Mekansal Bir Sentez: Türkiye

93 questions

Question 21Question

Türkiye’nin iktisat tarihi boyunca uygulanan ekonomi politikaları, ülkenin mekânsal organizasyonunu, sanayinin dağılışını ve bölgesel kalkınma dinamiklerini doğrudan şekillendirmiştir.

Buna göre, aşağıdaki ekonomi politikası dönemlerinden hangisi, dönemin temel uygulaması ve bu uygulamanın mekânsal yansımasıyla yanlış eşleştirilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Dönem: 1960-1980 Dönemi
Temel Uygulama: Planlı kalkınma dönemine geçilerek Devlet Planlama Teşkilatı'nın (DPT) kurulması ve dış ticaret dengesini korumak için ithal ikameci sanayi modelinin benimsenmesi
Mekânsal Yansıması: Bölgesel dengesizlikleri azaltmak için Kalkınmada Öncelikli Yöreler'in belirlenmesi; dış pazarlarla entegrasyonu sağlamak amacıyla Mersin ve Antalya'da ilk serbest bölgelerin açılması

Answer

1960-1980 planlı kalkınma döneminde uygulanan ithal ikameci modele karşın, dış pazarlarla entegrasyonu sağlayan serbest bölgelerin kurulması 1980 sonrasındaki dışa açık ekonomi dönemine aittir.
1960-1980 planlı kalkınma döneminde Türkiye, dış ticaret açığını kapatmak amacıyla yerli üretimi destekleyen 'ithal ikameci' bir sanayileşme modelini benimsemiştir. Bu model iç pazarı korumaya yöneliktir. Dış pazarlarla entegrasyonu sağlamak, ihracatı artırmak ve yabancı sermayeyi çekmek amacıyla kurulan serbest bölgeler (Mersin ve Antalya serbest bölgeleri) ise 1980 sonrası dışa açık ve ihracata dayalı ekonomi politikasının (24 Ocak Kararları sonrası) bir ürünü olarak 1987 yılında faaliyete geçmiştir. Dolayısıyla bu dönem ve yansıması yanlış eşleştirilmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Cumhuriyet dönemi iktisat tarihi süreçlerini ve bu süreçlerin temel ekonomi politikalarını (liberalizm, devletçilik, ithal ikameci planlı ekonomi, dışa açık ihracat odaklı ekonomi) gözden geçirmek.
Dönemlerin temel özellikleri ve makroekonomik hedefleri belirlenmiştir.
Seçeneklerdeki tarihsel dönemler ve ekonomik uygulamaların kronolojik olarak doğrulanması gerekir.
2
Her bir dönemde uygulanan kararların Türkiye coğrafyası üzerindeki mekânsal yansımalarını (sanayi tesislerinin yeri, göç hareketleri, şehirlerin fonksiyonları, serbest bölgeler ve ulaşım yatırımları) analiz etmek.
Ekonomi politikalarının mekânsal (coğrafi) sonuçları eşleştirilmiştir.
Politikaların coğrafi dağılış ve mekânsal yapı üzerindeki etkisini ölçmek sorunun temel kazanımıdır.
3
1960-1980 planlı dönemindeki ithal ikameci modelin iç pazara yönelik korumacı yapısını analiz etmek ve dış ticaret hacmini artırmayı amaçlayan serbest bölgelerin açılış zamanını saptamak.
Türkiye'de ilk serbest bölgelerin (Mersin ve Antalya) 1987 yılında, yani 1980 sonrasındaki dışa açık liberal dönemde faaliyete geçtiği belirlenmiştir.
1960-1980 döneminin mekânsal yansımasında serbest bölgelerin gösterilmesinin tarihsel ve mekânsal bir çelişki olduğunu ortaya koymak gerekir.
4
Yanlış eşleştirilmiş olan seçeneği belirleyerek doğru cevaba ulaşmak.
Mersin ve Antalya serbest bölgelerinin açılmasını 1960-1980 planlı dönemine bağlayan seçeneğin yanlış olduğu netleştirilmiştir.
Soru kökünde bizden yanlış eşleştirilmiş seçeneği bulmamız istenmiştir.

Key Concept

Türkiye Ekonomisinin Tarihsel Gelişimi ve Ekonomi Politikaları
Estimated Time:2m 30s
Question 22Question

Türkiye'de bölgesel gelişmişlik farklarını azaltmak amacıyla hayata geçirilen kalkınma projeleri, kendilerine özgü coğrafi gerekçelere ve hedeflere sahiptir. Aşağıda verilen bölgesel kalkınma projelerini, bu projeler kapsamında yürütülen temel faaliyet veya altyapı yatırımları ile doğru şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Doğu Karadeniz Projesi (DOKAP)
Yeşilırmak Havzası Gelişim Projesi (YHGP)
Konya Ovası Projesi (KOP)
Zonguldak, Bartın, Karabük Projesi (ZBK)

Matches

Show answer & explanation

Answer

Doğu Karadeniz Projesi (DOKAP) - Yayla turizmi ve Yeşil Yol güzergahı oluşturulması; Yeşilırmak Havzası Gelişim Projesi (YHGP) - Akarsu havzasındaki taşkın, erozyon ve kirliliğin coğrafi bilgi sistemleri ile izlenmesi; Konya Ovası Projesi (KOP) - Göksu Nehri sularının Mavi Tünel ile havzaya taşınması ve yeraltı suyu kullanımının azaltılması; Zonguldak, Bartın, Karabük Projesi (ZBK) - Filyos Projesi ile ağır sanayiye bağımlı tek yönlü istihdam yapısının çeşitlendirilmesi.
Bölgesel kalkınma projelerinin her biri kendi coğrafi koşullarına göre hedefler belirlemiştir. DOKAP dağlık yapısı nedeniyle yayla turizmini birleştiren Yeşil Yol projesine; YHGP akarsu havzasındaki taşkın, kirlilik ve erozyon izleme veri tabanına; KOP kuraklık ve aşırı yeraltı suyu kullanımını engellemek için Göksu sularını taşıyan Mavi Tünel'e; ZBK ise tek yönlü kömür/çelik sanayisini Filyos Limanı ve endüstri bölgesi ile çeşitlendirmeye odaklanmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Projelerin coğrafi konumlarını ve gelişim amaçlarını analiz edin.
DOKAP Karadeniz yaylalarına, KOP İç Anadolu'nun kurak tarım alanlarına, YHGP Yeşilırmak havzasındaki akarsu problemlerine, ZBK ise Batı Karadeniz'in maden/sanayi alanlarına odaklanmaktadır.
Her kalkınma projesinin çıkış noktası, kapsadığı bölgenin coğrafi ve ekonomik koşullarıyla doğrudan ilişkilidir.
2
DOKAP ve turizm ilişkisini değerlendirin.
Doğu Karadeniz'in engebeli yapısı nedeniyle tarım alanlarının sınırlı olması, yayla turizmini öne çıkarmış ve 'Yeşil Yol' projesiyle bu yaylalar birbirine bağlanmıştır.
Yayla turizmi koridorunun oluşturulması DOKAP'ın turizm odaklı kalkınma stratejisinin bir parçasıdır.
3
YHGP'nin akarsu havzası yönetimindeki rolünü analiz edin.
Yeşilırmak ve kollarındaki taşkın, erozyon ve kirlilik sorunları havza genelinde sürdürülebilir bir planlama ve CBS tabanlı izleme veri tabanının kurulmasını gerektirmiştir.
YHGP, havza ekolojisini ve su kaynaklarını korumaya yönelik ekolojik bir altyapı projesidir.
4
KOP bünyesindeki su aktarım projelerini inceleyin.
İç Anadolu Bölgesi'ndeki şiddetli kuraklık ve aşırı yeraltı suyu çekiminin önüne geçmek için Göksu Nehri'nin suları Mavi Tünel ile Konya Havzası'na yönlendirilmiştir.
KOP kapsamında tarımsal sulama ihtiyacının dış havzalardan su aktarılarak çözülmesi hedeflenmiştir.
5
ZBK projesinin sanayi dönüşümü hedeflerini değerlendirin.
Taş kömürü işletmeciliği ve demir-çelik sanayisine bağımlı olan Batı Karadeniz ekonomisi, Filyos Limanı ve endüstri bölgesi yatırımlarıyla çok sektörlü bir yapıya kavuşturulmaktadır.
Maden ve ağır sanayiye dayalı tek yönlü istihdam risklerini azaltmak için ekonomik çeşitlendirme amaçlanmaktadır.

Key Concept

Türkiye'deki bölgesel kalkınma projelerinin kapsamı, coğrafi gerekçeleri ve altyapı projeleri.
Question 23Question

Bir ülkenin jeopolitik konumunu belirleyen unsurlar; zaman içinde kolay kolay değişmeyen statik unsurlar ile zamana ve koşullara göre farklılık gösterebilen dinamik (değişken) unsurlar olarak ikiye ayrılır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi T��rkiye'nin jeopolitik önemini belirleyen değişmeyen (statik) unsurlardan biridir?

Show answer & explanation

Answer: Üç tarafının denizlerle çevrili bir yarımada olması

Answer

Üç tarafının denizlerle çevrili bir yarımada olması
Üç tarafının denizlerle çevrili bir yarımada olması, Türkiye'nin fiziki coğrafya özellikleri ve coğrafi konumu ile ilgilidir. Coğrafi konum, yer şekilleri, iklim ve su kaynakları gibi unsurlar jeopolitiğin zaman içinde kolay kolay değişmeyen statik unsurlarını oluşturur.

Step-by-Step Solution

1
Jeopolitik unsurların sınıflandırılmasının hatırlanması
Coğrafi konum, yer şekilleri, iklim ve denizler statik (değişmeyen) unsurlardır; nüfus, ekonomi, teknoloji ve askerî ittifaklar dinamik (değişen) unsurlardır.
Statik ve dinamik unsurlar arasındaki ayrımı netleştirmek soruyu çözmek için gereklidir.
2
Seçeneklerin bu sınıflandırmaya göre analiz edilmesi
Üç tarafının denizlerle çevrili olması coğrafi konum ve fiziki coğrafya özelliği olduğundan statik; diğer seçenekler ise beşerî ve siyasi özellikler olduğundan dinamiktir.
Değişmeyen fiziki coğrafya unsuru ile değişen beşerî unsurları ayırt etmek doğru cevaba ulaşmayı sağlar.

Key Concept

Jeopolitiğin statik (değişmeyen) ve dinamik (değişen) unsurları
Question 24Question

Türkiye'de Cumhuriyet'in ilanından günümüze kadar geçen süreçte farklı dönemlerde çeşitli ekonomi politikaları uygulanmıştır. Aşağıda verilen ekonomik gelişmeleri, uygulandıkları tarihi dönemlerle eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

İzmir İktisat Kongresi'nin toplanması
Birinci Beş Y��llık Sanayi Planı'nın uygulanmaya başlanması
Devlet Planlama Teşkilatı'nın (DPT) kurulması

Matches

Show answer & explanation

Answer

İzmir İktisat Kongresi'nin toplanması 1923-1929 dönemiyle, Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı'nın uygulanması 1930-1950 dönemiyle, Devlet Planlama Teşkilatı'nın kurulması ise 1960-1980 dönemiyle eşleşmektedir.
Eşleştirmede; İzmir İktisat Kongresi'nin toplanması 1923-1929 dönemiyle, Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı 1930-1950 dönemiyle ve Devlet Planlama Teşkilatı'nın kurulması 1960-1980 planlı kalkınma dönemiyle doğrudan ilişkilidir.

Step-by-Step Solution

1
İzmir İktisat Kongresi'nin tarihi belirlenir.
İzmir İktisat Kongresi 1923 yılında düzenlenmiştir.
Bu tarih, Cumhuriyet'in ilk yılları olan ve özel teşebbüsü destekleyen 1923-1929 döneminin başlangıcını oluşturur.
2
Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı'nın dönemi belirlenir.
Sanayi planı 1934 yılında yürürlüğe girmiştir.
1929 yılındaki küresel krizden sonra Türkiye devletçi bir ekonomi politikasına geçmiş ve bu planı 1930-1950 döneminde uygulamıştır.
3
Devlet Planlama Teşkilatı'nın (DPT) kuruluş dönemi tespit edilir.
DPT 1960 yılında kurulmuştur.
Bu kuruluş, Türkiye'de beş yıllık kalkınma planlarının koordinasyonunu sağlayarak 1960-1980 yılları arasındaki planlı dönemi temsil eder.

Key Concept

Türkiye'de uygulanan tarihi ekonomi politikaları ve dönemleri
Estimated Time:1m 30s
Question 25Question

Aşağıdaki haritada Türkiye'de verimli alüvyal topraklara sahip iki farklı ova numaralandırılarak gösterilmiştir.

[Harita]

Bu ovaların sanayi tesisleri, konut inşası ve ulaşım hatları gibi tarım dışı faaliyetlerle yapılaşmaya açılması, arazi potansiyeline uygun olmayan yanlış arazi kullanımına örnek oluşturur.

Bu yanlış arazi kullanımının öncelikle aşağıdakilerden hangisine yol açması beklenir?

Show answer & explanation

Answer: Tarımsal üretim potansiyelinin zarar görerek gıda güvenliğinin tehlikeye girmesine

Answer

Tarımsal üretim potansiyelinin zarar görerek gıda güvenliğinin tehlikeye girmesine
Doğru cevap, verimli alüvyal düzlüklerin yapılaşmaya açılması sonucunda tarımsal üretim potansiyelinin zarar görmesi ve gıda güvenliğinin tehlikeye girmesidir. Türkiye'de arazi planlamasında en büyük sorunlardan biri, birinci sınıf tarım topraklarının sanayi ve yerleşme gibi amaç dışı kullanılmasıdır.

Step-by-Step Solution

1
Arazi kullanımı ve planlaması ilkelerini hatırlamak.
Doğru arazi kullanımı, arazinin yetenek sınıflarına ve doğal özelliklerine uygun olarak kullanılmasıdır.
Soruda bahsedilen tarım topraklarının amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını anlamak için gereklidir.
2
Numaralandırılmış ovaların (I numaralı Bursa Ovası ve II numaralı Çukurova) özelliklerini belirlemek.
Bu alanların yüksek verimli alüvyal topraklara sahip tarım alanları olduğu tespit edilir.
Hangi arazi tipinin tehlike altında olduğunu belirlemek için bu tespit şarttır.
3
Bu alanların tarım dışı amaçlarla kullanılmasının yaratacağı temel olumsuz sonucu analiz etmek.
Tarım arazilerinin betonlaşması doğrudan tarımsal üretim kapasitesinin kaybına ve gıda güvenliğinin tehlikeye girmesine yol açar.
Çevre ve toplum üzerindeki en temel ve doğrudan etkiyi saptamak amacıyla bu adım uygulanır.

Key Concept

Türkiye'de Yanlış Arazi Kullanımının Çevresel ve Ekonomik Sonuçları
Question 26Question

Türkiye'de elektrik enerjisi elde etmek amacıyla yararlanılan kaynakların bir kısmı yer altındaki jeolojik yapıya bağlıyken bir kısmı da doğrudan coğrafi konum ve iklim koşullarından etkilenmektedir.

Buna göre, aşağıdaki enerji kaynaklarından hangisiyle çalışan elektrik santrallerinin üretim kapasitesi, doğrudan iklim koşullarındaki (yağış miktarı ve rejimindeki) dalgalanmalardan etkilenir?

Show answer & explanation

Answer: Hidroelektrik

Answer

Hidroelektrik
Hidroelektrik santraller, akarsuların akış gücünden yararlanarak elektrik üretir. Akarsuların taşıdığı su miktarı ve akış rejimi doğrudan iklim koşullarına (yağış miktarı ve rejimine) bağlı olduğundan, hidroelektrik üretim kapasitesi iklimdeki dalgalanmalardan doğrudan etkilenir.

Step-by-Step Solution

1
Soruda verilen enerji kaynaklarının kökenlerini (jeolojik veya meteorolojik/iklimsel) sınıflandırın.
Linyit, taş kömürü, jeotermal ve doğalgaz yer altı (jeolojik) kökenliyken; hidroelektrik su gücüne (meteorolojik/iklimsel) dayanır.
Hangi kaynağın atmosferik olaylar ve yağış rejimiyle doğrudan ilişkili olduğunu belirlemek.
2
Yağış miktarındaki dalgalanmaların akarsular ve dolayısıyla enerji üretimi üzerindeki etkisini analiz edin.
Kurak geçen dönemlerde akarsuların taşıdığı su miktarı azaldığı için hidroelektrik santrallerinin elektrik üretim kapasitesi doğrudan düşer.
İklim koşullarından doğrudan etkilenen tek kaynağın hidroelektrik olduğunu doğrulamak.

Key Concept

Türkiye'de enerji kaynaklarının iklim ve coğrafi koşullarla olan ilişkisi
Estimated Time:1m 0s
Question 27Question

Aşağıdaki tarım yöntemlerini, bu yöntemlerin temel özellikleri ve uygulanma amaçlarıyla eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Nadas Yöntemi
Seracılık Yöntemi
Entansif (Modern) Tarım

Matches

Show answer & explanation

Answer

Nadas yöntemi, toprağın nem biriktirmesi için boş bırakılmasıyla; seracılık, kış ılıklığı olan yerlerde örtü altı üretimle; entansif tarım ise modern yöntemlerle yüksek verim alınmasıyla eşleşmelidir.
Nadas yöntemi kuraklıktan dolayı toprağı dinlendirmeyi amaçlar ve bu nedenle toprağın boş bırakılmasıyla eşleşir. Seracılık, kış sıcaklıklarının yüksek olduğu bölgelerde örtü altında üretim yapmayı ifade ettiği için örtü altı üretimle eşleşir. Entansif tarım ise gübreleme ve sulama gibi modern girdilerle yüksek verim almayı hedeflediği için yüksek verimli modern yöntemle eşleşir.

Step-by-Step Solution

1
Nadas yönteminin tanımı ve amacını incelemek.
Nadasın kurak bölgelerde toprağın dinlendirilmesi yöntemi olduğu belirlenir.
Nadas yönteminin yağış yetersizliğinden dolayı yapıldığını bilmek doğru eşleştirmeyi buldurur.
2
Seracılık yönteminin uygulanma koşullarını incelemek.
Seracılığın kış ılıklığı olan kıyı kesimlerde örtü altında yapılan tarım olduğu belirlenir.
Seracılığın sıcaklık kontrolü gerektirdiğini bilmek doğru eşleştirmeyi sağlar.
3
Entansif tarım yönteminin özelliklerini incelemek.
Entansif tarımın yüksek yatırım ve modern girdilerle yüksek verim elde etme yöntemi olduğu belirlenir.
Entansif tarımın modern tarım uygulamalarını kapsadığını bilmek doğru eşleştirmeyi tamamlar.

Key Concept

Türkiye'de uygulanan tarım yöntemlerinin (nadas, seracılık, entansif tarım) özellikleri ve uygulanma koşulları
Estimated Time:1m 0s
Question 28Question

T��rkiye'de elektrik enerjisi üretimi sağlanan aşağıdaki kaynakları, toplam elektrik üretimindeki payı en yüksek olandan en düşük olana doğru sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Doğal gaz - Rüzgar enerjisi - Jeotermal enerji
Türkiye'de elektrik üretiminde kullanılan kaynakların güncel payları incelendiğinde doğal gaz, rüzgar ve jeotermal enerjiye göre belirgin şekilde üst sırada yer almaktadır. Yenilenebilir kaynaklar arasında ise rüzgar enerjisinin elektrik üretimine katkısı, jeotermal enerjinin katkısından oldukça fazladır. Dolayısıyla en yüksek paydan en düşüğe sıralama Doğal gaz, Rüzgar enerjisi ve Jeotermal enerji şeklindedir.

Step-by-Step Solution

1
Türkiye'nin elektrik üretiminde bu üç kaynak arasından en büyük paya sahip olan birincil kaynağı belirleyin.
Doğal gaz elektrik üretiminde yaklaşık %20-25'lik pay ile bu listede ilk sıradadır.
Fosil kaynaklar, Türkiye'nin baz yük elektrik ihtiyac��nı karşılamada hala baskın bir konumdadır.
2
Geriye kalan rüzgar ve jeotermal kaynakların üretim paylarını kıyaslayın.
Rüzgar enerjisi yaklaşık %10-11'lik bir paya sahipken, jeotermal enerjinin payı yaklaşık %3-4 seviyelerindedir.
Rüzgar enerjisi potansiyeli ve kurulu gücü, jeotermal enerjiye göre coğrafi olarak çok daha geniş bir alana yayılmıştır.
3
Kaynakları en yüksek üretim payından en düşüğe doğru sıralayın.
Doğal gaz, rüzgar enerjisi ve jeotermal enerji şeklinde doğru sıralama oluşturulur.
Elektrik üretimindeki güncel payların büyüklük ilişkisi Doğal gaz > Rüzgar > Jeotermal şeklindedir.

Key Concept

Türkiye'de elektrik enerjisi üretiminde kullanılan kaynakların oransal dağılımı
Question 29Question

Türkiye'de doğal çevre şartları ile hayvancılık faaliyetleri arasında yakın bir ilişki vardır. Özellikle yaz yağışlarının fazla olmasına bağlı olarak gür çayırların geniş yer kapladığı Erzurum-Kars Platosu'nda, geleneksel yöntemlerle yapılan en yaygın hayvancılık faaliyeti aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Büyükbaş mera hayvancılığı

Answer

Büyükbaş mera hayvancılığı
Yaz yağışlarıyla yeşeren gür ve uzun boylu çayırların yaygın olduğu Erzurum-Kars Platosu'nda, bu doğal bitki örtüsüne bağlı olarak geleneksel yöntemlerle yapılan en yaygın faaliyet büyükbaş mera hayvancılığıdır.

Step-by-Step Solution

1
Erzurum-Kars Platosu'nun iklim ve bitki örtüsü özelliklerini belirleme
Bölgede sert karasal iklim egemendir, yaz yağışları belirgindir ve bu yağışlar gür çayırların yetişmesini sağlar.
Hayvancılık faaliyetleri ile bitki örtüsü arasındaki doğal ilişkiyi kurmak.
2
Çayır bitki örtüsünün hangi hayvancılık türü için uygun olduğunu tespit etme
Gür ve uzun boylu ot toplulukları (çayırlar) büyükbaş hayvanların beslenmesi için en uygun ortamı oluşturur.
Doğal otlak koşullarının hayvan türü üzerindeki seçici etkisini belirlemek.
3
Geleneksel (mera) yöntemlerle yapılan faaliyeti seçme
Doğal çayırlara bağlı olarak yapılan bu faaliyet büyükbaş mera hayvancılığıdır.
Doğal çevre koşullarına bağımlı geleneksel hayvancılık türünü netleştirmek.

Key Concept

Türkiye'de bitki örtüsü ve iklim koşullarının geleneksel mera hayvancılığı türlerinin dağılışı üzerindeki etkisi
Estimated Time:45s
Question 30Question

Türkiye'de hayvancılık faaliyetlerinin coğrafi dağılışında iklim, bitki örtüsü ve nüfus gibi unsurlar belirleyici olmaktadır. Aşağıda verilen hayvancılık faaliyetlerini, Türkiye'de en yoğun yapıldıkları coğrafi alanlarla doğru şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Kümes Hayvancılığı
Büyükbaş Mera Hayvancılığı
İpek Böcekçiliği

Matches

Show answer & explanation

Answer

Eşleştirme şu şekilde olmalıdır: Kümes Hayvancılığı büyük tüketim merkezlerine yakın alanlarla; Büyükbaş Mera Hayvancılığı yaz yağışlarıyla yeşeren gür otlakların bulunduğu Erzurum-Kars Platosu ile; İpek Böcekçiliği ise dut ağacı yaygınlığına bağlı olarak Güney Marmara ve Diyarbakır çevresi ile eşleşmelidir.
Kümes hayvancılığı iklim dışı şartlara bağlı olup pazar odaklı dağılış gösterirken, büyükbaş mera hayvancılığı yaz yağışlı yüksek platolardaki gür çayırlara, ipek böcekçiliği ise dut ağaçlarının varlığına sıkı sıkıya bağlıdır. Bu durum coğrafi dağılışta hem doğal (iklim, bitki örtüsü) hem de beşeri (pazar, tüketim) unsurların farklı hayvancılık kolları üzerinde baskın olduğunu gösterir.

Step-by-Step Solution

1
Kümes hayvancılığının yer seçimindeki temel faktör belirlenir.
Kümes hayvancılığının kapalı tesislerde yapıldığı ve pazar alanlarına (büyük tüketim merkezlerine) yakın kurulduğu tespit edilir.
Modern entansif hayvancılık yöntemlerinde iklimden ziyade pazarlama koşullarının belirleyici olduğunu anlamak.
2
Büyükbaş mera hayvancılığının ihtiyaç duyduğu doğal çevre şartları analiz edilir.
Bu faaliyetin uzun boylu gür otlaklar gerektirdiği ve bu çayırların da yaz yağışlı Erzurum-Kars Platosu'nda bulunduğu sonucuna ulaşılır.
Mera hayvancılığının doğal bitki örtüsü ve yağış rejimiyle olan doğrudan ilişkisini kurmak.
3
İpek böcekçiliği faaliyetinin ham madde bağımlılığı değerlendirilir.
Tırtılların beslendiği dut yapraklarının yoğun üretildiği Güney Marmara ve Diyarbakır çevresi ile ipek böcekçiliği eşleştirilir.
Geleneksel tarımsal ham madde kaynaklarının hayvancılık türleri üzerindeki coğrafi etkisini açıklamak.

Key Concept

Türkiye'de hayvancılık faaliyetlerinin coğrafi dağılışını belirleyen doğal ve beşeri faktörlerin analizi
Question 31Question

Türkiye'de enerji kaynaklarının dağılışı ve bu kaynakları kullanan elektrik santrallerinin coğrafi özellikleri hakkında hazırlanan bir araştırma raporunda, haritada numaralandırılan alanlarla ilgili bazı değerlendirmelere yer verilmiştir.

Buna göre, haritada numaralandırılarak gösterilen alanlardaki enerji kaynakları ve bu kaynaklara dayalı elektrik üretimiyle ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: V numaralı alanda kurulmuş olan hidroelektrik santralleri, modern baraj ve türbin teknolojileri sayesinde havzadaki yıllık yağış dalgalanmalarından ve kuraklık dönemlerinden tamamen bağımsız olarak kesintisiz enerji üretimi gerçekleştirmektedir.

Answer

V numaralı alanda kurulmuş olan hidroelektrik santrallerinin, modern baraj ve türbin teknolojileri sayesinde havzadaki yıllık yağış dalgalanmalarından ve kuraklık dönemlerinden tamamen bağımsız olarak kesintisiz enerji üretimi gerçekleştirdiğini savunan değerlendirme yanlıştır.
Doğru cevap olan değerlendirme yanlıştır çünkü hidroelektrik santrallerinde elektrik üretimi doğrudan akarsuyun taşıdığı su miktarına ve dolayısıyla yağış rejimine bağlıdır. Gelişmiş baraj teknolojileri suyun yönetimini kolaylaştırsa da, kuraklık dönemlerinde veya yıllık yağış dalgalanmalarında su girdisi azalacağı için elektrik üretimi kesintisiz sürdürülemez.

Step-by-Step Solution

1
Haritada numaralandırılmı�� alanların coğrafi konumlarını ve bu konumlarla ilişkili enerji kaynaklarını belirleyin.
I numaralı yer Ege (jeotermal), II numaralı yer Zonguldak (taş kömürü), III numaralı yer Muğla (linyit), IV numaralı yer Güneydoğu Anadolu (hidroelektrik/Fırat), V numaralı yer ise Doğu Karadeniz (hidroelektrik/akarsu potansiyeli) olarak eşleşmektedir.
Soruda verilen öncüllerin ve seçeneklerin doğruluğunu harita üzerinden kontrol edebilmek için ilk olarak coğrafi konum tespiti yapılmalıdır.
2
Her bir seçenekteki enerji kaynağı-doğal çevre ilişkisini ve santral özelliklerini analiz edin.
Jeotermal enerjinin iklimden etkilenmediği bilgisi, taş kömürünün I. Jeolojik Zaman ürünü olup Çatalağzı'nda kullanıldığı bilgisi, Muğla'daki santrallerin linyit kullandığı ve kirlilik yarattığı bilgisi ile hidroelektrik santrallerinin iklime bağımlı olduğu bilgileri coğrafi gerçeklerle uyuşmaktadır.
Seçeneklerdeki doğru ifadeleri eleyerek yanlış olan seçeneğe ulaşmak hedeflenmektedir.
3
Teknolojinin doğal faktörler üzerindeki sınırlandırıcı etkisini tamamen yok edip edemeyeceğini sorgulayın.
Modern teknolojilerin barajların verimliliğini artırabileceği ancak su kaynağı (yağış) olmadan enerji üretiminin kesintisiz sürdürülemeyeceği sonucuna ulaşılır. Doğu Karadeniz'deki akarsu santralleri de kurak periyotlardaki debi düşüşlerinden doğrudan etkilenir.
Teknolojik gelişmelerin doğa üzerindeki etkisini abartarak doğal sınırları tamamen ortadan kalkmış gibi kabul eden kavram yanılgısını tespit etmek için bu adım gereklidir.

Key Concept

Türkiye'de enerji kaynaklarının verimliliği, üretim potansiyeli ve elektrik üretimi üzerinde doğal coğrafi faktörlerin (iklim, jeolojik yapı, yer şekilleri) belirleyici rolü ile hidroelektrik üretimin iklimsel dalgalanmalara olan duyarlılığı.
Question 32Question

Türkiye'de sanayi tesislerinin kuruluş yeri seçiminde hammaddeye yakınlık, enerji kaynağına yakınlık ve ulaşım kolaylığı gibi coğrafi faktörler belirleyici olmaktadır. Aşağıdaki sanayi tesislerini, yer seçimlerinde en fazla etkili olan birincil coğrafi kuruluş faktörüyle eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Samsun Bakır İşletmesi
Karabük Demir-Çelik Fabrikası
Konya Şeker Fabrikası

Matches

Show answer & explanation

Answer

Samsun Bakır İşletmesi - Ulaşım (Liman ve Hinterland), Karabük Demir-Çelik Fabrikası - Enerji Kaynağı (Taş Kömürü), Konya Şeker Fabrikası - Hammaddeye Yakınlık (Çabuk Bozulan Ürün) şeklinde eşleşir.
Samsun Bakır İşletmesi ulaşım avantajı nedeniyle liman kentinde kurulmuştur. Karabük Demir-Çelik Fabrikası, taş kömürüne (enerji kaynağına) yakın olması amacıyla Batı Karadeniz'de yer alır. Konya Şeker Fabrikası ise şeker pancarının çabuk bozulabilir yapısından dolayı hammadde kaynağına yakın kurulmuştur.

Step-by-Step Solution

1
Samsun Bakır İşletmesi'nin kuruluş gerekçesini değerlendirmek.
Samsun'da bakır çıkarılmadığı, Karadeniz liman ulaşımı sayesinde Küre ve Murgul bakırlarının işlenmek üzere buraya getirildiği anlaşılır.
Samsun'un gelişmiş ulaşım (liman) imkanlarının tesisin yer seçimindeki ana etken olduğunu doğrulamak.
2
Karabük Demir-Çelik Fabrikası'nın kuruluş gerekçesini incelemek.
Bölgede demir yatakları bulunmadığı, ancak demiri eritmek için gerekli yüksek ısıyı sağlayan taş kömürü (enerji kaynağı) yataklarının Zonguldak'ta yer aldığı saptanır.
Üretim sürecinde enerji ihtiyacının yüksek olması nedeniyle tesisin enerji kaynağına yakın kurulduğunu belirlemek.
3
Konya Şeker Fabrikası'nın ham madde ile ilişkisini analiz etmek.
Şeker pancarının tarladan söküldükten sonra hızlıca işlenmesi gerektiği, bu nedenle fabrikaların tarım alanlarının yakınına kurulduğu belirlenir.
Konya'nın geniş pancar ekim alanlarına sahip olması nedeniyle fabrikanın hammaddeye yakınlık ilkesiyle kurulduğunu saptamak.

Key Concept

Türkiye'deki sanayi tesislerinin yer seçimini etkileyen coğrafi faktörler ve bu faktörlerin tesisler özelindeki dağılımı.
Estimated Time:1m 0s
Question 33Question

Türkiye'de elektrik enerjisi üretiminde yararlanılan aşağıdaki kaynakları, ülke genelinde ilk kez ticari amaçla elektrik üretimine başlandığı tarihlere göre eskiden yeniye (geçmişten günümüze) doğru sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Türkiye'de ticari elektrik üretimine başlama sıralaması geçmişten günümüze doğru sırasıyla: Linyit kömürüne dayalı santraller (1950'ler), Jeotermal santraller (1984), Rüzgar santralleri (1998) ve Lisanslı güneş santralleri (2010'lar) şeklindedir.
Türkiye'de elektrik üretiminde linyit kömürünün kullanımı 1950'lerde başlarken, jeotermal enerji 1984'te, rüzgar enerjisi 1998'de ve lisanslı güneş enerjisi santralleri 2010'lu yıllarda elektrik şebekesine dahil edilmiştir. Bu durum linyit, jeotermal, rüzgar ve güneş sıralamasını doğru kılar.

Step-by-Step Solution

1
Linyit kömürünün elektrik üretimindeki tarihsel başlangıç dönemini belirlemek.
Tunçbilek (1956) ve Soma (1957) termik santrallerinin işletmeye açılmasıyla linyitten elektrik üretimi 1950'lerde başlamıştır ve en eski döneme aittir.
Linyit yatakları, Türkiye'nin elektrik ihtiyacını karşılamak için yerli kömür hamlesi kapsamında erken dönemde devreye sokulmuştur.
2
Jeotermal kaynağa dayalı elektrik üretiminin başlangıç tarihini saptamak.
Türkiye'nin ilk jeotermal elektrik santrali olan Denizli-Sarayköy Santrali 1984 yılında faaliyete başlamıştır.
Kırıklı fay yapılarına bağlı olarak Ege Bölgesi'ndeki jeotermal potansiyelin elektrik enerjisine dönüştürülmesi 1980'li yıllarda gerçekleşmiştir.
3
Rüzgar gücünden ticari elektrik üretiminin başlangıç yılını tespit etmek.
İzmir-Çeşme'de kurulan ilk ticari rüzgar enerjisi santrali (Ares RES) 1998 yılında elektrik üretimine başlamıştır.
Rüzgar enerjisi teknolojilerinin Türkiye'de ticari anlamda yaygınlaşmaya başlaması 1990'ların sonunu bulmuştur.
4
Güneş enerjisine dayalı lisanslı elektrik üretimi başlangıcını belirlemek.
Şebekeye bağlı büyük ölçekli ve lisanslı güneş enerjisi santralleri (örneğin Konya Kızören GES) 2010'lu yılların ortalarından itibaren şebekeye dahil edilmiştir.
Güneş paneli teknolojilerinin maliyetinin düşmesi ve yasal düzenlemelerin tamamlanması en güncel dönemde (2010'lar sonrası) gerçekleşmiştir.

Key Concept

Türkiye'de elektrik üretiminde kullanılan enerji kaynaklarının devreye alınma süreçleri ve tarihsel gelişim sırası.
Estimated Time:2m 0s
Question 34Question

Türkiye'de jeolojik yapının karmaşık olması ve farklı jeolojik dönemlere ait arazilerin bulunması maden çeşitliliğini artırmıştır. Ülkemizde maden çeşitliliğinin en fazla olduğu yer Doğu Anadolu Bölgesi'ndeki Yukarı Fırat Bölümü'dür. Ancak bu durum, bölgenin Türkiye genelinde en fazla maden rezervine sahip ya da madencilikten en fazla gelir elde eden yer olmasını sağlamamıştır.

Bu durum, madenler ve madencilik faaliyetleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisini kanıtlar niteliktedir?

Show answer & explanation

Answer: Maden rezerv miktarı ile maden çeşitliliği her zaman doğru orantılı değildir; çeşitliliğin fazla olması rezervlerin de yüksek olacağı anlamına gelmez.

Answer

Maden rezerv miktarı ile maden çeşitliliği her zaman doğru orantılı değildir; çeşitliliğin fazla olması rezervlerin de yüksek olacağı anlamına gelmez.
Maden rezerv miktarı ile maden çeşitliliği arasında her zaman doğrudan ve doğru orantılı bir ilişki bulunmamaktadır. Doğu Anadolu Bölgesi'nde maden türü (çeşitliliği) oldukça fazla olmasına rağmen, madenlerin rezervlerinin dağınık veya yetersiz olması nedeniyle ekonomik olarak işletilme oranları düşüktür. Bu durum, çeşitliliğin fazla olmasının rezervlerin de yüksek olacağı anlamına gelmediğini gösterir.

Step-by-Step Solution

1
Paragraftaki bilgileri analiz etme.
Doğu Anadolu Bölgesi'nin maden çeşitliliğinde birinci sırada yer almasına karşın maden üretimi ve ekonomik gelirde aynı sırada yer almadığı belirlenir.
Maden çeşitliliği ile maden üretimi ve rezerv ilişkisindeki temel tezi tespit etmek amacıyla.
2
Maden çeşitliliği ve rezerv arasındaki kavramsal farkı değerlendirme.
Maden çeşitliliğinin fazla olmasının, madenlerin rezerv miktarlarının veya tenörlerinin de kesinlikle yüksek olacağı anlamına gelmediği anlaşılır.
Öğrencinin maden çeşitliliği ile rezerv miktarını karıştırmasını engellemek ve kavramsal netlik sağlamak için.
3
Yargıları karşılaştırarak doğru seçeneğe ulaşma.
Maden rezerv miktarı ile maden çeşitliliğinin her zaman doğru orantılı olmadığını belirten ifadenin doğru cevap olduğu saptanır.
Soruda istenen çıkarımı doğru bir şekilde tamamlamak için.

Key Concept

Maden Çeşitliliği ve Rezerv Kavramlarının Farkı
Estimated Time:1m 0s
Question 35Question

Türkiye’de kara ve demir yolu ulaşım ağlarının genel uzanış doğrultusu incelendiğinde, bu hatların büyük oranda doğu-batı yönünde yoğunlaştığı görülmektedir.

Ulaşım hatlarının bu doğrultuda uzanmasında etkili olan temel doğal faktör aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Dağ sıralarının genelde doğu-batı doğrultusunda uzanması

Answer

Dağ sıralarının genelde doğu-batı doğrultusunda uzanması
Türkiye'de dağ sıraları alp orojenezi nedeniyle genel olarak doğu-batı doğrultusunda uzanır. Kara ve demir yolları da en az engebeli ve yapım maliyeti en düşük olan bu doğal olukları (vadi ve çöküntü alanlarını) takip ettiği için genel uzanışları doğu-batı yönündedir.

Step-by-Step Solution

1
Türkiye'deki ulaşım hatlarının uzanış doğrultusu ile yeryüzü şekilleri arasındaki ilişkiyi analiz etmek.
Ulaşım hatlarının doğu-batı doğrultulu olduğu tespit edilir.
Ulaşım sistemlerinin fiziki coğrafya şartlarından nasıl etkilendiğini anlamak için.
2
Ulaşım yollarının yönünü tayin eden temel jeomorfolojik özelliği belirlemek.
Dağların uzanış doğrultusunun (doğu-batı) yol yapımını bu yönde kolaylaştırdığı, kuzey-güney yönünde ise geçitlerle sağlandığı belirlenir.
Yol yapım maliyetini en aza indiren doğal faktörü saptamak için.

Key Concept

Ulaşım sistemlerinin uzanış yönü ile dağların uzanış doğrultusu arasındaki ilişki
Question 36Question

Türkiye'de elektrik enerjisi üretimi gerçekleştiren santrallerin coğrafi özellikleri, hammadde temini ve üretim koşulları hakkında araştırma yapan bir coğrafyacının ulaştığı aşağıdaki yargılardan hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Kırklareli (Hamitabat) ve İstanbul (Ambarlı) termik santralleri, Marmara Bölgesi'ndeki zengin yerli linyit yataklarına yakın kurulmuş olup hammaddeye yakın yer seçimi ilkesine örnek oluşturur.

Answer

Kırklareli (Hamitabat) ve İstanbul (Ambarlı) termik santrallerinin yerli linyit yataklarına bağlı olarak kurulduğu ve hammaddeye yakınlık ilkesine dayandığı yargısı yanlıştır.
Kırklareli (Hamitabat) ve İstanbul (Ambarlı) termik santralleri linyit yataklarına yakın kurulmamıştır; bu santraller ithal ve yerli doğal gaz ile çalışmaktadır. Marmara Bölgesi'nde linyit yatakları bulunsa da, bu iki santralin yer seçiminde tüketim merkezlerine (sanayi ve nüfus yoğunluğuna) yakınlık ile doğal gaz boru hatları/ithalat limanlarına yakınlık belirleyici olmuştur. Bu nedenle linyit yataklarına yakın kuruldukları ve hammaddeye yakınlık ilkesine örnek oluşturdukları yönündeki ifade coğrafi açıdan yanlıştır.

Step-by-Step Solution

1
Santrallerin kullandığı enerji kaynaklarını ve yakıt türlerini belirleyin.
Hamitabat ve Ambarlı santralleri doğal gaz kullanırken; Çatalağzı taş kömürünü, Sarayköy ve Germencik jeotermali (sıcak su/buhar), Atatürk ve Karakaya barajları ise suyu (hidroelektrik) kullanır.
Her santralin enerji kaynağı türünü netleştirmek, kuruluş yeri kriterlerini doğru analiz etmenin temelidir.
2
Santrallerin kuruluş yerlerinin belirlenmesindeki coğrafi ve ekonomik etkenleri inceleyin.
Doğal gaz santrallerinin sanayi ve nüfusun yoğun olduğu büyük tüketim merkezlerine (Marmara) ve boru hatlarına yakın kurulduğu; jeotermal santrallerin fay hatlarına bağlı olduğu; hidroelektrik santrallerin ise akarsu potansiyeline göre yer seçtiği belirlenir.
Yargıların doğruluğunu test etmek için hammaddeye yakınlık, pazara yakınlık ve doğal çevre koşullarının etkilerini karşılaştırmak gerekir.
3
Yanlış olan coğrafi bilgiyi tespit edin.
Hamitabat ve Ambarlı santrallerinin Marmara Bölgesi'ndeki linyit yataklarına yakın kurulduğu iddiasının yanlış olduğu, bu tesislerin doğal gazla çalıştığı ve tüketim/pazara yakınlık odaklı konumlandırıldığı sonucuna ulaşılır.
Coğrafi eşleştirmeler ve lokasyon teorileri arasındaki çelişkiyi bularak soruyu çözümlemek hedeflenir.

Key Concept

Türkiye'de Elektrik Üreten Santrallerin Dağılışı ve Kuruluş Yeri Seçim Kriterleri
Question 37Question

Aşağıda verilen Türkiye'deki ticaret merkezlerini, iç ticaretteki etki alanlarının genişliği ve ticaret hacimlerinin büyüklüğüne göre en geniş/en fazla olandan en dar/en az olana doğru sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Türkiye'deki ticaret merkezlerinin ticaret hacmi ve etki alanlarına göre büyükten küçüğe doğru sıralaması İstanbul, İzmir ve Kars şeklindedir.
İstanbul, Türkiye'de nüfus, sanayi ve ulaşımın en çok geliştiği merkez olarak ulusal/küresel düzeyde en büyük ticaret hacmine sahiptir. İzmir, bölgesel ölçekte ticaret ve sanayi merkezi olarak ikinci sırada gelir. Kars ise sanayi faaliyetlerinin az olması sebebiyle yerel etki alanı ile en düşük ticaret hacmine sahiptir.

Step-by-Step Solution

1
İstanbul'un iç ticaretteki konumunu belirlemek.
İstanbul, Türkiye'nin en büyük nüfus, sanayi, ulaşım ve finans merkezi olması sebebiyle iç ticaretteki payı en fazla ve etki alanı en geniş olan kenttir. İlk sıraya yerleştirilir.
Nüfus yoğunluğu, sanayi üretimi ve ulaşım ağlarının gelişmişliği ticaret hacmini doğrudan artırır.
2
İzmir'in iç ticaretteki konumunu belirlemek.
İzmir, bölgesel ölçekte büyük bir ticaret ve liman kentidir. İstanbul'dan sonra ikinci sıraya yerleştirilir.
Ege Bölgesi'nin ticaret merkezi olan İzmir, İstanbul'a kıyasla daha dar ama Kars'a kıyasla oldukça geniş bir bölgesel etki alanına sahiptir.
3
Kars'ın iç ticaretteki konumunu belirlemek.
Kars, sanayi faaliyetlerinin azlığı ve nüfusunun düşüklüğü nedeniyle ticaret hacmi en az olan ve yerel etkiye sahip olan kenttir. Son sıraya yerleştirilir.
Ekonomik faaliyetlerin tarım ve hayvancılıkla sınırlı olması ticaret hacmini yerel düzeyde tutmaktadır.

Key Concept

Türkiye'deki şehirlerin fonksiyonel özellikleri, iç ticaret hacimleri ve etki alanlarının coğrafi analizi.
Estimated Time:1m 0s
Question 38Question

Türkiye'de elektrik enerjisi elde etmek amacıyla kurulan santrallerin yer seçiminde; hammaddenin taşınabilirliği, suya yakınlık, iklim koşulları ve tüketim merkezlerine yakınlık gibi farklı doğal ve be��eri faktörler etkili olmaktadır.

Buna göre, Türkiye'de faaliyet gösteren enerji santralleri ve kullanılan enerji kaynakları ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Akkuyu Nükleer Güç Santrali, reaktörlerinde gerçekleşen nükleer bölünme (fisyon) tepkimeleri sırasında yüksek miktarda karbondioksit gazı açığa çıkardığı için elektrik üretimi aşamasında sera etkisini doğrudan artıran termik bir santraldir.

Answer

Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nin fisyon tepkimeleri sırasında yüksek miktarda karbondioksit gazı açığa çıkararak sera etkisini doğrudan artırdığı yönündeki ifade yanlıştır.
Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nin çalışma prensibine yönelik ifade yanlıştır; çünkü nükleer güç santralleri elektrik üretimi esnasında fosil yakıtlar gibi doğrudan karbon salınımına neden olmazlar. Reaktörlerde gerçekleşen fisyon tepkimesi sonucu ortaya çıkan ısı enerjisiyle su buharlaştırılır ve bu buhar türbinleri döndürerek elektrik üretir. Dolayısıyla nükleer enerji sera etkisini doğrudan artıran fosil kaynaklı bir enerji üretimi değildir. Bu nedenle bu ifade yanlıştır ve aranan doğru seçenektir.

Step-by-Step Solution

1
Seçeneklerde verilen enerji kaynakları (linyit, doğalgaz, su gücü, jeotermal, nükleer) ile bu kaynakları kullanan santrallerin coğrafi ve teknik özelliklerini karşılaştırın.
Linyit, doğalgaz, akarsular ve jeotermal kaynaklarla ilgili yer seçimi ve üretim özellikleri doğrulanır.
Yanlış olan seçeneği ayırt etmek için öncelikle doğru coğrafi bilgileri elemek gerekir.
2
Nükleer santrallerin enerji üretim mekanizmasını ve çevreye olan etkisini analiz edin.
Nükleer santrallerde fisyon (bölünme) tepkimesiyle elde edilen ısının su buharı üretmekte kullanıldığı ve elektrik üretimi aşamasında doğrudan karbondioksit salımının gerçekleşmediği saptanır.
Nükleer enerjinin çevre dostu düşük karbonlu özellikleri ile fosil yakıtların karbon salınım mekanizması arasındaki farkı belirlemek için bu adım gereklidir.

Key Concept

Türkiye'de elektrik santrallerinin yer seçimi kriterleri ve nükleer enerjinin çalışma prensibinin çevre üzerindeki etkileri
Estimated Time:2m 0s
Question 39Question

Aşağıdaki Türkiye haritasında elektrik enerjisi üretilen dört farklı santralin kurulduğu alanlar numaralandırılarak gösterilmiştir.

* I numaralı alan (Muğla)
* II numaralı alan (Bursa)
* III numaralı alan (İzmir)
* IV numaralı alan (Artvin)

Buna göre, haritada numaralandırılarak gösterilen bu alanlar ile bu alanlardaki santrallerde elektrik üretiminde yararlanılan birincil enerji kaynaklarını doğru şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

I numaralı alan (Muğla)
II numaralı alan (Bursa)
III numaralı alan (İzmir)
IV numaralı alan (Artvin)

Matches

Show answer & explanation

Answer

I numaralı alan (Muğla) Linyit ile, II numaralı alan (Bursa) Doğal gaz ile, III numaralı alan (İzmir) Rüzgar ile, IV numaralı alan (Artvin) ise Su gücü (Hidrolik) ile eşleşmektedir.
Haritadaki merkezler incelendiğinde; Muğla (I) linyit yataklarına yakın kurulmuş termik santralleriyle, Bursa (II) ithal gazın tüketildiği Ovaakça kombine çevrim santraliyle, İzmir (III) kıyı ege rüzgarlarını kullanan Alaçatı santraliyle ve Artvin (IV) Çoruh Nehri üzerindeki Deriner HES ile eşleşmektedir. Bu eşleştirme santrallerin coğrafi dağılışına tam uyum sağlar.

Step-by-Step Solution

1
I numaralı alanın (Muğla) birincil enerji kayna��ını tespit etme
Muğla ili sınırları içinde yer alan Yatağan termik santralinde linyit kömürü kullanılmaktadır. Dolayısıyla I numaralı alan Linyit ile eşleşir.
Muğla ve çevresi, Alp kıvrımları döneminde (3. jeolojik zaman) oluşmuş zengin linyit havzalarına ev sahipliği yapar.
2
II numaralı alanın (Bursa) birincil enerji kaynağ��nı tespit etme
Bursa Ovaakça'da yer alan termik santral doğal gaz ile çalışmaktadır. Dolayısıyla II numaralı alan Doğal gaz ile eşleşir.
Doğal gaz boru hatlarıyla taşınabildiğinden, santraller çoğunlukla büyük tüketim merkezlerine yakın yerlere (Marmara Bölgesi gibi) kurulur.
3
III numaralı alanın (İzmir) birincil enerji kaynağ��nı tespit etme
İzmir Çeşme-Alaçatı bölgesinde kurulan santral rüzgar gücü ile çalışır. Dolayısıyla III numaralı alan Rüzgar ile eşleşir.
Ege kıyı şeridi, yüksek rüzgar potansiyeli ve düzenli esen rüzgarları sebebiyle rüzgar santralleri için çok uygundur.
4
IV numaralı alanın (Artvin) birincil enerji kaynağını tespit etme
Artvin'de Çoruh Nehri üzerinde kurulu olan Deriner Barajı su gücü kullanır. Dolayısıyla IV numaralı alan Su gücü (Hidrolik) ile eşleşir.
Doğu Karadeniz Bölgesi, engebeli yer şekilleri ve akarsuların yüksek debisi nedeniyle hidroelektrik potansiyeli en yüksek bölgelerdendir.

Key Concept

Türkiye'deki elektrik santrallerinin yer seçimi kriterleri ile doğal/beşeri hammadde kaynaklarının coğrafi dağılışı arasındaki ilişki.
Question 40Question

Türkiye'de sanayi tesislerinin kuruluş yeri seçiminde hammaddeye yakınlık, enerji kaynağına yakınlık, ulaşım ve pazar gibi coğrafi faktörler belirleyici rol oynamaktadır. Bazı tesisler hammaddeye yakın kurulurken, bazıları ise ulaşım kolaylığı ve pazar avantajlarından dolayı farklı bölgelerde konumlandırılmıştır.

Buna göre, sol sütunda verilen sanayi tesislerini sağ sütunda yer alan temel kuruluş yeri gerekçeleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Samsun Bakır İzabe Fabrikası
Soma Termik Santrali
Batman Petrol Rafinerisi
Kocaeli (İPRAŞ) Petrol Rafinerisi

Matches

Show answer & explanation

Answer

Samsun Bakır İzabe Fabrikası ile hammadde sevkiyatını kolaylaştıran liman ve demiryolu ulaşım imkanları; Soma Termik Santrali ile doğrudan linyit madeni yataklarının bulunduğu alanda konumlandırılması; Batman Petrol Rafinerisi ile hammaddenin doğrudan yerel kaynaklardan sağlandığı havzada yer alması; Kocaeli (İPRAŞ) Petrol Rafinerisi ile pazar ve ulaşım kolaylığının bir arada bulunması eşleşmektedir.
Sanayi tesislerinin yer seçiminde hammadde, enerji, ulaşım ve pazar gibi faktörler etkilidir. Samsun'da liman (ulaşım), Soma'da linyit (enerji kaynağı), Batman'da petrol kuyuları (hammadde), Kocaeli'de ise liman ve büyük tüketim alanı (pazar ve ulaşım) tesislerin konumunu belirleyen temel coğrafi gerekçelerdir.

Step-by-Step Solution

1
Samsun Bakır İzabe Fabrikası'nın coğrafi konumu ve maden yatakları ilişkisi analiz edilir.
Samsun'da bakır madeni çıkarılmadığı, Küre ve Murgul'dan gelen madenin liman ve demiryolu bağlantısı sayesinde burada işlendiği belirlenerek 'ulaşım' faktörüyle eşleştirilir.
Ulaşım kolaylığına bağlı olarak hammadde dışındaki alanlarda kurulan tesis mantığını kavramak.
2
Soma Termik Santrali'nin enerji üretiminde kullandığı kaynak ve yer seçimi incelenir.
Termik santralde elektrik üretimi için linyit kömürü yakıldığı ve tesisin doğrudan linyit yataklarının üzerine kurulduğu saptanarak 'enerji kaynağına yakınlık' ile eşleştirilir.
Linyitle çalışan termik santrallerin taşınma maliyetini azaltmak için enerji kaynağına yakın kurulduğunu bilmek.
3
Batman Petrol Rafinerisi'nin kuruluş yeri gerekçesi değerlendirilir.
Batman'ın Türkiye'de ham petrolün çıkarıldığı ana üretim bölgesi olduğu saptanarak tesisin 'hammaddeye yakınlık' nedeniyle kurulduğu belirlenir.
Yerli petrolün çıkarıldığı alan ile işlendiği alan arasındaki mekansal bağı kurmak.
4
Kocaeli (İPRAŞ) Petrol Rafinerisi'nin yer seçimi kriterleri analiz edilir.
Bölgede petrol çıkmadığı, ithal petrolün deniz yoluyla getirilip Türkiye'nin en büyük tüketim merkezi olan Marmara Bölgesi'ne dağıtıldığı görülerek 'pazar ve ulaşım' ile eşleştirilir.
Tüketim potansiyeli yüksek olan alanların ithalat limanlarıyla birleştiği yerlerde pazar odaklı sanayi kuruluşlarını anlamak.

Key Concept

Türkiye'de sanayi tesislerinin kuruluş yeri seçimini etkileyen coğrafi faktörler (hammadde, enerji kaynağı, ulaşım, pazar).
PreviousPage 2 / 5Next
Mekansal Bir Sentez: Türkiye Practice Questions — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) — Page 2 | Examkin