Cümlede Anlam

192 soru

Soru 1Soru

19. yüzyılın başlarında yazılan yemek kitaplarında tarifine rastlanan ve Osmanlı sarayında sadece yabancı elçilerin ağırlandığı ziyafetlerde ikram edilen saray helvası, Cumhuriyet dönemiyle birlikte halk arasında da yaygınlaşmış olsa da yapımında kullanılan geleneksel malzemelerin bir kısmı günümüzde artık yurt dışından temin edilmektedir.

Bu cümleden hareketle saray helvası ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine kesin olarak ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Osmanlı Dönemi'nde halkın geniş kesimleri tarafından tüketilen yaygın bir tatlı değildir.

Cevap

Osmanlı Dönemi'nde halkın geniş kesimleri tarafından tüketilen yaygın bir tatlı değildir.
Cümlede saray helvasının Cumhuriyet dönemiyle birlikte halk arasında da yaygınlaştığı belirtilmiştir. Bir unsurun belirli bir dönemle birlikte yaygınlaşması, o dönemden önce yaygın olmadığını gösterir. Bu nedenle Osmanlı Dönemi'nde halkın geniş kesimleri tarafından yaygın olarak tüketilmediği yargısı kesin olarak çıkarılabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Cümledeki ifadeleri ve sınırlandırıcı sözcükleri analiz etme.
Osmanlı sarayında helvanın yalnızca yabancı elçiler için düzenlenen ziyafetlerde sunulduğu ve Cumhuriyet dönemiyle birlikte halk arasında yaygınlaştığı tespit edilir.
Çıkarımın doğruluğunu test etmek için öncülleri belirlemek gerekir.
2
Cumhuriyet dönemi öncesi durum ile sonrasını karşılaştırma.
Helva halk arasında Cumhuriyet dönemiyle yaygınlaştığına göre, bundan önceki dönemde (Osmanlı Dönemi'nde) halk arasında yaygın değildir.
'Yaygınlaşmış olsa da' ifadesi, bu durumun yeni bir gelişme olduğunu ve geçmişte böyle olmadığını gösterir.

Anahtar Kavram

Cümleden Çıkarılabilecek Kesin Yargı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 2Soru

2023 yılında uzaya gönderilen Euclid Uzay Teleskobu, karanlık madde ve karanlık enerjinin evrenin genişlemesine etkisini incelemek amacıyla altı yıl sürecek görevi boyunca gökyüzünün üçte birinden fazlasını tarayarak şimdiye kadarki en kapsamlı üç boyutlu kozmik haritayı oluşturacaktır.

Bu cümleden Euclid Uzay Teleskobu ile ilgili olarak çıkarılabilecek kesin yargı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Euclid Uzay Teleskobu'nun oluşturacağı haritadan daha geniş kapsamlı bir üç boyutlu kozmik harita, o fırlatılmadan önce mevcut değildir.

Cevap

Euclid Uzay Teleskobu'nun oluşturacağı haritadan daha geniş kapsamlı bir üç boyutlu kozmik harita, o fırlatılmadan önce mevcut değildir.
Cümlede geçen 'şimdiye kadarki en kapsamlı üç boyutlu kozmik haritayı oluşturacaktır' ifadesi, Euclid Teleskobu'nun hazırlayacağı haritadan önce o büyüklükte/kapsamda başka bir üç boyutlu kozmik haritanın yapılmadığını kesin olarak gösterir. Bu nedenle bu yargıya kesin olarak ulaşılır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümleyi ögelerine ve anlam birimlerine ayırarak analiz etme.
Teleskobun fırlatılma yılı (2023), amacı (karanlık madde/enerji etkisi), süresi (altı yıl), kapsamı (gökyüzünün üçte birinden fazlası) ve sonucu (şimdiye kadarki en kapsamlı üç boyutlu kozmik harita) belirlenir.
Cümlenin sınırlarını çizmek ve dışarıdan öznel bilgi eklenmesini engellemek için.
2
Seçenekleri cümledeki kesin verilerle karşılaştırma.
Cümledeki 'şimdiye kadarki en kapsamlı...' ifadesi, bu haritadan önce daha geniş kapsamlısının yapılmadığını kesinleştirir.
Soruda bizden istenen çıkarılabilecek kesin yargıyı bulmak için.

Anahtar Kavram

Cümleden çıkarılabilecek kesin yargı sorularında, cümlede açıkça belirtilmeyen, öznel yorum veya tahmin içeren unsurlar elenmeli; sadece verilen ifadelerden doğrudan ve kesin olarak ulaşılabilen sonuç bulunmalıdır.
Soru 3Soru

Yukarıda verilen sözcük ve sözcük grupları anlamlı ve kurallı bir cümle oluşturacak biçimde sıralandığında doğru sıralama nasıl olur?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

okuma alışkanlığı zihni geliştiren en önemli etkendir
Sözcük ve sözcük grupları anlamlı ve kurallı bir cümle oluşturacak şekilde sıralandığında, yüklem olan 'etkendir' kelimesi sonda, özne olan 'okuma alışkanlığı' başta yer alır. 'zihni geliştiren' sıfat-fiil grubu 'etkendir' ismini niteler ve 'en önemli' derecelendirmesiyle birlikte sıralanır. Bu durumda doğru sıralama 'okuma alışkanlığı' - 'zihni' - 'geliştiren' - 'en önemli' - 'etkendir' şeklinde olmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Yüklemi belirleme
'etkendir' sözcüğü cümlenin yüklemidir.
Türkçede kurallı cümlelerin sonunda yüklem yer alır. Ek fiil alan 'etkendir' sözcüğü cümlenin yüklemi olarak belirlenir ve en sona yerleştirilir.
2
Özneyi belirleme
'okuma alışkanlığı' ögesi özne olarak belirlenir.
Cümlede bildirilen durumun öznesi 'okuma alışkanlığı' ifadesidir ve kurallı cümlelerde özne genellikle cümlenin başında yer alır.
3
Ara ögeleri ve niteleyicileri sıralama
'zihni geliştiren en önemli' ögeleri birleştirilir.
'geliştiren' sıfat-fiili kendinden önceki nesneyle ('zihni') ve kendinden sonraki isimle ('etkendir') bağlanarak sıfat tamlaması oluşturur. 'en önemli' derecelendirme zarfı da sıfat-fiil grubunu niteler. Bu doğrultuda anlamlı bütün 'zihni geliştiren en önemli etkendir' şeklinde tamamlanır.

Anahtar Kavram

Cümle Oluşturma (Sözcük Sıralama)
Soru 4Soru

Mariana Çukuru'nun 8000 metre derinliğinde keşfedilen ve aşırı basınca dayanıklı özel bir hücresel yapıya sahip olan yeni bir balık türü, omurgalı canlıların yaşayabileceği derinlik sınırına dair önceki kabulleri değiştirdi.

Bu cümleden kesin olarak çıkarılabilecek yargı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sözü edilen balık türünün keşfinden önce, omurgalı canlıların hangi derinliğe kadar yaşayabileceğine dair kabul görmüş bazı düşünceler bulunmaktadır.

Cevap

Sözü edilen balık türünün keşfinden önce, omurgalı canlıların hangi derinliğe kadar yaşayabileceğine dair kabul görmüş bazı düşünceler bulunmaktadır.
Doğru yanıt olan 'Sözü edilen balık türünün keşfinden önce, omurgalı canlıların hangi derinliğe kadar yaşayabileceğine dair kabul görmüş bazı düşünceler bulunmaktadır.' ifadesi, cümlenin sonundaki 'omurgalı canlıların yaşayabileceği derinlik sınırına dair önceki kabulleri değiştirdi' kısmından kesin olarak çıkarılır. Bir durumun veya bilginin 'önceki kabulleri değiştirmesi', o konunun öncesinde zaten bazı kabullere (görüşlere/düşüncelere) konu olduğunu kesin olarak gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
��ncül cümleyi anlam ögelerine ayırma ve temel yargıyı belirleme.
Cümledeki anahtar ifadeler: 'keşfedilen yeni bir balık türü', 'önceki kabulleri değiştirdi' ve 'yaşayabileceği derinlik sınırına dair' şeklindedir.
Cümleden doğrudan çıkarılabilecek kesin bilgileri bulabilmek için ifadenin unsurlarını analiz etmek gerekir.
2
'Önceki kabuller' ifadesinin mantıksal sonucunu değerlendirme.
Bir bulgunun 'önceki kabulleri değiştirmesi', o konuda daha önceden var olan kabullerin, inanışların veya varsayımların mevcudiyetini mantıksal olarak gerektirir.
Kesin yargı sorularında, cümlede açıkça söylenmeyen ancak varlığı mantıksal olarak zorunlu olan ön bilgileri tespit etmek önemlidir.
3
Seçenekleri analiz ederek eş anlamlı ifadeleri ve mantıksal çıkarımı doğrulama.
Doğru seçenekteki 'kabul görmüş bazı düşünceler bulunmaktadır' ifadesi, cümledeki 'önceki kabuller' ifadesiyle doğrudan örtüşmektedir.
Doğru yanıt, öncül cümlenin bir kısmının farklı sözcüklerle (yakın anlamlılar/eş anlamlılar) yeniden ifade edilmiş halidir.

Anahtar Kavram

Cümleden çıkarılabilecek kesin yargıyı bulma aşamasında, cümlede yer alan ifadelerin dışına çıkmadan, sadece metindeki verilerden hareketle mantıksal ve zorunlu bir sonuca ulaşılmalıdır.
Soru 5Soru

Dünyanın en eski ve en derin tatlı su gölü olan Baykal Gölü, barındırdığı 1500'den fazla endemik türle biyolojik çeşitlilik açısından eşsiz bir laboratuvar kabul edilmekle birlikte, son yıllarda artan endüstriyel atıklar ve turizm faaliyetleri nedeniyle ciddi bir kirlilik tehdidiyle karşı karşıyadır.

Bu cümleden kesin olarak çıkarılabilecek yargı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Baykal Gölü'nün karşı karşıya olduğu kirlilik tehdidinde birden fazla insan kaynaklı etken rol oynamaktadır.

Cevap

Baykal Gölü'nün karşı karşıya olduğu kirlilik tehdidinde birden fazla insan kaynaklı etken rol oynamaktadır.
Cümlede Baykal Gölü'ndeki kirlilik tehdidinin gerekçesi olarak 'endüstriyel atıklar' ve 'turizm faaliyetleri' gösterilmiştir. Bu iki unsur da doğrudan insan faaliyetleri (insan kaynaklı etkenler) kapsamına girer ve cümlede iki farklı etken sayıldığı için 'birden fazla' ifadesi kesin olarak doğrulanır. Bu nedenle bu yargı cümleden kesin olarak çıkarılabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki cümleyi analiz ederek temel bilgi unsurlarını ve bunların arasındaki ilişkileri belirlemek.
Baykal Gölü'nün özellikleri (dünyanın en eski ve en derin tatlı su gölü olması, 1500'den fazla endemik türe sahip olması) ve gölün karşı karşıya olduğu tehditler (artan endüstriyel atıklar ve turizm faaliyetleri kaynaklı kirlilik) belirlendi.
Kesin yargı sorularında seçeneklerin doğruluğunu doğrudan cümlede verilen unsurlara dayandırmak gerekir.
2
Cümlede kirlilik tehdidine yol açan unsurları incelemek.
Kirlilik tehdidinin 'endüstriyel atıklar' ve 'turizm faaliyetleri' nedeniyle ortaya çıktığı belirlendi. Bu unsurların her ikisi de insan faaliyetlerinin (insan kaynaklı etkenlerin) bir sonucudur.
Kirliliğin nedenlerinin niteliğini ve kökenini doğru sınıflandırmak kesin yargıya ulaşmayı sağlar.
3
Seçenekleri cümledeki bilgilerle karşılaştırarak yorum veya varsayım içermeyen seçeneği bulmak.
Endüstriyel atıklar ve turizm faaliyetlerinin insan kaynaklı etkenler olduğu ve bunların sayısının birden fazla olduğu (iki adet) kesin olarak doğrulanarak doğru seçeneğe ulaşıldı.
Sadece cümlede verilen kanıtlara dayanarak mantıksal bir çıkarım yapmak sorunun çözümünü kesinleştirir.

Anahtar Kavram

Cümleden çıkarılabilecek kesin yargıyı bulma
Soru 6Soru

Nöroestetik alanında yapılan son araştırmalar, beynin sanat eserlerini algılama biçiminin yalnızca görsel korteksin değil, aynı zamanda motor planlama ve empati ile ilişkili ayna nöron sisteminin de aktif katılımıyla gerçekleştiğini ve bu durumun izleyicide fiziksel bir taklit dürtüsü uyandırdığını ortaya koymuştur.

Bu cümleden kesin olarak çıkarılabilecek yargı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sanat yapıtlarının izleyici tarafından algılanması, beyinde yalnızca görmeyle ilgili merkezin faaliyetiyle sınırlandırılamaz.

Cevap

Sanat yapıtlarının izleyici tarafından algılanması, beyinde yalnızca görmeyle ilgili merkezin faaliyetiyle sınırlandırılamaz.
Sanat eserlerinin algılanması sürecinde beyinde görsel korteksin yanı sıra ayna nöron sisteminin de aktif katılım gösterdiği ifade edilmiştir. Görsel korteks beynin görme ile ilgili merkezini temsil ettiğinden, bu algılama sürecinin yalnızca görme merkezinin faaliyetiyle sınırlı olmadığı kesin olarak çıkarılır.

Adım Adım Çözüm

1
Öncül cümleyi temel yargılarına ve kavramlarına ayırarak analiz etmek.
Cümlede nöroestetik alanındaki güncel çalışmaların, sanat algısı esnasında görsel korteksin (görme duyusu alanı) yanında motor planlama/empati ile ilişkili ayna nöron sisteminin de aktif çalıştığını ve bunun izleyicide taklit dürtüsü doğurduğunu ortaya koyduğu belirlenir.
Cümledeki kesin verileri tespit edip yorum katmadan sınırları çizmek.
2
Bulunan veriler doğrultusunda seçenekleri elemek ve doğrudan eşleşen yargıyı aramak.
Görsel korteksin dışındaki sistemlerin de sürece dahil olması, algılamanın yalnızca görmeyle ilgili alanın faaliyetiyle sınırlandırılamayacağı sonucunu doğrular.
Metindeki 'yalnızca görsel korteksin değil, aynı zamanda...' ifadesini anlamca karşılayan seçeneği saptamak.

Anahtar Kavram

Cümleden çıkarılabilecek kesin yargıyı bulma
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 7Soru

Yazınsal bir yapıtın özgünlüğü, yazarın ona yüklediği değişmez iletilerden ziyade, farklı okurların dünyalarında yankı bularak her okumada yeniden üretilebilen anlam zenginliğinde aranmalıdır.

Bu cümleye anlamca en yakın olan cümle aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bir edebi eseri benzersiz kılan, yazarın metne kazandırdığı tekil ve donmuş anlamdan çok, alımlayıcının kendi birikimiyle metni yorumlarken ortaya çıkardığı çok boyutlu anlam dünyasıdır.

Cevap

Bir edebi eseri benzersiz kılan, yazarın metne kazandırdığı tekil ve donmuş anlamdan çok, alımlayıcının kendi birikimiyle metni yorumlarken ortaya çıkardığı çok boyutlu anlam dünyasıdır.
Öncül cümlede, edebi eserin özgünlüğünün yazarın yerleştirdiği sabit/değişmez iletilerden çok, okurun kendi dünyasındaki yorumlama gücüyle her seferinde yeniden kurulan anlam zenginliğinde olduğu savunulmaktadır. Doğru yanıt da bu düşünceyi eş anlamlı sözcükler ve farklı bir cümle yapısıyla karşılamakta; eserin benzersizliğini yazarın tekil ve donmuş anlamı yerine alımlayıcının kendi birikimiyle oluşturduğu çok boyutlu anlam dünyasına bağlamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen öncül cümledeki anahtar kavramlar ve aralarındaki anlamsal ilişkiler çözümlenir.
Cümlede, edebi eserin özgünlüğ��nün yazarın sabit iletilerine değil, okurun zihninde yeniden üretilen dinamik anlam zenginliğine bağlı olduğu belirlenir.
Doğru yanıtı bulabilmek için öncüldeki düşünsel örüntünün eksiksiz çözümlenmesi gerekir.
2
Seçeneklerdeki ifadelerin, öncüldeki kavramsal çerçeveyle örtüşüp örtüşmediği kontrol edilir.
Yazarın metne yüklediği sabit/donmuş anlam ile okurun zihnindeki çok boyutlu alımlama sürecini karşılaştıran seçenek tespit edilir.
Öncül cümleyle aynı anlama gelecek biçimde farklı sözcük ve yapıların kullanıldığı eşdeğer yargının bulunması hedeflenir.
3
Doğru ve yanlış seçeneklerin gerekçelendirmesi yapılarak nihai kontrol gerçekleştirilir.
Yazarın tekil ve donmuş anlamından ziyade alımlayıcının kendi birikimiyle yorumladığı çok boyutlu anlam dünyasını vurgulayan yargının öncülle tam uyumlu olduğu kesinleştirilir.
Diğer seçeneklerin neden-sonuç ilişkisini bozduğu, üslup-içerik karmaşası yarattığı veya kavramları yanlış bağdaştırdığı kanıtlanır.

Anahtar Kavram

Yakın Anlamlı Cümleler (Cümle Eşleştirme)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8Soru

"Ge��mişin ağırlığından kurtulmak isteyen bir toplum için hafıza, korunması gereken bir hazine değil; aksine, şimdiki zamanı özgürce inşa edebilmek adına seçici bir biçimde ayıklanması gereken bir yüktür."

Bu cümleye anlamca en yakın olan cümle aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bugünü özgürce şekillendirmek isteyen toplumlar, geçmişin y��künü hafifletmek için toplumsal belleği süzgeçten geçirmek zorundadır.

Cevap

Bugünü özgürce şekillendirmek isteyen toplumlar, geçmişin yükünü hafifletmek için toplumsal belleği süzgeçten geçirmek zorundadır.
Doğru yanıt olan cümlede, özgün cümlenin üç temel ögesi de (bugünü özgürce kurmak, geçmişin yükünü hafifletmek ve belleği seçici olarak süzgeçten geçirmek) eksiksiz ve anlamca tam bir şekilde karşılanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Öncüldeki cümlenin temel yargılarını ve anahtar kelimelerini belirleme
Cümledeki anahtar ögeler şunlardır: 'geçmişin ağırlığından kurtulmak' (olumsuz bir yükten kurtulma arzusu), 'şimdiki zamanı özgürce inşa etmek' (bugünü kurma amacı) ve 'hafızanın seçici biçimde ayıklanması' (geçmişin elenerek süzülmesi gerekliliği).
Yakın anlamlı cümle sorularında eş anlamlı veya yakın anlamlı kavramların tespiti ilk adımdır.
2
Seçeneklerdeki kavramların öncüldeki kavramlarla eşleştirilmesi
Doğru seçenekte yer alan 'bugünü özgürce şekillendirmek' ile 'şimdiki zamanı özgürce inşa etmek'; 'geçmişin yükünü hafifletmek' ile 'geçmişin ağırlığından kurtulmak'; 'toplumsal belleği süzgeçten geçirmek' ile 'hafızayı seçici biçimde ayıklamak' ifadeleri birebir örtüşmektedir.
Farklı sözcüklerle ifade edilmiş aynı anlam öbeklerinin bulunması doğru cevaba ulaştırır.
3
Diğer seçeneklerin anlam sapmalarını analiz etme
Diğer seçeneklerde 'koruma', 'tümüyle silme', 'kararların niteliğini belirleme' veya 'sorun çözmede araç olarak kullanma' gibi öncül cümlede yer almayan veya onunla çelişen yargıların bulunduğu saptanmıştır.
Çeldiricilerin elenmesiyle doğru seçeneğin sağlaması yapılmış olur.

Anahtar Kavram

Yakın Anlamlı Cümleler (Cümle Eşleştirme)

İpuçları

1
Cümledeki 'seçici bir biçimde ayıklanması' ifadesinin hangi seçenekte mecazi bir süzme/seçme eylemiyle karşılandığına dikkat edin.
2
Cümlenin ana amacı bugünü ('şimdiki zamanı') özgürce kurmaktır. Seçeneklerde bu hedefe giden yolun nasıl tanımlandığını karşılaştırın.
3
Doğru seçenekte 'ayıklamak' eylemi 'süzgeçten geçirmek', 'ağırlıktan kurtulmak' eylemi ise 'yükünü hafifletmek' ifadeleriyle birebir karşılanmıştır.

Daha Fazla Pratik

Benzer yakın anlamlı cümle sorularında eşanlamlı kelime çiftleri kurarak çalışmak, çeldiricileri daha kolay elemenizi sağlayacaktır.

Alternatif Yöntem

Öncül cümledeki kavramları (+) ve (-) olarak işaretleyebilirsiniz. Şimdiki zamanı inşa etmek (+), geçmişin ağırlığı (-), seçici ayıklama (+/işlem). Seçeneklerde bu kavram dengesini tam olarak kuran ve yeni bir yorum eklemeyen cümleyi arayarak doğru yanıta hızlıca ulaşabilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 9Soru

Gerçek bir okur, bir yapıtı sadece yazarın sunduğu dünyayla sınırlı kalarak tüketmez; aksine, metindeki boşlukları kendi deneyimleriyle doldurarak onu yeniden üretir.

Bu cümleye anlamca en yakın olan cümle aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Okur, bir yapıtı pasif bir biçimde alımlamakla yetinmez; kendi yaşam birikiminden yola çıkarak metinde açık bırakılan kapıları aralar ve eseri adeta yeniden var eder.

Cevap

Okurun yapıtı pasif alımlamakla yetinmeyip kendi yaşam birikimini kullanarak metindeki boşlukları doldurması ve eseri yeniden var etmesi gerektiğini belirten yargı.
Öncülde yer alan 'gerçek bir okurun yapıtı sadece sunulanla sınırlı kalmayıp tüketmemesi' ifadesi, doğru cevapta 'okurun yapıtı pasif bir biçimde alımlamakla yetinmemesi' şeklinde karşılanmıştır. 'Metindeki boşlukları kendi deneyimleriyle doldurması', okurun 'kendi yaşam birikiminden yola çıkarak metinde açık bırakılan kapıları aralaması' ile eş anlamlıdır. 'Onu yeniden üretmesi' ise eseri 'yeniden var etmesi' anlamına gelmektedir. Dolayısıyla bu iki cümle tamamen aynı anlamı farklı ifadelerle taşımaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Öncül cümleyi analiz ederek anahtar kavramları belirlemek.
Cümlenin 'aktif okur', 'metindeki boşlukları kendi deneyimleriyle doldurma' ve 'eseri yeniden üretme' kavramları üzerine kurulduğu saptanır.
Yakın anlamlı cümleyi bulmak için öncelikle verilen cümlenin temel iletisini ve kavramsal çerçevesini doğru tespit etmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki cümleleri öncül cümleyle karşılaştırmak.
Diğer seçeneklerin cümleyi eksik yorumladığı veya anlamı başka bir yöne kaydırdığı görülürken, doğru seçeneğin aynı iletiyi farklı sözcüklerle aktardığı görülür.
Anlamca eş değerliliği saptamak için seçeneklerdeki anlam kaymalarını elemek gerekir.

Anahtar Kavram

Yakın Anlamlı Cümleler (Cümle Eşleştirme)
Soru 10Soru

Nitelikli bir çeviri, kaynak dildeki kelimelerin sözlük anlamlarını ardı ardına sıralamakla yetinmeyip o kelimelerin biçimlendiği kültürel atmosferi ve düşünüş tarzını da hedef dile taşıyabilmelidir.

Bu cümleye anlamca en yakın olan cümle aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bir çevirinin kalitesi, kaynak metindeki sözcükleri birebir aktarmanın ötesine geçerek o sözcüklerin arkasında yatan toplumsal zihniyeti ve algı dünyasını hedef dile yansıtabilmesine bağlıdır.

Cevap

Bir çevirinin kalitesi, kaynak metindeki sözcükleri birebir aktarmanın ötesine geçerek o sözcüklerin arkasında yatan toplumsal zihniyeti ve algı dünyasını hedef dile yansıtabilmesine bağlıdır.
Doğru yanıt, nitelikli bir çevirinin yalnızca sözcüklerin birebir karşılıklarını aktarmakla sınırlı kalmayıp o sözcüklerin arkasındaki kültürel dünyayı ve zihniyeti yansıtması gerektiğini belirten ifadedir. Öncül cümlede geçen 'sözlük anlamlarını sıralamakla yetinmeyip' ifadesi 'birebir aktarmanın ötesine geçerek' kısmı ile; 'kültürel atmosferi ve düşünüş tarzını' ifadesi ise 'toplumsal zihniyeti ve algı dünyasını' kısmı ile örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Öncül cümleyi anlam ögelerine ayırın.
Cümle iki temel ögeden oluşmaktadır: Kelimelerin sadece sözlük anlamlarını çevirmenin yetersiz olduğu ve bu kelimelerin içinde geliştiği k��ltürel yapının ve düşünce sisteminin de hedef dile aktarılması gerektiği.
Çeviri eyleminin niteliğini belirleyen temel şartları saptamak için cümleyi analiz etmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki ifadelerin bu iki temel ögeyle olan ilişkisini değerlendirin.
Öncüldeki kelimelerin birebir (sözlük) karşılıklarıyla yetinilmeyip kelimelerin arka planındaki kültürel yapının ve düşünce dünyasının aktarılması gerektiği düşüncesini karşılayan ifadeyi arayın.
Öncül cümledeki kavramların eş anlamlılarını veya yakın anlamlılarını içeren doğru yargıyı bulmak gerekir.

Anahtar Kavram

Cümlede yakın anlamlılık ve cümle eşleştirme süreçlerinde anahtar kavramların eşleştirilmesi.

İpuçları

1
Cümledeki 'sözlük anlamlarını ardı ardına sıralamakla yetinmemek' ifadesinin hangi seçenekte olumsuzlandığına veya sınırlandırıldığına dikkat edin.
2
'Kültürel atmosfer' ve 'düşünüş tarzı' kavramlarını karşılayan daha geniş kapsamlı sözcük öbeklerini (zihniyet, algı dünyası vb.) seçeneklerde arayın.

Daha Fazla Pratik

Farklı bir edebi türün (örneğin şiirin) çevirisindeki zorlukları ve anlam yakınlığını sorgulayan başka bir soru çözülebilir.

Alternatif Yöntem

Cümleyi 'sözcük anlamı' (biçim) ve 'kültür/düşünüş' (öz/bağlam) olarak iki kutba ayırıp seçeneklerde bu kutupların olumsuzlandığı veya doğrulandığı yerleri tespit ederek de sonuca ulaşabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 11Soru

Bilimsel paradigmaların değişimi, eski kuramların üzerine yeni bilgilerin ---- inşa edilmesiyle gerçekleşen bir süreç değildir; aksine bu değişim, mevcut açıklama modellerinin yetersiz kaldığı kriz anlarında köklü bir ---- gerektirir.

Bu cümlede boş bırakılan yerlere, sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: yığılmalı olarak / yöntemsel kopuşu

Cevap

yığılmalı olarak / yöntemsel kopuşu seçeneği doğru cevaptır.
Doğru seçenek olan 'yığılmalı olarak / yöntemsel kopuşu' ikilisi, cümledeki karşıtlık yapısına tam uyum sağlar. Bilimsel paradigmaların değişiminin kümülatif (yığılmalı) bir süreç olmadığı, aksine yöntemsel bir kopuş gerektirdiği belirtilerek anlam bütünlüğü sağlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlenin anlamsal ve mantıksal yapısını incelemek
Cümlede 'değildir; aksine...' yapısıyla bir karşıtlık ilişkisi kurulduğu ve bilimsel paradigmaların değişiminin düz bir çizgide ilerlemediği tespit edilir.
Boşluklara getirilecek ifadelerin birbiriyle çelişen ya da birbirini tamamlayan karşıt kavramlar olması gerektiğini belirlemek.
2
İlk boşluk için seçenekleri değerlendirmek
'yığılmalı olarak', 'düzenli biçimde' ve 'doğrusal bir hatta' ifadelerinin cümlenin ilk kısmındaki durağan, birikimli bilim anlayışını nitelemeye uygun olduğu görülür.
İlk boşlukta reddedilen bilimsel gelişim modelinin niteliğini saptamak.
3
İkinci boşluktaki karşıtlık anlamını test etmek
'yığılmalı/doğrusal' ilerlemenin karşıtı olarak, kriz anlarında ortaya çıkan köklü değişimi en iyi ifade eden kavramın 'yöntemsel kopuş' olduğu belirlenir.
İkinci boşluğa gelecek ifadenin kriz anlarındaki 'köklü' değişimi tam olarak karşılayıp karşılamadığını denetlemek.

Anahtar Kavram

Cümlede anlam ilişkileri ve boşluk doldurma sorularında anlamsal/mantıksal tutarlılık ile bağlaçların (aksine) yönlendirici işlevi.
Soru 12Soru

Bir toplumun gelişmişlik düzeyini gösteren asıl ölçüt, ürettiği teknolojinin karmaşıklığı değil, bu teknolojinin bireylerin gündelik yaşam kalitesine ne ölçüde yansıdığıdır.

Bu cümleyle anlamca en yakın olan cümle aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Teknolojik üretimin niteliğinden ziyade, bu üretimin insanların günlük hayat standartlarını ne derecede yükselttiği toplumların gelişmişlik seviyesinin belirlenmesinde temel k��stastır.

Cevap

Teknolojik üretimin niteliğinden ziyade, bu üretimin insanların günlük hayat standartlarını ne derecede yükselttiği toplumların gelişmişlik seviyesinin belirlenmesinde temel kıstastır.
Öncül cümlede bir toplumun gelişmişliğinin asıl ölçütünün teknolojinin karmaşıklığı (yani niteliği/yapısı) değil, bu teknolojinin bireylerin gündelik yaşam kalitesine (yani günlük hayat standartlarına) olan etkisi olduğu belirtilmiştir. Teknolojik üretimin niteliğinden ziyade insanların günlük hayat standartlarını ne derecede yükselttiğinin gelişmişlik seviyesinin belirlenmesinde temel kıstas olduğunu ifade eden cümle, öncüldeki bu yargıyı farklı sözcüklerle ve benzer bir mantıksal yapıyla aynen karşılamaktadır. Bu nedenle bu iki cümle anlamca birbirine en yakındır.

Adım Adım Çözüm

1
Öncül cümleyi temel kavramlarına ayırarak analiz edin.
Cümle iki temel ögeden oluşmaktadır: 1) Gelişmişlik ölçütü olarak kabul edilmeyen öge (teknolojinin karmaşıklığı/niteliği), 2) Gelişmişlik ölçütü olarak kabul edilen asıl öge (teknolojinin bireylerin günlük yaşam kalitesine yansıması).
Cümlenin anlamsal iskeletini ve asıl vurgulanmak istenen düşünceyi netleştirmek için.
2
Seçeneklerdeki cümleleri öncül cümledeki bu iki temel ögeyle karşılaştırın.
Teknolojik üretimin niteliğinden ziyade günlük yaşam kalitesini artırma gücünün gelişmişlik seviyesinin belirlenmesinde temel kıstas olduğunu söyleyen ifade, öncül cümlenin anlamsal unsurlarını eş anlamlı sözcüklerle karşılamaktadır.
Öncül cümledeki anlamsal yapıyı, söz dizimi değişse bile koruyan seçeneği bulmak için.
3
Çeldirici seçeneklerdeki mantık kaymalarını ve yanlış ilişkileri belirleyin.
Diğer seçeneklerde neden-sonuç, koşul veya üslup-içerik karıştırılması gibi mantıksal veya kavramsal hatalar tespit edilmiştir.
Doğru cevaptan emin olmak ve çeldiricileri elemek için.

Anahtar Kavram

Cümleler arası yakın anlam ilişkilerini belirleme
Soru 13Soru

Sanat eserlerinin kalıcılığı, sadece yaratıldıkları dönemin estetik anlayışını ---- değil, aynı zamanda evrensel insani değerleri barındırarak gelecek kuşakların dünyasında da bir karşılık ---- bağlıdır.

Bu cümlede boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: yansıtmasına - bulmasına

Cevap

yansıtmasına - bulmasına
Doğru cevap, cümlede boş bırakılan yerlere 'yansıtmasına' ve 'bulmasına' sözcüklerinin getirilmesidir. Cümledeki 'sadece ... değil, aynı zamanda ...' kalıbı, birbirini tamamlayan ve derecelendiren iki durumu bağlar. Bir sanat eserinin kalıcı olması, öncelikle üretildiği dönemin estetik değerlerini yansıtmasıyla başlar; fakat bununla sınırlı kalmayıp gelecek kuşaklarda da bir karşılık bulması, yani sonraki nesiller tarafından da benimsenip anlaşılması ile mümkündür. Bu anlam bütünlüğünü en iyi 'yansıtmasına - bulmasına' ifadesi sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlenin genel anlamı ve bağlamı incelenir.
Cümlede sanat eserlerinin 'kalıcılığı' (kalıcı olması) ile eserin kendi dönemi ve gelecek dönemler arasındaki ilişki ele alınmaktadır.
Boşluklara gelecek sözcüklerin cümlenin ana fikriyle uyumlu olması gerekir.
2
İlk boşluk için seçeneklerdeki sözcükler değerlendirilir.
Kalıcı bir eserin kendi döneminin estetik anlayışını 'yansıtması' veya 'aşması' beklenir; ancak 'yadsıması' (inkar etmesi) veya 'sınırlaması' kalıcılıkla doğrudan ilişkili olumlu özellikler değildir.
İlk boşluk, eserin kendi dönemiyle olan ilişkisini kurmaktadır.
3
İkinci boşluk ve 'sadece ... değil, aynı zamanda ...' yapısı analiz edilir.
Eserin gelecek kuşakların dünyasında 'bir karşılık bulması', onun kalıcı olmasını sağlayan temel unsurdur. 'Yitirmesi', 'araması' gibi eylemler bu bağlama uymaz.
İkinci boşluk, eserin gelecek kuşaklar üzerindeki kalıcı etkisini tamamlamalıdır.
4
Doğru seçenek belirlenir.
İlk boşluğa 'yansıtmasına', ikinci boşluğa 'bulmasına' sözcükleri getirildiğinde cümle anlamca ve dil bilgisi yönünden tam ve tutarlı hale gelir.
Her iki boşluğu da mantıksal ve dil bilgisel olarak tamamlayan tek seçenek budur.

Anahtar Kavram

Cümle Tamamlama (Boşluk Doldurma)
Soru 14Soru

(I) Kültürel mirasın korunması adına yürütülen restorasyon çalışmaları, geçmişin estetik dilini geleceğe aktarmak amacıyla titizlikle planlanır. (II) Ancak tarihî eserlerdeki özgün malzemelerin zamanla fiziksel bozulmaya uğraması, uzmanları aslına en yakın yapay malzemeleri üretmeye mecbur bırakmaktadır. (III) Bu noktada yapılan müdahaleler eserin özgün yapısına zarar vermediği sürece, uluslararası koruma kuramları çerçevesinde meşru kabul edilir. (IV) Bazı tarihî yapıların restorasyonunda özgün kimliğin yitirildiğini düşünen halk, bu çalışmalara şüpheyle yaklaştığı i��in koruma projeleri toplumsal bir dirençle karşılaşmaktadır. (V) Hâlbuki bu direnci kırıp toplumda koruma bilincini uyandırmak üzere yerel yönetimlerin restorasyon süreçlerini şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşması gerekir.

Bu parçada numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II. ve IV. cümlelerde, yargılar gerekçesiyle birlikte verilmiştir.

Cevap

İkinci ve dördüncü cümlelerde yargıların gerekçesiyle birlikte verilmiş olduğunu belirten se��enek doğrudur.
İkinci cümlede uzmanların yapay malzeme üretmeye yönelmesinin gerekçesi (tarihî eserlerdeki özgün malzemelerin zamanla fiziksel bozulmaya uğraması), dördüncü cümlede ise koruma projelerinin toplumsal dirençle karşılaşmasının gerekçesi (halkın bu çalışmalara şüpheyle yaklaşması) belirtilmiştir. Bu nedenle iki ve dört numaralı cümlelerde yargılar gerekçeleriyle birlikte sunulmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Amaç-sonuç bildiren cümleleri tespit etmek için yargıların yöneldiği hedefi veya niyeti inceleyin.
Birinci cümledeki 'aktarmak amacıyla' ve beşinci cümledeki 'uyandırmak üzere' ifadeleri, eylemlerin yöneldiği amacı gösterir. Bu cümleler amaç-sonuç ilişkisine sahiptir.
Amaç-sonuç ilişkisinde eylem henüz gerçekleşmemiş bir hedefe yöneliktir.
2
Neden-sonuç (gerekçe) ilişkisi taşıyan cümleleri belirlemek için gerçekleşen eylemlerin ortaya çıkma sebeplerini arayın.
İkinci cümlede yapay malzeme üretiminin gerekçesi 'fiziksel bozulma', dördüncü cümlede ise projelerin dirençle karşılaşmasının gerekçesi halkın 'şüpheyle yaklaşması'dır. Her iki cümle de yargıyı gerekçesiyle sunmuştur.
Neden-sonuç cümlelerinde gerekçe (neden) kısmı gerçekleşmiş bir olgudur ve ana yargının ortaya çıkmasına yol açar.
3
Koşul-sonuç ilişkisini bulmak için yargının gerçekleşmesinin bağlı olduğu şartı tespit edin.
Üçüncü cümlede meşru kabul edilme durumu 'zarar vermediği sürece' koşuluna bağlanmıştır.
'-dığı sürece' ifadesi cümleye koşul anlamı katmaktadır.

Anahtar Kavram

Neden-Sonuç, Amaç-Sonuç ve Koşul-Sonuç İlişkileri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 15Soru

Bir sanat akımının gücü, benimsediği estetik ilkelerin kusursuzluğunda değil; bu ilkelerin d��şına çıkma eğilimindeki aykırı sesleri kendi bünyesinde eritip yeni bir senteze dönüştürebilme esnekliğinde saklıdır.

Bu cümleyle anlamca en yakın olan cümle aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sanat akımlarının etkililiği, dayandıkları kuralların mükemmelliğinden ziyade, bu kurallarla çelişen eğilimleri kendi içinde bütünleştirip yeni bir yapıya dönüştürme becerisinde aranmalıdır.

Cevap

Sanat akımlarının etkililiği, dayandıkları kuralların mükemmelliğinden ziyade, bu kurallarla çelişen eğilimleri kendi içinde bütünleştirip yeni bir yapıya dönüştürme becerisinde aranmalıdır.
Doğru yanıt, öncüldeki cümlenin anlamını bütünüyle karşılamaktadır. Öncüldeki 'estetik ilkelerin kusursuzluğu' ifadesi bu seçenekte 'kuralların mükemmelliği' ile; 'aykırı sesleri kendi bünyesinde eritip yeni bir senteze dönüştürme esnekliği' ifadesi ise 'çelişen eğilimleri kendi içinde bütünleştirip yeni bir yapıya dönüştürme becerisi' ile karşılanmıştır. Cümle yapısı ve kullanılan kelimeler değişse de iletilen mesaj tamamen aynıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Kök cümlede verilen anlam bileşenlerini ve aralarındaki ilişkiyi çözümleyin.
Kök cümle iki temel yargı barındırır: Bir sanat ak��mının gücü kurallarının kusursuzluğuna dayanmaz (olumsuzlama); güç, kuralların dışındaki aykırı unsurları kendi içinde eritip sentezleme esnekliğinde yatar (olumlama).
Doğru eşleştirmeyi yapabilmek için cümlenin mantıksal yapısını ve odaklandığı ana düşünceyi belirlemek gerekir.
2
Seçeneklerdeki anahtar sözcüklerin ve kavramların kök cümleyle eşdeğerliğini inceleyin.
Sanat akımlarının etkililiğinin, kuralların mükemmelliğinden ziyade, çelişen eğilimleri bütünleştirip yeni yapıya dönüştürme becerisiyle ilişkili olduğunu söyleyen yargı saptandı.
Cümle yapısı değişse bile anlamın korunup korunmadığını kontrol etmek için bu adım gereklidir.
3
Diğer çeldiricilerdeki kavramsal kaymaları ve anlam sapmalarını analiz ederek eliyin.
Çeldiricilerdeki tasfiye etme, üslup-içerik ayrımı, dış faktörlerle birleşme veya zorla uydurma gibi unsurların kök cümledeki 'kendi bünyesinde eritip sentezleme' anlamını bozduğu doğrulandı.
En yakın anlamı veren seçeneğin tek ve kesin olduğunu doğrulamak için son elemeler yapılır.

Anahtar Kavram

Yakın Anlamlı Cümleler (Cümle Eşleştirme)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 16Soru

1990'ların sonlarında İsveçli araştırmacılar tarafından Baltık Denizi'nin derinliklerinde bulunan ve ahşap gövdesi neredeyse hiç hasar görmeden günümüze ulaşan savaş gemisi enkazı, bölgedeki tuz oranının azlığı ve düşük su sıcaklığının ahşap yiyen organizmaların üremesini engellemesi sayesinde korunmuştur.

Bu cümleden kesin olarak çıkarılabilecek yargı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Baltık Denizi'nin belirli fiziksel ve kimyasal özellikleri, ahşap malzemelerin biyolojik yollarla tahrip olmasını sınırlandırmıştır.

Cevap

Baltık Denizi'nin belirli fiziksel ve kimyasal özellikleri, ahşap malzemelerin biyolojik yollarla tahrip olmasını sınırlandırmıştır.
Doğrulayıcı ifade, cümledeki 'tuz oranının azlığı' (kimyasal) ve 'düşük su sıcaklığı' (fiziksel) etkenlerinin, 'ahşap yiyen organizmaların üremesini engellemesini' (biyolojik tahribatın sınırlandırılması) tam olarak karşılamaktadır. Cümlede verilen bu durumlar bir araya getirilerek genel ve kesin bir yargıya ulaşılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümledeki ana unsurları ve bunların niteliklerini analiz etmek.
Düşük su sıcaklığı (fiziksel özellik), düşük tuz oranı (kimyasal özellik) ve ahşap yiyen organizmaların üremesinin engellenmesi (biyolojik tahribatın sınırlandırılması) belirlendi.
Kesin çıkarım yapabilmek için cümledeki kavramların eş anlamlılarını veya üst kavramlarını tespit etmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki ifadeleri cümledeki kesin bilgilerle karşılaştırmak.
Görüş ve kişisel tahmin barındıran ya da cümle sınırlarını aşan yargılar elendi.
Cümle dışı yorum barındıran veya neden-sonuç ilişkisini saptıran şıkların elenmesi gerekir.
3
Cümleden doğrudan türetilebilen nesnel ve genelleyici doğru yargıyı seçmek.
Fiziksel ve kimyasal özelliklerin biyolojik tahribatı sınırlandırdığı yargısı kesin olarak belirlendi.
Metindeki tüm ifadeleri tam ve doğru olarak kapsayan tek seçenek budur.

Anahtar Kavram

Cümleden Çıkarılabilecek Kesin Yargı

İpuçları

1
Cümledeki fiziksel (sıcaklık) ve kimyasal (tuzluluk) ifadelerin seçeneklerde nasıl soyutlandığına ve eşleştirildiğine dikkat edin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 17Soru

Sanatçının kendi döneminin sınırlarını aşarak kalıcı olabilmesi, çağının meselelerine sırt çevirmesiyle değil; yerel ve güncel olan bu sorunları, insanlığın ortak paydası haline getirecek bir bakış aç��sıyla işlemesiyle gerçekleşir.

Bu cümleye anlamca en yakın olan cümle aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sanat yapıtının zamana meydan okuması, üretildiği dönemin meselelerine duyarsız kalmakla değil, bu meseleleri tüm insanlığı ilgilendiren ortak bir boyutta sunmakla mümkündür.

Cevap

Sanat yapıtının zamana meydan okuması, üretildiği dönemin meselelerine duyarsız kalmakla değil, bu meseleleri tüm insanlığı ilgilendiren ortak bir boyutta sunmakla mümkündür.
Sanat yapıtının zamana meydan okuması, üretildiği dönemin meselelerine duyarsız kalmakla değil, bu meseleleri tüm insanlığı ilgilendiren ortak bir boyutta sunmakla mümkündür ifadesi, verilen cümledeki 'kalıcı olmak için çağın sorunlarına sırt çevirmeyip onları evrensel boyutta işlemek gerekir' düşüncesini tam olarak karşılamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Öncelikle verilen cümlenin anahtar kelimelerini ve iletmek istediği temel düşünceyi belirleyin.
Cümledeki anahtar kavramlar: 'kalıcı olmak/çağını aşmak', 'dönemin sorunlarına sırt çevirmemek' ve 'yerel sorunları insanlığın ortak paydası yapmak' olarak saptanır.
Cümlenin temel iletisini tam olarak anlamak, seçeneklerdeki benzer anlamı bulman��n ilk adımıdır.
2
Belirlenen anahtar kavramların eş anlamlılarını veya yakın anlamlılarını seçeneklerde arayın.
'Kalıcı olmak/çağını aşmak' ifadesi 'zamana meydan okumak' ile, 'sırt çevirmemek' ifadesi 'duyarsız kalmamak' ile, 'insanlığın ortak paydası haline getirmek' ise 'ortak bir boyutta sunmak' ile eşleşir.
Cümle eşleştirme sorularında, anahtar kelimelerin yakın anlamlı karşılıklarının bulunması bizi doğrudan doğru seçeneğe götürür.
3
Seçenekleri tek tek inceleyerek anlam sapması içeren veya kavramları yanlış yorumlayan cümleleri eleyin.
Diğer seçeneklerdeki popülerlik, amaç-sonuç ilişkisinin yön değiştirmesi, biçem (üslup) vurgusu ve coğrafi sınır yorumları elenerek anlamca tam uyuşan seçenek tespit edilir.
Çeldiricilerin neden yanlış olduğunu belirlemek, ulaşılan sonucun doğruluğunu kesinleştirir.

Anahtar Kavram

Yakın Anlamlı Cümleler (Cümle Eşleştirme)

İpuçları

1
Cümledeki 'sırt çevirmek' ve 'insanlığın ortak paydası' ifadelerinin hangi anlamları karşıladığına dikkat edin.
2
Cümledeki 'çağını aşmak ve kalıcı olmak' durumunun, güncel sorunları reddederek değil, onları evrenselleştirerek mümkün olduğu vurgulanmaktadır.

Daha Fazla Pratik

Benzer şekilde, yazar-okur ilişkisini veya sanatın işlevini konu alan diğer yakın anlamlı cümle sorularını çözerek kelime dağarcığınızı ve eşleştirme becerinizi geliştirebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Cümleyi ögelerine ve anahtar kelimelerine ayırarak analiz edebilirsiniz: 'kalıcı olmak' -> zamana meydan okumak, 'sırt çevirmemek' -> duyarsız kalmamak, 'insanlığın ortak paydası' -> tüm insanlığı ilgilendiren ortak boyut. Bu kelime eşleştirmeleri doğru seçeneğe ulaşmanızı kolaylaştıracaktır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 18Soru

Eğitimin asıl gayesi, bireye hazır bilgi paketleri sunmak değil; onun zihnini, edindiği bilgilerin doğruluğunu sorgulayacak ve kendi gerçeğini inşa edecek yöntemlerle donatmaktır.

Bu cümleye anlamca en yakın cümle aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gerçek bir eğitim süreci, kişiyi kalıplaşmış bilgilerle doldurmaktan ziyade, ona mevcut verileri eleştirel bir süzgeçten geçirme ve kendi çıkarımlarına ulaşma becerisi kazandırmayı hedefler.

Cevap

Gerçek bir eğitim süreci, kişiyi kalıplaşmış bilgilerle doldurmaktan ziyade, ona mevcut verileri eleştirel bir süzgeçten geçirme ve kendi çıkarımlarına ulaşma becerisi kazandırmayı hedefler.
Doğru yanıt olan cümle, öncüldeki 'hazır bilgi sunmama' durumunu 'kalıplaşmış bilgilerle doldurmaktan ziyade' ifadesiyle; 'bilginin doğruluğunu sorgulama' durumunu 'eleştirel bir süzgeçten geçirme' ifadesiyle; 'kendi gerçeğini inşa etme' durumunu ise 'kendi çıkarımlarına ulaşma' ifadesiyle karşılayarak aynı anlamı farklı bir yapı ve sözcük grubuyla eksiksiz bir şekilde ifade etmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Öncül cümleyi temel ögelerine ve anlam bileşenlerine ayırmak.
Cümlede eğitimin amacının hazır bilgi aktarmak olmadığı, bireye eleştirel düşünme (sorgulama) ve kendi doğrularına ulaşma (kendi gerçeğini inşa etme) becerisi kazandırmak olduğu belirlenmiştir.
Yakın anlamlı cümleyi bulabilmek için öncelikle asıl cümlenin vurguladığı kavramsal çerçeveyi netleştirmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki cümleleri öncül cümledeki anlam bileşenleriyle karşılaştırmak.
Gerçek eğitim sürecini kalıplaşmış bilgiler sunmak yerine eleştirel süzgeç ve kendi çıkarımlarına ulaşma becerisi olarak tanımlayan seçeneğin öncül cümleyle tamamen örtüştüğü görülmüştür.
Cümleler arasındaki yapısal ve sözcüksel farklılıklara rağmen taşınan ortak mesajı doğrulamak gerekir.

Anahtar Kavram

Cümleler Arası Anlam İlişkileri ve Yakın Anlamlılık
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 19Soru

Yukarıdaki numaralanmış sözcük ve sözcük gruplarını anlamlı ve kurallı bir cümle oluşturacak biçimde sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Klasik eserlerin zamana meydan okumasının temel nedeni insan ruhunun derinliklerindeki evrensel temaları her dönemde yeniden yorumlanabilir bir dille aktarmalarıdır.
Verilen sözcük grupları anlamlı ve kurallı bir cümle oluşturacak şekilde sıralandığında, 'klasik eserlerin zamana meydan okumasının' tamlayanı ile 'temel nedeni' tamlananı birleşerek cümlenin öznesini oluşturur. Ardından gelen 'insan ruhunun derinliklerindeki' sıfatı 'evrensel temaları' nesnesini niteler. Son olarak 'her dönemde yeniden yorumlanabilir' ifadesi yüklemdeki 'bir dille' edatını niteleyerek cümleyi tamamlar.

Adım Adım Çözüm

1
Yüklemi belirlemek
'bir dille aktarmalarıdır.' ifadesinin cümlenin yüklemi olduğu saptanır.
Yargı bildiren ve ek fiil alan bu grup kurallı cümlenin sonunda yer almalıdır.
2
Özne grubunu oluşturmak
'klasik eserlerin zamana meydan okumasının temel nedeni' öbeği özne olarak kurulur.
'klasik eserlerin zamana meydan okumasının' tamlayanı ile 'temel nedeni' tamlananı dil bilgisel açıdan bir isim tamlaması oluşturur.
3
Nesne grubunu bağlamak
'insan ruhunun derinliklerindeki evrensel temaları' öbeği nesne olarak yerleştirilir.
'insan ruhunun derinliklerindeki' sıfat grubu, 'evrensel temaları' ismini niteleyerek anlamlı bir bütün oluşturur.
4
Edat tümleci ve zarf ögelerini yükleme bağlayarak anlamlı cümleyi tamamlamak
'her dönemde yeniden yorumlanabilir' sıfatı 'bir dille' edatlı öbeğinin önüne getirilerek cümlenin son kısmı tamamlanır.
Bu yerleşimle cümle dil bilgisi kurallarına ve mantığa tamamen uygun hâle gelir.

Anahtar Kavram

Cümle Oluşturma (Sözcük Sıralama)
Soru 20Soru

I. düşünülemez
II. içinde yaşadığı toplumun
III. sadece kendi iç dünyasını
IV. bir sanatçının
V. sorunlarına duyarsız kalarak
VI. yansıtması

Yukarıdaki numaralanmış sözler anlamlı ve kurallı bir bütün oluşturacak biçimde sıralandığında baştan dördüncü hangisi olur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III

Cevap

Anlamlı ve kurallı bir bütün oluşturulduğunda baştan dördüncü olan söz grubu III numaralı ifadedir.
Verilen söz grupları anlamlı ve kurallı bir cümle oluşturacak şekilde dizildiğinde cümle 'Bir sanatçının (IV), içinde yaşadığı toplumun (II) sorunlarına duyarsız kalarak (V) sadece kendi iç dünyasını (III) yansıtması (VI) düşünülemez (I).' halini alır. Bu dizilimde baştan dördüncü ifade III numaralı söz grubudur.

Adım Adım Çözüm

1
Yüklemi belirleme
Cümlenin yüklemi I numaralı 'düşünülemez' sözcüğüdür.
Kurallı bir cümlede yüklemin sonda yer alması gerekir.
2
Özneyi ve başlangıç ifadesini belirleme
Cümlenin başlangıcı IV numaralı 'bir sanatçının' ifadesidir.
Cümlenin genel anlam akışı bir özne/tamlayan grubu ile başlatılmalıdır.
3
Kalan sözcük gruplarını dil bilgisi ve anlam yönünden bağlama
'Bir sanatçının' (IV) ifadesinden sonra 'içinde yaşadığı toplumun' (II) ve 'sorunlarına duyarsız kalarak' (V) ifadeleri gelir. Ardından 'sadece kendi iç dünyasını' (III) ve 'yansıtması' (VI) ifadeleri getirilerek yükleme bağlanır.
Bu şekilde tamlamalar ve zarf-fiil grupları doğru sırayla birleşerek anlamlı bir bütün oluşturur.
4
Tam sıralamayı kurma ve baştan dördüncü ögeyi belirleme
Oluşan doğru sıralama IV - II - V - III - VI - I şeklindedir. Baştan dördüncü öge III numaralı söz grubudur.
Sıralamayı kontrol ettiğimizde baştan dördüncü konumda III numaralı ifadenin yer aldığı görülür.

Anahtar Kavram

Cümle Oluşturma (Sözcük Sıralama)
Sayfa 1 / 10Sonraki