Soru

Zorluk: ZorDiyalog Tamamlama

Gazeteci:
(I) --------------------------------------

Davranışsal İktisatçı:
- Klasik iktisat teorisi, insanın her zaman kendi çıkarını maksimize eden rasyonel bir karar alıcı (*homo economicus*) olduğunu varsayar. Oysa biz laboratuvar ve saha deneylerinde bireylerin kararlarını alırken çoğu zaman bilişsel kestirme yollara başvurduğunu, duygusal etkilere açık olduğunu ve sosyal normları gözettiğini görüyoruz. Yani rasyonellikten sistematik sapmalar gösteriyoruz.

Gazeteci:
(II) --------------------------------------

Davranışsal İktisatçı:
- Kesinlikle hayır. Bu sapmalar rastgele ya da düzensiz değildir; aksine son derece öngörülebilir kalıplar izler. Hangi koşullarda hangi bilişsel yanılgıya düşeceğimiz, seçeneklerin bize nasıl sunulduğuyla (çerçeveleme etkisiyle) doğrudan ilişkilidir. İşte bu öngörülebilirlik, kamu politikalarının tasarlanmasında ya da pazarlama stratejilerinde insan kararlarını istenen yöne kanalize etmek için "dürtme" (*nudge*) yöntemlerinin kullanılabilmesini sağlar.

Bu diyalogda boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

  1. A
    (I) Davranışsal iktisat çalışmalarının, klasik iktisat kuramının tamamen geçerliliğini yitirmesine neden olduğunu söyleyebilir miyiz?
    (II) Bireylerin karar alırken dürtme yöntemlerine karşı direnç göstermesinin temel sebepleri nelerdir?
  2. B
    (I) İnsanın kararlarını etkileyen bilişsel kestirme yollar ve duygusal faktörler, klasik iktisatçılar tarafından neden tamamen göz ardı edilmiştir?
    (II) Dürtme yöntemlerinin kamu politikalarında kullanılmasının etik sınırları ve rasyonelle ili��kisi nasıl belirlenir?
  3. (I) Klasik iktisadın temelini oluşturan rasyonel insan modeli ile sizin yaptığınız çalışmaların ortaya koyduğu insan davranışları arasındaki temel ayrım noktası nedir?
    (II) Karar verme sürecindeki bu rasyonel olmayan sapmalar, insan davran��şlarını öngörmeyi imkansız kılan düzensiz ve tesadüfi bir yapıya mı sahiptir?
    Cevap
  4. D
    (I) Deneylerinizde gözlemlediğiniz, bireylerin kendi çıkarlarını maksimize etme çabaları klasik iktisadın rasyonellik tanımını nasıl zenginleştirmektedir?
    (II) Karar verme sürecindeki çerçeveleme etkisinin, pazarlama stratejilerinde etik dışı bir yönlendirme aracına dönüşmesini engellemek mümkün müdür?
  5. E
    (I) Klasik iktisadın varsaydığı "ekonomik insan" modeli ile modern tüketicinin bütçe kısıtları altındaki davranışları nasıl örtüşmektedir?
    (II) Seçeneklerin sunum biçiminin kararlarımız üzerindeki belirleyici etkisi, özgür irade kavramını tamamen ortadan kaldırır mı?

Cevap

Klasik iktisadın temelini oluşturan rasyonel insan modeli ile sizin yaptığınız çalışmaların ortaya koyduğu insan davranışları arasındaki temel ayrım noktası nedir? / Karar verme sürecindeki bu rasyonel olmayan sapmalar, insan davranışlarını öngörmeyi imkansız kılan düzensiz ve tesadüfi bir yapıya mı sahiptir?
İlk soruda klasik iktisadın rasyonel insan modeli ile davranışsal iktisadın ortaya koyduğu insan davranışı arasındaki temel ayrım noktası sorulmuştur. Cevapta da tam olarak bu fark ortaya konulmuştur. İkinci soruda karar verme sürecindeki sapmaların düzensiz ve tesadüfi bir yapıya mı sahip olduğu sorgulanmış; cevap da 'Kesinlikle hayır. Bu sapmalar rastgele ya da düzensiz değildir...' diyerek bu soruyu doğrudan yanıtlamıştır. Bu yüzden bu seçenekteki sorular diyalogu en doğru şekilde tamamlamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
İlk cevabın ana fikrini belirleme
İlk cevapta davranışsal iktisatçının klasik iktisattaki rasyonel insan (homo economicus) varsayımıyla laboratuvarda gözlemlenen gerçek insan davranışlarının (bilişsel kestirmeler, duygusal ve sosyal etkiler) farkını ortaya koyduğu görülür.
İlk boşluğa gelecek sorunun, rasyonel insan varsayımı ile gerçek insan davranışları arasındaki farkı sorgulaması gerekir.
2
İkinci cevabın ana fikrini belirleme
İkinci cevap 'Kesinlikle hayır' ile başlamakta ve bu sapmaların düzensiz olmadığını, tam aksine son derece öngörülebilir kalıplar izlediğini belirtmektedir.
İkinci boşluğa gelecek sorunun, sapmaların düzensiz veya tesadüfi olup olmadığına dair bir yargı taşıması gerekir.
3
Seçenekleri analiz etme ve doğru seçeneği belirleme
Klasik iktisadın rasyonel insan modeli ile davranışsal iktisadın insan modeli arasındaki ayrımı soran ilk soru ile sapmaların düzensiz ve tesadüfi bir yapıya sahip olup olmadığını soran ikinci sorunun yer aldığı seçeneğin diyalogu anlamlı bir şekilde tamamladığı görülür.
Her iki sorunun da muhatabın verdiği cevaplarla tam olarak örtüşmesi ve diyalog bütünlüğünü sağlaması gerekir.

Anahtar Kavram

Diyalogda boş bırakılan yerleri tamamlamak için konuşmacıların ifadelerindeki ana düşünceyi ve geçiş ifadelerini (olumlu/olumsuz başlangıçlar) doğru analiz etme.
Bu soruyu puanla