Enfeksiyon Hastalıkları

299 questions

Question 101Question →

33 yaşında bir erkek çocuk, 22 gündür devam eden 39.6∘C39.6^{\circ}C ateş, şiddetli karın ağrısı ve tenezm şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Başlangıçta sulu olan dışkılamanın son 2424 saatte kanlı ve mukuslu bir hal aldığı öğreniliyor. Fizik muayene sırasında hastanın yaklaşık 22 dakika süren jeneralize tonik-klonik bir nöbet geçirdiği gözleniyor. Bu hastada klinik tabloya neden olan en olası mikroorganizma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: *Shigella sonnei*

Answer

Klinik tabloyu en iyi açıklayan etken Shigella sonnei'dir.
Shigella enfeksiyonları, yüksek ateş, şiddetli karın ağrısı, tenezm ve kanlı-mukuslu dışkılama ile karakterize 'basilli dizanteri' tablosunun en tipik nedenidir. Çocuklarda bu tabloya sıklıkla meningismus ve nöbet gibi nörolojik bulgular eşlik eder. Bu durum genellikle etkenin salgıladığı nörotoksinlere veya hızlı yükselen ateşe bağlıdır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et.
Yüksek ateş (39.6∘C39.6^{\circ}C), karın ağrısı, tenezm ve kanlı-mukuslu ishal varlığı 'basilli dizanteri' tablosuna işaret eder.
Bu bulgular invaziv bakteriyel gastroenteritlerin temel özellikleridir.
2
Eşlik eden komplikasyonu değerlendir.
Hastanın geçirdiği jeneralize tonik-klonik nöbet, etkenin nörotoksik etkisini gösterir.
Shigella türleri (özellikle S. dysenteriae tip 1 ve S. sonnei) salgıladıkları toksinler veya yüksek ateş aracılığıyla merkezi sinir sistemi bulgularına yol açabilir.
3
Etkenler arasında ayırıcı tanı yap.
Nöbet ile birliktelik gösteren dizanteri tablosunda ilk akla gelmesi gereken patojen Shigella'dır.
Diğer invaziv etkenler (Salmonella, Campylobacter, EHEC) kanlı ishal yapsa da, nörolojik semptomlar Shigella için çok daha tipik bir ayırt edici özelliktir.

Key Concept

Shigella enfeksiyonlarında (basilli dizanteri) yüksek ateş ve kanlı ishalin yanı sıra, nöbet gibi nörolojik komplikasyonlar çocukluk çağında sık görülür.
Estimated Time:1m 15s
Question 102Question →

1818 aylık bir kız bebek; yüksek ateş, huzursuzluk ve kusma şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde ense sertliği ve Brudzinski belirtisi pozitif saptanıyor. Menenjit ön tanısıyla yapılan lomber ponksiyon materyalinin Gram boyamasında hücre içi ve dışı Gram negatif diplokoklar görülüyor. Bu klinik tabloya neden olan en olası mikroorganizma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Neisseria meningitidis

Answer

Gram negatif diplokok morfolojisi gösteren en olası etken Neisseria meningitidis'tir.
Gram boyamasında görülen 'Gram negatif diplokok' morfolojisi Neisseria meningitidis (menengokok) için patognomonik bir mikroskobik bulgudur. Çocukluk çağında bu görünüm saptandığında ilk akla gelmesi gereken etken budur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları değerlendir
Ateş, ense sertliği ve Brudzinski pozitifliği akut bakteriyel menenjiti gösterir.
SSS enfeksiyonu tanısı koymak için temel klinik belirtilerdir.
2
Gram boyama bulgusunu analiz et
Hücre içi/dışı Gram negatif diplokok saptandı.
Gram boyama, bakterilerin hücre duvarı yapısı ve dizilimine göre hızlı ön tanı sağlar.
3
Morfolojiye uygun etkeni eşleştir
Neisseria meningitidis belirlendi.
Menengokoklar Gram negatif diplokok yapısındaki tek yaygın menenjit etkenidir.

Key Concept

Menenjit etkenlerinin Gram boyama özelliklerine göre ayrımı
Estimated Time:45s
Question 103Question →

Kronik Hepatit B enfeksiyonu tanısıyla izlenen 12 yaşındaki bir hastanın rutin kontrollerinde fizik muayene bulguları normal saptanmıştır. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde; HBsAgHBsAg pozitif, anti−HBsanti-HBs negatif, HBeAgHBeAg negatif ve anti−HBeanti-HBe pozitif olarak bulunmuştur. Ancak, inaktif taşıyıcılık düşünülen hastanın serum HBV−DNAHBV-DNA düzeyi 2.5×1052.5 \times 10^5 IU/mL (yüksek replikasyon) ve ALT düzeyi 145145 U/L (yüksek) olarak saptanmıştır.

Bu hastadaki klinik tabloyu en iyi açıklayan durum aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Pre-core mutant suş enfeksiyonu

Answer

Pre-core mutant suş enfeksiyonu
Bu hasta 'HBeAg Negatif Kronik Hepatit B' (eski adıyla Pre-core mutant enfeksiyonu) tablosundadır. Normal seyirde HBeAg'nin negatifleşip Anti-HBe'nin pozitifleşmesi (serokonversiyon), virüs replikasyonunun durması ve inaktif taşıyıcılık evresine geçiş ile ilişkilidir. Ancak 'Pre-core mutant' suşlarda, viral genomdaki bir mutasyon nedeniyle HBeAg sentezlenemez, fakat virüs çoğalmaya (yüksek HBV-DNA) ve karaciğere zarar vermeye (yüksek ALT) devam eder. Bu tablo, inaktif taşıyıcılıktan ayırt edilmelidir çünkü siroz ve hepatosellüler karsinom riski yüksektir ve tedavi gerektirir.

Step-by-Step Solution

1
Serolojik profili analiz et
HBsAg (+) ve HBeAg (-) / Anti-HBe (+) tablosu, normalde replikasyonun durduğu 'serokonversiyon' veya 'inaktif taşıyıcılık' durumunu düşündürür.
HBeAg negatifliği genellikle virüs replikasyonunun azaldığını gösterir.
2
Replikasyon ve karaciğer hasarı göstergelerini kontrol et
HBV-DNA yüksek (2.5×1052.5 \times 10^5 IU/mL) ve ALT yüksek (145145 U/L).
Bu bulgular aktif viral replikasyonun ve karaciğer inflamasyonunun devam ettiğini gösterir.
3
Bulguları sentezle
HBeAg negatif olmasına rağmen aktif replikasyonun sürmesi, virüsün HBeAg sentezleyemediği ancak çoğalabildiği 'Pre-core mutant' varyantını gösterir.
Pre-core bölgesindeki mutasyon (genellikle nt 1896) HBeAg sentezini engeller ancak virüs replikasyonu devam eder.

Key Concept

HBeAg Negatif Kronik Hepatit B (Pre-core Mutant) Tanısı

Hints

1
Hastanın serolojisi (HBeAg negatif, Anti-HBe pozitif) virüsün durduğunu düşündürse de, DNA ve ALT değerleri virüsün hala aktif ve zararlı olduğunu gösteriyor.
2
Normalde replikasyon göstergesi olan antijen (HBeAg) negatif olmasına rağmen replikasyon (DNA) neden yüksek olabilir? Virüsün bu antijeni üretmesini engelleyen bir değişim olabilir mi?
3
Bu durum 'HBeAg Negatif Kronik Hepatit B' olarak adlandırılır ve virüsün 'pre-core' bölgesindeki bir mutasyondan kaynaklanır.

Practice More

İmmün tolerans evresindeki bir hastanın serolojik ve biyokimyasal profilini (HBeAg, DNA, ALT) karşılaştırınız.
Estimated Time:2m 0s
Question 104Question →

Ailesinde Hepatit B öyküsü olan 12 yaşındaki bir erkek çocuk, tarama amaçlı getiriliyor. Fizik muayenesinde patolojik bulgu saptanmıyor. Çocuğun asemptomatik olduğu ve büyüme-gelişmesinin yaşıyla uyumlu olduğu görülüyor. Yapılan tetkiklerde HBsAg pozitifliği saptanması üzerine 6 ay sonra tekrarlanan laboratuvar sonuçları aşağıdaki tabloda verilmiştir:

ParametreSonuç
HBsAgPozitif (+Val)
Anti-HBsNegatif
HBeAgNegatif
Anti-HBePozitif (+Val)
HBV DNA14.50014.500 IU/mL
ALT6868 U/L (Normal: <40<40)

Bu hastanın mevcut klinik ve laboratuvar tablosu için en uygun tanımlama aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: HBeAg negatif kronik hepatit

Answer

HBeAg negatif kronik hepatit
Bu hastadaki tablo HBeAg Negatif Kronik Hepatittir. Bu fazda HBeAg negatiftir ve Anti-HBe pozitiftir (serokonversiyon gerçekleşmiş gibi görünür), ancak virüsteki prekor veya kor promotor mutasyonları nedeniyle viral replikasyon devam eder. Tanı kriterleri: HBsAg (+), HBeAg (-), HBV DNA > 2.000 IU/mL ve ALT yüksekliğidir. Bu hastalar siroz ve hepatosellüler karsinom açısından risk altındadır ve tedavi endikasyonu vardır.

Step-by-Step Solution

1
HBeAg ve Anti-HBe durumunu değerlendir
HBeAg (-) ve Anti-HBe (+) saptanmış. Bu durum klasik 'yabanıl tip' (wild type) viral replikasyonun bittiğini veya 'prekor/kor promotor mutant' bir suşun varlığını düşündürür.
HBeAg durumu hastalığın fazını belirlemede ilk ayrımdır.
2
Karaciğer hasarını (ALT) ve viral yükü (HBV DNA) kontrol et
ALT yüksek (6868 U/L) ve HBV DNA eşik değerin üzerinde (>2.000>2.000 IU/mL).
Aktif hepatit (hastalık) ile inaktif taşıyıcılık (enfeksiyon) arasındaki temel fark karaciğer enzim yüksekliği ve viral yük düzeyidir.
3
Tanımları eşleştir
HBeAg (-) zemininde ALT yüksekliği ve DNA replikasyonu (>2.000>2.000 IU/mL), 'HBeAg Negatif Kronik Hepatit' tanısına uyar. Bu tablo genellikle prekor veya kor promotor mutant virüslerle ilişkilidir.
İnaktif taşıyıcı olsaydı ALT normal ve DNA <2.000<2.000 IU/mL olurdu.

Key Concept

Kronik Hepatit B enfeksiyonunun fazları (EASL/AASLD sınıflandırması) ve HBeAg negatif kronik hepatit (mutant suş) ayrımı.

Hints

1
Hastanın HBeAg negatif olmasına rağmen karaciğer enzimlerinin (ALT) yüksek olduğuna dikkat edin.
2
İnaktif taşıyıcı (sağlıklı taşıyıcı) diyebilmek için karaciğerin 'sakin' (normal ALT) ve virüsün 'uykuda' (düşük DNA) olması gerekir.
3
HBeAg negatifleşmesine rağmen virüs çoğalmaya devam ediyorsa (DNA > 2000), bu durum genellikle mutant bir virüse bağlı 'kronik hepatit' tablosudur.
Estimated Time:2m 0s
Question 105Question →

Ateş, baş ağrısı ve kusma şikayetleri ile getirilen 55 yaşındaki bir kız çocuğunun fizik muayenesinde ense sertliği ve pozitif Kernig belirtisi saptanıyor. Menenjit şüphesi ile lomber ponksiyon (LP) planlanan bu hastada, aşağıdaki klinik bulgulardan hangisinin varlığı LP işlemi öncesinde kraniyal görüntüleme yapılmasını zorunlu kılar?

Show answer & explanation

Answer: Papil ödemi

Answer

Papil ödemi saptanması, kafa içi basınç artışını (KİBAS) düşündürdüğü için lomber ponksiyon öncesinde mutlaka kraniyal görüntüleme yapılmasını gerektirir.
Papil ödemi saptanması, kafa içi basınç artışını (KİBAS) gösteren en önemli fizik muayene bulgularından biridir. KİBAS varlığında BOS basıncının hızla düşürülmesi (LP işlemi), kitle etkisi olan durumlarda tentoryal veya tonsiller herniasyona (beyin fıtıklanmasına) neden olabilir. Bu nedenle papil ödemi, fokal nörolojik defisit veya derin koma varlığında LP'den önce mutlaka kraniyal görüntüleme (BT/MR) yapılmalıdır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik değerlendirme yapılması
Hastada menenjit şüphesi oluşturan ateş ve meningeal irritasyon bulgularının (ense sertliği, Kernig) varlığı saptanır.
Menenjit şüphesi olan her hastada LP endikasyonu vardır ancak güvenliği sorgulanmalıdır.
2
LP kontrendikasyonlarının taranması
Hastanın fundoskopik muayenesinde papil ödemi, nörolojik muayenesinde fokal defisit veya bilinç durumunda hızlı kötüleşme olup olmadığına bakılır.
KİBAS varlığında LP yapılması beyin fıtıklaşmasına (herniasyon) yol açarak hayati risk oluşturabilir.
3
Görüntüleme kararı verilmesi
Papil ödemi saptandığı için LP ertelenir ve acil kraniyal BT istenir.
Papil ödemi KİBAS'ın objektif bir kanıtıdır ve görüntüleme yapılmadan LP yapılması kontrendikedir.

Key Concept

Lomber ponksiyon (LP) öncesi kafa içi basınç artışı sendromu (KİBAS) varlığı araştırılmalı, papil ödemi saptanırsa herniasyon riski nedeniyle önce görüntüleme yapılmalıdır.
Estimated Time:45s
Question 106Question →

44 yaşında bir erkek çocuk; 33 haftadır süren inatçı öksürük, iştahsızlık ve kilo kaybı şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenesinde vücut sıcaklığı 38.5 ∘C38.5 \ ^\circ C, bilateral yaygın ince raller saptanmış; batın muayenesinde karaciğer ve dalak kosta kenarını 2s\cˊer2 \'şer cm geçmiş olarak palpe edilmiştir. Akciğer grafisinde her iki akciğer alanında, apekslerden bazallere kadar homojen dağılım gösteren, yaklaşık 1−2 mm1-2 \ mm boyutunda çok sayıda keskin sınırlı nodüler infiltrasyonlar ("kar fırtınası" manzarası) izlenmektedir. Bebeklik döneminde BCGBCG aşısı yapıldığı bilinen hastanın PPDPPD testi 2 mm2 \ mm saptanmıştır. Bu hasta için en olası tanı ve klinik süreçle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Bu klinik tablo, yaygın hematojen yayılımı gösteren miliyer tüberkülozdur ve ağır hastalık yüküne bağlı gelişen anarji nedeniyle PPD testi negatif bulunabilir.

Answer

Bu klinik tablo, yaygın hematojen yayılımı gösteren miliyer tüberkülozdur ve ağır hastalık yüküne bağlı gelişen anarji nedeniyle PPD testi negatif bulunabilir.
Hastanın klinik bulguları (ateş, öksürük, HSM) ve radyolojik olarak izlenen yaygın mikronodüler infiltrasyonlar (miliyer görünüm) patognomoniktir. Miliyer tüberkülozda, basillerin yaygınlığına bağlı gelişen immün süpresyon nedeniyle PPD testi negatif sonuçlanabilir (anarji).

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve radyolojik bulguları analiz et.
3 haftalık öksürük, ateş, hepatosplenomegali ve akciğer grafisindeki 'kar fırtınası' manzarası, Mycobacterium tuberculosis'in hematojen yayılımını (miliyer tüberküloz) düşündürür.
Miliyer tüberküloz, akciğer grafisinde tipik 1-2 mm'lik mikronodüler infiltrasyonlarla karakterizedir.
2
PPD negatifliğini ve BCG durumunu değerlendir.
BCG aşısı miliyer tüberkülozu her zaman engellemez. Ağır hastalık durumunda hücresel immünitenin geçici olarak baskılanması (anarji) sonucu PPD negatif bulunabilir.
Miliyer tüberkülozlu çocukların %10-25'inde anarji nedeniyle PPD testi negatif saptanır.
3
Yönetim planını belirle.
Tanı için gastrik lavaj örneklerinde ARB ve kültür bakılmalı, tedaviye 4'lü antitüberküloz rejim (İzoniazid, Rifampisin, Pirazinamid, Etambutol) ile başlanmalıdır.
Disseminize tüberküloz formlarında direnç riskini azaltmak ve etkinliği artırmak için çoklu ilaç tedavisi gereklidir.

Key Concept

Miliyer Tüberküloz ve Anarji Kavramı
Estimated Time:2m 0s
Question 107Question →

44 yaşında bir erkek çocuk, yüksek ateş ve öksürük şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde solunum sayısı 42/dakika42/dakika saptanıyor ve sağ akciğer orta alanda dinlemekle ince raller duyuluyor. Akciğer grafisinde sağ orta lobda konsolidasyon izleniyor. Genel durumu iyi olan, toksik görünmeyen ve ağızdan beslenebilen bu hastada, ayaktan tedavide ilk seçenek olarak önerilen oral antibiyotik aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Amoksisilin

Answer

Tipik bakteriyel pnömoni tanısı alan çocuklarda ayaktan tedavide ilk seçenek Amoksisilin'dir.
Çocuklarda ateş, öksürük ve taşipne varlığı pnömoni için en duyarlı bulgulardır. Lober konsolidasyon ve fokal raller 'tipik' bakteriyel pnömoniyi işaret eder. Bu tabloda en sık etken *Streptococcus pneumoniae* olduğu için, ayaktan tedavide bu etkene en etkili olan oral Amoksisilin ilk seçenek antibiyotiktir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları değerlendir
4 yaşında çocukta ateş, taşipne (42/dak42/dak) ve fokal ral duyulması tipik bakteriyel pnömoniyi düşündürür.
Yaş grubuna göre taşipne sınırı (1-5 yaş için ≥40/dak\geq 40/dak) ve lober konsolidasyon bulguları tipik etkenleri ön plana çıkarır.
2
En olası etkeni belirle
Çocukluk çağı toplum kökenli tipik pnömonilerde en sık bakteriyel etken *Streptococcus pneumoniae*'dir.
Tipik klinik tablo (ani başlangıç, yüksek ateş, lober tutulum) öncelikle pnömokoku düşündürür.
3
Uygun tedavi yöntemini seç
Genel durumu iyi ve oral alımı açık olan hastada ayaktan oral amoksisilin tedavisi başlanır.
Amoksisilin, *S. pneumoniae* suşlarına karşı yüksek etkinliği ve uygun maliyeti ile ilk seçenek antibiyotiktir.

Key Concept

Çocukluk çağı toplum kökenli pnömonilerde (TKP) ampirik antibiyotik seçimi.
Estimated Time:50s
Question 108Question →

77 yaşında bir erkek çocuk, ani başlayan yüksek ateş, yutma güçlüğü ve vücudunda yaygın kızarıklık şikayetiyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde ateşi 39∘C39^{\circ}C ölçülüyor, tonsillerde hiperemi ve belirgin beyaz eksudalar saptanıyor. Ön servikal lenfadenopatisi olan hastanın dilinde 'beyaz çilek dili' görünümü mevcut. Gövdesinde ve ekstremitelerinde baskıyla solan, dokunulduğunda zımpara kağıdı hissi veren ince papüler döküntüler gözlenen bu hastada, en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: A Grubu Beta Hemolitik Streptokok

Answer

Klinik bulgular ışığında en olası etken A Grubu Beta Hemolitik Streptokok (Streptococcus pyogenes) farenjiti sonrası gelişen Kızıl (Scarlatina) tablosudur.
A Grubu Beta Hemolitik Streptokok (AGBHS), pediatrik farenjitlerin en sık bakteriyel nedenidir. Hastada görülen yüksek ateş, tonsiller eksuda ve ön servikal lenfadenopati Centor kriterlerini karşılar. Eritrojenik toksin salgılayan suşların neden olduğu 'zımpara kağıdı' döküntüsü ve 'çilek dili' görünümü, bu etkenin klasik Kızıl (Scarlatina) tablosunu oluşturduğunu kanıtlar.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik bulgularını (ateş, farenjit ve döküntü) analiz et.
Ani başlayan yüksek ateş ve eksüdatif farenjit varlığı bakteriyel etkenleri, özellikle Centor kriterleri uyarınca A Grubu Beta Hemolitik Streptokok'u (AGBHS) düşündürür.
AGBHS farenjiti pediatrik yaş grubunda bakteriyel farenjitlerin en sık nedenidir.
2
Spesifik döküntü ve dil bulgularını değerlendir.
Zımpara kağıdı hissi veren döküntü ve çilek dili görünümü, AGBHS'nin salgıladığı eritrojenik toksine bağlı gelişen Kızıl (Scarlatina) hastalığına özgüdür.
Bu bulgular viral döküntülü hastalıklardan ayrımda yüksek tanısal değere sahiptir.
3
Tanıyı ve etkeni kesinleştir.
Bu klinik tablo Kızıl olarak adlandırılır ve etkeni A Grubu Beta Hemolitik Streptokok'tur.
Kızıl, farenjit tablosuna toksine bağlı döküntünün eklenmesiyle karakterizedir.

Key Concept

Kızıl (Scarlatina), A grubu beta hemolitik streptokokların neden olduğu, farenjite eşlik eden zımpara kağıdı döküntüsü ve çilek dili ile karakterize klinik tablodur.

Alternative Method

Centor skorlaması uygulanarak bakteriyel ihtimal değerlendirilebilir; ancak skarlatiniform döküntü varlığı tanıyı doğrudan AGBHS farenjitine (Kızıl) yönlendirir.
Estimated Time:45s
Question 109Question →

88 aylık, aşıları eksik olan bir erkek bebek; 22 gündür devam eden yüksek ateş, kusma ve huzursuzluk şikayetiyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde vücut ısısı 39.2∘C39.2^\circ C, kalp hızı 155/dakika155/dakika, ön fontaneli bombeli, ense sertliği ve Brudzinski bulgusu pozitif saptanıyor. Yapılan lomber ponksiyon analizinde; BOS glukozu 14 mg/dL14\ mg/dL (eş zamanlı kan glukozu 95 mg/dL95\ mg/dL), protein 160 mg/dL160\ mg/dL ve hücre sayısı 3200/mm33200/mm^3 (%90\%90 PNL) bulunuyor. Gram boyamada pleomorfik gram negatif kokobasiller izleniyor. Bu hasta için en uygun tedavi planı ve bu hastalığın en sık görülen uzun dönem sekeli aşağıdakilerin hangisinde doğru olarak verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Seftriakson ve deksametazon | Sensorinöral işitme kaybı

Answer

En uygun yaklaşım Seftriakson ve deksametazon kombinasyonudur ve en sık beklenen uzun dönem sekel sensorinöral işitme kaybıdır.
Hastanın BOS bulguları akut bakteriyel menenjit ile uyumludur. Gram boyamada görülen 'pleomorfik gram negatif kokobasiller' tipik olarak Haemophilus influenzae tip b'yi (Hib) tanımlar. Hib menenjitinde, sensorinöral işitme kaybı riskini azalttığı kanıtlandığı için deksametazon tedavisi (antibiyotikle birlikte veya hemen önce) önerilir. Sensorinöral işitme kaybı bu enfeksiyonun en sık görülen uzun dönem sekellerinden biridir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların ve Gram boyamanın değerlendirilmesi
Bebekteki pürulan BOS bulguları (düşük glukoz, yüksek protein, PNL hakimiyeti) bakteriyel menenjiti, Gram boyamadaki pleomorfik gram negatif kokobasiller ise Haemophilus influenzae tip b'yi (Hib) işaret eder.
Etkenin morfolojik olarak tanınması hedefe yönelik tedavi için kritiktir.
2
Antibiyotik ve yardımcı tedavi seçimi
Hib menenjitinde Seftriakson (veya Sefotaksim) standart tedavidir. Deksametazon, özellikle Hib menenjitinde sensorinöral işitme kaybını önlemek amacıyla ilk doz antibiyotikten önce veya antibiyotikle birlikte verilmelidir.
Steroidler menenjit esnasında salınan inflamatuar sitokinlerin (IL-1, TNF-alfa) neden olduğu koklear hasarı azaltır.
3
Prognoz ve sekellerin belirlenmesi
Hib menenjiti sonrası görülen en yaygın kalıcı nörolojik sekel sensorinöral işitme kaybıdır (%5−10\%5-10 oranında).
Enfeksiyonun iç kulak yapılarına (labyrinthitis) yayılması kalıcı işitme hasarına yol açar.

Key Concept

Hib menenjitinde steroid kullanımı ve sensorinöral işitme kaybı sekeli.
Estimated Time:2m 0s
Question 110Question →

1616 yaşında bir erkek hasta; ellerinde ve ayaklarında ani başlayan yanma, kaşıntı ve giderek belirginleşen kızarıklık şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenede her iki el ve ayakta, el bileği ve ayak bileği seviyesinde keskin bir sınırla sonlanan, simetrik dağılımlı, ödemli, purpurik ve peteşiyal karakterde döküntüler saptanıyor. Oral mukozada ise yaygın peteşiler ve küçük erozyonlar mevcut. Vücut sıcaklığı 38,2∘C38,2^\circ C ölçülen bu hastada, tanımlanan klinik tabloya en sık neden olan etken aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Parvovirus B19

Answer

Parvovirus B19
Hastada tanımlanan 'eldiven ve çorap' dağılımı gösteren, el ve ayak bileği seviyesinde keskin bir sınırla sonlanan purpurik ve peteşiyal döküntü tablosu, Papüler-Purpurik Eldiven ve Çorap Sendromu (PPEÇS) için karakteristiktir. Bu sendromun en yaygın etiyolojik etkeni Parvovirus B19'dur. Özellikle adolesanlarda görülmesi ve oral mukozal lezyonların eşlik etmesi tanıyı destekler.

Step-by-Step Solution

1
Döküntünün morfolojisini ve dağılımını analiz et
Döküntülerin purpurik/peteşiyal karakterde olduğu ve el/ayak bileği seviyesinde keskin bir sınırla (eldiven-çorap tarzı) dağıldığı saptandı.
Klinik tanıyı daraltmak için döküntü paterni en kritik belirleyicidir.
2
Eşlik eden mukozal ve sistemik bulguları değerlendir
Hafif ateş ve oral mukozada peteşilerin/erozyonların varlığı viral bir prodromu ve mukozal tutulumu destekler.
Papüler-purpurik eldiven ve çorap sendromunda (PPEÇS) yaklaşık %50 oranında mukozal tutulum görülür.
3
En olası etkeni belirle
PPEÇS tablosunun en sık etkeni Parvovirus B19'dur.
Parvovirus B19, çocuklarda Eritema İnfeksiyozum (5. Hastalık) dışında adolesan ve genç erişkinlerde bu spesifik purpurik tabloya neden olur.

Key Concept

Papüler-Purpurik Eldiven ve Çorap Sendromu (PPEÇS)

Practice More

Parvovirus B19'un farklı yaş gruplarında neden olduğu diğer tabloları (Eritema İnfeksiyozum, Aplastik Kriz, Hidrops Fetalis) gözden geçirin.
Estimated Time:1m 30s
Question 111Question →

2222 aylık bir erkek çocuk; yaklaşık bir aydır devam eden iştahsızlık, aralıklı ateş ve kilo kaybı şikayetleriyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde yaygın mikrolenfadenopati ve hepatosplenomegali saptanıyor. Akciğer grafisinde her iki akciğer alanında, apekslerden bazallere kadar tüm zonlara simetrik olarak dağılmış, yaklaşık 11-2 mm2\text{ mm} çapında çok sayıda ince granüler nodüler opasiteler (kar fırtınası görünümü) izleniyor. Yapılan tüberkülin deri testi (PPD) 2 mm2\text{ mm} saptanıyor. Bu klinik ve radyolojik bulgular ışığında, hastada öncelikle düşünülmesi gereken tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Miliyer tüberküloz

Answer

Miliyer tüberküloz
Hastanın klinik tablosu (uzamış ateş, kilo kaybı, organomegali) ve akciğer grafisindeki tüm akciğer alanlarını tutan homojen, mikronodüler (miliyer) patern, miliyer tüberküloz tanısı için tipiktir. Miliyer tüberkülozda vücuttaki yoğun basil yükü ve immün sistemin geçici baskılanması sonucu PPD testi negatif saptanabilir ki buna anarji denir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları değerlendir
Kronik ateş, kilo kaybı, hepatosplenomegali ve lenfadenopati sistemik bir yayılımı gösterir.
Miliyer tüberküloz, basillerin hematojen yolla yayılması sonucu oluşan sistemik bir hastalıktır.
2
Radyolojik bulguları yorumla
Tüm akciğer alanlarında simetrik, 11-2 mm2\text{ mm}'lik 'kar fırtınası' nodülleri saptandı.
Bu radyolojik patern miliyer tüberkülozun patognomonik bulgusudur.
3
PPD sonucunu analiz et
PPD'nin negatif (2 mm2\text{ mm}) olması tüberkülozu dışlamaz.
Miliyer tüberküloz gibi ağır enfeksiyonlarda vücut immün yanıtı baskılanabilir ve 'anarji' nedeniyle PPD negatif saptanabilir.

Key Concept

Miliyer tüberkülozun klinik, radyolojik (kar fırtınası görünümü) ve immünolojik (anarji/PPD negatifliği) özelliklerinin tanınması.

Practice More

Miliyer tüberküloz saptanan çocuklarda santral sinir sistemi tutulumu (tüberküloz menenjiti) açısından mutlaka lomber ponksiyon yapılmalıdır.
Estimated Time:1m 30s
Question 112Question →

1515 yaşında bir adolesan; boğaz ağrısı, ateş ve boyun bölgesinde ağrılı şişlikler şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenede eksudatif tonsillit, bilateral servikal lenfadenopati ve splenomegali saptanıyor. Hastaya 'A grubu beta hemolitik streptokok' şüphesiyle amoksisilin tedavisi başlanıyor. Tedavinin 55. gününde gövde ve ekstremitelerde yaygın, kaşıntılı, makülopapüler döküntüler gelişiyor.

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Enfeksiyöz mononükleoz

Answer

Enfeksiyöz mononükleoz, özellikle adolesanlarda eksudatif tonsillit ve splenomegali ile seyrederken aminopenisilin kullanımı sonrası karakteristik bir döküntüye neden olur.
Doğru yanıt olan enfeksiyöz mononükleoz, Epstein-Barr virüsü (EBV) tarafından oluşturulan, ateş, eksudatif tonsillit, lenfadenopati ve splenomegali ile karakterize klinik bir tablodur. Hastalara yanlışlıkla bakteriyel farenjit düşünülerek amoksisilin veya ampisilin verildiğinde, vakaların büyük çoğunluğunda makülopapüler ve kaşıntılı bir döküntü gelişmesi tipiktir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et
Hasta adolesan (1515 yaş), ateş, tonsillit, lenfadenopati ve splenomegali mevcut.
Bu kombinasyon öncelikle Enfeksiyöz Mononükleoz (EBV) ve Streptokokal farenjit ayrımını gerektirir.
2
Antibiyotik öyküsünü değerlendir
Amoksisilin kullanımı sonrası 55. günde makülopapüler, kaşıntılı döküntü gelişmiş.
EBV enfeksiyonu olan hastalarda ampisilin/amoksisilin kullanımı vakaların yaklaşık %90'ında bu döküntüyü tetikler.
3
Ayırıcı tanıları dışla
Kızamık, kızamıkçık ve kızıl gibi hastalıkların klinik seyri ve döküntü özellikleri hastanın tablosuyla uyuşmamaktadır.
Döküntünün antibiyotik ile olan zamansal ilişkisi ve eşlik eden splenomegali tanıyı kesinleştirir.

Key Concept

EBV enfeksiyonunda (Enfeksiyöz Mononükleoz) aminopenisilin kullanımı sonrası döküntü gelişimi tanısal bir ipucudur.

Practice More

EBV enfeksiyonunda görülen atipik lenfositleri (Downey hücreleri) ve heterofil antikor testlerini (Monospot) gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 113Question →

1414 yaşında bir erkek çocuk, 44 gündür devam eden şiddetli boğaz ağrısı, yutma güçlüğü ve yüksek ateş şikayetleriyle başvuruyor. Başvurusundan 22 gün önce gidilen bir merkezde CentorCentor skorunun 44 olarak hesaplanması üzerine oral amoksisilin tedavisi başlandığı ancak şikayetlerinin gerilemediği, aksine ağrısının tek taraflı olarak şiddetlendiği öğreniliyor. Fizik muayenede hastanın konuşmasının "sıcak patates sesi" (muffled voicemuffled\ voice) karakterinde olduğu ve belirgin trismustrismus nedeniyle ağzını açmakta zorlandığı gözleniyor. Orofaringeal muayenede sol tonsilin hiperemik olduğu ve orta hattı geçerek uvulayı sağa ittiği saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Peritonsiller apse

Answer

Peritonsiller apse
Peritonsiller apse (quinsy), tonsiller kapsül ile farenks konstriktör kasları arasında püy birikmesiyle karakterizedir. Adolesanlarda daha sıktır. En tipik bulguları yüksek ateş, şiddetli tek taraflı boğaz ağrısı, yutma güçlüğü, boğuk ses (sıcak patates sesi) ve internal pterygoid kasın irritasyonuna bağlı gelişen trismustur. Muayenede tonsilin öne ve orta hatta itilmesi, yumuşak damakta şişlik ve uvulanın sağlam tarafa deviasyonu tanı koydurucudur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların (tek taraflı boğaz ağrısı, trismus, boğuk ses) analiz edilmesi
Hastada derin boyun enfeksiyonu düşündüren bulgular saptandı.
Trismus ve "sıcak patates sesi" farenks çevresindeki apse oluşumlarının karakteristik belirtileridir.
2
Orofaringeal muayene bulgularının (uvula deviasyonu, tonsil itilmesi) değerlendirilmesi
Sol tonsilin orta hattı geçmesi ve uvulanın karşıya deviasyonu peritonsiller bölgeyi işaret eder.
Peritonsiller bölgedeki süpüratif süreç, yumuşak damağı ve uvulayı karşı tarafa doğru iter.
3
Tedaviye yanıtsızlığın ve yaş grubunun değerlendirilmesi
Adolesan yaş grubu ve oral antibiyoterapiye rağmen kötüleşen tablo apse formasyonunu destekler.
Grup A streptokok farenjiti için verilen amoksisiline yanıtsızlık, apsenin cerrahi drenaj veya iğne aspirasyonu gerektiren mekanik bir sorun olduğunu gösterir.

Key Concept

Peritonsiller apse tanısında trismus ve uvula deviasyonunun tanısal değeri.
Estimated Time:1m 0s
Question 114Question →

88 haftalık bir bebek, yaklaşık bir haftadır devam eden kesik kesik (staccato) karakterde öksürük ve nefes darlığı şikayetiyle acil servise getiriliyor. Bebeğin özgeçmişinden, annesinin gebeliği sırasında düzenli kontrole gitmediği, normal vajinal doğumla dünyaya geldiği ve doğumdan sonraki 2.2. haftada gözlerinde çapaklanma ve akıntı olduğu öğreniliyor. Fizik muayenesinde bebeğin genel durumu iyi, ateşi normal saptanıyor.

Aşağıdaki tabloda hastanın başvuru sırasındaki bulguları verilmiştir:

Muayene/Laboratuvar ParametresiDeğer
Vücut Isısı36,8∘C36,8^\circ C
Solunum Sayısı64/dk64/dk
Kalp Tepe Atımı142/dk142/dk
Beyaz Küre Sayısı13.200/mm313.200/mm^3
Mutlak Eozinofil Sayısı950/mm3950/mm^3
Akciğer OskültasyonuBilateral ince raller; hışıltı (wheezing) yok

Bu klinik tablo ve laboratuvar bulgularına göre, hastadaki alt solunum yolu enfeksiyonuna neden olan en olası etken hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Chlamydia trachomatis

Answer

Söz konusu bebekteki en olası etken Chlamydia trachomatis'tir.
Chlamydia trachomatis, 22 ila 1919 haftalık bebeklerde 'afebrile pnömoni' tablosunun en sık nedenidir. Karakteristik olarak hastalar toksik görünmez, ateşleri yoktur ancak takipneikdirler. Öykülerinde sıklıkla doğumdan sonraki ilk haftalarda ortaya çıkan konjonktivit bulunur. Fizik muayenede tipik 'staccato' (kesik kesik) öksürük ve akciğerlerde raller duyulurken, bronşiolitin aksine hışıltı (wheezing) genellikle saptanmaz. Laboratuvarda belirgin bir eozinofili görülmesi tanıyı kuvvetle destekler.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın yaşını ve genel durumunu değerlendir
22 aylık (88 haftalık) bebekte ateşsiz seyreden bir pnömoni tablosu mevcut.
Süt çocukluğunun afebrile pnömonisi (afebrile pneumonia of infancy) ayırıcı tanısında yaş kritik bir faktördür.
2
Öyküdeki risk faktörlerini analiz et
Doğumdan sonraki 2.2. haftada görülen konjonktivit, perinatal bir enfeksiyonu işaret eder.
Chlamydia trachomatis perinatal yolla bulaşarak önce konjonktivite, ardından alt solunum yolu enfeksiyonuna neden olabilir.
3
Laboratuvar ve fizik muayene bulgularını birleştir
Staccato (kesik kesik) öksürük, eozinofili ve oskültasyonda hışıltı (wheezing) olmaması Chlamydia tanısını destekler.
Eozinofili (>400/mm3>400/mm^3) Chlamydia pnömonisi olan bebeklerin yaklaşık %70\%70'inde görülür ve ayırıcı tanıda değerlidir.

Key Concept

Süt çocukluğunun afebrile pnömonisinde Chlamydia trachomatis tanısı

Alternative Method

Akciğer grafisindeki interstisyel infiltratlar ve havalanma artışı bulguları, konjonktivit öyküsü ile birleştiğinde perinatal klamidya enfeksiyonunu akla getirmelidir.
Estimated Time:2m 0s
Question 115Question →

Pediatrik popülasyonda sepsis, septik şok ve nedeni bilinmeyen ateş (NBANBA) klinik tablolarının fizyolojisi ve yönetimi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Pediatrik septik şok olguları, erişkinlerin aksine, sıklıkla düşük kardiyak debi ve artmış sistemik vasküler direnç ile karakterize 'soğuk şok' tablosu ile prezante olur.

Answer

Pediatrik septik şok olgularının sıklıkla düşük kardiyak debi ve artmış sistemik vasküler dirençle seyreden 'soğuk şok' tablosu ile prezante olması doğrudur.
Pediatrik septik şokun en karakteristik özelliklerinden biri, erişkinlerden farklı olarak hastaların yaklaşık %60\%60 oranında düşük kardiyak debi ve kompanse edici yüksek sistemik vasküler direnç (soğuk şok) ile prezante olmasıdır. Erişkinlerde ise genellikle periferik vazodilatasyonun ön planda olduğu sıcak şok tablosu görülür.

Step-by-Step Solution

1
Pediatrik septik şokun erişkinlerden farkını analiz et.
Erişkinlerde septik şok genellikle vazodilatasyonla (sıcak şok) seyrederken, çocuklarda düşük kardiyak debi ve yüksek vasküler direnç (soğuk şok) daha yaygındır.
Çocukların miyokardiyal rezervi daha kısıtlıdır ve periferik direnci artırarak tansiyonu koruma eğilimindedirler.
2
qSOFAqSOFA ve SIRSSIRS kriterlerinin pediatrik uyarlamasını değerlendir.
qSOFAqSOFA parametrelerinden biri olan hipotansiyon çocuklarda geç bulgudur, bu nedenle SIRSSIRS kriterleri (yaşa özgü nabız ve solunum değerleri ile) daha duyarlıdır.
Hipotansiyon geliştiğinde çocuk genellikle dekompanse şok aşamasına gelmiş olur.
3
Nedeni Bilinmeyen Ateş (NBANBA) ve Yenidoğan Sepsisi yönetim kurallarını kontrol et.
NBANBA'da romatolojik nedenler malignitelerden sıktır; yenidoğanda ise kernikterus riski nedeniyle seftriakson kullanılmaz.
Tanısal ve farmakolojik kısıtlamalar yaş gruplarına göre kesin kurallara bağlanmıştır.

Key Concept

Pediatrik sepsis ve septik şokun yaşa özgü fizyolojik ve tanısal farklılıkları

Practice More

Pediatrik şok yönetiminde 'soğuk şok' ve 'sıcak şok' ayrımına göre seçilecek vazoaktif ajanları (adrenalin vs noradrenalin) gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 116Question →

55 yaşındaki bir çocuk, yüksek ateş ve halsizlik şikayetiyle acil servise başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde kalp hızı 142/dk142\text{/dk}, solunum hızı 36/dk36\text{/dk} olarak ölçülüyor. Uluslararası Pediatrik Sepsis Konsensus Konferansı (IPSCCIPSCC) kriterlerine göre, bu hastanın "Sistemik İnflamatuar Yanıt Sendromu" (SIRSSIRS) tanısı alabilmesi için aşağıdakilerden hangisinin eşlik etmesi zorunludur?

Show answer & explanation

Answer: Vücut sıcaklığı veya lökosit sayısı anormalliklerinden en az birinin bulunması

Answer

Çocuklarda Sistemik İnflamatuar Yanıt Sendromu (SIRS) tanısı için vücut sıcaklığı veya lökosit sayısı parametrelerinden en az birinin anormal olması şarttır.
Uluslararası Pediatrik Sepsis Konsensus Konferansı (IPSCC) standartlarına göre, pediatrik SIRS tanısı konulabilmesi için dört kriterden (ateş, kalp hızı, solunum hızı, lökosit sayısı) en az ikisinin bulunması ve bu ikisinden birinin mutlaka 'anormal vücut sıcaklığı' veya 'anormal lökosit sayısı' olması zorunludur. Doğru seçenekte belirtilen bu kural, tanının doğruluğunu sağlayan temel pedagojik bilgidir.

Step-by-Step Solution

1
Pediatrik SIRS kriterlerini belirle
Dört kriter mevcuttur: Anormal vücut sıcaklığı, anormal nabız hızı, anormal solunum hızı ve anormal lökosit sayısı.
Tanı için bu kriterlerden en az ikisinin varlığı gereklidir.
2
Zorunlu parametre kuralını uygula
Saptanan iki kriterden birinin mutlaka ateş (>38,5∘C>38,5^\circ C veya <36∘C<36^\circ C) veya lökosit sayısı (yaşa göre artmış/azalmış) olması gerekir.
Pediatrik yaş grubunda nabız ve solunum hızı ağrı veya ajitasyon gibi durumlardan kolay etkilendiği için tanısal özgüllüğü düşüktür.
3
Vakayı analiz et
Hastada taşikardi ve taşipne mevcuttur. Tanı için ek olarak ateş veya lökosit anormalliği gerekir.
Zorunlu kriterin varlığı tanıyı kesinleştirir.

Key Concept

Pediatrik SIRS Tanı Kriterleri ve Zorunlu Bileşenler
Estimated Time:1m 30s
Question 117Question →

1010 yaşında bir erkek çocuk, yaklaşık 11 haftadır devam eden yüksek ateş, boğaz ağrısı ve boynun sol tarafında hızla büyüyen ağrılı şişlik şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenede vücut sıcaklığı 39.2∘C39.2^\circ\text{C} ölçülüyor. Sol tonsil üzerinde gri-beyaz renkli, çevre dokudan keskin sınırla ayrılan ve kazımakla kolayca ayrılmayan psödomembranöz bir eksüda izleniyor. Sol servikal bölgede 4 cm4\text{ cm} çapında, üzerinde eritem bulunan, palpasyonla oldukça hassas ve flüktüasyon veren tek taraflı lenfadenopati saptanıyor. Hastanın bir hafta önce ailesiyle gittiği bir doğa gezisinde dezenfekte edilmemiş kaynak suyu içtiği öğreniliyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Orofarengeal tularemi

Answer

Sunulan klinik tabloda tek taraflı psödomembranöz tonsillit, flüktüasyon veren ağrılı lenfadenopati ve kontamine su içme öyküsü bulunması nedeniyle en olası tanı orofarengeal tularemidir.
Doğru yanıt olan orofarengeal tularemi, kırsal bölgelerde kontamine suların içilmesiyle bulaşır. Klinik olarak yüksek ateş, tek taraflı psödomembranöz tonsillit ve bu tonsillite eşlik eden ağrılı, eritemli ve sıklıkla süpürasyona (flüktüasyona) uğrayan unilateral servikal lenfadenopati ile karakterizedir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların ve epidemiyolojik öykünün birleştirilmesi.
Yüksek ateş, psödomembranöz farenjit ve tek taraflı, süpüratif (flüktüasyon veren) servikal LAP ile dezenfekte edilmemiş kaynak suyu içme öyküsü saptanır.
Orofarengeal tularemi, *Francisella tularensis* ile kontamine su veya gıdaların tüketilmesi sonucu gelişen, Türkiye'de özellikle kırsal bölgelerde endemik görülen bir ÜSYE formudur.
2
Ayırıcı tanının yapılması.
Difteri, EBV ve piyojenik apseler dışlanır.
Difteri aşılanma nedeniyle nadirdir ve membranları kanamalıdır. EBV bilateral bulgular verir. Retrofarengeal apse ise farklı mekanik bulgular (tortikolis) gösterir.
3
Tanının netleştirilmesi.
Orofarengeal tularemi tanısına gidilir.
Unilateral (tek taraflı) tutulum ve flüktüasyon veren LAP, tulareminin orofarengeal formu için en ayırt edici klinik özelliktir.

Key Concept

Orofarengeal tularemi kliniği ve epidemiyolojisi

Practice More

Orofarengeal tulareminin tedavisinde kullanılan ilk seçenek antibiyotikleri (aminoglikozidler) gözden geçirin.
Estimated Time:2m 0s
Question 118Question →

55 yaşında bir erkek çocuk, kreş kaydı öncesi rutin kontrolleri sırasında yapılan tüberkülin deri testi (TDT) sonucunun 14 mm14\text{ mm} saptanması üzerine polikliniğe getiriliyor. Öyküsünden çocuğun hiç BCG (Bacille Calmette-Guérin) aşısı olmadığı, bilinen bir tüberküloz temas öyküsünün bulunmadığı ve herhangi bir şikayetinin olmadığı öğreniliyor. Fizik muayenesi ve akciğer grafisi tamamen normal olan bu çocuk için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İzoniazid ile latent tüberküloz enfeksiyonu tedavisi başlanması

Answer

İzoniazid ile latent tüberküloz enfeksiyonu tedavisi başlanması
Bu hastada BCG aşısı yapılmadığı için tüberkülin deri testi (TDT) sonucunda BCG aşısının neden olabileceği yalancı pozitiflik payı yoktur. Ulusal yönergelere göre BCG aşısı olmayan ve ek risk faktörü (HIV, temas vb.) bulunmayan çocuklarda 10 mm10\text{ mm} ve üzerindeki değerler pozitif kabul edilir. Hastanın 14 mm14\text{ mm} olan sonucu enfeksiyonu doğrular. Ancak fizik muayenenin ve akciğer grafisinin normal olması, hastanın 'aktif tüberküloz hastası' olmadığını, 'latent tüberküloz enfeksiyonu' (LTBE) taşıdığını gösterir. Bu durumda en uygun yaklaşım, hastalığa ilerlemeyi önlemek amacıyla İzoniazid ile koruyucu tedaviye başlanmasıdır.

Step-by-Step Solution

1
Aşı durumuna göre TDT sonucunu yorumla
Hastanın BCG skarı yoktur. BCG aşısı olmayan çocuklarda 10 mm10\text{ mm} ve üzeri TDT sonucu pozitif kabul edilir. 14 mm14\text{ mm} sonucu enfeksiyon lehinedir.
TDT yorumu, bireyin BCG aşı durumu ve risk faktörlerine (temas, immün yetmezlik) göre değişir.
2
Aktif hastalık varlığını değerlendir
Fizik muayene ve akciğer grafisi normal, semptom yok. Aktif tüberküloz hastalığı dışlandı.
Tedavi protokolünü belirlemek için enfeksiyon (latent) ile hastalık (aktif) ayrımı yapılmalıdır.
3
Yönetim planını belirle
Latent tüberküloz enfeksiyonu (LTBE) tanısıyla profilaktik tedavi planla.
Enfekte olmuş ancak hasta olmamış çocuklarda hastalığa ilerlemeyi önlemek için genellikle 6−96-9 ay süreyle İzoniazid tedavisi verilir.

Key Concept

BCG aşısı olmayan çocuklarda TDT pozitiflik sınırı 10 mm10\text{ mm}'dir ve asemptomatik pozitiflikte latent tüberküloz tedavisi gerekir.
Estimated Time:1m 30s
Question 119Question →

66 yaşında erkek çocuk, 22 gündür devam eden yüksek ateş ve boğaz ağrısı şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde ateş 39.2∘C39.2^\circ C, her iki tonsilde eksüda, uvulada ödem ve yumuşak damakta peteşiler saptanıyor. Dilde papillaların belirginleştiği (çilek dili) ve gövdede basmakla solan, zımpara kağıdı hissinde, aksiller ve inguinal bölgelerde çizgilenme gösteren (Pastia çizgileri) yaygın eritematöz döküntü gözleniyor. Bu klinik tabloya göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kızıl

Answer

Kızıl
Kızıl, A grubu beta hemolitik streptokokların eritrojenik toksinleri sonucu gelişen bir tablodur. Hastada görülen yüksek ateş, eksüdatif tonsillit, damaktaki enantemler (peteşi), çilek dili ve özellikle zımpara kağıdı (sandpaper) dokusundaki döküntü bu tanı için karakteristiktir. Pastia çizgileri (fleksiyon bölgelerinde döküntünün yoğunlaşması) tanıyı destekleyen spesifik bir bulgudur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların analizi
Hastada ateş, boğaz ağrısı ve döküntü üçlüsü saptandı.
Üst solunum yolu enfeksiyonu bulguları ile sistemik döküntünün birleşimi ayırıcı tanı için başlangıç noktasıdır.
2
Döküntü karakterinin değerlendirilmesi
Döküntünün zımpara kağıdı hissinde olması ve Pastia çizgileri saptanması.
Bu bulgular A grubu beta hemolitik streptokokların (AGBHS) eritrojenik toksinlerine özgüdür.
3
Dil ve boğaz muayenesinin yorumlanması
Eksüdatif tonsillit ve çilek dili bulguları.
Bu bulgular tanıyı Kızıl lehine kesinleştirir ve viral döküntülü hastalıklardan ayırır.

Key Concept

Kızıl (Scarlet Fever) Kliniği
Estimated Time:1m 15s
Question 120Question →

1717 yaşında bir erkek hasta; yaklaşık 11 hafta önce geçirdiği şiddetli boğaz ağrısı ve yüksek ateş şikayetlerinin ardından bugün titreme ile yükselen ateş, boynunun sol tarafında ağrılı şişlik ve plevritik göğüs ağrısı ile acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde genel durumu toksik görünümde, vücut sıcaklığı 39.5∘C39.5^\circ C, sol tonsiller bölge ödemli, farenks hiperemik ve sol sternokleidomastoid kası trasesi boyunca belirgin hassasiyet ile endürasyon saptanıyor. Akciğer grafisinde her iki akciğer alanında periferik yerleşimli, multipl nodüler infiltratlar ve kavitasyon odakları izleniyor. Bu klinik tablo için en olası tanı ve eşlik etmesi beklenen vasküler patoloji aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Lemierre sendromu - İnternal juguler ven trombozu

Answer

Lemierre sendromu ve buna eşlik eden İnternal juguler ven trombozu
Lemierre sendromu, genellikle bir farenjit atağının ardından *Fusobacterium necrophorum* gibi anaerob etkenlerin internal juguler vene yayılmasıyla (septik tromboflebit) gelişen bir tablodur. Hastada görülen boyun hassasiyeti IJV trombozunu, akciğer grafisindeki kavitasyonlu nodüller ise bu trombüsten kopan septik embolilerin akciğere yerleşmesini temsil eder. Bu klinik triad Lemierre sendromu için patognomoniktir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ipuçlarını birleştir
Post-anjinal sepsis tablosu
Hastanın farenjit öyküsünü takiben toksik belirtiler göstermesi, bir üst solunum yolu enfeksiyonu komplikasyonuna işaret eder.
2
Akciğer bulgularını yorumla
Septik pulmoner emboli
Periferik yerleşimli kavitasyonlu nodüller, hematojen yolla yayılan septik embolilerin (Lemierre sendromu veya sağ kalp endokarditi gibi) tipik bulgusudur.
3
Anatomik lokalizasyonu değerlendir
İnternal juguler ven trombozu
Sternokleidomastoid kas boyunca ağrı ve endürasyon, derin boyun yapılarında vasküler bir tutuluma (juguler ven tromboflebiti) işaret eder.
4
Tanıyı netleştir
Lemierre Sendromu
Post-anjinal sepsis, septik pulmoner emboliler ve internal juguler ven trombozu triadı Lemierre sendromunu tanımlar.

Key Concept

Lemierre Sendromu (Post-anjinal Sepsis)

Alternative Method

Lemierre sendromunu tanımak için 'farenjit + akciğerde kavitasyonlu nodül' ikilisini bir 'septik emboli odağı' olarak kodlamak, karmaşık vakalarda doğru sonuca hızlı ulaşmayı sağlar.
Estimated Time:2m 0s
PreviousPage 6 / 15Next
Enfeksiyon Hastalıkları Practice Questions — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 6 | Examkin