All practice questions

6755 questions

Question 241Question

Yatay ve pürüzlü bir zemin üzerinde durmakta olan 5 kg5 \text{ kg} kütleli bir kutuya, yatay doğrultuda 15 N15 \text{ N} büyüklüğünde bir F\vec{F} kuvveti uygulanmaktadır.

Kutu ile zemin arasındaki statik sürtünme katsayısı μs=05\mu_s = 0{}5, kinetik sürtünme katsayısı ise μk=04\mu_k = 0{}4 olduğuna göre, kutuya etki eden sürtünme kuvvetinin büyüklüğü kaç N\text{N}'dur?

(Yer çekimi ivmesini g=10 m/s2g = 10 \text{ m/s}^2 alınız.)

Show answer & explanation

Answer: 15

Answer

Kutuya etki eden sürtünme kuvvetinin büyüklüğü 15 N'dur.
Kutuya yatay doğrultuda etki eden 15 N büyüklüğündeki kuvvet, kutu ile zemin arasındaki maksimum statik sürtünme kuvveti olan 25 N değerinden küçüktür. Bu nedenle kutu eylemsizliğini korur ve durmaya devam eder. Durmakta olan bir cismin üzerindeki net kuvvet sıfır olmalıdır. Bu denge durumunun sağlanabilmesi için kutuya etki eden statik sürtünme kuvvetinin büyüklüğü, uygulanan dış kuvvete eşit yani 15 N olmalıdır.

Step-by-Step Solution

1
Kutunun zeminle olan etkileşiminden doğan maksimum statik sürtünme kuvveti (fs,maxf_{s,\max}) hesaplanır.
fs,max=μsN=μsmg=0550=25 Nf_{s,\max} = \mu_s \cdot N = \mu_s \cdot m \cdot g = 0{}5 \cdot 50 = 25 \text{ N}
Kutunun uygulanan kuvvet altında harekete geçip geçmeyeceğini belirlemek için sürtünmenin alabileceği sınır değer hesaplanmalıdır.
2
Uygulanan yatay kuvvet (15 N15 \text{ N}) ile maksimum statik sürtünme kuvveti (25 N25 \text{ N}) karşılaştırılır.
15 N<25 N15 \text{ N} < 25 \text{ N} olduğundan kutu harekete geçemez ve durmaya devam eder.
Yatay kuvvet, statik sürtünmenin sınır değerini aşamadığı için cismin hareket durumunda bir değişiklik yaratamaz.
3
Newton'ın birinci yasası (Eylemsizlik) gereği, durmakta olan kutuya etki eden net kuvvetin sıfır olması şartı kullanılarak statik sürtünme kuvveti (fsf_s) bulunur.
fs=F=15 Nf_s = F = 15 \text{ N}
Dengelenmiş kuvvetler etkisindeki cisimlerin durma durumunu koruyabilmesi için sürtünme kuvveti uygulanan kuvvete eşit ve zıt yönl�� olmalıdır.

Key Concept

Statik sürtünme kuvveti, cismi harekete geçirmeye çalışan kuvvete karşı koyar ve cisim hareket etmediği sürece uygulanan kuvvete eşit büyüklüktedir.
Estimated Time:1m 0s
Question 242Question

Termodinamik süreçlerde yer alan ısı, sıcaklık, iç enerji ve mutlak sıfır kavramları ile bu kavramların fiziksel tanımları aşağıda verilmiştir. Sol sütundaki kavramları sağ sütundaki en doğru bilimsel tanımlarla eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

İç Enerji
Sıcaklık
Isı
Mutlak Sıfır

Matches

Show answer & explanation

Answer

İç Enerji - Maddeyi oluşturan taneciklerin tüm mikroskobik kinetik ve potansiyel enerjilerinin toplamı olan durum fonksiyonu; Sıcaklık - Taneciklerin ortalama kinetik enerjisinin göstergesi olan temel büyüklük; Isı - Sıcaklık farkından dolayı transfer edilen geçiş enerjisi; Mutlak Sıfır - Taneciklerin kinetik enerjisinin minimuma indiği 273,15C-273,15^\circ\text{C} sınırı.
Eşleştirme, termodinamikteki ısı, sıcaklık, iç enerji ve mutlak sıfır kavramlarının bilimsel ve mikroskobik/makroskobik tanımlarına dayanmaktadır. İç enerji toplam mikroskobik enerjiyle, sıcaklık ortalama kinetik enerjinin bir ölçüsüyle, ısı transfer edilen enerjiyle, mutlak sıfır ise minimum moleküler hareket sınırıyla eşleşir.

Step-by-Step Solution

1
İç enerji kavramının mikroskobik doğasını inceleyin.
İç enerji, sistemdeki taneciklerin hem kinetik (öteleme, titreşim, dönme) hem de potansiyel (moleküller arası bağlar) enerjilerinin toplamıdır. Bu tanım, sistemdeki tüm mikroskobik enerjilerin toplamını ifade eden açıklamayla eşleşir.
İç enerjinin sadece kinetik enerjiyle sınırlı olmadığını, potansiyel enerjileri de kapsayan bir toplam durum fonksiyonu olduğunu ayırt etmek gerekir.
2
Sıcaklık kavramının makroskobik ve birimsel özelliklerini değerlendirin.
Sıcaklık bir enerji olmayıp, ortalama kinetik enerjinin bir ölçüsüdür. Madde miktarına bağlı değildir ve SI birim sisteminde temel büyüklüklerden biridir. Bu nedenle ortalama kinetik enerji göstergesi ve temel büyüklük ifadesiyle eşleşir.
Sıcaklığın temel bir büyüklük olduğunu ve bir enerji türü olmadığını bilmek termodinamik kavramları anlamanın temel adımıdır.
3
Isı kavramının geçişsel doğasını ve sınırlarını analiz edin.
Isı, sadece iki sistem arasında sıcaklık farkı olması durumunda sıcak olandan soğuk olana aktarılan enerjiyi temsil eder. Durağan veya tek başına duran bir sistemin sahip olduğu bir ısı değeri yoktur. Dolayısıyla transfer edilen geçiş enerjisi açıklamasıyla eşleşir.
Isı kavramının sistemler arası transfer sürecinde var olduğunu, durağan sistemlerin 'ısısı' olamayacağını kavramak hatalı kullanımları önler.
4
Mutlak sıfır kavramının fiziksel sınırını ve ölçek değerlerini inceleyin.
Mutlak sıfır, taneciklerin kinetik enerjisinin teorik olarak minimuma ulaştığı ve sıcaklığın daha fazla düşürülemeyeceği alt sınırı temsil eder. Celsius ölçeğinde bu değer 273,15C-273,15^\circ\text{C}'ye karşılık gelir. Dolayısıyla minimum kinetik enerji sınırı ile eşleşir.
Mutlak sıfır noktasının fiziksel olarak ulaşılabilecek en düşük sıcaklık olduğunu ve bunun Celsius ölçeğindeki sayısal karşılığını bilmek gerekir.

Key Concept

Termodinamik Kavramlar: Isı, Sıcaklık, İç Enerji ve Mutlak Sıfır Farkları
Question 243Question

Bir döküm atölyesinde çalışan bir usta, fırından yeni çıkardığı sıcak bir demir blok ile ilgili şu gözlemleri yapıyor:

I. Demire doğrudan dokundurulan metal maşanın diğer ucunun bir süre sonra tutulamayacak kadar ısınması,
II. Demir bloğun üzerindeki hava tabakasının genleşip yükselmesiyle yukarıdaki fırın kapağının ısınması,
III. Demir bloğa yaklaşan bir elin, temas etmediği hâlde bloğun karşısından sıcaklığı hissetmesi.

Buna göre; I, II ve III numaralı gözlemlerde gerçekleşen ısı enerjisinin en baskın iletim yolları aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: I: İletim, II: Konveksiyon, III: Işıma

Answer

I: İletim, II: Konveksiyon, III: Işıma şeklinde doğru sıralanan seçenektir.
Katılarda (metal maşa) ısı iletimi titreşim yoluyla yani iletimle; gazlarda (hava) sıcak havanın yükselmesi yoluyla yani konveksiyonla; temas olmaksızın elektromanyetik dalgalarla gerçekleşen ısı aktarımı ise ışıma yoluyla olur. Bu doğrultuda sıralama sırasıyla iletim, konveksiyon ve ışıma şeklindedir.

Step-by-Step Solution

1
Metal maşadaki ısı aktarım yolunun belirlenmesi
İletim
Katı maddelerde ısı enerjisi, taneciklerin birbirine çarparak titreşimlerini aktarması yoluyla yani iletimle yayılır.
2
Genleşen ve yükselen hava akımındaki ısı aktarım yolunun belirlenmesi
Konveksiyon
Sıvı ve gaz gibi akışkanlarda ısınan taneciklerin genleşip özkütlelerinin azalmasıyla yukarı doğru hareket etmesi ve bu sayede ısıyı taşıması konveksiyon (taşıma) olayıdır.
3
Temassız ve üstünde olunmayan konumda hissedilen ısınmanın aktarım yolunun belirlenmesi
Işıma
Sıcak cisimlerin çevrelerine kızılötesi ışınım (elektromanyetik dalga) yayarak maddesel ortama ihtiyaç duymadan ısı aktarması ışıma yoluyla gerçekleşir.

Key Concept

Isı iletim yolları: iletim, konveksiyon ve ışıma.
Estimated Time:1m 0s
Question 244Question

Baş katsayısı 11 olan üçüncü dereceden bir P(x)P(x) polinomu için,

P(1)=P(2)=3P(1) = P(2) = 3

eşitlikleri verilmektedir.

P(x)P(x) polinomunun x3x - 3 ile bölümünden kalan 1111 olduğuna göre, P(x)P(x) polinomunun xx ile bölümünden kalan kaçtır?

Show answer & explanation

Answer: 5

Answer

Polinomun x ile bölümünden kalan 5'tir.
Polinomun baş katsayısı ve verilen değerler yardımıyla P(x) = (x - 1)(x - 2)(x - a) + 3 şeklinde yazılması gerekir. P(3) = 11 bilgisinden a = -1 bulunur. Buradan P(x) = (x - 1)(x - 2)(x + 1) + 3 elde edilir. Polinomun x ile bölümünden kalan P(0) olduğundan, x = 0 yazılarak kalan 5 olarak bulunur.

Step-by-Step Solution

1
Polinomun P(1) = P(2) = 3 koşulunu ve baş katsayısının 1 olduğunu kullanarak genel formunu yazın.
P(x) = (x - 1)(x - 2)(x - a) + 3
x = 1 ve x = 2 değerleri yazıldığında kalanın 3 olması için bu çarpan yapısı kurulmalıdır.
2
P(x) polinomunun x - 3 ile bölümünden kalanın 11 olmasını kullanarak a değerini bulun.
P(3) = 11 olduğundan, (3 - 1)(3 - 2)(3 - a) + 3 = 11 buradan a = -1 elde edilir.
Polinomun x - k ile bölümünden kalan P(k) değeridir.
3
Bulunan a = -1 değerini polinomda yerine yazın ve x ile bölümünden kalan olan P(0) değerini hesaplayın.
P(x) = (x - 1)(x - 2)(x + 1) + 3 olup P(0) = (-1)(-2)(1) + 3 = 5 bulunur.
Polinomun x ile bölümünden kalan P(0) değerine eşittir.

Key Concept

Polinomlarda kalan bulma ve polinom yazma kuralları
Estimated Time:2m 0s
Question 245Question

Bir yayınevi, basacağı yeni bir kitap için A ve B matbaalarından fiyat teklifi almıştır. Bu tekliflerle ilgili aşağıdakiler bilinmektedir:

* A matbaası, kitabın basımı için belirlediği standart toplam ücret üzerinden %15 indirim uygulamaktadır.
* B matbaası, indirim uygulamamakta fakat basım için A matbaasının indirim uygulanmamış standart toplam ücretinden %10 daha az bir ücret talep etmektedir.

Yayınevi, kitabı A matbaasında bastırdığında B matbaasına göre 450 TL daha az ödeme yapacağını hesaplamıştır.

Buna göre, yayınevinin bu kitabı A matbaasına bastırması durumunda ödeyeceği indirimli toplam tutar kaç TL'dir?

Show answer & explanation

Answer: 7650

Answer

Yayınevinin kitabı A matbaasında bastırdığında ödeyeceği indirimli toplam tutar 7650 TL'dir.
A matbaasının standart ücreti 100x100x alındığında, uygulanan %15 indirimle ücret 85x85x olur. B matbaasının ücreti ise bu standart ücretin %10 eksiği, yani 90x90x olarak hesaplanır. İki ücret arasındaki fark 90x85x=5x90x - 85x = 5x olup bu fark 450 TL'ye eşittir. Buradan x=90x = 90 bulunur. A matbaasının indirimli fiyatı olan 85x85x ifadesinde xx yerine 90 yazıldığında 85×90=765085 \times 90 = 7650 TL sonucuna ulaşılır.

Step-by-Step Solution

1
A matbaasının standart ücretini değişken cinsinden belirleme
A'nın standart ücreti = 100x100x ise indirimli ücreti = 85x85x
Yüzde hesaplamalarını kolaylaştırmak için başlangıç değerine 100x100x denir ve %15 indirim uygulanır.
2
B matbaasının ücretini belirleme
B'nin ücreti = 90x90x
B matbaasının ücreti A'nın standart ücretinden %10 eksik olarak tanımlanmıştır.
3
Matbaalar arasındaki farkı kurma ve bilinmeyeni bulma
90x85x=5x    5x=450    x=9090x - 85x = 5x \implies 5x = 450 \implies x = 90
A matbaasının B'ye göre 450 TL daha ucuz olduğu belirtildiğinden fark denklemi kurularak xx bulunur.
4
A matbaasının indirimli ücretini hesaplama
85×90=765085 \times 90 = 7650 TL
Yayınevinin A matbaasına ödeyeceği indirimli tutar 85x85x olduğundan, bulunan xx değeri yerine yazılarak sonuç elde edilir.

Key Concept

Yüzde problemlerinde doğru referans (matris/taban) belirleyerek değişken atamak ve verilen oranlar üzerinden denklem kurup çözmek.
Estimated Time:2m 0s
Question 246Question

Katman sayıları ve elektron sayıları aynı olan (izoelektronik) taneciklerde, çekirdekteki proton sayısı arttık��a elektron başına düşen çekim kuvveti artar ve tanecik yarıçapı küçülür.

Buna göre; 11Na+_{11}\text{Na}^{+}, 9F_{9}\text{F}^{-} ve 10Ne_{10}\text{Ne} tanecikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Tanecik yarıçapı en büyük olan F\text{F}^{-} iyonudur.

Answer

Tanecik yarıçapı en büyük olan F\text{F}^{-} iyonudur.
Verilen taneciklerin her üçü de 1010 elektrona sahiptir ve izoelektroniktir. İzoelektronik taneciklerde çekirdek yükü (proton sayısı) en küçük olan tanecikte elektron başına düşen çekim kuvveti en az olacağından, elektron bulutu en az büzüşür ve tanecik yarıçapı en büyük olur. Proton sayısı en küçük olan F\text{F}^{-} (99 proton) iyonunun yarıçapı en büyüktür. Dolayısıyla, tanecik yarıçapı en büyük olanın F\text{F}^{-} iyonu olduğunu belirten ifade doğrudur.

Step-by-Step Solution

1
Taneciklerin proton ve elektron sayılarını belirleyin.
11Na+_{11}\text{Na}^{+} iyonu için: Proton = 1111, Elektron = 1010. 10Ne_{10}\text{Ne} atomu için: Proton = 1010, Elektron = 1010. 9F_{9}\text{F}^{-} iyonu için: Proton = 99, Elektron = 1010.
Taneciklerin yarıçaplarını kıyaslamak için elektron sayıları ve proton sayıları arasındaki ilişkiyi tespit etmek gerekir.
2
İzoelektronik taneciklerde proton sayısı ile yarıçap arasındaki ilişkiyi uygulayın.
Elektron sayıları eşit (1010) olduğundan, proton sayısı arttıkça çekirdeğin elektron başına uyguladığı çekim kuvveti artar ve yarıçap küçülür. Proton sayıları sıralaması: Na+(11)>Ne(10)>F(9)\text{Na}^{+} (11) > \text{Ne} (10) > \text{F}^{-} (9).
Çekirdek yükü (proton sayısı) arttıkça elektronların çekirdeğe doğru daha güçlü çekilmesi yarıçapı küçültür.
3
Taneciklerin yarıçaplarını sıralayarak doğru seçeneği belirleyin.
Yarıçap sıralaması: F>Ne>Na+\text{F}^{-} > \text{Ne} > \text{Na}^{+} şeklindedir. Buna göre yarıçapı en büyük olan tanecik F\text{F}^{-} iyonudur.
Proton sayısı en az olan F\text{F}^{-} iyonu elektronları en zayıf çeker ve elektron bulutu en geniş hacme sahip olur.

Key Concept

İzoelektronik taneciklerin yarıçaplarının karşılaştırılmasında proton sayısı (çekirdek yükü) arttıkça elektron başına düşen çekim kuvvetinin artması ve buna bağlı olarak yarıçapın küçülmesi esastır.
Estimated Time:1m 30s
Question 247Question

Simyadan kimyaya geçiş süreci ile ilgili araştırma yapan bir öğrenci, bu dönemlerin genel özelliklerini ve önemli bilim insanları ile simyacıların katkılarını incelemektedir.

Buna göre, öğrencinin yaptığı aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Robert Boyle, elementi kendinden daha basit maddelere ayrıştırılamayan saf madde olarak tanımlamış; bu tanım nedeniyle o dönemde kimyasal yöntemlerle ayrıştırılamayan kalsiyum oksit (CaOCaO) gibi bazı bileşikler de element olarak sınıflandırılmıştır.

Answer

Robert Boyle'un elementi kendisinden daha basit maddelere ayrıştırılamayan saf madde olarak tanımlaması sonucu, o dönemde kimyasal yöntemlerle ayrıştırılamayan kalsiyum oksit (CaOCaO) gibi bileşiklerin element olarak sınıflandırılması.
Robert Boyle'un elementi 'kendisinden daha basit maddelere ayrıştırılamayan saf madde' olarak tanımlaması, o dönemin teknik imkanlarıyla ayrıştırılamayan kalsiyum oksit (CaOCaO) gibi bazı kararlı bileşiklerin element olarak kabul edilmesine yol açmıştır. Bu durum Boyle'un element tanımının en önemli sınırlılığıdır.

Step-by-Step Solution

1
Simya ve kimya dönemlerinin farklarını ve Robert Boyle'un element tanımını analiz etme
Robert Boyle, elementi kendisinden daha basit maddelere ayrılamayan saf madde şeklinde tanımlamıştır.
Bu tanım o dönem için devrim niteliğindedir ancak dönemin teknik imkanlarıyla ayrıştırılamayan bazı kararlı bileşiklerin (örneğin kalsiyum oksit) element kabul edilmesine yol açmıştır.
2
Seçeneklerdeki diğer ifadelerin doğruluk durumunu değerlendirme
Diğer ifadelerin yanlış keşif eşleştirmeleri, hatalı adlandırmalar veya simyacıların katkılarını göz ardı eden yanlış yorumlar içerdiği belirlenir.
Simyacıların tek amacının altın yapmak olmadığı, zaç yağı ve kezzabın Cabir bin Hayyan tarafından bulunduğu, imbiğin Cabir bin Hayyan'a ait olduğu ve tuz ruhu ile kezzabın sistematik adlarının sırasıyla hidroklorik asit ve nitrik asit olduğu bilgileriyle bu seçenekler elenir.

Key Concept

Simyadan kimyaya geçiş süreci, simya ile kimya arasındaki farklar ve Boyle'un element tanımının sınırları
Estimated Time:2m 0s
Question 248Question

Baş grup elementi oldukları bilinen nötr XX, YY ve ZZ atomlarının periyodik sistemdeki konumları hakkında şu bilgiler veriliyor:

* XX ve ZZ aynı periyotta olup, XX bir halojen, ZZ ise bir soygazdır.
* YY atomunun çekirdek yükü, XX atomunun çekirdek yükünden 8 fazladır.

Buna göre; XX, YY ve ZZ elementlerinin elektron ilgileri, elektronegatiflikleri ve diğer periyodik özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi kesinlikle doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Gaz hâlindeki nötr birer atomlarının bir elektron alması sırasındaki enerji değişimi en fazla olan element YY'dir.

Answer

Gaz hâlindeki nötr birer atomlarının bir elektron alması sırasındaki enerji değişimi en fazla olan element YY'dir.
Gaz hâlindeki nötr bir atomun bir elektron alması sırasındaki enerji değişimi elektron ilgisi olarak tanımlanır. Periyodik tablodaki elektron ilgisi en yüksek olan element Klor (YY) elementidir. Bu yüzden gaz hâlindeki nötr birer atomlarının bir elektron alması sırasındaki enerji değişimi en fazla olan elementin YY olduğunu belirten ifade kesinlikle doğrudur.

Step-by-Step Solution

1
Verilen bilgilerden yararlanarak elementlerin periyodik sistemdeki konumlarını ve kimliklerini belirlemek.
XX elementinin baş grup elementi ve halojen (7A) olduğu, ZZ ile aynı periyotta yer aldığı ve ZZ'nin soygaz (8A) olduğu belirtilmiştir. Eğer XX 2. periyot 7A grubundaki Flor (FF, atom numarası 9) ise, ZZ 2. periyot 8A grubundaki Neon (NeNe, atom numarası 10) olur. YY elementinin çekirdek yükü XX'ten 8 fazla olduğuna göre atom numarası 9+8=179+8=17 olan Klor (ClCl, 3. periyot 7A) elementidir. Baş grup elementi koşulunu sağlayan tek kombinasyon budur (eğer XX 3. periyot halojeni Klor olsaydı, YY geçiş metali olurdu).
Soruda ge��en özellik karşılaştırmalarını doğru yapabilmek için öncelikle elementlerin hangi periyot ve grupta olduğunu kesinleştirmek gerekir.
2
Elementlerin elektron ilgilerini (Y>X>ZY > X > Z) analiz etmek.
Elektron ilgisi, gaz hâlindeki nötr bir atomun elektron alarak anyon oluşturması sırasındaki enerji değişimidir. Periyodik sistemde elektron ilgisi en yüksek olan element Klor (YY) elementidir. Flor (XX) elektron ilgisi bakımından Klor'dan daha geridedir. Soygaz olan Neon (ZZ) ise elektron almaya yatkın olmadığından elektron ilgisi yok denecek kadar azdır (endotermiktir).
Seçeneklerdeki elektron ilgisi ile ilgili ifadeleri değerlendirmek.
3
Elementlerin elektronegatifliklerini (X>YX > Y) analiz etmek.
Elektronegatiflik, bağ elektronlarını çekme eğilimidir. Periyodik sistemde elektronegatifliği en yüksek element Flor (XX) elementidir. Klor (YY) elementinin elektronegatifliği Flor'dan daha küçüktür. Soygaz olan Neon (ZZ) elementinin ise bağ yapma eğilimi olmadığından elektronegatiflik değeri tanımlı değildir.
Seçeneklerdeki elektronegatiflik ile ilgili iddiaların doğruluğunu kontrol etmek.
4
Elementlerin birinci iyonlaşma enerjilerini (Z>X>YZ > X > Y) analiz etmek.
Aynı periyotta sağa gidildikçe iyonlaşma enerjisi genellikle artar (Z>XZ > X). Aynı grupta aşağı inildikçe katman sayısı arttığı ve elektron koparmak kolaylaştığı için iyonlaşma enerjisi azalır (X>YX > Y). Bu durumda birinci iyonlaşma enerjisi en yüksek olan element ZZ (Neon) elementidir.
Seçeneklerdeki iyonlaşma enerjisi karşılaştırmalarını doğrulamak.

Key Concept

Halojenlerde elektron ilgisi ve elektronegatiflik trendlerindeki sapmalar ile soygazların bu özelliklere karşı davranışı.
Estimated Time:2m 0s
Question 249Question

Laboratuvarda hidroklorik asit (HClHCl) ve sodyum hidroksit (NaOHNaOH) sulu çözeltileri karıştırılarak aşağıdaki tepkime gerçekleştiriliyor:

HCl(suda)+NaOH(suda)NaCl(suda)+H2O(sıvı)HCl(suda) + NaOH(suda) \rightarrow NaCl(suda) + H_2O(sıvı)

Bu tepkimeyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Söz konusu tepkime bir asit-baz (nötrleşme) tepkimesidir ve net iyon denklemi H+(suda)+OH(suda)H2O(sıvı)H^+(suda) + OH^-(suda) \rightarrow H_2O(sıvı) şeklindedir.

Answer

Tepkimenin bir asit-baz (nötrleşme) tepkimesi olduğunu ve net iyon denkleminin suyun oluşumu olduğunu belirten ifade doğrudur.
Asit (HClHCl) ve baz (NaOHNaOH) sulu çözeltileri arasında gerçekleşen bu tepkime bir nötrleşme tepkimesidir. Nötrleşme tepkimelerinde net iyon denklemi, asitten gelen H+H^+ iyonu ile bazdan gelen OHOH^- iyonunun birleşerek sıvı su (H2OH_2O) oluşturduğu denklemdir.

Step-by-Step Solution

1
Tepkimeye giren maddelerin kimyasal türlerini belirleyin.
Tepkimeye giren HClHCl bir asit, NaOHNaOH ise bir bazdır.
Tepkimenin türünü doğru sınıflandırabilmek için giren maddelerin asit ve baz özellikleri saptanmalıdır.
2
Asit-baz tepkimelerinde net iyon denklemini ve seyirci iyonları belirleyin.
Net iyon denklemi suyun oluşumunu gösteren H+(suda)+OH(suda)H2O(sıvı)H^+(suda) + OH^-(suda) \rightarrow H_2O(sıvı) tepkimesidir; seyirci iyonlar ise çözeltide kalan Na+(suda)Na^+(suda) ve Cl(suda)Cl^-(suda) iyonlarıdır.
Nötrleşme tepkimelerinde net iyon denkleminin suyun oluşumu olduğunu, seyirci iyonların ise tuz oluşturan iyonlar olduğunu anlamak seçeneği doğrulamamızı sağlar.

Key Concept

Asit-baz (nötrleşme) tepkimelerinde net iyon denklemi suyun oluşumu üzerinden yazılır.
Question 250Question

Kimyasal bileşiklerin sistematik adlandırılmasında bileşiği oluşturan türlerin sınıfı (metal, ametal, değişken değerlikli metal, çok atomlu iyon vb.) adlandırma kurallarını doğrudan belirler.

Buna göre, sol sütunda formülleri verilen bileşikler ile sağ sütunda bu bileşiklerin adlandırma kuralları veya özelliklerine ilişkin açıklamaları doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

PbO2PbO_2
Al2(SO4)3Al_2(SO_4)_3
N2O4N_2O_4
FeSO3FeSO_3

Matches

Show answer & explanation

Answer

PbO2PbO_2 bileşiği 'Katyonunun yükseltgenme basamağı adlandırılırken parantez içinde Romen rakamıyla (IV) şeklinde belirtilen iyonik bileşiktir' ifadesiyle; Al2(SO4)3Al_2(SO_4)_3 bileşiği 'Sabit değerlikli bir metal katyonu ile çok atomlu bir anyondan oluştuğu için adında Romen rakamı veya sayı öneki yer almayan bileşiktir' ifadesiyle; N2O4N_2O_4 bileşiği 'Ametal-ametal atomları arasında oluştuğu için hem birinci hem de ikinci elementinin adından önce Latince sayı öneki getirilerek adlandırılan bileşiktir' ifadesiyle; FeSO3FeSO_3 bileşiği ise 'Değişken değerlikli bir geçiş metalinin +2+2 yüklü katyonu ile 2-2 yüklü kükürtlü bir kök anyonunun oluşturduğu iyonik bileşiktir' ifadesiyle eşleşir.
Bileşiklerin sistematik adlandırılması yapılırken bileşiği oluşturan elementlerin metal/ametal karakterleri ile sabit veya değişken değerlikli olmaları dikkate alınır. Bu doğrultuda kurşun değişken değerlikli bir metal olarak +4+4 yükseltgenme basamağına sahip olduğundan parantez içinde Romen rakamıyla (IV) gösterilir. Alüminyum sabit değerlikli metal olduğundan adında Romen rakamı veya Latince önek yer almaz. Azot ve oksijenden oluşan kovalent bileşikte her iki elementin sayıları Latince öneklerle ifade edilir. Demir değişken değerlikli metal olup sülfit (SO32SO_3^{2-}) anyonu ile +2+2 yüklü katyon oluşturarak eşleşir.

Step-by-Step Solution

1
PbO2PbO_2 formülündeki iyonların yüklerini belirlemek.
Oksijen genelde 2-2 değerlik alır. Toplam yükün sıfır olması için kurşun (PbPb) +4+4 yükseltgenme basamağına sahip olmalıdır. Kurşun değişken değerlikli bir metal olduğu için adı 'Kurşun(IV) oksit' olur ve parantez içindeki değerlik (IV) ile eşleşir.
Değişken değerlikli metallerin oluşturduğu iyonik bileşiklerde metalin yükseltgenme basamağının Romen rakamıyla gösterilmesi kuralını uygulamak.
2
Al2(SO4)3Al_2(SO_4)_3 bileşiğinin yapısını ve adlandırma kurallarını incelemek.
Bileşik sabit değerlikli olan alüminyum (Al3+Al^{3+}) katyonu ile çok atomlu sülfat (SO42SO_4^{2-}) anyonundan oluşur. Sabit değerlikli metal bileşiklerinde Romen rakamı kullanılmaz ve iyonik yapılı olduğu için sayı öneki almaz. Sistematik adı 'Alüminyum sülfat'tır.
Sabit değerlikli metallerin iyonik bileşiklerinin adlandırılmasında Romen rakamı veya sayı öneklerinin kullanılmadığı kuralını test etmek.
3
N2O4N_2O_4 bileşiğindeki bağ türünü ve adlandırma kuralını belirlemek.
Azot ve oksijen ametal olduğundan bileşik kovalenttir. Kovalent bileşikler adlandırılırken ametallerin sayıları Latince öneklerle ifade edilir. İlk elementin sayısı 1'den büyük olduğu için 'di-', ikinci element için ise 'tetra-' öneki kullanılır. Bileşik 'Diazot tetraoksit' olarak adlandırılır.
Ametal-ametal kovalent bileşiklerinin adlandırılmasında her iki elementin de sayı öneki aldığı durumları doğrulamak.
4
FeSO3FeSO_3 bileşiğindeki metal ve anyonun yüklerini belirlemek.
Bileşikteki çok atomlu anyon sülfit (SO32SO_3^{2-}) iyonudur. Demir (FeFe) değişken değerlikli bir metaldir ve sülfit ile nötr bileşik oluşturabilmek için +2+2 yüklü olmalıdır. Sistematik adı 'Demir(II) sülfit' olur.
Sülfat (SO42SO_4^{2-}) ve sülfit (SO32SO_3^{2-}) farkını ayırt ederek değişken değerlikli geçiş metallerinin adlandırma kurallarıyla ilişkilendirmek.

Key Concept

İyonik ve Kovalent Bileşiklerin Sistematik Adlandırılması
Estimated Time:3m 0s
Question 251Question

Simyadan kimyaya geçiş sürecinde, maddelerin doğasını anlama ve yeni maddeler keşfetme arayışı önemli aşamalardan geçmiştir. Bu süreçteki tarihsel gelişmeler ve çalışmalarla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Antoine Lavoisier'nin yanma olayını açıklarken teraziyi hassas biçimde kullanması ve nicel veriler elde etmesi, simyadaki nitel arayışların yerine sistematik ve deneysel kimya anlayışının kurulmasını sağlamıştır.

Answer

Antoine Lavoisier'nin yanma olayını açıklarken teraziyi hassas biçimde kullanması ve nicel veriler elde etmesi, simyadaki nitel arayışların yerine sistematik ve deneysel kimya anlayışının kurulmasını sağlamıştır.
Antoine Lavoisier'nin teraziyi hassas bir şekilde kullanması, deneylerinde nicel ölçümler yapması ve yanma olayını havadaki oksijenle açıklayarak kütlenin korunduğunu kanıtlaması modern kimya biliminin başlangıcı olarak kabul edilir. Bu durum simyadaki sınama-yanılma ve nitel yorumların yerini bilimsel yöntemlerin almasını sağlamıştır.

Step-by-Step Solution

1
Simya ile kimya arasındaki en temel farkları belirlemek.
Simya sınama-yanılmaya dayalı, teorik temelleri olmayan ve nitel gözlemler içeren bir uğraştır. Kimya ise sistematik, deneysel ve nicel ölçümlere dayalı bir bilimdir.
Tarihsel gelişmelerin bilimsel niteliğini ayırt etmek için bu karşılaştırma gereklidir.
2
Antoine Lavoisier'nin kimya bilimine katkılarını analiz etmek.
Lavoisier, terazi kullanarak kütlenin korunduğunu göstermiş ve yanma olayını havadaki oksijen ile açıklayarak simya döneminden kalan filojiston teorisini yıkmıştır.
Bu katkıların simyadan kimyaya geçişteki rolünü ve nicel niteliğini doğrulamak için gereklidir.
3
Diğer bilim insanlarının ve simyacıların çalışmalarını değerlendirmek.
Robert Boyle'un element tanımının antik teoriyi yıktığı, Ebubekir er-Razi'nin simya döneminde yaşadığı ve kirecin (CaOCaO) ayrıştırılamadığı için Boyle tarafından element sanıldığı belirlenir.
Diğer seçeneklerdeki kavram yanılgılarını belirlemek ve doğru seçeneği netleştirmek amacıyla yapılır.

Key Concept

Simyadan Kimyaya Geçiş ve Kimya Biliminin Doğuşu
Estimated Time:2m 0s
Question 252Question

Sesteş (eş sesli) sözcükler; yazılışları ve okunuşları aynı olmasına ra��men anlamları tamamen farklı olan sözcüklerdir. Bir sözcüğün sesteşlik özelliği gösterebilmesi için her iki anlamının da temel (gerçek) anlam olması gerekir; yan veya mecaz anlamlar sesteşlik kapsamında değerlendirilmez. Ayrıca, aralarında anlam ilişkisi bulunan ortak (kökteş) kökler ile düzeltme işareti (^) alan sözcükler sesteş kabul edilmez.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük sesteş (eş sesli) özellik taşımaktadır?

Show answer & explanation

Answer: Aracın yönünü aniden sol tarafa çevirerek dar sokaktaki engellerden kaçınmayı başardı.

Answer

Aracın yönünü aniden sol tarafa çevirerek dar sokaktaki engellerden kaçınmayı başardı.
Doğru cevap, yön bildiren 'sol' sözcüğünün yer aldığı seçenektir. Bu cümledeki 'sol' sözcüğü, yön bildiren gerçek anlamıyla kullanılmıştır. Bu sözcüğün yazılışı ve okunuşu aynı, ancak anlamı tamamen farklı olan ve yine gerçek anlamda kullanılan 'sol-' (çiçeklerin solması, rengin solması) eylemi mevcuttur. İki sözcük arasında hiçbir anlam ilişkisi bulunmadığından 'sol' sözcüğü sesteş (eş sesli) bir sözcüktür.

Step-by-Step Solution

1
Sesteşliğin tanımını, ortak kök farkını, şapkalı harf kuralını ve mecaz anlamda sesteşlik aranmayacağını analiz edin.
Sözcüklerin sadece yazılışlarının aynı olmasının yetmediği, aralarında hiçbir anlam bağı bulunmaması ve gerçek anlamda kullanılmaları gerektiği belirlenir.
Analiz sürecinde yanlış seçenekleri doğru şekilde eleyebilmek için teorik çerçevenin kurulması gerekir.
2
'kâr', 'boya', 'daldı' ve 'barış' sözcüklerinin bağlamlarını ve kök özelliklerini değerlendirin.
'kâr' sözcüğü düzeltme işareti taşıdığı için; 'boya' ve 'barış' sözcükleri aralarında anlam ilgisi olan ortak kökler olduğu için; 'daldı' eylemi ise mecaz anlamda kullanıldığı için elenir.
Sesteşlik kurallarına aykırı olan durumların tespit edilerek seçeneklerin elenmesi hedeflenir.
3
'sol' sözcüğünün cümledeki anlamı ile sesteşi olan 'sol-' eylemini karşılaştırın.
Yön bildiren 'sol' ismi ile 'solmak' eylemi arasında hiçbir anlam bağı yoktur, ikisi de gerçek anlamdadır ve yazılışları tamamen aynıdır.
Sözcüğün sesteşlik koşullarının tamamını sağladığı kesinleştirilerek doğru cevaba ulaşılır.

Key Concept

Eş Sesli (Sesteş) Sözcükler ve Ortak Kök Ayrımı
Estimated Time:2m 0s
Question 253Question

Geleneksel çocuk oyunları, çocukların akranlarıyla yüz yüze iletişim kurmasını, toplumsal kuralları yaşayarak öğrenmesini sağlayan en önemli sosyalleşme araçlarıdır. Buna karşılık, günümüzün dijital oyun dünyası, çocukları fiziksel gerçeklikten koparıp ekrana bağlayarak onları yalnızlığa sürüklemektedir. Geleneksel oyunlarda paylaşılan somut mekân ve anlık duygusal alışveriş, çocuğun empati yeteneğini güçlendirir. Örneğin mahallede saklambaç ya da körebe oynayan bir çocuk; yenilmeyi kabullenmeyi, iş birliği yapmayı ve arkadaşının duygularını anlamayı doğal bir süreçte öğrenir. Oysa bilgisayar ekranı karşısında saatlerce zaman geçiren bir çocuk, sadece tek yönlü dijital uyarıcılara maruz kalır. Bu durum da yeni neslin sosyal ilişkiler kurmada ve sürdürmede ciddi güçlükler yaşamasına yol açmaktadır. Nitekim psikologlar da bu sanal izolasyonun çocukların ruhsal dengesini bozduğu yönünde uyarılarda bulunmaktadırlar.

Bu parçada düşünceyi geliştirme yollarından karşılaştırma, tanımlama ve örneklendirmeden yararlanıldığı yönündeki değerlendirme doğru mudur?

Show answer & explanation

Answer: True

Answer

Doğru (Parçada karşılaştırma, tanımlama ve örneklendirme yöntemleri birlikte kullanılmıştır.)
Doğru seçeneği belirleyen temel gerekçe, paragrafta tanımlama ('...sosyalleşme araçlarıdır'), karşılaştırma (geleneksel oyunlar ile dijital oyunlar) ve örneklendirme (saklambaç, körebe) yöntemlerinin net bir şekilde kullanılmış olmasıdır.

Step-by-Step Solution

1
Paragrafın ilk cümlesini inceleyerek tanımlama yapılıp yapılmadığını belirlemek.
'Geleneksel çocuk oyunları... sosyalleşme araçlarıdır.' ifadesiyle geleneksel çocuk oyunlarının ne olduğu açıklanmıştır. Bu bir tanımlamadır.
Tanımlama, bir kavram veya varlığın ne olduğunu açıklayan 'Bu nedir?' sorusuna cevap veren cümlelerdir.
2
Paragraftaki karşılaştırma unsurlarını tespit etmek.
Geleneksel çocuk oyunlarının sunduğu yüz yüze iletişim ile dijital oyunların getirdiği yalnızlaşma karşılaştırılmıştır.
Karşılaştırma, iki kavram arasındaki benzerlik veya farklılıkları ortaya koymak için kullanılır.
3
Paragraftaki örneklendirme unsurlarını tespit etmek.
'Örneğin mahallede saklambaç ya da körebe oynayan bir çocuk...' ifadesiyle saklambaç ve körebe oyunları örnek olarak verilmiştir.
Örneklendirme, soyut bir düşünceyi somutlaştırarak daha anlaşılır kılmak için örnekler sunma yöntemidir.

Key Concept

Düşünceyi Geliştirme Yolları (Tanımlama, Karşılaştırma, Örneklendirme)
Question 254Question

Camdan yapılmış yakınsak bir merceği büyüteç olarak kullanmak isteyen bir öğrenci, bu merceği kırıcılık indisi nortamn_{\text{ortam}} olan saydam bir sıvıya daldırarak gözlem yapmaktadır. Merceğin yapıldığı maddenin kırıcılık indisi nmercekn_{\text{mercek}} olduğuna göre, merceğin büyüteç (cismin düz ve kendisinden büyük bir görüntüsünü oluşturma) görevini yerine getirebilmesi için;

I. nmercek>nortamn_{\text{mercek}} > n_{\text{ortam}} olmalıdır.
II. Cisim, merceğin odak noktası ile optik merkezi arasına yerleştirilmelidir.
III. Sıvının kırıcılık indisi artırılarak nortam>nmercekn_{\text{ortam}} > n_{\text{mercek}} yap��lırsa, mercek yine büyüteç olarak kullanılabilir.

yargılarından hangileri doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: I ve II

Answer

Yakınsak merceğin büyüteç görevi görebilmesi için mercek indisinin ortam indisinden büyük olması ve cismin odak ile mercek arasına yerleştirilmesi gerekir. Bu nedenle doğru yanıt I ve II öncüllerini içeren seçenektir.
Doğru yanıt olan seçenek, merceğin yakınsak karakterini koruması için mercek kırıcılık indisinin ortamınkinden büyük olması gerektiğini ve büyüteç işlevi görebilmesi için cismin odak noktası ile optik merkez arasına yerleştirilmesi gerektiğini doğru ifade eder.

Step-by-Step Solution

1
Merceğin yakınsak karakterini koruma şartının belirlenmesi
Merceğin kendi karakterini (yakınsak/ince kenarlı) koruyabilmesi için yapıldığı maddenin kırıcılık indisinin (nmercekn_{\text{mercek}}), içinde bulunduğu ortamın kırıcılık indisinden (nortamn_{\text{ortam}}) büyük olması gerekir. Dolayısıyla I. öncül doğrudur.
Eğer ortamın kırıcılık indisi merceğinkinden büyük olursa mercek karakter değiştirerek ıraksak mercek gibi davranır.
2
Büyüteç işlevi için cismin yerleştirilmesi gereken konumun belirlenmesi
Yakınsak bir merceğin büyüteç olarak kullanılabilmesi için cismin düz, sanal ve kendisinden büyük bir görüntüsünün elde edilmesi gerekir. Bu durum, cisim odak noktası (FF) ile optik merkez arasına yerleştirildiğinde sağlanır. Dolayısıyla II. öncül doğrudur.
Cisim odak noktasının dışına yerleştirilirse mercekte gerçek ve ters görüntüler oluşur, bu da büyüteç kullanımına uygun değildir.
3
Karakter değişimi durumunda büyüteç işlevinin analiz edilmesi
nortam>nmercekn_{\text{ortam}} > n_{\text{mercek}} olduğunda mercek karakter değiştirerek ıraksak mercek gibi davranır. Iraksak merceklerde ise gerçek cisimlerin görüntüleri daima odak ile mercek arasında düz, sanal fakat cisimden daha küçük olur. Cisimleri küçülten bir sistem büyüteç olarak kullanılamaz. Dolayısıyla III. öncül yanlıştır.
Iraksak mercekler ışınları dağıttığı için cisimlerin görüntüsünü her zaman küçülterek oluşturur.

Key Concept

İnce kenarlı merceklerin büyüteç olarak kullanılabilmesi için kendi karakterlerini korumaları (nmercek>nortamn_{\text{mercek}} > n_{\text{ortam}}) ve cismin odak ile optik merkez arasında yer alması gerekir. Ortamın kırıcılık indisi merceğinkinden büyük olursa mercek karakter değiştirerek ıraksak mercek gibi davranır ve cisimleri küçük gösterir.
Estimated Time:2m 0s
Question 255Question

Tarihî bir yapının restorasyonunda ve temizliğinde kullanılan üç farklı kimyasal madde ile ilgili aşağıdaki bilgiler verilmiştir:

* I. Duvar harcının hazırlanmasında kalsiyum elementini içeren ve halk arasında sönmüş kireç olarak bilinen bileşikten yararlanılmıştır.
* II. Metal yüzeylerdeki pas ve kireç kalıntılarını temizlemek amacıyla, halk arasında tuz ruhu olarak bilinen asidik bileşik tercih edilmiştir.
* III. Ahşap yüzeylerin temizlenmesi ve kireç lekelerinin giderilmesinde, halk arasında sirke asidi olarak bilinen organik bileşik kullanılmıştır.

Buna göre, restorasyon sürecinde kullanılan bu bileşiklerin kimyasal formülleri aşağıdakilerin hangisinde doğru sırayla verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Ca(OH)2Ca(OH)_2HClHClCH3COOHCH_3COOH

Answer

Sönmüş kireç için Ca(OH)2Ca(OH)_2, tuz ruhu için HClHCl ve sirke asidi için CH3COOHCH_3COOH formüllerinin sırasıyla yer aldığı bileşik eşleştirmesidir.
Sönmüş kireç kalsiyum hidroksit olup formülü Ca(OH)2Ca(OH)_2, tuz ruhu hidroklorik asit olup formülü HClHCl ve sirke asidi asetik asit olup formülü CH3COOHCH_3COOH şeklindedir. Bu üç bileşiğin doğru sırayla verildiği seçenek doğru cevaptır.

Step-by-Step Solution

1
I. öncüldeki bileşiğin yaygın adından kimyasal formülünü belirleme
Sönmüş kirecin kimyasal formülü Ca(OH)2Ca(OH)_2 (kalsiyum hidroksit) olarak belirlenir.
YKS Kimya müfredatına göre kalsiyum hidroksit bileşiğinin yaygın adı sönmüş kireçtir.
2
II. öncüldeki bileşiğin yaygın adından kimyasal formülünü belirleme
Tuz ruhunun kimyasal formülü HClHCl (hidroklorik asit) olarak belirlenir.
Temizlikte yaygın olarak kullanılan hidroklorik asit çözeltisi tuz ruhu adıyla bilinir.
3
III. öncüldeki bileşiğin yaygın adından kimyasal formülünü belirleme
Sirke asidinin kimyasal formülü CH3COOHCH_3COOH (asetik asit) olarak belirlenir.
Sirke asidi, zayıf bir organik asit olan asetik asidin yaygın adıdır.
4
Elde edilen formülleri sırasıyla birleştirerek doğru seçeneği tespit etme
Bileşiklerin doğru sıralaması Ca(OH)2Ca(OH)_2HClHClCH3COOHCH_3COOH şeklindedir.
Her üç öncülün de formüllerini sırasıyla ve hatasız biçimde eşleştiren seçeneği bulmak için.

Key Concept

Bileşiklerin formülleri ile geleneksel (yaygın) adlarının eşleştirilmesi
Estimated Time:1m 30s
Question 256Question

Hidayet; doğru yola girmek, doğru yolu bulmak anlamına gelirken, dalalet; doğru yoldan sapmak, batıla yönelmek demektir. Kur'an-ı Kerim'de insanın kendi iradesiyle yaptığı seçimlerin hidayet veya dalalete yönelmesindeki rolü vurgulanmaktadır.

Şûrâ suresi 13. ayette şöyle buyrulmaktadır:
"...Allah dilediğini kendisine seçer ve kendisine yöneleni de doğru yola (hidayete) iletir."

Bu ayete göre, hidayete ulaşma süreciyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Show answer & explanation

Answer: Hidayet; kulun iradesini doğru yola yöneltmesi ve Allah'ın da bu yönelişe karşılık kulunu doğru yola iletmesiyle gerçekleşen bir süreçtir.

Answer

Hidayet; kulun iradesini doğru yola yöneltmesi ve Allah'ın da bu yönelişe karşılık kulunu doğru yola iletmesiyle gerçekleşen bir süreçtir.
Hidayet, insanın kendi cüz'i iradesini kullanarak Allah'a yönelmesi, hakikati arzulayıp yönünü doğruya çevirmesi ve Allah'ın da kulunun bu samimi talebine karşılık onu doğru yola ulaştırması ile gerçekleşir. Şûrâ suresi 13. ayette yer alan 'kendisine yöneleni de doğru yola iletir' ifadesi bu teolojik dengeyi doğrudan açıklamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Ayet mealini ve hidayet kavramının tanımını incelemek.
Ayette geçen 'kendisine yöneleni' ifadesinin insanın cüz'i iradesine, 'doğru yola iletir' ifadesinin ise Allah'ın külli iradesine karşılık geldiği görülür.
Hidayete ulaşma sürecinde kulun tercihi ile Allah'ın yaratması arasındaki dengenin kurulabilmesi için bu ayrım gereklidir.
2
Seçenekleri bu teolojik denge açısından değerlendirmek.
İradeyi tamamen yok sayan cebriyye görüşlerinin ve Allah'ın yaratma sıfatını dışlayan yaklaşımların elenmesi sağlanır.
Yalnızca kulun iradesiyle yönelmesini ve Allah'ın da buna karşılık hidayeti yaratmasını bir arada sunan seçeneğin doğruluğu kesinleşir.

Key Concept

Hidayet sürecinde cüz'i irade (insanın yönelişi) ve külli irade (Allah'ın yaratması) birlikteliği
Estimated Time:1m 0s
Question 257Question

Bir elektrikli araç şarj istasyonunda hızlı ve standart olmak üzere iki farklı tipte şarj ünitesi bulunmaktadır. Bu ünitelerin şarj etme hızlarıyla ilgili aşağıdakiler bilinmektedir:

* Hızlı şarj ünitesi, bir aracın bataryasın�� her 10 dakikada %16\%16 oranında doldurmaktadır.
* Standart şarj ünitesi, bir aracın bataryasını her 15 dakikada %8\%8 oranında doldurmaktadır.

Başlangıçta batarya doluluk oranları %20\%20 olan iki özdeş araçtan biri hızlı şarj ünitesine, diğeri ise standart şarj ünitesine aynı anda bağlanarak şarj edilmeye başlanıyor.

Hızlı şarj ünitesine bağlanan araç, bataryası tamamen (%100)(\%100) dolduğu anda şarjdan çıkarılıyor. Standart şarj ünitesine bağlanan araç ise hızlı şarj ünitesindeki araçtan 40 dakika sonra şarjdan çıkarılıyor.

Buna göre, araçların şarjdan çıkarıldıkları andaki batarya doluluk oranlarının yüzdesel değerlerinin toplamı kaçtır?

Show answer & explanation

Answer: 168

Answer

Araçların şarjdan çıkarıldıkları andaki batarya doluluk oranlarının yüzdesel değerlerinin toplamı 168'dir.
Doğru seçenekte belirtilen değer olan 168, hızlı ünitedeki aracın eksik olan %80\%80'lik kısmını doldurması için geçen 50 dakikaya, standart ünitedeki aracın ekstra 40 dakikasının eklenmesiyle elde edilen 90 dakikalık sürede bataryasına %48\%48 ekleyerek ulaştığı %68\%68 doluluk oranı ile hızlı ünitedeki aracın %100\%100 doluluk oranının toplanmasıyla elde edilir.

Step-by-Step Solution

1
Hızlı şarj ünitesindeki aracın tamamen dolması için gereken şarj miktarını ve süresini hesaplamak.
Araç başlangıçta %20\%20 doludur, tamamen dolması için %80\%80 daha şarj edilmelidir. Hızlı şarj ünitesi 10 dakikada %16\%16 şarj ettiğine göre, %80\%80 şarj için gereken süre: 8016×10=50\frac{80}{16} \times 10 = 50 dakikadır.
Hızlı ünitedeki aracın şarj süresini bulmak, diğer aracın toplam şarj süresini belirlemek için gereklidir.
2
Standart şarj ünitesindeki aracın toplam şarj süresini bulmak.
Standart şarj ünitesindeki araç, hızlı ünitedeki araçtan 40 dakika daha uzun süre şarjda kalmıştır. Dolayısıyla şarj süresi: 50+40=9050 + 40 = 90 dakikadır.
Standart şarj ünitesinde geçen toplam süreyi belirlemek, bu süredeki doluluk artışını hesaplamak için gereklidir.
3
Standart şarj ünitesindeki aracın 90 dakikada aldığı şarj miktarını ve nihai doluluk oranını hesaplamak.
Standart şarj ünitesi 15 dakikada %8\%8 şarj etmektedir. 90 dakikada bataryayı 9015×8=48\frac{90}{15} \times 8 = 48 oranında doldurur. Başlangıçta %20\%20 doluluk oranı olduğu için nihai doluluk oranı: %20+%48=%68\%20 + \%48 = \%68 olur.
Standart ünitedeki aracın şarjdan çıkarıldığı andaki doluluk oranını bulmak gerekir.
4
İki aracın şarjdan çıkarıldıkları andaki doluluk oranlarının yüzdesel değerlerini toplamak.
Hızlı ünitedeki aracın nihai doluluk oranı %100\%100, standart ünitedeki aracın ise %68\%68'dir. Değerlerin toplamı: 100+68=168100 + 68 = 168 olur.
Soruda istenen toplam değeri bulmak için son adımdır.

Key Concept

Oran-orantı prensipleri kullanılarak zaman ve miktar ilişkilerini modelleme ve başlangıç koşullarına bağlı sayı problemlerini çözme.
Estimated Time:2m 0s
Question 258Question

2n=62n = 6 kromozomlu (ve tüm gen karakterleri bakımından heterozigot) dişi bir memelinin yumurtalıklarında mayoz bölünme geçirmekte olan üç farklı yumurta ana hücresinin (oosit) bölünme süreçleriyle ilgili aşağıdaki bilgiler verilmiştir:

* I. oositin bölünmesi sırasında hiçbir krossing-over olayı gerçekleşmemiştir.
* II. oositin bölünmesi sırasında sadece bir tetratta krossing-over gerçekleşmiştir.
* III. oositin bölünmesi sırasında tüm tetratlarda krossing-over gerçekleşmiştir.

Bu hücrelerin mayoz bölünme süreçleri ve oluşan yeni hücreler göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: I. oositten oluşan hücrelerin genetik olarak birbirinden farklı olmasında, Metafaz I evresindeki homolog kromozomların ekvatoral plak üzerine rastgele dizilmesi ve ardından bağımsız olarak ayrılması etkilidir.

Answer

I. oositten oluşan hücrelerin genetik olarak birbirinden farklı olmasında, Metafaz I evresindeki homolog kromozomların ekvatoral plak üzerine rastgele dizilmesi ve ardından bağımsız olarak ayrılması etkilidir.
Mayoz bölünmede kalıtsal çeşitlilik hem homolog kromozomların bağımsız dağılımı hem de krossing-over mekanizmalarıyla sağlanır. Krossing-over gerçekleşmeyen birinci oositte de Metafaz I evresindeki rastgele dizilim ve Anafaz I'deki bağımsız açılım sayesinde atasal hücreden farklı genetik yapıda hücreler oluşur.

Step-by-Step Solution

1
Krossing-over zorunluluğu yanılgısını analiz etmek.
Krossing-over gerçekleşmese bile mayoz bölünmede homolog kromozomların rastgele ayrılması nedeniyle genetik çeşitlilik oluşur.
Mayoz bölünmede çeşitliliğin tek kaynağının krossing-over olduğu yanılgısını çürütmek gerekir.
2
Anafaz evrelerindeki ayrılma mekanizmalarını kontrol etmek.
Anafaz I evresinde homolog kromozomlar, Anafaz II evresinde ise kardeş kromatitler ayrılır.
Evrelerin doğru şekilde ayırt edilmesi, kromatit ve kromozom kavramlarının karıştırılmasını önler.
3
Krossing-over'ın DNA miktarına etkisini incelemek.
Krossing-over homolog kromozomların kardeş olmayan kromatitleri arasındaki karşılıklı parça değişimidir, DNA miktarını değiştirmez.
Replikasyon ile rekombinasyon (krossing-over) süreçlerinin DNA miktarına olan etkilerini ayırt etmek gerekir.
4
Anafaz II evresindeki kromozom sayısı dinamiğini hesaplamak.
Anafaz II'de kardeş kromatitlerin ayrılmasıyla geçici kromozom sayısı nn'den 2n2n'e (66 kromozom) yükselir.
Kromatitlerin ayrıldıktan sonra bağımsız birer kromozom olarak adlandırılmasından kaynaklanan geçici sayısal artışı doğrulamak gerekir.

Key Concept

Mayoz bölünmede çeşitliliği sağlayan homolog kromozomların bağımsız dağılımı (rastgele dizilim ve ayrılma) ile bölünme evrelerindeki DNA ve kromozom sayısı değişimleri.
Estimated Time:2m 30s
Question 259Question

Mitoz bölünme ve sitokinez evrelerinde gerçekleşen olaylar ile bu olayların temel özelliklerinin doğru bir şekilde eşleştirilmesi gerekmektedir. Buna göre, sol tarafta verilen bölünme evresi/olaylarını sağ taraftaki en uygun açıklama ile eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Profaz evresi
Metafaz evresi
Anafaz evresi
Bitki hücresi sitokinezi

Matches

Show answer & explanation

Answer

Profaz evresi çekirdek zarı ve çekirdekçiğin erimesiyle; metafaz evresi kromozomların ekvatoral düzlemde dizilmesiyle; anafaz evresi kardeş kromatitlerin ayrılması ve geçici kromozom sayısının artışıyla; bitki hücresi sitokinezi ise Golgi kökenli ara lamel oluşumuyla doğru bir şekilde eşleşir.
Bölünme sürecindeki evreler ile olaylar incelendiğinde; profaz çekirdek zarının erimesiyle, metafaz ekvatoral düzlemde dizilimle, anafaz kardeş kromatitlerin zıt kutuplara çekilerek geçici kromozom sayısı artışıyla ve bitki sitokinezi Golgi kökenli ara lamel oluşumuyla tam olarak örtüşmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Profaz evresindeki değişimleri belirleme
Profazda çekirdek yapısı çözünür ve sentrozomlar kutuplara hareket eder. Bu durum, çekirdek zarı ve çekirdekçiğin eridiği açıklamayla örtüşür.
Evrenin başlangıcındaki temel yapısal değişimleri doğru tanımlamak için.
2
Metafaz evresindeki dizilimi belirleme
Metafazda kromozomlar ekvatoral düzlemde tek sıra halinde dizilir. Bu durum, kinetokorlara bağlanan iğ ipliklerinin net gözlendiği açıklamayla örtüşür.
Kromozomların en net görüldüğü ve dizilim yaptığı evreyi saptamak için.
3
Anafaz evresindeki kromatit hareketini ve kromozom sayısı değişimini belirleme
Anafazda kardeş kromatitler zıt kutuplara çekilir ve her biri bağımsız birer kromozom olur. Bu durum, hücredeki kromozom sayısının geçici olarak iki katına çıktığı açıklamayla örtüşür.
Karyokinez sürecinde kromozom sayısının geçici artış gösterdiği tek evreyi tespit etmek için.
4
Bitki hücresindeki sitoplazma bölünmesini belirleme
Bitki hücrelerinde sitokinez, çeper varlığı nedeniyle boğumlanarak değil, Golgi organeli aracılığıyla hücre plağı (ara lamel) oluşturularak tamamlanır.
Bitki hücresine özgü olan sitoplazma bölünmesi mekanizmasını ayırt etmek için.

Key Concept

Mitoz karyokinezi evrelerinin özellikleri ile bitki sitokinezinde ara lamel oluşum mekanizması
Estimated Time:1m 30s
Question 260Question

Laboratuvarda oda sıcaklığında (25 C25\text{ }^\circ\text{C}) şekildeki iki kapta bulunan sulu karışımlar boş bir kapta birleştirilerek karıştırılıyor ve bir asit-baz tepkimesi gerçekleşiyor.

Buna göre, tepkime ve oluşan son çözelti ile ilgili;

I. Kısmi nötrleşme gerçekleşmiştir.
II. Tepkime sonucunda oluşan tuzun sistematik adı demir(II) nitrattır.
III. Son çözeltinin pH değeri 7'den küçüktür.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: I, II ve III

Answer

Kısmi nötrleşmenin gerçekleştiği, oluşan tuzun adının demir(II) nitrat olduğu ve artan asit sebebiyle son çözeltinin pH değerinin 7'den küçük olduğu ifadelerinin tamamı doğrudur.
Tepkimede 0,3 mol H+0,3\text{ mol } \text{H}^+ ile 0,2 mol OH0,2\text{ mol } \text{OH}^- bir araya gelmiş, asit arttığı için kısmi nötrleşme gerçekleşmiş ve ortam asidik (pH < 7) olmuştur. Oluşan tuz ise Fe2+\text{Fe}^{2+} iyonu içerdiğinden demir(II) nitrat olarak adlandırılır. Dolayısıyla üç ifade de doğrudur.

Step-by-Step Solution

1
Kaplardaki maddelerin formüllerini ve suya verdikleri iyonların mol sayılarını belirleme
I. kaptaki kezzap HNO3\text{HNO}_3 asididir ve 0,3 mol H+0,3\text{ mol } \text{H}^+ iyonu verir. II. kaptaki Fe(OH)2\text{Fe(OH)}_2 bazı ise 0,1×2=0,2 mol OH0,1 \times 2 = 0,2\text{ mol } \text{OH}^- iyonu verir.
Nötrleşme tepkimelerinde net iyon tepkimesi H+\text{H}^+ ve OH\text{OH}^- iyonları arasında gerçekleşir.
2
Nötrleşme derecesini ve artan maddeyi hesaplama
0,2 mol OH0,2\text{ mol } \text{OH}^- iyonu ile 0,2 mol H+0,2\text{ mol } \text{H}^+ iyonu nötrleşir. Ortamda 0,30,2=0,1 mol H+0,3 - 0,2 = 0,1\text{ mol } \text{H}^+ iyonu artar.
Asit ve bazın tamamen tükenmeyip birinin artması durumunda kısmi nötrleşme gerçekleşir. Bu nedenle birinci ifade doğrudur.
3
Oluşan tuzun formülünü ve sistematik adını belirleme
Tepkime sonucu oluşan tuz Fe2+\text{Fe}^{2+} katyonu ve NO3\text{NO}_3^- anyonundan oluşan Fe(NO3)2\text{Fe(NO}_3)_2 bileşiğidir. Sistematik adı demir(II) nitrattır.
Demir değişken değerlikli bir metal olduğundan adı belirtilirken yükseltgenme basamağı Roma rakamıyla yazılmalıdır. Bu nedenle ikinci ifade doğrudur.
4
Son çözeltinin pH durumunu belirleme
Ortamda serbest H+\text{H}^+ iyonları arttığı için son çözelti asidik özellik gösterir ve 25 C25\text{ }^\circ\text{C}'deki pH değeri 7'den küçüktür.
Asidik çözeltilerde pH < 7'dir. Bu nedenle üçüncü ifade doğrudur.

Key Concept

Asit-baz nötrleşme tepkimelerinde sınırlayıcı bileşen analizi, kısmi nötrleşme ve oluşan tuzların adlandırılması kuralları.

Alternative Method

Tepkime denklemi denkleştirilerek de katsayılar üzerinden mol geçişleri yapılabilir:
Fe(OH)2(k)+2HNO3(suda)Fe(NO3)2(suda)+2H2O(l)\text{Fe(OH)}_2(k) + 2\text{HNO}_3(suda) \rightarrow \text{Fe(NO}_3)_2(suda) + 2\text{H}_2\text{O}(l)
Denkleştirilmiş tepkimede 1 mol Fe(OH)21\text{ mol } \text{Fe(OH)}_2 için 2 mol HNO32\text{ mol } \text{HNO}_3 gereklidir. Başlangıçta alınan 0,1 mol Fe(OH)20,1\text{ mol } \text{Fe(OH)}_2 ile 0,2 mol HNO30,2\text{ mol } \text{HNO}_3 tamamen nötrleşir. Ortamda 0,30,2=0,1 mol HNO30,3 - 0,2 = 0,1\text{ mol } \text{HNO}_3 arttığı için çözelti asidiktir.
Estimated Time:2m 30s
PreviousPage 13 / 338Next