Milli Edebiyat

125 questions

Question 41Question

Aşağıdaki parçada boş bırakılan yerlere, Millî Edebiyat Dönemi öğretici metinlerinin temsilcileri ve eserleri dikkate alınarak gelmesi gereken uygun ifadeleri yazınız.

Fill in the blanks below

Millî Edebiyat Dönemi'nde öğretici metinlerin gelişiminde mülakat ve röportaj türlerinin önemli bir yeri vardır. Dönemin önde gelen edebiyatçılarıyla yaptığı görüşmeleri bir araya getiren ve Türk edebiyatında mülakat türünün ilk yetkin örneği kabul edilen ** adlı eserin yazarı , edebiyatımızda bu türün öncüsü olarak kabul edilmektedir.
Show answer & explanation

Answer

Parçada boş bırakılan yerlere sırasıyla 'Diyorlar ki' ve 'Ruşen Eşref Ünaydın' getirilmelidir.
Türk edebiyatında mülakat ve röportaj türlerinin ilk olgun ve yetkin örneği Ruşen Eşref Ünaydın'ın 'Diyorlar ki' adlı eseridir. Dolayısıyla boşluklara sırasıyla bu eserin adı ve yazarın adı getirilmelidir.

Step-by-Step Solution

1
Parçadaki ilk boşluğu doldurmak için mülakat türünün Türk edebiyatındaki ilk yetkin örneği olan eseri belirleyin.
Bu özelliklere sahip eser, Millî Edebiyat Dönemi'nde yayımlanan 'Diyorlar ki' adlı mülakat kitabıdır.
Eserin mülakat türünde yazılması ve edebiyatımızdaki öncü konumu doğrudan bu esere işaret eder.
2
İkinci boşluğu doldurmak amacıyla belirlenen bu eserin yazarını saptayın.
'Diyorlar ki' adlı eserin yazarı Ruşen Eşref Ünaydın'dır.
Eser-yazar eşleştirmesi üzerinden edebiyatımızda mülakat türünün öncüsü olan isim belirlenmiş olur.

Key Concept

Millî Edebiyat Dönemi Mülakat ve Röportaj Türleri (Ruşen Eşref Ünaydın)
Question 42Question

Yeni Lisan Hareketi'nin dilde sadeleşmeyi ve millîleşmeyi hedefleyen temel ilkeleri sağda, bu ilkelerin edebiyattaki somut uygulamalarını gösteren durumlar ise solda verilmiştir. Buna göre, soldaki durumlar ile sağdaki ilkeleri doğru şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Tanzimat Dönemi'nde sıkça başvurulan 'hıdmet-i vatan' veya 'hürriyet-i efkâr' tarzındaki terkip yapılarının Millî Edebiyat yazarlarınca eserlerde tamamen sonlandırılması.
Toplumun geneli tarafından benimsenen ve günlük yaşamda yaygınlaşan 'millet', 'adalet' veya 'memur' gibi kelimelerin Arapça ya da Farsça kökenli olsalar dahi dilden tasfiye edilmemesi.
Yazarların, Anadolu'daki yerel ağız kelimelerini veya saray çevresinin yapay üslubunu değil, İstanbul aydınlarının ve halkının ortaklaşa konuştuğu Türkçeyi esas alması.
Yazı dilinde Arapça çoğul eki olan '-at' ile t��retilen 'tahrirat' yerine Türkçe çoğul ekiyle 'yazılar' veya 'tahrirler' şeklinde bir kullanımın benimsenmesi.

Matches

Show answer & explanation

Answer

Soldaki durumlar ile sağdaki ilkelerin doğru eşleşmesi şu şekildedir: Tamlama yapılarının kaldırılması durumu Arapça/Farsça tamlama kurallarının terk edilmesi ilkesiyle; halk diline yerleşmiş sözcüklerin korunması durumu tasfiyecilikten kaçınma ilkesiyle; İstanbul konuşma dilinin esas alınması durumu ortak yazı dili ilkesiyle; yabancı sözcüklerin Türkçe eklerle çekimlenmesi durumu ise dil bilgisi kurallarının Türkçeleştirilmesi ilkesiyle eşleşir.
Doğru eşleştirme, sol tarafta verilen somut edebi ve dilsel kararların sağ tarafta ilan edilen Yeni Lisan Hareketi beyannamesindeki kuramsal ilkelerle doğrudan örtüşmesini göstermektedir. Arapça/Farsça tamlamaların atılması ilk maddeyle, Türkçeleşen kelimelerin korunması ikinci maddeyle, İstanbul ağzının esas alınması üçüncü maddeyle, yabancı kelimelerin Türkçe çekim ekleri alması ise dördüncü maddeyle ilişkilidir.

Step-by-Step Solution

1
Durumların analiz edilmesi.
Solda verilen durumların dildeki hangi uygulamalara (tamlamalar, kelime tasfiyesi, konuşma dili seçimi, çoğul ekleri) karşılık geldiği belirlenir.
Eşleştirilecek ilkelerin kapsamını netleştirmek için.
2
İlkelerin belirlenmesi.
Sağda verilen ilkelerin (terkiplerin atılması, tasfiyecilikten kaçınılması, İstanbul Türkçesi, Türkçe kurallarla çekimleme) tanımları anlaşılır.
Doğru eşleştirmeyi kurabilmek için.
3
Durumlar ile ilkelerin ilişkilendirilmesi.
Terkip kullanmama durumu tamlamaların terk edilmesiyle; yerleşik kelimelerin korunması tasfiyecilik karşıtlığıyla; İstanbul ağzının seçilmesi yazı dili ilkesiyle; tahrirat yerine yazılar/tahrirler denmesi ise Türkçe kurallarla çekimleme ilkesiyle eşleştirilir.
Yeni Lisan Hareketi'nin teorik esasları ile pratik uygulamalarını doğru bağdaştırmak için.

Key Concept

Yeni Lisan Hareketi İlkeleri ve Uygulamaları
Estimated Time:2m 0s
Question 43Question

I. Şair, aruzu Türk konuşma diline başarıyla uygulayarak sokaktaki halkın yaşamını, toplumsal dertleri ve günlük hayattaki sıradan olayları didaktik bir üslupla şiirine aktarmıştır. Realist bir gözlem gücüyle kaleme aldığı manzum hikâyelerinde şiiri nesre yaklaştırmıştır.

II. Şair ise aruzu musiki derecesinde bir iç ahenkle kullanmış; Türk tarihinin ihtişamlı dönemlerini, İstanbul sevgisini, aşk ve ölüm temalarını 'öz şiir' anlayışıyla terennüm etmiştir. Divan şiiri geleneğini modern bir estetikle yorumlayarak neo-klasik bir çizgiye yönelmiş, tek bir şiiri dışındaki tüm şiirlerini aruzla yazmıştır.

Millî Edebiyat Dönemi'nin bağımsız sanatçılarından olan bu iki şairle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Show answer & explanation

Answer: Her iki şair de Millî Edebiyat Dönemi'nin hece veznini yaygınlaştırma ve millî kaynaklara dönme yönündeki şiir hareketine katılarak hece ölçüsüyle çok sayıda şiir kaleme almışlardır.

Answer

Her iki şairin de Millî Edebiyat Dönemi'nin hece veznini yaygınlaştırma hareketine katılarak çok sayıda hece ölçülü şiir yazdığı ifadesi yanlıştır. Mehmet Âkif Ersoy şiirlerinde hece veznini hiç kullanmamış, Yahya Kemal Beyatlı ise sadece 'Ok' şiirinde kullanmıştır.
Doğru seçenek olan ifadede belirtilen durumun aksine, Mehmet Âkif Ersoy ve Yahya Kemal Beyatlı, Millî Edebiyat akımına dahil olmamış, bağımsız kalmışlardır. Mehmet Âkif Ersoy bütün şiirlerini aruz ölçüsüyle yazmış, hiç hece vezni kullanmamıştır. Yahya Kemal Beyatlı ise sadece 'Ok' şiirini hece ölçüsüyle yazmış, diğer şiirlerinde aruzu tercih etmiştir. Dolayısıyla hece veznini yaygınlaştırma hareketine katılmamış ve bu ölçüyle çok sayıda şiir yazmamışlardır.

Step-by-Step Solution

1
Parçada tanıtılan şairleri belirleme.
I. şairin didaktik üslubu, manzum hikâyeleri ve şiiri nesre yaklaştırması Mehmet Âkif Ersoy'a; II. şairin 'öz şiir' anlayışı, neo-klasik yönelimi ve heceyle tek bir şiir yazması Yahya Kemal Beyatlı'ya işaret eder.
Parçadaki şairlerin kim olduğunu tespit etmek şairlerin özelliklerini değerlendirmek için ilk adımdır.
2
Şairlerin vezin ve edebî topluluklara katılım durumlarını değerlendirme.
Her iki şair de Millî Edebiyat Dönemi'nde yaşamış olmalarına rağmen bu harekete katılmamış, bağımsız kalmışlardır. Ayrıca hece veznini yaygınlaştırmaya çalışmamış, aruz veznini kullanmaya devam etmişlerdir.
Yanlış olan seçeneği belirlemek için şairlerin bağımsızlık niteliklerini ve vezin tercihlerini analiz etmek gerekir.

Key Concept

Milli Edebiyat Dönemi Bağımsız Sanatçıları ve Şiir Anlayışları
Estimated Time:2m 0s
Question 44Question

Millî Edebiyat Dönemi'nin bağımsız sanatçıları Mehmet Âkif Ersoy ile Yahya Kemal Beyatlı'nın edebî yönelimlerini, estetik anlayışlarını ve eserlerini gösteren aşağıdaki özellikleri doğru kavramlarla eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Seyfi Baba ve Küfe gibi manzum hikâyelerle realizm akımını şiire taşıyarak sokak hayatını ve toplumsal dramları işlemek
Kendi Gök Kubbemiz ve Eski Şiirin Rüzgârıyla adlı eserlerinde Osmanlı tarihini, İstanbul sevgisini ve aşkı işlemek
Şiiri dinî-didaktik bir çizgide, cehaletle mücadele ve İslam birliği düşüncesini yaymak için bir araç olarak görmek
Şiirde kelimelerin melodik uyumunu (musiki) arayarak divan şiiri estetiğini modern bir formla sentezleyen 'öz şiir' anlayışını benimsemek

Matches

Show answer & explanation

Answer

Eşleştirme şu şekildedir: Manzum hikâyelerle realizmi şiire taşıyan özellik Mehmet Âkif'in manzum hikâyeciliğiyle; Kendi Gök Kubbemiz ve Eski Şiirin Rüzgârıyla Yahya Kemal'in tematik yönelimi ve şiir kitaplarıyla; şiiri dinî-didaktik bir araç olarak görme Mehmet Âkif'in sanatsal misyonuyla; şiirde musiki ve öz şiir anlayışı ise Yahya Kemal'in şiir estetiğiyle eşleşmektedir.
Mehmet Âkif Ersoy realizm, toplumsal meseleler, manzum hikâyeler ve dinî-didaktik şiir anlayışıyla tanınır. Yahya Kemal Beyatlı ise tarih, İstanbul sevgisi, aşk temaları, şiirde musiki, titiz dil işçiliği ve öz şiir (saf şiir) anlayışıyla öne çıkar. Eşleştirmeler bu iki şairin temel sanatsal kimliklerini yansıtmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Mehmet Âkif Ersoy'un realizm akımıyla sokak hayatını manzum hikâyelere aktardığı (Seyfi Baba, Küfe vb.) bilgisini kullanarak manzum hikâyecilik özelliğini Mehmet Âkif ile ilişkilendirmek.
Birinci özelliğin Mehmet Âkif Ersoy'un manzum hikâyeciliği ile eşleştiği belirlenir.
Seyfi Baba ve Küfe, şairin toplumsal gerçekçi çizgide yazdığı manzum hikâyeleridir.
2
Yahya Kemal Beyatlı'nın Kendi Gök Kubbemiz ve Eski Şiirin Rüzgârıyla gibi meşhur şiir kitaplarını ve tarih/İstanbul temalarını incelemek.
İkinci özelliğin Yahya Kemal Beyatlı'nın eserleri ve tematik yönelimi ile eşleştiği belirlenir.
Sözü edilen eserler doğrudan Yahya Kemal'e aittir.
3
Mehmet Âkif'in sanatı toplumsal, ahlaki ve dinî didaktizm çerçevesinde kurguladığını anımsamak.
Üçüncü özelliğin Mehmet Âkif Ersoy'un sanatsal misyonu ve toplumsal yaklaşımı ile eşleştiği belirlenir.
Şairin sanatını dinî ve ahlaki bir telkin aracı olarak görmesi onun temel misyonudur.
4
Yahya Kemal'in şiirde musiki, ahenk, aruz mükemmelliği ve öz şiir (saf şiir) savunuculuğunu değerlendirmek.
Dördüncü özelliğin Yahya Kemal'in şiir estetiği ve dil anlayışı ile eşleştiği belirlenir.
Yahya Kemal, kelimelerin musiki oluşturacak şekilde aruzla uyumunu arayan neo-klasik/öz şiir şairidir.

Key Concept

Dönemin Bağımsız Sanatçıları (Mehmet Âkif Ersoy, Yahya Kemal Beyatlı)
Estimated Time:2m 0s
Question 45Question

Aşağıdaki sol sütunda yer alan edebî yönelim ve özellikleri, sağ sütunda verilen ilgili açıklamalarla doğru şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Manzum Hikâye ve Sosyal Realizm
Nev-yunanilik ve Akdeniz Havzası Kültürü
Aruzun Konuşma Dilinin Ritmiyle Kaynaşması
Hece ��lçüsünün İstisnai Kullanımı

Matches

Show answer & explanation

Answer

Eşleşmeler şu şekildedir: Manzum Hikâye ve Sosyal Realizm ile toplumsal sorunların Safahat'ta ele alınması (Mehmet Âkif Ersoy); Nev-yunanilik ile Sicilya Kızları ve Biblos Kadınları şiirleri (Yahya Kemal Beyatlı); Aruzun Konuşma Dilinin Ritmiyle Kaynaşması ile Seyfi Baba ve Küfe manzumeleri (Mehmet Âkif Ersoy); Hece Ölçüsünün İstisnai Kullanımı ile sanatçının tek bir şiirinde (Ok) bu vezni tercih etmesi (Yahya Kemal Beyatlı).
Verilen edebî kavramlar ve yönelimler, şairlerin sanat anlayışları ve eserleri ile tam olarak eşleşmektedir. Manzum hikâye ve realizm Mehmet Âkif'in toplumsal şiirleriyle; Nev-yunanilik Yahya Kemal'in antik Akdeniz şiirleriyle; aruzun konuşma diliyle kaynaşması Mehmet Âkif'in dil ustalığıyla; hecenin tek bir şiirde kullanımı ise Yahya Kemal'in Ok şiiriyle uyuşmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Edebî özellikler ile sanatçıların yönelimlerini analiz etme
Manzum hikâye ve sosyal realizm yöneliminin Mehmet Âkif Ersoy'un toplumsal gerçekçi şiir anlayışını (Safahat) temsil ettiği belirlenir.
Toplumsal faydayı gözeten realizm ve manzum hikâye türü Mehmet Âkif'e özgüdür.
2
Nev-yunanilik akımını inceleme
Yahya Kemal Beyatlı'nın Sicilya Kızları ve Biblos Kadınları şiirlerinde Akdeniz havzası kültürüne yöneldiği Nev-yunanilik anlayışıyla eşleşir.
Yahya Kemal, Batılı şiir arayışlarında bir dönem bu akıma ilgi duymuştur.
3
Aruz vezninin Türkçe ile ilişkisini değerlendirme
Mehmet Âkif'in Seyfi Baba ve Küfe manzumelerinde günlük dil ile aruzu kaynaştırdığı görülür.
Mehmet Âkif aruzu konuşma diline başarıyla uygulayan en önemli ustadır.
4
Vezin istisnalarını kontrol etme
Yahya Kemal'in Ok şiiri dışındaki tüm şiirlerinde aruzu kullanmış olması hece ölçüsünün istisnai kullanımıyla eşleşir.
Yahya Kemal, heceyi sadece Ok şiirinde kullanmıştır.

Key Concept

Milli Edebiyat Dönemi Bağımsız Sanatçıları (Mehmet Akif Ersoy ve Yahya Kemal Beyatlı)
Estimated Time:2m 0s
Question 46Question

Millî Edebiyat Dönemi'nin bağımsız sanatçıları olan Mehmet Âkif Ersoy ile Yahya Kemal Beyatlı, dönemin hâkim edebî topluluklarına katılmayıp kendilerine özgü birer sanat çizgisi oluşturmuşlardır.

Buna göre, bu iki şairin edebî anlayışları ve şiirleri üzerine yapılan aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Mehmet Âkif, şiirlerinde aruz yerine hece ölçüsünü savunarak halkın anlayacağı sade bir dille didaktik eserler vermi��; Yahya Kemal ise hece ölçüsünü tamamen reddederek şiirlerinin tamamını aruzla kaleme almıştır.

Answer

Mehmet Âkif'in şiirlerinde aruz yerine hece ölçüsünü savunduğunu ve Yahya Kemal'in heceyi tamamen reddedip bütün şiirlerini aruzla yazdığını iddia eden değerlendirme yanlıştır.
Mehmet Âkif Ersoy, şiirlerinde hece ölçüsünü değil, daima aruz ölçüsünü kullanmış ve aruzu konuşma diline başarıyla uygulamıştır. Yahya Kemal Beyatlı ise hece ölçüsünü tamamen dışlamamış, 'Ok' şiirini hece ölçüsüyle yazmıştır. Bu nedenle şairlerin vezin tercihlerine dair yapılan değerlendirme yanlıştır.

Step-by-Step Solution

1
Mehmet Âkif'in vezin anlayışını değerlendirme
Mehmet Âkif Ersoy, halka yönelmesine ve dili sadeleştirmesine rağmen hece ölçüsünü savunmamış, tüm eserlerini aruz ölçüsüyle kaleme almıştır.
Mehmet Âkif'in vezin tercihini belirlemek için.
2
Yahya Kemal'in vezin kullanımını değerlendirme
Yahya Kemal Beyatlı, şiirlerinde aruz ölçüsünü esas alsa da heceyi tamamen reddetmemiş, 'Ok' şiirini hece ölçüsüyle yazmıştır.
Yahya Kemal'in hece ölçüsünü kullandığı istisnai eseri tespit etmek için.

Key Concept

Milli Edebiyat dönemi bağımsız şairlerinin vezin ve biçim özellikleri
Question 47Question

Millî Edebiyat Dönemi'nde bağımsız bir çizgi sürdüren Mehmet Âkif Ersoy ile Yahya Kemal Beyatlı'nın şiir anlayışları, dil tercihleri ve ele aldıkları temalar farklılık gösterir. Buna göre, sol sütunda verilen eserleri sağ sütunda yer alan açıklayıcı tematik ve yapısal özellikleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Küfe
Sessiz Gemi
Bülbül
Mohaç Türküsü

Matches

Show answer & explanation

Answer

Küfe - babasını kaybeden küçük bir çocuğun sırtındaki yük üzerinden toplumdaki yoksulluk, yetimlik ve eğitim sorunlarını anlatan realist manzum hikâye; Sessiz Gemi - ölüm temasını limandan kalkan bir gemi imgesiyle ele alan, pürüzsüz dil işçiliği ve hece değil aruz ölçüsüyle yazılmış saf şiir örneği; Bülbül - Bursa'nın işgali üzerine duyulan derin kederi ve millî hüsranı doğadaki bir canlının feryadı üzerinden sembolik bir dille aktaran lirik manzume; Mohaç Türküsü - Osmanlı'nın şanlı askerî geçmişini ve fetih coşkusunu, aruzun ritmik ve epik ahengiyle modern bir şekilde canlandıran tarih konulu şiir.
Küfe ve Bülbül manzumeleri Mehmet Âkif Ersoy'a ait olup sırasıyla toplumsal realizmi ve millî yas konusunu işler. Sessiz Gemi ve Mohaç Türküsü ise Yahya Kemal Beyatlı'ya ait olup ölüm, Osmanlı tarihi ve saf şiir estetiği temalarını barındırır. Eserlerin temaları ve üslupları bu eşleştirmeyi doğrular.

Step-by-Step Solution

1
Küfe adlı eserin yazarını ve edebî niteliğini belirlemek.
Bu eserin Mehmet Âkif Ersoy'a ait toplumsal içerikli bir manzum hikâye olduğu saptanır.
Küfe, babasız kalmış bir çocuğun dramı üzerinden halkın yoksulluğunu gerçekçi bir yaklaşımla yansıtır.
2
Sessiz Gemi şiirinin tematik ve biçimsel özelliklerini incelemek.
Bu şiirin Yahya Kemal Beyatlı'ya ait, ölüm temasını aruz ölçüsüyle işleyen bir saf şiir örneği olduğu saptanır.
Eserde ölüm, limandan ayrılan bir gemi imgesiyle betimlenerek musiki eşliğinde sunulur.
3
Bülbül şiirinin yazılış amacını ve konusunu tespit etmek.
Şiirinin Mehmet Âkif Ersoy tarafından Bursa'nın işgali üzerine duyulan üzüntüyle yazıldığı saptanır.
Şair, vatandaki işgali ve hüznü sembolik bir dille bülbülün feryadına benzeterek anlatmıştır.
4
Mohaç Türküsü şiirinin temasını ve üslubunu değerlendirmek.
Bu şiirin Yahya Kemal Beyatlı'ya ait Osmanlı tarihini konu alan epik bir eser olduğu saptanır.
Eser, Osmanlı akıncılarının zafer coşkusunu aruzun ritmik musikisiyle canlandırmaktadır.

Key Concept

Millî Edebiyat Dönemi Bağımsız Sanatçıları Mehmet Âkif Ersoy ve Yahya Kemal Beyatlı'nın eserlerinin tematik ve yapısal özellikleri
Estimated Time:2m 0s
Question 48Question

Millî Edebiyat Dönemi’nde herhangi bir edebî topluluğa dâhil olmayarak sanat yaşamlarını bağımsız sürdüren Mehmet Âkif Ersoy ile Yahya Kemal Beyatlı, edebiyat tarihimizde kendilerine özgü yönelimleriyle öne çıkmışlardır. Sanat anlayışları ve şiir pratikleri açısından birçok noktada ayrılan bu iki sanatçının şiir dünyası incelendiğinde bazı ortak paydalar da göze çarpar.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Mehmet Âkif Ersoy ile Yahya Kemal Beyatlı’nın şiir anlayış ve uygulamalarındaki ortak özelliklerden biridir?

Show answer & explanation

Answer: Şiirlerinde aruz ölçüsünü baskın biçimde tercih etmeleri

Answer

Şiirlerinde aruz ölçüsünü baskın biçimde tercih etmeleri
Şiirlerinde aruz ölçüsünü baskın biçimde tercih etmeleri ifadesi her iki sanatçı için de ortaktır. Mehmet Âkif Ersoy, manzum hikâyeleri dâhil tüm eserlerini aruzla kaleme almıştır. Yahya Kemal Beyatlı da hece ölçüsüyle yazdığı tek şiiri olan 'Ok' dışındaki bütün şiirlerinde aruzu tercih etmiş ve aruzu Türkçeye başarıyla uygulamıştır.

Step-by-Step Solution

1
Sanatçıların ölçü tercihlerini analiz etmek
Mehmet Âkif Ersoy'un tüm şiirlerinde aruz ölçüsünü kullandığı; Yahya Kemal Beyatlı'nın ise 'Ok' şiiri hariç tüm eserlerinde aruz ölçüsünü tercih ettiği belirlenir.
Her iki şairin biçimsel ve teknik özelliklerini karşılaştırarak ortak yönü bulmak.
2
Sanatçıların şiir türü ve temalarını karşılaştırmak
Mehmet Âkif'in didaktik-realist ve manzum hikâye tarzında yazdığı, Yahya Kemal'in ise saf şiir ve estetik odaklı lirik şiirler yazdığı görülür; dolayısıyla toplumsal realizm ortak bir özellik değildir.
Seçeneklerdeki diğer yargıların neden ortak özellik olamayacağını temellendirmek.

Key Concept

Millî Edebiyat Dönemi Bağımsız Sanatçılarının (Mehmet Âkif Ersoy ve Yahya Kemal Beyatlı) ortak biçimsel özellikleri ve ölçü tercihleri.
Estimated Time:2m 0s
Question 49Question

Edebiyat öğretmeni ile bir öğrenci arasında geçen konuşmada Millî Edebiyat Dönemi'nin iki önemli bağımsız ismi hakkında şu değerlendirmeler yapılmıştır:

Öğretmen: "Dönemin genel eğilimi olan sade dille hece ölçüsünü kullanma anlayışına katılmamışlar; aruz ölçüsünü Türkçeye başarıyla uygulayarak bağımsız bir çizgi çizmişlerdir. Peki, bu iki şairi birbirinden ayıran temel sanatsal farklar nelerdir?"
Öğrenci: "Birinci şair, toplumsal faydayı gözeterek manzum hikâyelerinde sokaktaki halkın yaşamını, yoksulluğu ve toplumsal yozlaşmayı tüm gerçekliğiyle şiire taşımıştır. İkinci şair ise tarihsel bilinçle hareket etmiş; Osmanlı geçmişine, İstanbul'un güzelliklerine, aşk ve ölüm temalarına yönelerek saf şiir anlayışının öncülerinden biri olmuştur."

Bu diyalogda sözü edilen şairler sırasıyla aşağıdakilerin hangisinde verilen eserlerin sahibidir?

Show answer & explanation

Answer: Süleymaniye Kürsüsünde - Kendi Gök Kubbemiz

Answer

Süleymaniye Kürsüsünde ve Kendi Gök Kubbemiz eserlerinin sırasıyla verildiği seçenek doğrudur.
Diyalogdaki birinci şair, sokaktaki insanın yaşamını realist biçimde ve manzum hikâye türünde ele alan Mehmet Âkif Ersoy'dur. İkinci şair ise neo-klasik yönelimli, İstanbul ve tarih sevdalısı saf şiir öncüsü Yahya Kemal Beyatlı'dır. Süleymaniye Kürsüsünde eseri Mehmet Âkif Ersoy'a ait Safahat'ın bir parçası iken, Kendi Gök Kubbemiz ise Yahya Kemal'in şiirlerini topladığı başyapıtıdır. Bu yüzden bu iki eserin sırasıyla verildiği seçenek doğrudur.

Step-by-Step Solution

1
Diyalogda tasvir edilen şairlerin sanatsal özelliklerini analiz etme
Birinci şair manzum hikaye, sosyal realizm ve toplumsal fayda yönüyle Mehmet Âkif Ersoy'dur. İkinci şair ise tarih, İstanbul ve saf şiir estetiği ile Yahya Kemal Beyatlı'dır.
Diyalogdaki şairlerin kimliklerini doğru saptamak çözümün temelidir.
2
Belirlenen şairlerin eserlerini seçeneklerdeki sıralamaya göre eşleştirme
Süleymaniye Kürsüsünde Mehmet Âkif Ersoy'a, Kendi Gök Kubbemiz ise Yahya Kemal Beyatlı'ya aittir.
Şairlerin eser eşleştirmesini yaparak doğru seçeneği tespit etmek.

Key Concept

Millî Edebiyat Dönemi Bağımsız Sanatçıları (Mehmet Âkif Ersoy ve Yahya Kemal Beyatlı)
Question 50Question

Millî Edebiyat Dönemi’nde herhangi bir edeb�� topluluğa dâhil olmayarak sanat yaşamlarını bağımsız olarak sürdüren Mehmet Âkif Ersoy ile Yahya Kemal Beyatlı, Türk şiirine farklı yönlerden yön vermiş iki büyük isimdir.

Bu iki şairin edebî anlayışları, şiir pratikleri ve sanatsal yönelimleri karşılaştırıldığında aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Show answer & explanation

Answer: Mehmet Âkif, şiirlerinde bireysel bunalımları ve içsel kaçışları sembolist bir dille aktarırken Yahya Kemal, edebî eserlerinde sosyal sorunlara pratik çözümler sunan faydacı bir çizgiyi savunmuştur.

Answer

Mehmet Âkif'in bireysel bunalımları ve içsel kaçışları sembolist bir dille aktardığını, Yahya Kemal'in ise sosyal sorunlara pratik çözümler sunan faydacı bir çizgiyi savunduğunu belirten yargı söylenemez.
Mehmet Âkif Ersoy, edebiyatımızda realizmin en önemli temsilcilerinden biridir. Şiirlerinde sembolistlerin kapalı ve bireysel dünyasından uzak durmuş; sokak dilini, yoksul halkın sorunlarını ve İslam birliği gibi toplumsal konuları didaktik bir üslupla işlemiştir. Yahya Kemal Beyatlı ise toplumsal faydayı değil, biçim kusursuzluğunu, musikiyi ve estetik zevki amaçlayan saf şiir anlayışını benimsemiştir. Dolayısıyla şairlerin edebi yönelimlerini tamamen ters şekilde sunan yargı yanlıştır ve söylenemez.

Step-by-Step Solution

1
Mehmet Âkif Ersoy ve Yahya Kemal Beyatlı'nın şiir anlayışlarını, dil kullanımlarını ve edebi akımlarla ilişkilerini genel hatlarıyla belirlemek.
Mehmet Âkif'in realizm ve didaktizm doğrultusunda toplumsal bir çizgide olduğu; Yahya Kemal'in ise parnasizm, sembolizm ve neo-klasisizm etkisinde saf şiir ve estetik mükemmellik peşinde koştuğu saptanır.
Şairlerin sanat çizgilerini belirleyerek seçeneklerdeki yargıları analiz etmek.
2
Şairlerin niteliklerini zıt şekilde eşleştiren veya yanlış bilgi veren seçeneği tespit etmek.
Mehmet Âkif'e sembolizm ve bireysel bunalım, Yahya Kemal'e ise faydacı sosyal realizm atfeden seçeneğin yanlış olduğu görülür.
Yanlış yargıyı bularak doğru seçeneğe ulaşmak.

Key Concept

Milli Edebiyat Dönemi Bağımsız Sanatçılarının (Mehmet Akif Ersoy ve Yahya Kemal Beyatlı) Sanat ve Dil Anlayışı
Question 51Question

A��ağıda Millî Edebiyat Dönemi bağımsız sanatçıları Mehmet Âkif Ersoy ve Yahya Kemal Beyatlı'ya ait bazı eserler ile bu eserlerin açıklamaları verilmiştir.

Buna göre, sol sütunda yer alan eserler ile sağ sütunda verilen açıklamaları doğru şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Eğil Dağlar
Âsım
Aziz İstanbul
Gölgeler

Matches

Show answer & explanation

Answer

Eğil Dağlar ile Yahya Kemal Beyatlı'nın Millî Mücadele dönemini destekleyen gazete yazılarını içeren nesir eseri; Âsım ile Mehmet Âkif Ersoy'un idealize ettiği nesli anlattığı manzum eseri; Aziz İstanbul ile Yahya Kemal Beyatlı'nın İstanbul estetiğini anlattığı düzyazı eseri; Gölgeler ile Mehmet Âkif Ersoy'un lirik ve mistik şiirlerini barındıran Safahat'ın son bölümü eşleşir.
Eğil Dağlar ile Millî Mücadele yazıları nesir niteliğiyle; Âsım ile idealize edilen gençlik ve toplumsal meseleler manzum yapısıyla; Aziz İstanbul ile İstanbul'un tarihi ve kültürel estetiği düzyazı formatıyla; Gölgeler ise Mehmet Âkif'in lirik ve mistik dünyasını barındıran Safahat'ın son bölümü olma özelliğiyle eşleşmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Eğil Dağlar eserinin türü ve içeriği belirlenir.
Bu eser, Yahya Kemal Beyatlı'nın Millî Mücadele dönemini destekleyen gazete yazılarını içeren nesir türündeki eseridir.
Yazarın Kurtuluş Savaşı sırasındaki milli duyguları nesir planında nasıl işlediğini kavramak amacıyla bu eşleştirme yapılır.
2
Âsım eserinin şairi ve nitelikleri incelenir.
Mehmet Âkif Ersoy'un ideal nesli temsil eden Âsım karakteri üzerinden toplumsal sorunları tartıştığı manzum eseridir.
Safahat'ın altıncı kitabının kime ait olduğunu ve tematik yönünü belirlemek için bu adım uygulanır.
3
Aziz İstanbul eserinin türü ve konusu tespit edilir.
Yahya Kemal Beyatlı'nın İstanbul'un tarihi, kültürü ve semtlerine dair estetik görüşlerini topladığı düzyazı eseridir.
Şairin şiir dışındaki düzyazı külliyatını ve İstanbul sevgisini yansıtan eserlerini tanımak amacıyla bu inceleme yapılır.
4
Gölgeler eserinin özellikleri analiz edilir.
Mehmet Âkif Ersoy'un Mısır'daki inziva yıllarında yazdığı, lirik ve mistik şiirlerden oluşan Safahat'ın yedinci ve son bölümüdür.
Safahat külliyatının son kitabının içeriğini ve şairin geç dönem şiir karakterini belirlemek için bu eşleştirme yapılır.

Key Concept

Millî Edebiyat Dönemi bağımsız sanatçıları Mehmet Âkif Ersoy ve Yahya Kemal Beyatlı'nın nesir ve nazım türündeki başlıca eserlerinin ayırt edilmesi.
Estimated Time:2m 0s
Question 52Question

Milli Edebiyat Dönemi bağımsız sanatçıları Mehmet Âkif Ersoy ile Yahya Kemal Beyatlı'nın sanat anlayışlarını, estetik ilkelerini ve eserlerini yansıtan sol sütundaki açıklamaları, sağ sütundaki kavram/eser başlıklarıyla doğru şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

İslam dünyasının geri kalmışlık sebeplerini, cehaleti ve tembelliği eleştirirken vaaz kürsülerinden halka seslenen bir hatip edasıyla didaktik-epik bir üslup kullanan; Süleymaniye Kürsüsünde, Fatih Kürsüsünde gibi bölümleri içeren yedi ciltlik külliyattır.
Şiiri söz ile musiki arasında bir köprü olarak gören, 'deruni ahenk' ve neo-klasik bir dil hassasiyetiyle Türkçe kelimeleri aruz ölçüsüyle kusursuz biçimde birleştiren; heceyle yazılmış 'Ok' dışındaki tüm şiirlerinde bu estetiği koruyan şairin poetikasıdır.
Sokak hayatını, yoksul kesimlerin gündelik yaşam mücadelelerini, meyhane, kahvehane ve sokak sahnelerini aruzun kalıplarını kırarak konuşma dilinin tüm doğallığıyla aktaran; Türk edebiyatında manzum hikaye türünün en yetkin örneklerini veren şairin temel çizgisidir.
Klasik Türk şiiri geleneğine bağlı kalarak gazel, şarkı, mesnevi gibi divan edebiyatı nazım şekillerini modern ve özgün bir duyarlılıkla, geçmişin ihtişamına duyulan özlemle yeniden yorumlayan şiirlerin toplandığı yapıttır.

Matches

Show answer & explanation

Answer

İlk açıklama Safahat eseriyle; ikinci açıklama Yahya Kemal Beyatlı'nın dil estetiği ve şiir poetikasıyla; üçüncü açıklama Mehmet Âkif Ersoy'un manzum hikayeciliği ve realizmiyle; dördüncü açıklama ise Eski Şiirin Rüzgârıyla adlı yapıtla eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmede; Süleymaniye ve Fatih Kürsüsünde gibi didaktik vaaz bölümlerini içeren yedi ciltlik eser Safahat ile; 'deruni ahenk' ve neo-klasik dil hassasiyetini temel alan poetika Yahya Kemal Beyatlı'nın dil estetiği ile; yoksulluğu ve sokak hayatını aruzla ve konuşma dilinin doğallığıyla işleyen tarz Mehmet Âkif Ersoy'un manzum hikayeciliği ve realizmi ile; son olarak divan şiiri nazım şekillerini modern duyarlılıkla yorumlayan şiirler Eski Şiirin Rüzgârıyla eseriyle eşleşmektedir.

Step-by-Step Solution

1
İlk açıklamadaki vaaz karakterli Süleymaniye Kürsüsünde ve Fatih Kürsüsünde bölümlerini inceleme.
Bu bölümlerin Mehmet Âkif Ersoy'un Safahat adlı eserinin birer halkası olduğu belirlenir.
Yedi bölümden oluşan Safahat külliyatının içeriğini ve yapısını tanımak doğru eşleşmeyi sağlar.
2
İkinci açıklamadaki şiir estetiği ve ölçü hassasiyetini analiz etme.
'Deruni ahenk' ve 'Ok' şiiri hariç aruza bağlılık ilkelerinin Yahya Kemal Beyatlı'nın dil ve şiir anlayışını (poetikasını) yansıttığı saptanır.
Yahya Kemal'in tek hece ölçülü şiiri olan 'Ok' ve aruz-musiki uyumu hakkındaki poetikasını bilmek ayırt edici bir adımdır.
3
Üçüncü açıklamadaki tür ve tema özelliklerini değerlendirme.
Sokak hayatını ve sosyal sorunları konuşma dilinin doğallığıyla aktaran manzum hikaye yapısı Mehmet Âkif Ersoy'un manzum hikayecilik ve realizm yönüyle eşleşir.
Mehmet Âkif'in manzum hikayelerindeki sosyal realizmi Yahya Kemal'in estetik kaygılarından ayırmak gerekir.
4
Dördüncü açıklamadaki divan edebiyatı nazım şekilleri ve gelenek ilişkisini saptama.
Divan şiiri biçimlerinin modern duyarlılıkla yorumlandığı şiirlerin toplandığı kitabın Eski Şiirin Rüzgârıyla olduğu saptanır.
Yahya Kemal'in klasik şiir geleneğini yaşattığı bu yapıtını, modern şiirlerini barındıran Kendi Gök Kubbemiz'den ayırt etmek esastır.

Key Concept

Milli Edebiyat Dönemi Bağımsız Sanatçıları Mehmet Âkif Ersoy ve Yahya Kemal Beyatlı'nın Sanat Şahsiyetleri ve Eserleri
Question 53Question

Milli Edebiyat Dönemi'nde milli kimlik arayışı ve Türkçülük fikri etrafında birleşen sanatçılar, şiirin işlevi ve estetik yapısı konusunda tek bir çizgide buluşmamışlardır. Dönemin bir kanadı, şiiri fikirlerin taşıyıcısı ve toplumu eğiten didaktik bir vasıta olarak kabul edip dilde sadeleşmeyi hece ölçüsüyle birleştirirken; diğer kanadı, milliliği tarihsel bir derinlikte ve Türkçenin ses ahenginde arayarak aruz ölçüsüyle biçimsel mükemmelliğe ulaşmayı hedeflemiştir. Bu ikinci yönelim, ideolojik telkinlerden uzak durarak sanatın kendi yasalarına sadık kalmayı savunmuştur.

Bu parçada dile getirilen farkl�� şiir anlayışları ve bu anlayışların öncü temsilcileri aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Sade dil ve heceyle yazılan didaktik-Türkçü şiir (Ziya Gökalp) — Estetik olgunluğu ve tarihsel sürekliliği aruzla işleyen saf şiir (Yahya Kemal Beyatlı)

Answer

Sade dil ve heceyle yazılan didaktik-Türkçü şiir (Ziya Gökalp) — Estetik olgunluğu ve tarihsel sürekliliği aruzla işleyen saf şiir (Yahya Kemal Beyatlı)
Parçada betimlenen ilk şiir eğilimi, Ziya Gökalp'in öncülüğünü yaptığı, dili sadeleştirmeyi, halka ulaşmayı ve Türkçülük fikrini yaymayı amaçlayan didaktik şiirdir. İkinci eğilim ise heceyi değil aruz ölçüsünü kullanan, Türkçenin ses güzelliğine ve Osmanlı tarihinin kültürel sürekliliğine odaklanan, ideolojiden uzak durarak sanatı öne çıkaran Yahya Kemal Beyatlı'nın saf şiir anlayışıdır. Bu iki anlayış ve temsilcileri sırasıyla doğru olarak verilmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Parçadaki ilk şiir anlayışının belirleyici özelliklerini tespit etmek.
İlk anlayışın; şiiri fikirleri halka ulaştıran didaktik bir araç olarak görmesi, sade dili benimsemesi ve hece ölçüsünü kullanması nedeniyle Ziya Gökalp'in öncülüğünü yaptığı didaktik-Türkçü şiir olduğu saptanmıştır.
Parçanın giriş kısmında heceyle didaktik şiir yazan ve dilde sadeleşmeyi savunan bir yönelimden bahsedilmektedir.
2
Parçadaki ikinci şiir anlayışının belirleyici özelliklerini tespit etmek.
İkinci anlayışın; milliliği tarihsel süreklilikte ve dilin ahenginde araması, aruz ölçüsünü kullanması, ideolojiden uzak durup saf şiire bağlı kalması sebebiyle Yahya Kemal Beyatlı'nın neoklasik/saf şiir anlayışı olduğu saptanmıştır.
Metnin devamında aruzla biçimsel mükemmelliği arayan, tarih derinliğine sahip ve sanatın kendi yasalarına sadık kalan bir anlayış tarif edilmiştir.
3
Belirlenen iki anlayış ve temsilcisini seçeneklerde sırasıyla aramak.
Sırasıyla Ziya Gökalp and Yahya Kemal Beyatlı'nın şiir anlayışları ile birlikte verildiği seçenek belirlenmiştir.
Doğru eşleştirmenin sırasıyla yapılması gerektiğinden diğer seçenekler elenmiştir.

Key Concept

Milli Edebiyat Dönemi'ndeki farklı şiir yönelimleri ve temsilcileri (didaktik-ideolojik şiir ile estetik saf şiir farkı)
Question 54Question

Aşağıda sol sütunda verilen Milli Edebiyat Dönemi şiir anlayışları/temsilcilerini, sağ sütunda yer alan ve sanat anlayışlarını açıklayan ifadelerle doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Manzum Hikâye ve Sosyal Gerçekçilik (Mehmet Âkif Ersoy)
Saf (Öz) Şiir Anlayışı (Yahya Kemal Beyatlı)
Memleketçi Şiir Hareketi (Beş Hececiler)
Fikir Şiiri ve Didaktik Şiir (Ziya Gökalp)

Matches

Show answer & explanation

Answer

Manzum Hikâye ve Sosyal Gerçekçilik (Mehmet Âkif Ersoy) - Şiiri ahlaki ve sosyal bir fayda sağlamak amacıyla yazılan bir tür olarak görüp günlük konuşma dilini ve sokaktaki halkın yaşam mücadelesini realizmle şiire aktarma; Saf (Öz) Şiir Anlayışı (Yahya Kemal Beyatlı) - Dili ve şiirsel biçimi bir musiki aleti gibi işleyerek aruz ölçüsüyle Osmanlı tarihine, geçmişe duyulan özlemi ve rindane yaşamı estetik bir dille yüceltme; Memleketçi Şiir Hareketi (Beş Hececiler) - Şiir serüvenlerine aruzla başlayıp daha sonra hece ölçüsüne yönelerek memleket manzaralarını, Anadolu insanının hayatını sade ve içten bir dille anlatma; Fikir Şiiri ve Didaktik Şiir (Ziya Gökalp) - Türkçülük ve halkçılık fikirlerini yayma amacı güderek sanatı estetik bir amaç değil didaktik bir araç kabul edip sade Türkçe ve hece ölçüsüyle yazma.
Soruda verilen Milli Edebiyat Dönemi şiir yönelimleri ve temsilcileri, savundukları estetik ve ideolojik ilkelerle doğrudan eşleşmektedir. Mehmet Âkif toplumsal gerçekçilikle, Yahya Kemal estetik/saf şiirle, Beş Hececiler aruzdan heceye geçiş ve memleket sevgisiyle, Ziya Gökalp ise didaktik Türkçülük ideolojisiyle bağdaşır.

Step-by-Step Solution

1
Mehmet Âkif Ersoy'un manzum hikâye ve realizm anlayışını belirleme.
Mehmet Âkif Ersoy toplumsal faydayı gözeterek halkın yaşayışını anlatan manzumeler yazar. Bu da sosyal gerçekçilik ve realizmle uyuşur.
Şairin günlük konuşma dilini aruzla başarıyla buluşturup toplumsal sorunları ele alması bu eşleşmeyi gerektirir.
2
Yahya Kemal Beyatlı'nın biçim ve musiki merkezli saf şiir anlayışını belirleme.
Yahya Kemal, aruzu Türkçeye uygularken tarihi ve rindlik temalarını musikiyle birleştirerek estetik kaygıyı zirveye taşır.
Sanatçının saf şiir yaklaşımı, kelime seçimi ve aruzun mükemmelliğine dayanır.
3
Beş Hececiler'in memleketçi şiir ve vezin tercihini belirleme.
Beş Hececiler ilk olarak aruzla yazsalar da sonradan hece ölçüsüne geçerek Anadolu'yu ve memleketi sade dille anlatmışlardır.
Gruptaki şairlerin ortak özelliklerinden biri aruza veda edip memleket edebiyatı çizgisinde heceye yönelmeleridir.
4
Ziya Gökalp'in fikir ve didaktik şiir anlayışını belirleme.
Ziya Gökalp Türkçülük ideolojisini yaymak için şiiri bir araç olarak kullanmış, sade dil ve heceyle didaktik manzumeler yazmıştır.
Şairin estetik yerine fikri planda şiiri araçsallaştırması bu tanıma uyar.

Key Concept

Milli Edebiyat Dönemi'ndeki Şiir Anlayışları ve Temsilcileri
Question 55Question

Milli Edebiyat Dönemi romanlarında, vatanseverlik ve işgal altındaki toplumun ahlaki durumu sıklıkla işlenmiştir. Bir yanda Mütareke İstanbul'unun kozmopolit çevrelerindeki yozlaşma, yabancı subaylarla kurulan ilişkiler ve milli davaya karşı duyarsızlık ele alınırken; diğer yanda Anadolu'da filizlenen Kuva-yı Milliye ruhu ve bu ruhu benimseyen aydınların yaşadığı iç hesaplaşmalar işlenir. Necdet karakterinin Leyla'ya duyduğu aşk ile vatan sevgisi arasında sıkışması ve sonunda Anadolu'daki mücadeleyi seçmesi bu izleğin merkezinde yer alır.

Bu parçada sözü edilen tematik yapı ve şahıs kadrosu aşağıdaki eserlerden hangisine aittir?

Show answer & explanation

Answer: Sodom ve Gomore - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Answer

Sodom ve Gomore - Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Parçada betimlenen yozlaşmış Mütareke İstanbul'u ve Necdet ile Leyla'nın ilişkisi Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun Sodom ve Gomore romanına aittir. Yazar, bu eserinde işgal yıllarındaki İstanbul'un yozlaşmış çevrelerini kutsal kitaplarda helak edildikleri anlatılan Sodom ve Gomore şehirleriyle özdeşleştirmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Parçada verilen olay örgüsünü, mekânı ve şahısları analiz etmek.
Mütareke Dönemi İstanbul'unun işgal ortamında geçen, Necdet ve Leyla karakterlerini barındıran eserin tespit edilmesi.
Eseri doğru belirlemek için kurgunun geçtiği tarihsel arka planı ve karakter kadrosunu doğru eşleştirmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki eserleri yazar ve dönem yönünden incelemek.
Necdet ve Leyla karakterlerinin yer aldığı, işgal altındaki İstanbul'un ahlaki çöküntüsünü Sodom ve Gomore kentlerine benzeterek anlatan romanın Yakup Kadri Karaosmanoğlu'na ait Sodom ve Gomore olduğu belirlenir.
Milli Edebiyat Dönemi romanlarından biri olan bu yapıtı Servet-i Fünun ve diğer Milli Edebiyat eserlerinden ayırt etmek.

Key Concept

Milli Edebiyat Dönemi Romanı
Estimated Time:2m 0s
Question 56Question

Milli Edebiyat Dönemi Türk şiirinde farklı estetik ve ideolojik yönelimleri yansıtan üç temel şiir anlayışı belirgindir. Aşağıda bu anlayışları temsil eden üç şiir parçası verilmiştir:

I. Şiir:
*Güzel dil Türkçe bize,*
*Başka dil gece bize.*
*İstanbul konuşması*
*En saf, en ince bize.*

II. Şiir:
*Dönülmez akşamın ufkundayız, vakit çok geç;*
*Bu son fasıldır ey ömrüm, nasıl geçersen geç!*
*Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,*
*Avunmak istemeyiz böyle bir teselliyle.*

III. Şiir:
*Geçen akşam eve geldim, dediler: —Seyfi Baba*
*Hastalanmış, yatıyor. Görmeye gittim ama,*
*O ne feci manzara! Yavrucaklar sere serpe,*
*Yer yataklarında yatıyor, bir köşede ise...*

Bu şiirler ve temsil ettikleri şiir anlayışlarıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Show answer & explanation

Answer: II. şiir ile III. şiir, biçimsel ve tematik olarak aynı edebi anlayışın (Saf Şiir) ürünü olup her iki şair de sanatın sadece estetik bir gaye taşıması gerektiğini savunarak toplumsal sorunlardan tamamen uzak durmuşlardır.

Answer

İkinci şiir ile üçüncü şiirin biçimsel ve tematik olarak aynı edebi anlayışın (Saf Şiir) ürünü olduğunu ve her iki şairin de toplumsal sorunlardan uzak durduğunu iddia eden yargı söylenemez.
Doğru cevap, ikinci ve üçüncü şiirlerin aynı edebi anlayışa sahip olduğunu ve her iki şairin de toplumsal konulardan uzak durduğunu iddia eden seçenektir. Yahya Kemal Beyatlı estetik kaygıyı öne çıkaran saf şiir anlayışını benimserken, Mehmet Âkif Ersoy toplumun yaşantısını ve sıkıntılarını anlatan manzum hikayeler yazmıştır. Dolayısıyla bu iki şair hem tematik hem de edebi anlayış bakımından tamamen farklı kutuplardadır. Mehmet Âkif toplumsal meselelerden hiçbir zaman uzak durmamıştır.

Step-by-Step Solution

1
Verilen şiir parçalarının dil, üslup ve içerik özelliklerini incelemek.
I. şiirin sade Türkçe ve hece ölçüsüyle yazılmış didaktik bir metin (Ziya Gökalp'in Lisan şiiri), II. şiirin estetik kaygıyı öne çıkaran ahenkli bir saf şiir (Yahya Kemal'in Rindlerin Ölümü şiiri), III. şiirin ise konuşma diliyle yazılmış toplumsal bir manzume (Mehmet Akif'in Seyfi Baba şiiri) olduğu belirlenir.
Her şiirin hangi anlayışa ve şaire ait olduğunu saptamak için ilk adımdır.
2
Şiir anlayışlarının temel ilkelerini ve temsilcilerini karşılaştırmak.
Ziya Gökalp'in hececi-milliyetçi şiiri, Yahya Kemal'in aruzla yazılan estetik saf şiiri ve Mehmet Akif'in aruzla yazılan sosyal gerçekçi manzum hikayeciliği arasındaki farklar ortaya konur.
Şairlerin edebi duruşlarını ve yönelimlerini doğru eşleştirmek için bu analiz gereklidir.
3
Şairlerin toplumsal meselelere bakış açılarını ve aruz/hece kullanımlarını değerlendirmek.
Yahya Kemal sanat için sanat (saf şiir) anlayışını benimserken, Mehmet Akif'in toplumsal dertleri anlatan manzumeler yazdığı ve bu iki şairin tamamen farklı edebi anlayışlara sahip olduğu görülür. Ayrıca Akif'in aruzu konuşma diline uydurmada gösterdiği başarı teyit edilir.
Seçeneklerdeki iddiaların doğruluğunu test etmek ve yanlış yargıyı tespit etmek amacıyla yapılır.
4
Yanlış yargıyı içeren seçeneği saptamak.
İkinci ve üçüncü şiirlerin aynı edebi anlayışa sahip olduğunu ve her iki şairin de toplumsal konulardan uzak durduğunu iddia eden seçeneğin yanlış olduğu belirlenir.
Soru kökündeki 'söylenemez' ifadesine uygun olan doğru cevaba ulaşmak için son adımdır.

Key Concept

Milli Edebiyat Dönemi Şiir Anlayışları ve Temsilcileri
Question 57Question

Milli Edebiyat Dönemi'ndeki şiir anlayışları ve bu anlayışların önde gelen temsilcileri dikkate alındığında, sol sütunda verilen edebi özellik açıklamalarını sağ sütunda yer alan doğru şairler ile eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Aruz şiirini Türkçe kelime yapısıyla bağdaştırarak 'deruni ahenk' ve neo-klasik biçim mükemmelliğini savunan, heceyle yazdığı tek bir şiir ('Ok') dışındaki tüm eserlerinde Osmanlı-Türk kültür mirasını estetik bir dille işleyen şair
Toplumsal faydayı sanatsal endişenin önüne koyarak manzum hikaye türünde realizmin sınırlarını zorlayan, aruzu halkın günlük konuşma diliyle kaynaştırarak sokaktaki yaşamı şiire aktaran bağımsız şair
Sanatı sosyolojinin ve Türk milliyetçiliği fikrinin hizmetine sunan, halk kültürüne yönelmeyi amaçlayan, dilde sadeleşmeyi ve hece ölçüsünü ideolojik bir eğitim aracı olarak gören teorisyen şair
Memleketçi şiir anlayışının manifestosu kabul edilen 'Sanat' şiiriyle Batı taklitçiliğine karş�� çıkıp Anadolu coğrafyasını ve Anadolu insanının dünyasını şiirin merkezine yerleştiren Beş Hececi sanatçı

Matches

Show answer & explanation

Answer

Birinci tanım Yahya Kemal Beyatlı ile, ikinci tanım Mehmet Âkif Ersoy ile, üçüncü tanım Ziya Gökalp ile, dördüncü tanım ise Faruk Nafiz Çamlıbel ile eşleşmelidir.
Eşleştirmelerin tamamı şairlerin edebi kimlikleri, estetik anlayışları, aruz/hece kullanımları ve eser içerikleriyle birebir örtüşmektedir. Yahya Kemal Beyatlı saf şiir ve biçim mükemmelliğiyle, Mehmet Âkif Ersoy realizm ve manzum hikayeleriyle, Ziya Gökalp didaktik Türkçü şiirleriyle, Faruk Nafiz Çamlıbel ise memleketçi lirik şiirleriyle doğru eşleşmeleri oluşturur.

Step-by-Step Solution

1
İlk tanımdaki anahtar kelimeleri ('deruni ahenk', 'neo-klasik', 'Ok' şiiri) analiz etme.
Bu özellikler, aruz veznini kusursuz kullanıp sadece 'Ok' şiirini heceyle yazan Yahya Kemal Beyatlı'yı gösterir.
Bağımsız saf şiir anlayışının Milli Edebiyat Dönemi'ndeki en güçlü temsilcisini saptamak.
2
İkinci tanımdaki biçim ve içerik özelliklerini ('manzum hikaye', 'realizm', 'aruzun halk diline uygulanması') inceleme.
Bu unsurlar, halkın yaşayış tarzını aruzla ve gerçekçi biçimde anlatan Mehmet Âkif Ersoy ile eşleşir.
Dönemin bir diğer bağımsız ama toplumsal gerçekçi figürünü ayırt etmek.
3
Üçüncü tanımdaki ideolojik ve didaktik vurguları ('sosyoloji', 'ideolojik eğitim', 'Türk milliyetçiliği teorisyeni') değerlendirme.
Şiiri düşüncelerini yaymak için bir araç gören ve sosyolog kimliğiyle bilinen Ziya Gökalp doğru eşleşmedir.
Milli Edebiyat'ın fikir babası olan şairin didaktik şiir anlayışını belirlemek.
4
Dördüncü tanımdaki edebi grup ve eser bilgisini ('Sanat' şiiri, 'Beş Hececiler', 'Anadolu') kontrol etme.
Bu manifesto niteliğindeki eser ve yönelim Faruk Nafiz Çamlıbel'e aittir.
Memleketçi şiir anlayışının ve Beş Hececiler'in en önemli temsilcisini doğrulamak.

Key Concept

Milli Edebiyat Dönemi Şiir Anlayışları ve Temsilcileri
Estimated Time:2m 30s
Question 58Question

Milli Edebiyat Dönemi romanlarında bireysel bunalımlardan sıyrılarak toplumsal ve millî bir ülküye yönelen veya bu idealler doğrultusunda sarsıcı gerçeklerle yüzleşen aydın karakterlerin dönüşümü önemli bir yapısal unsurdur. Örneğin Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun *Kiralık Konak* romanındaki ----, başlangıçta bireysel ve estetik kaygılar güden, aşk acısıyla kıvranan bir şairken savaşın ve işgalin etkisiyle millî duygularla kuşanıp cepheye koşar ve orada şehit olur. Aynı yazarın *Yaban* romanındaki ---- ise I. Dünya Savaşı'nda kolunu kaybetmiş bir gazi olarak sığındığı Anadolu köyünde köylüyü aydınlatmayı ve onlarla bütünleşmeyi hedeflerken aradaki derin zihniyet uçurumu nedeniyle dışlanır ve bir yabancı olarak kalır. Halide Edip Adıvar'ın *Ateşten Gömlek* romanında ise eşini ve çocuğunu İzmir'in işgalinde kaybettikten sonra İstanbul'a gelerek millî bilinci uyandıran mitinglerin odağında yer alan ----, daha sonra Anadolu'ya geçerek hastanelerde hemşirelik yapar ve cephe gerisinde Millî Mücadele'nin sembol isimlerinden biri olur.

Bu parçada boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdekilerin hangisinde verilen karakterler getirilmelidir?

Show answer & explanation

Answer: Hakkı Celis - Ahmet Celal - Ayşe

Answer

Hakkı Celis - Ahmet Celal - Ayşe
Parçada tasvir edilen üç farklı dönüşüm sırasıyla Kiralık Konak'ta millî şuura ulaşıp cepheye giden şair Hakkı Celis'e, Yaban romanında köylü ile aydın uçurumunu yaşayan gazi Ahmet Celal'e ve Ateşten Gömlek romanında İzmir'in işgalinden sonra Anadolu'daki direnişe katılan Ayşe'ye aittir. Bu karakterler sırasıyla doğru eşleştirildiğinde doğru yanıta ulaşılır.

Step-by-Step Solution

1
Kiralık Konak romanındaki dönüşüm geçiren şair karakteri tespit etmek
Romanda Seniha'ya aşık olan ve bireysel sanat anlayışından sıyrılıp Çanakkale cephesine katılarak şehit düşen şair Hakkı Celis'tir.
Parçadaki ilk boşluğun Kiralık Konak'taki dönüşen şair aydını nitelemesidir.
2
Yaban romanındaki gazi ve köylü ile çatışan aydını belirlemek
Bu karakter, I. Dünya Savaşı gazisi olup Anadolu köyünde yabancılaşmayı iliklerine kadar hisseden Ahmet Celal'dir.
Parçadaki ikinci boşluğun Yaban romanındaki aydın-halk uçurumunu yaşayan karakter olmasıdır.
3
Ateşten Gömlek romanındaki millî mücadeleye katılan hemşire/kadın karakteri belirlemek
Eşi ve çocuğu İzmir'de şehit edildikten sonra millî mücadeleye katılan ve hemşire olarak görev yapan karakter Ayşe'dir.
Parçadaki üçüncü boşluğun Ateşten Gömlek'in sembol kadın kahramanı olmasıdır.

Key Concept

Milli Edebiyat romanlarında aydın karakterlerin zihniyet ve rol dönüşümleri, temsil ettikleri sosyal tezler ve roman kadroları.
Estimated Time:2m 0s
Question 59Question

Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun Tanzimat'tan Cumhuriyet sonrasına uzanan süreçte Türk toplumunun yaşadığı değişimleri nehir roman anlayışıyla aktardığı eserler düşünüldüğünde; aşağıda verilen romanların, olay örgülerinin geçtiği tarihsel dönemler (vaka zamanı) bakımından eskiden yeniye doğru kronolojik sıralaması nasıl olmalıdır?

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Sıralama; II. Abdülhamid Dönemi'nin baskıcı yıllarını işleyen *Bir Sürgün*, II. Meşrutiyet sonrası siyasi çekişmeleri ele alan *Hüküm Gecesi*, Mütareke Dönemi İstanbul'undaki işgal yıllarını yansıtan *Sodom ve Gomore* ve Millî Mücadele ile Cumhuriyet sonrasını anlatan *Ankara* şeklinde olmalıdır.
Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun romanlarındaki tarihsel akış incelendiğinde; *Bir Sürgün* II. Abdülhamid Dönemi'ni, *Hüküm Gecesi* II. Meşrutiyet sonrası fırka mücadelelerini, *Sodom ve Gomore* Mütareke dönemi işgal altındaki İstanbul'u, *Ankara* ise Millî Mücadele ve sonrasındaki başkenti anlatır. Bu doğrultuda olayların geçtiği zaman dilimlerine göre sıralama eskiden yeniye doğru bu düzende olmalıdır.

Step-by-Step Solution

1
Eserlerin olay örgülerinin geçtiği tarihi dönemleri ve vaka zamanlarını belirleme.
Bir Sürgün romanı II. Abdülhamid Dönemi'ni; Hüküm Gecesi II. Meşrutiyet sonrası fırka mücadelelerini; Sodom ve Gomore Mütareke devri İstanbul'unu; Ankara ise Millî Mücadele ve Cumhuriyet Ankara'sını konu edinir.
Kronolojik sıralamayı doğru yapabilmek için her eserin arka planındaki tarihsel süreci saptamak gerekir.
2
Belirlenen tarihsel dönemleri kronolojik olarak eskiden yeniye doğru sıralama.
II. Abdülhamid Dönemi -> II. Meşrutiyet Dönemi -> Mütareke Dönemi -> Millî Mücadele ve Cumhuriyet Dönemi sıralaması elde edilir.
Soruda istenen 'eskiden yeniye' doğru sıralama kriterini uygulamak.
3
Tarihsel sıralamaya karşılık gelen romanları sıraya koyma.
Bir Sürgün (1) -> Hüküm Gecesi (2) -> Sodom ve Gomore (3) -> Ankara (4) sıralaması elde edilir.
Eserlerin vaka zamanlarının tarihsel akışla birebir örtüştüğünü doğrulamak.

Key Concept

Milli Edebiyat Dönemi romanlarında tarihsel dönemlerin ve vaka zamanlarının kronolojik takibi.
Question 60Question

Milli Edebiyat Dönemi romanı, Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkılış sürecindeki toplumsal sarsıntıları, değer kaymalarını ve ahlaki çözülmeleri gerçekçi bir gözlemle ele almıştır. Bu dönemde kaleme alınan bazı eserler yapısal ve tematik özellikleri yönüyle şu şekildedir:

* I. Eser: Klasik anlamda merkezî bir kahramanı ve doğrusal olay örgüsü bulunmayan; İttihat ve Terakki Dönemi'nin yarattığı savaş zenginlerini, toplumsal tabakalar arasındaki hızlı değişimi mozaik bir yapıyla, birbirinden bağımsız portreler ve hatıra parçaları hâlinde sunan romandır.
* II. Eser: Tanzimat'tan Çanakkale Savaşı'na uzanan tarihsel süreçte bir konağın çözülüşü etrafında üç farklı kuşağın yaşadığı zihniyet çatışmasını, ahlaki yozlaşmayı ve geleneksel değerlerin yitimini merkezî bir kurguyla işleyen romandır.

Bu parçada yapısal ve tematik özellikleri verilen romanlar ve yazarları aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru olarak gösterilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: İstanbul'un İç Yüzü (Refik Halit Karay) - Kiralık Konak (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

Answer

İstanbul'un İç Yüzü (Refik Halit Karay) - Kiralık Konak (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
Doğru seçenek, özellikleri verilen iki önemli Milli Edebiyat dönemi romanını sırasıyla 'İstanbul'un İç Yüzü' ve 'Kiralık Konak' olarak doğru eşleştirmektedir. Refik Halit Karay'ın 'İstanbul'un İç Yüzü' adlı romanı, klasik olay örgüsünün dışına çıkan mozaik yapısıyla dönemin siyasi ve iktisadi aktörlerini yansıtırken; Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun 'Kiralık Konak'ı ise Tanzimat'tan I. Dünya Savaşı/Çanakkale Savaşı yıllarına kadar olan zihniyet değişimini üç kuşak üzerinden başarıyla modeller.

Step-by-Step Solution

1
I. eserin özelliklerinin analiz edilmesi
Eserin doğrusal olay örgüsünün olmadığı, episodic/mozaik yapıda olduğu ve İttihat ve Terakki Dönemi savaş zenginlerini (harp zenginleri) konu edindiği belirlenir. Bu özelliklerin Refik Halit Karay'ın ilk romanı olan 'İstanbul'un İç Yüzü' ile eşleştiği saptanır.
Milli Edebiyat Dönemi romanlarında yapısal anlamda yenilikçi olan ve klasik olay örgüsünü kırarak portreler sunan eseri doğru teşhis etmek.
2
II. eserin özelliklerinin analiz edilmesi
Tanzimat'tan Çanakkale Savaşı'na uzanan süreçte üç farklı kuşağın (Naim Efendi, Servet Bey, Seniha ve Hakkı Celis) zihniyet çatışmasını ve konak hayatının çöküşünü konu edinen eserin Yakup Kadri Karaosmanoğlu'na ait 'Kiralık Konak' olduğu belirlenir.
Dönemin kuşak çatışmasını konak sembolizmiyle veren başyapıtı belirlemek.
3
Bulunan eserlerin seçeneklerle karşılaştırılması
Birinci eser 'İstanbul'un İç Yüzü' ve ikinci eser 'Kiralık Konak' olarak belirlendiğinden, bu iki eseri sırasıyla ve doğru yazar eşleştirmesiyle sunan seçeneğin doğru cevap olduğu sonucuna varılır.
Yazarların diğer edebi dönemlerdeki eserleriyle olan kronolojik ve üslup sınırlarını koruyarak doğru şıkkı işaretlemek.

Key Concept

Milli Edebiyat dönemi romanlarının tematik (savaş zenginleri, kuşak çatışması) ve yapısal (mozaik/episodik yapı, klasik kurgu) özellikleri ile yazar-eser eşleştirmeleri.
PreviousPage 3 / 7Next
Milli Edebiyat Practice Questions — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) — Page 3 | Examkin