İlk ve Orta Çağlarda Türk Dünyası

52 questions

Question 1Question

İlk Türk devletlerinde ordu teşkilatının temelini oluşturan ve Asya Hun Hükümdarı Mete Han tarafından kurulan onlu sistemdeki askeri birimleri, temsil ettikleri asker mevcuduna göre en küçükten en büyüğe doğru sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Doğru sıralama küçükten büyüğe doğru şu şekildedir: Onluk (10 asker), Yüzlük (100 asker), Binlik (1.000 asker) ve Tümen (10.000 asker).
Mete Han'ın kurduğu onlu askeri teşkilat hiyerarşisinde en küçük birim 10 askere komuta eden onbaşı liderliğindeki onluktur. Bu birimin üzerinde sırasıyla yüzlük (100 asker), binlik (1.000 asker) ve en üst düzey askeri birlik olan tümen (10.000 asker) yer alır. Bu nedenle küçükten büyüğe sıralama onluk, yüzlük, binlik ve tümen şeklinde olmalıdır.

Step-by-Step Solution

1
Onlu sistemdeki askeri birimlerin temsil ettiği asker sayılarını tespit etmek
Onluk 10, yüzlük 100, binlik 1.000 ve tümen 10.000 askeri temsil eder.
Sıralama kriteri olan asker mevcudunu belirlemek amacıyla bu adım uygulanır.
2
Belirlenen sayısal değerleri en küçükten en büyüğe doğru dizmek
10 < 100 < 1.000 < 10.000 sayısal dizilimi elde edilir.
Soru kökündeki küçükten büyüğe doğru sıralama şartını yerine getirmek için bu adım uygulanır.
3
Sayısal sıralamaya denk gelen askeri birimleri sırasıyla yerleştirmek
Sıralama Onluk, Yüzlük, Binlik ve Tümen şeklinde tamamlanır.
Askeri birimlerin hiyerarşik sıralamasını sonuçlandırmak için bu adım uygulanır.

Key Concept

İlk Türk Devletlerinde Onlu Askeri Teşkilat Yapısı
Question 2Question

Orta Asya’da yaşayan Türk boyları; iklimin sertleşmesi, kuraklık, nüfus artışı ve otlakların yetersiz kalması gibi ekonomik nedenlerin yanı sıra Çin ve Moğol baskısı, boylar arası iktidar mücadeleleri ve yeni yurtlar edinme (cihan hâkimiyeti) düşüncesi gibi siyasi nedenlerle MÖ XVI. yüzyıldan itibaren çevre bölgelere göç etmeye başlamı��lardır. Bu göçler sonucunda Türk kültürü çok geniş bir coğrafyaya yayılmıştır.

Buna göre, Türk göçlerinin nedenleri, yönleri ve sonuçları dikkate alındığında aşa��ıdaki değerlendirmelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Orta Asya'dan güneybatı yönüne hareket eden Türk grupları, milattan önceki dönemlerde Mezopotamya ve Mısır gibi verimli havzalara yerleşerek buralarda ilk yerleşik Türk devletlerini kurmuş ve çivi yazısını Orta Asya'ya taşımışlardır.

Answer

Türk göçlerinin güneybatı yönünde milattan önceki dönemlerde Mezopotamya ve Mısır'da ilk yerleşik Türk devletlerini kurduğu ve çivi yazısını taşıdığı ifadesi yanlıştır.
Doğru cevap, Türk gruplarının milattan önceki dönemlerde Mezopotamya ve Mısır gibi verimli havzalara yerleşerek buralarda ilk yerleşik Türk devletlerini kurduğu ve çivi yazısını taşıdığı yönündeki ifadedir. Erken dönem Türk göçleri sonucunda Mezopotamya ve Mısır gibi bölgelerde milattan önceki dönemlerde kurulmuş herhangi bir Türk devleti bulunmamaktadır. Mısır ve Mezopotamya'daki ilk Türk-İslam devletleri ancak milattan sonraki yüzyıllarda (9. yüzyıl ve sonrası) ortaya çıkmıştır. Ayrıca Türk devletleri çivi yazısını Orta Asya'ya taşımamış, kendi özgün alfabelerini (Orhun alfabesi gibi) kullanmışlardır. Dolayısıyla bu ifade tarihi gerçeklerle bağdaşmamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Türk göçlerinin neden ve sonuçlarını analiz etmek.
Göçlerin bağımsızlık (siyasi), kuraklık ve nüfus artışı (ekonomik) gibi faktörlerle gerçekleştiği ve kültürel etkileşime yol açtığı saptanır.
Seçeneklerde verilen genel bilgilerin doğruluğunu sınamak için ilk analiz basamağıdır.
2
Göç edilen coğrafyalar ile kurulan devletlerin kronolojisini kontrol etmek.
Mezopotamya ve Mısır'da milattan önceki dönemlerde kurulmuş bir Türk devleti olmadığı, buralardaki ilk Türk devletlerinin milattan sonraki yüzyıllarda (Tolunoğulları, Akşitler vb.) kurulduğu belirlenir. Ayrıca Türklerin çivi yazısını kullanmadığı tespit edilir.
Coğrafi ve kronolojik hataları belirleyerek yanlış olan seçeneği saptamak.

Key Concept

Orta Asya Türk Göçlerinin Coğrafi Dağılımı, Nedenleri ve Kronolojik Sonuçları
Question 3Question

İlk ve Orta Çağlarda Avrasya bozkırlarında yaşamını sürdüren Türk topluluklarının gerçekleştirdiği göç hareketlerinin nedenleri ile bu nedenlerin doğrudan ortaya çıkardığı sonuçlar veya yansımaları bulunmaktadır. Buna göre, sol sütunda yer alan göç nedenlerini sağ sütundaki uygun sonuç veya yansımalarıyla eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Sert karasal iklim koşullarının yaşanması, kuraklık ve hızlı nüfus artışı
Boylar arasında yaşanan iç siyasi anlaşmazlıklar ve hâkimiyet mücadeleleri
Çin ve Kitan gibi güçlü dış güçlerin askeri ve siyasi baskılar uygulaması
Türk cihan hâkimiyeti mefkûresi ve yeni yurtlar edinme arzusu

Matches

Show answer & explanation

Answer

Sert karasal iklim koşullarının yaşanması, kuraklık ve hızlı nüfus artışı -> Otlak yetersizliği yaşanması ve temel geçim kaynağı olan hayvancılığın sürdürülemez hâle gelmesi; Boylar arasında yaşanan iç siyasi anlaşmazlıklar ve hâkimiyet mücadeleleri -> Mağlup olan veya bağımsızlığını kaybetmek istemeyen boyların başka bölgelere göç etmesi; Çin ve Kitan gibi güçlü dış güçlerin askeri ve siyasi baskılar uygulaması -> Toplulukların başka milletlerin boyunduruğu altına girmeyi reddederek bağımsız yaşama iradesini koruması; Türk cihan hâkimiyeti mefkûresi ve yeni yurtlar edinme arzusu -> Göç edilen yeni coğrafyalarda askeri ve teşkilatçı yapıların aktarılmasıyla yeni devletlerin kurulması.
Türk göçlerinin nedenleri ve sonuçları arasındaki eşleşme, bozkır kültürünün ekonomik, siyasi, dışsal ve ideolojik dinamikleriyle tam uyumludur. İklim ve nüfus artışı otlak darlığına (ekonomik), boylar arası mücadele yenilen boyun göç etmesine (iç siyasi), dış baskılar bağımsızlık arzusuna (dış siyasi) ve cihan hâkimiyeti ülküsü ise yeni devletlerin kurulmasına (ideolojik/teşkilatçı) yol açmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Coğrafi ve ekonomik etkenler analiz edilir.
İklim sertleşmesi, kuraklık ve nüfus artışının hayvancılıkla geçinen bozkır topluluklarında doğrudan otlak darlığına sebep olduğu belirlenir.
Türk göçlerinin temelinde yatan ekonomik ve coğrafi zorunlulukları tespit etmek.
2
İç siyasi etkenler değerlendirilir.
Boylar arası mücadelelerde yenilenlerin, kazanan boyun idaresini kabul etmeyip göç yoluna başvurduğu anlaşılır.
Boylar arası rekabetin siyasi sonuçlarını çözümlemek.
3
Dış siyasi baskılar ve bağımsızlık duygusu incelenir.
Çin ve Kitan gibi dış güçlerin baskılarından kaçmanın, Türklerdeki bağımsız yaşama (istiklal) arzusunun bir sonucu olduğu saptanır.
Dış tehditlerin göçe ve egemenlik anlayışına yansımasını bulmak.
4
İdeolojik ve teşkilatçı yapı analizi yapılır.
Cihan hâkimiyeti ülküsü ve yeni yurt kurma hedefinin, göç edilen yerlerde kurulan yeni devletler ve yayılan teşkilatçı kültür ile doğrudan ilişkili olduğu görülür.
Göçlerin kurumsal ve siyasi örgütlenmeye katkısını belirlemek.

Key Concept

Orta Asya Türk göçlerinin nedenleri ve sonuçları arasındaki neden-sonuç ilişkileri
Estimated Time:2m 0s
Question 4Question

Balamir yönetimindeki Hunların batıya doğru hareketiyle başlayan Kavimler Göçü, önlerindeki barbar kavimleri sürükleyerek Avrupa'da büyük bir kaos ortamı yaratmıştır. Bu süreçte can güvenliği kalmayan halk, kendilerini koruyabilecek askeri güce sahip yerel toprak sahiplerine sığınmış; bu durum Avrupa'da merkezi krallıklerin gücünü yitirmesine zemin hazırlamıştır.

Bu bilgilere göre, Kavimler Göçü'nün ardından Avrupa'da ortaya çıkan aşağıdaki siyasi gelişmelerden hangisi, merkezi otoritenin zayıfladığının ve gücün yerelleştiğinin doğrudan bir kanıtıdır?

Show answer & explanation

Answer: Feodalite (derebeylik) sisteminin kurumsallaşarak yerel yönetimlerin güçlenmesi

Answer

Feodalite (derebeylik) sisteminin kurumsallaşarak yerel yönetimlerin güçlenmesi
Kavimler Göçü sonucunda yaşanan kaos ve güvenlik kaygıları, Avrupa'daki merkezi krallıkların gücünü kaybetmesine ve halkın yerel senyörlerin koruması altına girmesine yol açmıştır. Bu durum, siyasi gücün tek merkezden yönetilmediği ve yerel derebeyler arasında paylaşıldığı feodalite sistemini ortaya çıkarmıştır. Dolayısıyla bu sistemin kurumsallaşması merkezi otoritenin zayıfladığının ve gücün yerelleştiğinin doğrudan göstergesidir.

Step-by-Step Solution

1
Kavimler Gö��ü'nün yarattığı güvenlik zafiyetinin toplumsal sonuçlarını analiz etmek.
Merkezi devletlerin halkı koruyamaması üzerine insanların yerel güç odaklarına s��ğındığı görülür.
Toplumsal arayışların yeni bir siyasi yapıyı nasıl tetiklediğini belirlemek.
2
Bu sığınma ilişkisinin ortaya çıkardığı yönetim biçimini saptamak.
Yerel toprak sahiplerinin kendi şatoları etrafında bağımsız askeri ve siyasi güçler haline gelerek feodalite sistemini oluşturduğu saptanır.
Merkeziyetçiliğin zayıflaması ile gücün yerelleşmesi arasındaki doğrudan ilişkiyi kurmak.

Key Concept

Kavimler Göçü'nün siyasi sonuçları ve feodalizmin ortaya çıkışı
Question 5Question

I. Köktürk Devleti döneminde Bumin Kağan ülkenin doğu bölgesini yönetirken, kardeşi İstemi Yabgu'ya batı bölgesinin idaresini vermiştir. İstemi Yabgu, bat�� bölgesinde dış politikada bağımsız hareket ederek İpek Yolu kontrolü için Sasaniler ve Bizans İmparatorluğu ile diplomatik ilişkiler kurmuş ve anlaşmalar imzalamıştır. Ancak iç işlerinde ve genel yönetimde doğudaki büyük kağanın üstünlüğünü kabul etmiştir.

Bu bilgilere göre, I. Köktürk Devleti'nin yönetim özellikleri hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Show answer & explanation

Answer: İkili teşkilat modeliyle ülke yönetilmiş, batı kanadı iç işlerinde serbest bir yapıya sahip olurken genel yönetimde merkeze bağlı kalmışt��r.

Answer

İkili teşkilat modeliyle ülke yönetilmiş, batı kanadı iç işlerinde serbest bir yapıya sahip olurken genel yönetimde merkeze bağlı kalmıştır.
Bumin Kağan'ın ülkenin doğusunu yönetmesi ve kardeşi İstemi Yabgu'yu batının idaresiyle görevlendirmesi, Türk devlet yönetimindeki 'ikili teşkilat' sistemini gösterir. İstemi Yabgu'nun dış politikada bağımsız hareket edebilmesi iç işlerinde serbest (özerk) olduğunu, ancak genel yönetimde doğudaki büyük kağanın üstünlüğünü kabul etmesi ise merkezi otoritenin üstünlüğünü ve federatif devlet yapısını ortaya koyar. Dolayısıyla ikili teşkilat modelinin vurgulandığı seçenek doğrudur.

Step-by-Step Solution

1
Paragraftaki bilgileri analiz etme
Bumin Kağan'ın doğuyu, kardeşi İstemi Yabgu'nun batıyı yönettiği, İstemi Yabgu'nun dış politikada bağımsız anlaşmalar yapabildiği ancak genel yönetimde doğudaki kağana bağlı kaldığı belirlenmiştir.
Soruda verilen tarihsel durumun yönetim yapısı açısından ne ifade ettiğini anlamak için paragraftaki ipuçları incelenmelidir.
2
Tarihsel kavramlar ile eşleştirme yapma
Doğu-batı şeklinde yönetim bölümü 'İkili Teşkilat' kavramıyla, iç işlerinde serbest dış işlerinde merkeze bağlı olma durumu ise 'federatif yapı' kavramıyla uyuşmaktadır.
Türk devlet teşkilatlanmasındaki temel kavramları belirleyerek doğru sonuca ulaşmak hedeflenmiştir.
3
Seçenekleri değerlendirme ve çeldiricileri eleme
Köktürklerde kut inancının taht kavgalarını önlemediği, yerleşik yaşama henüz geçilmediği, teokratik bir yapının olmadığı ve feodal parçalanmışlığın bulunmadığı görülerek ikili teşkilatın vurgulandığı seçenek doğru kabul edilmiştir.
Köktürk Devleti'nin genel tarihi özellikleri ile çelişen yargıları elenerek doğru seçenek doğrulanmıştır.

Key Concept

İkili Devlet Teşkilatı ve Federatif Yönetim
Question 6Question

Tarih öncesi dönemlerde Orta Asya coğrafyasında insan topluluklarının yaşam tarzlarını ve teknolojik gelişimlerini yansıtan çeşitli kültür havzaları oluşmuştur. Aşağıda verilen bu kültür merkezlerini, gelişim gösterdikleri dönemlerin başlangıç tarihlerini esas alarak en eskiden en yeniye doğru sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Doğru sıralama sıras��yla Anav Kültür Merkezi, Andronovo Kültür Merkezi, Karasuk Kültür Merkezi ve Tagar Kültür Merkezi şeklinde olmalıdır.
Orta Asya'nın en eski kültür havzası olan Anav ile başlayan süreç, tunç işçiliğinin geliştiği Andronovo, demirin işlendiği Karasuk ve en gelişmiş evreyi temsil eden Tagar kültürleriyle devam etmiştir. Bu nedenle doğru kronolojik sıralama Anav, Andronovo, Karasuk ve Tagar şeklinde gerçekleşir.

Step-by-Step Solution

1
Kültür merkezlerinin tarihsel dönemlerini belirlemek.
Anav (MÖ 4000 - MÖ 1000), Andronovo (MÖ 1700 - MÖ 1200), Karasuk (MÖ 1200 - MÖ 700), Tagar (MÖ 700 - MÖ 300).
Sıralamanın doğru yapılabilmesi için her bir kültür havzasının kronolojik sınırlarının bilinmesi gerekir.
2
Belirlenen tarih aralıklarını geçmişten günümüze (en eskiden en yeniye) doğru dizmek.
İlk sırada en eski olan Anav yer alır. Ardından sırasıyla tunç çağı temsilcisi Andronovo, erken demir çağı temsilcisi Karasuk ve en son evre olan Tagar gelir.
MÖ tarihlerin sayısal değeri büyüdükçe günümüzden uzaklaşıldığı için MÖ 4000 en eski, MÖ 700 ise bu gruptaki en yeni başlangıç tarihidir.

Key Concept

Orta Asya Kültür Merkezlerinin Kronolojik Gelişimi ve Karakteristik Özellikleri
Estimated Time:2m 0s
Question 7Question

İlk Türk devletlerinde konarg��çer yaşam tarzının ve bozkır kültürünün etkisiyle uzun süreli hapis cezalarının uygulanamaması, hürriyeti bağlayıcı cezaların genellikle on gün ile sınırlandırılmasına neden olmuştur. Bununla birlikte vatana ihanet, ordudan kaçma, adam öldürme ve barış zamanı başkasına kılıç çekme gibi ağır suçların cezası doğrudan ölüm olmuştur. Hukuk kurallarının sözlü olması (töre), mahkemelerin (yargu) kağanın başkanlığında toplanan kurultaylarda ya da kağan adına yargıçlar (yargucı) vasıtasıyla yürütülmesi bu dönemin diğer hukuki özelliklerindendir.

Bu parçada verilen bilgilere göre, ilk Türk devletlerindeki hukuk sistemiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Show answer & explanation

Answer: Coğrafi ve sosyo-ekonomik koşulların cezaların niteliği ve süresi üzerinde belirleyici bir etkiye sahip olduğu

Answer

Coğrafi ve sosyo-ekonomik koşulların cezaların niteliği ve süresi üzerinde belirleyici bir etkiye sahip olduğu
Parçada geçen 'konargöçer yaşam tarzının ve bozkır kültürünün etkisiyle uzun süreli hapis cezalarının uygulanamaması' ifadesi, Türklerin göçebe yaşam biçimi ve coğrafi şartlarının (sosyo-ekonomik koşulların) cezaların süresi ve niteliği üzerinde belirleyici olduğunu açıkça göstermektedir. Bu nedenle, coğrafi ve sosyo-ekonomik koşulların cezaların niteliği ve süresi üzerinde belirleyici bir etkiye sahip olduğu yargısı doğrudur.

Step-by-Step Solution

1
Parçadaki temel belirleyicileri tespit etme
Parçanın başında 'konargöçer yaşam tarzının ve bozkır kültürünün etkisiyle uzun süreli hapis cezalarının uygulanamadığı' bilgisi yer almaktadır.
Toplumun yaşam tarzı ve coğrafi koşulları ile hukuk kuralları arasındaki ilişkiyi kurmak için bu tespit gereklidir.
2
Seçenekleri analiz ederek parçayla karşılaştırma
Coğrafi ve sosyo-ekonomik koşulların cezaların süresini belirlediğini ifade eden seçenek parçayla tam olarak örtüşmektedir.
Yanlış seçeneklerin neden ulaşılamaz olduğunu belirlemek ve doğru yargıya varmak için bu karşılaştırma yapılır.

Key Concept

Konargöçer yaşam tarzının töre ve hukuk sistemi üzerindeki etkileri
Estimated Time:2m 0s
Question 8Question

İlk Türk devletlerinin toplumsal, hukuki, dinî ve sanatsal yapısını yansıtan aşağıdaki kavramlar ile bu kavramların tarihsel açıklamalarını doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Töre
Balbal
Yuğ
Kurgan

Matches

Show answer & explanation

Answer

Töre kavramı yazısız hukuk kurallarını içeren açıklamayla; Balbal kavramı mezar etrafına dikilen taş heykeller açıklamasıyla; Yuğ kavramı cenaze merasimi açıklamasıyla; Kurgan kavramı ise oda biçimindeki mezar açıklamasıyla eşleşir.
Töre yazısız hukuk kurallarını, balbal mezar taşı heykellerini, yuğ cenaze törenini, kurgan ise oda mezarları ifade eder. Bu eşleştirmeler kavramların tarihsel işlev ve tanımlarıyla doğrudan uyuşmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Töre teriminin anlamını belirleme
Töre, kurultay kararları ve örfe dayalı yazısız hukuk kurallarıdır. Bu durum yazısız hukuk kuralları açıklaması ile eşleşir.
İlk Türk devletlerinde hukukun temel kaynağı töredir.
2
Balbal teriminin anlamını belirleme
Balbal, mezarların etrafına dikilen heykelciklerdir. Bu durum taş heykeller açıklaması ile eşleşir.
Balballar hem sanatın hem de inanışın bir göstergesidir.
3
Yuğ teriminin anlamını belirleme
Yuğ, cenaze törenidir. Bu durum dinî törenler açıklaması ile eşleşir.
Ölüm sonrası yas ve cenaze uygulamaları dinî ve toplumsal bir boyuta sahiptir.
4
Kurgan teriminin anlamını belirleme
Kurgan, ölen kişilerin eşyalarıyla gömüldüğü oda mezarlardır. Bu durum oda biçimindeki mezarlar açıklaması ile eşleşir.
Ahiret inancının en somut kanıtı mezarlara eşya konulmasıdır.

Key Concept

İlk Türk devletlerinde toplumsal yaşam, din, hukuk ve sanatın temel kavramları ve bu kavramların kültürel işlevleri.
Question 9Question

Orhun Kitabeleri'nde geçen "Töre gereğince amcam tahta oturdu... Töre gereğince küçük kardeşin ağabeyini, oğlun babasını tanıması gerekirdi." şeklindeki ifadeler ile Uygur Dönemi'ne ait borç alıp verme ve tarla kiralama gibi konuları düzenleyen yazılı sözleşmeler birlikte değerlendirildiğinde, ilk Türk devletlerindeki hukuki yapıya dair aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Show answer & explanation

Answer: Toplumsal ve ekonomik yaşam tarzındaki değişimlerin, hukukun biçimsel gelişiminde etkili olduğu

Answer

Toplumsal ve ekonomik yaşam tarzındaki değişimlerin, hukukun biçimsel gelişiminde etkili olduğu
Toplumsal ve ekonomik yaşam tarzındaki değişimlerin, hukukun biçimsel gelişiminde etkili olduğu yargısı doğrudur. Çünkü konargöçer yaşam süren Köktürklerde töre sözlü olarak yaşatılırken, yerleşik yaşama geçen Uygurlarda mülkiyet hakkı, ticaret ve kiralama gibi sivil ilişkilerin düzenlenmesi için yazılı sözleşmelere ihtiyaç duyulmuş ve hukuk yazılı bir biçim kazanmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Orhun Kitabeleri ve Uygur hukuk vesikalarındaki bilgileri karşılaştırmak.
Orhun Kitabeleri'nde törenin daha çok sözlü, sosyal hiyerarşi ve devlet geleneği üzerine kurulduğu görülürken, Uygurlarda yerleşik hayata geçişle birlikte tarla kiralama, borç alma gibi sivil hukuka ait konuların yazılı sözleşmelere döküldüğü tespit edilir.
Yaşam tarzı ile hukuki pratikler arasındaki bağı kurmak.
2
Elde edilen verilerden hareketle hukuktaki değişimin temel nedenini yorumlamak.
Göçebe yaşam tarzından yerleşik yaşam tarzına ve tarımsal/ticari ekonomiye geçiş, hukukun sözlü yapıdan yazılı sözleşmelere doğru biçimsel bir gelişim göstermesine neden olmuştur.
Soruda istenen genel yargıya ulaşmak.

Key Concept

İlk Türk devletlerinde konargöçer ve yerleşik yaşamın hukuk sistemi (töre) üzerindeki etkileri
Estimated Time:2m 0s
Question 10Question

İlk Türk devletlerinde toplumsal ve siyasi yapıyı oluşturan aşağıdaki unsurları, en küçük sosyal birimden en ��st siyasi örgütlenmeye (küçükten büyüğe) doğru sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Toplumsal ve siyasi yapının küçükten büyüğe sıralaması Oguş (Aile), Urug (Sülale), Boy (Kabile), Budun (Millet) ve İl (Devlet) şeklindedir.
İlk Türk devletlerinde toplumsal yapı küçükten büyüğe sırasıyla oguş (aile), urug (sülale), boy (kabile), budun (millet) ve il (devlet) şeklinde teşkilatlanmıştır. Bu sıralama kan bağı ve siyasi genişlemeye dayanır.

Step-by-Step Solution

1
En temel sosyal birimin tespit edilmesi
Toplumun en temel ve en küçük çekirdek birimi olan oguş (aile) ilk sıraya yerleştirilir.
Konar-göçer yaşam tarzında toplumsal hayatın temeli kan bağına dayalı aile birimidir.
2
Ailelerin birleşmesiyle oluşan yapının belirlenmesi
Oguşların birleşmesiyle meydana gelen urug (sülale) ikinci sıraya yerleştirilir.
Akrabalık bağıyla birbirine bağlı aile toplulukları sosyal hiyerarşinin ikinci basamağını oluşturur.
3
Sülalelerin bir araya gelmesiyle oluşan yapının belirlenmesi
Urugların birleşmesiyle oluşan boy (kabile) üçüncü sıraya yerleştirilir.
Boylar, kendilerine ait yaylak-kışlakları, töreleri ve askeri güçleri olan önemli sosyal ve siyasi birimlerdir.
4
Boyların birleşimiyle oluşan en geniş halk topluluğunun belirlenmesi
Boyların bir araya gelmesiyle oluşan budun (millet) dördüncü sıraya yerleştirilir.
Budun, ortak dil, kültür ve ülkü etrafında birleşmiş boylar birliğidir.
5
En üst siyasi örgütlenmenin belirlenmesi
Bütün bu unsurların birleşmesiyle ortaya çıkan il / el (devlet) son sıraya yerleştirilir.
İl, bağımsız bir egemenliğe sahip olan en üst düzey teşkilatlanmadır.

Key Concept

İlk Türk devletlerinde toplumsal ve siyasi hiyerarşi (oguş, urug, boy, budun, il)
Estimated Time:1m 30s
Question 11Question

Sol sütunda verilen Avrasya'nın ilk kültür merkezlerini, sağ sütunda yer alan ve bu kültürleri tanımlayan karakteristik arkeolojik/kültürel özellikleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Andronovo Kültürü
Karasuk Kültürü
Tagar Kültürü
Kelteminar Kültürü

Matches

Show answer & explanation

Answer

Andronovo Kültürü - Bakır ve tuncun yanı sıra altın eşyaların da ilk defa imal edildiği, Avrasya bozkırlarında en geniş coğrafyaya yayılan kültür çevresidir; Karasuk Kültürü - Demirin eritilerek işlendiği ilk merkez olup, tekerlekli çadır meskenlerinin ilk örneklerine ev sahipliği yapmıştır; Tagar Kültürü - Orta Asya kültür tarihinin kronolojik açıdan en gelişmiş safhasını temsil eden ve hayvan figürlü süsleme sanatının zirvesini gösteren bölgedir; Kelteminar Kültürü - Akarsu boylarında balıkçılık ve avcılıkla hayatını sürdüren, bölgedeki diğer göçebe unsurlardan farklı olarak yerleşik izler sunan havzadır.
Andronovo kültürünün geniş yayılım alanı ve madenciliği, Karasuk kültürünün demir işlemeciliği ve tekerlekli çadırları, Tagar kültürünün hayvan üslubu sanatındaki gelişmişliği ve Kelteminar kültürünün nehir kenarındaki balıkçı-yerleşik yapısı MEB tarih müfredatındaki arkeolojik bulgularla tam olarak uyuşmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Andronovo Kültürü'nün temel özelliklerini analiz etmek.
Andronovo kültürü, altın ve tunç eşyaların yoğun kullanımı ve en geniş yayılım alanı ile bilinir. Bu durum birinci özellik tanımıyla örtüşür.
Kültür merkezlerinin yayılım alanları ve maden işleme teknolojileri ayırt edici temel unsurlardır.
2
Karasuk Kültürü'nün madencilik ve yaşam tarzı kalıntılarını incelemek.
Karasuk kültürü, demirin ilk kez işlendiği yer olması ve tekerlekli çadır buluntuları ile öne çıkar. Bu veri ikinci özellik tanımıyla örtüşür.
Demir çağının başlangıcı ve göçebe yaşam araçlarının gelişimi Karasuk kültürünün karakteristik özellikleridir.
3
Tagar Kültürü'nün kronolojik sırasını ve sanat üslubunu belirlemek.
Tagar kültürü en gelişmiş ve en yeni kültür evresidir, hayvan üslubu sanatının en iyi örneklerini sunar. Bu veri üçüncü özellik tanımıyla örtüşür.
Sanatsal gelişim düzeyi ve kronolojik konum, Tagar kültürünün en belirgin ayırt edici yanıdır.
4
Kelteminar Kültürü'nün coğrafi ve ekonomik yapısını değerlendirmek.
Kelteminar kültürü Ceyhun deltasında yerleşik yaşayan, avcı ve balıkçı bir topluluktur. Bu veri dördüncü özellik tanımıyla örtüşür.
Bozkır göçebe kültürlerinden farklı olarak sulak alan çevresindeki yerleşik avcı-balıkçı yaşam tarzı Kelteminar'a hastır.

Key Concept

Avrasya'da İlk Kültür Merkezlerinin Arkeolojik ve Sosyo-Ekonomik Özellikleri
Question 12Question

Orta Asya’nın sert karasal iklimi ve bozkır coğrafyası, burada yaşayan toplulukların yaşam tarzını şekillendirirken Avrasya’da çeşitli kültür merkezlerinin ortaya çıkmasına zemin hazırlamı��tır. Bu kültür bölgelerinde yapılan arkeolojik kazılarda elde edilen buluntular ile daha sonraki dönemlerde gerçekleşen Türk göçlerinin karakteri arasında sıkı bir ilişki bulunmaktadır.

Buna göre;
I. Afanasyevo ve Andronovo kültürlerinde görülen atın evcilleştirilmesi ve metal işçiliği, Türk boylarının göç ettikleri coğrafyalarda askeri ve teşkilatçı yapılar kurmalarında kolaylaştırıcı rol oynamıştır.
II. Avrasya kültür havzalarında yer alan kurganlardaki buluntular, göç eden toplulukların gittikleri bölgelere sadece askeri güç değil, gelişmiş bir maden ve sanat üslubunu da taşıdıklarını göstermektedir.
III. Orta Asya’nın en eski kültür merkezi olan Anav kültürü, Türklerin en eski kültür merkezi olup Türk göçlerinin tüm Avrasya'ya yayılmasındaki ana merkezdir.

yargılarından hangileri doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: I ve II

Answer

I ve II
I ve II öncülleri doğrudur. Afanasyevo ve Andronovo kültürlerinde görülen atın evcilleştirilmesi ve metalürjideki ilerlemeler, Türk boylarının göç hareketlerinde lojistik ve askeri olarak üstünlük sağlamalarına imkan tanımıştır. Kurganlarda bulunan eşyalar ise bu göçlerle birlikte sanat, madencilik ve dokumacılık gibi kültürel unsurların da yeni coğrafyalara taşındığını göstermektedir. Ancak Anav kültürü Orta Asya'nın en eski kültür bölgesi olsa da etnik olarak Türklere ait en eski kültür merkezi değildir. Dolayısıyla doğru cevap 'I ve II' yargılarını içeren seçenektir.

Step-by-Step Solution

1
Afanasyevo ve Andronovo kültürlerinin özelliklerini ve Türk göçleri ile ilişkisini analiz etmek.
Afanasyevo ve Andronovo kültürleri, Türklerin atalarına ait en eski kültür izlerini barındırır. Bu kültürlerde atın evcilleştirilmesi ve tuncun işlenmesi gibi gelişmeler, göçlerin hızını, mesafesini ve askeri gücünü doğrudan etkilemiştir. Dolayısıyla birinci yargı doğrudur.
Göçlerin lojistik ve askeri altyapısının arkeolojik kökenlerini belirlemek.
2
Kurgan buluntularının ve bozkır sanatının göçlerin niteliğine etkisini değerlendirmek.
Kurgan kazılarında ortaya çıkarılan gelişmiş maden işçiliği, silahlar ve hayvan üsluplu sanat eserleri, göç eden toplulukların ulaştıkları bölgelere yüksek bir kültürel düzey taşıdıklarını kanıtlamaktadır. Dolayısıyla ikinci yargı doğrudur.
Göçlerin sadece nüfus hareketi değil, aynı zamanda bir kültür aktarımı olduğunu doğrulamak.
3
Anav kültürünün tarihi niteliğini ve etnik aidiyetini sorgulamak.
Anav kültürü Orta Asya'nın en eski kültür merkezidir (MÖ 40004000 civarı) ancak Türklerin en eski kültür merkezi değildir. Türklerin bilinen en eski kültür merkezi Afanasyevo kültürüdür (MÖ 30003000 - 17001700 civarı). Ayrıca Anav kültürü göçlerin ana çıkış merkezi konumunda değildir. Dolayısıyla üçüncü yargı yanlıştır.
Kültür merkezlerinin kronolojik ve etnik sınırlarını netleştirerek yanılgıları gidermek.

Key Concept

Avrasya bozkır kültür merkezlerinin (Anav, Afanasyevo, Andronovo vb.) arkeolojik özellikleri ve bu unsurların Türk göçlerinin yayılma hızı, askeri gücü ve kültürel etkileri üzerindeki rolü.
Question 13Question

Asya Hun Devleti ve bu devletin yıkılış sürecinde yaşanan gelişmelerin küresel sonuçları düşünüldüğünde, aşağıda verilen tarihi olayların kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralaması nasıl olmalıdır?

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Mete Han'ın tahta çıkıp onlu sistemi kurmasıyla başlayan süreç, Hohanyeh ve Çiçi mücadelesi sonucu devletin bölünmesi, ardından batıya göç eden Hunların İdil Irmağı'nı aşarak Kavimler Göçü'nü başlatması ve nihayetinde bu göç dalgasının Roma İmparatorluğu'nu ikiye bölmesi şeklinde sıralanmalıdır.
Mete Han'ın tahta çıkıp askeri ıslahatlar yapması en erken olaydır (M.Ö. 209). Bunu takip eden süreçte Hohanyeh ve Çiçi arasındaki anlaşmazlık neticesinde Hunlar ilk kez ikiye bölünmüştür (M.Ö. 58). Asya Hunlarının tamamen yıkılmasının ardından batıya yönelen kollar İdil Irmağı'nı geçip Kavimler Göçü'nü başlatmış (M.S. 375), bu göç dalgası da Roma İmparatorluğu'nun ikiye bölünmesine zemin hazırlamıştır (M.S. 395). Dolayısıyla doğru sıralama Mete Han'ın tahta geçmesi, devletin doğu-batı olarak bölünmesi, Hunların batıya göç ederek Kavimler Göçü'nü başlatması ve Roma İmparatorluğu'nun bölünmesi şeklinde olmalıdır.

Step-by-Step Solution

1
Olayların meydana geldiği dönemleri tespit etmek.
Mete Han dönemi M.Ö. 3. yüzyıl sonu (M.Ö. 209); Asya Hunlarının ikiye bölünmesi M.Ö. 1. yüzyıl ortası (M.Ö. 58); Kavimler Göçü'nün başlaması M.S. 4. yüzyılın ikinci yarısı (M.S. 375); Roma İmparatorluğu'nun bölünmesi ise Kavimler Göçü'nün bir sonucu olarak M.S. 4. yüzyılın sonudur (M.S. 395).
Olayların kronolojik sırasını belirleyebilmek için sebep-sonuç ilişkisini kurmak ve dönemleri tespit etmek gerekir.
2
Olaylar arasındaki sebep-sonuç ilişkisini ve tarihsel sırayı analiz etmek.
Mete Han'ın tahta geçmesiyle ordu teşkilatı kurulmuş (M.Ö. 209), yüzyıllar sonra devlet iç taht kavgaları sebebiyle doğu-batı olarak bölünmüştür (M.Ö. 58). Yıkılış sonrası batıya göç eden Hunlar İdil Irmağı'nı aşarak Kavimler Göçü'nü tetiklemiş (M.S. 375), bu göç dalgası da Roma İmparatorluğu'nun ikiye bölünmesine (M.S. 395) yol açmıştır.
Hun tarihinin iç dinamikleri önce gerçekleşmiş, dış göç hareketleri ve bunların Roma üzerindeki küresel etkileri ise daha sonra yaşanmıştır.

Key Concept

Asya Hun Devleti'nin siyasi ve askeri teşkilatlanması ile bu devletin dağılmasının ardından gerçekleşen Kavimler Göçü'nün küresel kronolojik süreci ve sonuçları.
Estimated Time:2m 0s
Question 14Question

Asya Hun Devleti'nde MÖ 58 yılında yaşanan taht mücadelesi ve ekonomik sıkıntılar sırasında Hakan Ho-han-yeh, devletin kurtuluşunu Çin egemenliğine girmekte görmüş ve bu teklifi kurultaya sunmuştur. Kardeşi Çiçi ise bu öneriyi "ataların töresine aykırı, utanç verici ve alçakça" olarak nitelendirerek reddetmiştir. Kurultayda yapılan hararetli tartışmalar sonucunda Çiçi'nin görüşü benimsenmiş ve Hunlar ikiye bölünmüştür.

Bu tarihsel gelişme ve kurultayda yaşanan tartışmalar dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?

Show answer & explanation

Answer: Türk devletlerinde bağımsızlığın, her türlü maddi ve ekonomik çıkarın üstünde tutulan kutsal bir değer olarak görüldüğüne

Answer

Türk devletlerinde bağımsızlığın, her türlü maddi ve ekonomik çıkarın üstünde tutulan kutsal bir değer olarak görüldüğü
Çiçi'nin Çin egemenliğine girmeyi 'utanç verici' bularak reddetmesi ve kurultayın bağımsızlıkçı tavrı benimsemesi, Türk devlet geleneğinde bağımsızlığın (istiklal) ekonomik refah ve maddi çıkarlardan üstün tutulan kutsal bir değer olduğunu kanıtlamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Paragraftaki temel çatışmanın tespit edilmesi
Ho-han-yeh'in ekonomik gerekçelerle Çin himayesini istemesi, Çiçi'nin ise bağımsızlığı savunarak bu teklifi reddetmesi belirlenmiştir.
Soruyu çözmek için kurultaydaki tartışmanın özü olan 'ekonomik bağımlılık' ile 'siyasi bağıms��zlık' arasındaki mücadeleyi anlamak gerekir.
2
Kurultay kararının ve Çiçi'nin argümanının değerlendirilmesi
Çiçi'nin bu durumu atalar töresine aykırı ve utanç verici bulması, kurultayın da bu bağımsızlıkçı fikri benimseyerek ikiye bölünmeyi göze alması analiz edilmiştir.
Kurultay kararı, Türklerin bağımsızlık (istiklal) karakterinin ekonomik refaha feda edilemeyeceğinin en somut göstergesidir.
3
Seçeneklerin elenmesi ve doğru yargıya ulaşılması
Bağımsızlığın her şeyin üstünde tutulduğunu belirten ifadenin doğru cevap olduğu saptanmış, diğer kavramsal ve metodolojik hatalar barındıran seçenekler elenmiştir.
Tarihsel gerçekliğe uygun ve paragraftaki ana düşünceyle örtüşen tek çıkarımın bu olması nedeniyle doğru seçeneğe ulaşılmıştır.

Key Concept

İlk Türk devletlerinde bağımsızlık (istiklal) anlayışı, kurultayın yapısı ve Asya Hun Devleti'nin bölünme süreci.
Estimated Time:2m 0s
Question 15Question

Köktürk tarihiyle ilgili aşağıda verilen gelişmeleri kronolojik olarak en eskiden en yeniye doğru sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Doğru kronolojik sıralama: İstemi Yabgu döneminde Akhun Devleti'nin tasfiye edilmesi (I. Köktürk), Tapo Kağan'ın Budizm yayma çabaları (I. Köktürk), Kürşad İhtilali (Esaret dönemi), sınırların Demir Kapı'ya ulaştırılması (II. Köktürk) ve Kül Tigin ile Bilge Kağan anıtlarının dikilmesi (II. Köktürk) şeklindedir.
Kronolojik gelişim incelendiğinde; ilk olarak 557 yılında İstemi Yabgu liderliğinde Sasanilerle Akhun Devleti'ne karşı ittifak kurulmuş; ardından 572-581 yılları arasında Tapo Kağan Budizm'i kabul ederek iç huzursuzluğa yol açmış; 630'larda başlayan esaret döneminde 639 yılında Kürşad İhtilali gerçekleşmiş; 682'de kurulan II. Köktürk Devleti'nde Kapgan Kağan döneminde (yaklaşık 701) sınırlar Demir Kapı'ya kadar genişletilmiş ve nihayet 732 ile 735 yıllarında Orhun Anıtları dikilmiştir.

Step-by-Step Solution

1
I. Köktürk Devleti'nin dış politikadaki en önemli adımlarından birini belirlemek
İstemi Yabgu döneminde Sasanilerle yapılan ittifak sonucu Akhun Devleti'nin yıkılması (557) en erken tarihli olaydır.
Bu gelişme devletin batı kanadı kurulduktan kısa bir süre sonra, İpek Yolu ticaretini denetlemek amacıyla yapılmıştır.
2
I. Köktürk Devleti'nin zayıflama sürecindeki dini-kültürel gelişmeleri belirlemek
Tapo Kağan'ın Budizm'i kabul etmesi ve halka yaymak istemesiyle yaşanan iç huzursuzluk (572-581) ikinci sıradadır.
Bu gelişme I. Köktürk Devleti'nin ikiye bölünmesinden ve esaret sürecinden hemen önceki döneme rastlar.
3
Çin esareti (fetret) dönemindeki bağımsızlık girişimini tespit etmek
Kürşad İhtilali (639) üçüncü sıradadır.
Bu olay I. Köktürk Devleti'nin yıkılması ile II. Köktürk Devleti'nin kurulması arasındaki esaret döneminde vuku bulmuştur.
4
II. Köktürk Devleti'nin yükselme dönemindeki askeri yayılmayı belirlemek
Kapgan Kağan ve Vezir Tonyukuk'un Demir Kapı seferi (~701) dördüncü sıradadır.
II. Köktürk Devleti kurulduktan sonra gücünün zirvesine bu dönemde ulaşmıştır.
5
II. Köktürk Devleti'nin sonlarındaki kültürel ve yazılı gelişmeyi saptamak
Orhun Anıtları'nın dikilmesi (732-735) en son sıradadır.
Bu anıtlar devletin kültürel ve siyasi olgunluğa ulaştığı, yıkılışından önceki son parlak dönemde dikilmiştir.

Key Concept

I. ve II. Köktürk Devletlerinin Siyasi ve Kültürel Gelişmeleri
Estimated Time:2m 0s
Question 16Question

Asya Hun Devleti hükümdarı Mete Han, Çin'i mağlup ederek büyük bir askeri zafer kazanmış ve bu ülkeyi vergiye bağlamıştır. Ancak Türk nüfusunu kalabalık Çin topraklarına yerleştirmek yerine, sınır boylarında tampon bölgeler oluşturarak bozkırda kalmayı tercih etmiştir. Tarihçi Bahaeddin Ögel bu durumu, 'Türklerin kalabalık Çin nüfusu içinde asimile (millî kimliğini kaybetme) olmasını önleme düşüncesi' ile açıklamaktadır.

Mete Han'ın bu politikası dikkate alındığında, ilk Türk devletlerindeki yönetim ve yaşam felsefesiyle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?

Show answer & explanation

Answer: Siyasi gücün devamlılığı ve kültürel kimliğin korunması, coğrafi ve sosyal yaşam tarzının sürdürülmesine bağlı görülmüştür.

Answer

Siyasi gücün devamlılığı ve kültürel kimliğin korunması, coğrafi ve sosyal yaşam tarzının sürdürülmesine bağlı görülmüştür.
Mete Han'ın askeri zaferine rağmen Türk nüfusunu Çin'e yerleştirmeyip bozkırda tutması, kalabalık Çin nüfusu karşısında Türklerin asimile olmasını önlemek ve kendi kültürel benliklerini korumak istemelerindendir. Göçebe yaşam tarzı, Türklerin askeri disiplinini ve bağımsızlık karakterini ayakta tutan temel unsur olarak kabul edildiğinden, siyasi gücün devamlılığı ve kültürel kimliğin korunması bu yaşam tarzının sürdürülmesine bağlı görülmüştür.

Step-by-Step Solution

1
Paragrafta verilen tarihi bilgiler ile tarihçi Bahaeddin Ögel'in yorumu analiz edilir.
Mete Han'ın Çin'i doğrudan ilhak etmek yerine vergiye bağlama ve sınırda tampon bölgelerle bozkırda kalma tercihinin asimilasyonu önleme amacı taşıdığı belirlenir.
Sorunun temel çıkış noktasını ve verilen durumun nedenini anlamak için ilk analiz adımını oluşturur.
2
Seçeneklerdeki ifadelerin tarihsel kavramlar (olay-olgu, anakronizm, veraset ve yerleşik yaşamın etkileri) açısından doğruluğu denetlenir.
Veraset sisteminin taht kavgalarını önlemediği, ulus-devlet kavramının anakronizm olduğu, vergiye bağlamanın olay olduğu ve Uygurların yerleşik yaşamla savaşçılıklarını kaybettiği tespit edilerek yanlış seçenekler elenir.
Öğrencinin tarihsel kavram yanılgılarına düşmeden doğru sonuca ulaşmasını sağlamak amacıyla çeldiriciler elenir.
3
Göçebe yaşam tarzı ile kültürel/askeri kimliğin korunması arasındaki ilişki kurularak doğru yargı sentezlenir.
Siyasi gücün devamlılığı ve kültürel kimliğin korunmasının, göçebe yaşam tarzının sürdürülmesine bağlı olduğunu belirten yargıya ulaşılır.
Mete Han'ın temel amacının kültürel korumacılık ve bozkır yaşam biçimini devam ettirmek olduğunu doğrulamak için sonuca varılır.

Key Concept

Mete Han'ın Çin Politikası ve Bozkır Yaşamının Kültürel Etkileri
Question 17Question

Asya Hun Devleti'nin kuruluşundan başlayarak parçalanma sürecine ve bu sürecin k��resel bir boyuta ulaşarak Kavimler Göçü'ne dönüşmesine kadar yaşanan tarihi gelişmeler göz önüne alındığında, aşağıdaki olayların kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralaması nasıl olmalıdır?

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Doğru kronolojik sıralama; Asya Hun Devleti'nin kurulması (Teoman d��nemi), askeri onlu sistemin oluşturulması (Mete Han dönemi), devletin ikiye bölünmesi ve son olarak Kavimler Göçü'nün başlaması şeklindedir.
Doğru sıralama, Asya Hun Devleti'nin kuruluşuyla başlayıp yükseliş dönemi askeri reformu, parçalanma süreci ve en son küresel göç dalgasıyla devam eder.

Step-by-Step Solution

1
Olayların gerçekleştiği tarihi dönemleri ve devletin gelişim evrelerini tespit etme
Teoman Dönemi'nde devletin kurulması MÖ 220, Mete Han'ın onlu ordu teşkilatını kurması MÖ 209, Hunların bölünmesi MS 48 ve Kavimler Göçü MS 375 olarak belirlenir.
Kronolojik sıralama yapabilmek için her olayın tarihi sırası netleştirilmelidir.
2
Olayları geçmişten günümüze doğru sıralama
Teoman'ın boyları birleştirmesi ilk sırada, Mete Han'ın onlu ordu sistemi ikinci sırada, devletin bölünmesi üçüncü sırada ve Kavimler Göçü son sırada yer alır.
MÖ tarihlerin günümüze yaklaştıkça sayısal olarak küçüldüğü, MS tarihlerin ise büyüdüğü kuralı uygulanarak doğru dizilim elde edilir.

Key Concept

Asya Hun Devleti'nin siyasi tarihi, askeri reformları, bölünmesi ve Kavimler Göçü'nün kronolojik akışı
Estimated Time:2m 0s
Question 18Question

Asya Hun Devleti'nin siyasi gelişmeleri ve bu devletin yıkılış sürecinde yaşanan göç hareketleri düşünüldüğünde, aşağıda verilen tarihi olayların geçmişten günümüze doğru kronolojik sıralaması nasıl olmalıdır?

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Kronolojik olarak doğru sıralama şu ��ekildedir: Mete Han'ın Orta Asya Türk birliğini sağlaması (MÖ 209), Ho-han-yeh ve Çiçi mücadelesiyle devletin bölünmesi (MÖ 58), Kuzey Hunlarının batıya çekilmesi (MS 150) ve Hunların batıya ilerleyerek Kavimler Göçü'nü tetiklemesi (MS 375).
Tarihi gelişmeler kronolojik olarak incelendiğinde; ilk sırada Mete Han'ın tahta çıkıp birliği sağlaması (MÖ 209), ikinci sırada Ho-han-yeh ve Çiçi mücadelesiyle devletin ikiye bölünmesi (MÖ 58), üçüncü sırada Kuzey Hunlarının Çin baskısıyla batıya (Hazar-Ural bölgesine) çekilmesi (MS 150 civarı) ve son sırada ise Hunların Karadeniz'in kuzeyindeki kavimleri yerinden oynatarak Kavimler Göçü'nü başlatması (MS 375) yer alır.

Step-by-Step Solution

1
En eski tarihli siyasi gelişmeyi tespit edin.
Mete Han'ın Türk birliğini sağlaması MÖ 2. yüzyılın başında gerçekleşmiştir.
Hun Devleti'nin en parlak dönemini başlatan bu gelişme listedeki ilk kronolojik adımdır.
2
Bölünme sürecini başlatan gelişmeyi konumlandırın.
Ho-han-yeh ve Çiçi kardeşlerin mücadelesiyle devletin ikiye bölünmesi MÖ 58 yılında yaşanmıştır.
Mete Han'ın kurduğu merkezi yapının bozulmasıyla devletin parçalanma sürecine geçilmiştir.
3
Bölünme sonrası batıya çekilme hareketini belirleyin.
Kuzey Hunlarının Çin baskısından kaçarak Hazar-Ural bölgesine göçü MS 150 civarındadır.
Siyasi varlığını kaybeden Hunların bağımsızlığı korumak amacıyla batı sınırlarına kayması bu dönemde gerçekleşmiştir.
4
Avrupa tarihini etkileyen küresel göç olayını en sona yerleştirin.
Hunların Germen kavimlerini batıya sürüklemesiyle Kavimler Göçü'nün başlaması MS 375 yılındadır.
Avrupa kapılarına dayanan Hunların başlattığı bu hareket kronolojideki son aşamadır.

Key Concept

Asya Hun Devleti'nin parçalanma süreci ve bu sürecin Kavimler Göçü'ne dönüşme aşamaları.
Question 19Question

I. ve II. Köktürk Devletleri döneminde görev yapmış hükümdarlar ile devlet adamlarının Türk tarihi açısından üstlendikleri roller ve gerçekleştirdikleri faaliyetler oldukça önemlidir. Buna göre, sol sütunda verilen Köktürk dönemi siyasi figürlerini sağ sütundaki tarihi faaliyetleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Mukan Kağan
İstemi Yabgu
Kapgan Kağan
Vezir Tonyukuk

Matches

Show answer & explanation

Answer

Mukan Kağan - I. Köktürk Devleti'nin en parlak dönemi; İstemi Yabgu - İpek Yolu ittifakları; Kapgan Kağan - Türk boylarının birleştirilmesi; Vezir Tonyukuk - II. Köktürk'ün kurulması ve yazıt diktirmesi
Doğru eşleştirmede; I. Köktürk Devleti'nin en parlak dönemini yaşatıp Avarların siyasi varlığına son veren Mukan Kağan, batıda Sasaniler ve Bizans ile İpek Yolu için diplomatik ilişkiler kuran İstemi Yabgu, II. Köktürk Devleti'nde tüm Türk boylarını tek bayrakta birleştiren Kapgan Kağan ve II. Köktürk Devleti'nin kuruluşunda rol oynayıp adına anıt diktiren Vezir Tonyukuk eşleşir.

Step-by-Step Solution

1
I. Köktürk Devleti'nin en parlak dönemi ve Avar hakimiyetine son verilmesiyle ilgili eşleştirmeyi yapın.
Mukan Kağan, babası Bumin Kağan'dan sonra tahta geçmiş ve devleti en parlak dönemine ulaştırarak Avar varlığına son vermiştir. Bu nedenle Mukan Kağan, Avarların Orta Asya'daki siyasi varlığına son veren hükümdar tanımıyla eşleşir.
Mukan Kağan'ın I. Köktürk Devleti dönemindeki en belirgin askeri ve siyasi başarısını saptamak.
2
I. Köktürk Devleti'nin batı kanadını yöneten ve İpek Yolu mücadelesi veren kişiyi bulun.
İstemi Yabgu, ülkenin batı kanadını yönetmiş ve İpek Yolu kontrolü için Sasaniler ve Bizans ile ittifaklar kurmuştur.
İstemi Yabgu'nun dış politika ve İpek Yolu üzerindeki etkisini belirlemek.
3
II. Köktürk Devleti'nin sınırlarını genişleten ve boyları birleştiren hükümdarı tespit edin.
Kapgan Kağan, fetihçi politikasıyla Orta Asya'daki tüm Türk boylarını tek bir bayrak altında toplamış ve devleti en geniş sınırlarına ulaştırmıştır.
Kapgan Kağan'ın II. Köktürk dönemi askeri faaliyetlerini ayırt etmek.
4
Kutluk Devleti'nin kuruluşunda rol oynayan ve yazıtı olan devlet adamını eşleştirin.
Vezir Tonyukuk, Kutluk Kağan ile birlikte II. Köktürk Devleti'nin kurucuları arasında yer alır, devletin vezirliğini yapmış ve kendi adına yazıt diktirmiştir.
Vezir Tonyukuk'un kurucu devlet adamı rolünü ve kültürel faaliyetini saptamak.

Key Concept

Köktürk Kağanları ve Devlet Adamlarının Tarihi Faaliyetleri
Question 20Question

Orhun Kitabeleri'nde (Kül Tigin Yazıtı) yer alan; "Türk milleti için gece uyumadım, gündüz oturmadım. Ondan sonra Tanrı irade ettiği için, devletim ve kısmetim olduğu için, ölecek milleti diriltip besledim. Çıplak milleti giydirdim, fakir milleti zengin ettim." ifadeleri hükümdarın millete karşı sorumluluklarını ortaya koymaktadır.

Buna göre, kitabelerde geçen bu ifadelerden hareketle Köktürk Devleti'nin yönetim anlayışı hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Show answer & explanation

Answer: Hükümdarın halkın ihtiyaçlarını karşılamakla yükümlü olduğu sosyal devlet anlayışının var olduğu

Answer

Hükümdarın halkın ihtiyaçlarını karşılamakla yükümlü olduğu sosyal devlet anlayışının var olduğu
Orhun Kitabeleri'nde geçen halkı beslemek, giydirmek ve zenginleştirmek gibi eylemler, devletin halkın refahını ve ekonomik durumunu iyileştirme amacını taşıdığını gösterir. Bu durum, yönetimde halkın refahını gözeten sosyal devlet ilkesinin benimsendiğini kanıtlar.

Step-by-Step Solution

1
Orhun Kitabeleri'ndeki metinde yer alan 'fakir milleti zengin ettim, çıplak milleti giydirdim' ifadeleri incelenir.
Hükümdarın halkın temel ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik faaliyetlerde bulunduğu tespit edilir.
Yazıttaki ifadelerin yönetim anlayışı açısından ne anlama geldiğini belirlemek için metin analizi gereklidir.
2
Tespit edilen bu faaliyetler genel siyaset ve yönetim kavramlarıyla ilişkilendirilir.
Devletin halkın refahını sağlamaya yönelik bu tür eylemlerinin 'sosyal devlet' anlayışını yansıttığı sonucuna ulaşılır.
Tarihi metinlerdeki yönetim uygulamalarının modern siyasi kavramlardaki karşılığını doğru analiz etmek gerekir.

Key Concept

Orhun Kitabeleri ve Köktürk yönetimindeki sosyal devlet anlayışı
Estimated Time:1m 30s
Page 1 / 3Next