Paragraf

590 soru

Soru 201Soru

Zeigarnik etkisi, insanların tamamlanmamış veya bölünmüş görevleri, tamamlanmış olanlara göre daha kolay ve net bir şekilde hatırlaması durumunu ifade eden psikolojik bir kavramdır. Adını Rus psikolog Bluma Zeigarnik’ten alan bu durum, zihnin yarım kalan işleri bir tür 'gerilim' olarak algılaması ve bu gerilimi çözmek için bilgiyi aktif tutmasıyla açıklanır. Bir iş tamamlandığında ise zihinsel gerilim sona erer ve ilgili detaylar bellekten silinmeye ba��lar. Günümüzde bu etkiden reklamcılık sektöründe, televizyon dizilerinin en heyecanlı yerinde kesilmesinde ve eğitimde öğrenme kalıcılığını artırmada sıklıkla yararlanılmaktadır.

Bu parçaya göre "Zeigarnik etkisi" ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tamammış işlere ait detayların zihinde daha kalıcı ve uzun süreli yer edindiğine

Cevap

Tamamlanmış işlere ait detayların zihinde daha kalıcı ve uzun süreli yer edindiğine
Tamamlanmış işlere ait detayların zihinde daha kalıcı ve uzun süreli yer edindiğine dair ifade parçayla doğrudan çelişmektedir. Parçada, bir iş tamamlandığında zihinsel gerilimin sona erdiği ve detayların bellekten silinmeye başladığı ifade edilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki olumsuz ifadenin belirlenmesi
Soru kökünde 'değinilmemiştir' dendiği için parçada yer almayan veya parçayla çelişen yargı tespit edilecektir.
Yardımcı düşünce sorularında olumsuz soru kökünü doğru analiz etmek çözüme ulaşmanın ilk adımıdır.
2
Seçeneklerin paragraftaki cümlelerle karşılaştırılması
Yarım kalan görevlerin net hatırlanması, isminin Rus psikologdan gelmesi, yarım kalan işlerin gerilim yaratması ve farklı sektörlerde uygulanması bilgileri parçada yer almaktadır. Ancak tamamlanan işlerin kalıcı olduğuna dair bir bilgi yoktur; aksine silinmeye başladığı belirtilmiştir.
Paragrafta doğrudan bahsedilmeyen yargının elenmesi amacıyla seçenek doğrulaması yapılır.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünce
Soru 202Soru

Gazeteci:
(I) --------------------------------------

Deniz Biyoloğu:
- Güneş ışığının hiç ulaşmadığı bu derinliklerde yaşayan organizmalar, enerjilerini fotosentez yerine deniz tabanındaki hidrotermal bacalardan sızan kimyasallardan elde eder. Kemosentez adı verilen bu kimyasal süreç, zifiri karanlıkta tamamen bağımsız bir besin zincirinin kurulmasını sağlar. Yani güneşle hiçbir teması olmayan devasa bir yaşam ekosistemi mevcuttur.

Gazeteci:
(II) --------------------------------------

Deniz Biyoloğu:
- Bu canlıların ekstrem basınç ve sıcaklık değerlerine uyum sağlama mekanizmaları, biyoteknoloji ve tıp alanında çığır açıcı gelişmelere kapı aralayabilir. Özellikle yüksek basınca dayanıklı hücresel yapıları ve ekstrem koşullarda çalışan enzimleri, sanayide atık dönüşümünden yeni nesil ilaçların geliştirilmesine kadar pek çok alanda kullanılma potansiyeline sahiptir.

Bu diyalogda boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I. Güneş ışığının ulaşmadığı okyanus derinliklerinde yaşamın devam edebilmesi hangi mekanizmalara dayanıyor?
II. Derin deniz organizmalarının sahip olduğu bu benzersiz adaptasyon yetenekleri pratik hayatta nasıl bir karşılık bulabilir?

Cevap

Güneş ışığının ulaşmadığı okyanus derinliklerinde yaşamın devam edebilmesi hangi mekanizmalara dayanıyor? ve Derin deniz organizmalarının sahip olduğu bu benzersiz adaptasyon yetenekleri pratik hayatta nasıl bir karşılık bulabilir? sorularının yer aldığı seçenek doğru yanıttır.
Doğru yanıt olan seçenek, uzmanın verdiği iki cevaba da tam olarak karşılık gelmektedir. İlk soruda güneş ışığının ulaşmadığı derinliklerde yaşamın sürdürülebilmesini sağlayan mekanizmalar sorulmuş, uzman da buna kemosentez ve hidrotermal bacalar üzerinden açıklama getirmiştir. İkinci soruda ise bu canlıların adaptasyonlarının pratik hayattaki karşılığı sorulmuş, uzman da tıp ve sanayi gibi alanlardaki uygulama potansiyellerini örneklendirmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Uzmanın birinci yanıtının ana fikrini belirlemek
Uzman ilk yanıtında, güneş ışığı olmayan derin denizlerdeki canlıların kemosentez yaparak hidrotermal bacalardaki kimyasallardan enerji ürettiğini ve böylece güneşten bağımsız bir ekosistem kurduğunu anlatmaktadır.
İlk boşluğa gelecek sorunun, güneş ışığı olmadan yaşamın nasıl sürdürüldüğünü sorgulaması gerekir.
2
Uzmanın ikinci yanıtının ana fikrini belirlemek
Uzman ikinci yanıtında, bu canlıların yüksek basınç ve sıcaklığa uyum yeteneklerinin tıp, sanayi (atık dönüşümü) ve ilaç sektörü gibi alanlarda çığır açıcı faydalar sağlayabileceğini belirtmektedir.
İkinci boşluğa gelecek sorunun, bu canlıların adaptasyon mekanizmalarının günlük hayattaki/uygulamadaki yararlarını sorması gerekir.
3
Seçenekleri analiz ederek eşleştirme yapmak
Boşluklarla hem anlamsal hem de bağlamsal olarak tam uyum sağlayan soruların 'Güneş ışığının ulaşmadığı okyanus derinliklerinde yaşamın devam edebilmesi hangi mekanizmalara dayanıyor?' ve 'Derin deniz organizmalarının sahip olduğu bu benzersiz adaptasyon yetenekleri pratik hayatta nasıl bir karşılık bulabilir?' olduğu görülür.
Diğer seçeneklerdeki sorular bağlam dışı konulara (etik tartışmalar, araştırmacıların zorlukları, olumsuz etkiler vb.) odaklanmaktadır.

Anahtar Kavram

Diyalog Tamamlama
Soru 203Soru

Bellek, genellikle geçmişten gelen bilgilerin eksiksiz bir şekilde depolanması ve gerektiğinde geri çağrılması yeteneği olarak tanımlanır. Bu tanım gereği, unutma ise belleğin işlevsel bir başarısızlığı, sistemin bir açığı olarak konumlandırılır. Oysa zihinsel dünyamızın ham veri bombardımanından kurtulup anlamlı yapılar inşa edebilmesi, ancak ayrınt��ların elenmesiyle mümkündür. Her anı, her görsel uyaranı ve her işitsel veriyi ilk anki canlılığıyla koruyan bir zihin, kavramlar arası ilişkiler kuramaz; genellemelere ve soyutlamalara ulaşamaz. Unutma, belleğin bozulan bir çarkı değil; aksine, deneyimlerden süzülen bilginin işlenebilir ve kullanılabilir hale gelmesini sağlayan, zihni aşırı yüklenmeden koruyan aktif bir ayıklama mekanizmasıdır.

Bu parçada vurgulanmak istenen temel düşünce aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Unutma, belleğin bir kusuru veya kaybı olmaktan ziyade, zihnin bilgiyi işleyerek soyutlama yapabilmesini sağlayan kurucu ve seçici bir süreçtir.

Cevap

Unutma, belleğin bir kusuru veya kaybı olmaktan ziyade, zihnin bilgiyi işleyerek soyutlama yapabilmesini sağlayan kurucu ve seçici bir süreçtir.
Doğru yanıt, parçanın bütününde savunulan 'unutmanın zihinsel faaliyetleri ve soyutlamaları mümkün kılan aktif, yapıcı ve seçici bir mekanizma olduğu' tezini tam olarak yansıtmaktadır. Metindeki 'ayrıntıların elenmesiyle mümkündür' ve 'bilginin işlenebilir ve kullanılabilir hale gelmesini sağlayan... aktif bir ayıklama mekanizmasıdır' ifadeleri bu düşünceyi doğrulamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın ana konusunu ve yazarın ele aldığı temel kavramı belirlemek.
Paragrafta bellek ve unutma kavramları arasındaki ilişki ele alınmakta, özellikle unutmanın sanıldığı gibi olumsuz bir durum olmadığı savunulmaktadır.
Ana düşünceyi bulmak için öncelikle yazarın üzerinde durduğu konunun ve bu konuya yaklaşımının tespit edilmesi gerekir.
2
Yazarın savunmasını destekleyen yan düşünceleri ve anahtar ifadeleri incelemek.
Yazarın 'zihnin ham veri bombardımanından kurtulması', 'ayrıntıların elenmesi', 'kavramlar arası ilişkiler kurma ve soyutlamalara ulaşma' gibi ifadeleri, unutmanın bilişsel yapaylığı önleyen aktif bir süzgeç olduğunu göstermektedir.
Yardımcı düşünceler, ana düşünceye giden yolu aydınlatır ve yazarın asıl hedefini anlamamıza yardımcı olur.
3
Paragrafın son cümlesindeki özetleyici yargıyı analiz ederek asıl vurgulanmak istenen düşünceyi sentezlemek.
Unutmanın belleğin bozuk bir parçası değil, bilginin işlenebilir kılan ve zihni koruyan aktif bir ayıklama mekanizması olduğu sonucuna ulaşılır.
Yazarın 'aksine, deneyimlerden süzülen bilginin...' diye başlayan son cümlesi, parçanın ana düşüncesini doğrudan özetlemektedir.
4
Sentezlenen ana düşünceyi seçeneklerle karşılaştırıp doğru seçeneği belirlemek ve diğer seçenekleri elemek.
Unutmanın zihnin soyutlama yapabilmesini sağlayan kurucu ve seçici bir süreç olduğunu belirten ifade doğru cevap olarak saptanır. Diğer seçeneklerin ise konu sınırlarında kaldığı, yanlış yorum barındırdığı veya mecazı gerçek kabul ettiği görülür.
Doğru seçenek parçanın bütününde verilmek istenen mesajı tam ve eksiksiz yansıtmalıdır.

Anahtar Kavram

Paragrafta Ana Düşünce
Soru 204Soru

Enformasyon obezitesi, günümüz dijital dünyasında bireylerin aşırı miktarda bilgiye maruz kalmasıyla ortaya çıkan zihinsel doymuşluk ve odaklanma güçlüğünü ifade eder. Tıpkı fiziksel obezitede olduğu gibi, tüketilen bilginin kalitesizliği ve kontrolsüz tüketimi zihinsel sindirimi zorlaştırır. Birey, her an yeni bir içeriğe ulaşma dürtüsüyle hareket ederken derinlemesine düşünme becerisini zamanla yitirir. Bu durum, sadece bilgi sahibi olmakla gerçek bilgelik arasındaki ayrımın belirsizleşmesine yol açmakla kalmaz, aynı zamanda karar alma süreçlerinde ciddi kararsızlıklara ve zihinsel yorgunluğa neden olur. Bu zihinsel yükten kurtulmak için, modern insanın bilgi tüketim alışkanlıklarını düzenleyen dijital diyetlere yönelmesi kaçınılmaz bir gereklilik haline gelmiştir.

Bu parçadan hareketle "enformasyon obezitesi" ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dijital diyetlerin, modern bireyin aşırı bilgi tüketimini tamamen sonlandırmasını hedeflediğine

Cevap

Dijital diyetlerin, modern bireyin aşırı bilgi tüketimini tamamen sonlandırmasını hedeflediği yargısı
Parçada 'bilgi tüketim alışkanlıklarını düzenleyen dijital diyetlere yönelmesi kaçınılmazdır' denilmektedir. Buradaki 'düzenlemek' eylemi, bilgi tüketimini kontrol altına almak ve seçici davranmak demektir; bilgi tüketimini tamamen ortadan kaldırmak veya sonlandırmak anlamına gelmez. Dolayısıyla dijital diyetlerin bilgi tüketimini tamamen sonlandırmayı amaçladığı yargısına ulaşılamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökünü analiz etme ve olumsuz ifadeyi belirleme.
Sorunun olumsuz köklü ('ulaşılamaz') bir yardımcı düşünce sorusu olduğu tespit edilir.
Bu sayede seçeneklerde paragrafta doğrudan veya dolaylı olarak yer almayan yargıyı aramamız gerektiği anlaşılır.
2
Paragraftaki anahtar yargıları seçeneklerle eşleştirme.
Paragraftaki 'kalitesiz ve kontrolsüz tüketim zihinsel sindirimi zorlaştırır' ifadesi niteliksiz ve kontrol dışı bilgi alımının zihinsel tıkanıklık yarattığı seçeneğiyle; 'derinlemesine düşünme becerisini zamanla yitirir' ifadesi derinlemesine düşünme yetisinin gerilediği seçeneğiyle; 'karar alma süreçlerinde kararsızlıklara ve zihinsel yorgunluğa neden olur' ifadesi karar vermede aksamalara ve yorgunluğa yol açtığı seçeneğiyle; 'bilgi sahibi olmakla gerçek bilgelik arasındaki ayrımın belirsizleşmesi' ifadesi bilgi sahibi olmak ile bilgeliğe erişmek arasındaki sınırın belirsizleştiği seçeneğiyle eşleşir.
Parçada yer alan bilgilerin hangi seçeneklerde doğrulandığını saptamak için bu eşleştirme yapılır.
3
Parçada yer almayan veya parçadaki bilgiyle çelişen seçeneği belirleme.
Parçada 'bilgi tüketim alışkanlıklarını düzenleyen dijital diyetler' ifadesi yer almaktadır. Diyet yapmak tüketimi düzenlemek anlamına gelir, tamamen sonlandırmak anlamına gelmez. Bu yüzden dijital diyetlerin bilgi tüketimini 'tamamen sonlandırmayı' hedeflediği yönündeki yargı parçadan çıkarılamaz.
Doğru seçeneğe ulaşmak için parçada geçen kavramların sınırlarının aşılıp aşılmadığı kontrol edilir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünce (Olumsuz Soru Kökü)
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 205Soru

Tardigradlar (su ayıları), mikroskobik boyutlarda, sekiz bacaklı ve dünya genelinde son derece farklı ekosistemlerde yaşayabilen dayanıklı canlılardır. Aşırı sıcaklık, dondurucu soğuklar, yüksek radyasyon ve hatta uzay boşluğu gibi son derece zorlu çevre koşullarına karşı gösterdikleri dirençle bilim dünyasının ilgisini çekmektedirler. Bu canlılar, çevre koşulları yaşam için elverişsiz hale geldiğinde 'kriptobiyoz' adı verilen yarı ölüm evresine girerek metabolizmalarını neredeyse tamamen durdururlar. Bu süreçte vücutlarındaki su oranını %1'e kadar düşürerek yıllarca aktif olmadan hayatta kalabilirler. Çevre şartları tekrar normale döndüğünde ise yeniden su alarak aktif yaşam faaliyetlerine kaldıkları yerden devam ederler.

Bu parçada tardigradlar ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vücutlarındaki su miktarını her zaman %1 seviyesinde tuttuklarına

Cevap

Vücutlarındaki su miktarını her zaman %1 seviyesinde tuttuklarına
Vücutlarındaki su miktarını her zaman %1 seviyesinde tuttuklarına dair bir bilgi parçada yer almamaktadır. Parçaya göre tardigradlar bu oranı sadece elverişsiz koşullarda girilen kriptobiyoz evresinde %1'e kadar düşürmektedirler; normal şartlarda da bu seviyede tuttukları söylenemez.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki bilgileri seçeneklerle karşılaştırmak amacıyla metni analiz etmek.
Tardigradların mikroskobik boyutları, sekiz bacaklı olmaları, zorlu koşullara dirençleri, kriptobiyoz evresinde metabolizmayı durdurup suyu %1'e kadar düşürmeleri ve koşullar düzeldiğinde tekrar aktifleşmeleri belirlendi.
Yardımcı düşünce sorularında seçeneklerin metindeki karşılıklarını bulmak gerekir.
2
Vücuttaki su oranına dair bilgiyi içeren cümleyi incelemek.
Metinde 'Bu süreçte vücutlarındaki su oranını %1'e kadar düşürerek...' denmektedir. Buradaki 'bu süreçte' ifadesi sadece elverişsiz koşullarda girilen kriptobiyoz evresini kapsamaktadır.
Yanlış/eksik çıkarımları tespit etmek için belirleyici kelimelerin sınırlarını netleştirmek gerekir.
3
Seçeneğin ifadelendirdiği durum ile metindeki durumu kıyaslamak.
Seçenekteki 'her zaman %1 seviyesinde tuttukları' yargısı, metindeki 'sadece kriptobiyoz sürecinde %1'e kadar düşürdükleri' bilgisiyle çelişmektedir. Dolayısıyla bu bilgiye değinilmemiştir.
Doğru cevabın metinden çıkarılamayacağını kesinleştirmek.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünce
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 206Soru

Sabahın ilk ışıkları odasına süzülür süzülmez büyük bir telaşla yataktan fırladı. Bugün onun için çok önemli bir gündü ve kesinlikle geç kalmaması gerekiyordu. Hızla üzerini değiştirip akşamdan hazırladığı sırt çantasını omuzladı. Mutfağa geçerek tezgahın üzerindeki bardaktan alelacele birkaç yudum su içti ve dış kapıya yöneldi. Anahtarı çevirip kendini serin sabah havasına bıraktığında sokaklar henüz bomboş, dükkanların kepenkleri kapalıydı. Adımlarını olabildiğince hızlandırarak vapur iskelesine doğru adeta koşarcasına yürümeye başladı. Uzaktan vapurun hareket etmek üzere olduğunu bildiren son düdük sesi duyulduğunda adımlarını daha da sıklaştırdı. Son anda kendini vapurun güvertesine atmayı başardı, derin bir nefes alarak ahşap koltuklardan birine bıraktı kendini.

Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Öyküleme

Cevap

Parçada olay akışı ve hareketlilik ön planda olduğu için doğru cevap Öyküleme seçeneğidir.
Doğru cevap öyküleme seçeneğidir. Parçada bir karakterin başından geçen olaylar dizisi (uyuma, hazırlanma, yola çıkma, vapur iskelesine koşma, vapura binme) kronolojik bir sıra ve hareketlilik içinde verilmiştir. Bu tür hareketli ve olay odaklı anlatımlarda öyküleme tekniği ağır basmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki temel anlatım amacını ve hareketliliği belirleyin.
Metinde bir karakterin uyanması, hazırlanması, evden çıkması ve vapura yetişmesi gibi bir olaylar zinciri (aksiyon) aktarılmaktadır.
Öyküleme ve betimleme gibi tekniklerin ayrımı, hareketlilik ve olay akışı üzerinden yapılır.
2
Durağan tasvirlerin metindeki işlevini değerlendirin.
Sokakların boş olması veya koltuğun ahşap olması gibi tasvirler bulunsa da bunlar olayın geçtiği zamanı ve mekanı belirtmekte yardımcı unsurlardır; ana amaç tasvir değil olay aktarımıdır.
Betimleme ile öyküleme arasındaki farkı netleştirerek ağır basan anlatım tekniğini saptamak gerekir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Öyküleme Anlatım Biçimi
Tahmini Süre:50s
Soru 207Soru

1 - 2. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.

Akış teorisi, bireyin yaptığı faaliyete tamamen odaklandığı, zaman algısının değiştiği ve eylemden en üst düzeyde doyum aldığı zihinsel durumu tanımlar. Psikolog Mihaly Csikszentmihalyi tarafından ortaya atılan bu kavram, kişinin becerileri ile karşı karşıya kaldığı görevin zorluğu arasındaki hassas dengeye dayanır. Eğer görevin zorluğu bireyin becerilerinin çok üzerindeyse kaygı ve stres ortaya çıkar; aksine, beceri düzeyi görevin zorluğundan çok yüksekse bu durum sıkıntı ve monotonlukla sonuçlanır. Akış durumu ise tam olarak bu iki kutbun ortasında, becerinin ve zorluğun üst sınırda bulu��tuğu noktada gerçekleşir. Bu esnada kişi, benlik bilincini geçici olarak kaybeder ve tamamen 'şimdi ve burada' olmanın getirdiği derin bir odaklanma yaşar. Akış teorisinin en dikkat çekici y��nlerinden biri, bu deneyimin sadece sanatsal yaratım veya spor gibi yüksek konsantrasyon gerektiren alanlarda değil, günlük rutin işlerde dahi deneyimlenebilmesidir. Önemli olan, yapılan işin net hedeflere sahip olması, anlık geri bildirimler sunması ve bireyin kontrol hissini elinde tutmasıdır. Modern iş dünyasında ve eğitim süreçlerinde akış teorisinden faydalanılarak tasarlanan ortamlar, bireylerin hem üretkenliğini hem de psikolojik iyi oluşunu doğrudan artırmaktadır. Bu doğrultuda, bireylerin kendi potansiyellerini gerçekleştirebilmeleri için zorlayıcı fakat aşılabilir hedeflerle buluşturulması kritik bir önem taşımaktadır.

Bu parçadan hareketle 'akış teorisi' ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sadece yüksek düzeyde odaklanma gerektiren sanatsal veya sportif alanlarda ortaya çıkabildiği

Cevap

Sadece yüksek düzeyde odaklanma gerektiren sanatsal veya sportif alanlarda ortaya çıkabildiği
Paragrafta akış teorisinin sadece sanatsal yaratım veya spor gibi yüksek konsantrasyon gerektiren alanlarda değil, günlük rutin işlerde dahi deneyimlenebileceği açıkça ifade edilmiştir. Dolayısıyla, bu durumun yalnızca sanatsal veya sportif alanlarda ortaya çıkabileceğini savunan yargı paragrafın içeriğiyle çelişmektedir ve söylenemez.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökünün olumsuz olduğunu (söylenemez) belirlemek ve paragrafta akış teorisine dair sunulan temel özellikleri saptamak.
Akış teorisinin tanımı, beceri-zorluk dengesi, rutin işlerde de yaşanabilmesi, net hedefler, anlık geri bildirim ve kontrol hissi gibi özellikleri belirlenmiştir.
Soru bizden akış teorisiyle ilgili paragraftan çıkarılamayacak olan seçeneği bulmamızı istemektedir.
2
Seçenekleri paragrafta tespit edilen bu özelliklerle karşılaştırarak doğrulamak.
Kişinin aşabileceği zorlayıcı hedeflerle karşılaşması durumunun gerekliliği son cümleden; iş üzerinde kontrol sahibi olmanın ve anlık geri bildirimin süreci desteklediği yedinci cümleden; zorluk ve yetkinlik dengesizliğinin kaygı veya sıkıntıya yol açtığı üçüncü cümleden; zaman algısının değişmesi ve kendilik bilincinden çıkılması ise beşinci cümleden doğrulanmaktadır.
Paragrafta doğrudan veya dolaylı olarak yer alan seçenekleri eleyerek doğru cevaba ulaşmak.
3
Sadece yüksek düzeyde odaklanma gerektiren sanatsal veya sportif alanlarda ortaya çıkabildiği yargısının paragraftaki karşılığını incelemek.
Paragrafta akış deneyiminin sadece sanatsal yaratım veya spor gibi alanlarda değil, günlük rutin işlerde dahi deneyimlenebileceği belirtildiğinden bu yargı yanlıştır ve söylenemez.
Doğru seçeneği kesinleştirmek.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünce ve Olumsuz Soru Kökü Analizi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 208Soru

Bilimsel yayıncılık dünyasında, öne sürülen hipotezleri doğrulayan pozitif sonuçların paylaşılmasına yönelik güçlü ve yerleşik bir eğilim mevcuttur. Akademik prestij kaygılarıyla beslenen bu durum, beklentilerin aksine sonuçlanan ya da başarısızlıkla neticelenen çalışmaları adeta görünmez kılmaktadır. Oysa bilimsel süreçte elde edilen olumsuz sonuçlar da en az olumlular kadar değerlidir; çünkü sonraki araştırmacılara hangi yolların çıkmaz sokak olduğunu göstererek ciddi bir zaman ve kaynak israfını önler. Hataların ve geçersiz kılınan varsayımların sistematik bir biçimde paylaşılmaması, bilim dünyasının benzer yanılgıları tekrar tekrar tecrübe etmesine yol açar. Gerçek anlamda kümülatif bir bilimsel ilerleme, yalnızca neyin işe yaradığını bilmekle değil, neyin işe yaramadığını da tescil edip toplumsal hafızaya aktarmakla mümkündür.

Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gerçek bir bilimsel ilerlemenin sağlanabilmesi, başarısızlıkla sonuçlanan çalışmaların ve geçersiz varsayımların da literatürde yer bulmasına bağlıdır

Cevap

Gerçek bir bilimsel ilerlemenin sağlanabilmesi, başarısızlıkla sonuçlanan çalışmaların ve geçersiz varsayımların da literatürde yer bulmasına bağlıdır
Doğru yanıt, bilimsel ilerlemenin ancak başarısızlıkla sonuçlanan çalışmaların ve geçersiz varsayımların da literatürde yer bulmasıyla mümkün olacağını belirten seçenektir. Parçada yazar, olumsuz sonuçların da en az olumlular kadar değerli olduğunu ve kümülatif ilerleme için neyin işe yaramadığının da tescil edilip aktarılması gerektiğini savunmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Metnin giriş kısmında yer alan bilimsel yayıncılıkta pozitif sonuçların paylaşılması eğilimi ve bunun yol açtığı olumsuz sonuçların görünmezliği tespiti analiz edilir.
Yazıda ele alınan konunun çerçevesi çizilir.
Yazarın hangi sorundan yola çıktığını anlamak için bu analiz gereklidir.
2
Yazarın 'Oysa bilimsel süreçte...' diyerek başladığı cümlelerde olumsuz sonuçların önemine dair sunduğu gerekçeler değerlendirilir.
Olumsuz sonuçların zaman ve kaynak israfını önlediği, kümülatif ilerlemenin neyin işe yaramadığını da tescil etmekle mümkün olduğu sonucuna ulaşılır.
Yazarın asıl savunmak istediği tezin (ana düşüncenin) temelleri saptanır.
3
Seçenekler incelenerek yazarın ulaştığı bu nihai yargıyı en kapsamlı şekilde ifade eden seçenek belirlenir.
Gerçek bilimsel ilerlemenin olumsuz sonuçların da paylaşılmasına bağlı olduğunu savunan seçeneğin doğru olduğu görülür.
Ana düşünce sorusunda yazarın metindeki asıl mesajı doğrudan karşılayan seçeneği bulmak hedeflenir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Ana Düşünce
Soru 209Soru

Sıvı kil teknolojisi, çölleşme ile mücadelede devrim niteliğinde bir yöntem sunmaktadır. Bu teknoloji, kil parçacıklarının suyla karıştırılarak ultra ince bir sıvı tabakası hâline getirilmesi esasına dayanır. Çöl kumuna uygulanan bu karışım, kum tanelerinin etrafını sararak onların birbirine tutunmasını sağlar. Böylece kumun su tutma kapasitesi artar ve buharlaşma oranı düşer. Normal şartlarda tarıma elverişsiz olan çöl toprakları, bu işlemden sonra bitki yetiştirilebilecek verimli alanlara dönüşebilir. Üstelik kimyasal katkı maddesi içermeyen bu yöntem, çevreye hiçbir zarar vermez ve yaklaşık on beş yıl boyunca etkisini korur.

Bu parçada sıvı kil teknolojisiyle ilgili olarak aşa��ıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tarım sektöründeki üretim maliyetlerini önemli ölçüde düşürdüğüne

Cevap

Tarım sektöründeki üretim maliyetlerini önemli ölçüde düşürdüğüne
Tarım sektöründeki üretim maliyetlerini önemli ölçüde düşürdüğüne dair ifade paragrafta hiçbir şekilde yer almamaktadır. Metin sadece yöntemin çevresel ve fiziksel etkilerinden bahsetmektedir; maliyete dair bir analiz içermez.

Adım Adım Çözüm

1
Metni okuyarak sıvı kil teknolojisinin özelliklerini belirleme
Sıvı kil teknolojisinin çalışma prensibi (kilin suyla karışımı), kum tanelerini tutması, su tutma kapasitesini artırması, tarıma elverişli hâle getirmesi, kimyasal içermemesi ve 15 yıl etkili olması belirlendi.
Yardımcı düşünce sorularında metinde geçen bilgilerin tespit edilmesi gerekir.
2
Seçenekleri metindeki bilgilerle karşılaştırma
Kum tanelerinin tutunması (A seçeneği), su tutma kapasitesinin artması (B seçeneği), bitki yetiştirilecek verimli alanlara dönüşmesi (C seçeneği) ve kimyasal içermeyip çevreye zarar vermemesi (D seçeneği) metindeki ifadelerle eşleşti.
Metinde değinilen yargıları eleyerek değinilmeyeni bulmak amaçlanır.
3
Metinde bulunmayan seçeneği tespit etme
Tarım sektöründeki üretim maliyetlerini önemli ölçüde düşürdüğü ifadesinin metinde hiçbir karşılığının bulunmadığı görüldü.
Metinde ekonomik veya maliyet boyutuna değinilmediği için doğru cevaba ulaşılır.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünce
Soru 210Soru

I. Ancak bu tohumların laboratuvar ortamında incelenmesi, geçmişteki iklim koşulları hakkında da önemli ipuçları sunmaktadır.
II. Arkeolojik kazılarda gün ışığına çıkarılan antik bitki tohumları, binlerce yıl öncesinin tarım pratiklerini anlamamızda anahtar bir rol oynar.
III. Bu veriler sayesinde, geçmişteki insanların hangi tarım tekniklerini kullandığını ve beslenme alışkanlıklarının nasıl şekillendiğini belirlemek kolaylaşmaktadır.
IV. Elde edilen iklimsel veriler ile tarım yöntemlerinin karşılaştırılması ise antik toplumların çevreye uyum sağlama yeteneğini gözler önüne serer.
V. Araştırmacılar, bu tohumların genetik yapısını inceleyerek ilk tarım topluluklarının hangi bitkileri evcilleştirdiğini tespit edebilmektedir.

Yukarıdaki numaralanmış cümleler anlamlı bir bütün oluşturacak biçimde sıralandığında hangisi baştan üçüncü cümle olur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III

Cevap

III numaralı cümle
Doğru sıralama II - V - III - I - IV şeklindedir. Paragrafta antik tohumların incelenmesi süreci ve bunun tarım ile iklim araştırmalarına katkısı mantıksal bir sıra içinde anlatılmıştır. II numaralı giriş cümlesinden sonra gelen V numaralı cümle tohumların genetik yapısının incelendiğini söyler. III numaralı cümle ise 'Bu veriler sayesinde' diyerek genetik inceleme sonuçlarını açıklar ve baştan üçüncü sırada yer alır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın giriş cümlesini tespit edin.
II numaralı cümle, kendinden önce herhangi bir yargıya atıfta bulunmayan bağımsız bir giriş cümlesidir.
Anlamlı bir paragraf oluşturmak için ilk olarak genel yargı bildiren giriş cümlesi bulunur.
2
Giriş cümlesindeki anahtar kavramı takip eden cümleyi bulun.
V numaralı cümledeki 'bu tohumlar' ifadesi, II numaralı cümledeki 'antik bitki tohumları' ifadesine atıfta bulunur ve ikinci sıraya yerleşir.
Paragrafın akışını sürdürmek için zamirler ve işaret sıfatları gibi bağlayıcı unsurlar takip edilir.
3
İkinci cümleyi izleyen anlamsal bağı bulun.
III numaralı cümledeki 'Bu veriler sayesinde...' ifadesi, V numaralı cümledeki genetik inceleme ve bitki evcilleştirme tespitine doğrudan bağlanarak üçüncü sıraya gelir.
Araştırma ve veri bulguları arasındaki sebep-sonuç veya açıklama ilişkisi kurulur.
4
Paragrafın kalan kısmını mantıksal sıraya koyun.
I numaralı cümledeki 'iklim koşulları hakkında da' ifadesi konuyu genişletir ve dördüncü sıraya gelir. IV numaralı cümledeki 'elde edilen iklimsel veriler' ise I numaralı cümleye atıfta bulunarak beşinci sırada paragrafı sonlandırır. Sıralama II - V - III - I - IV şeklindedir.
Paragraftaki tüm cümlelerin birbirine olan atıfları kontrol edilerek anlamsal bütünlük doğrulanır.

Anahtar Kavram

Paragraf oluşturmada cümleler arası anlamsal ve yapısal bağlantılar ile geçiş ifadelerinin tespiti
Soru 211Soru

Aşağıdaki parçaya göre soruyu cevaplayınız.

Bilişsel çelişki kuramı, 1957 yılında sosyal psikolog Leon Festinger tarafından ortaya atılmış ve o günden bu yana insan davranışlarını açıklamada sıklıkla kullanılmıştır. Bu kuram, bireyin sahip olduğu inançlar, değerler veya tutumlar ile sergilediği davranışlar arasında bir uyumsuzluk meydana geldiğinde yaşadığı zihinsel rahatsızlık ve huzursuzluk durumunu tanımlar. Festinger’a göre, insanlar zihinsel olarak içsel bir tutarlılık ve denge arayışı içindedirler. Bir kişi kendi inançlarıyla çelişen bir eylemde bulunduğunda (örneğin, sigaranın sağlığa son derece zararlı olduğunu bildiği hâlde sigara içmeye devam ettiğinde) içsel bir gerilim yaşar. Yaşanılan bu psikolojik gerilim, bireyi çelişkiyi azaltmaya ve yeniden zihinsel denge kurmaya zorlar. Çelişkiyi çözmek amacıyla birey genellikle üç yoldan birini seçer: Davranışını değiştirmek, çelişkiye neden olan inancı veya tutumu değiştirmek ya da mevcut davranışını haklı çıkaracak yeni bilişsel unsurlar yani bahaneler eklemek. Örneğin, sigara içen kişi 'sigara stresimi azaltıyor' diyerek yeni bir gerekçe üretebilir veya 'az içiyorum, o yüzden zarar vermez' şeklinde inancını esnetebilir. Bilişsel çelişkiyi azaltma çabası, insanların kendi kararlarını rasyonalize etme ve kendilerini haklı çıkarma eğilimlerinin temelini oluşturur. Sonuç olarak bu durum, bireyin nesnel gerçekliği çarpıtmasına ve mantıkl�� davranmak yerine sadece mantığa büründürücü bir tutum sergilemesine yol açabilir.

Bu parçaya göre, bilişsel çelişki yaşayan bir kişinin bu çelişkiyi azaltmak veya ortadan kaldırmak için başvurabileceği yöntemlerden biri aşağıdakilerden hangisi olamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çelişkili durumu kabullenip bu durumun yarattığı zihinsel gerilimi olduğu gibi sürdürmek

Cevap

Çelişkili durumu kabullenip bu durumun yarattığı zihinsel gerilimi olduğu gibi sürdürmek
Doğru cevap, çelişkili durumu kabullenip bu durumun yarattığı zihinsel gerilimi olduğu gibi sürdürmektir. Parçada, bilişsel çelişkiyle karşılaşan bireyin zihinsel denge kurma arayışında olduğu ve yaşadığı psikolojik gerilimin onu bu çelişkiyi azaltmaya 'zorladığı' ifade edilmiştir. Dolayısıyla gerilimi aynen sürdürmek, çelişkiyi azaltma yöntemlerinden biri olamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki olumsuz ifadeye dikkat edilerek paragrafta bilişsel çelişkiyi azaltmak için sunulan yöntemler belirlenir.
Paragrafta çelişkiyi azaltmak için üç temel yol sunulduğu görülür: davranışı değiştirmek, inanç/tutumu değiştirmek ve yeni bilişsel unsurlar/bahaneler eklemek.
Bireyin çelişkiyi çözmek için hangi stratejilere başvurduğunu tespit etmek.
2
Seçeneklerde verilen yöntemler, paragraftaki bu üç yolla ve verilen örneklerle karşılaştırılır.
Davranışını inançlarla uyumlu kılmak (davranış değişikliği), inançları değiştirmek (tutum değişikliği), bahane üretmek ve inancı esnetmek (yeni bilişsel unsurlar ekleme) parçadaki yöntemlerle birebir eşleşir.
Hangi seçeneklerin parçada geçen yöntemler olduğunu doğrulamak.
3
Parçada yer almayan veya çelişkiyi azaltma amacına ters düşen seçenek belirlenir.
Çelişkili durumu kabullenip gerilimi sürdürmek, bireyin denge kurma ve çelişkiyi azaltma yönündeki içsel zorunluluğuna aykırıdır ve parçada bu yönde bir yöntemden bahsedilmemiştir.
Doğru cevaba ulaşmak.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünce (Olumsuz Soru Kökü)
Soru 212Soru

Roland Barthes'ın 'Yazarın Ölümü' kuramı, edebi metnin anlam merkezini üreticiden alımlayıcıya kaydırarak metni özgürleştirmiştir. Günümüzde üretken yapay zekânın estetik üretim alanındaki yükselişi ise bu kavramsal çerçeveyi radikal bir eşiğe taşımaktadır. Yapay zekâ, insan yazarın yerini alırken geleneksel anlamda özgün bir özne olarak konumlanmaz; aksine, insanlığın ortak dilsel ve kültürel veri tabanının bir süzgeci, kolektif bir yankı odası olarak işlev görür. Bu yeni durum, yazarın mutlak yokluğunu ilan etmekle kalmaz, okuru da salt bir yorumcu olmaktan çıkarıp komutlar (prompt) aracılığıyla yapay zekayı yönlendiren bir 'ortak metin mimar��' haline verir. Sonuç olarak ortaya çıkan yapay zekâ metni, Barthes'ın öngördüğü gibi okurun mutlak iktidarını değil; yazar, teknolojik aracı ve alımlayıcı arasındaki ayrımların çözüldüğü hibrit bir kolektif yaratıcılığı doğurur.

Bu parçadan hareketle yapay zekânın edebiyat ve sanat üretimindeki etkilerine dair aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Barthes'ın kuramında öngörülen okur odaklılığı uç noktaya ulaştırarak, metnin nihai anlamını belirleme yetkisini tamamen okura bıraktığı

Cevap

Barthes'ın kuramında öngörülen okur odaklılığı uç noktaya ulaştırarak, metnin nihai anlamını belirleme yetkisini tamamen okura bıraktığı
Parçada üretken yapay zekânın edebi üretimdeki rolünün, Roland Barthes'ın kuramında öngörüldüğü gibi okurun mutlak iktidarı (egemenliği) ile sonuçlanmadığı; aksine yazar, teknolojik aracı ve alımlayıcı arasındaki ayrımların çözüldüğü hibrit bir kolektif yaratıcılığı doğurduğu açıkça belirtilmiştir. Bu nedenle metnin nihai anlamını belirleme yetkisini tamamen okura bıraktığı yönündeki yargı parçadan çıkarılamaz ve söylenemez.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökünün olumsuz yapıda olduğunu saptamak ve paragraftaki temel iddiaları belirlemek.
Soru, parçada yapay zekânın estetik üretime etkileriyle bağdaşmayan yargıyı bulmamızı gerektirmektedir.
Olumsuz soru köklerinde seçeneklerin hangilerinin metinle doğrudan örtüştüğünü belirlemek doğru sonuca ulaşmanın ilk adımıdır.
2
Okurun konumunun pasiflikten aktifliğe geçişini analiz etmek.
Parçadaki 'okuru da salt bir yorumcu olmaktan çıkarıp komutlar aracılığıyla yapay zekayı yönlendiren bir ortak metin mimarı haline getirir' ifadesi, alımlayıcının konumunu aktif bir ortaklığa dönüştürdüğü yargısını doğrular.
Okurun süreçteki yeni rolünü açıklayan yardımcı düşünceyi doğrulamak.
3
Yapay zekânın özne olup olmama durumunu ve veri süzgeci işlevini incelemek.
Parçadaki 'özgün bir özne olarak konumlanmaz; aksine, insanlığın ortak dilsel ve kültürel veri tabanının bir süzgeci... olarak işlev görür' ifadesi, bireysel kimlik üstlenmeyip kültürel mirası işlediği yargısını doğrular.
Yapay zekânın kimliğine ilişkin yardımcı düşünceyi doğrulamak.
4
Yazar, okur ve teknoloji arasındaki sınırların çözülme durumunu incelemek.
Parçanın sonundaki 'yazar, teknolojik aracı ve alımlayıcı arasındaki ayrımların çözüldüğü hibrit bir kolektif yaratıcılığı doğurur' ifadesi, geleneksel sınırların belirsizleştiğini ve tekil özne modelinin aşılarak kolektif bir yapının kurulduğunu doğrular.
Sınırların belirsizleşmesi ve kolektif yaratıcılıkla ilgili yardımcı düşünceleri doğrulamak.
5
Barthes'ın kuramı ile okur egemenliği ilişkisini değerlendirmek.
Parçada 'Barthes'ın öngördüğü gibi okurun mutlak iktidarını değil...' ifadesi kullanılarak okur egemenliğinin mutlaklaşmadığı, aksine hibrit bir yapının oluştuğu vurgulanmıştır. Dolayısıyla metnin nihai anlam yetkisini tamamen okura bıraktığı söylenemez.
Parçanın doğrudan çeliştiği ifadeyi saptayarak yanlış olan (söylenemeyecek olan) yargıya ulaşmak.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünce ve Çıkarım Analizi
Soru 213Soru

I. Bu geometrik şekil, peteğin en az balmumu kullanılarak en fazla balı depolamasını sağlar.
II. Doğadaki en yetenekli mimarlardan biri olan bal arıları, yuvalarını inşa ederken kusursuz bir altıgen düzen kullan��r.
III. Eğer petek gözleri daire veya sekizgen gibi farklı şekillerde tasarlansaydı arada boşluklar kalacaktı.
IV. Arılar, bu boşlukları doldurmak için fazladan enerji ve balmumu harcamak zorunda kalacaklardı.
V. Böylece altıgen form sayesinde hem alandan tasarruf edilir hem de harcanan emek en aza indirgenir.

Yukarıdaki numaralanmış cümleler anlamlı bir bütün oluşturacak biçimde sıralandığında baştan üçüncü cümle hangisi olur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III

Cevap

Roma rakamıyla III olarak verilen cümle baştan üçüncü sırada yer almalıdır.
Verilen cümleler anlamlı bir bütün oluşturacak şekilde sıralandığında dizilim ikinci, birinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci şeklinde olur. Bu dizilimde baştan üçüncü sırada yer alan cümle alternatif tasarımlardan bahseden ifadedir.

Adım Adım Çözüm

1
Giriş cümlesinin bulunması
Giriş cümlesi bağlantı ifadesi taşımayan ve konuyu başlatan ikinci cümle olmalıdır.
Anlam akışını başlatabilmek için bağımsız bir yargı bildiren ilk cümleye ihtiyaç vardır.
2
İkinci cümlenin bulunması
İkinci cümlede geçen altıgen düzen ifadesine atıfta bulunan birinci cümle ikinci sıraya getirilmelidir.
Birinci cümledeki işaret sıfatı doğrudan giriş cümlesindeki tanıma bağlanır.
3
Geri kalan cümlelerin sıralanması ve üçüncü cümlenin belirlenmesi
Altıgen dışındaki olasılıkları ele alan üçüncü cümle, ardından bu durumun sonucunu açıklayan dördüncü cümle ve son olarak konuyu bağlayan beşinci cümle gelmelidir. Sıralama ikinci, birinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci şeklinde kurulur.
Cümleler arasındaki neden-sonuç bağları ve işaret sıfatları bu mantıksal sıralamayı zorunlu kılar.

Anahtar Kavram

Paragraf oluşturmada cümleler arası dilsel ve mantıksal bağlantı ögelerinin takibi.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 214Soru

Gündelik hayatın hızlı akışında önünden öylece geçip gittiğimiz yapılar, yalnızca betondan ve demirden ibaret cansız sığınaklar değildir. İçinde zaman geçirdiğimiz mimari çevre, farkında olmasak da zihinsel durumumuzu, duygu dünyamızı ve hatta diğer insanlarla kurduğumuz sosyal ilişkilerin niteliğini derinden şekillendirir. Yüksek duvarlarla çevrili, birbirinin kopyası devasa bloklar bireysel yalnızlığı ve yabancılaşmayı beslerken; geniş sosyal alanlar barındıran, doğayla bütünleşik yatay mimari tasarımlar toplumsal dayanışmayı ve aidiyet hissini kuvvetlendirir. Bu doğrultuda mimari projelerin, sadece estetik ve ekonomik kaygılarla değil, insanın psikolojik ihtiyaçları ve toplumsal refahı göz önünde bulundurularak hayata geçirilmesi gerekir. Unutulmamalıdır ki inşa ettiğimiz mekânlar, aslında gelecekte nasıl bir topluma dönüşeceğimizin sınırlarını da sessizce çizer.

Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mimari projelerin, insan psikolojisi ve sosyal ilişkiler üzerindeki derin etkileri gözetilerek bireysel ve toplumsal ihtiyaçlara göre planlanması gerektiği

Cevap

Mimari projelerin, insan psikolojisi ve sosyal ilişkiler üzerindeki derin etkileri gözetilerek bireysel ve toplumsal ihtiyaçlara göre planlanması gerektiği
Doğru cevap olan mimari projelerin insan psikolojisi ve sosyal ilişkiler üzerindeki derin etkileri gözetilerek planlanması gerektiği ifadesi, yazarın parçanın sonuna doğru 'Bu doğrultuda...' diyerek özetlediği ve mimari tasarımların nasıl yapılması gerektiğine dair sunduğu temel öneriyi tam olarak karşılamaktadır. Yazar, yapıların insan üzerindeki etkisinden hareketle tasarımların bu ihtiyaçlar doğrultusunda şekillendirilmesi gerektiğini savunmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın ana konusunu ve yazarın odaklandığı temel kavramları belirlemek.
Paragrafın, mimari yapıların ve çevre tasarımının insan psikolojisi ile sosyal ilişkiler üzerindeki etkileriyle ilgili olduğu belirlenmiştir.
Ana düşünceyi bulmak için öncelikle metnin hangi konu üzerinde durduğunu tespit etmek gerekir.
2
Yazarın konuya dair sunduğu öneriyi veya varmak istediği nihai sonucu saptamak.
Yazarın 'Bu doğrultuda mimari projelerin...' diye başlayan cümlesinde, mimari tasarımların sadece estetik veya ekonomik değil, insanların psikolojik ihtiyaçları ve toplumsal refahı göz önünde bulundurularak yapılması gerektiğini savunduğu saptanmıştır.
Paragrafta ana düşünce genellikle yazarın okuyucuya vermek istediği mesajı veya sunduğu temel öneriyi içerir.
3
Seçenekleri analiz ederek bu öneriyi tam olarak kapsayan ifadeyi bulmak.
Mimari projelerin insan psikolojisi ve sosyal ilişkiler üzerindeki etkileri gözetilerek planlanması gerektiğini belirten seçeneğin doğru olduğu doğrulanmıştır.
Yardımcı düşünceleri ve yalnızca konuyu belirten diğer seçenekleri eleyerek yazarın asıl mesajını veren seçeneğe ulaşılır.

Anahtar Kavram

Paragrafta Ana Düşünce
Soru 215Soru

Nöroplastisite, insan beyninin deneyimler, öğrenme ve dış dünyadan gelen uyaranlar karşısında yeni sinaptik bağlantılar kurarak kendisini dinamik bir biçimde yeniden yapılandırma yeteneğidir. Uzun yıllar boyunca nörobilim çevrelerinde, çocukluk döneminden sonra yetişkin beyin yapısının tamamen sabitlendiği ve yeni nöron gelişiminin imkânsız olduğu inancı hâkimdi. Oysa modern nörogörüntüleme teknolojileriyle yapılan araştırmalar, beynin yaşlılıkta dahi yapısal ve işlevsel değişimler geçirebildiğini kesin olarak kanıtlamıştır. Beynin bu adaptasyon gücü; yeni bir dil öğrenmek gibi yoğun zihinsel aktivitelerin yanı sıra düzenli fiziksel egzersiz ve uyku kalitesi gibi yaşam tarzı faktörlerinden de doğrudan etkilenmektedir. Hasar gören sinirsel ağların görevlerini alternatif yollarla sağlıklı bölgelerin devralması, nöroplastisitenin en hayati yönüdür. Nitekim bu hücresel esneklik, günümüzde felç gibi ağır nörolojik rahatsızlıkların rehabilitasyonunda yeni tedavi yaklaşımlarının geliştirilmesine zemin hazırlamaktadır.

Bu parçadan hareketle nöroplastisiteyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çocukluk döneminde kazanılan zihinsel becerilerin yetişkinliktekilere kıyasla daha kalıcı olduğuna

Cevap

Çocukluk döneminde kazanılan zihinsel becerilerin yetişkinliktekilere kıyasla daha kalıcı olduğu
Parçada beynin hem çocukluk hem de yetişkinlik döneminde değişebildiği ve yeni bağlantılar kurabildiği belirtilmiştir. Ancak çocukluk dönemindeki öğrenmeler ile yetişkinlik dönemindeki öğrenmelerin kalıcılık yönünden karşılaştırılmasına dair herhangi bir bilgiye yer verilmemiştir. Dolayısıyla çocukluktaki becerilerin daha kalıcı olduğu yargısı parçadan çıkarılamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın ana konusu ve yardımcı düşünceleri belirlenir.
Nöroplastisitenin beynin kendini yenileme yeteneği olduğu, yaşam tarzından etkilendiği, hasarlı bölgelerin telafi edilebildiği ve tedavi süreçlerine katkı sağladığı saptanmıştır.
Parçadaki temel argümanları ve değinilen yardımcı düşünceleri analiz etmek için.
2
Seçeneklerde verilen yargılar paragraftaki bilgilerle karşılaştırılır.
Yetişkin beyninin değişmezliği inancının yıkılması, uyku ve egzersizin etkisi, hasarlı bölgelerin telafisi ve rehabilitasyondaki rolü seçeneklerle eşleşir; fakat çocukluk ve yetişkinlik öğrenmelerinin kalıcılık karşılaştırması parçada bulunmaz.
Hangi yargıların parçadan çıkarılabileceğini ve hangisinin çıkarılamayacağını tespit etmek için.
3
Çıkarılamayacak olan doğru seçenek işaretlenir.
Çocukluk döneminde kazanılan zihinsel becerilerin daha kalıcı olduğuna dair bir bilginin parçada bulunmadığı sonucuna varılır.
Soruda istenen olumsuz yargıyı kesinleştirmek için.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünce
Soru 216Soru

Aşağıdaki parçayı okuyarak soruyu cevaplayınız.

Geri tepme etkisi (backfire effect), bireylerin inançlarıyla çelişen kanıtlarla karşılaştıklarında, bu kanıtları reddederek mevcut inançlarına daha sıkı bağlanmaları durumunu ifade eden bilişsel bir eğilimdir. Mantıksal olarak, düzeltici bilgilerin yanlış algıları zayıflatması beklenirken bu durum tam tersi bir etki doğurur. Çünkü bireyler, kimliklerini ve dünya görüşlerini tehdit eden bilgilere karşı savunma mekanizması geliştirir. Zihin, bu yeni ve tehditkar veriyi çürütmek için inanç sistemindeki eski bilgileri daha yoğun bir şekilde geri çağırır ve bu süreç, aslında yanlış olan bilginin zihindeki yerini daha da pekiştirir. Dolayısıyla, bir fikri doğrudan çürütmeye çalışmak, o fikri savunan kişide ters teperek kişinin eski inancına olan bağlılığını artırabilir.

Bu parçaya göre, 'geri tepme etkisi'nin ortaya çıkmasındaki temel belirleyici aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yeni bilginin bireyin kimliği veya dünya görüşü için bir tehdit olarak algılanması ve zihnin savunma amacıyla eski bilgileri harekete geçirmesi

Cevap

Yeni bilginin bireyin kimliği veya dünya görüşü için bir tehdit olarak algılanması ve zihnin savunma amacıyla eski bilgileri harekete geçirmesi
Geri tepme etkisinin temel belirleyicisi, parçada açıklandığı üzere, yeni ve düzeltici bilginin bireyin kimliği ile dünya görüşüne bir tehdit oluşturmasıdır. Bu tehdit karşısında zihin savunmaya geçerek mevcut inançları destekleyen eski bilgileri yoğun şekilde hatırlar ve böylece inancın pekişmesini sağlar. Bu durum, yeni bilginin tehdit olarak algılanması ve zihnin savunma mekanizmasını harekete geçirmesiyle örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki temel kavram olan 'geri tepme etkisi'nin tanımını ve işleyiş mekanizmasını inceleme.
Geri tepme etkisinin, düzeltici kanıtlar karşısında inançlara daha sıkı bağlanma durumu olduğu ve bunun 'kimlik ile dünya görüşünü tehdit eden bilgilere karşı geliştirilen savunma mekanizması'ndan kaynaklandığı saptanmıştır.
Sorunun kökünde istenen temel belirleyiciye ulaşmak için metindeki neden-sonuç ilişkisini doğru kurmak gerekir.
2
Seçeneklerde sunulan açıklamaları parçada verilen bilgilerle karşılaştırma.
Zihnin savunma amacıyla eski bilgileri çağırmasını belirten seçeneğin metindeki açıklamayla tam olarak örtüştüğü, diğer seçeneklerin ise metinde yer almayan öznel yorumlar veya yanlış çıkarımlar içerdiği görülmüştür.
Metne dayalı kesin yargıları tespit etmek ve çeldiricileri elemek için bu karşılaştırma gereklidir.

Anahtar Kavram

Çoklu Paragraf Soruları
Soru 217Soru

(I) Koku duyusu, insan beyninde duygusal hafıza ve otobiyografik bellek süreçlerini kontrol eden amigdala ve hipokampus ile doğrudan bağlantılı tek duyumuzdur. (II) Diğer duyulardan gelen veriler talamus adı verilen bir süzgeçten geçerek işlenirken kokunun doğrudan duygusal merkezlere ulaşması, onun bellekle olan bu ayrıcalıklı ilişkisini açıklar. (III) Bu nörolojik ayrıcalık sayesinde, geçmişte yaşanan bir ana dair en ufak bir koku uyaranı bile o anın tüm hissiyle zihinde saniyeler içinde canlanmasına yol açar. (IV) Edebiyat dünyası da kokunun insan zihninde uyandırdığı bu köklü çağrışımları sıklıkla işlemiş, Proust’un eserindeki "madlen kek" imgesiyle konuyu ölümsüzleştirmiştir. (V) Alıcı hücreler tarafından algılanan kimyasal uyarıcıların koku soğancığı (olfaktör bulbus) vasıtasıyla doğrudan limbik sisteme iletilmesi, bu hızlı ve kesintisiz aktarım zincirinin ilk halkasını oluşturur.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV

Cevap

Parçadaki dördüncü cümle düşüncenin akışını bozmaktadır.
Dördüncü cümle, koku duyusunun doğrudan nöral yolları ve bunun bellek üzerindeki etkisini açıklayan bilimsel bağlamı kesintiye uğratarak konuyu edebi bir boyuta ve Proust'un eserine taşımaktadır. Bu üslup ve odak değişimi akışın bozulmasına sebep olur.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafı oluşturan cümlelerin ortak konusunu ve anlatım türünü belirleyin.
Cümlelerin genelinde koku duyusunun talamusa uğramadan doğrudan amigdala ve limbik sisteme ulaşmasının nörobiyolojik mekanizması ve bunun belleğe etkisi açıklanmaktadır. Metin bilimsel bir açıklama diline sahiptir.
Akışı bozan cümleyi tespit etmek için metnin ana temasını ve üslup birliğini kavramak gerekir.
2
Cümleler arasındaki yapısal geçişleri ve köprü ifadelerini inceleyin.
Üçüncü cümledeki 'Bu nörolojik ayrıcalık' ifadesi ikinci cümledeki talamus süzgecini aşma durumuna bağlanır. Beşinci cümledeki 'bu hızlı ve kesintisiz aktarım zinciri' ifadesi ise ilk üç cümlede tasvir edilen nöral hattın anatomik karşılığıdır.
Dilsel ve yapısal bağlar, cümlelerin birbirini takip etme zorunluluğunu gösterir.
3
Bu bilimsel bütünlüğü ve dilsel köprüyü kesintiye uğratan cümleyi saptayın.
Dördüncü cümlede konu birdenbire edebiyat dünyasına ve Marcel Proust'a kaymaktadır. Bu cümle, kokunun çağrışımsal gücünden bahsetse de metnin bilimsel/anatomik odak noktasını ve üslubunu bozmaktadır.
Aynı tema etrafında dönse bile anlatım boyutunu veya amacını aniden değiştiren cümle akışı bozar.

Anahtar Kavram

Paragrafta anlam bütünlüğü ve düşüncenin akışını bozan cümleyi belirleme
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 218Soru

I. Hedonik uyum veya bilinen diğer adıyla hedonik koşu bandı, bireylerin yaşamlarında meydana gelen büyük olumlu ya da olumsuz değişimlerin ardından, genel mutluluk düzeylerinin geçici bir süre dalgalandıktan sonra en nihayetinde eski kararlı başlangıç noktasına geri dönmesi eğilimidir. İnsanlar, hedeflerine ulaştıklarında hissettikleri o büyük coşkuyu zamanla kanıksayarak yaşam standartlarındaki artışı yeni normal olarak kabul ederler.

II. Evrimsel açıdan bakıldığında, hedonik uyum mekanizmasının insan türünün hayatta kalma mücadelesinde kritik bir adaptasyon işlevi gördüğü anlaşılmaktadır. Sürekli bir haz veya bitmek bilmeyen bir yas durumu içinde kalmak, bireyin çevredeki ani değişimleri, fırsatları veya tehditleri algılama yetisini köreltebilirdi. Duygusal durumun hızla nötr bir dengeye dönmesi, organizmanın tetikte kalmasını ve sürekli olarak yeni hedeflere yönelmesini sağlayarak motivasyon kaybını engeller.

Bu parçadaki ikinci paragrafın birinci paragrafla olan ilişkisini aşağıdakilerden hangisi en doğru şekilde açıklar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Birinci paragrafta tanımlanan psikolojik durumun insan doğasındaki işlevsel ve evrimsel gerekçesini ortaya koymaktadır.

Cevap

Birinci paragrafta tanımlanan psikolojik durumun insan doğasındaki işlevsel ve evrimsel gerekçesini ortaya koymaktadır.
Doğru yanıt, hedonik uyum kavramının evrimsel ve hayatta kalma mücadelesindeki işlevsel nedenlerini ortaya koyan seçenektir. İkinci paragrafta bu mekanizmanın insanın tetikte kalmasını ve sürekli arayış içinde olmasını sağlayan biyolojik bir adaptasyon olduğu ifade edilerek, ilk paragraftaki psikolojik olgunun insan doğasındaki işlevi açıklanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci paragrafın çözümlenmesi
Birinci paragrafta, hedonik uyum kavramının ne olduğu tanımlanmış ve insanların büyük değişimlerin ardından başlangıçtaki mutluluk seviyelerine geri dönme eğilimi gösterdikleri anlatılmıştır.
Parçadaki temel kavramı ve konunun sınırlarını belirlemek.
2
İkinci paragrafın çözümlenmesi
İkinci paragrafta, hedonik uyum mekanizmasının evrimsel açıdan hayatta kalmaya nasıl katkı sağladığı, aşırı haz veya yas durumunun algıyı köreltebileceği ve duygusal dengenin organizmayı tetikte tuttuğu belirtilmiştir.
İkinci paragrafın odak noktasını ve anlamsal amacını saptamak.
3
İki paragraf arasındaki mantıksal ilişkinin kurulması
İkinci paragrafın, birinci paragrafta sunulan psikolojik olgunun (hedonik uyum) hayatta kalmadaki faydalarını ve evrimsel nedenlerini açıkladığı görülür.
Paragraflar arası ilişkiyi doğru ifade eden seçeneği belirlemek.

Anahtar Kavram

Paragraflar arası anlamsal ilişkiyi belirleme
Soru 219Soru

Plastisfer; okyanuslara karışan plastik atıkların yüzeyinde zamanla oluşan, virüslerden bakterilere, mantarlardan tek hücreli canlılara kadar geniş bir mikroorganizma yelpazesine ev sahipliği yapan yeni bir yapay ekosistemdir. Bu terim ilk kez 2013 yılında deniz biyologları tarafından kullanılmıştır. Plastiklerin doğada yüzlerce yıl yok olmadan kalabilmesi, bu mikroorganizmalar için son derece dayanıklı ve uzun ömürlü bir yaşam alanı sunmaktadır. Ancak plastisferin varlığı, deniz ekosistemleri için ciddi riskler barındırmaktadır. Örneğin bazı patojen (hastalık yapıcı) bakteriler plastik yüzeylere tutunarak akıntılar yardımıyla çok uzak mesafelere taşınabilmekte ve yerel deniz canlılarının sağlığını tehdit etmektedir. Bunun yanı sıra plastisfer sakinleri, plastiklerin kimyasal yapısını değiştirerek onların daha küçük parçalara (mikroplastiklere) ayrılmasını hızlandırmakta, bu da besin zincirine zehirli maddelerin sızmasını kolaylaştırmaktadır.

Bu parçadan plastisfer ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Okyanuslardaki plastik kirliliğini azaltmak amacıyla deniz biyologları tarafından geliştirilmiş bir çevre projesi olduğuna

Cevap

Plastisferin okyanuslardaki plastik kirliliğini azaltmak amacıyla deniz biyologları tarafından geliştirilmiş bir çevre projesi olduğu yargısı
Plastisferin okyanuslardaki plastik kirliliğini azaltmak amacıyla deniz biyologları tarafından geliştirilmiş bir çevre projesi olduğu ifadesi yanlıştır. Paragrafta plastisferin, plastik atıkların üzerinde zamanla kendiliğinden oluşan yapay bir ekosistem olduğu belirtilmiştir. Ayrıca bu ekosistemin kirliliği azaltmak bir yana, patojenlerin taşınması ve plastiklerin mikroplastiklere ayrılarak besin zincirine sızması gibi ciddi ekolojik riskler barındırdığı vurgulanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafı dikkatlice okuyarak plastisferin ne olduğunu, nasıl oluştuğunu ve çevre üzerindeki etkilerini belirlemek.
Plastisferin okyanusa karışan atık plastiklerin üzerinde kendiliğinden oluşan, çeşitli mikroorganizmaları barındıran ve deniz ekosistemi için riskler taşıyan yapay bir ekosistem olduğu anlaşılmıştır.
Yardımcı düşünce sorularında doğru sonuca ulaşmak için metindeki bilgi sınırlarının doğru çizilmesi gerekir.
2
Seçeneklerde verilen iddiaları paragraftaki cümlelerle karşılaştırarak doğrulamak.
Uzun ömürlü barınma alanı sağlama, zehirli kimyasalları besin zincirine taşıma, yerel deniz canlılarının sağlığını tehdit etme ve farklı mikroorganizmaları barındırma bilgilerinin paragrafta yer aldığı tespit edilmiştir.
Paragrafta geçen doğrulanabilir ifadelerin elenmesi, bizi paragraftan çıkarılamayacak olan seçeneğe götürür.
3
Paragraftaki bilgilerle çelişen veya paragrafta hiç bahsedilmeyen seçeneği doğru cevap olarak belirlemek.
Plastisferin deniz biyologları tarafından kirliliği azaltmak için tasarlanmış bir çevre projesi olduğu iddiasının metinle tamamen çeliştiği görülmüştür.
Plastisfer planlı bir proje değil, plastik kirliliğinin sonucunda kendiliğinden ortaya çıkmış zararlı bir ekolojik oluşumdur.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünce
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 220Soru

Çeviri, yalnızca bir dildeki sözcükleri başka bir dile aktarma işlemi değildir; aynı zamanda o dillerin ait olduğu kültürler arasında bir köprü kurma sanatıdır. Bir çevirmen, kaynak metindeki deyimleri, atasözlerini ya da kültürel göndermeleri hedef dile aktarırken sadece sözlük anlamlarına bağlı kalamaz. ----. Aksi takdirde, erek dildeki okur metnin derinliğini kavrayamaz ve metin yabancı, yapay bir yapı olarak kalır. Bu nedenle başarılı bir çeviri, kelimelerin ötesine geçerek kültürel dünyaların uzlaşmasını gerektirir.

Bu parçada boş bırakılan yere, düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu ifadelerin hedef dilde uyandırdığı çağrışımları dikkate alarak onları erek kültürün dünyasına yeniden konumlandırmalıdır

Cevap

Bu ifadelerin hedef dilde uyandırdığı çağrışımları dikkate alarak onları erek kültürün dünyasına yeniden konumlandırmalıdır
Çevirmenin kaynak metindeki kültürel unsurları hedef dile aktarırken sadece sözlük anlamlarıyla yetinemeyeceği belirtilmiştir. Boşluktan sonra gelen 'Aksi takdirde, erek dildeki okur metnin derinliğini kavrayamaz...' ifadesi, boşluğa kültürel ögelerin hedef dildeki çağrışımlarına göre yeniden konumlandırılması gerektiğini bildiren 'Bu ifadelerin hedef dilde uyandırdığı çağrışımları dikkate alarak onları erek kültürün dünyasına yeniden konumlandırmalıdır' ifadesinin gelmesini zorunlu kılar.

Adım Adım Çözüm

1
Parçanın giriş ve gelişme cümlelerini inceleyerek konuyu ve yazarın savunduğu tezi belirleyin.
Parçada çevirinin yalnızca sözcük aktarımı olmadığı, kültürel bir köprü kurma sanatı olduğu ve çevirmenin sadece sözcük anlamlarına bağlı kalamayacağı belirtilmiştir.
Boşluğa getirilecek cümlenin metnin ana temasıyla uyumlu olması gerekir.
2
Boşluktan hemen sonra gelen 'Aksi takdirde...' ifadesinin hangi duruma bağlandığını çözümleyin.
'Aksi takdirde' ifadesi, öncesinde yapılması gereken bir eylemin yapılmaması durumunda ortaya çıkacak olumsuz sonucu (okurun metnin derinliğini kavrayamaması, metnin yabancı kalması) belirtmektedir.
Bağlaçlar cümleler arası mantıksal köprüleri kurmada en önemli ipuçlarıdır.
3
Seçenekleri değerlendirerek boşluk öncesi ve sonrasındaki anlamsal boşluğu en tutarlı şekilde dolduran ifadeyi seçin.
'Bu ifadelerin hedef dilde uyandırdığı çağrışımları dikkate alarak onları erek kültürün dünyasına yeniden konumlandırmalıdır' cümlesi, hem öncesindeki sözlük anlamlarının yetersizliğine bir çözüm sunmakta hem de sonrasındaki olumsuz sonucu engelleyecek koşulu sağlamaktadır.
Doğru seçenek hem anlamsal hem de dil bilgisel açıdan akışı kesintisiz sürdürmelidir.

Anahtar Kavram

Paragraf Tamamlama ve Cümleler Arası Anlamsal İlişkiler
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 11 / 30Sonraki
Paragraf Alıştırma Soruları — ALES — Sayfa 11 | Examkin