Gazeteci:
(I) --------------------------------------
Bilişsel Dilbilimci:
- Dil ve düşünce arasındaki ilişki tek yönlü değildir. Bizler dünyayı sadece dilimizle sınırlandırmayız, aynı zamanda dilimizi deneyimlerimizle şekillendiririz. Örneğin, zaman kavramını yönlerle ya da uzamsal hareketlerle tanımlamamız, fiziksel dünyayı algılama biçimimizin dile yansımasıdır. Yani zihnimizdeki somut şemalar, soyut kavramları dilde inşa ederken temel dayanağımız olur.
Gazeteci:
(II) --------------------------------------
Bilişsel Dilbilimci:
- Bu durum kaçınılmaz olarak bir zenginlik doğuruyor fakat aynı zamanda çeviri süreçlerinde ciddi aşılması zor engeller yaratıyor. Bir dilde "gelecek arkamızda, geçmiş önümüzde" şeklinde kurulan bir zaman algısı, bu yönelimi tam tersi yaşayan bir toplumun diline aktarılırken sadece kelimeleri çevirmek yetmiyor; bütün bir bilişsel haritayı yeniden çizmek gerekiyor. Dolayısıyla kültürlerin dünyaya bakış açısı değiştikçe, o dillerin ürettiği edebiyat ve felsefe de kendine has bir patika izliyor.
Bu diyalogda boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
- A(I) Ana dilin sonradan öğrenilen yabancı diller üzerindeki bilişsel etkisi hakkında neler söyleyebilirsiniz?
(II) Çevirmenlerin bir metni aktarırken karşılaştıkları en büyük teknik ve dil bilgisel zorluklar nelerdir? - B(I) Edebi eserlerde kullanılan dilin, okuyucunun estetik algısını geliştirmedeki rolü sizce nedir?
(II) Çeviri metinlerin özgün metin kadar edebi bir değer taşıyabilmesi için hangi üslup özellikleri korunmalıdır? - (I) Dilin zihinsel yapılarımızı ve dış dünyayı algılama biçimimizi tek taraflı olarak belirlediği görüşüne katılıyor musunuz?
(II) Farklı dillerdeki bu kavramsal ve bilişsel ayrışmaların, kültürlerarası aktarım ve çeviri üzerindeki etkileri nelerdir?Cevap - D(I) Bir dilin sözcük dağarcığının genişliği ile o topluluğun soyut düşünme kapasitesi arasında nasıl bir ilişki vardır?
(II) Farklı dillerin dil bilgisi yapılarındaki farklılıklar, o dillerin edebiyattaki temsil gücünü nasıl etkiler? - E(I) İnsan topluluklarının tarihsel süreç içinde dili nasıl geliştirdiklerini ve bu süreçte doğadan nasıl ilham aldıklarını açıklar mısınız?
(II) Kültürlerin birbirleriyle olan tarihsel etkileşimi, dillerin söz varlığının zenginleşmesine nasıl katkı sağlamıştır?