papüler deri lezyonları şikayetiyle başvuran 38 yaşındaki HIV pozitif erkek hastanın deri biyopsisinde makrofajlar içinde santral septumu bulunan, tomurcuklanma yapmayan maya benzeri yapılar izlenmiştir. Klinik örneklerin 25∘C25^\circ C’deki kültüründe agara difüze olan kırmızı pigment oluşturan küf kolonileri ürerken, 37∘C37^\circ C’de ortadan ikiye bölünerek (fisyon) çoğalan maya benzeri yapılar saptanmıştır. Bu klinik tabloya neden olan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Talaromyces marneffei

Answer

En olası etken Talaromyces marneffei'dir.
Talaromyces marneffei (eski adıyla Penicillium marneffei), Tayland ve Vietnam gibi Güneydoğu Asya ülkelerinde endemiktir ve özellikle HIV pozitif hastalarda yaygın görülür. 25∘C25^\circ C'de üreyen küf fazında agara difüze olan parlak kırmızı pigment üretimi patognomonik bir laboratuvar bulgusudur. Maya fazında ise diğer endemik mantarlardan farklı olarak tomurcuklanmak yerine enine bölünerek (fisyon) çoğalması ve hücre içinde santral septumun izlenmesi ayırıcı tanıda en değerli morfolojik özelliktir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve coğrafi ipuçlarının değerlendirilmesi
Güneydoğu Asya seyahati ve HIV pozitifliği, bölgeye özgü fırsatçı enfeksiyonları (Talaromyces gibi) akla getirir.
Endemik mikozların tanısında seyahat öyküsü ve immün durum kritiktir.
2
25∘C25^\circ C kültür morfolojisinin analizi
Agara difüze olan kırmızı pigment üretimi saptanmıştır.
Talaromyces marneffei'nin en tipik laboratuvar belirteci, oda ısısındaki küf formunun ürettiği ekzosellüler kırmızı pigmenttir.
3
Doku ve 37∘C37^\circ C morfolojisinin incelenmesi
Maya benzeri yapıların tomurcuklanmadığı, santral bir septumla ikiye bölündüğü gözlenmiştir.
Talaromyces marneffei, maya formunda fisyon (enine bölünme) yapan tek sistemik dimorfik mantardır.
4
Ayırıcı tanı ve sonuçlandırma
Histoplasma'dan (tomurcuklanma) ve Leishmania'dan (mantar olmaması) ayırt edilerek doğru etken belirlenmiştir.
Vaka tüm spesifik morfolojik ve kültürel kriterleri karşılamaktadır.

Key Concept

Talaromyces marneffei; Güneydoğu Asya'da endemik, termal dimorfik (küf/maya), kırmızı pigment üreten ve fisyon ile çoğalan bir patojendir.
Estimated Time:2m 30s
Question 52Question →

Batı Afrika'da (Nijerya) bir tarım projesinde uzun süredir görev yapan 42 yaşındaki erkek hasta; kaval kemiğinde (tibia) giderek artan ağrılı şişlik ve gövdesinde çok sayıda nodüler deri lezyonu şikayetiyle hastaneye başvurmuştur. Yapılan kemik biyopsisinin histopatolojik incelemesinde; granülomatöz iltihap zemininde, çok çekirdekli dev hücrelerin sitoplazmasında yerleşmiş, yaklaşık 10−15μm10-15 \mu m çapında, kalın duvarlı, "limon" görünümü veren ve dar tabanlı tomurcuklanan maya hücreleri gözlenmiştir. Bu etkenin laboratuvar tanısı ve biyolojik özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Etkenin 25∘C25^{\circ}C ortamında üretilmesiyle oluşan tüberkülat makrokonidiyumlar, klinik tablodan sorumlu olan varyete ile klasik Histoplasma capsulatum var. capsulatum varyetesi arasında ayrım yapılmasına olanak sağlamaz.

Answer

Etkenin küf fazındaki morfolojik özellikleri (tüberkülat makrokonidiyumlar), iki Histoplasma varyetesi arasında ayrım yapılmasını sağlamaz.
Vignette'de tanımlanan tablo, Batı Afrika'ya özgü olan Afrika Histoplazmozu (Histoplasma capsulatum var. duboisii) enfeksiyonudur. Bu varyete, dokuda klasik varyeteden (var. capsulatum) çok daha büyük, kalın duvarlı ve limon benzeri maya hücreleri yapmasıyla ayrılır. Ancak, her iki varyetenin de oda sıcaklığındaki (25∘C25^{\circ}C) küf formları birbirinin aynısıdır ve her ikisi de karakteristik tüberkülat (çıkıntılı) makrokonidiyumlar (makroaleurikonidiyum) oluşturur. Bu nedenle küf fazı morfolojisi varyete ayrımı için kullanılamaz.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve coğrafi verilerin analizi
Batı Afrika (Nijerya) maruziyeti ve osteolitik kemik lezyonları ile deri nodülleri varlığı
Sistemik mikozlarda coğrafi bölge ve hedef organ tutulumu (kemik/deri) ayırıcı tanı için kritiktir.
2
Morfolojik bulguların değerlendirilmesi
Dev hücreler içinde 10−15μm10-15 \mu m boyutunda, kalın duvarlı ve "limon" şekilli mayalar saptandı
Bu morfoloji, klasik küçük mayalardan (2−4μm2-4 \mu m) farklı olan Histoplasma capsulatum var. duboisii varyetesini tanımlar.
3
Varyeteler arası laboratuvar benzerliklerinin hatırlanması
Var. duboisii ve var. capsulatum'un küf fazları (25∘C25^{\circ}C) özdeştir
Her iki varyete de kültürde tüberkülat makrokonidiyumlar oluşturur, ayrım doku (maya) fazındaki boyut farkı ile yapılır.

Key Concept

Histoplasma capsulatum var. duboisii (Afrika Histoplazmozu) Tanısı ve Ayırıcı Tanı Özellikleri
Question 53Question →

Amerika Birleşik Devletleri'nde Ohio Nehri vadisinde yaşayan ve boş zamanlarında mağara keşifleri (speleoloji) ile uğraşan 32 yaşındaki erkek hastada; ateş, halsizlik ve non-prodüktif öksürük şikayetleri gelişiyor. Akciğer grafisinde hiler lenfadenopati ve granülomatöz infiltratlar saptanıyor. Bronkoalveolar lavaj örneğinin Wright-Giemsa boyamasında monosit ve makrofajların sitoplazması içinde çok sayıda, küçük, oval maya hücreleri izleniyor. Bu etkenle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Termal dimorfizm sonucu oluşan maya fazında, hücre duvarındaki α\alpha-(1,3)-glukan miktarındaki artış virülans ile ilişkilidir.

Answer

Termal dimorfizm sonucu oluşan maya fazında, hücre duvarındaki α\alpha-(1,3)-glukan miktarındaki artış virülans ile ilişkilidir.
Histoplasma capsulatum termal dimorfik bir mantardır. Mağara ve kuş/yarasa dışkısı maruziyeti sonrası alveolar makrofajlar tarafından fagosite edilir. Makrofaj içinde hayatta kalabilmek için 37∘C37^\circ C sıcaklık etkisiyle maya fazına geçer. Bu fazda hücre duvarındaki α\alpha-(1,3)-glukan miktarı artar. Bu polimer, mantarın bağışıklık hücreleri (özellikle Dectin-1 reseptörü) tarafından tanınan β\beta-glukanlarını örterek immün sistemden kaçmasını sağlar.

Step-by-Step Solution

1
Vakadaki klinik ve epidemiyolojik verileri analiz et.
Ohio/Mississippi vadisi, mağara (yarasa dışkısı) maruziyeti ve makrofaj içi küçük maya hücreleri Histoplasma capsulatum tanısını koydurur.
Mağara maruziyeti ve hücre içi yerleşim bu etken için tipiktir.
2
Etkenin termal dimorfizm özelliklerini hatırla.
Mantarı 25∘C25^\circ C'de küf (tüberkülat makrokonidyumlar), 37∘C37^\circ C'de ve dokuda ise maya formundadır.
Sistemik mikozların çoğunda görülen bu geçiş patogenez için kritiktir.
3
Maya fazındaki biyokimyasal değişiklikleri değerlendir.
Maya fazına geçişte hücre duvarındaki α\alpha-(1,3)-glukan miktarı artar ve bu durum β\beta-glukanların konak reseptörleri tarafından tanınmasını engeller.
Bu moleküler mekanizma mantarın virülansını artıran en önemli faktörlerden biridir.

Key Concept

Histoplasma capsulatum'un hücre içi yerleşimi ve maya fazındaki α\alpha-(1,3)-glukan tabanlı virülans mekanizması.
Estimated Time:2m 0s
Question 54Question →

Kuzey Amerika'nın Büyük Göller (Great Lakes) bölgesinde yaşayan ve açık havada kerestecilikle uğraşan 48 yaşındaki erkek hasta; üç aydır devam eden ateş, kilo kaybı ve balgamlı öksürük şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde gövdesinde ve yüzünde verrüköz kenarlı, yer yer krutlu deri lezyonları dikkati çekiyor. Deri lezyonundan alınan örneğin potasyum hidroksit (KOHKOH) ile hazırlanan direkt preparatında; kalın duvarlı, ana hücreye geniş bir tabanla tutunan tek tomurcuklu maya hücreleri saptanıyor.

Bu hastada saptanan etkene yönelik yapılacak 25∘C25^{\circ}C inkübasyonlu kültür incelemesiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Septalı hiflerden dik açıyla çıkan kısa konidyoforların ucunda, tek dairesel veya armut biçimli mikrokonidyumlar (lolipop görünümü) izlenir.

Answer

Septalı hiflerden dik açıyla çıkan kısa konidyoforların ucunda, tek dairesel veya armut biçimli mikrokonidyumlar (lolipop görünümü) izlenmesi bu etkenin karakteristik küf fazı özelliğidir.
Vakadaki epidemiyolojik bilgiler (Büyük Göller bölgesi) ve karakteristik mikroskobik bulgu (geniş tabanlı tomurcuklanan maya) etkenin Blastomyces dermatitidis olduğunu kesinleştirir. Bu mantar, 25∘C25^{\circ}C inkübasyonda (küf fazı) hiflerden kısa konidyoforlarla çıkan ve 'lolipop' olarak adlandırılan tekli konidyumlar oluşturur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve epidemiyolojik verilerin değerlendirilmesi.
Büyük Göller bölgesi maruziyeti, akciğer tutulumu ve verrüköz deri lezyonları sistemik bir mikoz olan Blastomycosis (Blastomyces dermatitidis) lehinedir.
Blastomyces dermatitidis Kuzey Amerika'da (Büyük Göller, Ohio ve Mississippi nehir vadileri) endemiktir ve deri tutulumu (verrüköz plaklar) oldukça karakteristiktir.
2
37∘C37^{\circ}C (veya doku) fazı morfolojisinin analizi.
Kalın duvarlı ve ana hücreye geniş bir tabanla bağlanan tek tomurcuk ('broad-based budding') Blastomyces dermatitidis için patognomoniktir.
Bu yapı, etkeni diğer dimorfik mantarlardan (örneğin dar tabanlı tomurcuklanan Histoplasma veya çoklu tomurcuklanan Paracoccidioides) ayırır.
3
25∘C25^{\circ}C (safrofitik/küf) fazı özelliklerinin eşleştirilmesi.
Blastomyces dermatitidis küf fazında 'lolipop' görünümü veren terminal mikrokonidyumlar oluşturur.
Dimorfik mantarların laboratuvar tanısında her iki fazın da morfolojik özelliklerinin bilinmesi kritik bir sınav bilgisidir.

Key Concept

Blastomyces dermatitidis termal dimorfizmi ve laboratuvar tanısı.

Practice More

Blastomyces dermatitidis'in prostat tutulumu yapabilen nadir mantarlardan biri olduğunu ve diğer sistemik mikozlarla deri lezyonları üzerinden ayırıcı tanısını tekrar ediniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 55Question →

Amerika Birleşik Devletleri’nin Büyük Göller (Great Lakes) bölgesinde yaşayan ve nehir kenarlarında kamp yapma hobisi olan 42 yaşındaki erkek hasta; üç aydır devam eden öksürük, kilo kaybı ve bacağında iyileşmeyen verrüköz karakterde bir yara ile başvuruyor. Lezyondan alınan örneğin potasyum hidroksit (KOHKOH) ile incelenmesinde; anne hücreye geniş bir tabanla tutunmuş, kalın duvarlı tek bir tomurcuk içeren maya hücreleri saptanıyor. Bu etkenin laboratuvarda 25∘C25^\circ C’de inkübe edilen kültüründe aşağıdakilerden hangisinin görülmesi beklenir?

Show answer & explanation

Answer: Septat hiflerin ucunda yerleşen, armut biçimli mikrokonidyumlar

Answer

Septat hiflerin ucunda yerleşen, armut biçimli mikrokonidyumlar
Vakada tanımlanan klinik tablo (Great Lakes bölgesi, verrüköz deri lezyonu) ve mikroskobik bulgu (geniş tabanlı tomurcuklanan kalın duvarlı maya), Blastomyces dermatitidis enfeksiyonunu işaret eder. Bu mantar termal dimorfik bir etken olup 25∘C25^\circ C’de (küf fazı) septat hifler ve bu hiflerin üzerinde armut biçimli mikrokonidyumlar oluşturur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve mikroskobik verileri analiz etme
Büyük Göller bölgesi maruziyeti ve 'geniş tabanlı tomurcuklanma' gösteren kalın duvarlı mayalar, Blastomyces dermatitidis tanısını koydurur.
Blastomyces dermatitidis, Kuzey Amerika'da endemik olan ve dokuda tipik 'broad-based budding' gösteren bir sistemik mikoz etkenidir.
2
Termal dimorfizm özelliğini değerlendirme
Sistemik mikoz etkenleri dimorfik mantarlardır; 25∘C25^\circ C’de küf (hif), 37∘C37^\circ C’de maya formunda bulunurlar.
Soruda laboratuvar ortamında 25∘C25^\circ C’de (oda ısısında) oluşacak morfoloji sorulmaktadır.
3
Blastomyces dermatitidis'in küf fazı morfolojisini belirleme
Bu etkenin küf fazında septat hifler ve kısa konidiyoforların ucunda 'lolipop' benzeri armut biçimli mikrokonidyumlar görülür.
Ayırıcı tanıda tüberküllü makrokonidyumlar Histoplasma'ya, artrokonidyumlar ise Coccidioides'e aittir.

Key Concept

Blastomyces dermatitidis, Great Lakes bölgesinde endemiktir; dokuda geniş tabanlı tomurcuklanan maya, 25∘C25^\circ C kültüründe ise mikrokonidyumlu hif yapısı gösterir.
PreviousPage 3 / 3
Sistemik (Endemik) Mikozlar Practice Questions — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 3 | Examkin