Varlık Felsefesi
60 questions
Bir nörolog veya biyolog, insan beynindeki elektrokimyasal tepkimeleri ve sinir ağlarını inceleyerek bilincin fiziksel ve organik temellerini ortaya koymaya çalışır. Bilinçli olmayı beynin bir işlevi olarak ele alır, onu parçalara ayırır, laboratuvarda gözlemlenebilir ve ölçülebilir verilere indirger. Oysa bir felsefeci "Bilinç nedir?", "Bilinç ile beden arasındaki ilişki nasıl kurulur?" veya "Bilinçli bir varlık olmak ne anlama gelir?" diye sorarak bilinci tüm boyutlarıyla, insanın varoluşsal bütünlüğü i��inde kavramaya çalışır.
Bu parçadan hareketle bilim ve felsefenin varlığa yaklaşımıyla ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?
Aşağıda verilen felsefe tarihinin ��nemli idealist düşünürlerini, varlık anlayışlarını yansıtan temel açıklamalarla eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Fârâbî’ye göre, var olan her şeyin kayna��ı olan İlk Varlık (el-Evvel), kendi özü gereği zorunludur ve var olmak için kendisi dışında hiçbir nedene ihtiyaç duymaz. O, saf akıldır ve kendi kendini düşünür. O'ndan taşan (sudur eden) ilk şey de bir akıldır. Evrendeki diğer tüm varlıklar, bu ilk kaynaktan derece derece yayılan akılsal ilkelerin ve formların somutlaşmasından ibarettir. Bu nedenle duyusal dünyadaki çokluk ve maddesellik, özü itibarıyla bu aklî düzenin birer gölgesi ve türevidir.
Bu parçadan hareketle Fârâbî'nin varlığa yaklaşımı hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Doğa, sürekli bir biçimde ilerleyen, durmaksızın yenilenen dinamik bir yapıya sahiptir. Evrende durağan, katı ve kendi içine kapalı nesneler yoktur; yalnızca olaylar, süreçler ve ilişkiler vardır. Varlık, olmuş bitmiş bir yapı değil, her an yeniden kurulan ve değişen bir akıştır. Bu nedenle gerçekliği anlamak, onun içindeki bu sürekli yaratıcı eylemi ve dönüşümü kavramayı gerektirir.
Bu parçada dile getirilen görüşler, varlığı aşağıdakilerden hangisi olarak kabul eden felsefi yaklaşımın temel iddialarıyla örtüşmektedir?
Varlık felsefesinde ontoloji ile metafizik alanlarının konu ve sınır farkı göz önüne alındığında, sol sütunda verilen açıklama ve araştırma sorularını sağ sütunda yer alan kavramsal çerçevelerle doğru şekilde eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Materyalist felsefe geleneğinde yer alan aşağıdaki düşünürleri, varlığın niteliğine dair savundukları temel ontolojik açıklamalarla eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Varlık felsefesinde ontoloji ve metafizik terimleri zaman zaman birbirinin yerine kullanılsa da aralarında belirgin sınırlar bulunur. Ontoloji, var olanı, varlığın temel kategorilerini ve ne türden şeylerin gerçekten var olduğunu sorgularken; metafizik, fiziksel evrenin ötesindeki ilk ilkeleri, aşkın varlıkları, ruhun ölümsüzlüğü veya Tanrı gibi duyular üstü konuları ele alır.
Buna göre, ontoloji ile metafizik arasındaki ayrıma ilişkin aşağıdaki yargılardan hangisi doğrudur?
Varlık felsefesinde 'gerçekten var olan nedir?' sorusuna verilen cevaplar felsefe tarihi boyunca çeşitlilik göstermiştir. Bu yaklaşımlardan birine göre, duyu organlarımızla algıladığımız dış dünya ve içindeki fiziksel nesneler, varlığını insan zihninden, düşüncesinden veya evrensel bir akıldan alır. Maddesel olan her şey, zihinsel ya da düşünsel bir tözün yansımasıdır.
Buna göre, varlığın ilk ve en temel ögesinin 'düşünce (idea)' olduğunu savunan felsefi akım aşağıdakilerden hangisidir?
Zihinsel süreçlerin tamamı, organizmanın fiziksel yapısının ve biyolojik işleyişinin bir fonksiyonudur. Organik bir beyin olmadan düşüncenin, duyu organları olmaksızın duyumun varlığı iddia edilemez. Algılarımız ve zihinsel tasarımlarımız, dış dünyadaki nesnel gerçekliğin fiziksel yollarla bilincimize yansımasının ötesinde bir anlam taşımaz. Dolayısıyla fiziksel dünyadan bağımsız, onun ötesinde yer alan aşkın bir tinin veya ideal bir tözün kendi başına var olabileceğini savunmak felsefi açıdan temelsizdir.
Bu parçada dile getirilen görüşleri savunan bir filozofun aşağıdakilerden hangisini reddetmesi beklenir?
Descartes, varlık felsefesinde düalist (ikici) bir yaklaşım benimseyerek gerçekliği iki temel töze ayırır: Düşünme niteliğine sahip fakat yer kaplamayan zihin (res cogitans) ve yer kaplama niteliğine sahip fakat düşünmeyen madde (res extensa). Filozofa göre bu iki töz, özleri ve nitelikleri bakımından birbirinden tamamen bağımsız ve birbirine indirgenemez yapıdadır. Ancak insan özelinde bu iki töz, epifiz bezi (kozalaksı bez) aracılığıyla etkileşime girer; zihnin kararları bedende fiziksel eylemlere yol açarken, bedenin maruz kaldığı fiziksel etkiler zihinde duyumlar ve fikirler oluşturur.
Buna göre, Descartes'ın hem madde hem idea olarak varlık (düalizm) yaklaşımı dikkate alındığında aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Aşağıda sol sütunda varlık felsefesindeki farklı ontolojik yaklaşımlar, sağ sütunda ise bu yaklaşımların temel iddiaları verilmiştir. Sol sütundaki her bir yaklaşımı sağ sütundaki uygun iddiayla eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Aşağıda idealist varlık felsefesine ait bazı temel kavramlar ve açıklamaları verilmiştir. Bu kavramları doğru açıklamalarıyla eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Bir felsefe seminerinde konuşmacı, önündeki kürsüyü işaret ederek şöyle der: "Bu kürsünün kendine ait gerçek bir varlığı yoktur. Aslında hiçbir şey gerçek anlamda var değildir; var olduğunu düşündüğümüz her şey yalnızca bir yanılsamadan ibarettir." Salondaki bir dinleyici ise kürsüye dokunarak şu karşılığı verir: "Ben bu kürsüyü düşünmesem ve ona dokunmasam bile o, dış dünyada fiziksel bir nesne olarak yer kaplamaya ve zihnimden bağımsız olarak var olmaya devam eder."
Buna göre, seminerdeki konuşmacı ile dinleyicinin savunduğu görüşler sırasıyla felsefedeki hangi iki ontolojik yaklaşıma örnek oluşturur?
Jean-Paul Sartre varoluşçuluğu açıklarken şöyle der: 'Eğer bir masa yapacaksam kafamda bir masa tasarımı, yani masanın özü vardır ve masayı bu öze göre üretirim; burada öz varoluştan önce gelir. Oysa insan söz konusu olduğunda durum tam tersidir. İnsan önce var olur, dünyayla karşılaşır, kendini fark eder ve ancak daha sonra eylemleriyle kendi özünü kurar. İnsanın sığınabileceği hazır bir ahlak yasası ya da önceden belirlenmiş bir doğası yoktur.'
Bu parçadan hareketle varoluşçu felsefenin insan anlayışına ilişkin aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?
Duyularımızla algıladığımız dış dünya, sürekli değişen gölgelerden ibarettir. Asıl ve gerçek olan varlık ise bu gölgelerin arkasında yatan, zamandan ve mekandan bağımsız, yalnızca zihinle kavranabilen düşünsel yapılardır. Bu düşünsel özler olmasaydı, fiziksel dünyanın varlığından ya da bilgisinden söz etmek mümkün olamazdı. Bu parçada dile getirilen varlık görüşü aşağıdakilerden hangisidir?
Varlık felsefesindeki nihilizm ve realizm tartışmaları açısından, 'Nihilizm varlığı yadsırken bu yadsımayı yalnızca metafiziksel alanla sınırlandırır ve fiziksel nesnelerin nesnel varlığını realizm ile ortak bir temelde kabul eder.' önermesi doğruluk değeri bakımından doğru bir yargı mıdır?
İlk Çağ filozofu Demokritos'a göre varlığın ilk ögesi (arkhe), bölünemez fiziksel parçacıklar olan atomlardır. Ruh da dahil olmak üzere evrendeki her şey, bu maddi parçacıkların mekanik hareketleri ve birleşmeleri sonucunda meydana gelir. Dolayısıyla somut ve fiziksel dünyanın ötesinde tinsel bir gerçeklikten söz edilemez.
Bu parçadan hareketle, materyalist ontolojinin temel iddiası aşağıdakilerden hangidir?
Materyalizm (maddeci felsefe) akımının tarihsel süreçte ortaya çıkan farklı biçimlerini, varlığı açıklama tarzlarıyla eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Dış dünyada insan zihninden bağımsız, kendi başına var olan nesnelerin mevcudiyetini kabul eden ve insan bilgisinin bu nesnel gerçekliğe yönelebileceğini savunan görüş ile; dış dünyada hiçbir nesnel gerçekliğin bulunmadığını, zihinden bağımsız bir varlığın var olamayacağını ileri süren görüş felsefe tarihi boyunca tartışılmıştır. İlk görüş dış dünyanın nesnel varoluşuna kesin bir vurgu yaparken, ikinci görüş her türlü nesnel varoluş iddiasını kökten reddederek hiçliğe ulaşır.
Bu parçada özetlenen iki karşıt görüş, sırasıyla varlık felsefesinin hangi temel akımlarını temsil etmektedir?
Descartes, insanı anlamaya çalışırken onu sadece yer kaplayan bir beden ya da sadece düşünen bir zihin olarak ele almanın yetersiz olduğunu savunur. Ona göre insan, hem maddesel özelliklere sahip olan beden hem de düşünsel bir öze sahip olan zihinden (ruhtan) meydana gelen bütüncül bir varlıktır. Bu iki töz birbirine indirgenemez, ancak insanda bir araya gelerek onu oluşturur.
Descartes'ın bu parçada dile getirilen, varlığı zihin (idea) ve beden (madde) olmak üzere iki ayrı töze dayandıran görüşü aşağıdakilerden hangisiyle adlandırılır?