Edebiyat Bilgi ve Kuramları

279 questions

Question 221Question

Seni görmek için ey şûh-ı cihan, uykudan<br>Uyanır her sabah naz ile nergisler

Bu beyitte yer alan edebî sanatın benzeri aşağıdaki dizelerin hangisinde vardır?

Show answer & explanation

Answer: Ateşten kızaran bir gül arar da
Gezer bağdan bağa çoban çeşmesi

Answer

Ateşten kızaran bir gül arar da / Gezer bağdan bağa çoban çeşmesi
Soru kökündeki beyitte nergis çiçeklerinin her sabah uykudan uyanıp açması (doğal bir olay), sevgilinin güzel yüzünü görme isteğine (şairane ve güzel bir nedene) bağlanarak 'hüsn-i talil' sanatı yapılmıştır. Çoban çeşmesi dizelerinde de çeşmenin bağdan bağa akıp gezmesi (doğal durum), ateşten kızaran bir gül araması gibi şairane bir amaca bağlanarak yine 'hüsn-i talil' sanatı gerçekleştirilmiştir. Dolayısıyla doğru yanıt çoban çeşmesini içeren seçenektir.

Step-by-Step Solution

1
Öncüldeki beyitte yer alan edebî sanatı belirleyin.
Beyitte nergislerin her sabah açması (doğal olay), sevgilinin şûh yüzünü görme isteğine (şairane ve güzel bir nedene) bağlandığı için hüsn-i talil sanatı tespit edilmiştir.
Soruda verilen dizelerdeki edebî sanatın doğru belirlenmesi, seçenekler arasından benzerini bulabilmek için gereklidir.
2
Seçeneklerdeki dizeleri inceleyerek hüsn-i talil sanatı içeren seçeneği bulun.
'Ateşten kızaran bir gül arar da / Gezer bağdan bağa çoban çeşmesi' dizelerinde çeşmenin akması (doğal durum), kırmızı bir gül araması gibi şairane bir nedene bağlandığı için hüsn-i talil sanatı bulunmuştur.
Öncüldeki sanatla aynı olan şıkkı belirlemek için seçeneklerdeki tüm edebî sanatlar çözümlenmelidir.

Key Concept

Hüsn-i talil sanatının tanımı ve dizelerde tespiti
Question 222Question

Yüce dağ başında bir derin yara,
Merhem kâr eylemez bendeki zara,
Dostun sitemleri döndürdü hara,
Yine sığmaz oldum koca dünyaya.

Bu dörtlükle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Show answer & explanation

Answer: Dize sonlarında ek hâlinde redife yer verilmiş, köklerde ise tam kafiye kullanılmıştır.

Answer

Dize sonlarında ek hâlinde redife yer verilmiş, köklerde ise tam kafiye kullanılmıştır ifadesi söylenemez çünkü şiirde redif bulunmamakta, '-ara' sesleriyle zengin kafiye yapılmaktadır.
Dize sonlarındaki 'yara', 'zara' ve 'hara' kelimeleri incelendiğinde; 'yara' kelimesinin kök hâlinde olduğu, 'zara' (zar-a) ve 'hara' (har-a) kelimelerinin ise yönelme durum eki (-a) aldığı görülür. Bir kelimenin kökündeki ses ile diğer kelimelerdeki ekler arasında redif ilişkisi kurulamayacağı için dize sonlarında redif yoktur. Ortak olan '-ara' sesleri üç ses benzerliğine dayandığı için zengin kafiyedir. Dolayısıyla ilk üç dizede ek hâlinde redif ve tam kafiye kullanıldığını öne süren ifade yanlıştır ve söylenemez.

Step-by-Step Solution

1
Dizelerin hece sayılarını ve duraklarını saymak.
Tüm dizelerin 11 heceli olduğu ve duraklarının 6+56+5 şeklinde (Yüce dağ başında / bir derin yara) bölündüğü görülmüştür.
Ölçü ve durak düzenini belirlemek.
2
Dize sonlarındaki kelimelerin ek ve kök tahlilini yapmak.
'yara' kelimesinin kök hâlinde olduğu, 'zara' (zar-a) ve 'hara' (har-a) kelimelerinin ise yönelme durum eki (-a) aldığı belirlenmiştir.
Seslerin görevdaş olup olmadığını denetleyerek redif varlığını saptamak.
3
Kafiye türünü ve şemasını belirlemek.
'yara' kelimesindeki '-a' sesi köke ait olduğundan diğer kelimelerdeki yönelme ekiyle görevdaş değildir, bu yüzden redif yoktur. Ortak olan '-ara' sesleri zengin kafiyeyi oluşturur. Şema ise 'aaab' (düz kafiye) şeklindedir.
Seçeneklerdeki ahenk unsurları iddialarını doğrulamak.

Key Concept

Şiirde kafiye ve redif tahlili yaparken kelimelerin ek ve kök yapılarının, eklerin görev ve anlam yönünden özdeşliğinin kontrol edilmesi gerekir.
Question 223Question

Aşağıdaki sol sütunda verilen şiir dizelerini, sağ sütunda verilen en belirgin edebî sanatlarla doğru şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Sular mı yandı? Neden tunca benziyor mermer?
Gökyüzünün bu rengi de nereden çıktı?
Aşkın sihirli şarkısı yüzlerce dilde var
Her kalp onu kendi nağmesiyle fısıldar
Ağlarım hatıra geldikçe gülüştüklerimiz
Hani o hiç bitmeyecek sanılan günlerimiz
Sen yoksun diye bahçemde çiçekler açmıyor
Gökyüzü bile bugün yas tutuyor sanki

Matches

Show answer & explanation

Answer

Birinci dize tecahül-i arif, ikinci dize mecaz-ı mürsel, üçüncü dize tezat ve dördüncü dize hüsn-i talil sanatıyla eşleşmektedir.
Verilen dizelerdeki en belirgin edebi sanatlar sırasıyla tecahül-i arif (bilmezden gelme), mecaz-ı mürsel (ad aktarması), tezat (karşıtlık) ve hüsn-i talil (güzel nedene bağlama) şeklindedir.

Step-by-Step Solution

1
İlk dizedeki 'suların yanması' ve 'mermerin tunca benzemesi' gibi şaşkınlık belirten ifadeleri incelemek.
Şairin gün batımı sırasındaki doğal renk değişimlerini bilmesine rağmen soru yoluyla bilmezden geldiği saptanır. Bu durum tecahül-i arif sanatını gösterir.
Tecahül-i arif, bilinen bir durumu nükte veya sanatsal etki oluşturmak amacıyla bilmezden gelme sanatıdır.
2
İkinci dizedeki 'kalp' sözcüğünün kullanım amacını ve neyi temsil ettiğini analiz etmek.
'Kalp' sözcüğüyle aslında aşkı hisseden 'insan' kastedilmiştir ve bu aktarım benzetme amacı taşımamaktadır. Bu durum mecaz-ı mürsel sanatını gösterir.
Mecaz-ı mürsel, bir sözcüğün benzetme amacı güdülmeden, parça-bütün veya iç-dış gibi ilişkilerle başka bir sözcük yerine kullanılmasıdır.
3
Üçüncü dizede yer alan 'ağlamak' ve 'gülüşmek' kelimelerinin anlamsal karşıtlığını belirlemek.
Birbirine zıt duygusal durumları temsil eden ağlamak ve gülüşmek kelimelerinin bir arada kullanılmasıyla tezat sanatı oluşturulmuştur.
Tezat, karşıt kavramların veya birbirine zıt durumların bir arada ifade edilmesi sanatıdır.
4
Dördüncü dizedeki doğa olaylarının (çiçeklerin açmaması, gökyüzünün yas tutması) gerekçesini incelemek.
Doğal durumların sevgilinin yokluğuna bağlanarak açıklandığı görülür. Bu durum hüsn-i talil sanatını gösterir.
Hüsn-i talil, bir doğa olayını ya da durumu gerçek sebebinin dışındaki şairane ve güzel bir nedene bağlama sanatıdır.

Key Concept

Edebi Sanatlar (Söz Sanatları)
Question 224Question

Aşağıdaki sol sütunda verilen numaralanmış şiir parçalarını, sağ sütunda yer alan ahenk özellikleri (ölçü, kafiye ve redif) ile doğru şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Karac'oğlan der ki kondum göçülmez
Aşkın şerbetidir yârsız içilmez
Gönül kapısıdır kolay açılmaz
Sırrını ellere faş etme gönül
Cihânı hüsnünün nûruyla tenvîr eylersin ey dost
Gönül mülkünü lûtfunla ta'mîr eylersin ey dost
Derelerden sel gibi
Esip geçen yel gibi
Gurbet elde kalmışım
Bükülmüştüm bel gibi
Her nefeste eyledim yüz bin günah
Bir günaha etmedim bir gün ah

Matches

Show answer & explanation

Answer

Sol sütundaki şiir parçaları ile sağ sütundaki ahenk özellikleri şu şekilde eşleşmektedir: Karac'oğlan ile başlayan dörtlük '11'li hece ölçüsü, yarım kafiye ve ek hâlinde redif' özelliğiyle; 'Cihânı hüsnünün...' beyti 'Aruz ölç��sü, zengin kafiye ve sözcük hâlinde redif' özelliğiyle; 'Derelerden sel gibi...' dörtlüğü '7'li hece ölçüsü, tam kafiye ve sözcük hâlinde redif' özelliğiyle; 'Her nefeste eyledim...' beyti ise 'Aruz ölçüsü ve cinaslı kafiye' özelliğiyle eşleşir.
Şiir parçaları incelendiğinde; Karac'oğlan'ın dörtlüğü 11'li hece ölçüsü, yarım kafiye ve ek hâlinde redif içerir. Tenvîr/ta'mîr kelimelerini barındıran beyit aruz ölçüsü, zengin kafiye ve sözcük hâlinde redif içerir. Sel/yel/bel dizelerinden oluşan dörtlük 7'li hece ölçüsü, tam kafiye ve sözcük hâlinde redif içerir. Son beyit ise aruz ölçüsü ve cinaslı kafiye içerir. Bu durum eşleştirmelerin tam uyumlu olduğunu kanıtlar.

Step-by-Step Solution

1
Birinci şiir parçasının hece sayısı ve dize sonu ses benzerlikleri incelenir.
Dizelerin 11'li hece ölçüsüyle yazıldığı, '-ülmez / -ilmez / -ılmaz' eklerinin redif olduğu ve 'göç-', 'iç-', 'aç-' köklerindeki 'ç' sesinin yarım kafiye oluşturduğu saptanarak birinci özellik ile eşleştirilir.
Halk şiirinde yaygın olan 11'li hece ölçüsü ve yarım kafiye yapısını tespit etmek ahenk çözümlemesinin ilk adımıdır.
2
İkinci şiir parçasının ölçüsü ve dize sonlarındaki sözcüklerin işlevi analiz edilir.
Beytin aruz ölçüsüyle yazıldığı, 'eylersin ey dost' kelimelerinin redif olduğu, 'tenvîr' ve 'ta'mîr' kelimelerindeki '-îr' seslerinin zengin kafiye oluşturduğu saptanarak ikinci özellik ile eşleştirilir.
Divan şiiri geleneğindeki aruz ölçüsü ve uzun ünlünün zengin kafiye oluşturma özelliğini bilmek doğru eşleştirme için gereklidir.
3
Üçüncü şiir parçasının hece sayısı ve dize sonlarındaki kafiye ve redifler çözümlenir.
Dörtlüğün 7'li hece ölçüsüyle yazıldığı, 'gibi' kelimelerinin sözcük hâlinde redif olduğu ve 'sel', 'yel', 'bel' kelimelerindeki '-el' seslerinin tam kafiye oluşturduğu belirlenerek üçüncü özellik ile eşleştirilir.
Mani tipi veya kısa heceli halk şiirlerindeki tam kafiye ve kelime redifi unsurlarını ayırt etmek gerekir.
4
Dördüncü şiir parçasının dize sonlarındaki kelimelerin anlam ilişkileri incelenir.
Beytin aruz ölçüsüyle yazıldığı, dize sonlarındaki 'günah' ile 'gün ah' kelimelerinin sesteş (yazılışları aynı, anlamları farklı) olduğu ve cinaslı kafiye oluşturduğu belirlenerek dördüncü özellik ile eşleştirilir.
Cinaslı kafiyenin sesteş kelimelerle veya kelime gruplarıyla kurulduğunu bilmek doğru analizi tamamlar.

Key Concept

Şiirlerdeki ölçü, kafiye ve redif unsurlarının ait oldukları gelenekler (Halk ve Divan şiiri) çerçevesinde ayırt edilip doğru tasnif edilmesi.
Question 225Question

<b>Saçma ey göz eşkten gönlümdeki odlara su
Kim bu denli tutuşan odlara kılmak çare su</b>

Fuzûlî’ye ait bu beyitle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Show answer & explanation

Answer: Dize sonlarındaki "su" sözcükleri arasında anlam farkı olduğundan cinas sanatı yapılmıştır.

Answer

Dize sonlarındaki "su" sözcükleri arasında anlam farkı olduğundan cinas sanatı yapılmıştır.
Doğru cevap, dize sonlarındaki 'su' sözcükleri arasında anlam farkı olduğunu ve cinas yapıldığını belirten seçenektir. Cinas sanatı, yazılışları ve okunuşları aynı, anlamları tamamen farklı (sesteş) sözcüklerin bir arada kullanılmasıyla yapılır. Bu beyitte dize sonlarında yer alan 'su' sözcüklerinin her ikisi de gerçek anlamıyla (sıvı olan su) kullanılmıştır. Aralarında herhangi bir anlam farkı bulunmadığı için bu sözcükler cinas değil, kelime hâlinde redif oluşturmaktadır. Bu sebeple bu yargı beyitle ilgili söylenemez.

Step-by-Step Solution

1
Beyitteki edebi sanatları belirlemek üzere dizeleri anlam ve bağlam yönünden incelemek.
Beyitte "od" (ateş) sözcüğüyle aşk kastedilerek açık istiare yapıldığı; "od" ve "su" sözcükleriyle tezat oluşturulduğu; "göz", "eşk" ve "su" sözcükleriyle tenasüp kurulduğu; "ey göz" ifadesiyle de göze insani özellikler yüklenerek teşhis yapıldığı görülür.
Beyitteki doğru edebi sanat tespitlerinin doğrulanması, yanlış seçeneğin kolayca ayırt edilmesini sağlar.
2
Dize sonlarında tekrarlanan "su" sözcüklerinin anlamlarını karşılaştırmak.
İlk dizedeki "su" da ikinci dizedeki "su" da bildiğimiz su anlamındadır. Kelimeler arasında anlam farkı yoktur.
Cinas sanatının varlığından söz edebilmek için yazılışı aynı olan kelimelerin farklı anlamlara gelmesi şarttır. Burada kelimeler aynı anlamda olduğu için cinas değil redif mevcuttur.

Key Concept

Edebi Sanatlar (Söz Sanatları) - Cinas ve Redif Ayrımı, İstiare, Tezat, Teşhis, Tenasüp
Estimated Time:2m 0s
Question 226Question

Sevda bahçesine sevgi sermiştir,
Gönül kapısını yâre vermiştir,
Umut köprüsünü sabırla germiştir,
Bizim bu sevdada yönümüz nedir?

Bu dörtlükle ilgili olarak;
I. 6+56+5 duraklı 1111’li hece ölçüsüyle yazılmıştır.
II. Dize sonlarında hem ek hem de sözcük hâlinde redif kullanılmıştır.
III. Sözcük köklerindeki iki ses benzerliğine dayanan tam kafiye yer almaktadır.

yargılarından hangileri doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: I ve III

Answer

I ve III
Dörtlüğün dizeleri incelendiğinde 1111’li hece ölçüsüyle ve 6+56+5 durak düzeniyle yazıldığı görülür. Dize sonlarında tekrarlanan 'sermiştir', 'vermiştir', 'germiştir' kelimelerinin kökleri sırasıyla 'ser-', 'ver-', 'ger-' olup, köklerden sonra gelen '-miştir' ekleri aynı görevdedir ve ek hâlinde redif oluştururlar. Köklerde kalan 'e' ve 'r' sesleri ise iki ses benzerliğiyle tam kafiyeyi oluşturur. Bu nedenle hece ölçüsü ve tam kafiye yargıları doğrudur.

Step-by-Step Solution

1
Dizelerin hece sayılarını ve durak yerlerini sayarak ölçüyü belirlemek.
Tüm dizelerde 1111 hece bulunmaktadır ve duraklar 'Sevda bahçesine (6) / sevgi sermiştir (5)' şeklinde 6+56+5 durak düzenine uygundur. Dolayısıyla I. yargı doğrudur.
Türk halk şiirinde en yaygın kullanılan ritim ve durak kalıplarının doğruluğunu test etmek.
2
Dize sonundaki kelimelerin ek ve kök analizini yaparak redifleri tespit etmek.
'ser-miş-tir', 'ver-miş-tir', 'ger-miş-tir' sözcüklerindeki '-miştir' ekleri aynı görevde kullanıldığı i��in ek hâlinde rediftir. Dörtlükte kelime tekrarı bulunmadığından sözcük hâlinde redif yoktur. Dolayısıyla II. yargı yanlıştır.
Kafiye tespitine geçmeden önce dil bilgisel olarak özdeş olan ses gruplarını (redif) ayırmak.
3
Köklerde kalan ortak sesleri inceleyerek kafiye türünü bulmak.
'ser-', 'ver-' ve 'ger-' fiil köklerinde ortak olan 'e' ve 'r' harfleri iki ses benzerliği gösterir. İki ses benzerliğiyle yapılan kafiye türü tam kafiyedir. Dolayısıyla III. yargı doğrudur.
Kök düzeyindeki ses benzerliği sayısı doğrultusunda kafiyeyi sınıflandırmak.

Key Concept

Şiirde ahenk unsurlarını saptarken kelimelerin doğru morfolojik (kök-ek) analizini yapmak ve hece sayıları ile durak yapısını belirlemektir.
Question 227Question

Aşağıdaki sol sütunda verilen dizeleri, sağ sütunda verilen en belirgin edebî sanatlarla eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Hâk-i pâkine varam deyü havadan yellere
Başını taştan taşa urup akar sular kamu
Neden böyle düşman görünürsünüz
Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?
Şakaklarıma kar mı yağdı ne var?
Benim mi Allahım bu çizgili yüz?
Aheste çek kürekleri mehtap uyanmasın
Bir hâle-i cihân gibi havalansın suda

Matches

Show answer & explanation

Answer

Dizeler ile en belirgin edebî sanatların doğru eşleştirmesi şu şekildedir: Birinci dize Hüsn-i Talil, ikinci dize Tezat, üçüncü dize Tecahül-i Arif, dördüncü dize Teşhis.
Suların akmasının sevgilinin toprağına ulaşma amacına bağlanması hüsn-i talil; dost ve düşman kelimelerinin bir arada kullanılması tezat; saçların beyazlığını bilmezlikten gelerek sormak tecahül-i arif; mehtaba uyanma özelliğinin verilmesi ise teşhis sanatıdır.

Step-by-Step Solution

1
Birinci dizedeki suların akış nedeninin incelenmesi
Doğal bir akışın, sevgilinin toprağına ulaşma gayesine bağlanarak estetik bir gerekçe sunulduğu (Hüsn-i Talil) saptanır.
Dizedeki temel sanatsal yönelimi belirlemek
2
İkinci dizedeki zıt anlamlı kelimelerin aranması
Dost ve düşman sözcüklerinin karşıtlık oluşturacak şekilde bir arada kullanıldığı (Tezat) tespit edilir.
Dizedeki anlamsal karşıtlığı ortaya çıkarmak
3
Üçüncü dizedeki soru ve anlam ilişkisinin sorgulanması
Saçtaki beyazlıkların kar yağışına benzetilerek şairin kendi yaşlılık durumunu bilmezlikten geldiği (Tecahül-i Arif) görülür.
Soru ifadesinin arkasındaki edebi amacı belirlemek
4
Dördüncü dizedeki insan dışı ögelerin analiz edilmesi
Mehtabın uyanması ifadesinde kişileştirme (Teşhis) yapıldığı belirlenir.
Doğayı insanlaştıran unsurları saptamak

Key Concept

Edebi Sanatlar (Söz Sanatları)
Estimated Time:2m 0s
Question 228Question

A��ağıdaki sol sütunda verilen numaralanmış şiir parçalarını, sağ sütunda yer alan ahenk özellikleri (kafiye ve redif türleri) ile doğru şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Deli gönül ne yatar bir köşede,
Bütün dertler erir tatlı neşede,
Hayat bulur insan camdan şişede.
Sona erdi artık o eski devran,
Yüreğimi yakan bu acı hicran.
Her sabah yollarını gözler dururum,
Gönül kuşu kanadını sana bağlar.
Hasretinden deli divane olurum,
Bülbülün feryat ettiği viran bağlar.
Aşılmaz dağlar olsa da sen gel,
Yoluna çıksa da binbir engel.

Matches

Show answer & explanation

Answer

Eşleştirme şu şekildedir: Birinci şiir parçası - Tam kafiye ve ek hâlinde redif, İkinci şiir parçası - Redifsiz zengin kafiye, Üçüncü şiir parçası - Cinaslı kafiye, Dördüncü şiir parçası - Tunç kafiye.
Şiir parçalarının ahenk özellikleri analiz edildiğinde; birinci parçada bulunma durum eki '-de' redif, 'şe' sesleri tam kafiyedir. İkinci parçada ek yoktur, 'ran' sesleri zengin kafiyedir. Üçüncü parçadaki 'bağlar' kelimeleri sesteş olduğu için cinaslı kafiyedir. Dördüncü parçada ise 'gel' sözcüğü 'engel' sözcüğünün içinde aynen geçtiği için tunç kafiye oluşmuştur.

Step-by-Step Solution

1
İlk şiir parçasındaki dize sonu sözcüklerinin (köşede, neşede, şişede) kök ve ek tahlili yapılır.
Sözcüklerin kökleri 'köşe', 'neşe' ve 'şişe'dir. Sonlarındaki '-de' bulunma durum ekleri aynı işlevde olduğu için rediftir. Köklerde kalan 'şe' sesleri ise iki ses benzerliğiyle tam kafiyedir.
Kafiye ve redif tespiti için öncelikle kelimelerin ek ve köklerine doğru şekilde ayrılması gerekir.
2
İkinci şiir parçasındaki dize sonu sözcüklerinin (devran, hicran) yapısı incelenir.
İki sözcük de kök hâlindedir, dolayısıyla redif yoktur. Sözcüklerin sonundaki 'ran' sesleri üç ses benzerliği gösterdiğinden zengin kafiyedir.
Ek almamış kelimeler arasında sadece kafiye aranır.
3
Üçüncü şiir parçasındaki dize sonu sözcüklerinin (bağlar, bağlar) anlamları karşılaştırılır.
İlk 'bağlar' sözcüğü 'bağlamak' fiilinin geniş zamanı iken ikinci 'bağlar' sözcüğü 'üzüm bağı' isminin çoğuludur. Yazılışları aynı, anlamları farklı olduğu için cinaslı kafiyedir.
Eş sesli sözcüklerin dize sonunda kullanılması cinaslı kafiye oluşturur.
4
Dördüncü şiir parçasındaki dize sonu sözcüklerinin (gel, engel) ses yapısı karşılaştırılır.
'gel' sözcüğü, 'engel' sözcüğünün içinde tamamen yer almaktadır.
Bir kelimenin diğer kelimenin içinde tamamen yer alması tunç kafiye özelliğidir.

Key Concept

Şiirde ahenk unsurlarını belirlerken kök-ek ayrımına dikkat edilmesi ve kafiye türlerinin ayırt edilmesi.
Question 229Question

Canan gidecekmiş diye feryat edip ağlar
Gözümdeki yaşlar gibi çağlar deli çaylar

Bu dizelerde aşağıdaki edebî sanatlardan hangisi yoktur?

Show answer & explanation

Answer: Tecahül-i Arif

Answer

Tecahül-i Arif
Dizelerde tecahül-i arif (bilmezlikten gelme) sanatı bulunmamaktadır. Tecahül-i arif, bilinen bir durumun nükte amacıyla bilinmiyormuş gibi gösterilmesidir. Şiirdeki diğer edebi sanatlar mevcuttur: Çayların çağlamasının gözyaşlarına benzetilmesiyle teşbih; çayların ağlamasıyla teşhis ve dolaylı olarak kapalı istiare; çayların akışının sevgilinin gidişine bağlanmasıyla da hüsn-i talil sanatı yapılmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Dizelerdeki benzetme ögelerini inceleme.
'Gözümdeki yaşlar gibi çağlar deli çaylar' dizesinde 'gibi' edatıyla çayların çağlaması gözyaşlarına benzetilmiştir. Bu durum teşbih (benzetme) sanatının olduğunu gösterir.
Şiirdeki benzetme ilişkilerini saptamak amacıyla.
2
Dizelerdeki kişileştirme ve aktarma durumlarını inceleme.
'deli çaylar'ın 'feryat edip ağlaması' insani bir durumdur. Doğal unsurlara insani özellik verilerek teşhis (kişileştirme) yapılmıştır. Kendisine benzetilen insan söylenmeyip benzetilenin özellikleri verildiği için aynı zamanda kapalı istiare kurulmuştur.
Doğa unsurlarının insani davranışlar sergilemesi üzerinden yapılan aktarmaları saptamak amacıyla.
3
Neden-sonuç ilişkilerini ve şairin olayları bağladığı sebepleri inceleme.
Çayların çağlaması doğa olayıdır ancak bu olay 'canan gidecekmiş diye' gerçekleşiyor gibi gösterilmiştir. Bu durum hüsn-i talil (güzel nedenleme) sanatını oluşturur.
Doğa olaylarının ardındaki şiirsel/öznel nedenleri belirlemek amacıyla.
4
Tecahül-i arif sanatının varlığını sorgulama.
Dizelerde şairin bildiği bir şeyi bilmezlikten geldiğini gösteren soru sorma veya hayret bildirme durumları yoktur. Dolayısıyla bu sanat dizelerde bulunmamaktadır.
Metinde aranılan ve olmayan edebi sanatı netleştirmek amacıyla.

Key Concept

Edebî Sanatlar (Söz Sanatları)
Estimated Time:1m 30s
Question 230Question

Aşağıdaki sol sütunda verilen şiir dizelerini, sağ sütunda yer alan en belirgin edebî sanatlarla doğru şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Şakaklarıma kar mı yağdı ne var?
Benim mi Allahım bu çizgili yüz?
Ağlarım hâtıra geldikçe gülüştüklerimiz
Sen gideli ey gonca-i ranâ, bağ ü bostanda
Gülün rengi sarardı, ağladı bülbül kanı
Bir hilal uğruna ya Rab, ne güneşler batıyor!

Matches

Show answer & explanation

Answer

Şakaklarıma kar mı yağdı dizesi Tecahülüarif; Ağlarım hatıra geldikçe dizesi Tezat; Sen gideli ey gonca-i rana dizesi Hüsnütalil; Bir hilal uğruna dizesi ise İstiare sanatı ile eşleşmelidir.
Şiir dizeleri anlam özellikleri ve sözcük kullanımları yönünden incelendiğinde; yaşlılığı bilmezden gelme tecahülüarif, ağlamak ile gülüşmek arasındaki zıtlık tezat, güllerin sararmasını sevgilinin gidişine bağlama hüsnütalil, askerlerin güneş olarak nitelenmesi ise istiare ile örtüşmektedir.

Step-by-Step Solution

1
İlk dize incelenir.
Şair saçlarındaki beyazlığı kara benzeterek 'kar mı yağdı ne var' sorusuyla bilmezlikten gelmiştir, bu durum tecahülüarif sanatıdır.
Tecahülüarif, bilinen bir gerçeği nükte yapmak amacıyla bilmiyormuş gibi sunma sanatıdır.
2
İkinci dize incelenir.
'Ağlamak' ve 'gülüşmek' kavramları birbirinin zıttı olduğundan tezat sanatı tespit edilir.
Tezat, anlamca birbirine zıt kavram veya durumların bir arada kullanılmasıdır.
3
Üçüncü dize incelenir.
Gülün sararması ve bülbülün ötmesi doğa olaylarıyken, bu durumların sevgilinin gidişine bağlanması hüsnütalil sanatıdır.
Hüsnütalil, bir olayı gerçek nedeninin dışında, güzel ve hayali bir nedene bağlamaktır.
4
Dördüncü dize incelenir.
'Güneşler' kelimesiyle kastedilen kahraman askerlerdir; benzeyen söylenmeyip kendisine benzetilen söylendiği için açık istiare yapılmıştır.
İstiare, benzetmenin temel unsurlarından sadece biriyle yapılan benzetme sanatıdır.

Key Concept

Edebi sanatları şiir dizeleri üzerinde tespit edebilme ve doğru kavramla ilişkilendirme.
Question 231Question

Gönül gurbet ele varma
Açılır sineye yara
Yârin cemâlini sorma
Düşürür dertten diyara

Bu dörtlükle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Show answer & explanation

Answer: II ve IV. dizelerdeki 'yara' ve 'diyara' sözcüklerinde yer alan '-a' sesleri yönelme durum eki olduğundan redif oluşturmuştur.

Answer

II ve IV. dizelerdeki 'yara' ve 'diyara' sözcüklerinde yer alan '-a' seslerinin yönelme durum eki olarak redif oluşturduğu söylenemez.
Dizelerdeki 'yara' ve 'diyara' kelimelerinde yer alan '-a' seslerinin yönelme durum eki olarak redif oluşturduğu söylenemez. Çünkü 'yara' kelimesindeki '-a' sesi yapım eki veya kök/gövdenin parçasıyken, 'diyara' kelimesindeki '-a' yönelme durum ekidir. Farklı görevdeki ekler redif oluşturamayacağı için buradaki sesler doğrudan kafiyeye katılır ve 'ara' sesleri zengin kafiyeyi oluşturur.

Step-by-Step Solution

1
Dizelerin hece sayıları ve durak yapısı incelenir.
Tüm dizelerin 8 heceli olduğu ve 4+4 durak düzenine sahip olduğu görülür. Lirik konusu da dikkate alındığında bunun bir semai olduğu anlaşılır.
Nazım biçimini ve ölçü ahengini belirlemek için hece sayımı ve durak analizi gereklidir.
2
Şiirin kafiye şeması çıkarılır.
varma (a), yara (b), sorma (a), diyara (b) şeklinde abab çapraz kafiye şeması elde edilir.
Kafiye dizilişini ve eşleşen dizeleri tespit etmek için şema çıkarılmalıdır.
3
I ve III. dizelerdeki ses benzerlikleri ve eklerin işlevleri çözümlenir.
'var-ma' ve 'sor-ma' kelimelerindeki '-ma' ekleri olumsuzluk eki (görevdaş) olduğundan rediftir. Köklerde kalan 'r' sesi yarım kafiyedir.
Kafiye ve redifi doğru ayırmak için eklerin görevdaş olup olmadığı kontrol edilir.
4
II ve IV. dizelerdeki ses benzerlikleri ve eklerin işlevleri çözümlenir.
'yara' kelimesi kök/gövde durumundadır ve sonundaki '-a' yapım ekidir (veya kelimenin aslındadır). 'diyara' kelimesindeki '-a' ise yönelme durum ekidir. Farklı görevdeki sesler redif oluşturamaz, kafiyeye dâhil edilerek 'ara' zengin kafiyesi bulunur. Redif yoktur.
Yönelme eki olan '-a' ile kelime kökü/gövdesindeki '-a' sesinin görevdaş olmadığını ve redif oluşturamayacağını belirlemek gerekir.

Key Concept

Şiirde Ahenk Unsurları (Ölçü, Kafiye, Redif)
Estimated Time:2m 0s
Question 232Question

Aşağıdaki parçada boş bırakılan yerleri, şiir türlerinin Türk edebiyatındaki karşılıklarını ve kavramsal özelliklerini dikkate alarak uygun terimlerle doldurunuz.

Fill in the blanks below

Türk edebiyatında şiir türlerinin geleneksel formlarla ilişkisi incelendiğinde dikkat çekici paralellikler görülür. Halk edebiyatındaki 'koçaklama' türü ile divan edebiyatındaki 'gazavatname'ler, genel olarak şiir türünün yansımalarıdır. Buna karşın; aşk, ayrılık ve ölüm gibi temaların coşkulu bir dille işlendi��i halk edebiyatındaki 'güzelleme'ler ile divan edebiyatındaki 'gazel'ler ise özü itibarıyla şiirin dünyasına aittir.
Show answer & explanation

Answer

İlk boşluğa 'epik', ikinci boşluğa 'lirik' gelmelidir.
Halk edebiyatındaki koçaklamalar ve divan edebiyatındaki askeri/savaş konulu gazavatnameler kahramanlığı esas aldığı için epik şiir türüne girer. Bireysel duyguları, aşkı ve heyecanı coşkulu bir şekilde işleyen güzelleme ve gazeller ise lirik şiir türünü temsil eder.

Step-by-Step Solution

1
Koçaklama ve gazavatname türlerinin içerik analizi yapılır.
Koçaklamalar yiğitlik, savaş ve kahramanlık konularını işler; gazavatnameler ise din uğruna yapılan savaşları anlatır. Bu temalar epik şiirin temel özellikleridir.
İlk boşluğa gelecek şiir türünü belirlemek.
2
Güzelleme ve gazel türlerinin içerik analizi yapılır.
Güzellemeler aşk, tabiat ve sevgiyi coşkulu bir şekilde işler; gazeller ise kadın, aşk ve şarap gibi lirik temaları barındırır. Bu nitelikler lirik şiirin özellikleridir.
İkinci boşluğa gelecek şiir türünü belirlemek.

Key Concept

Şiir Türleri ve Türk Edebiyatındaki Karşılıkları
Question 233Question

Ömrümün bağı bozuldu, hazan erdi bağıma
Gençliğim uçup gitti, kondu dert ortağıma

Bu dizelerde yer alan edebî sanatlar ve bunların dizelerdeki görünümleriyle ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: "Ömrümün bağı" ifadesinde benzetmenin iki temel ögesi bir arada kullanılarak teşbih-i beliğ yapılmış; "gençliğim uçup gitti" dizesinde ise gençlik bir kuşa benzetilip kendisine benzetilen söylenmeyerek kapalı istiareye başvurulmuştur.

Answer

"Ömrümün bağı" ifadesinde benzetmenin iki temel ögesi (benzeyen ve kendisine benzetilen) bir arada kullanılarak teşbih-i beliğ yapılmış; "gençliğim uçup gitti" dizesinde ise benzeyen olan gençlik, uçma özelliği yönüyle bir kuşa benzetilip kendisine benzetilen söylenmeyerek kapalı istiareye başvurulmuştur.
"Ömrümün bağı" ifadesinde benzeyen "ömür" ile kendisine benzetilen "bağ" unsurları bir arada kullanıldığı için teşbih-i beliğ yapılmıştır. "Gençliğim uçup gitti" dizesinde ise benzeyen olan "gençlik" söylenmiş ancak kendisine benzetilen "kuş" söylenmeyerek kuşa ait olan "uçmak" özelliği verilmiştir, bu durum kapalı istiareyi oluşturur. Bu iki tespiti doğru şekilde bir araya getiren değerlendirme doğrudur.

Step-by-Step Solution

1
Dizelerdeki benzetme ilişkisi kuran ifadelerin belirlenmesi.
"Ömrümün bağı", "hazan" ve "gençliğim uçup gitti" ifadelerinde benzetme ilgisinin kurulduğu tespit edilir.
Edebî sanatları doğru analiz edebilmek için benzetme temelli aktarmaların yapısını incelemek gerekir.
2
"Ömrümün bağı" ifadesinin benzetme ögeleri yönünden incelenmesi.
Benzeyen "ömür", kendisine benzetilen ise "bağ"dır. Benzetmenin iki temel ögesi de kullanıldığı için teşbih-i beliğ oluşmuştur.
Teşbih ile istiare arasındaki farkı belirlemek için kaç adet benzetme ögesinin kullanıldığını saptamak gerekir.
3
"Gençliğim uçup gitti" dizesinin benzetme ögeleri yönünden incelenmesi.
Benzeyen "gençlik" söylenmiş, kendisine benzetilen "kuş" söylenmeyerek sadece kuşa ait "uçmak" özelliği verilmiştir. Bu durum kapalı istiaredir.
Sadece benzeyen ögenin yer aldığı benzetme temelli edebî sanatı belirlemek.

Key Concept

Edebi Sanatlar (Söz Sanatları) - Teşbih ve İstiare Ayrımı
Question 234Question

I. Tekerlekler yollara bir şeyler anlatıyor
II. Uzun yollar bir deniz gibi uzayıp gidiyor

Bu dizelerde yer alan en belirgin edebî sanatlar aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru olarak verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: İstiare - Teşbih

Answer

İstiare - Teşbih
Doğru seçenek olan eşleştirmede ilk dizenin istiare, ikinci dizenin teşbih olduğu belirtilmiştir. İlk dizede 'insan' ögesi kullanılmadan tekerleklere insani özellikler yüklenerek kapalı istiare; ikinci dizede ise yollar denize benzetilerek tam bir teşbih kurulmuştur.

Step-by-Step Solution

1
Birinci dizedeki söz sanatını belirlemek.
İstiare (Kişileştirme / Kapalı İstiare)
Tekerlekler yollara bir şeyler anlatıyor ifadesinde tekerlekler, konuşma (anlatma) özelliği yönüyle insana benzetilmiştir. Kendisine benzetilen öge olan 'insan' dizede yer almayıp sadece benzetilenin bir özelliği (anlatmak) ve benzeyen (tekerlekler) verildiği için burada kapalı istiare yapılmıştır.
2
İkinci dizedeki söz sanatını belirlemek.
Teşbih
Uzun yollar bir deniz gibi uzayıp gidiyor ifadesinde benzeyen 'uzun yollar', kendisine benzetilen 'deniz', benzetme yönü 'uzayıp gitmek' ve benzetme edatı 'gibi'dir. Benzetmenin unsurları bir arada kullanıldığı için teşbih sanatı yapılmıştır.

Key Concept

Teşbih (benzetme) ve istiare (eğretileme) sanatlarının özellikleri ve bu iki sanatın birbirlerinden ayırt edilmesi.
Question 235Question

Şiirlerin temaları, üslupları ve şairin takındığı edebi tutum; onların ait oldukları şiir türlerini belirleyen temel ölçütlerdir.

Aşağıda bazı şiir parçaları ve bu parçalar için belirlenen şiir türleri verilmiştir:

I.
*Düşman geldi tabur tabur dizildi*
*Alnımıza kara yazı yazıldı*
*Tüfek icat oldu mertlik bozuldu*
*Eğri kılıç kında paslanmalıdır*
(Tür: Epik)

II.
*Gümüş bir dumanla kapandı her yer;*
*Yer ve gök bu akşam yayla dumanı.*
*Sürüler indi mi, eve döndü mü?*
*Dere boylarında yanan o ışık?*
(Tür: Pastoral)

III.
*Müftü Efendi bize kafir demiş*
*Tutalım ben ona diyem Müslüman*
*Lakin varıld��kta ruz-ı mahşere*
*İkimiz de çıkarız orada yalan*
(Tür: Satirik)

IV.
*İSTEMİ HAN: Kimdir o, tahtımın önünde diz çöken?*
*BİLGE: Sana sadık bir kul, uzak yollardan gelen.*
*İSTEMİ HAN: Söyle hele bilge, ne söyler budun bize?*
*BİLGE: Barış isterler hakanım, diz çökmüşler önümüze.*
(Tür: Dramatik)

V.
*Ne hasta bekler sabahı,*
*Ne taze ölüyü mezar.*
*Ne de şeytan, bir günahı,*
*Seni beklediğim kadar.*
(Tür: Didaktik)

Buna göre, numaralanmış şiir parçalarından hangisinin karşısında verilen şiir türü yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: V

Answer

Beşinci parça (V) lirik şiir türünün özelliklerini taşımaktadır, didaktik şiir türünün özelliklerini taşımamaktadır.
Beşinci parçada (V) yer alan dizeler Necip Fazıl Kısakürek'in 'Bekleyen' adlı şiirinden alınmıştır. Bu dizelerde yoğun bir kişisel duygu, aşk ve bekleyişin getirdiği coşku (lirik) işlenmektedir. Bilgi verme, öğüt verme veya ahlaki bir ders sunma amacı güden 'Didaktik' şiir özelliklerini taşımadığı için bu eşleştirme yanlıştır.

Step-by-Step Solution

1
Verilen şiir parçalarının temalarını ve üsluplarını analiz etmek.
I. parçanın kahramanlık (epik), II. parçanın kır hayatı (pastoral), III. parçanın yergi (satirik), IV. parçanın tiyatro diyaloğu (dramatik) ve V. parçanın ise yoğun duygu ve özlem (lirik) içerdiği belirlenir.
Şiir türlerini doğru belirlemek için metindeki baskın duyguyu ve sunum biçimini saptamak gerekir.
2
Tespit edilen şiir türlerini, parçaların yanlarında verilen türlerle karşılaştırmak.
V. parçanın karşısında yazan 'Didaktik' türünün, parçanın lirik yapısıyla uyuşmadığı görülür.
Yanlış eşleştirilmiş seçeneği tespit etmek.

Key Concept

Şiir Türleri ve Tematik Özellikleri
Estimated Time:2m 0s
Question 236Question

Aşağıda sol sütunda verilen şiir dizelerini, sağ sütunda yer alan en belirgin edebî sanatlarla doğru şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
'Gömelim gel seni tarihe' desem, sığmazsın.
Gökyüzünün başka rengi de varmış!
Geç fark ettim taşın sert olduğunu.
Şeb-i yeldâyı müneccimle muvakkıt ne bilir
Mübtelâ-yı gama sor kim geceler kaç sâat
Yeni bir ülkede yem vermek için atlarına
Nice bin atlı kapılmıştı fetih rüzgârına

Matches

Show answer & explanation

Answer

Verilen dizeler sırasıyla Mübalağa, Tecahülüarif, İstifham ve Hüsnütalil sanatlarıyla eşleşmektedir.
Verilen dizelerde sırasıyla abartma (mübalağa), bilmezlikten gelme (tecahülüarif), soru sorma (istifham) ve güzel nedene bağlama (hüsnütalil) sanatları kullanılmıştır.

Step-by-Step Solution

1
İlk dizenin anlam özelliklerinin incelenmesi
Tarihe sığmama ifadesinin abartma içerdiği tespit edildi.
Mübalağa sanatının belirlenmesi için abartılı ifadeler aranır.
2
İkinci dizenin anlam özelliklerinin incelenmesi
Taşın sertliğinin ve gökyüzü renginin bilmezlikten gelindiği tespit edildi.
Tecahülüarif sanatının belirlenmesi için bilinen bir durumun bilinmiyor gibi yansıtılması gerekir.
3
Üçüncü dizenin dil özelliklerinin incelenmesi
'Kaç saat?' sorusunun yöneltildiği tespit edildi.
İstifham sanatının belirlenmesi için soru sorma yönteminin kullanılması gerekir.
4
Dördüncü dizenin neden-sonuç ilişkisinin incelenmesi
Fetih olayının atların yemlenmesi gibi güzel bir sebebe bağlandığı tespit edildi.
Hüsnütalil sanatının belirlenmesi için bir doğa olayının veya tarihsel olayın şairane bir gerekçeyle açıklanması gerekir.

Key Concept

Edebi Sanatlar (Söz Sanatları)
Estimated Time:2m 0s
Question 237Question

Aşağıdaki dizelerin hangisinde, ayraç içinde verilen edebî sanat yoktur?

Show answer & explanation

Answer: Bir hilal uğruna ya Rab, ne güneşler batıyor! (Teşbih)

Answer

Bir hilal uğruna ya Rab, ne güneşler batıyor! dizesinin yanında teşbih sanatının verildiği seçenektir. Bu dizede açık istiare sanatı bulunmaktadır.
Doğru cevap, 'Bir hilal uğruna ya Rab, ne güneşler batıyor!' dizesinin yanında 'Teşbih' sanatının yazılı olduğu seçenektir. Bu dizede 'güneşler' ifadesiyle askerler kastedilmiştir. Kendisine benzetilen (güneş) verilip benzeyen (asker) verilmediği için bu dizede teşbih değil, açık istiare sanatı yapılmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Seçeneklerde verilen dizeleri ve bu dizelerin yanında yer alan edebi sanatları inceleyin.
Dört seçenekteki edebi sanatların dizelerle uyuştuğunu, bir seçenekte ise uyuşmadığını tespit ederiz.
Eşleştirmelerin doğruluğunu denetlemek için her bir dizeyi tek tek analiz etmek gerekir.
2
'Bir hilal uğruna ya Rab, ne güneşler batıyor!' dizesindeki 'güneşler' sözcüğünün hangi anlamda kullanıldığını belirleyin.
Buradaki 'güneş' sözcüğüyle vatan uğruna canını veren 'askerlerin' kastedildiğini belirleriz.
Sözcüğün gerçek anlamı dışında bir benzetme amacıyla kullanılıp kullanılmadığını anlamak için bu adım gereklidir.
3
Benzetmenin ögelerini kontrol ederek sanatı adlandırın.
Kendisine benzetilen (güneş) söylenmiş ancak benzeyen (asker) söylenmemiştir. Sadece tek ögeyle yapılan bu aktarımın 'açık istiare' olduğunu, teşbih olmadığını saptarız.
Teşbih sanatında hem benzeyen hem de kendisine benzetilen ögelerinin bulunması gerekirken istiarede tek bir öge bulunur. Bu ayrım bizi doğru seçeneğe götürür.

Key Concept

Edebi Sanatlar (Söz Sanatları)
Question 238Question

Aşağıda Türk edebiyatından seçilmiş bazı şiir parçalar�� ve bu parçalarla ilgili açıklamalar verilmiştir:

I. Parça
*Kalktı göç eyledi Avşar elleri,*
*Ağır ağır giden eller bizimdir.*
*Arap atlar yakın eder ırağı,*
*Yüce dağdan aşan yollar bizimdir.*
Açıklama: Bu dizelerde göç, dağ, yol gibi göçebe yaşam unsurları yer alsa da kabilelerin iskân politikasına direnişini ve yiğitçe bir mücadeleyi konu edindiği için epik şiir türünün özelliklerini yansıtmaktadır.

II. Parça
*Dinle sana bir nasihat edeyim:*
*Hatırdan gönülden geçici olma.*
*Yiğidin başına bir iş gelince,*
*An�� yad ellere açıcı olma.*
Açıklama: Bu dizelerde şair, okuyucuya doğrudan ahlaki tavsiyelerde bulunup öğüt verdiği için didaktik şiir kategorisinde değerlendirilmelidir.

III. Parça
*Ala gözlüm, ben bu ilden giderim,*
*Üç güne dek helalliğim dilerim.*
*Ağlama göynümün nuru, ağlama,*
*Kaderim buymuş, yine dönerim.*
Açıklama: Bu dizelerde şairin gurbete gidiş hüznü, sevdiğinden ayrılma acısı ve duygusal coşkusu ön planda olduğundan lirik şiire örnektir.

IV. Parça
*Bir bakışla yıktın gönül tahtını,*
*Karanlığa gömdün garip bahtımı.*
*Söyle zalim, benden ne istiyorsun,*
*Geri ver bana geçen vaktimi.*
Açıklama: Bu dizelerde aşk acısından kaynaklanan sitemkar ve şikayetçi bir üslup kullanılarak bir kişi hedeflendiği için satirik şiir türünün tipik bir örneği kabul edilmelidir.

V. Parça
*Çoban:*
*Nereye böyle, elinde asanla bu erken vakitte?*
*Rüzgâr sert esiyor, kurtlar uluyor bu vadide.*
*Yolcu:*
*Dağları aşmalıyım, obaya haber salmalıyım,*
*Fırtına kopmadan önce menzile varmalıyım.*
Açıklama: Bu dizeler, tiyatro oyunlarında olduğu gibi karşılıklı konuşma (diyalog) şeklinde kurgulandığı ve bir olay örgüsü içinde eylemi yansıttığı için dramatik şiir örneğidir.

Buna göre, numaralanmış parçalardan hangisine ait açıklama yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: IV. parça

Answer

Dördüncü parçaya ait açıklama yanlıştır. Bu dizelerde aşk acısı ve sevgiliye yönelik sitem lirik bir üslupla işlenmiştir, satirik şiir özellikleri taşımamaktadır.
Dördüncü parçadaki dizelerde şair, sevgiliye olan aşkını, uğradığı hayal kırıklığını ve geçen vaktin sitemini dile getirmektedir. Bu coşkulu ve bireysel duyguların ifadesi lirik şiirin kapsamındadır. Açıklamada ise bu durumun satirik şiir örneği olduğu iddia edilmiştir. Satirik şiir; bir kişiyi, toplumu ya da düzensizliği eleştirmek, yermek amacıyla yazılır. Dolayısıyla bu açıklama yanlıştır.

Step-by-Step Solution

1
Metinlerdeki anahtar kavramları ve baskın duyguları analiz etmek.
Birinci parçada 'mücadele, göç, dağlar bizimdir' (epik); ikinci parçada 'nasihat, öğüt' (didaktik); üçüncü parçada 'ayrılık, aşk, ağlama' (lirik); dördüncü parçada 'gönül tahtı, zalim, aşk sitemi' (lirik); beşinci parçada ise karşılıklı konuşma düzeni (dramatik) tespit edilir.
Her bir şiir parçasının hangi şiir türünün karakteristik özelliklerini barındırdığını belirlemek için bu analiz gereklidir.
2
Açıklamalarda verilen şiir türü tanımları ile metinlerin uyuşup uyuşmadığını kontrol etmek.
Dördüncü parçada aşk sitemi işlendiği için lirik şiir özellikleri baskındır. Ancak açıklamada bu dizelerin 'satirik' şiir olduğu iddia edilmiştir.
Satirik şiirin tanımı toplumsal aksaklıkları veya bireysel kusurları yermek, alaya almaktır. Aşk acısı ve sevgiliye sitem ise satirik değil, lirik şiirin temel konusudur. Dolayısıyla bu açıklama hatalıdır.

Key Concept

Şiir Türleri ve Tematik Çözümleme
Estimated Time:2m 0s
Question 239Question

Edebi türler üzerine hazırlanan aşağıdaki çalışma notunda boş bırakılan yerler sırasıyla hangi terimlerle tamamlanmalıdır?

Fill in the blanks below

Tiyatroda oyuncuların rollerine göre sahnede söyleyecekleri manzum sözlerden oluşan veya tiyatro türlerinin gelişiminden önce doğrudan manzum olarak kaleme alınan oyunların şiir şeklindeki diline şiir adı verilir. Diğer yandan, doğa sevgisi ve çoban yaşamını işleyen pastoral şiirin de kendi içinde alt dalları bulunur. Şairin doğa karşısındaki duygularını doğrudan, tek başına dile getirdiği şiirlere denirken; iki ya da daha fazla çobanın karşılıklı konuşmasına dayanan, diyalog havasındaki şiirlere ise adı verilir.
Show answer & explanation

Answer

Metinde boş bırakılan yerlere sırasıyla dramatik, idil ve eglog (eklog) terimleri getirilmelidir.
Tiyatro sahnelerinde kullanılmak üzere yazılan manzumelere dramatik şiir denir. Pastoral şiirin şairin doğayı tek başına anlattığı alt türü idil, çobanların karşılıklı diyaloğuna dayanan alt türü ise eglog veya eklog olarak adlandırılır. Dolayısıyla boşluklar sırasıyla dramatik, idil ve eglog terimleriyle doldurulmalıdır.

Step-by-Step Solution

1
İlk boşluğun bağlamını inceleme.
Tiyatro oyunlarındaki manzum anlatımın ve karşılıklı konuşma dilinin dramatik şiir olduğu saptanır.
Dramatik şiir, tiyatro oyunlarında kullanılan, harekete ve sahnelemeye eşlik eden şiir türüdür.
2
İkinci boşluğun bağlamını inceleme.
Şairin doğa karşısındaki duygularını tek yanlı ve tek başına anlattığı şiir türünün idil olduğu saptanır.
İdil, pastoral şiirin kır ve çoban yaşamını şairin kendi ağzından sade bir duygu aktarımıyla anlattığı alt türüdür.
3
Üçüncü boşluğun bağlamını inceleme.
Birden fazla çobanın karşılıklı konuşmasına dayalı pastoral şiir türünün eglog veya eklog olduğu saptanır.
Eglog (eklog), çobanların karşılıklı diyalogları şeklinde kurgulanan pastoral şiir türüdür.

Key Concept

Şiir Türleri ve Pastoral Şiirin Alt Türleri
Estimated Time:2m 0s
Question 240Question

Göz gördü gönül sevdi seni ey yüzü mahım
Kurbanın olam var mı benim bunda günahım

Nedim'e ait bu beyitle ilgili olarak aşağ��dakilerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: İlk dizede yer alan 'yüzü mahım' ifadesinde, benzeyen öge kullanılmayıp sadece kendisine benzetilen 'mah' (ay) sözcüğü tercih edilerek açık istiare yapılmıştır.

Answer

İlk dizede yer alan 'yüzü mahım' ifadesinde, benzeyen öge kullanılmayıp sadece kendisine benzetilen 'mah' (ay) sözcüğü tercih edilerek açık istiare yapılmıştır ifadesi yanlıştır. Çünkü dizede hem benzeyen hem de kendisine benzetilen unsurlar birlikte verilmiştir.
Beytin ilk dizesinde geçen 'yüzü mahım' ifadesinde sevgilinin yüzü (benzeyen) ay (kendisine benzetilen) kavramına benzetilmiştir. Benzetme edatı ve yönü kullanılmamış olsa da benzetmenin iki temel ögesi de dizede mevcuttur. Edebi sanatlarda benzeyen ve kendisine benzetilen ögelerinin her ikisinin de bulunması durumunda istiare değil, teşbih-i beliğ (yalın benzetme) sanatı yapılmış olur. Bu nedenle, dizede açık istiare yapıldığını belirten açıklama yanlıştır.

Step-by-Step Solution

1
Beytin ilk dizesindeki 'yüzü mahım' ifadesinin incelenmesi
'Yüzü mahım' (ay yüzlüm) tamlamasında 'yüz' benzeyen öge, 'mah' (ay) ise kendisine benzetilen ögedir. İki temel öge de dizede yer almaktadır.
İstiare ile teşbih-i beliğ arasındaki farkı belirlemek için benzeyen ve kendisine benzetilen ögelerinin varlığı kontrol edilmelidir.
2
Beytin ikinci dizesindeki 'var mı benim bunda günahım' ifadesinin incelenmesi
Soru edatı kullanılarak istifham sanatı yapılmıştır. Ayrıca şair, aşık olmasının nedenini göz ve gönlünün üzerine atarak bilmezden gelme (tecahülüarif) yapmıştır.
Dizedeki anlamsal ve sözsel sanatları doğru tespit etmek için şairin üslubu ve anlatım tarzı çözümlenmelidir.
3
Seçeneklerin analiz edilerek yanlış açıklamanın saptanması
İlk dizede açık istiare yapıldığını iddia eden yargı yanlıştır. Çünkü istiarede temel ögelerden sadece biri bulunabilirken burada iki temel öge de mevcuttur. Bu durum teşbih-i beliğ oluşturur.
Soruda bizden beyitle ilgili yanlış olan açıklama istendiği için bu yanlış tespiti içeren seçenek doğru cevaptır.

Key Concept

İstiare ile teşbih-i beliğ (yalın benzetme) sanatlarının temel farkı, benzetme unsurlarının beyitteki kullanım şeklidir. İstiarede benzeyen veya kendisine benzetilenden yalnızca biri bulunurken, teşbih-i beliğde her iki unsur da yer alır.
Estimated Time:2m 0s
PreviousPage 12 / 14Next
Edebiyat Bilgi ve Kuramları Practice Questions — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) — Page 12 | Examkin