Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi

110 questions

Question 81Question

İkinci Dünya Savaşı sürecinde Türkiye, savaşın getirdiği yıkımdan korunmak ve toprak bütünlüğünü güvence altına almak amacıyla etkin bir denge politikası yürütmüştür. Hem Müttefik hem de Mihver devletleriyle ilişkilerini diplomatik çerçevede sürdüren Türkiye, savaşın gidişatına göre kararlar almıştır.

Bu politika çerçevesinde Türkiye'nin İkinci Dünya Savaşı yıllarında (1939-1945) gerçekleştirdiği diplomatik girişimler ve imzaladığı antlaşmalar dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi bu dönemde yaşanan dış politika gelişmelerinden biri olarak gösterilemez?

Show answer & explanation

Answer: Sovyetler Birliği'nin Boğazlar üzerindeki taleplerine karşı Batı ittifakının desteğini almak amacıyla Truman Doktrini ve Marshall Planı çerçevesindeki askeri ve ekonomik yardımların fiilen uygulanmaya başlanması

Answer

Truman Doktrini ve Marshall Planı çerçevesindeki yardımların uygulanmaya başlanması seçeneği, İkinci Dünya Savaşı yıllarında değil, savaştan sonraki Soğuk Savaş döneminde (1947-1948 yılları ve sonrasında) gerçekleştiği için savaş dönemi gelişmelerinden biri değildir.
Doğru yanıt, Truman Doktrini ve Marshall Planı çerçevesindeki yardımların fiilen uygulanmaya başlanmasını içeren seçenektir. Çünkü bu iki gelişme İkinci Dünya Savaşı sonrasında, 1947 ve 1948 yıllarında Soğuk Savaş koşullarında ortaya çıkmıştır. Savaş dönemi (1939-1945) dış politikası kapsamında yer almaz.

Step-by-Step Solution

1
Türkiye'nin İkinci Dünya Savaşı (1939-1945) boyunca izlediği dış politika stratejilerini ve imzaladığı antlaşmaları kronolojik ve tematik olarak inceleyin.
Savaşın başlangıcında İngiltere ve Fransa ile Karşılıklı Yardım Antlaşması imzalandığı, 1941'de ise Almanya ile Dostluk ve Saldırmazlık Paktı yapılarak tarafsızlık politikasının dengelendiği görülür.
Türkiye'nin savaşa fiilen girmeden her iki blokla da ilişkilerini sürdürme amacını doğrulamak için.
2
Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin savaş sürecindeki rolünü ve savaş ilanının nedenlerini analiz edin.
Türkiye, Montrö'den doğan haklarını kullanarak Boğazlar'ı savaşan devletlerin gemilerine kapatmıştır. Savaşın sonuna doğru ise Yalta Konferansı kararları gereği Birleşmiş Milletler kurucu üyeliği için Mihver devletlerine savaş ilan etmiştir.
Boğazlar üzerindeki egemenliğin korunması ve savaş sonrasındaki uluslararası düzende yer alma hedefini değerlendirmek için.
3
Truman Doktrini ve Marshall Planı'nın tarihsel arka planını ve dönemini kontrol edin.
Bu iki gelişme, İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesinden sonra başlayan Soğuk Savaş sürecinde, SSCB tehdidine karşı ABD'nin Türkiye ve Yunanistan'a yönelik başlattığı yardım politikalarıdır.
Bu politikaların savaş dönemi (1939-1945) dışındaki bir zaman dilimine ait olduğunu belirlemek için.

Key Concept

İkinci Dünya Savaşı Sürecinde Türkiye'nin Dış Politikası ve Denge Sratejisi
Estimated Time:2m 0s
Question 82Question

Azerbaycan'ın bağımsızlık mücadelesinin lideri Ebulfeyz Elçibey, 'Bizim mücadelemiz sadece siyasi bir rejim değişikliği ya da yeni bir devlet kurma arayışı değildir; bu mücadele, on yıllardır maruz kaldığımız kültürel asimilasyona karşı milli kimliğimizi, dilimizi ve tarihimizi koruma davasıdır.' demiştir.

Elçibey'in bu ifadesinden hareketle, SSCB'nin dağılma sürecinde Türk cumhuriyetlerinde ortaya çıkan bağımsızlık hareketleriyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Show answer & explanation

Answer: Siyasi egemenlik arayışının, milli ve kültürel varlığı koruma gayesiyle doğrudan bütünleştiği

Answer

Siyasi egemenlik arayışının, milli ve kültürel varlığı koruma gayesiyle doğrudan bütünleştiği
Ebulfeyz Elçibey'in ifadesinde siyasi bağımsızlığın yanı sıra dil, tarih ve kültür gibi milli değerlerin asimilasyona karşı korunmasının önemi vurgulanmıştır. Bu durum, siyasi egemenlik arayışının kültürel ve milli kimliği koruma gayesiyle iç içe geçtiğini ve bir bütün oluşturduğunu gösterir.

Step-by-Step Solution

1
Ebulfeyz Elçibey'in verilen sözündeki temel vurguyu analiz etmek.
Elçibey'in, mücadelenin sadece yeni bir devlet kurmak (siyasi bağımsızlık) değil, asimilasyona karşı dil, tarih ve kültürü (milli kimlik) korumak olduğunu belirttiği tespit edilir.
Soru kökünün bizden istediği çıkarımı doğru yapabilmek için öncüldeki anahtar kavramları belirlemek gerekir.
2
Çıkarılan bu temel vurguyu seçeneklerle karşılaştırmak.
Siyasi egemenlik ile kültürel ve milli varlığın korunmasının bir bütün olarak ele alındığı seçeneğin doğru olduğu belirlenir.
Elçibey'in sözünde geçen iki ana unsurun (yeni devlet kurma ve kültürel asimilasyona karşı durma) birbiriyle ilişkisini yansıtan yargıyı bulmak gerekir.

Key Concept

SSCB'nin Dağılma Süreci ve Türk Cumhuriyetlerinin Bağımsızlık Mücadelesi
Estimated Time:2m 0s
Question 83Question

İkinci Dünya Savaşı sürecinde Türkiye'nin uyguladığı iç ve dış politikalara ilişkin aşağıdaki gelişmelerin kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralaması nasıl olmalıdır?

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Doğru kronolojik sıralama şu şekildedir: Türkiye ile Fransa ve İngiltere arasında Ankara'da Üçlü Karşılıklı Yardım Antlaşması'nın imzalanması (Ekim 1939), Millî Korunma Kanunu'nun kabul edilmesi (Ocak 1940), Türkiye ile Almanya arasında Dostluk ve Saldırmazlık Paktı'nın imzalanması (Haziran 1941) ve İkinci Kahire Konferansı'nın gerçekleştirilmesi (Aralık 1943).
Kronolojik sıralama Üçlü Karşılıklı Yardım Antlaşması (Ekim 1939) ile başlar, Millî Korunma Kanunu (Ocak 1940) ve Türk-Alman Dostluk ve Saldırmazlık Paktı (Haziran 1941) ile devam eder ve İkinci Kahire Konferansı (Aralık 1943) ile son bulur. Bu sıralama Türkiye'nin savaş yıllarında izlediği hassas denge politikasının kronolojik aşamalarını yansıtmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Gelişmelerin gerçekleştiği tarihleri ve dönem koşullarını belirlemek.
Üçlü Karşılıklı Yardım Antlaşması Ekim 1939, Millî Korunma Kanunu Ocak 1940, Türk-Alman Dostluk Paktı Haziran 1941 ve İkinci Kahire Konferansı Aralık 1943 tarihlidir.
Kronolojik sıralamayı doğru kurabilmek için olayların kesin tarihsel konumunu bilmek gerekir.
2
Tarihleri geçmişten günümüze doğru dizmek.
Ekim 1939 < Ocak 1940 < Haziran 1941 < Aralık 1943 sıralaması elde edilir.
Kronolojik olarak en erken tarihten en geç tarihe doğru sıralama yapılması istenmektedir.
3
Dizilen olayları madde numaralarıyla eşleştirmek.
Sıralama Üçlü Karşılıklı Yardım Antlaşması (Ekim 1939) -> Millî Korunma Kanunu (Ocak 1940) -> Türk-Alman Dostluk ve Saldırmazlık Paktı (Haziran 1941) -> İkinci Kahire Konferansı (Aralık 1943) şeklindedir.
Elde edilen tarihsel sıralamanın madde ID'leri ile doğru biçimde eşleştirilip sonuca varılması gerekir.

Key Concept

İkinci Dünya Savaşı Dönemi Türkiye'nin İç ve Dış Politikası Kronolojisi
Estimated Time:2m 0s
Question 84Question

SSCB'nin (Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği) 1991 yılında resmen dağılmasıyla birlikte Kafkasya ve Orta Asya coğrafyasında bağımsızlığını ilan eden Türk Cumhuriyetleri, kendi ulusal kimliklerini inşa etme ve bağımsız devlet yapılarını kurma sürecine girmişlerdir. Bu süre��te her bir cumhuriyetin bağımsızlık mücadelesinde ve kurucu iktidar döneminde ön plana çıkan liderler olmuştur.

Buna göre, sol sütunda verilen bağımsızlığını kazanan Türk Cumhuriyetleri ile sağ sütunda verilen bu cumhuriyetlerin bağımsızlık süreciyle özdeşleşen kurucu/öncü liderlerini doğru şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Azerbaycan
Kazakistan
Özbekistan
Türkmenistan

Matches

Show answer & explanation

Answer

Azerbaycan - Ebulfeyz Elçibey, Kazakistan - Nursultan Nazarbayev, Özbekistan - İslam Kerimov, Türkmenistan - Saparmurat Niyazov eşleştirmesi doğrudur.
Doğru eşleştirme; Azerbaycan'ın bağımsızlık hareketinin öncüsü Ebulfeyz Elçibey, Kazakistan'ın kurucu lideri Nursultan Nazarbayev, Özbekistan'ın ilk cumhurbaşkanı İslam Kerimov ve Türkmenistan'ın kurucu cumhurbaşkanı Saparmurat Niyazov şeklinde olmalıdır. Bu liderler, ülkelerinin SSCB sonrası egemenlik kazanma süreçlerini yönetmişlerdir.

Step-by-Step Solution

1
Azerbaycan'ın bağımsızlık sürecini ve liderini belirlemek
Azerbaycan Halk Cephesi lideri Ebulfeyz Elçibey, SSCB sonrası Azerbaycan Cumhuriyeti'nin bağımsızlık mücadelesinde en önemli figürdür.
Azerbaycan ile Ebulfeyz Elçibey eşleştirilir.
2
Kazakistan'ın bağımsızlık sürecini ve liderini belirlemek
Kazakistan'ın bağımsızlığını ilan etmesinden itibaren uzun yıllar devlet başkanlığı yapan kurucu lider Nursultan Nazarbayev'dir.
Kazakistan ile Nursultan Nazarbayev eşleştirilir.
3
Özbekistan'ın bağımsızlık sürecini ve liderini belirlemek
Özbekistan'ın bağımsızlık sürecinde devlet başkanlığını üstlenen ve ülkenin ilk cumhurbaşkanı olan lider İslam Kerimov'dur.
Özbekistan ile İslam Kerimov eşleştirilir.
4
Türkmenistan'ın bağımsızlık sürecini ve liderini belirlemek
Türkmenistan'ın bağımsızlığını kazanmasının ardından devlet başkanlığı yapan ve 'Türkmenbaşı' unvanını alan kurucu lider Saparmurat Niyazov'dur.
Türkmenistan ile Saparmurat Niyazov eşleştirilir.

Key Concept

SSCB'nin dağılması sonrası kurulan Türk Cumhuriyetleri ve kurucu liderleri
Estimated Time:2m 0s
Question 85Question

Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin (SSCB) dağılma süreci ve yeni Türk cumhuriyetlerinin bağımsızlıklarını kazanmaları aşamasında yaşanan aşağıdaki gelişmeleri kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Gelişmelerin kronolojik sırası: Glasnost ve Perestroyka reformlarının yürürlüğe girmesi (1985), Jeltoksan Olayları (1986), Ağustos Darbe Girişimi (Ağustos 1991) ve Alma-Ata Protokolü'nün imzalanması (Aralık 1991) şeklinde olmalıdır.
SSCB'nin dağılma sürecindeki gelişmeler sırasıyla: 1985'te Glasnost ve Perestroyka reformlarının ilanı, Aralık 1986'da Kazakistan'daki Jeltoksan Olayları, Ağustos 1991'de komünist muhafazakarların darbe girişimi ve 21 Aralık 1991'de Alma-Ata Protokolü'nün imzalanması şeklindedir.

Step-by-Step Solution

1
Reform politikalarının başlangıcını belirleme
Mihail Gorbaçov'un 1985'te iktidara gelmesiyle başlattığı Glasnost ve Perestroyka politikaları kronolojik olarak ilk sıradadır.
Bu reformlar Sovyet sistemini esneterek dağılmanın önünü açmıştır.
2
Cumhuriyetlerdeki ilk kitlesel milliyetçi tepkiyi tespit etme
Aralık 1986'da Kazakistan'da yaşanan Jeltoksan Olayları ikinci sıradadır.
Reformların yarattığı serbestlik ortamında ortaya çıkan ilk büyük milliyetçi protestodur.
3
Merkezi yönetimin son çırpınışını ve darbe girişimini konumlandırma
1991 yılının Ağustos ayındaki darbe girişimi üçüncü sıradadır.
Muhafazakarların birliği kurtarma çabası başarısız olmuş ve birliğin çöküşünü geri dönülemez hale getirmiştir.
4
Birliğin hukuken sona erdiği belgeyi belirleme
21 Aralık 1991'deki Alma-Ata Protokolü son sıradadır.
Bu protokol ile BDT genişlemiş ve SSCB resmen tarihe karışmıştır.

Key Concept

SSCB'nin Dağılma Sürecindeki Kronolojik Gelişmeler
Estimated Time:1m 30s
Question 86Question

8 Aralık 1991'de Rusya, Ukrayna ve Belarus cumhuriyetleri Beloveja Ormanı'nda bir araya gelerek Sovyetler Birliği'nin sona erdirildiğini ve Bağımsız Devletler Topluluğu'nun (BDT) kurulduğunu ilan etmiştir. Ancak bu kurucu deklarasyonun Kafkasya ve Orta Asya'daki diğer Sovyet cumhuriyetlerini kapsamaması bölgede tepki uyandırmıştır. Bu dışlanmışlığı önlemek ve egemenlik haklarını uluslararası hukuk zemininde tescil ettirmek isteyen yeni Türk cumhuriyetlerinin de kat��lımıyla, 21 Aralık 1991'de BDT'nin kapsamını genişleten ve SSCB'nin resmen dağıldığını dünyaya duyuran tarihi belge aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Alma-Ata Protokolü

Answer

Alma-Ata Protokolü
Alma-Ata Protokolü, 21 Aralık 1991 tarihinde Kazakistan'ın o dönemki başkenti Alma-Ata'da imzalanmıştır. Bu protokol ile Orta Asya Türk Cumhuriyetleri (Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan) ve Azerbaycan dahil olmak üzere 11 eski Sovyet cumhuriyeti Bağımsız Devletler Topluluğu'na katılmış, böylece Minsk Anlaşması'nın dar kapsamı genişletilmiş ve Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin (SSCB) hukuken ve fiilen sona erdiği resmen ilan edilmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Minsk Anlaşması'nın kapsamını ve oluşturduğu diplomatik dışlanma sorununu analiz etmek.
8 Aralık 1991'de imzalanan Minsk Anlaşması ile BDT kurulmuş ancak bu kurucu deklarasyon Orta Asya ve Kafkasya'daki Türk cumhuriyetlerini dışarıda bırakmıştır.
Yeni kurulan bu birliğin coğrafi sınırlarının ve katılımcı devletlerinin kapsamını belirlemek sorunun çıkış noktasını anlamak için gereklidir.
2
Yeni bağımsızlığını kazanan Türk cumhuriyetlerinin egemenlik arayışını ve bu süreçte katıldıkları diplomatik girişimi değerlendirmek.
Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Türkmenistan gibi devletlerin katılımıyla yeni bir protokol ihtiyacı doğmuştur.
Türk cumhuriyetlerinin dışlanmasını önlemek ve uluslararası alanda egemen devletler olarak tanınmalarını sağlamak amaçlanmıştır.
3
21 Aralık 1991'de imzalanan belgenin adını ve tarihi önemini tespit etmek.
Kazakistan'ın başkentinde imzalanan Alma-Ata Protokolü ile 11 cumhuriyet BDT'ye dahil olmuş ve SSCB hukuken ve fiilen sona ermiştir.
Tarihi bilgiyi ve belgenin adını doğrudan soruda geçen bilgilerle eşleştirmek doğru cevaba ulaşmayı sağlar.

Key Concept

Bağımsız Devletler Topluluğu'nun (BDT) genişlemesi ve SSCB'nin resmi olarak sona ermesinde Alma-Ata Protokolü'nün rolü
Estimated Time:2m 0s
Question 87Question

Sovyetler Birliği’nin (SSCB) dağılma sürecine girmesiyle birlikte Kafkasya coğrafyasında jeopolitik boşluklar oluşmuş ve etnik çatışmalar hız kazanmıştır. Bu süreçte Ermenistan’ın, Azerbaycan topraklarına yönelik işgal faaliyetleri Dağlık Karabağ Savaşı’na yol açmıştır. Savaş devam ederken, 25-26 Şubat 1992 tarihinde Ermeni güçleri tarafından Dağlık Karabağ bölgesindeki savunmasız sivil Azerbaycan Türklerine yönelik gerçekleştirilen ve uluslararası alanda büyük tepki çeken katliam aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Hocalı Katliamı

Answer

Hocalı Katliamı
Hocalı Katliamı, 25-26 Şubat 1992 tarihinde Dağlık Karabağ Savaşı sırasında Ermeni güçleri tarafından Hocalı kasabasında savunmasız sivil Azerbaycan Türklerine karşı gerçekleştirilmiş büyük bir trajedi ve katliamdır.

Step-by-Step Solution

1
Soruda verilen tarih, coğrafya ve aktörleri analiz etmek.
Olayın 1992 yılında, Kafkasya coğrafyasında Ermenistan ve Azerbaycan arasında gerçekleştiği tespit edilir.
Dağlık Karabağ sorunu, SSCB'nin dağılması sonrası Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki en temel bölgesel krizdir.
2
Seçeneklerde yer alan katliamların gerçekleştikleri tarihleri ve coğrafi bölgeleri karşılaştırmak.
1992 yılında Dağlık Karabağ bölgesinde sivil Azerbaycan Türklerine yönelik gerçekleştirilen katliamın Hocalı Katliamı olduğu belirlenir.
Diğer seçeneklerde verilen katliamlar farklı dönemlerde ve farklı coğrafyalarda (Balkanlar, Orta Doğu ve Afrika) meydana gelmiştir.

Key Concept

Küreselleşen dünyadaki bölgesel sorunlar kapsamında Kafkasya'daki Dağlık Karabağ krizi ve Hocalı Katliamı
Question 88Question

Aşağıda, 20. yüzyılın sonlarında küreselleşen dünyada meydana gelen bazı önemli bölgesel krizler ile bilimsel ve teknolojik gelişmeler verilmiştir.

Buna göre, sol sütundaki kavramları sağ sütundaki en uygun açıklamalarla eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

World Wide Web (WWW)
I. Körfez Savaşı
Kosova Sorunu
Klon Koyun Dolly

Matches

Show answer & explanation

Answer

World Wide Web (WWW) bilgi ağının yaygınlaşmasıyla, I. Körfez Savaşı Kuveyt'in işgaline karşı düzenlenen askerî müdahaleyle, Kosova Sorunu NATO'nun 1999 yılındaki Müttefik Güç Harekâtı ile, Klon Koyun Dolly ise ergin bir hücreden yapılan ilk memeli kopyalama çalışmasıyla eşleşmelidir.
Verilen kavramların tanımlarıyla doğru eşleştirilmesiyle; World Wide Web (WWW) küresel bilgi ağıyla, I. Körfez Savaşı Kuveyt'in işgaliyle, Kosova Sorunu NATO'nun 1999 operasyonuyla, Dolly ise genetik kopyalamayla eşleşir. Bu eşleştirme küreselleşen dünyanın hem bilimsel hem de jeopolitik boyutunu tam olarak yansıtır.

Step-by-Step Solution

1
Bilgi teknolojileri ve küreselleşmeyi hızlandıran gelişmeyi tespit etme.
World Wide Web (WWW), internetin küresel yayılımını sağlayarak bilgi çağını başlatan unsur olduğundan ilgili açıklamayla eşleşir.
Çağdaş bilimsel ve teknolojik gelişmelerin küreselleşme üzerindeki etkisini kavramak.
2
Orta Doğu'daki sınır çatışmaları ve askerî müdahaleleri analiz etme.
Irak'ın Kuveyt'i işgal etmesi I. Körfez Savaşı'nın nedenidir ve koalisyon güçlerinin müdahalesini açıklamaktadır.
Küreselleşen dünyadaki Orta Doğu kaynaklı bölgesel sorunların neden ve sonuçlarını belirlemek.
3
Balkan coğrafyasında Soğuk Savaş sonrası yaşanan etnik krizleri inceleme.
Kosova Sorunu, NATO'nun 1999 yılındaki müdahalesi ile uluslararası güvenlik gündemine oturan Balkan krizidir.
Yugoslavya'nın dağılması sonrası Balkanlar'daki güvenlik sorunlarını ve uluslararası kuruluşların rollerini anlamak.
4
Biyoteknoloji ve genetik alanındaki en büyük tarihsel gelişmeyi belirleme.
Klon Koyun Dolly, ergin bir hücreden kopyalanan ilk memeli olup 1996 yılındaki bu biyoteknolojik gelişme ilgili açıklamayla örtüşür.
Çağdaş bilimsel gelişmelerin biyotıp alanındaki yansımalarını kavramak.

Key Concept

20. yüzyılın sonlarında küreselleşen dünyadaki bölgesel çatışma alanları ve çağdaş bilimsel-teknolojik gelişmeler.
Question 89Question

İkinci Dünya Savaşı'nın getirdiği ekonomik darboğaz ve enflasyon karşısında Türkiye Cumhuriyeti Devleti, iç piyasayı düzenlemek ve tarımsal üretimi kontrol altında tutmak amacıyla çeşitli yasal ve mali tedbirlere başvurmuştur. Bu süreçte uygulanan olağanüstü politikalar hem toplumsal yapıda huzursuzluklara yol açmış hem de savaş sonrasında çok partili hayata geçişin siyasi dinamiklerini şekillendirmiştir.

Buna göre, İkinci Dünya Savaşı yıllarında kırsal kesimdeki üreticilerden nakdi veya ayni olarak tahsil edilen ve köylünün tepkisini çeken vergi ile savaşın son yılında topraksız köylüyü topraklandırmak amacıyla meclise sunulan ancak iktidar partisi (CHP) içinde muhalif bir grubun oluşmasına (Dörtlü Takrir) zemin hazırlayan yasal düzenleme aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Toprak Mahsulleri Vergisi - Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu

Answer

Toprak Mahsulleri Vergisi - Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu
İkinci Dünya Savaşı yıllarında devletin artan askeri ve genel giderlerini karşılamak amacıyla tarımsal üretim yapan köylülerden tahsil edilen vergi Toprak Mahsulleri Vergisi'dir. Savaşın son yılında topraksız köylüyü mülk sahibi kılmak amacıyla meclise sunulan ancak mülkiyet sınırlandırılması maddeleri nedeniyle CHP içinde büyük tartışmalar yaratarak Dörtlü Takrir'e ve ardından Demokrat Parti'nin kurulmasına zemin hazırlayan yasal düzenleme ise Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu'dur. Dolayısıyla bu iki düzenleme sırasıyla doğru eşleşmektedir.

Step-by-Step Solution

1
İkinci Dünya Savaşı yıllarında kırsal kesimdeki tarım üreticilerinden ürünleri üzerinden alınan olağanüstü vergi tespit edilir.
Bu vergi, 1944 yılında yürürlüğe giren ve k��ylünün tepkisini çeken Toprak Mahsulleri Vergisi'dir.
Savaş dönemi bütçe açığını kapatmak ve ordunun iaşe ihtiyacını karşılamak için tarımsal kesime ağır vergiler yüklenmiştir.
2
Savaşın son yılında topraksız köylüyü mülk sahibi yapmak amacıyla hazırlanan ve iktidar partisinde ayrılıklara yol açan yasa belirlenir.
Bu yasal düzenleme, Haziran 1945'te kabul edilen Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu'dur.
Kanunun meclisteki görüşmeleri sırasında toprak sahipleri ve muhalif milletvekilleri sert itirazlarda bulunmuş, bu durum Dörtlü Takrir önergesinin verilmesine yol açmıştır.
3
Elde edilen iki yasal düzenleme sırasıyla bir araya getirilir.
Sırasıyla 'Toprak Mahsulleri Vergisi' ve 'Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu' eşleşmesine ulaşılır.
Soruda bu iki kavramın sırasıyla doğru verildiği seçeneğin bulunması istenmiştir.

Key Concept

İkinci Dünya Savaşı Dönemi Türkiye'sinde uygulanan ekonomik politikalar ve bunların çok partili hayata geçiş sürecine etkileri
Question 90Question

Avrupa'da II. Dünya Savaşı sonrasında başlayan bütünleşme süreci, başlangıçta ekonomik iş birliğini hedeflerken zamanla siyasi ve kurumsal bir ortaklığa dönüşmüştür. Bu dönüşümün en önemli aşamalarından biri olan ve Avrupa Topluluğu'nu (AT) resmen 'Avrupa Birliği'ne (AB) dönüştüren 1992 tarihli Maastricht Antlaşması ile birlik yapısına birçok yeni unsur eklenmiştir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Maastricht Antlaşması ile getirilen düzenlemelerden biri değildir?

Show answer & explanation

Answer: Üye devletler arasında gümrük birliğinin kurularak ticari gümrük vergilerinin ilk kez tamamen sıfırlanması

Answer

Üye devletler arasında gümrük birliğinin kurularak ticari gümrük vergilerinin ilk kez tamamen sıfırlanması seçeneği, Maastricht Antlaşması'nın getirdiği yeniliklerden biri değildir.
Üye devletler arasında gümrük birliğinin kurulması ve gümrük vergilerinin sıfırlanması 1957 Roma Antlaşması ile kararlaştırılmış ve 1968 yılında tamamlanmıştır. 1992 tarihli Maastricht Antlaşması ise ekonomik ortaklığı siyasi ve parasal ortaklık seviyesine taşıyarak Avrupa Birliği'ni kurmuştur. Bu nedenle gümrük birliği ve gümrük vergilerinin sıfırlanması Maastricht Antlaşması'nın getirdiği bir yenilik değildir.

Step-by-Step Solution

1
Maastricht Antlaşması'nın (1992) getirdiği üç sütunlu yapıyı ve getirdiği temel yenilikleri analiz etmek.
Maastricht Antlaşması'nın ortak dış ve güvenlik politikası, adalet ve içişlerinde iş birliği, Avrupa vatandaşlığı ve ortak para birimi (Euro) gibi siyasi ve parasal bütünle��me adımlarını içerdiğini saptamak.
Soruda Maastricht Antlaşması ile getirilen düzenlemelerin neler olduğunun bilinmesi gerekmektedir.
2
Seçeneklerde verilen gümrük birliğinin kurulması ve gümrük vergilerinin sıfırlanması bilgisinin tarihsel sürecini sorgulamak.
Gümrük birliğinin 1957 Roma Antlaşması ile kurulduğunu ve vergilerin 1968'de sıfırlandığını, dolayısıyla bu durumun Maastricht Antlaşması'ndan (1992) çok daha eski bir gelişme olduğunu belirlemek.
Maastricht Antlaşması ile getirilmeyen düzenlemeyi doğru saptamak için seçeneklerin kronolojik ve kavramsal doğruluğunu kontrol etmek gerekir.

Key Concept

Avrupa Birliği'nin kurumsal gelişimi ve Maastricht Antlaşması
Question 91Question

20. yüzyılın sonları ile 21. yüzyılın başlarında küreselleşen dünyada yaşanan aşağıdaki gelişmelerin kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralanması nasıl olmalıdır?

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

I. Körfez Savaşı (1990-1991), Dayton Antlaşması (1995), Kyoto Protokolü (1997) ve 11 Eylül terör saldırıları (2001) şeklinde kronolojik olarak sıralanmalıdır.
Kronolojik sıralama yapıldığında 1990 yılında başlayan I. Körfez Savaşı ilk sırada yer alır. Bunu 1995'teki Dayton Antlaşması takip eder. Ardından 1997 yılında kabul edilen Kyoto Protokolü gelir. Son olarak 2001 yılında gerçekleşen 11 Eylül terör saldırıları sıralanır. Dolayısıyla doğru sıralama I. Körfez Savaşı, Dayton Antlaşması, Kyoto Protokolü ve 11 Eylül saldırıları şeklinde olmalıdır.

Step-by-Step Solution

1
Olayların gerçekleştiği yılları tespit etme
Irak'ın Kuveyt'i işgali ve I. Körfez Savaşı 1990'da başlamış, Dayton Antlaşması 1995'te imzalanmış, Kyoto Protokolü 1997'de kabul edilmiş ve 11 Eylül saldırıları 2001'de yaşanmıştır.
Olayları kronolojik sıraya koyabilmek için her bir olayın gerçekleştiği tarihsel dönemin veya yılın bilinmesi gerekir.
2
Tarihsel önceliğe göre sıralama yapma
En erken olay I. Körfez Savaşı (1990), ardından Dayton Antlaşması (1995), sonra Kyoto Protokolü (1997) ve en son 11 Eylül saldırıları (2001) gelmektedir.
Sıralama geçmişten günümüze (kronolojik) doğru yapılmalıdır.

Key Concept

Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi'nde Soğuk Savaş sonrası küresel ve bölgesel gelişmelerin kronolojisi
Question 92Question

İki savaş arası dönemde (1919-1939) totaliter rejimlerin kurulması ve ardından izledikleri saldırgan politikalar, dünya barışını dinamitleyerek yeni bir küresel savaşa zemin hazırlamıştır.

Buna göre, faşist ve nazi yönetimlerinin yayılmacı siyasetine dair aşağıda verilen gelişmelerin geçmişten günümüze doğru kronolojik sıralaması nasıl olmalıdır?

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Sıralama; Adolf Hitler'in şansölye olması (1933), Habeşistan'ın işgali (1935), Ren Bölgesi'nin askerileştirilmesi (1936) ve Münih Konferansı (1938) şeklinde olmalıdır.
Kronolojik sıralamada olaylar gerçekleştikleri tarihlere göre eski tarihten yeni tarihe doğru sırasıyla; Adolf Hitler'in Almanya'da iktidara gelmesi (1933), İtalya'nın Habeşistan'ı işgal etmesi (1935), Almanya'nın Ren Bölgesi'ne asker sevk etmesi (1936) ve Münih Konferansı (1938) şeklinde gerçekleşmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Olayların tarihlerini belirleme
Hitler'in iktidara gelişi 1933, Habeşistan'ın işgali 1935, Ren Bölgesi'nin askerileştirilmesi 1936, Münih Konferansı ise 1938 yılına aittir.
Kronolojik sıralama yapabilmek için olayların gerçekleştikleri yılları tespit etmek gerekir.
2
Elde edilen yılları kronolojik olarak eskiden yeniye doğru sıralama
1933 < 1935 < 1936 < 1938 sırası elde edilir. Bu da sırasıyla Hitler'in iktidara gelmesi, Habeşistan işgali, Ren Bölgesi'nin askerileştirilmesi ve Münih Konferansı gelişmelerini verir.
Soruda istenen geçmişten günümüze doğru kronolojik sıralama kriterini karşılamak.

Key Concept

İki Savaş Arası Dönem'de totaliter rejimlerin yayılmacı politikalarının kronolojisi
Estimated Time:1m 30s
Question 93Question

Aşağıda 20. yüzyılın son çeyreğinde yaşanan bazı bölgesel sorunlar ve bu sorunlarla ilişkili gelişmeler verilmiştir. Sol sütunda yer alan bölgesel sorunları, sağ sütunda yer alan açıklamalarla doğru biçimde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Keşmir Sorunu
Dayton Antlaşması
İntifada Hareketi
Ruanda Soykırımı

Matches

Show answer & explanation

Answer

Eşleştirmelerin doğru sıralaması şu şekildedir: Keşmir Sorunu - Hindistan ve Pakistan arasındaki sınır uyuşmazl��ğı; Dayton Antlaşması - Bosna Savaşı'nı sona erdiren antlaşma; İntifada Hareketi - Filistin halkının İsrail işgaline karşı direnişi; Ruanda Soykırımı - Hutu ve Tutsi etnik grupları arasındaki soykırım.
Eşleştirmeler doğru yapıldığında; Keşmir Sorunu Hindistan ile Pakistan arasındaki egemenlik ihtilafıyla, Dayton Antlaşması Bosna Savaşı'nın sona ermesiyle, İntifada Filistinlilerin İsrail işgaline karşı başlattığı halk direnişiyle ve Ruanda Soykırımı Hutu ile Tutsi grupları arasındaki çatışmalarla örtüşmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Keşmir Sorunu'nun taraflarını ve özünü belirleme
Keşmir Sorunu, Güney Asya'da Hindistan ile Pakistan arasındaki egemenlik mücadelesidir.
1947 yılından beri iki ülkeyi savaşın eşiğine getiren temel sorun Keşmir bölgesidir.
2
Dayton Antlaşması'nın tarihsel rolünü tespit etme
Dayton Antlaşması, 1995 yılında imzalanarak Bosna Savaşı'nı durdurmuştur.
Balkanlar'daki krizin çözümünde ve Bosna-Hersek'in yeni anayasal yapısının kurulmasında belirleyici olmuştur.
3
İntifada Hareketi'nin coğrafyasını ve mahiyetini saptama
İntifada, Filistinlilerin İsrail'in işgalci politikalarına karşı yürüttüğü kitlesel direniştir.
Filistinliler, askeri üstünlüğe karşı taşlı ve sivil itaatsizlik eylemleri ile haklarını aramışlardır.
4
Ruanda Soykırımı'nın etnik kökenlerini ortaya koyma
Ruanda'da Hutu ve Tutsi kabileleri arasındaki mücadele soykırıma dönüşmüştür.
1994 yılında yaşanan bu olay, modern dönemin en büyük insanlık trajedilerinden biri olarak kabul edilir.

Key Concept

Küreselleşen Dünya'da Bölgesel Çatışmalar ve Çözüm Arayışları
Estimated Time:1m 30s
Question 94Question

İki savaş arası dönemde (1919-1939) dünya siyasetine ve ekonomisine yön veren totaliter veya militarist yönetimler ile bu yönetimlerin uyguladıkları temel dış politika / ekonomik doktrinleri doğru şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Benito Mussolini önderliğindeki İtalya
Adolf Hitler önderliğindeki Almanya
Josef Stalin önderliğindeki Sovyetler Birliği
İmparator Hirohito önderliğindeki Japonya

Matches

Show answer & explanation

Answer

Benito Mussolini önderliğindeki İtalya 'Mare Nostrum' ile, Adolf Hitler önderliğindeki Almanya 'Lebensraum' ile, Josef Stalin önderliğindeki Sovyetler Birliği 'Kolektifleştirme' ile, İmparator Hirohito önderliğindeki Japonya 'Asya Asyalılarındır' doktrini ile eşleşmelidir.
Benito Mussolini önderliğindeki İtalya 'Mare Nostrum' vizyonunu, Adolf Hitler önderliğindeki Almanya 'Lebensraum' doktrinini, Josef Stalin önderliğindeki SSCB 'Kolektifleştirme' politikasını ve İmparator Hirohito önderliğindeki Japonya 'Asya Asyalılarındır' doktrinini benimseyerek iki savaş arası döneminin karakteristik totaliter ve militarist çizgilerini yansıtmıştır.

Step-by-Step Solution

1
İtalya'nın iki savaş arası dönemdeki yayılmacı politikasını tespit etme
Mussolini'nin Akdeniz'e yönelik tarihsel vizyonu olan 'Mare Nostrum' politikasıyla eşleştiği saptanır.
Faşist rejim Akdeniz'i İtalyan nüfuz alanı olarak tanımlamıştır.
2
Almanya'nın Nazi dönemi yayılmacı dış politika hedeflerini analiz etme
Alman ırkına genişleme alanı yaratmayı amaçlayan 'Lebensraum' doktrini ile eşleştiği belirlenir.
Lebensraum, Versay'ı yıkıp Doğu Avrupa'ya doğru genişleme planının temelidir.
3
Sovyetler Birliği'nin Stalin dönemi iç ve dış ekonomi stratejisini saptama
Sanayiyi güçlendirmek adına köylü topraklarını birleştiren 'Kolektifleştirme' politikasıyla eşleştiği saptanır.
Stalin, kolhozlar aracılığıyla tarımsal kaynakları merkezileştirmiştir.
4
Japonya'nın Asya'daki militarist yayılma doktrinini analiz etme
Batılı devletleri dışlamayı amaçlayan 'Asya Asyalılarındır' teziyle eşleştiği belirlenir.
Militarist yönetim, Asya'da Batı sömürgeciliğinin yerine Japon hegemonyasını getirmeyi hedeflemiştir.

Key Concept

İki Savaş Arası Dönemdeki Totaliter ve Militarist Rejimlerin Doktrinleri
Estimated Time:2m 0s
Question 95Question

İki Savaş Arası Dönem'de İtalya'da Mussolini'nin 'Mare Nostrum' (Bizim Deniz), Almanya'da Hitler'in 'Lebensraum' (Hayat Sahası) ve Japonya'da militarist yönetimin 'Asya Asyalılarındır' şeklinde ilan ettiği hedefler dış politikada ortak bir yönelimi yansıtmaktadır.

Bu hedeflerin ortak özelliği ve uluslararası sisteme etkisiyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Show answer & explanation

Answer: Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra kurulan uluslararası düzeni ve statükoyu değiştirmeye yönelik yayılmac�� (revizyonist) nitelik taşımaları

Answer

Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra kurulan uluslararası düzeni ve statükoyu değiştirmeye yönelik yayılmacı (revizyonist) nitelik taşımaları
Doğru yanıt olan seçenek, İki Savaş Arası Dönem'de ortaya çıkan totaliter rejimlerin (Faşizm, Nazizm ve Japon militarizmi) temel dış politika hedeflerinin ortak yönünü doğru şekilde açıklamaktadır. Bu rejimler, Birinci Dünya Savaşı sonunda oluşan güç dengelerini ve anlaşmaları kabul etmeyerek kendi sınırlarını genişletmek istemişler, bu doğrultuda revizyonist (statükoyu değiştirmeye yönelik) bir dış politika çizgisi izlemişlerdir.

Step-by-Step Solution

1
Kavramları analiz etme
Mare Nostrum (İtalya'nın Akdeniz havzasında yayılma hedefi), Lebensraum (Almanya'nın Doğu Avrupa'da toprak genişletme amacı) ve Asya Asyalılarındır (Japonya'nın Asya'daki Batılı güçleri çıkarıp kendi hegemonyasını kurma hedefi) kavramlarının anlamları belirlenir.
Soruda verilen tarihsel doktrinlerin ne anlama geldiğini anlamak, ortak amacı saptamak için gereklidir.
2
Uluslararası ilişkiler teorisindeki karşılığını bulma
Mevcut düzeni (statükoyu) korumak isteyen devletler 'statükocu', bu düzeni yıkıp kendi lehlerine sınırları genişletmek isteyen devletler ise 'revizyonist' (sınırları değiştirmek isteyen) olarak adlandırılır. İtalya, Almanya ve Japonya'nın hedeflerinin tamamı yayılmacı ve revizyonist niteliktedir.
Seçeneklerde yer alan statükocu ve revizyonist kavramlarının doğru eşleştirilmesiyle doğru cevaba ulaşılır.

Key Concept

İki Savaş Arası Dönem'de Totaliter Rejimlerin Yayılmacı ve Revizyonist Dış Politikaları
Estimated Time:1m 30s
Question 96Question

İki Savaş Arası D��nem'de (1919-1939) dünyada faşizm, nazizm, militarizm ve komünizm gibi totaliter veya militarist eğilimlerin yükseliş sürecinde yaşanan aşağıdaki gelişmeleri kronolojik olarak eskiden yeniye doğru sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

İki Savaş Arası Dönem'deki totaliter gelişmelerin kronolojik olarak eskiden yeniye doğru sıralaması sırasıyla; İtalya'da faşist yönetimin önünü açan Roma Yürüyüşü (1922), SSCB'de Joseph Stalin'in tarımda kolektifleştirme politikasını ve Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planı'nı ilan etmesi (1928), Japonya'nın militarist yayılmacılık doğrultusunda Mançurya'yı işgal etmesi (1931) ve Almanya'da Adolf Hitler'in cumhurbaşkanlığı ile şansölyeliği birleştirerek Führer ilan edilmesi (1934) şeklindedir.
İki Savaş Arası Dönem'deki totaliter gelişmelerin doğru kronolojik sıralaması: Roma Yürüyüşü (1922), Stalin'in Birinci Beş Yıllık Planı (1928), Japonya'nın Mançurya'yı işgali (1931) ve Hitler'in kendisini Führer ilan etmesi (1934) şeklindedir.

Step-by-Step Solution

1
Olayların gerçekleştiği yılları tespit edin.
Roma Yürüyüşü 1922, Stalin'in 5 Yıllık Planı 1928, Mançurya'nın İşgali 1931, Hitler'in Führer olması 1934 yılına aittir.
Sıralama yapabilmek için olayların tarihsel tarih aralıklarının veya yıllarının bilinmesi gerekir.
2
Tarihsel sıralamayı yapın.
1922 < 1928 < 1931 < 1934 sıralaması ile doğru kronoloji elde edilir.
Eskiden yeniye doğru bir kronolojik dizilim oluşturmak hedeflenmiştir.

Key Concept

İki Savaş Arası Dönem'de Totaliter ve Militarist Rejimlerin Kronolojik Gelişimi
Estimated Time:2m 0s
Question 97Question

1929 yılında Amerika Birleşik Devletleri'nde başlayan ve kısa sürede küresel bir boyut kazanan Büyük Buhran (Dünya Ekonomik Bunalımı), ülkelerin ekonomik yapılarını sarsmanın yanı sıra siyasi ve toplumsal düzenlerinde de köklü değişimlere yol açmıştır. Özellikle liberal demokrasilerin krizleri çözmede yetersiz kalması, totaliter ve otoriter rejimlerin güçlenmesine zemin hazırlamıştır.

Buna göre, aşağıdakilerden gelişmelerden hangisi 1929 Dünya Ekonomik Buhranı'nın ortaya çıkardığı doğrudan veya dolaylı sonuçlar arasında gösterilemez?

Show answer & explanation

Answer: İtalya'da Benito Mussolini öncülüğündeki Faşistlerin 'Roma'ya Yürüyüşü' ile iktidarı ele geçirmesi

Answer

İtalya'da Benito Mussolini öncülüğündeki Faşistlerin 'Roma'ya Yürüyüşü' ile iktidarı ele geçirmesi
İtalya'da Benito Mussolini liderliğindeki Faşistlerin gerçekleştirdiği Roma'ya Yürüyüşü 1922 yılındadır. Bu gelişme, 1929 yılında başlayan Büyük Buhran'dan kronolojik olarak daha önce yaşandığı için bu krizin bir sonucu veya etkisi olamaz.

Step-by-Step Solution

1
1929 Dünya Ekonomik Buhranı'nın tarihini ve etkilediği dönem aralığını belirlemek.
Ekonomik kriz 1929 yılı sonunda başlamış ve etkileri 1930'lu yıllar boyunca devam etmiştir.
Krizin sonuçlarını değerlendirebilmek için kronolojik sınırların çizilmesi gerekir.
2
Seçeneklerde verilen siyasi gelişmelerin gerçekleşme tarihlerini kriz tarihi ile karşılaştırmak.
İtalya'da faşistlerin iktidara gelmesi (Roma'ya Yürüyüşü) Ekim 1922'de gerçekleşmiştir. Almanya'da Nazilerin iktidara gelişi 1933, Japonya'nın Mançurya'yı işgali 1931, İspanya İç Savaşı 1936 ve korumacı ekonomi politikaları 1930'lu yıllarda yaşanmıştır.
Bir olayın krizin sonucu olabilmesi için krizden sonra gerçekleşmiş olması gerekir.
3
Krizden önce gerçekleştiği için krizin bir sonucu olamayacak seçeneği doğru cevap olarak belirlemek.
İtalya'daki Roma'ya Yürüyüşü krizden 7 yıl önce gerçekleştiği için bu buhranın sonucu olamaz.
Tarih biliminde neden-sonuç ilişkisi kurulurken kronolojik öncelik-sonralık ilişkisine dikkat edilmelidir.

Key Concept

İki Savaş Arası Dönemde Büyük Buhran ve Totaliter Rejimlerin İktidara Geliş Süreçleri
Estimated Time:2m 0s
Question 98Question

İki Savaş Arası Dönem'de (1919-1939) dünya barışını koruma çabaları ile totaliter ve militarist rejimlerin yayılmacı faaliyetleri bir arada yaşanmıştır.

Aşağıdaki gelişmelerin kronolojik olarak eskiden yeniye doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Doğru kronolojik sıralama Locarno Antlaşması (1925), SSCB'de I. Beş Yıllık Sanayi Planı'nın başlatılması (1928), Japonya'nın Mançurya'yı işgali (1931) ve İtalya'nın Habeşistan'a saldırması (1935) şeklindedir.
Verilen gelişmelerin kronolojik sıralaması: Locarno Antlaşması (1925), SSCB'de I. Beş Yıllık Sanayi Planı (1928), Japonya'nın Mançurya'yı işgal etmesi (1931) ve İtalya'nın Habeşistan'a saldırması (1935) şeklindedir.

Step-by-Step Solution

1
Verilen tarihi olayların gerçekleşme yıllarını belirlemek
Gelişmelerin yılları: Locarno Antlaşması 1925, SSCB'de I. Beş Yıllık Sanayi Planı 1928, Mançurya'nın İşgali 1931, Habeşistan'ın İşgali 1935.
Kronolojik sıralama yapabilmek için her bir gelişmenin meydana geldiği yılı doğru şekilde tespit etmek gerekmektedir.
2
Belirlenen yılları en eskiden en yeniye doğru sıralamak
1925 (Locarno) -> 1928 (SSCB Planı) -> 1931 (Mançurya) -> 1935 (Habeşistan) sıralaması elde edilir.
Soru kökündeki talimat doğrultusunda olaylar geçmişten günümüze doğru dizilmelidir.

Key Concept

İki Savaş Arası Dönem Gelişmeleri ve Totaliter Rejimlerin Yayılmacı Politikaları
Estimated Time:1m 30s
Question 99Question

İkinci Dünya Savaşı sürecinde Türkiye fiilen savaşa girmemiş olmasına rağmen, sınırlarını korumak amacıyla genel seferberlik ilan ederek büyük bir nüfusu silah altında tutmuştur.

Bu durumun Türkiye'de;

I. Tarımsal iş gücü kaybı yaşanması ve tarım üretiminin gerilemesi,
II. Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı'nın uygulanamayarak askıya alınması,
III. Savunma harcamalarının artması nedeniyle bütçede açıklar oluşması

gelişmelerinden hangilerine doğrudan yol açtığı savunulabilir?

Show answer & explanation

Answer: I ve III

Answer

Tarımsal iş gücü kaybı ve savunma harcamalarının bütçe dengesini bozması durumlarını içeren seçenek doğrudur.
Seferberlik ilanıyla birlikte genç nüfusun silah altına alınması tarım sektöründe iş gücü kaybına yol açarak tarımsal üretimin ciddi oranda düşmesine sebep olmuştur. Ayrıca ordunun harcamaları devlet bütçesine büyük bir yük bindirerek savunma harcamalarını artırmış ve bütçe açıklarına yol açmıştır. İkinci öncülde belirtilen Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı ise savaştan önce (1934-1939) başarıyla tamamlandığı için seferberlikten olumsuz etkilenip askıya alınması söz konusu değildir.

Step-by-Step Solution

1
Seferberliğin tarım sektörü üzerindeki iş gücü etkisini incelemek
Üretken erkek nüfusun askere alınmasıyla tarımda büyük bir iş gücü kaybı yaşanmış ve tarımsal üretim gerilemiştir.
Savaş yıllarında ülke nüfusunun büyük bölümü tarımda çalışmaktaydı; bu iş gücünün üretime katılamaması tarımsal üretimi doğrudan düşürmüştür.
2
Beş yıllık sanayi planlarının kronolojik süreçlerini karşılaştırmak
Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı 1934-1939 yılları arasında başarıyla uygulanmıştır. İkinci Dünya Savaşı nedeniyle askıya alınan ise İkinci Beş Yıllık Sanayi Planı'dır.
Türkiye'nin sanayileşme tarihindeki planların uygulama dönemlerini doğru analiz etmek anakronizm hatasının önüne geçer.
3
Seferberliğin devlet bütçesine olan mali yansımasını değerlendirmek
Savaşa hazır tutulan devasa ordunun iaşe, giyim ve teçhizat giderleri savunma bütçesini aşırı derecede artırmış ve bütçe açıklarına yol açmıştır.
Fiilen savaşa girilmemiş olması, ordunun ayakta tutulmasının getirdiği maliyetleri ortadan kaldırmaz.

Key Concept

İkinci Dünya Savaşı Sürecinde Türkiye'nin Sosyal ve Ekonomik Politikaları
Estimated Time:2m 0s
Question 100Question

İkinci Dünya Savaşı sürecinde Türkiye'de yaşanan iç ve dış gelişmeleri yansıtan aşağıdaki kavram ve olayları, karşılarında verilen uygun açıklamalarıyla eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Milli Korunma Kanunu
Adana Görüşmesi
Varlık Vergisi
San Francisco Konferansı

Matches

Show answer & explanation

Answer

Milli Korunma Kanunu devletin ekonomiye müdahale yetkisiyle, Adana Görüşmesi İnönü-Churchill askeri pazarlığıyla, Varlık Vergisi haksız kazançların vergilendirilmesiyle, San Francisco Konferansı ise Türkiye'nin Birleşmiş Milletler kurucu üyeliğiyle eşleşmektedir.
Milli Korunma Kanunu devletin ekonomiye müdahalesini düzenler, Adana Görüşmesi İnönü ve Churchill'in buluşmasıdır, Varlık Vergisi haksız kazançları hedefleyen vergidir, San Francisco Konferansı ise BM kurucu üyeliğini sağlayan uluslararası toplantıdır.

Step-by-Step Solution

1
Ekonomik ve yasal önlemleri incelemek
Milli Korunma Kanunu'nun devlet müdahalesini artıran ve fiyat denetimi getiren yasa olduğu belirlenir.
Savaş dönemi ekonomik istikrarsızlığını önlemek için çıkarılan en kapsamlı kanunu doğru tanımlamak.
2
Diplomatik görüşmeleri analiz etmek
Adana Görüşmesi'nin Churchill ve İnönü arasında askeri yardım ve savaşa katılım konularında yapıldığı tespit edilir.
Türkiye'nin savaş dışı kalma politikasındaki önemli bir diplomatik dönüm noktasını doğru ilişkilendirmek.
3
Mali politikaları değerlendirmek
Varlık Vergisi'nin olağanüstü savaş kazançlarını hedefleyen ve gayrimüslim azınlıklar üzerinde ağır etki bırakan vergi olduğu anlaşılır.
Savaş dönemi iç politikasında derin izler bırakan mali uygulamayı ayırt etmek.
4
Uluslararası örgütlenme sürecini değerlendirmek
San Francisco Konferansı'nın Türkiye'nin Birleşmiş Milletler kurucu üyeliğini sağlayan süreç olduğu belirlenir.
Türkiye'nin savaş sonundaki dış politika yönelimini ve uluslararası konumunu netleştirmek.

Key Concept

İkinci Dünya Savaşı Döneminde Türkiye'nin İç ve Dış Politikası
Estimated Time:2m 0s
PreviousPage 5 / 6Next
Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi Practice Questions — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) — Page 5 | Examkin