Bir botanikçi ormanda daha önce karşılaşmadığı bir çiçeği incelerken, onun biyolojik sınıflandırmasını, tıbbi faydalarını ya da piyasa değerini düşünmez. O an için zihnini çiçeğe dair geçmiş tüm teorik bilgilerden ve ön kabullerden arındırarak yalnızca bilincinin doğrudan çiçeğe yönelmesine izin verir. Botanikçi için bu çiçek, tüm dışsal ilişkilerinden sıyrılarak bilincin dolaysız bir nesnesi haline gelir. Böylece bilincin nesnesiyle kurduğu bu saf yönelim sayesinde çiçeğin değişmez anlam yapısı açığa çıkar.
Bu parçada betimlenen durum, Edmund Husserl'in felsefesinde bilginin kaynağı ve sınırlarına yönelik aşağıdaki görüşlerden hangisini destekler?
- ADış dünyaya dair doğru bilgi, nesnelerden gelen duyusal verilerin zihinde pasif bir şekilde birikmesiyle elde edilir.
- BGerçek bilgi, dış dünyadaki nesnelerden bağımsız olarak insan zihninde doğuştan var olan kavramların mantıksal analiziyle üretilir.
- CNesnelerin dış dünyadaki varlığına dair tüm yargıların askıya alınması, doğru bilginin insan zihni için imkânsız olduğunu gösterir.
- Bilincin, tüm ön kabullerden arındırılarak nesneye doğrudan yönelmesiyle fenomenlerin özsel bilgisine ulaşılır.Answer
- Eİnsan zihni, nesnelerin fiziksel varlığını tamamen reddederek onları kendi hayal gücüyle yeniden inşa eder.
Answer
Bilincin, tüm ön kabullerden arındırılarak nesneye doğrudan yönelmesiyle fenomenlerin özsel bilgisine ulaşılır.
Doğru olan yargı, bilincin nesnelere yönelik tüm ön kabulleri ve yargıları bir kenara bırakarak doğrudan nesnenin kendisine yönelmesiyle o nesnenin özüne ait bilgiye ulaşılacağını savunan görüştür. Parçada botanikçinin çiçeğe yaklaşırken yaptığı teorik bilgileri askıya alma ve doğrudan yönelme eylemi, Husserl'in fenomenolojik bilgi yöntemini mükemmel şekilde örneklemektedir.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Fenomenoloji (Özbilim) ve Yönelimsel Bilinç
Estimated Time:2m 0s