Antik Çağ doğa felsefesinde evrenin kökeni (arkhe) arayışında iki temel yönelim dikkat çeker. Bir tarafta Thales var olan her şeyin temelinde 'su' gibi tek bir ilkeyi konumlandırırken; diğer tarafta Empedokles varlığı toprak, su, hava ve ateş gibi dört temel ögeye, Demokritos ise bölünemeyen sonsuz sayıdaki atoma dayandırır. Buna göre, ilk çağ doğa filozoflarının arkheye yönelik yaklaşımları varlığın niceliği (tözlerin sayısı) açısından değerlendirildiğinde aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
- ADoğa filozofları, arkhenin niteliği konusunda madde ve ideayı (düşünceyi) birleştiren ikici (düalist) bir ontolojiyi ortaklaşa benimsemişlerdir.
- BArkhenin sayısındaki bu çeşitlilik, varlığın nesnel gerçekliğini reddederek nihilizmin temel tezlerinin kabul edilmesine zemin hazırlamıştır.
- Varlığın kökenini tek bir tözle açıklayan tekçi (monist) görüşlerin yanında, birden çok tözün varlığını savunan çokçu (plüralist) yaklaşımlar da sergilenmiştir.Answer
- DFelsefenin varlığı niceliksel olarak açıklama çabası, bilimin varlığı parçalara ayırarak inceleyen olgusal yöntemiyle birebir örtüşmektedir.
- EDoğa filozoflarının tamamı, varlığın temelinde yalnızca soyut ve düşünsel tözlerin yer aldığını savunarak idealist bir çizgide birleşmişlerdir.
Answer
Varlığın kökenini tek bir tözle açıklayan tekçi (monist) görüşlerin yanında, birden çok tözün varlığını savunan çokçu (plüralist) yaklaşımlar da sergilenmiştir.
Varlığın kurucu unsurunu tek bir töz veya ilkeye indirgeyen yaklaşımlar monizm (tekçilik) adını alırken, varlığı birden çok tözle açıklayan yaklaşımlar plüralizm (çokçuluk) adını alır. Parçada Thales'in tek ilkeyi (su) benimsemesi monizme; Empedokles'in dört ögeyi ve Demokritos'un sonsuz sayıda atomu temel alması plüralizme karşılık gelir. Dolayısıyla doğru yanıt, bu iki yaklaşımın bir arada sergilendiğini belirten seçenektir.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Varlığın Niceliği: Monizm, Düalizm ve Plüralizm