All practice questions

6755 questions

Question 521Question

“Onun bu konudaki keskin görüşleri, toplantıdaki herkesin fikrini değiştirmesine yetti.” cümlesindeki “keskin” sözcüğü, somut anlamlı bir sözcüğün soyut bir anlam kazanmasıyla oluşan 'somutlama' (somutlaştırma) olayına örnektir.

Show answer & explanation

Answer: False

Answer

Verilen ifade yanlıştır. Cümledeki 'keskin' sözcüğü somutlama değil, soyutlama örneğidir.
Verilen önerme yanlıştır çünkü 'keskin' sözcüğü temel anlamıyla somut bir sözcüktür ancak cümle içinde soyut bir anlam kazanarak 'soyutlama' (soyutlaştırma) olayına örnek oluşturmuştur. Önermede bu durumun 'somutlama' olduğu iddia edildiği için ifade yanlıştır.

Step-by-Step Solution

1
Cümledeki 'keskin' sözcüğünün temel ve cümledeki anlamlarını belirlemek.
Temel anlamıyla dokunma duyusuyla ilgili somut bir sözcük olan 'keskin', cümle içinde 'etkili, kesin, tavizsiz' anlamlarında soyut bir özellik kazanmıştır.
Sözcüğün uğradığı anlam kaymasının yönünü saptamak için temel ve yan/mecaz anlamları karşılaştırılmalıdır.
2
Anlam olayının türünü (somutlama veya soyutlama) tanımlamak.
Somut bir sözcüğün soyut bir anlam kazanması durumuna Türkçe dil bilgisinde 'soyutlama' (soyutlaştırma) adı verilir.
Somutlama ile soyutlama arasındaki yön farkını doğru uygulamak gerekir.
3
Verilen yargının doğruluğunu denetlemek.
İfadede bu durum 'somutlama' olarak tanımlandığı için yargı yanlıştır.
Bulunan dil bilgisel sonucun önermeyle uyuşup uyuşmadığını kontrol etmek.

Key Concept

Somut anlamlı bir sözcüğün anlam genişlemesi yoluyla soyut bir kavramı karşılar hale gelmesi 'soyutlama' (soyutlaştırma) olarak adlandırılır.
Estimated Time:1m 30s
Question 522Question

Belgisiz sözcükler, bir isimden önce gelerek onu belirsizlik yönüyle etkilediğinde belgisiz sıfat; bir ismin yerini tuttuğunda ise belgisiz zamir g��revini üstlenir.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde belgisiz sözcük, diğerlerinden farklı bir görevde kullanılmıştır?

Show answer & explanation

Answer: Öğrencilerin birçoğu bu konuyu anlamakta zorluk çektiğini belirtti.

Answer

Öğrencilerin birçoğu bu konuyu anlamakta zorluk çektiğini belirtti.
Doğru cevap olan cümlede geçen 'birçoğu' sözcüğü, öğrencilerin yerini tutacak şekilde kullanılmış ve iyelik eki almıştır. Bir adın yerini belirsizlik yoluyla tutan bu tür sözcükler belgisiz zamirdir. Diğer seçeneklerin tamamında ('kimi', 'birtakım', 'bazı', 'birkaç') belgisiz sözcükler doğrudan bir adın önüne gelerek onu belirtme amacıyla kullanılmış ve belgisiz sıfat görevini üstlenmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Seçeneklerde yer alan belgisizlik bildiren sözcükleri belirlemek.
Belgisiz sözcükler sırasıyla: 'kimi', 'birtakım', 'birçoğu', 'bazı' ve 'birkaç' olarak belirlenmiştir.
Gramer analizi yapabilmek için öncelikle hedef sözcüklerin tespit edilmesi gerekir.
2
Belirlenen belgisiz sözcüklerin cümle içindeki görevlerini (adın yerini mi tuttuklarını yoksa adı mı belirttiklerini) kontrol etmek.
'Kimi insanlar', 'birtakım sorunlar', 'bazı günler' ve 'birkaç sayfa' kullanımlarında belgisiz sözcükler adlardan önce gelip onları etkilemiştir. Ancak 'öğrencilerin birçoğu' kullanımında sözcük iyelik eki alarak adın yerini tutmuştur.
Belgisiz sıfat ile belgisiz zamir arasındaki temel fark, sözcüğün adın önüne gelip onu belirtmesi veya doğrudan adın yerini tutmasıdır.
3
Farklı görevde olan seçeneği belirlemek.
'Öğrencilerin birçoğu...' cümlesindeki belgisiz sözcük zamir görevindeyken, diğer cümlelerdeki belgisiz sözcükler sıfat görevindedir.
Soruda bizden farklı görevdeki belgisiz sözcüğü bulmamız istenmiştir.

Key Concept

Belgisiz Sıfat ve Belgisiz Zamir Ayrımı
Estimated Time:2m 0s
Question 523Question

Japonya'da ortaya çıkan kintsugi sanatı, kırılan veya çatlayan seramik kapların altın, gümüş ya da platin tozuyla karıştırılmış özel bir reçine kullanılarak birleştirilmesi esasına dayanır. Bu geleneksel teknik, nesnenin hasar gören kısımlarını gizlemek yerine onları daha belirgin hâle getirerek ön plana çıkarır. Kintsugi felsefesi, kusurların ve yaşanmışlıkların gizlenmesi gereken birer ayıp değil, nesnenin tarihine değer katan benzersiz unsurlar olduğunu savunur. Böylece onarılan eşya, ilk hâlinden daha estetik ve kıymetli bir esere dönüşür. Bu sanat dalı, insan yaşamındaki zorlukların, hayal kırıklıklarının ve ruhsal yaraların da kişiyi çirkinleştirmediğini, aksine onu olgunlaştırıp güzelleştirdiğini simgeler.

Bu parçadan hareketle kintsugi sanatı ile ilgili aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

Show answer & explanation

Answer: Bireylerin yaşadığı psikolojik sarsıntıları tedavi etmek amacıyla uygulanan bir terapi yöntemi olduğuna

Answer

Kintsugi sanatının bireylerin yaşadığı psikolojik sarsıntıları tedavi etmek amacıyla uygulanan bir terapi yöntemi olduğuna değinilmemiştir.
Doğru seçenek kintsugi sanatının psikolojik sarsıntıları tedavi eden bir terapi yöntemi olduğunu belirtmektedir. Metinde kintsuginin insan yaşamındaki zorlukları ve ruhsal yaraları güzelleştirmeyi simgelediği ifade edilse de, bunun tıp veya psikoloji alanında aktif olarak uygulanan bir tedavi/terapi metodu olduğuna dair herhangi bir bilgi bulunmamaktadır. Dolayısıyla bu yargıya ulaşılamaz.

Step-by-Step Solution

1
Metinde kintsugi sanatında kullanılan malzemeleri ve uygulamanın biçimsel özelliğini kontrol etmek.
Seramiklerin altın, gümüş, platin gibi kıymetli madenlerle birleştirildiği ve kusurlu bölgelerin gizlenmeyip aksine belirginleştirildiği anlaşılır.
Kullanılan malzemeler ve biçimsel hedeflerle ilgili seçenekleri elemek.
2
Metinde kintsugi felsefesinin nesneye kattığı değer ile insan hayatı arasındaki sembolik bağı incelemek.
Kusurların nesneye benzersiz bir tarihsel değer kattığı, ruhsal yaraların da insanı olgunlaştırıp güzelleştirdiği yönünde sembolik bir anlam taşıdığı saptanır.
Nesneye katılan biriciklik, estetik gelişim ve insani yansımalara dair seçenekleri kontrol etmek.
3
Metinde bu sanatın doğrudan psikolojik bir tedavi veya terapi metodu olarak sunulup sunulmadığını değerlendirmek.
Zorlukların ve yaraların olgunlaştırıcı yönünün sadece simgelendiği görülür; bunun psikolojik bir tedavi uygulaması olduğuna dair bir bilgi bulunmamaktadır.
Parçadan çıkarılamayacak olan yargıyı tespit edip doğru seçeneğe ulaşmak.

Key Concept

Paragrafta Yardımcı Düşünceler
Estimated Time:1m 30s
Question 524Question

Likenler, algler ve mantarların bir araya gelmesiyle oluşan ortak yaşam (simbiyoz) formlarıdır. Kök ve iletim demetleri bulunmayan bu canlılar, gereksinim duydukları su ve mineral gibi maddeleri doğrudan atmosferden alırlar. Bu morfolojik yapıları nedeniyle ortamdaki hava kirliliğine, özellikle de kükürt dioksit oranına karşı son derece hassastırlar. Kirliliğin yoğun olduğu endüstriyel bölgelerde liken türlerinin hızla yok olması, temiz kırsal alanlarda ise çeşitliliklerinin artması, onları ekosistem sağlığını izlemede güvenilir birer biyoindikatör haline getirmiştir. Likenlerin bünyelerinde biriken ağır metallerin laboratuvar ortamında analiz edilmesi, yapay cihazlara kıyasla çok daha düşük maliyetli ve geniş alanlara yayılan kesintisiz bir çevresel izleme olanağı sunar. Dolayısıyla modern ekoloji, bu canlıları sadece doğanın bir parçası olarak değil, aynı zamanda çevre kirliliğini ölçen doğal birer denetim mekanizması olarak kabul etmektedir.

Bu parçada likenlerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

Show answer & explanation

Answer: Yapay ölçüm araçlarının çevre analizlerindeki doğruluğunu denetlemek için kullanıldıklarına

Answer

Yapay ölçüm araçlarının çevre analizlerindeki doğruluğunu denetlemek için kullanıldıklarına
Likenlerin laboratuvar analizlerinin yapay cihazlara kıyasla daha düşük maliyetli ve geniş alanlı bir çevresel izleme sağladığı paragrafta vurgulanmıştır. Ancak, bu canlıların yapay ölçüm araçlarının çevre analizlerindeki doğruluğunu denetlemek veya test etmek amacıyla kullanıldığına dair hiçbir ifadeye yer verilmemiştir. Dolayısıyla bu yargı parçadan çıkarılamaz.

Step-by-Step Solution

1
Paragrafın anlam sınırları ve yardımcı düşünceleri analiz edilir.
Likenlerin yapısı (simbiyoz), beslenmesi (havadan alma), hassasiyeti (kükürt dioksit), biyoindikatör olma özelliği ve maliyet avantajı gibi yardımcı fikirler tespit edilir.
Parçada doğrudan değinilen ve değinilmeyen yargıları ayırt etmek için metnin her cümlesini çözümlemek gerekir.
2
Seçenekler parçadaki ifadelerle karşılaştırılır.
Ortak yaşam kurduklarına (alg ve mantar ortaklığı), morfolojik özelliklerinin hassasiyet yarattığına (kök/iletim demeti yokluğu), ekosistem takibine veri sağladıklarına (biyoindikatörlük) ve düşük bütçeli çevresel gözlem sunduklarına (düşük maliyet) dair yargılar doğrulanır.
Çıkarılabilecek yardımcı düşünceleri belirleyerek elenecek seçenekleri saptamak için bu adım gereklidir.
3
Metinde 'yapay cihazlar' ifadesinin geçtiği yer incelenir ve seçenekteki bilgiyle uyumu kontrol edilir.
Metinde yapay cihazlar sadece maliyet ve izleme alanı genişliği yönünden kıyaslanmıştır; likenlerin bu cihazların doğruluğunu test etmek veya kalibre etmek amacıyla kullanıldığına dair bir bilgi yoktur.
Parçada açıkça yer almayan ve metne öznel yorum katılarak üretilmiş yanlış yargıyı tespit etmek için karşılaştırma yapılır.

Key Concept

Paragrafta Yardımcı Düşünceler
Estimated Time:2m 0s
Question 525Question

Yeni projesiyle ilgili planlarını anlatırken içindeki heyecanı gözlerinden okumak (I) mümkündü. Ancak kurul üyelerinin konuya soğuk (II) yaklaşması, onun bütün hevesini kırdı (III). Yaşadığı bu hayal kırıklığıyla odasına çekilip masanın üzerindeki dağın��k (IV) evrakları çantasına yerleştirmeye başladı. O an, bu tıkanıklığı aşabilmek için daha aydınlık (V) fikirlere ihtiyacı olduğunu anladı.

Bu parçada numaralanmış sözcüklerden hangisi gerçek anlamıyla kullanılmıştır?

Show answer & explanation

Answer: IV

Answer

Parçada geçen IV numaralı 'dağınık' sözcüğü gerçek anlamıyla kullanılmıştır.
Parçadaki 'dağınık evraklar' ifadesinde geçen 'dağınık' sözcüğü, sözlükteki ilk anlamı olan 'bir araya getirilmemiş, düzensiz biçimde serpilmiş olan' anlamını tam olarak karşılamaktadır. Bu yüzden sözcük gerçek (temel) anlamıyla kullanılmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Parçadaki numaralanmış sözcüklerin cümle içinde kazandıkları anlamları tek tek analiz etmek.
Sözcüklerin gerçek anlamlarından uzaklaşıp uzaklaşmadığı incelenir.
Gerçek anlam, sözcüğün zihinde uyandırdığı ilk ve en temel anlamdır.
2
Seçeneklerdeki kelimelerin ilk anlamlarını belirlemek.
'Okumak' kelimesinin yazıyı okumak, 'soğuk' kelimesinin ısısı düşük olmak, 'kırmak' kelimesinin parçalamak, 'aydınlık' kelimesinin ışık alan olmak, 'dağınık' kelimesinin ise düzensiz biçimde serpilmiş olmak anlamına geldiğini hatırlamak.
Gerçek anlam karşılaştırması yapabilmek için sözlük tanımlarını bilmek gerekir.
3
Temel anlamlar ile cümledeki kullanımları eşleştirmek.
Yalnızca 'dağınık evraklar' ifadesindeki 'dağınık' kelimesinin temel anlamıyla birebir örtüştüğünü, diğer sözcüklerin ise soyutlanarak mecaz anlam kazandığını görmek.
Doğru cevaba ulaşmak için somut/soyut anlam değişimlerini saptamak gerekir.

Key Concept

Gerçek anlam (temel anlam), bir sözcük söylendiğinde zihinde uyanan ilk ve en yaygın anlamdır. Sözcüklerin somut ve birincil özellikleri gerçek anlam kapsamında değerlendirilir.
Estimated Time:1m 30s
Question 526Question

Sessizlik, sadece gürültünün yokluğu değil; beynin kendini yenileme ve yapılandırma sürecinin etkin bir bileşenidir. (I) Yapılan nörolojik araştırmalar, beynin herhangi bir dış uyarana maruz kalmadığı sessizlik anlarında 'varsayılan mod şebekesi' adı verilen sistemin devreye girdiğini göstermektedir. (II) Bu sistemin aktifleşmesi, bireyin kendi iç dünyasına yönelerek anılarını anlamlandırmasına ve empati yeteneğini geliştirmesine olanak tanır. (III) Ayrıca gün içinde maruz kalınan yüksek d��zeydeki seslerin hipokampusta yarattığı stres hasarı, düzenli sessizlik süreleriyle önemli ölçüde azaltılabilmektedir. (IV) Dahası, sessiz bir ortamda geçirilen zamanın beyinde yeni nöron oluşumunu (nörojenez) tetiklediği ve böylece öğrenme kapasitesini doğrudan artırdığı tespit edilmiştir.

Yukarıdaki metinde numaralanmış cümleler ile bu cümlelerden çıkarılabilecek yardımcı düşünceleri doğru şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

I. Cümle
II. Cümle
III. Cümle
IV. Cümle

Matches

Show answer & explanation

Answer

I. cümle ile 'Uyaransız kalındığında zihnin içsel süreçleri yöneten belirli bir mekanizmayı çalıştırmaya başladığı' ifadesi, II. cümle ile 'Beyindeki varsayılan mod şebekesinin, insanın geçmiş deneyimlerini sentezlemesine ve başkalarının duygularını anlama becerisine katkı sağladığı' ifadesi, III. cümle ile 'Sessizliğin, dışsal seslerin hafıza merkezinde yol açtığı yıpranmayı hafifletici bir işlev üstlendiği' ifadesi ve IV. cümle ile 'Gürültüsüz ortamların zihinsel gelişimi destekleyerek bireyin bilgi edinme ve işleme becerisini olumlu etkilediği' ifadesi eşleşmektedir.
Metindeki numaralanmış cümlelerde yer alan bilimsel ve nörolojik veriler, sağ sütundaki yargılarla anlam bakımından bire bir örtüşmektedir. Her bir cümlenin ilettiği özel bilgi, ilgili yargıda eş anlamlı veya yakın anlamlı sözcüklerle yeniden yapılandırılarak ifade edilmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Metnin birinci cümlesini analiz ederek uygun yargıyı aramak.
Birinci cümlede 'dış uyarana maruz kalınmayan sessizlik anları' ifadesi ile 'varsayılan mod şebekesinin devreye girmesi' eşleştirilmiştir. Bu durum, uyaransız kalındığında zihnin içsel süreçleri yöneten belirli bir mekanizmayı çalıştırmaya başladığı yargısıyla örtüşür.
İlk cümlenin anahtar kelimelerini (dış uyaranın yokluğu, devreye giren sistem) anlamca yakın bir yargıyla eşleştirmek.
2
Metnin ikinci cümlesini analiz ederek uygun yargıyı aramak.
İkinci cümlede bu sistemin 'anıları anlamlandırma' ve 'empati yeteneğini geliştirme' işlevleri vurgulanmıştır. Bu işlevler sırasıyla geçmiş deneyimleri sentezleme ve başkalarının duygularını anlama becerisiyle eşleşir.
İkinci cümledeki bilişsel ve duyuşsal kazanımları doğru kavramlarla ilişkilendirmek.
3
Metnin üçüncü cümlesini analiz ederek uygun yargıyı aramak.
Üçüncü cümlede seslerin hafıza merkezinde (hipokampus) yol açtığı stres hasarının sessizlik sayesinde azaltılabileceği söylenmiştir. Bu durum, sessizliğin dışsal seslerin hafıza merkezinde yol açtığı yıpranmayı hafifletici bir rol oynadığını doğrular.
Üçüncü cümledeki fizyolojik ve nörolojik etkilerin sessizlik yardımıyla nasıl dengelendiğini saptamak.
4
Metnin dördüncü cümlesini analiz ederek uygun yargıyı aramak.
Dördüncü cümlede sessiz ortamların nöron oluşumunu (nörojenez) tetiklediği ve öğrenme kapasitesini doğrudan artırdığı belirtilmiştir. Bu da gürültüsüz ortamların zihinsel gelişimi desteklediği ve bilgi edinme becerisini olumlu etkilediği yargısıyla uyuşur.
Dördüncü cümledeki nöron oluşumu ve öğrenme kapasitesi artışı verilerini zihinsel gelişim ve bilgi işleme becerisi kavramlarıyla eşleştirmek.

Key Concept

Paragrafta Yardımcı Düşünceler
Estimated Time:2m 0s
Question 527Question

Somutlama; soyut bir kavramın, somut anlamlı bir sözcükle karşılanarak zihinde daha belirgin hale getirilmesidir. Soyutlama ise somut anlamlı bir sözcüğün anlam genişlemesi yoluyla soyut bir kavramı karşılayacak duruma gelmesidir.

Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde hem somutlama hem de soyutlama örneği bir arada kullanılmıştır?

Show answer & explanation

Answer: İçinde biriken öfkeyi dindirmek için öncelikle bu dar kafadan kurtulması gerekiyordu.

Answer

İçinde biriken öfkeyi dindirmek için öncelikle bu dar kafadan kurtulması gerekiyordu.
Doğru cevap olan cümlede hem somutlama hem de soyutlama örnekleri bir arada bulunmaktadır. Cümledeki 'öfke' soyut bir kavramdır. Ancak 'öfkenin birikmesi' ifadesinde öfke, somut bir madde gibi düşünülerek somutlaştırılmıştır. Bu durum 'somutlama'ya örnektir. Diğer yandan 'kafa' sözcüğü normalde somut bir organı ifade eder. Fakat bu cümledeki 'dar kafa' ifadesinde 'kafa' sözcüğü, 'düşünce yapısı, zihniyet' anlamında kullanılarak soyut bir anlam kazanmıştır. Bu durum da 'soyutlama'ya örnektir.

Step-by-Step Solution

1
Cümlelerde geçen kelimelerin temel (gerçek) anlamları ile cümledeki bağlamsal anlamlarını karşılaştırarak soyut ve somut durumları belirlemek.
Kelimelerin mecazlaşma veya somutlama/soyutlama yoluyla kazandıkları yeni anlam özellikleri tespit edilir.
Sözcük düzeyinde gerçekleşen anlam olaylarını doğru saptayabilmek için bağlamsal analizin yapılması şarttır.
2
Seçeneklerde sadece tek bir anlam olayının (yalnızca somutlama veya yalnızca soyutlama) bulunduğu cümleleri elemek.
Toplumun nabzını tutamayan yöneticiler cümlesinde sadece soyutlama; zamanın çarkları ve dipsiz korku cümlelerinde ise sadece somutlama tespit edilerek bu şıklar elenir.
Soru kökünde her iki anlam olayının da aynı cümle içinde bulunması gerektiği belirtilmiştir.
3
Hedef cümledeki kelimelerin anlam olaylarını detaylıca incelemek.
Öfke (soyut) kavramının biriken bir madde gibi düşünülerek somutlandığı, kafa (somut) organının ise zihniyet/düşünce tarzı anlamında soyutlandığı belirlenir.
Doğru seçenekte her iki koşulun da tam olarak sağlandığı doğrulanmış olur.

Key Concept

Somutlama ve Soyutlama
Question 528Question

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "beslemek" sözcüğü mecaz anlamıyla kullanılmıştır?

Show answer & explanation

Answer: Edebiyat tarihi boyunca pek çok şair, yalnızlık duygusunu eserlerini besleyen temel kaynak olarak görmüştür.

Answer

Edebiyat tarihi boyunca pek çok şair, yalnızlık duygusunu eserlerini besleyen temel kaynak olarak görmüştür.
Yalnızlık duygusunun sanat eserlerini beslemesinden bahsedilen cümlede 'beslemek' sözcüğü, fiziksel bir besin veya hammadde sağlama anlamından tamamen sıyrılarak 'geliştirmek, ilham kaynağı olmak, olgunlaştırmak' anlamında soyut bir şekilde kullanılmıştır. Bu durum sözcüğün mecaz anlam kazandığını gösterir.

Step-by-Step Solution

1
Cümlelerde geçen 'beslemek' sözcüklerinin gerçek, yan ve mecaz anlam özelliklerini incelemek.
Dört seçenekteki kullanımın somut ve fiziksel bağlamda (su sağlama, odun ekleme, hammadde sağlama, gıda verme) olduğunu, bir seçenekte ise tamamen soyut bir kavramı (sanat eserini geliştirme) ifade ettiğini belirlemek.
Sözcüğün mecaz anlamı, gerçek anlamından tamamen uzaklaşarak kazandığı yeni ve soyut anlamdır.
2
Mecaz anlam taşıyan cümleyi tespit etmek.
Yalnızlık duygusunun eserleri beslemesi ifadesinde 'beslemek' sözcüğünün soyut bir geliştirme ve ilham kaynağı olma anlamında kullanıldığını belirlemek.
Bu cümlede sözcük, fiziksel bir gıda veya madde sağlama işlevinden sıyrılmış, tamamen mecazi bir nitelik kazanmıştır.

Key Concept

Mecaz Anlam
Estimated Time:45s
Question 529Question

(I) Şiir, insan ruhunun derinliklerinde kalmış duyguları en rafine biçimde açığa çıkarma sanatıdır. (II) Şair bu yapıtında, ilk kitabına kıyasla daha yoğun bir imge dünyası kurmuştur. (III) Belki de bu şiirler gelecekte de aynı heyecanla okunacak ve değerini koruyacak. (IV) Eleştirmen, şairin bu yeni söyleyiş tarzıyla geleneksel şiir anlayışını yıktığını dile getirdi. (V) Sanat��ının özgün imgelere yönelmesinde, geleneksel şiir kalıplarından sıkılması etkili olmuştur.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Show answer & explanation

Answer: III. cümlede, varsayım anlamı vardır.

Answer

Üçüncü cümlede varsayım anlamı olduğu yönündeki yargı söylenemez çünkü bu cümlede olasılık anlamı vardır.
Üçüncü cümlede geçen 'Belki de' ifadesi cümleye olasılık (ihtimal) anlamı katmaktadır. Varsayım ise gerçekleşmemiş bir durumu gerçekleşmiş gibi kabul etmektir (örneğin 'tut ki', 'farz edelim' gibi ifadelerle kurulur). Dolayısıyla üçüncü cümlede varsayım anlamı olduğu yönündeki yargı yanlıştır ve söylenemez.

Step-by-Step Solution

1
Birinci cümleyi 'nedir' sorusu yönelterek incelemek.
Cümlenin tanım bildirdiği doğrulanır.
Tanımlama kavramını kontrol etmek.
2
İkinci cümledeki karşılaştırma bildiren 'kıyasla' ifadesini tespit etmek.
İki eserin karşılaştırıldığı doğrulanır.
Karşılaştırma kavramını kontrol etmek.
3
Üçüncü cümledeki olasılık anlamı katan 'belki de' ifadesini değerlendirmek.
Varsayım anlamının olmadığı, olasılık anlamının olduğu görülür.
Doğru seçeneğe ulaşmak.
4
Dördüncü cümledeki aktarım tarzını kontrol etmek.
Eleştirmenin sözünün dolaylı olarak aktarıldığı doğrulanır.
Dolaylı anlatım kavramını kontrol etmek.
5
Beşinci cümledeki gerekçe-sonuç ilişkisini analiz etmek.
Geleneksel kalıplardan sıkılmanın neden, yönelmenin ise sonuç olduğu doğrulanır.
Neden-sonuç ilişkisini kontrol etmek.

Key Concept

Cümlede Kavramlar (Tanım, Karşılaştırma, Varsayım, Olasılık)
Question 530Question

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde koyu yazılmış sözcük hem yapım hem de çekim eki almıştır?

Show answer & explanation

Answer: Yolcuların güvenliği için otobüsün tüm bakımı zamanında yapılmıştı.

Answer

Yolcuların güvenliği için otobüsün tüm bakımı zamanında yapılmıştı cümlesindeki 'bakımı' sözcüğü hem yapım hem de çekim eki almıştır.
Otobüsün tüm bakımı ifadesinde geçen 'bakımı' sözcüğünün kökü 'bak-' fiilidir. Bu köke gelen '-ım' eki fiilden isim yapım ekidir ve kelimeyi türetmiştir. Ardından gelen '-ı' eki ise 'otobüsün bakımı' belirtili isim tamlamasındaki tamlanan (üçüncü tekil şahıs iyelik) ekidir, bu da bir isim çekim ekidir. Dolayısıyla sözcük hem yapım hem de çekim eki almıştır.

Step-by-Step Solution

1
Seçeneklerdeki koyu yazılmış sözcüklerin köklerini ve aldıkları ekleri belirlemek
Sözcüklerin kökleri ve ek yapıları tek tek analiz edilir.
Sözcüklerin yapısını (türemiş mi, çekimli mi) doğru ayırt etmek.
2
Sözcüklerin yapım eki alıp almadığını kontrol etmek
'Bakımı', 'doğu' ve 'kazı' yapım eki almı��tır; 'dizi' (vücut bölümü anlamında) ve 'yazar' (yazmak eylemi anlamında) sözcükleri ise yapım eki almamıştır.
Yapım eki almamış sözcükleri belirleyerek seçenekleri elemek.
3
Yapım eki alan sözcüklerin çekim eki alıp almadığını incelemek
'Bakımı' sözcüğündeki '-ı' eki iyelik ekidir (çekim eki), 'doğu' ve 'kazı' sözcüklerinde ise çekim eki yoktur.
Hem yapım hem çekim eki içeren doğru seçeneğe ulaşmak.

Key Concept

Türkçede yapım ve çekim eklerinin işlevsel olarak ayırt edilmesi ve sesteş kök/eklerin analizi.
Question 531Question

Bir sözcüğün temel anlamından tamamen uzaklaşmadan, şekilsel veya işlevsel benzerlikler yoluyla kazandığı yeni anlamlara yan anlam denir.

Buna göre, aşağıdaki metinde numaralanmış sözcüklerden hangisi yan anlamıyla kullanılmıştır?

Vadiyi ikiye bölen nehrin suları, baraj gölünü (I) besleyen en önemli kaynaktı. Yaz aylarında sıcaklığın artmasıyla nehrin yatağındaki taşlar güneşin altında iyice (II) ısınmıştı. Su miktarının azalması, bölgedeki tarım faaliyetlerine ağır bir (III) darbe vurdu. Çiftçiler, ekinlerinin susuzluktan (IV) kurumaması için yeni kuyular açmak gibi farklı bir (V) yola başvurdular.

Show answer & explanation

Answer: I

Answer

I numaralı 'besleyen' ifadesi yan anlamıyla kullanılmıştır.
I numaralı 'besleyen' sözcüğü, temel anlamı olan 'canlıyı besinle doyurmak' eyleminden yola çıkarak, 'bir kaynağı (gölü) suyla desteklemek' anlamında işlevsel benzerlik yoluyla kullanılmıştır. Bu kullanım temel anlamla somut bağını sürdürdüğü için yan anlamdır.

Step-by-Step Solution

1
Paragraftaki numaralanmış sözcüklerin temel anlamlarını belirleme.
'Beslemek' canlıyı doyurmak; 'ısınmak' sıcaklığı artmak; 'darbe' vurmak; 'kurumak' nemini kaybetmek; 'yol' yürünen şerit.
Kelimenin kazandığı yeni anlamın gerçek anlamla olan ilişkisini saptamak için temel anlamı bilmek gerekir.
2
Sözcüklerin cümle içindeki yeni anlamlarını ve temel anlamla bağlarını analiz etme.
'Besleyen' sözcüğünün baraj gölüne su sağlamak anlamında işlevsel benzerlikle kullanıldığı; 'darbe' ve 'yol' sözcüklerinin tamamen soyutlaşarak mecazlaştığı; 'ısınmak' ve 'kurumak' sözcüklerinin ise doğrudan temel anlamlarında kaldığı görülür.
Yan anlam ve mecaz anlam arasındaki temel farkı ortaya koymak.
3
Yan anlam tanımına uygun olan seçeneği belirleme.
İşlevsel benzerlik ilişkisini koruyan ve somut bir kaynağı besleme durumunu ifade eden I numaralı kullanımın yan anlam olduğu saptanır.
Doğru yanıta ulaşmak.

Key Concept

Yan anlam, bir sözcüğün temel anlamından tamamen kopmadan, şekilsel veya işlevsel benzerlikler yoluyla kazandığı yeni anlamları ifade eder.
Question 532Question

Tarih yaz��mı, geçmişte meydana gelmiş olayların tarafsız bir dökümünü yapmaktan ibaret değildir; aksine, bugünün bakış açısıyla geçmişin yeniden kurgulanması sürecidir. Tarihçi, arşiv belgeleri arasından hangilerini seçeceğine karar verirken, kaçınılmaz olarak kendi çağının değer yargılarından, ideolojilerinden ve entelektüel eğilimlerinden etkilenir. Bu durum, geçmişin bilgisini mutlak bir nesnellikle elde etmenin imkânsızlığını gösterdiği gibi, tarihin sürekli değişen ve güncellenen bir anlatı olduğunu da ortaya koyar. Bir tarihsel olgu, farklı dönemlerde o dönemin siyasal ve toplumsal dinamiklerine göre yeniden yorumlanır ve anlamlandırılır. Dolayısıyla tarih, geçmişin donmuş bir fotoğrafı değil, bugünün geçmişle kurduğu dinamik ve sürekli değişen bir diyalogdur. Bu diyalogda asıl belirleyici olan, geçmişteki olayların kendisinden ziyade, bugünün araştırmacısının o olaylara yönelttiği sorular ve kurduğu anlam ilişkileridir. Nitekim geçmiş, tarihin pasif bir nesnesi olmaktan çıkıp araştırmacının zihninde yeniden canlanan aktif bir özneye dönüşür.

Bu parçadan hareketle, 'Tarih yazımı, geçmişin kendisini tarafsız bir şekilde yansıtmaktan ziyade, tarihçinin kendi döneminin etkisiyle geçmişi yeniden yapılandırdığı dinamik bir süreçtir.' ifadesi parçanın ana düşüncesi olarak değerlendirilebilir mi?

Show answer & explanation

Answer: True

Answer

Bu parçadan hareketle verilen ifade parçanın ana düşüncesidir.
Doğru seçeneğe göre, tarih yazımının nesnel bir kopyalama olmadığı, aksine tarihçinin kendi dönemi ve zihniyetiyle geçmişi dinamik olarak yeniden yapılandırdığı fikri, paragrafın son cümlesinde de belirtildiği üzere metnin bütününde savunulan temel iletidir.

Step-by-Step Solution

1
Paragrafın anahtar kelimelerini ve temel tezini belirlemek.
Tarih yazımı, arşiv belgelerinin seçimi, tarihçinin çağının etkisi, nesnelliğin imkânsızlığı, tarihsel olguların yeniden yorumlanması ve dinamik diyalog gibi kavramlar öne çıkmaktadır.
Parçanın bütününde hangi kavramlar üzerinde durulduğunu anlamak, yazarın asıl iletisine ulaşmanın ilk adımıdır.
2
Parçadaki yardımcı düşünceleri tespit edip bunları ana iletiden ayırt etmek.
Tarihçinin arşiv belgelerini seçerken kendi döneminden etkilenmesi ve tarihsel olguların farklı dönemlerde farklı yorumlanması yardımcı düşüncelerdir.
Yardımcı düşünceleri ana düşünceden ayırmak, sadece parçanın genelini kapsayan yargıya odaklanmayı sağlar.
3
Belirlenen temel tezi sentezleyerek soruda verilen yargı ile karşılaştırmak.
Parçanın bütününde savunulan 'tarih yazımının geçmişin nesnel bir aktarımı değil, bugünün etkisiyle sürekli yeniden kurgulanan dinamik bir süreç olduğu' tezi, soruda verilen ifadeyle örtüşmektedir.
Verilen yargının parçanın ana iletisini tam olarak kapsayıp kapsamadığını doğrulamak için bu sentez gereklidir.

Key Concept

Paragrafta ana düşünce, bir parçanın yazılma amacını ve yazarın okuyucuya ulaştırmak istediği temel iletiyi temsil eden, bütünü kapsayıcı yargıdır.
Estimated Time:2m 0s
Question 533Question

Sanat yapıtının biricikliği ve kalıcılığı, onun toplumsal ya da tarihsel koşullardan bütünüyle bağımsız, kendi içine kapalı bir estetik adacık oluşturmasından değil; tam aksine, bu koşulların karmaşık ağını kendi özgül ve özerk diliyle yeniden üretebilmesinden kaynaklanır. Bir resim ya da roman, yaratıldığı dönemin iktisadi, siyasi ya da kültürel çatışmalarını doğrudan rapor eden nesnel bir belge veya tarihsel bir vesika değildir; eğer yalnızca bu işlevi üstlenseydi, zamanın yıpratıcı etkisine direnemez, tarihsel faydacılığın dar sınırları içinde eriyip giderdi. Sanatın asıl gücü, dış dünyadaki nesnel gerçekliği aynen taklit etmekte değil, o gerçekliğin insan bilincinde yarattığı derin sarsıntıyı estetik biçimlerin sağladığı özgürlük alanı içinde görünür kılmasında yatar. Dolayısıyla, bir sanat eserini doğru anlamlandırma çabası, onu üreten dönemin toplumsal koşullarına kaba bir indirgemecilikle yaklaşmadan, bu koşulların eserin kendine has biçimsel yapısında nasıl sanatsal bir dönüşüme uğradığını deşifre etmeyi gerektirir. Eserin özerkliği, tarihsel bağlamdan tamamen kopuk bir soyutlanma değil, o bağlamın estetik bir süzgeçten geçirilerek evrensel ve kalıcı kılınmasıdır.

Bu parçadan hareketle, sanat eserinin kalıcılığının ve özgünlüğünün, toplumsal bağlamı estetik bir süzgeçten geçirip kendi biçimsel yapısı içinde dönüştürerek aktarmasında yattığı yargısı doğru mudur?

Show answer & explanation

Answer: True

Answer

Sanat eserinin kalıcılığı ve biricikliği, dış gerçekliğin estetik bir süzgeçten geçirilip biçimsel olarak dönüştürülmesiyle mümkündür.
Bu parçada sanat yapıtının biricikliği ve kalıcılığı, onun tarihsel ve toplumsal gerçeklikten tamamen bağımsız olmasıyla değil, bu bağlamı estetik bir formla yeniden üretmesiyle ilişkilendirilmiştir. Dolayısıyla sunulan yargı, parçanın ana iletisini tam olarak karşılamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Paragrafın giriş ve gelişme cümlelerindeki temel kavramları (biriciklik, kalıcılık, tarihsel bağlam, estetik özerklik) belirlemek.
Sanatın toplumsal/tarihsel koşullarla ilişkili olduğu ancak bunları doğrudan taklit etmediği, estetik özerklik çerçevesinde dönüştürdüğü tespit edilir.
Yazarın sanatın varlık koşullarına dair yaptığı temel saptamayı kavramak.
2
Parçadaki indirgemecilik ve doğrudan yansıtma eleştirilerini analiz etmek.
Sanatın sadece tarihi veya toplumsal olayları aktaran bir vesika (belge) olması durumunda kalıcı olamayacağı sonucuna ulaşılır.
Ana düşünceyi belirlerken yazarın karşı çıktığı durumları dışarıda bırakmak.
3
Son cümledeki özerkliğin tanımını ve işlevini değerlendirmek.
Özerkliğin, tarihsel bağlamın estetik bir süzgeçten geçirilerek evrensel ve kalıcı kılınması demek olduğu saptanır.
Yazarın nihai olarak ulaştığı sentezi ve vermek istediği ana mesajı belirlemek.
4
Verilen yargı ile parçanın ana iletisini karşılaştırarak doğruluk değerini belirlemek.
Verilen yargının, parçanın bütününde savunulan ve son cümlede özetlenen tarihsel bağlamın estetik biçimle dönüştürülmesi fikriyle tam olarak örtüştüğü görülür ve doğru olduğu sonucuna varılır.
Soruda yöneltilen yargının parçanın ana düşüncesiyle uyumlu olduğunu doğrulamak.

Key Concept

Paragrafta Ana Düşünceyi Belirleme
Question 534Question

Yalnızca 20. yüzyılın başlarında yazılan eserlerde görülen bu anlatım tekniği, romancının toplumsal sorunları doğrudan aktarmak yerine karakterlerin iç dünyası aracılığıyla yansıtmayı amaçladığını gösterir.

Bu cümleden kesin olarak çıkarılabilecek yargı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Bahsedilen anlatım tekniğinin kullanıldığı eserler belirli bir zaman dilimiyle sınırlıdır.

Answer

Bahsedilen anlatım tekniğinin kullanıldığı eserlerin belirli bir zaman dilimiyle sınırlı olması
Cümlede anlatım tekniğinin 'yalnızca 20. yüzyılın başlarında yazılan eserlerde' görüldüğü açıkça ifade edilmiştir. Bu durum, bu tekniğin kullanıldığı eserlerin belirli bir zaman dilimiyle sınırlı olduğunu kesin olarak gösterir.

Step-by-Step Solution

1
Cümledeki zaman sınırlandırmasını belirten anahtar kelimeleri bulun.
'Yalnızca 20. yüzyılın başlarında yazılan eserlerde' ifadesi tespit edilir.
Anlatım tekniğinin hangi zaman aralığında kullanıldığını saptamak için.
2
Saptanan ifadenin anlam sınırını yorumlayın.
Tekniğin sadece belirtilen tarih aralığında görüldüğü, dolayısıyla zamansal bir sınırlılığa sahip olduğu anlaşılır.
Seçeneklerdeki zaman sınırlandırmasıyla örtüşen yargıyı bulmak için.
3
Diğer seçeneklerdeki yargıların cümleyle çelişen veya cümlede bulunmayan aşırı yorumlarını tespit edin.
Diğer seçeneklerin cümle dışı öznel yorumlar veya yanlış genellemeler içerdiği belirlenir.
Doğru seçeneği kesinleştirmek ve çeldiricileri elemek için.

Key Concept

Cümleden Yargı Çıkarma ve Anlam Sınırlandırma
Question 535Question

(I) Tarihî tabloların restorasyonunda kullanılan yöntemler, eserin özgün yapısına zarar vermeyecek ��ekilde titizlikle seçilir. (II) Uzmanlar, boya katmanlarının kimyasal analizini yapmak üzere modern spektroskopi cihazlarından yararlanırlar. (III) Eski vernik tabakasının temizlenmesi sırasında mikroskop altında çalışılır çünkü en küçük bir hata geri dönülemez kayıplara yol açabilir. (IV) Tablonun orijinal renkleri ancak yüzeydeki kir tabakası arındırıldıkça tüm canlılığıyla g��n yüzüne çıkacaktır. (V) Yapılan tüm müdahaleler belgelenerek gelecek nesillerin bu eserleri daha sağlıklı incelemesine olanak tanınır.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde eylemin gerçekleşmesi bir koşula bağlanmıştır?

Show answer & explanation

Answer: IV. cümlede

Answer

Dördüncü cümlede eylemin gerçekleşmesi bir koşula bağlanmıştır.
Dördüncü cümlede orijinal renklerin tüm canlılığıyla gün yüzüne çıkabilmesi eylemi, yüzeydeki kir tabakasının arındırılması koşuluna bağlanmıştır. Cümledeki '-dikçe' eki ve 'ancak' sözcüğü bu koşul anlamını kurmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Parçadaki cümlelerin anlam ilişkilerini incelemek
İkinci ve beşinci cümlelerde amaç-sonuç, üçüncü cümlede neden-sonuç, birinci cümlede ise düz açıklama bulunurken; dördüncü cümlede koşul-sonuç ilişkisi tespit edilmiştir.
Soruda istenen koşula bağlılık anlamını bulmak için cümlelerdeki yargıların gerçekleşme şartlarını analiz etmek gerekir.
2
Koşul anlamını sağlayan ek ve sözcükleri tespit etmek
Dördüncü cümledeki 'arındırıldıkça' kelimesinde yer alan '-dikçe' eki ve 'ancak' edatı koşul anlamını sağlamaktadır.
Koşul anlamının sadece '-se/-sa' ekiyle değil, farklı ek ve edatlarla da kurulabileceğini doğrulamak amacıyla dil bilgisi unsurlarını incelemek gerekir.

Key Concept

Koşul-sonuç cümlelerinde bir yargının gerçekleşmesi, başka bir durumun veya eylemin gerçekleşmesine bağlıdır. YKS'de bu anlam ilişkisi '-se/-sa' eki dışında '-dikçe', 'üzere', 'ancak' gibi yapılarla da kurulabilmektedir.
Question 536Question

Aşağıdaki sol sütunda verilen numaralandırılmış cümleleri, sağ sütunda yer alan ve taşıdıkları anlam özelliğini gösteren kavramlarla doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Diyelim ki bir yazar, yapıtında tamamen nesnel bir anlatım tutumu benimsedi; bu durum, okurun metinle kuracağı estetik ve duygusal bağı zayıflatmaz mı?
Sanatçının son eserinde yer verdiği simgesel dilin, onun alışılmış okur kitlesi tarafından ilk etapta anlamlandırılamayacağını ve yadırganacağını düşünüyoruz.
Önümüzdeki günlerde gerçekleştirilecek olan uluslararası sempozyumda, bu yenilikçi kuramın edebiyat çevrelerinde geniş yankı uyandırması mümkündür.
Modern Türk edebiyatında bireyin içsel yabancılaşmasını ele alan bu romancı, konuyu işleyiş biçimi bakımından dönemdaşı olan diğer yazarlardan ayrılır.
Edebi eleştiri; bir sanat yapıtının estetik değerini, yapısal özelliklerini ve anlamsal katmanlarını belirli ölçütler çerçevesinde ortaya koyan analitik bir inceleme faaliyetidir.

Matches

Show answer & explanation

Answer

Doğru eşleşme: 'Diyelim ki...' ile başlayan cümle Varsayım kavramıyla; 'Sanatçının son eserinde...' ile başlayan cümle Tahmin kavramıyla; 'Önümüzdeki günlerde...' ile başlayan cümle Olasılık kavramıyla; 'Modern Türk edebiyatında...' ile başlayan cümle Karşılaştırma kavramıyla; 'Edebi eleştiri...' ile başlayan cümle Tanım kavramıyla eşleşmektedir.
Tüm cümleler, kendilerine has anlamsal belirteçler ve kipsel yapılar doğrultusunda ilgili kavramlarla eşleşmektedir. 'Diyelim ki' varsayımı, 'düşünüyoruz' tahmini, 'mümkündür' olasılığı, 'diğer yazarlardan ayrılır' karşılaştırmayı ve 'nedir' sorusuna yanıt veren formülasyon ise tanımı kurmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Cümlelerin anlam özelliklerini tek tek analiz ederek anahtar kelimeleri ve yargıları belirleyin.
Birinci cümlede 'Diyelim ki' varsayım ifadesi; ikinci cümlede 'düşünüyoruz' tahmin ifadesi; üçüncü cümlede 'mümkündür' olasılık ifadesi; dördüncü cümlede 'diğer yazarlardan ayrılır' karşılaştırma ifadesi; beşinci cümlede ise '... nedir?' sorusuna cevap veren '... faaliyetidir' tanım ifadesi tespit edilmiştir.
Her bir cümlenin hangi kavramsal anlamı taşıdığını doğru saptamak eşleştirmenin temelidir.
2
Belirlenen anlam özelliklerini sağ sütundaki kavramlarla eşleştirin.
Sol sütundaki cümleler sırasıyla Varsayım, Tahmin, Olasılık, Karşılaştırma ve Tanım kavramlarıyla eşleştirilmiştir.
Sol ve sağ sütunlardaki ögeler arasında bire bir ve çelişmeyecek bir ilişki kurulmasını sağlamak.

Key Concept

Cümlede Kavramlar (Tanım, Karşılaştırma, Varsayım, Olasılık vb.)
Question 537Question

Nöromimariyi ele alan aşağıdaki metinde numaralanmış cümleler ile bu cümlelerden çıkarılabilecek yardımcı düşünceler eşleştirilmek istenmektedir.

Metin:
(I) Nöromimari, mekânsal tasarımın insan beyni ve biyolojik yapısı üzerindeki doğrudan etkilerini deneysel metotlarla inceleyen ve nörobilim ile mimariyi birleştiren disiplinler arası bir alandır. (II) Klasik mimarlık anlayışının estetik ve işlevsellik odaklı sınırlarını geride bırakarak bireyin bilişsel süreçlerini, karar mekanizmalarını ve duygusal tepkilerini mekân üzerinden anlamlandırmayı hedefler. (III) Sektörde yapılan son bilimsel araştırmalar; yüksek tavanlı odaların insan zihninde özgürlük hissi yaratarak soyut düşünceyi ve yaratıcılığı tetiklediğini, dar ve basık alanların ise odaklanmayı kolaylaştırırken aynı zamanda stres seviyesini yükselttiğini doğrulamaktadır. (IV) Buradan hareketle geleceğin tasarım felsefesi, yapıları sadece fiziksel barınaklar olarak görmekten vazgeçip insan fizyolojisiyle doğrudan uyumlu, sağlığı destekleyici yaşam alanları kurgulamayı kaçınılmaz bir sorumluluk olarak kabul edecektir.

Buna göre, numaralanmış cümleler ile sağda verilen yardımcı düşüncelerin doğru eşleştirmesi nasıl olmalıdır?

Click a left item, then click its matching right item

Items

I. cümle
II. cümle
III. cümle
IV. cümle

Matches

Show answer & explanation

Answer

I. cümle, nöromimarinin farklı alanlardan beslenerek mekânın insan anatomisi üzerindeki yansımalarını kanıtlanabilir verilere dayandırdığı düşüncesiyle; II. cümle, geleneksel mimari yaklaşımların ötesine geçerek mekânsal unsurların insan ruhu ve zihni üzerindeki etkilerini açıklamaya çalıştığı düşüncesiyle; III. cümle, mekânların tavan yüksekliği gibi fiziksel özelliklerinin zihinsel etkinlikler ve psikolojik durumlar üzerinde belirleyici olduğu düşüncesiyle; IV. cümle ise tasarım süreçlerinde insan bedeninin işleyişini gözetmenin bir tercih olmaktan çıkıp temel bir görev haline geleceği düşüncesiyle eşleşmektedir.
Her cümle, kendi içinde barındırdığı anahtar kavramların eş anlamlıları ve yakın anlamlılarıyla yeniden yapılandırılmış en uygun yardımcı düşünceyle eşleşmiştir.

Step-by-Step Solution

1
I. cümlenin anlam sınırlarını ve anahtar kelimelerini belirlemek.
I. cümlede nöromimarinin disiplinler arası yapısı (nörobilim ile mimariyi birleştirme) ve deneysel yöntemlerle çalıştığı vurgulanmıştır. Bu özellikler 'farklı alanlardan beslenerek kanıtlanabilir verilere dayanma' yargısıyla tam uyuşmaktadır.
İlk cümleden çıkarılabilecek en kapsamlı yardımcı düşünceyi doğru tespit edebilmek.
2
II. cümlenin sunduğu yeni yaklaşımı analiz etmek.
II. cümlede 'klasik mimarlık anlayışının sınırlarını geride bırakma' (geleneksel yaklaşımların ötesine geçme) ve 'bilişsel süreçler ile duygusal tepkileri anlamlandırma' (insan ruhu ve zihni üzerindeki etkileri açıklama) hedefleri verilmiştir.
İkinci cümleye karşılık gelen yardımcı düşünceyle anlam ilişkisi kurabilmek.
3
III. cümlede yer alan bilimsel araştırmaları ve örnekleri değerlendirmek.
III. cümlede tavan yüksekliği (yüksek tavan, dar ve basık alan) gibi fiziksel unsurların soyut düşünce (zihinsel etkinlik) ve stres seviyesi (psikolojik durum) üzerindeki etkileri örneklenmiştir.
Üçüncü cümlenin işaret ettiği somut yardımcı düşünceyi belirlemek.
4
IV. cümledeki çıkarım ve zorunluluk ifadesini incelemek.
IV. cümlede geleceğin mimarisinde 'insan fizyolojisiyle uyumlu yaşam alanları kurgulamanın kaçınılmaz bir sorumluluk' olacağı belirtilmiştir. Bu durum, insan bedeninin işleyişini gözetmenin artık bir tercih değil, temel bir görev olduğunu gösterir.
Dördüncü cümle ile kalan yardımcı düşünceyi doğru şekilde eşleştirmek.

Key Concept

Paragrafta Yardımcı Düşüncelerin tespiti ve cümlelerle eşleştirilmesi
Question 538Question

Aşağıdaki sol sütunda yer alan numaralanmış cümleleri, sağ sütunda verilen ve anlamca onlara en yak��n olan harflendirilmiş cümlelerle eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

I. Bir sanatçının yapıtlarında yerel unsurlara yer vermesi, evrenselliğin kapısını aralamaya yetmez; bu, sadece yolculuğun başlangıcındaki ilk adımdır.
II. Edebi bir yapıtın zamana meydan okuması, ele aldığı konunun güncelliğinden ziyade, bu konuyu hangi estetik biçimle sunduğuna bağlıdır.
III. Sanatçının, okurun yönlendirmelerine ve taleplerine göre kalem oynatması, onun kendi özgün sanatsal çığlığını kitlelerin ortak gürültüsünde boğmasıyla sonuçlanır.
IV. Geçmişin sanatsal birikimini bütünüyle dışlayan bir anlayış, geleceğe kalacak yeni değerler üretmek için gerekli olan köklerden mahrumdur.

Matches

Show answer & explanation

Answer

Sol sütundaki cümlelerin sağ sütundaki yakın anlamlı karşılıklarıyla eşleşen doğru sıralaması şu şekildedir: Yerel unsurların başlangıç noktası olduğunu belirten cümle 'ulusallık ve evrensellik' ilişkisini kuran cümleyle; zamana meydan okumanın estetik biçimle ilgisini kuran cümle 'kalıcılık ve üslup' ilişkisini kuran cümleyle; okur beklentilerini öne çıkarmanın özgünlüğü yok edeceğini savunan cümle 'okuyucu beğenisini kılavuz edinen yazarın kopyalaşması' cümlesiyle; geçmiş birikimi dışlamanın geleceği köksüz bırakacağını belirten cümle ise 'gelenekle bağı koparmanın tarihsel mirası yitirme' cümlesiyle eşleşir.
Sol sütundaki her cümle, sağ sütundaki karşılığıyla temel kavramlar ve savunduğu ana düşünce açısından tam olarak örtüşmektedir. Her çift, aynı düşünceyi farklı kelimeler ve benzer mecazi yapılarla dile getirmektedir.

Step-by-Step Solution

1
İlk olarak, sol sütundaki yerel unsurlara yer vermenin evrenselliğe yetmeyeceğini ve sadece ilk adım olduğunu belirten cümle analiz edilir.
Bu yargı, sağ sütundaki ulusallığın tek başına yeterli olmadığını ancak yaratım sürecinde hareket noktası işlevi gördüğünü ifade eden cümleyle eşleşir.
Her iki cümlede de yerelliğin/ulusallığın sanatın evrenselliğe ulaşmasındaki başlangıç rolü ancak tek başına yetersizliği ortak tez olarak savunulmaktadır.
2
Daha sonra, sol sütundaki edebi bir yapıtın zamana meydan okumasının konunun güncelliğinden ziyade sunuluş biçimine bağlı olduğunu iddia eden cümle incelenir.
Bu düşünce, sağ sütundaki sanat eserinin kalıcılığının temadan ziyade dili kullanmadaki sanatsal yetkinlik ve üslup ile belirlendiğini söyleyen cümleyle birebir örtüşür.
Her iki ifadede de kalıcılığın anahtarı olarak tema/konu yerine biçimsel/üslupsal başarı gösterilmektedir.
3
Ardından, sol sütundaki sanatçının okur taleplerine göre yazmasının kendi özgün çığlığını kitlelerin ortak gürültüsünde boğacağını belirten cümle değerlendirilir.
Bu yargı, sağ sütundaki okuyucu beğenisini tek rehber edinen yazarın özgünlüğünü kaybederek kopyaya dönüşeceğini belirten cümleyle eş anlamlıdır.
İki cümlede de dışsal beklentilerin (okurun yönlendirmesi/beğenisi) sanatçının özgün kimliğini yok edeceği uyarısı yapılmaktadır.
4
Son olarak, sol sütundaki geçmişin sanatsal birikimini bütünüyle dışlamanın geleceğe kalacak yeni değerler üretmek için gerekli olan köklerden mahrum bırakacağını savunan cümle çözümlenir.
Bu fikir, sağ sütundaki gelenekle bağları koparmanın özgün yapıtlar üretirken beslenecek tarihsel mirası yitirmek anlamına geleceğini savunan cümleyle eşleşir.
Her iki cümlede de geçmiş/gelenek birikiminin, gelecekteki özgün ve kalıcı sanatsal üretimlerin temel dayanağı olduğu tezi işlenmektedir.

Key Concept

Cümleler arasındaki yakın ve özdeş anlam ilişkilerini saptama, mecazlı ve soyut ifadeleri çözümleme.
Estimated Time:3m 0s
Question 539Question

(I) Türk edebiyatında post-modern anlatının en özgün temsilcilerinden biri kabul edilen bu roman, yayımlandığı dönemde geniş okuyucu kitlelerine ulaşmıştır. (II) Eserin ilk üç bölümünde, kahramanın içsel dünyasındaki çelişkiler ve yabancılaşma süreci, yazarın derin gözlem yetene��ini yansıtan psikolojik tahlillerle aktarılmıştır. (III) Yazar; yapıtın olay örgüsünü alışılagelmişin dışındaki kurgusal yapısıyla okuyucuyu sürekli uyanık tutmaya çalışan geriye dönüş ve bilinç akışı gibi tekniklerle yapılandırmıştır. (IV) Romanın dilsel dokusu, yazarın kelime seçimindeki titizliğini ve üslubundaki lirik ahengi okura her satırda derinden hissettirmektedir. (V) Eser hakkında yayımlanan eleştiri yazılarının çoğunda, yazarın bu çalışmasıyla Türk romanında yeni bir çığır açtığı iddia edilmiştir.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde öznel bir değerlendirmeye yer verilmemiştir?

Show answer & explanation

Answer: V

Answer

V numaralı cümlede öznel bir değerlendirmeye yer verilmemiştir.
V numaralı cümlede, yazarın Türk romanında yeni bir çığır açtığı yönündeki öznel iddia, eleştiri yazılarında bu iddianın yer aldığı gerçeği üzerinden aktarılmıştır. Bu aktarımın kendisi (yani eleştirmenlerin bu iddiayı öne sürmüş olması) kanıtlanabilir, nesnel bir gerçektir. Dolayısıyla cümle öznel bir değerlendirme içermez ve nesnel bir nitelik taşır.

Step-by-Step Solution

1
Parçadaki I, II ve III numaralı cümleleri öznel ve nesnel yargı ölçütlerine göre analiz etmek.
I. cümledeki 'en özgün', II. cümledeki 'derin gözlem yeteneğini yansıtan', III. c��mledeki 'alışılagelmişin dışındaki' ve 'okuyucuyu uyanık tutmaya çalışan' ifadelerinin doğruluğu kişiye göre değiştiğinden bu cümlelerin öznel olduğu belirlenmiştir.
Doğruluğu ya da yanlışlığı kişisel beğenilere göre değişen, kanıtlanamaz yargılar öznel anlatım oluşturur.
2
Parçadaki IV numaralı cümleyi öznel ve nesnel yargı ölçütlerine göre analiz etmek.
IV. cümledeki 'titizliğini', 'lirik ahengi' ve 'derinden hissettirmektedir' ifadelerinin estetik birer değerlendirme olduğu ve kanıtlanamayacağı saptanarak bu cümlenin de öznel olduğu belirlenmiştir.
Yazarın üslubuna veya dil becerisine dair yapılan estetik yorumlar nesnel kanıtlamaya kapalıdır.
3
Parçadaki V numaralı cümleyi inceleyerek aktarım cümlelerinin öznellik/nesnellik durumunu değerlendirmek.
V. cümlede, eleştirmenlerin 'Türk romanında yeni bir çığır açtığı' yönündeki öznel iddiası aktarılmıştır. Ancak cümlenin ana yargısı, bu iddianın eleştiri yazılarında yer aldığı bilgisidir. Bu bilgi kanıtlanabilir olduğundan cümle nesnel anlatımlıdır.
Bir cümlede başkasına ait öznel bir görüş doğrudan ya da dolaylı aktarım yoluyla veriliyorsa, bu aktarımın yapıldığı gerçeği kanıtlanabilir olduğu için cümlenin kendisi nesnel kabul edilir.

Key Concept

Öznel ve Nesnel Anlatımlı Cümleler
Question 540Question

Cümle: 'Arkeologlar, bu antik kentteki kazı çalışmalarında sadece kraliyet ailesine ait mezarları değil, sıradan halkın gömüldüğü mezarlık alanlarını da ilk kez gün ışığına çıkardı.'

Yargı: Bu cümleden hareketle, söz konusu antik kentte daha önceki kazılarda halk mezarlarına rastlanmadığı kesin olarak çıkarılabilir.

Show answer & explanation

Answer: True

Answer

Verilen yargı doğrudur.
Cümlede yer alan 'ilk kez' ifadesi, halk mezarlarının bu antik kentte ilk defa bulunduğunu kesin olarak bildirmektedir. Bu da önceki kazılarda bu mezarlara rastlanmadığı yargısını doğrular.

Step-by-Step Solution

1
Cümledeki anahtar ifadeleri belirlemek.
Cümlede geçen 'ilk kez gün ışığına çıkardı' ifadesi en önemli ipucudur.
Zaman ve miktar bildiren sınırlandırıcı sözcükler kesin yargı çıkarma sorularında belirleyicidir.
2
Belirlenen ifade ile sunulan yargıyı karşılaştırmak.
Halk mezarlarının ilk kez gün ışığına çıkarılması, daha önceki çalışmalarda bu tür mezarların bulunmadığı anlamına gelir.
Cümledeki 'ilk kez' ifadesi geçmişteki durumu kesin olarak sınırlandırır.

Key Concept

Cümleden Yargı Çıkarma ve Anlam Sınırlandırma
PreviousPage 27 / 338Next