Viroloji

458 questions

Question 361Question

Viral aşıların hazırlanış yöntemleri, immün sistemle etkileşim mekanizmaları ve klinik kullanım özellikleri değerlendirildiğinde, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Canlı atenüe aşılar, konakçı hücrelerinde replike olabildikleri için viral antijenlerin endojen yolla işlenmesini sağlarlar ve MHCMHC Sınıf I molekülleri aracılığıyla güçlü bir CD8+CD8^+ sitotoksik T hücre yanıtı oluştururlar.

Answer

Canlı atenüe aşılar, hücre içi replikasyon yetenekleri sayesinde endojen antijen sunum yolunu kullanarak MHC Sınıf I molekülleri üzerinden güçlü bir sitotoksik T hücre (CD8+) yanıtı indüklerler.
Doğru seçenek, canlı atenüe aşıların biyolojik çalışma prensibini tam olarak açıklar. Bu aşılar, virüsün zayıflatılmış ancak canlı formunu içerir; konak hücrelerine girip replike olduklarında üretilen viral proteinler 'endojen antijen' olarak kabul edilir. Bu proteinler proteazomlarda işlenerek endoplazmik retikulumda MHCMHC Sınıf I molekülleri ile birleşir ve hücre yüzeyine sunulur. Bu süreç, CD8+CD8^+ sitotoksik T lenfositlerinin (CTL) uyarılması ve kalıcı hücresel bağışıklığın oluşması için kritiktir.

Step-by-Step Solution

1
Aşı tipine göre replikasyon özelliğini belirle.
Canlı atenüe aşılar konak hücrede replike olurken, inaktive ve rekombinant aşılar replike olamaz.
Replike olan virüsler konak hücresinde viral protein sentezletir (endojen antijen).
2
Antijen işleme yolaklarını karşılaştır.
Endojen antijenler MHC Sınıf I, eksojen antijenler (dışarıdan alınan ölü virüsler) MHC Sınıf II ile sunulur.
MHC Sınıf I molekülleri tüm çekirdekli hücrelerde bulunur ve sitoplazmik proteinleri sunar.
3
MHC sunumuna verilen T hücre yanıtını eşleştir.
MHC Sınıf I -> CD8+ (Sitotoksik), MHC Sınıf II -> CD4+ (Helper) T hücrelerini uyarır.
T hücre reseptörleri ve koreseptörleri (CD4/CD8) belirli MHC sınıflarına spesifiktir.

Key Concept

Canlı atenüe aşıların hücresel bağışıklığı (CD8+ T hücreleri) uyarma mekanizması, endojen protein sentezi ve MHC Sınıf I sunumuna dayanır.
Question 362Question

Akut flaksid paralizi şikayetiyle başvuran bir çocuk hastadan izole edilen virüsün moleküler özellikleri incelenmektedir. Yapılan analizlerde virüsün pozitif polariteli, tek iplikli ve zarfsız bir RNA genomuna sahip olduğu; genomunun 55' ucunda tipik metilguanozin 'cap' (başlık) yapısı yerine kovalent bağlı bir VPg proteini taşıdığı ve translasyonun 'Dahili Ribozom Giriş Bölgesi' (IRES) üzerinden başladığı saptanmıştır.

Bu vakada enfeksiyona neden olan etken aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Poliovirüs

Answer

Enfeksiyona neden olan etken, Picornaviridae ailesinden pozitif polariteli RNA genomuna sahip, 55' ucunda VPg taşıyan ve IRES mekanizmasıyla translasyon başlatan Poliovirüstür.
Poliovirüs, Picornaviridae ailesinin bir üyesi olup pozitif polariteli, tek iplikli ve zarfsız bir RNA genomuna sahiptir. Genomunun 55' ucunda, ökaryotik hücrelerin tipik 'cap' yapısı yerine kovalent bağlı bir VPg (Viral Protein genom-linked) proteini bulunur. Protein sentezini başlatmak için ribozomlar, genomun 55' untranslated bölgesindeki (UTR) karmaşık ikincil yapılar olan 'Dahili Ribozom Giriş Bölgesi'ne (IRES) bağlanır. Bu özellikler ve akut flaksid paralizi tablosu Poliovirüs tanısını kesinleştirir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu değerlendir
Akut flaksid paralizi, çocuklarda tipik olarak poliovirüs enfeksiyonunu (poliomiyelit) düşündürür.
Klinik ipuçları ayırıcı tanıda virüs ailesini daraltmaya yardımcı olur.
2
Genomik özellikleri analiz et
Pozitif polariteli, tek iplikli, zarfsız RNA ve VPg varlığı Picornaviridae ailesine özgüdür.
Picornavirüsler genomlarını doğrudan mRNA olarak kullanırlar ancak cap yapısı yerine IRES ve VPg proteinine sahiptirler.
3
Translasyon mekanizmasını doğrula
IRES kullanımı, poliovirüslerin konak hücre protein sentezini durdurup kendi RNA'larının okunmasını sağlamasına olanak tanır.
IRES (Internal Ribosome Entry Site), ribozomun mRNA'nın en ucuna değil, iç bölgelerdeki sekonder yapılara bağlanmasını sağlar.

Key Concept

Picornaviridae (Poliovirüs) replikasyonunda IRES ve VPg kullanımı

Hints

1
Bu virüs, mide asidine dirençli olduğu için fekal-oral yolla bulaşabilen zarfsız bir RNA virüsüdür.
2
Genomu doğrudan bir mesajcı RNA (mRNA) gibi davranır ancak başında tipik bir başlık yapısı yoktur.
3
Picornaviridae ailesinin en klasik üyesidir ve omurilik ön boynuz hücrelerini tutarak paraliziye neden olur.

Practice More

Picornavirüslerin genomunun poly-protein olarak transle edildikten sonra viral proteazlar tarafından kesilme sürecini inceleyiniz.
Estimated Time:1m 0s
Question 363Question

Pozitif polariteli, tek iplikli ve zarflı bir RNA genomuna sahip olan bir virüsün moleküler replikasyon özellikleri incelendiğinde; genomun 55' ucunun non-strüktürel proteinleri (replikaz kompleksi) kodladığı, strüktürel proteinlerin ise replikasyon sırasında sentezlenen 26S26S büyüklüğünde subgenomik bir mRNA aracılığıyla genomun 33' ucundan üretildiği saptanmıştır. Bu replikasyon stratejisine ve genomik organizasyona sahip olan virüs aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Çikungunya Virüsü

Answer

Çikungunya Virüsü
Çikungunya virüsü, Togaviridae ailesinin Alphavirus cinsine aittir. Bu virüslerin genomik organizasyonu, diğer pozitif polariteli RNA virüslerinden farklı olarak 55' ucunda replikaz (non-strüktürel) proteinlerini, 33' ucunda ise strüktürel proteinleri kodlar. Replikasyon sırasında, sadece strüktürel proteinleri kodlayan 26S26S büyüklüğünde bir subgenomik mRNA sentezlenir. Bu strateji, virüsün enfekte hücrede yapısal proteinleri çok daha yüksek miktarlarda üretmesini sağlar.

Step-by-Step Solution

1
Genom yapısını analiz etme
Virüsün pozitif polariteli, tek iplikli RNA genomuna sahip ve zarflı olduğu belirlenir. Bu özellikler hem Togaviridae hem de Flaviviridae aileleri için ortaktır.
Sınıflandırmayı daraltmak için temel yapısal özelliklerin belirlenmesi gerekir.
2
Gen dizilimini inceleme
55' ucunda non-strüktürel proteinlerin bulunması, Togaviridae (Alphavirus) ailesine işaret eder. Flaviviridae'de 55' uçta strüktürel proteinler bulunur.
Genomik organizasyon farkı, benzer yapıdaki RNA virüs ailelerini ayırt etmede anahtar bilgidir.
3
Replikasyon stratejisini değerlendirme
Subgenomik mRNA (26S26S) sentezi, Alphavirus replikasyonunun karakteristik özelliğidir. Flaviviruslar tüm genomu tek bir poliprotein olarak transle ederler.
Subgenomik mRNA üretimi, strüktürel proteinlerin sentez miktarını düzenleyen spesifik bir mekanizmadır.
4
Seçeneklerdeki virüsleri ailelerine göre eşleştirme
Çikungunya virüsü bir Alphavirus (Togaviridae) iken; Batı Nil, Zika ve HCV Flaviviridae ailesindedir. Polio ise zarfsız bir Picornavirus'tur.
Doğru etkenin tespiti için virüslerin ait olduğu ailelerin bilinmesi gerekir.

Key Concept

Togaviridae (Alphavirus) ve Flaviviridae arasındaki genomik organizasyon ve subgenomik mRNA kullanım farkı.

Practice More

Flaviviridae ve Togaviridae ailelerinin yüzey glikoproteinlerinin sentez sonrası modifikasyon farklarını inceleyiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 364Question

Viral aşıların immün yanıt profilleri ve uygulama güvenliği, üretim teknolojilerine (canlı atenüe, inaktive, rekombinant vb.) bağlı olarak değişkenlik gösterir. Canlı atenüe aşılar hem hümoral hem de güçlü bir hücresel immün yanıt oluştururken, inaktive aşılar temel olarak antikor yanıtı üzerinden koruma sağlar. Buna göre, aşağıdaki viral hastalıklardan hangisine karşı kullanılan rutin aşı "canlı atenüe" yapıda olmayıp, inaktive (ölü) bir aşı olarak uygulanmaktadır?

Show answer & explanation

Answer: Hepatit A

Answer

Hepatit A aşısı, inaktive (ölü) bir aşıdır.
Hepatit A aşısı, virüsün çoğaltıldıktan sonra kimyasal yöntemlerle (genellikle formaldehit) inaktive edilmesiyle hazırlanan bir ölü aşıdır. Bu nedenle immün sistemi baskılanmış bireylerde de güvenle kullanılabilir.

Step-by-Step Solution

1
Aşı türlerini sınıflandır
Viral aşılar; canlı atenüe (zayıflatılmış), inaktive (ölü), rekombinant (subunit) veya mRNA gibi farklı teknolojilerle üretilir.
Soruda istenen 'inaktive' aşıyı bulmak için listedeki her virüsün aşı tipini belirlemek gerekir.
2
Seçeneklerdeki canlı aşıları ele
Sarı humma, Suçiçeği, Kızamıkçık ve Kabakulak aşıları canlı atenüe aşılardır.
Bu aşılar immün sistemi baskılanmış kişilerde kontrendikedir çünkü zayıflatılmış virüs içerirler.
3
İnaktive aşıyı doğrula
Hepatit A aşısı, inaktive (ölü) virüs partikülleri içerir.
Hepatit A'nın rutin uygulamadaki formu ölüdür; canlı formu bulunmamaktadır.

Key Concept

Viral Aşı Sınıflandırması
Estimated Time:45s
Question 365Question

Antiretroviral tedavi altındaki bir hastada gelişen ilaç direncini aşmak amacıyla, tedavi rejimine viral girişi (entry) hedefleyen bir ajan eklenmesi planlanmaktadır. Tedavi seçimi öncesinde yapılan fenotipik koreseptör tropizm testinde (TrofileTrofile testi), virüsün hem CXCR4CXCR4 hem de CCR5CCR5 reseptörlerini kullanabildiği (dual/mixeddual/mixed tropizm) rapor edilmiştir. Bu laboratuvar bulgusu, aşağıdaki ilaçlardan hangisinin bu hastada beklenen klinik etkinliği gösteremeyeceğini kanıtlar?

Show answer & explanation

Answer: Maravirok

Answer

Maravirok, virüsün CXCR4CXCR4 reseptörünü kullanabildiği durumlarda hedef hücreye girişi engelleyemediği için etkisiz kalır.
Maravirok, insan hücreleri üzerindeki CCR5CCR5 koreseptörüne bağlanan bir girişi inhibitörüdür. HIV1HIV-1 virüsleri hücreye girmek için CD4CD4 reseptörüne ek olarak CCR5CCR5 veya CXCR4CXCR4 koreseptörlerinden birini kullanmak zorundadır. Eğer virüs popülasyonu CXCR4CXCR4 kullanabilen suşlar içeriyorsa (X4X4 tropik veya dual/mixeddual/mixed tropik), Maravirok'un CCR5CCR5'i bloke etmesi viral girişi durdurmak için yeterli olmaz. Bu nedenle Maravirok tedavisine başlanmadan önce mutlaka tropizm testi yapılmalı ve virüsün sadece R5R5 tropik olduğu kanıtlanmalıdır.

Step-by-Step Solution

1
TrofileTrofile testi sonucunu analiz etmek
Virüsün dual/mixeddual/mixed tropik olduğu, yani hem CCR5CCR5 hem de CXCR4CXCR4 reseptörlerini kullanabildiği saptanmıştır.
Tedavi seçimi için virüsün hangi koreseptörü kullandığının bilinmesi zorunludur.
2
Maravirok'un etki mekanizmasını hatırlamak
Maravirok, konak hücre üzerindeki CCR5CCR5 koreseptörüne bağlanan bir girişi inhibitörüdür (antagonist).
İlacın hedefi viral protein değil, konak hücre reseptörüdür.
3
İlaç mekanizması ile laboratuvar verisini eşleştirmek
Virüs CXCR4CXCR4 reseptörünü de kullanabildiği için, CCR5CCR5 reseptörü Maravirok ile bloke edilse bile virüs CXCR4CXCR4 üzerinden hücreye girmeye devam eder.
CCR5CCR5 antagonistleri sadece saf R5R5 tropik enfeksiyonlarda endikedir.

Key Concept

CCR5CCR5 Antagonistleri ve Tropizm Gerekliliği

Practice More

Foscarnet ve Gansiklovir arasındaki direnç mekanizması farklarını (UL97 mutasyonu) tekrar ediniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 366Question

Viral aşılar, hazırlama teknolojilerine göre konakçı bağışıklık sistemini farklı yollarla uyarırlar. Özellikle mukozal girişli virüslere karşı geliştirilen bazı aşılar, doğal enfeksiyon yolunu taklit ederek lokal bağışıklığı aktive ederler. Buna göre, aşağıdaki viral aşılardan hangisi ağız yoluyla (oraloral) uygulanan ve bağırsak lümeninde replike olarak mukozal yüzeylerde salgısal IgAIgA (sIgAsIgA) sentezini güçlü bir şekilde uyaran canlı atenüe bir aşıdır?

Show answer & explanation

Answer: Rotavirüs aşısı

Answer

Rotavirüs aşısı, oral yolla uygulanan ve mukozal sIgAsIgA yanıtını güçlü bir şekilde uyaran canlı atenüe bir aşıdır.
Rotavirüs aşısı, günümüzde yaygın olarak kullanılan canlı atenüe viral aşılardan biridir. Bu aşının en önemli özelliği oral (ağız yoluyla) uygulanmasıdır. Sindirim kanalına giren atenüe virüsler bağırsak epitelyumunda replike olur ve mukozal lenfoid dokuları uyararak salgısal IgAIgA (sIgAsIgA) üretimini tetikler. Bu durum, doğal enfeksiyonun gerçekleştiği bölgede (bağırsak mukozası) güçlü bir koruma sağlar.

Step-by-Step Solution

1
Aşı tipini (canlı vs. inaktive) belirleyin.
Soruda istenen 'canlı atenüe' özellikteki aşılardır (Rotavirüs ve KKKKKK bu kategoriye girer).
Canlı aşılar konakçı hücrelerinde replike olarak doğal enfeksiyonu taklit ederler.
2
Uygulama yolunu ve mukozal yanıt potansiyelini değerlendirin.
Oral yolla uygulanan ve bağırsakta replike olan aşı mukozal sIgAsIgA sentezini uyarır.
Lokal replikasyon, mukozal lenfoid dokuları (GALTGALT) uyararak sIgAsIgA üretimini sağlar.
3
Seçenekler arasından eşleştirme yapın.
Rotavirüs aşısı hem canlıdır hem de oral yolla uygulanır.
KKKKKK canlı olmasına rağmen parenteral uygulanır; SalkSalk ve Kuduz ise inaktivedir.

Key Concept

Canlı atenüe aşıların oral yolla uygulanması, mukozal yüzeylerde güçlü bir salgısal IgAIgA (sIgAsIgA) yanıtı oluşturarak virüsün giriş kapısında engellenmesini sağlar.
Estimated Time:1m 0s
Question 367Question

Viral aşıların uygulama yolu ve üretim teknolojisi, immün sistemin hangi bileşenlerinin aktive edileceğini belirleyen temel faktörlerdir. İnfluenza virüsüne karşı kullanılan aşılar arasında hem inaktive hem de canlı atenüe (soğuğa adapte) formlar yer almaktadır. Buna göre, influenza canlı atenüe aşısının (LAIV) immünolojik özellikleri ve kullanımı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Nazal mukozada lokal sekretuar IgA yanıtını ve sitotoksik T hücre aktivitesini uyarır.

Answer

İnfluenza canlı atenüe aşısı (LAIV), nazal mukozada lokal sekretuar IgA yanıtını ve sitotoksik T hücre aktivitesini uyarır.
İnfluenza canlı atenüe aşısı (LAIV), intranazal yolla uygulandığı için üst solunum yolu mukozasında sekretuar IgA (sIgA) üretimini indükler. Ayrıca, virüs hücre içinde sınırlı bir replikasyon gösterdiği için antijenler MHC Sınıf I molekülleri aracılığıyla sunulur ve bu durum güçlü bir sitotoksik T lenfosit yanıtının oluşmasını sağlar.

Step-by-Step Solution

1
Aşının biyolojik yapısını ve uygulama yolunu belirle.
LAIV, intranazal yolla uygulanan canlı bir aşıdır.
Uygulama yolu, indüklenen immün yanıtın bölgesel karakterini belirler.
2
İndüklenen immün yanıt tiplerini analiz et.
Lokal IgA ve sitotoksik T hücre (CD8+) yanıtı.
Canlı aşılar hücre içinde replike olarak MHC Sınıf I üzerinden sunulur ve mukoza temasıyla IgA üretimini artırır.
3
Kontrendikasyonları ve diğer aşı tipleriyle farkını değerlendir.
Gebelerde kontrendike olduğu ve subunit/rekombinant yapılardan farklı olduğu saptanır.
Canlı aşılar immünsüpresif durumlarda replikasyon riski taşır.

Key Concept

Canlı atenüe aşılar (örneğin LAIV), doğal enfeksiyonu taklit ederek hem mukozal (IgA) hem de güçlü bir hücresel (sitotoksik T hücre) bağışıklık sağlarlar.

Practice More

İnaktive influenza aşısı ile canlı atenüe aşının kontrendikasyonlarını bir tablo halinde karşılaştırarak pekiştiriniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 368Question

Yaz kampında konaklayan bir grup üniversite öğrencisinde ateş, boğaz ağrısı ve bilateral konjonktivit ile karakterize bir salgın gözlenmiştir. Yapılan incelemeler sonucunda, bu tabloya neden olan etkenin zarfsız, çift iplikli doğrusal DNA genomuna sahip olduğu ve ikozalhedral kapsidinin köşelerinden uzanan "fiber" yapılarıyla konak hücreye tutunduğu saptanmıştır. Bu salgından sorumlu olan virüs aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Adenovirus

Answer

Adenovirus
Adenovirüsler, zarfsız ve ikozalhedral kapsid yapısına sahip çift iplikli doğrusal DNA virüsleridir. Kapsidin köşelerindeki penton bazlarından uzanan fiber proteinleri, hem hücreye tutunmayı sağlar hem de hemaglütinasyon özelliğinden sorumludur. Klinik olarak farenjit ve konjonktivit ile seyreden salgınlar (faringokonjonktival ateş) bu virüs için tipiktir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz et
Ateş, farenjit (boğaz ağrısı) ve konjonktivit triadının 'faringokonjonktival ateş' tablosuna işaret ettiği belirlenir.
Bu klinik kombinasyon, özellikle yaz kamı veya havuz kaynaklı salgınlarda Adenovirüsler için klasiktir.
2
Yapısal özellikleri değerlendir
Zarfsız yapı, çift iplikli doğrusal DNA ve kapsid köşelerindeki 'fiber' proteinleri not edilir.
Fiber yapıları, Adenovirüslerin konak hücre reseptörlerine (CAR) bağlanmasını sağlayan en karakteristik morfolojik özelliktir.
3
Ayırıcı tanı yap
Diğer DNA virüsleri zarflı olmaları (Herpes, Pox), tek iplikli olmaları (Parvo) veya halkasal genom taşımaları (Papilloma) nedeniyle dışlanır.
Doğrusal dsDNA ve zarfsız yapı kombinasyonu Adenovirüs tanısını kesinleştirir.

Key Concept

Adenovirüslerin yapısal özellikleri ve klinik sendromları (Faringokonjonktival ateş)
Estimated Time:1m 0s
Question 369Question

Spongiform ensefalopatilerde saptanan nöropatolojik değişikliklerin temelinde, konak hücresinde bulunan normal yüzey proteinlerinin post-translasyonel bir değişim geçirerek patolojik formlara dönüşmesi yatmaktadır. Bu biyokimyasal dönüşüm sürecinin ürünü olan enfeksiyöz prion proteini (PrPscPrP^{sc}) ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Tersiyer yapısında yüksek oranda β\beta-kırma (beta-sheet) içermesi nedeniyle proteinaz K enzimi ile sindirilmeye karşı dirençlidir.

Answer

Enfeksiyöz prion proteini (PrPscPrP^{sc}), yapısındaki zengin beta-kırma (beta-sheet) içeriği sayesinde proteinaz K gibi proteolitik enzimlere karşı direnç gösterir.
Doğru ifade, patolojik prion proteininin (PrPscPrP^{sc}) tersiyer yapısında yüksek oranda beta-kırma yapısı içermesi ve bu sayede proteolitik enzimlere (Proteinaz K) karşı dirençli olmasıdır. Bu konformasyonel değişim, prionların dokularda birikmesine ve nörodejenerasyona yol açan en temel biyokimyasal özelliğidir.

Step-by-Step Solution

1
Ajanın yapısını tanımla.
Prionlar nükleik asit içermeyen, sadece proteinden oluşan (PrPPrP) enfeksiyöz ajanlardır.
Soruda bahsedilen spongiform ensefalopati etkeninin temel özelliklerini belirlemek gerekir.
2
Konformasyonel değişikliği analiz et.
Normal hücresel protein (PrPcPrP^c) alfa-heliks yapısındayken, patolojik form (PrPscPrP^{sc}) beta-kırma (beta-sheet) yapısına dönüşür.
Bu yapısal değişim, proteinin fiziksel ve kimyasal özelliklerini tamamen değiştirir.
3
Direnç mekanizmalarını değerlendir.
Beta-kırma yapısının artışı, proteini çözünmez hale getirir ve proteinaz K gibi enzimlerin etki etmesini zorlaştırır.
Patogenezdeki anahtar nokta bu yapısal dirençtir.
4
Dışlama faktörlerini kontrol et.
Nükleik asit yokluğu (UV direnci) ve inflamasyon yokluğu prionların karakteristik özellikleridir.
Klasik viral ve bakteriyel özelliklerin prionlarda bulunmadığı doğrulanmalıdır.

Key Concept

Prionların patojenitesi, normal proteindeki alfa-helikslerin beta-kırma yapılarına dönüşmesi (misfolding) ve buna bağlı gelişen proteaz direncidir.
Estimated Time:2m 0s
Question 370Question

HIV1HIV-1 replikasyon döngüsünde, erken dönemde sentezlenen regülatör proteinlerden biri olan; yapısal proteinleri kodlayan tam boy (split edilmemiş) veya kısmen split edilmiş viral mRNAmRNA’ların çekirdekten sitoplazmaya aktif transportunu koordine eden protein aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Rev

Answer

Rev proteini, viral mRNA'ların nükleer eksportunu yöneten temel regülatördür.
Rev proteini, HIV1HIV-1 replikasyonunun geç döneminde ihtiyaç duyulan büyük (split edilmemiş veya tek split edilmiş) mRNAmRNA moleküllerinin çekirdekten sitoplazmaya taşınmasından sorumludur. Bunu, viral RNARNA üzerindeki RRERRE dizisine bağlanıp konak hücrenin eksportin sistemini kullanarak gerçekleştirir.

Step-by-Step Solution

1
Viral mRNA tiplerini tanımla.
HIV1HIV-1 transkripsiyonu sonucu üç tip mRNAmRNA oluşur: Çoklu split edilmiş (küçük), tek split edilmiş ve split edilmemiş (büyük).
Küçük mRNAsmRNAs (Rev, Tat, Nef kodlayanlar) çekirdekten kendiliğinden çıkabilirken, büyükler nükleer retansiyon sinyalleri nedeniyle çekirdekte tutulur.
2
Rev proteininin fonksiyonunu belirle.
Rev, sitoplazmada sentezlendikten sonra tekrar çekirdeğe girer ve viral RNARNA üzerindeki RRERRE (*Rev Response Element*) bölgesine bağlanır.
Bu bağlanma, konak hücrenin CRM1CRM1 (Exportin-1) nükleer eksport yolunun kullanılmasını sağlar.
3
Sonucu değerlendir.
Gag, Pol ve Env gibi yapısal proteinleri kodlayan büyük mRNAmRNA’lar sitoplazmaya taşınır ve yeni virionların oluşumu başlar.
Rev eksikliğinde bu büyük mRNAmRNA’lar çekirdekte parçalanır veya daha fazla split edilir, bu da replikasyonun durmasına neden olur.

Key Concept

HIV-1 Rev proteininin RRE dizisine bağlanarak mRNA nükleer eksportunu sağlaması.
Question 371Question

4242 yaşında erkek hastanın rutin sağlık kontrolünde bakılan laboratuvar tetkiklerinde HBsAgHBsAg (+), AntiHBcAnti-HBc IgGIgG (+), HBeAgHBeAg (-) ve AntiHBeAnti-HBe (+) olarak saptanmıştır. Hastanın biyokimyasal incelemesinde ALTALT düzeyi 135135 U/LU/L (N<40N < 40), ASTAST düzeyi 110110 U/LU/L (N<40N < 40) bulunmuş; moleküler incelemede ise HBVHBV DNADNA seviyesi 4.8×1064.8 \times 10^6 IU/mLIU/mL olarak ölçülmüştür. Bu klinik ve laboratuvar tablosuna neden olan en olası moleküler mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Pre-core bölgesi (G1896AG1896A stop kodon) veya bazal kor promotör mutasyonu gelişimi

Answer

Pre-core bölgesi (G1896AG1896A stop kodon) veya bazal kor promotör mutasyonu gelişimi gösteren seçenek doğrudur.
Kronik hepatit B hastalarında HBeAgHBeAg negatifliği ve AntiHBeAnti-HBe pozitifliğine rağmen ALTALT yüksekliği ve anlamlı düzeyde HBVHBV DNADNA pozitifliği (>2000>2000 IU/mLIU/mL) saptanması 'HBeAg Negatif Kronik Hepatit' tablosunu tanımlar. Bu tablonun temel nedeni, virüsün nükleokapsid proteinini (HBeAgHBeAg ve HBcAgHBcAg) kodlayan gen bölgesinde veya bu bölgenin promotöründe (BCPBCP) meydana gelen mutasyonlardır. En sık görülen G1896AG1896A mutasyonu, pre-core bölgesinde erken bir stop kodon (TAG) oluşturarak fonksiyonel HBeAgHBeAg sentezini tamamen durdurur, ancak virüsün replikasyon ve enfektivite yeteneği devam eder.

Step-by-Step Solution

1
Serolojik belirteçlerin analizi
Hasta HBsAgHBsAg (+), AntiHBcAnti-HBc IgGIgG (+) olup kronik HBVHBV enfeksiyonu evresindedir. HBeAgHBeAg (-) ve AntiHBeAnti-HBe (+) olması normalde 'İnaktif Taşıyıcı' profilini düşündürür.
HBeAg replikasyonun ve bulaşıcılığın bir göstergesidir.
2
Virolojik ve biyokimyasal verilerin karşılaştırılması
Hastalıkta ALTALT yüksekliği (135135 U/LU/L) ve yüksek HBVHBV DNADNA (>2000> 2000 IU/mLIU/mL) saptanmıştır. Bu durum 'İnaktif Taşıyıcılık' ile uyumsuzdur.
İnaktif taşıyıcılarda ALT normal, DNA düzeyi ise düşüktür.
3
Moleküler mekanizmanın belirlenmesi
Yüksek replikasyona (HBVHBV DNADNA (+)) rağmen HBeAgHBeAg saptanamaması, virüsün HBeAgHBeAg sentezini engelleyen ancak replikasyon yeteneğini koruyan bir mutasyon geçirdiğini gösterir.
Pre-core (G1896AG1896A) mutasyonu stop kodon oluşturarak HBeAg üretimini durdurur; BCP mutasyonları ise üretimi transkripsiyon düzeyinde azaltır.

Key Concept

HBeAg Negatif Kronik Hepatit (Pre-core Mutant)

Practice More

İnaktif taşıyıcı profilini belirleyen laboratuvar eşik değerlerini ve HBeAg negatif kronik hepatit arasındaki klinik farkları tekrar edin.
Estimated Time:2m 0s
Question 372Question

Creutzfeldt-Jakob hastalığı (CJH) ön tanısıyla izlenen bir hastada, saptanan nöropatolojik ve biyokimyasal bulguların klasik viral ensefalitlerden ayrılmasında; etkenin yapısal özellikleri ve konakçıda oluşturduğu yanıtlar dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi prionlar için en karakteristik ayırt edici özelliktir?

Show answer & explanation

Answer: Protein sekonder yapısında β\beta-tabaka içeriğinin baskın hale gelmesi sonucu proteazlara dirençli agregatların oluşması ve belirgin inflamasyonun gözlenmemesi

Answer

Enfeksiyöz prionların en karakteristik özelliği, proteinde meydana gelen konformasyonel değişiklik sonucu β\beta-tabaka yapısının artması, buna bağlı gelişen proteaz direnci ve konakçıda inflamatuar yanıt oluşturmamasıdır.
Prion hastalıklarının moleküler temelini, normal hücresel prion proteinindeki (PrPCPrP^C) α\alpha-heliks yapılarının yerini yüksek oranda β\beta-tabaka yapılarının alması oluşturur. Bu değişim proteinin proteazlara, ısıya ve radyasyona direnç kazanmasına, beyinde amiloid benzeri plaklar ve agregatlar oluşturmasına yol açar. Ayrıca, bu proteinler konakçının kendi genetik materyali tarafından kodlandığı için immün sistem yabancı bir ajan olarak algılamaz ve inflamatuar hücre yanıtı (lenfosit, nötrofil infiltrasyonu vb.) oluşmaz.

Step-by-Step Solution

1
Etkenin nükleik asit içeriğini değerlendir
Prionlar sadece proteinden oluşur, nükleik asit içermez.
Konvansiyonel virüslerden en temel farkları nükleik asit yokluğudur.
2
Protein yapısındaki değişikliği analiz et
Normalde α\alpha-heliks yapısında olan PrPCPrP^C, patojenik formda (PrPScPrP^{Sc}) β\beta-tabaka yapısına dönüşür.
Bu yapısal değişim proteinin agregasyonuna ve kimyasal/fiziksel direnç kazanmasına neden olur.
3
Konakçı immün yanıtını incele
İnflamatuar hücre infiltrasyonu ve antikor yanıtı yoktur.
Prion proteini konakçının kendi geni tarafından üretildiği için immün sistem tarafından yabancı olarak algılanmaz.

Key Concept

Prionların patogenezindeki temel olay, PrPCPrP^C proteininin post-translasyonel olarak konformasyonel bir değişikliğe uğrayıp proteaza dirençli PrPScPrP^{Sc} formuna ( β\beta-tabaka artışı) dönüşmesidir.

Practice More

Prionların inaktivasyonunda kullanılan sodyum hipoklorit ve sodyum hidroksit gibi kimyasalların otoklav protokolleri ile kombinasyonunu inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 373Question

Hızla ilerleyen demans, miyoklonus ve serebellar ataksi bulguları ile seyreden Creutzfeldt-Jakob Hastalığı (CJD) tanısı konulan bir hastanın beyin dokusundan izole edilen enfeksiyöz patojenin moleküler ve biyokimyasal özellikleri araştırılmaktadır. Bu patojenin yapısal özellikleri ve laboratuvar davranışıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Proteaz K enzimi ile muamele edildiğinde patojenik proteinin amino terminal ucu sindirilirken, karboksi terminalinde yaklaşık 273027-30 kDa\text{kDa} ağırlığında enfektivitesini koruyan dirençli bir çekirdek yapı kalır.

Answer

Patojenik prion proteini (PrPScPrP^{Sc}), proteazlara karşı kısmi direnç gösterir ve Proteaz K uygulamasıyla amino terminal ucu sindirilse de geriye enfektivitesini koruyan 273027-30 kDa\text{kDa}'lık dirençli bir çekirdek fragman bırakır.
Prion patogenezinde hücresel PrPCPrP^C proteini, patojenik PrPScPrP^{Sc} formuna dönüşürken üçüncül yapısındaki β\beta-kırmalı yaprak oranı artar. Bu yapısal değişim, proteini proteolizise karşı dirençli hale getirir. Laboratuvar analizlerinde Proteaz K enzimi kullanıldığında, normal proteinler tamamen yıkılırken patojenik prionun amino terminalindeki yaklaşık 67 amino asitlik kısım kesilir, ancak geriye kalan ve 273027-30 kDa\text{kDa} ağırlığında olan C-terminal çekirdek yapı (PrP 27-30) bütünlüğünü ve enfektif gücünü korur. Bu durum CJD tanısında kullanılan önemli bir biyokimyasal kanıttır.

Step-by-Step Solution

1
Patojenin temel yapısını ve nükleik asit içeriğini değerlendirin.
Prionlar nükleik asit içermez, sadece proteinden oluşur. Bu nedenle nükleazlara ve UV ışınlarına dirençlidirler.
Replikonları olmadığı için konvansiyonel virüslerden ayrılırlar.
2
Hücresel proteinin patojenik forma dönüşüm mekanizmasını analiz edin.
Amino asit dizisi aynı kalırken, α\alpha-heliks yapısı β\beta-kırmalı yaprağa dönüşür.
Dönüşüm bir dizi değişikliği değil, bir konformasyonel (katlanma) değişikliğidir.
3
Proteaz K enziminin her iki form (PrPCPrP^C ve PrPScPrP^{Sc}) üzerindeki etkisini karşılaştırın.
Normal protein (PrPCPrP^C) tamamen sindirilirken, patojenik form (PrPScPrP^{Sc}) kısmen direnç göstererek 'PrP 27-30' fragmanını oluşturur.
β\beta-kırmalı yaprak zenginliği, proteinin enzimatik yıkıma karşı sterik olarak daha dirençli olmasını sağlar.
4
Konak yanıtını ve sterilizasyon gereksinimlerini gözden geçirin.
İnflamasyon gözlenmez ve standart sterilizasyon (121C121^\circ C) yetersiz kalır.
Prionlar konak tarafından 'yabancı' olarak algılanmaz ve fizikokimyasal olarak olağanüstü dayanıklıdırlar.

Key Concept

Prionların Proteaz K direnci ve karakteristik Western Blot fragman formasyonu.
Question 374Question

İnsan immün yetmezlik virüsü tip 1 (HIV1HIV-1) replikasyon döngüsü sırasında, konak hücrenin doğal savunma mekanizmalarından biri olan APOBEC3GAPOBEC3G (sitidin deaminaz) enzimini ubikuitin-proteazom yoluyla yıkarak viral genomun hipermutasyona uğramasını engelleyen aksesuar protein aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: VifVif

Answer

VifVif proteini, konak hücredeki APOBEC3GAPOBEC3G enzimini etkisiz hale getirerek virüsün enfektivitesini koruyan temel aksesuar proteindir.
VifVif (viral infectivity factor) proteini, konak hücrenin doğal immün yanıtının bir parçası olan APOBEC3GAPOBEC3G enzimini hedef alır. VifVif, bir E3E3 ubikuitin ligaz kompleksi oluşturarak APOBEC3GAPOBEC3G'nin polyubikuitinlenmesini ve ardından 26S26S proteazomda yıkılmasını sağlar. Bu işlem gerçekleşmezse, APOBEC3GAPOBEC3G yeni virionların içine paketlenir ve bir sonraki enfeksiyonda viral eksi iplik DNADNA'sındaki sitozinleri urasile dönüştürerek (CUC \rightarrow U) viral genomda ölümcül hipermutasyonlara yol açar.

Step-by-Step Solution

1
Konak hücre kısıtlayıcı faktörü olan APOBEC3GAPOBEC3G'nin fonksiyonu belirlenir.
APOBEC3GAPOBEC3G, bir sitidin deaminazdır ve viral revers transkripsiyon sırasında nükleotid değişimlerine (hipermutasyon) neden olur.
Soruda belirtilen etki mekanizmasının hangi enzimle ilişkili olduğunu anlamak için.
2
HIV1HIV-1'in bu savunmaya karşı kullandığı spesifik protein hatırlanır.
VifVif (viral infectivity factor) proteininin APOBEC3GAPOBEC3G'yi ubikuitinleyerek proteazoma gönderdiği saptanır.
Viral protein ve konak faktörü arasındaki spesifik etkileşimi eşleştirmek için.
3
Diğer seçeneklerdeki aksesuar proteinlerin görevleri elenir.
Vpu,Vpr,NefVpu, Vpr, Nef ve TatTat proteinlerinin farklı hücresel ve viral hedefleri olduğu doğrulanır.
Benzer isimli proteinler arasındaki fonksiyonel farkları ayırt etmek için.

Key Concept

VifVif proteininin host kısıtlayıcı faktör APOBEC3GAPOBEC3G üzerindeki antagonistik etkisi.

Practice More

HIV-1 ve HIV-2 arasındaki aksesuar protein farklarını (Vpu vs Vpx) inceleyiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 375Question

HIV-1 enfeksiyonu sırasında, konak hücrede bulunan ve viral DNA sentezi sırasında sitozin deaminasyonu yaparak genomda hipermutasyonlara neden olan APOBEC3G (apolipoprotein B mRNA-editing enzyme, catalytic polypeptide-like 3G) proteinini proteozomal yıkıma yönlendirerek etkisiz hale getiren viral aksesuar protein aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Vif

Answer

Vif proteini, konak hücrenin doğal savunma proteini olan APOBEC3G'yi inhibe ederek viral genomun bütünlüğünü korur.
Doğru seçenek olan protein (Vif), konak hücrede bulunan APOBEC3G enzimine bağlanır ve onu bir E3 übikuitin ligaz kompleksine hedefleyerek proteozomda parçalanmasını sağlar. Bu sayede viral genomun hipermutasyona uğraması engellenmiş olur.

Step-by-Step Solution

1
HIV-1 aksesuar proteinlerinin (Vif, Vpu, Vpr, Nef) işlevlerini hatırlayın.
Aksesuar proteinler, virüsün konak bağışıklık yanıtından kaçmasına ve replikasyon verimliliğini artırmasına yardımcı olur.
TUS mikrobiyoloji sorularında aksesuar genlerin fonksiyonları sıkça sorgulanır.
2
Konak hücrenin APOBEC3G proteininin etkisini belirleyin.
APOBEC3G, sitozin deaminaz aktivitesi ile viral DNA'da C → U değişimlerine (hipermutasyon) neden olarak virüsü inaktive eder.
Virüsün bu savunmayı aşmak için spesifik bir proteini (Vif) bulunmaktadır.
3
Vif proteininin etki mekanizmasını eşleştirin.
Vif, APOBEC3G'ye bağlanarak onu proteozomal yıkıma uğratır.
Vif eksikliğinde virionlar APOBEC3G içerir ve bir sonraki konak hücrede replikasyon yapamazlar.

Key Concept

HIV-1 Vif proteini ve APOBEC3G etkileşimi
Estimated Time:50s
Question 376Question

HIV1HIV-1 replikasyon döngüsünde 'giriş' (entry) aşaması; tutunma (attachment), koreseptör etkileşimi ve füzyon basamaklarından oluşur. Standart antiretroviral tedavilere dirençli hastalarda 'kurtarma tedavisi' olarak kullanılan bir ajan; doğrudan viral zarf glikoproteini olan gp120gp120'ye bağlanarak virüsün konak CD4CD4 hücresine ilk tutunma aşamasını engeller. Etki mekanizması tanımlanan bu antiviral ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Fostemsavir

Answer

Viral gp120gp120 proteinine bağlanarak ilk tutunma (attachment) aşamasını engelleyen ilaç Fostemsavir'dir.
Doğru seçenek olan Fostemsavir, bir ön ilaçtır ve aktif formu olan temsavire dönüşerek doğrudan viral zarf proteini gp120gp120'ye bağlanır. Bu bağlanma, virüsün konak hücredeki CD4CD4 reseptörü ile etkileşime girmesini ve ilk tutunma (attachment) basamağını gerçekleştirmesini engeller. Diğer giriş inhibitörlerinden farklı olarak doğrudan viral bir yüzey proteinini hedef alması ve CD4-gp120 etkileşimini en erken safhada bozması ayırt edici özelliğidir.

Step-by-Step Solution

1
Virüsün konak hücreye giriş aşamalarını (tutunma, koreseptör etkileşimi, füzyon) ve bu aşamalarda görev alan proteinleri belirleyin.
Giriş aşamasında viral gp120gp120 (tutunma), konak CD4CD4 ve CCR5/CXCR4CCR5/CXCR4 (bağlanma) ve viral gp41gp41 (füzyon) görev alır.
Antiviral ilaçların etki mekanizmasını doğru ayırt edebilmek için her birinin hedeflediği spesifik proteini bilmek gerekir.
2
Soruda verilen spesifik hedefi (gp120gp120) ve engellenen basamağı (ilk tutunma/attachment) seçeneklerle eşleştirin.
Fostemsavir'in aktif formu olan temsavir, doğrudan gp120gp120'ye bağlanarak tutunmayı engeller.
Giriş inhibitörleri arasında sadece Fostemsavir doğrudan viral gp120gp120'yi hedef alarak ilk tutunmayı önler.
3
Diğer seçeneklerin hedeflerini dışlayın.
Maraviroc (CCR5CCR5), Enfüvirtid (gp41gp41) ve Ibalizumab (CD4CD4) farklı hedeflere sahiptir; Dolutegravir ise giriş aşamasında etkili değildir.
TUS sınavında benzer sınıftaki ilaçların hedef protein farklılıkları (viral vs konak) sıkça sorgulanmaktadır.

Key Concept

HIV giriş inhibitörlerinin (entry inhibitors) hedefledikleri spesifik viral (gp120,gp41gp120, gp41) ve konak (CD4,CCR5CD4, CCR5) proteinleri arasındaki farklar.

Alternative Method

İlaç isimlerindeki hedefleri hatırlamak için: 'Fos-TEM-savir' (Temsavir aktif formu) -> gp120gp120 (Tutunma/at-TEM-chment) şeklinde bir çağrışım kurulabilir.
Estimated Time:1m 30s
Question 377Question

Viral replikasyon stratejileri ve genom organizasyonları dikkate alındığında; negatif polariteli tek iplikli RNA (ssRNA-ssRNA) genomuna sahip virüslerin, enfeksiyonun başlangıcında konak hücreye virion içerisinde hazır bir RNA bağımlı RNA polimeraz (RdRpRdRp) enzimi getirmek zorunda olmalarının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Ökaryotik konak hücrelerin sitoplazmasında veya çekirdeğinde RNA'yı kalıp olarak kullanarak mRNA sentezleyebilecek bir enzimin bulunmaması

Answer

Konak hücrede RNA'yı kalıp olarak kullanarak mRNA sentezleyebilecek bir enzimin bulunmaması nedeniyle virüs bu enzimi beraberinde taşımalıdır.
Negatif polariteli RNA virüslerinin genomu, hücredeki ribozomlar tarafından doğrudan mRNA olarak kullanılamaz. Bu virüslerin replikasyona başlayabilmesi için önce genomlarını kalıp olarak kullanıp pozitif polariteli mRNA'lar sentezlemeleri gerekir. Ökaryotik hücrelerde RNA'yı kalıp alıp RNA sentezleyen bir enzim (RNA bağımlı RNA polimeraz) bulunmadığı için, virüs bu enzimi kendi geniyle sentezleyemeden (çünkü henüz protein sentezleyemez) önce hazır olarak hüreye getirmek zorundadır.

Step-by-Step Solution

1
Genom polaritesini analiz etme
Negatif polariteli RNA (ssRNA-ssRNA), protein sentezi için kullanılan mRNA (pozitif polarite) ile komplementerdir, yani doğrudan translasyon yapılamaz.
Ribozomlar sadece +ssRNA+ssRNA (mRNA) yapısını okuyabilir.
2
Konak hücre enzim kapasitesini değerlendirme
İnsan hücreleri DNA bağımlı RNA polimeraz (transkripsiyon için) ve DNA bağımlı DNA polimeraz (replikasyon için) içerir, ancak RNA bağımlı RNA polimeraz içermez.
Hücrenin normal yaşam döngüsünde RNA'dan RNA sentezleme ihtiyacı yoktur.
3
Viral stratejiyi belirleme
Virüs, kendi ssRNA-ssRNA genomunu mRNA'ya dönüştürmek için ihtiyaç duyduğu polimerazı virion içinde hazır olarak hücreye sokmalıdır.
Eğer enzim hazır getirilmezse, genom mRNA'ya dönüşemez ve replikasyon döngüsü başlayamaz.

Key Concept

RNA bağımlı RNA Polimeraz (RdRpRdRp) gereksinimi ve Polarite
Question 378Question

Prion hastalıklarında (Bulaşıcı Süngerimsi Ensefalopatiler), enfeksiyöz ajanın (PrPScPrP^{Sc}) biyokimyasal yapısı ve konakçı ile olan etkileşimi, bilinen diğer mikrobiyal patojenlerden radikal bir şekilde ayrılır. Bu hastalıklarda patolojik sürecin ilerlemesine rağmen konakçıda inflamatuar bir yanıtın gözlenmemesi ve etkenin standart dekontaminasyon yöntemlerine (proteazlar, UV, standart otoklavlama) dirençli olması, etkenin hangi yapısal veya biyolojik özelliği ile en doğrudan ilişkilidir?

Show answer & explanation

Answer: Konakçı genomu tarafından kodlanan bir proteinin konformasyonel değişimi sonucu oluşan, nükleik asit içermeyen ve yüksek β\beta-tabaka oranına sahip bir yapı olması

Answer

Konakçı genomu tarafından kodlanan bir proteinin konformasyonel değişimi sonucu oluşan, nükleik asit içermeyen ve yüksek β\beta-tabaka oranına sahip bir yapı olması
Prion hastalıklarının patogenezinde temel olay, normalde beyin hücrelerinde bulunan PrPCPrP^C proteininin, enfeksiyöz olan PrPScPrP^{Sc} formuna dönüşmesidir. Bu dönüşüm sırasında proteinin birincil yapısı (aminoasit dizisi) aynı kalırken, ikincil yapısındaki α\alpha-heliksler yerini β\beta-tabakalara bırakır. Yüksek β\beta-tabaka içeriği, proteini proteazlara karşı aşırı dirençli hale getirir ve amiloid benzeri plakların oluşmasına yol açar. Ayrıca protein konakçının kendi ürünü olduğu için bağışıklık sistemi bu yapıya karşı inflamatuar bir yanıt (lenfosit infiltrasyonu vb.) geliştirmez; bu nedenle biyopsilerde sadece süngerimsi dejenerasyon görülür, inflamasyon görülmez.

Step-by-Step Solution

1
Etkenin temel yapısını tanımla
Prionlar sadece proteinden oluşur, nükleik asit içermezler.
Prionların nükleazlara, UV radyasyonuna ve birçok kimyasal dezenfektana direncinin temel nedeni nükleik asit yokluğudur.
2
Yapısal dönüşümü analiz et
Normal hücresel protein (PrPCPrP^C) α\alpha-heliks yapısındayken, patojenik izoform (PrPScPrP^{Sc}) yüksek oranda β\beta-tabaka içerir.
β\beta-tabaka yapısı, proteinin proteazlara karşı dirençli olmasına ve agregatlar (amiloid) oluşturmasına neden olur.
3
İmmünolojik etkileşimi değerlendir
Protein konakçının kendi geni (PRNPPRNP) tarafından kodlandığı için vücut tarafından 'yabancı' olarak algılanmaz.
Bu durum, hastalık sürecinde neden inflamatuar yanıt, sitokin artışı veya antikor üretimi gözlenmediğini açıklar.

Key Concept

Prionlarda konformasyonel değişim (α\alpha-heliks \rightarrow β\beta-tabaka) ve immün tolerans
Estimated Time:1m 30s
Question 379Question

İnfluenza (grip) enfeksiyonuna karşı kullanılan aşılar ve uygulama prensipleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Canlı atenüe influenza aşısı (LAIVLAIV), güçlü immünojenik etkisi nedeniyle 22 yaşın altındaki çocuklarda ve kronik akciğer hastalığı olanlarda öncelikle tercih edilmelidir.

Answer

Canlı atenüe influenza aşısının (LAIVLAIV) 22 yaş altındaki çocuklarda ve kronik hastalığı olanlarda öncelikle tercih edilmesi gerektiği ifadesi yanlıştır; aksine bu gruplarda kullanımı kontrendikedir.
Canlı atenüe influenza aşısı (LAIVLAIV), zayıflatılmış ancak replike olabilen virüsler içerdiğinden dolayı 22 yaşın altındaki çocuklarda, 5050 yaşın üzerindeki erişkinlerde, gebelerde ve kronik akciğer hastalığı (astım gibi) veya immün yetmezliği olan bireylerde kullanılmamalıdır. Bu gruplarda inaktive aşı (IIVIIV) tercih edilmelidir.

Step-by-Step Solution

1
İnfluenza aşı tiplerini sınıflandır.
İnfluenza için inaktive (IIVIIV) ve canlı atenüe (LAIVLAIV) olmak üzere iki ana aşı tipi mevcuttur.
Aşıların endikasyon ve kontrendikasyonlarını belirleyen temel özellik yapısıdır.
2
Canlı atenüe aşının (LAIVLAIV) özelliklerini değerlendir.
LAIVLAIV intranazal uygulanır, mukozal IgAIgA yanıtı oluşturur ve soğuğa adapte edilmiştir.
Canlı aşılar vücutta sınırlı replikasyon yaparak doğal enfeksiyonu taklit eder.
3
Kontrendikasyonları analiz et.
Canlı aşılar gebelerde, ağır immün yetmezliği olanlarda, 22 yaş altı ve 5050 yaş üstü bireylerde kontrendikedir.
Replikasyon yeteneği olan virüsler, riskli gruplarda ciddi komplikasyonlara veya hastalığın kendisine yol açabilir.

Key Concept

İnaktive ve canlı viral aşılar arasındaki yapısal ve klinik farklar ile bunların spesifik popülasyonlardaki uygulama prensipleri.
Question 380Question

3838 yaşında, 55 yıldır HBsAgHBsAg pozitifliği olduğu bilinen (inaktif taşıyıcı) bir kadın hasta; son iki haftadır gelişen halsizlik, göz aklarında sararma ve sağ üst kadran ağrısı şikayetleriyle başvuruyor. Laboratuvar incelemesinde saptanan bulgular ve serolojik test sonuçları aşağıdadır:

TetkikSonuç
ALTALT1250 U/L1250 \text{ U/L}
ASTAST1100 U/L1100 \text{ U/L}
HBsAgHBsAgPozitif (+)(+)
AntiHBsAnti-HBsNegatif ()(-)
HBeAgHBeAgNegatif ()(-)
AntiHBeAnti-HBePozitif (+)(+)
AntiHBc IgGAnti-HBc \text{ IgG}Pozitif (+)(+)
AntiHBc IgMAnti-HBc \text{ IgM}Negatif ()(-)
AntiHDV IgMAnti-HDV \text{ IgM}Pozitif (+)(+)
AntiHDV IgGAnti-HDV \text{ IgG}Pozitif (+)(+)

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kronik Hepatit B zemininde Hepatit D süperenfeksiyonu

Answer

Kronik Hepatit B zemininde Hepatit D süperenfeksiyonu
Kronik Hepatit B zemininde Hepatit D süperenfeksiyonu tanısı, hastanın bilinen kronik HBsAgHBsAg taşıyıcılığı öyküsü, AntiHBc IgMAnti-HBc \text{ IgM} negatifliği (akut HBVHBV olmadığını kanıtlar) ve yeni gelişen akut hepatit tablosuyla birlikte AntiHDVAnti-HDV markerlarının pozitifliği ile konur. Süperenfeksiyon durumunda kronik taşıyıcıda HDVHDV enfeksiyonu fulminan seyredebilir veya kronikleşme riski çok yüksektir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın HBV geçmişini ve mevcut serolojisini değerlendir
55 yıllık HBsAgHBsAg pozitifliği ve AntiHBc IgMAnti-HBc \text{ IgM} negatifliği, hastanın kronik bir HBVHBV taşıyıcısı olduğunu gösterir.
Akut ve kronik ayırımında en önemli parametre AntiHBc IgMAnti-HBc \text{ IgM} varlığıdır.
2
Akut klinik tabloyu ve HDV markerlarını incele
Yüksek ALT/ASTALT/AST değerleri ile birlikte AntiHDV IgMAnti-HDV \text{ IgM} ve IgGIgG pozitifliği saptanmıştır.
HDVHDV, replikasyon için HBsAgHBsAg'ye ihtiyaç duyan defektif bir RNARNA virüsüdür.
3
Ko-enfeksiyon ve süperenfeksiyon ayrımını yap
AntiHBc IgMAnti-HBc \text{ IgM} negatif olduğu için bu bir ko-enfeksiyon değil, süperenfeksiyondur.
Süperenfeksiyonda mevcut HBVHBV taşıyıcılığı üzerine HDVHDV eklenir; ko-enfeksiyonda ise her iki virüs aynı anda alınır (AntiHBc IgMAnti-HBc \text{ IgM} pozitif olur).

Key Concept

Hepatit B ve D enfeksiyonlarının serolojik ayırımı (Ko-enfeksiyon vs Süperenfeksiyon)
PreviousPage 19 / 23Next
Viroloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 19 | Examkin