İşsizlik

221 soru

Soru 21Soru

Bir tarımsal aile işletmesinde işgücü kullanımı ile üretim miktarı arasındaki ilişki aşağıdaki tabloda sunulmuştur:

İşçi Sayısı (LL)Toplam Ürün (TPTP)
338585
44100100
55100100

İşletmede çalışan 5.5. aile üyesinin, ekonomik durgunluk nedeniyle hanehalkı toplam gelirinde meydana gelen azalışı telafi etmek amacıyla kentteki sanayi tesislerinde aktif olarak iş aramaya başlaması durumu; bireyin başlangıçtaki işsizlik statüsü ve sergilediği işgücü piyasası etkisi bakımından aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gizli İşsizlik - Ek İşçi Etkisi

Cevap

Birey başlangıçta marjinal verimliliği sıfır olan bir gizli işsizdir ve aile gelirindeki düşüşü telafi etmek için iş araması 'ek işçi etkisi' olarak tanımlanır.
Tabloda görüldüğü üzere, işçi sayısı 44'ten 55'e çıktığında toplam ürün (TPTP) 100100 birimde sabit kalmıştır. Bu durum, 5.5. işçinin marjinal verimliliğinin sıfır olduğunu ve dolayısıyla 'gizli işsiz' statüsünde olduğunu gösterir. Ekonomik durgunluk döneminde hanehalkı gelirindeki azalışı telafi etmek amacıyla bu gizli işsiz bireyin aktif olarak iş aramaya başlaması, literatürde 'ek işçi etkisi' (added worker effect) olarak adlandırılır. Bu etki sonucunda işgücüne katılım oranı artış gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
5.5. işçinin marjinal verimliliğini (MPLMP_L) hesaplayın.
MPL=TP5TP4=100100=0MP_L = TP_5 - TP_4 = 100 - 100 = 0.
Gizli işsizliğin temel göstergesi, emeğin marjinal verimliliğinin sıfır veya negatif olmasıdır.
2
Bireyin başlangıçtaki işsizlik türünü belirleyin.
Gizli İşsizlik.
MPL=0MP_L = 0 olması, bu işçinin üretimden çekilmesinin toplam çıktıyı değiştirmeyeceğini, dolayısıyla gizli işsiz olduğunu kanıtlar.
3
Ekonomik daralma sırasındaki iş arama davranışını analiz edin.
Ek İşçi Etkisi (Added Worker Effect).
Hanehalkı reisinin geliri düştüğünde, toplam geliri korumak amacıyla işgücü piyasasına giren (veya gizli işsizlikten aktif aramaya geçen) ikincil üyelerin davranışı ek işçi etkisidir.

Anahtar Kavram

Gizli işsizlikte birey istihdamda görünse de marjinal verimliliği sıfırdır; ek işçi etkisinde ise hanehalkı gelir kaybını telafi etmek için işgücü arzı artar.
Soru 22Soru

Ekonomik daralma süreçlerinde sanayi ve hizmet sektörlerinde istihdam imkânlarının azalmasıyla birlikte, işini kaybeden bireylerin kırsal bölgelerdeki aile işletmelerine dönerek üretim sürecine katılması ancak bu katılımın toplam tarımsal üretim miktarında herhangi bir artışa yol açmaması (MPL=0MP_L = 0) durumu ile; aynı dönemde iş bulma ümidini yitirerek aktif iş arama sürecini sonlandıranların işgücü piyasasında yarattığı makroekonomik etki aşağıdakilerin hangisinde doğru eşleştirilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gizli işsizlik - Cesareti kırılmış işçi etkisi

Cevap

Gizli işsizlik - Cesareti kırılmış işçi etkisi
Soruda tanımlanan birinci durum, tarımsal aile işletmelerinde emeğin marjinal verimliliğinin sıfır olmasıyla karakterize edilen gizli işsizliği; ikinci durum ise olumsuz piyasa koşulları nedeniyle iş arama kararlılığının kaybedilmesini ifade eden cesareti kırılmış işçi etkisini belirtmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Emeğin marjinal verimliliğinin analizi
Tarımsal faaliyete katılan bireyin toplam ürüne katkısının sıfır olması (MPL=0MP_L = 0), bu bireyin 'gizli işsiz' olduğunu gösterir.
Gizli işsizlikte kişi çalışıyor görünmesine rağmen ekonomiye net bir üretim katkısı sunmaz.
2
İşgücü piyasasından çekilme davranışının analizi
Ekonomik kriz nedeniyle iş bulma ümidinin yitirilmesi ve iş aramanın durdurulması 'cesareti kırılmış işçi etkisi' (discouraged worker effect) olarak tanımlanır.
Bu durum işgücü arzının azalmasına ve işsizlik oranının olduğundan daha düşük görünmesine (istatistiksel yanılgı) yol açar.
3
Kavramsal karşılaştırma ve sentez
Gizli işsizlik üretim verimliliğiyle, cesareti kırılmış işçi etkisi ise işgücü piyasasına katılım kararıyla ilgili kavramlardır.
Soruda verilen iki farklı olgu, sırasıyla bu teknik terimlerle tam olarak örtüşmektedir.

Anahtar Kavram

Gizli işsizlikte marjinal verimlilik sıfırdır; cesareti kırılmış işçi etkisi ise işsizlik istatistiklerini aşağı yönlü saptırır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 23Soru

Makroekonomik perspektifte, mal ve hizmet piyasalarında ortaya çıkan toplam talep yetersizliğinin işgücü piyasası üzerindeki yansımaları değerlendirildiğinde; konjonktürel (devrevi) işsizliğin neoklasik 'piyasa temizleme' varsayımının aksine süreklilik arz etmesini ve piyasa mekanizmasıyla kendiliğinden ortadan kalkmamasının temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toplam talepteki daralmanın emek talebini bir 'türev talep' olarak sola kaydırması karşısında, nominal ücretlerin aşağı yönlü yapışkanlığı nedeniyle işgücü piyasasının yeni denge seviyesinde temizlenememesi

Cevap

Toplam talep daralmasının emek talebini bir türev talep olarak sola kaydırması ve nominal ücretlerin aşağı yönlü yapışkanlığı nedeniyle piyasanın temizlenememesi
Konjonktürel işsizlik, ekonominin daralma evrelerinde toplam talebin düşmesiyle ortaya çıkar. Emek talebi türev bir talep olduğundan, mal piyasasındaki daralma işgücü piyasasına talep azalışı olarak yansır. Nominal ücretlerin aşağı yönlü yapışkan olması, reel ücretlerin denge seviyesine inmesini engeller ve piyasada 'eksik talep' nedeniyle irade dışı işsizlik oluşur.

Adım Adım Çözüm

1
Talep etkisini analiz etme
Mal ve hizmet piyasalarındaki toplam talep daralması (ADAD \downarrow), emeğin 'türev talep' olması sebebiyle emek talebinin (LdL_d) sola kaymasına yol açar.
Firmalar ürünlerine olan talep azaldığında üretimlerini kısarlar ve daha az işgücü talep ederler.
2
Ücret esnekliğini değerlendirme
Nominal ücretler (WW), sendikalar, asgari ücret veya örtülü sözleşmeler nedeniyle aşağı yönlü katıdır (yapışkandır).
Klasik iktisadın aksine, Keynesyen görüşte ücretler piyasadaki fazlalığı gidermek için hemen düşmez.
3
Piyasa dengesizliğini belirleme
Ücretler düşmediği için işgücü arzı (LsL_s) mevcut ücrette işgücü talebinden (LdL_d) fazla kalır (Ls>LdL_s > L_d).
Ücretlerin dengeleyici rolünü yitirmesi, piyasada temizlenemeyen bir işgücü fazlası (irade dışı işsizlik) yaratır.

Anahtar Kavram

Keynesyen İşsizlik ve Ücret Yapışkanlığı
Soru 24Soru

Histeri (Hysteresis) hipotezi, ekonomideki geçici şokların işsizlik üzerinde kalıcı etkiler yaratabileceğini savunarak geleneksel NAIRUNAIRU yaklaşımını eleştirmektedir. Özellikle 'içeridekiler-dışarıdakiler' (insider-outsider) modeline dayanan açıklamalarda, bir durgunluk döneminde işten çıkarılanların piyasa dışı kalması ve bu durumun denge işsizlik oranını değiştirmesi vurgulanır.

Buna göre, Histeri hipotezi çerçevesinde, geçici bir negatif talep şoku sonrası işsizliğin eski doğal seviyesine dönmemesinin temel sebebi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İstihdamda kalanların (içeridekiler), pazarlık sürecinde işsizlerin (dışarıdakiler) durumunu göz ardı ederek sadece kendi reel ücretlerini korumaya veya artırmaya çalışmaları.

Cevap

İstihdamda kalanların (içeridekiler), pazarlık sürecinde işsizlerin (dışarıdakiler) durumunu göz ardı ederek sadece kendi reel ücretlerini korumaya veya artırmaya çalışmaları doğru cevaptır.
Histeri hipotezi çerçevesinde içeridekiler-dışarıdakiler modeli, işsizliğin kalıcı olmasını işgücü piyasasındaki güç dengesiyle açıklar. Bir daralma sonrası işini kaybedenlerin pazarlık gücü kalmaz. İstihdamda kalan 'içeridekiler' ise kendi reel ücretlerini yüksek tutmak için pazarlık yaparlar. Bu yüksek ücret talebi, firmaların maliyetlerini artırarak yeni işçi (dışarıdakiler) alımını engeller, böylece işsizlik oranı eski seviyesine (NAIRU) dönmek yerine daha yüksek bir seviyede takılı kalır.

Adım Adım Çözüm

1
Histeri ve NAIRU kavramlarını karşılaştırın.
Geleneksel NAIRU modelinde ekonomi şok sonrası eski dengesine dönerken, Histeri modelinde yeni bir denge noktası (daha yüksek işsizlik) oluşur.
Histeri, geçmişteki işsizlik oranının gelecekteki doğal oranı etkilediği 'yola bağımlılık' durumudur.
2
İçeridekiler-Dışarıdakiler (Insider-Outsider) mekanizmasını analiz edin.
İşini koruyanlar (insiders) pazarlık gücüne sahipken, işsizler (outsiders) bu gücü kaybeder.
Ücret pazarlığında sendikalar veya örgütlü işçiler sadece çalışanların çıkarlarını temsil eder.
3
Ücret katılığı ve istihdam üzerindeki etkisini değerlendirin.
Reel ücretler, işsizlerin istihdam edilmesini sağlayacak seviyeye (denge seviyesine) düşmez.
İçeridekiler, dışarıdakilerin işe alınması pahasına ücretlerinden feragat etmezler, bu da işsizliği kalıcı hale getirir.

Anahtar Kavram

Histeri (Hysteresis) ve İçeridekiler-Dışarıdakiler Modeli
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 25Soru

Ekonomik konjonktürün daralma (resesyon) evresinde, mal ve hizmet piyasalarındaki toplam harcamalarda meydana gelen azalma, işgücü piyasasına 'türev talep' mekanizması üzerinden sirayet etmektedir. Ancak bu sürecin kalıcı bir 'konjonktürel işsizlik' hacmine dönüşmesi, emek piyasasının fiyat (ücret) mekanizması aracılığıyla bu şoka ne ölçüde uyum sağlayabildiğiyle doğrudan ilişkilidir.

Buna göre; konjonktürel (devrevi) işsizliğin mahiyeti ve ortaya çıkış süreciyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi, Keynesyen perspektif ile Klasik yaklaşım arasındaki temel farkı da gözeterek yapılmış en doğru teorik analizdir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toplam talep daralmasının (ADAD \downarrow), emeğin türev talep olması nedeniyle emek talep eğrisini (DLD_L) sola kaydırması karşısında, nominal ücretlerin (WW) aşağı yönlü katılık sergilemesi sonucunda, piyasa temizleme seviyesinin üzerinde kalan ücretlerin yarattığı gayriihtiyari işgücü arz fazlasıdır.

Cevap

Konjonktürel işsizlik; toplam talep daralmasının emeğe olan türev talebi azaltması ve nominal ücretlerin aşağı doğru esnememesi (katılığı) sonucu ortaya çıkan gayriihtiyari işgücü arz fazlasıdır.
Doğru seçenek, konjonktürel işsizliğin temel mekanizmasını yansıtmaktadır: Mal piyasasındaki talep daralması emeğin türev talep niteliği gereği emek talebini düşürür, ancak nominal ücretlerin aşağı yönlü katılığı (sticky wages) piyasanın dengeye gelmesini engelleyerek işsizliği 'gayriihtiyari' bir arz fazlası haline getirir.

Adım Adım Çözüm

1
Talep ilişkisinin belirlenmesi
Toplam talep (ADAD) düştüğünde, mal ve hizmetlere olan talep azalır.
Emeğe olan talep türev bir taleptir; yani mal ve hizmet talebine bağlıdır.
2
Emek piyasasına yansımanın analizi
Emek talep eğrisi (DLD_L) sola kayar ve verimlilik marjinal düzeyde düşer (VMPLVMP_L \downarrow).
Üretim hacminin daralması, firmanın her bir ek işçiden elde edeceği geliri azaltır.
3
Ücret uyumunun değerlendirilmesi
Nominal ücretler (WW) kontratlar, sendikalar veya psikolojik direnç nedeniyle düşmez (aşağı yönlü katılık).
Klasiklerin aksine Keynesyenler, ücretlerin piyasayı temizleyecek kadar hızlı esnemediğini savunur.
4
Denge dışı durumun tespiti
Cari ücret seviyesinde işgücü arzı, işgücü talebinden büyük hale gelir (LS>LDL_S > L_D).
Piyasa temizlenemediği için bu fark 'gayriihtiyari' (istek dışı) konjonktürel işsizliği oluşturur.

Anahtar Kavram

Türev Talep ve Ücret Katılığı İlişkisi

Alternatif Yöntem

Okun Yasası üzerinden bir mantık yürütülebilir: GSYH'deki düşüşün (konjonktürel daralma) işsizlik oranını artırması, piyasa mekanizmasındaki ücret katılıkları nedeniyle istihdamın çıktıya duyarlı olmasından kaynaklanır.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 26Soru

Emek piyasasında tam bilginin mevcut olmaması ve iş arama sürecinin taraflar için belirli bir maliyet yüklemesi nedeniyle; bireylerin kendi becerilerine en uygun işi, işverenlerin ise boş pozisyonlara en uygun adayı bulma sürecinde ortaya çıkan ve ekonomide kaynakların daha verimli kullanımına olanak tanıyan işsizlik türü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Friksiyonel (geçici) işsizlik

Cevap

İş arama sürecindeki bilgi maliyetleri ve eşleşme süresinden kaynaklanan, kaynak etkinliğini artıran tür friksiyonel (geçici) işsizliktir.
Friksiyonel (geçici) işsizlik, emek piyasasının dinamik yapısının bir sonucu olup işçi ve işverenlerin birbirleri hakkında tam bilgiye sahip olmamalarından kaynaklanır. Bireylerin daha iyi ücret veya çalışma koşulları için iş değiştirmeleri (job-hopping) ya da piyasaya yeni girenlerin uygun iş bulana kadar geçirdikleri bu süre, ekonomide optimal eşleşmeyi sağlayarak kaynak etkinliğini artırır.

Adım Adım Çözüm

1
Tanımlayıcı ipuçlarını analiz etme
Soruda geçen 'tam bilginin olmaması', 'arama maliyeti' ve 'becerilere en uygun işin bulunması' ifadeleri iş arama teorisine (Search Theory) işaret etmektedir.
Friksiyonel işsizlik, işçi ve işverenin birbirini bulması için gereken zaman ve bilgi toplama maliyetinin doğal bir sonucudur.
2
Ekonomik etkiyi değerlendirme
Bu sürecin 'kaynakların daha verimli kullanımına olanak tanıması' özelliği vurgulanmaktadır.
Friksiyonel işsizlik, bireylerin verimliliklerinin en yüksek olacağı işlere yerleşmesini sağladığı için ekonomi genelinde 'iyileştirici' bir role sahiptir.
3
Kavram eşleştirmesi yapma
Gönüllü iş değiştirmeleri ve piyasaya yeni girişlerde yaşanan bu geçici durum friksiyonel işsizlik olarak tanımlanır.
Diğer işsizlik türleri genellikle yapısal uyuşmazlıklar, talep eksikliği veya verimlilik sorunlarıyla ilgilidir ve 'arama süreci' odağında değildir.

Anahtar Kavram

Friksiyonel İşsizlik ve İş Arama Süreci
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 27Soru

Ekonomide ortaya çıkan geçici bir negatif talep şoku sonucunda işsizlik oranının artması ve şokun etkisi ortadan kalktıktan sonra bile işsizliğin eski doğal seviyesine dönmemesi "Histeri (Hysteresis) Hipotezi" ile açıklanmaktadır. Bu süreçte "içeridekiler-dışarıdakiler" (insider-outsider) mekanizmasının işleyişi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İstihdamda kalan işçilerin ücret pazarlığı gücünü kullanarak, işsizlerin istihdama katılımını kolaylaştıracak ücret düşüşlerini engellemeleri sonucunda işsizlik kalıcı hale gelir.

Cevap

İçeridekiler-dışarıdakiler mekanizmasına göre, istihdamda kalan işçilerin (içeridekiler) ücret pazarlığı gücünü kullanarak işsizlerin (dışarıdakiler) aleyhine yüksek ücretleri koruması, işsizliğin kalıcılaşmasına neden olur.
Histeri hipotezi çerçevesinde içeridekiler-dışarıdakiler modeli, işsizliğin neden kriz öncesi seviyeye dönmediğini sendikal güç ve pazarlık süreçleriyle açıklar. İstihdam edilenler, pazarlık masasında sadece kendi çıkarlarını temsil ederler. Kriz döneminde işten çıkarılanlar ise pazarlık gücünü kaybederek 'dışarıdaki' haline gelirler. 'İçeridekiler', işsizliği azaltacak olan reel ücret düşüşlerine izin vermeyip yüksek ücretleri korudukları için işverenler yeni işçi alamaz ve işsizlik kalıcı bir hal alır.

Adım Adım Çözüm

1
Histeri kavramını tanımla
Geçici şokların doğal işsizlik oranı (NAIRUNAIRU) üzerinde kalıcı etkiler bırakmasıdır.
Sorunun temel teorik çerçevesini belirlemek için gereklidir.
2
İçeridekiler-dışarıdakiler modelini analiz et
Ücret pazarlığında sadece 'içeridekilerin' (çalışanların) söz sahibi olması, 'dışarıdakilerin' (işsizlerin) ise bu pazarlığın dışında kalmasıdır.
Belirtilen mekanizmanın işleyiş mantığını anlamak için gereklidir.
3
Pazarlık sonucunun istihdama etkisini değerlendir
İçeridekiler, kriz sonrası artan işsizliği umursamadan kendi refahları için yüksek ücret talep eder; bu da yeni işe alımları zorlaştırarak işsizliğin yüksek seviyede takılı kalmasına (Histeri) yol açar.
Mekanizmanın sonucunu Histeri hipotezi ile ilişkilendirmek için gereklidir.

Anahtar Kavram

İçeridekiler-Dışarıdakiler Modeli ve İşsizlik Katılığı
Soru 28Soru

Bir ekonomide; bilişim sektöründe çalışan ve daha yüksek ücret ile esnek çalışma koşulları sunan farklı firmaların varlığından haberdar olan bir yazılım mühendisi, kendisine en uygun pozisyonu bulmak amacıyla mevcut işinden istifa ederek mülakat süreçlerine katılmıştır. Aynı dönemde, ülkede yaşanan genel ekonomik durgunluk nedeniyle inşaat sektöründe faaliyet gösteren bir firmanın işten çıkardığı saha mühendisi ile daktilo tamiri konusunda uzmanlaşmış ancak bilgisayar kullanımının yaygınlaşmasıyla becerileri piyasa talebinin dışında kalan bir teknisyenin durumu da gözlemlenmektedir.

Buna göre, metinde bahsi geçen yazılım mühendisinin içinde bulunduğu işsizlik türü ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Emek piyasasındaki bilgi asimetrisi ve iş arama maliyetleri nedeniyle ortaya çıkan, genellikle gönüllü ve geçici nitelikteki friksiyonel işsizliktir.

Cevap

Yazılım mühendisinin yaşadığı durum, emek piyasasındaki bilgi eksikliği ve eşleşme sürecinin zaman alması nedeniyle ortaya çıkan friksiyonel (geçici) işsizliktir.
Yazılım mühendisinin durumu, sahip olduğu niteliklerin piyasada bir karşılığının bulunmasına rağmen, en uygun alternatifin belirlenmesi sürecindeki bilgi eksikliği ve zaman maliyetini yansıtmaktadır. Bu tür 'arama' (search) temelli işsizlik, emek piyasasının dinamik işleyişinin bir sonucu olan friksiyonel işsizliktir.

Adım Adım Çözüm

1
Vakadaki kişilerin durumlarını analiz etme
Yazılım mühendisi bilinçli bir tercihle (gönüllü) iş aramaktadır; saha mühendisi ekonomik durgunluk (konjonktürel) nedeniyle, teknisyen ise teknolojik değişim (yapısal) nedeniyle işsiz kalmıştır.
Soruda istenen hedef kişiyi diğerlerinden ayırt etmek için gereklidir.
2
Friksiyonel işsizlik kavramını uygulama
Friksiyonel işsizlik; işçilerin becerilerine uygun işlerin piyasada var olduğu ancak bilgi eksikliği nedeniyle eşleşmenin zaman aldığı durumlarda ortaya çıkar.
Yazılım mühendisinin 'en uygun pozisyonu bulma' ve 'mülakat süreçleri' ifadesi bu teoriyle örtüşür.
3
Doğru seçeneği belirleme
Friksiyonel işsizliğin temel nedenleri olan bilgi asimetrisi, arama maliyeti ve geçici nitelik vurgusu incelenir.
KPSS formatında kavramın teknik tanımıyla eşleştirme yapılır.

Anahtar Kavram

Friksiyonel (Geçici) İşsizlik: Bilgi Asimetrisi ve İş Arama Süreci
Soru 29Soru

İşsizlik teorileri bağlamında Klasik ve Keynesyen yaklaşımlar arasındaki temel metodolojik ve yapısal ayrım noktaları değerlendirildiğinde, Keynesyen ekolün "iradi olmayan (gayri iradi) işsizlik" olgusunu açıklama biçimi hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Efektif talep yetersizliği durumunda; sendikalar, toplu pazarlık süreçleri ve işçilerin nominal ücret indirimlerine karşı gösterdiği direnç nedeniyle ücretlerin aşağı doğru yapışkanlık sergilemesi, ekonominin tam istihdam düzeyinin altında bir dengede kalmasına neden olur.

Cevap

Keynesyen yaklaşıma göre iradi olmayan işsizlik, efektif talep yetersizliği ve nominal ücretlerin aşağı doğru yapışkanlığı sonucunda ekonominin tam istihdamın altında bir dengede kalmasıyla oluşur.
Keynesyen analizde işsizliğin temel nedeni toplam talep (efektif talep) eksikliğidir. Klasiklerin aksine, nominal ücretler sendikalar ve psikolojik direnç (para aldanması) gibi nedenlerle aşağı doğru esnek değildir. Bu durum, piyasa mekanizmasının işsizliği kendiliğinden yok edememesine ve ekonominin potansiyel hasıla düzeyinin altında bir dengede takılmasına yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Klasik ve Keynesyen yaklaşımların ücret esnekliği varsayımlarını karşılaştırın.
Klasikler ücretlerin tam esnek olduğunu, Keynesyenler ise nominal ücretlerin (sendikalar, sözleşmeler vb. nedenlerle) aşağı doğru yapışkan olduğunu savunur.
İşsizliğin kalıcı bir denge hali olup olmadığını belirleyen temel fark ücretlerin tepki verme hızıdır.
2
Talep tarafını (Say Yasası vs. Efektif Talep) analiz edin.
Keynesyenler, üretimin düzeyini arzın değil, toplam harcamalardan oluşan efektif talebin belirlediğini öne sürer.
Efektif talep yetersiz olduğunda firmalar üretimi kısar ve bu da işgücü talebinin azalmasına yol açar.
3
İradi olmayan işsizlik kavramını bu iki değişkenle birleştirin.
Mevcut ücret düzeyinde çalışmak isteyen ancak efektif talep yetersizliği ve ücretlerin düşmemesi nedeniyle iş bulamayanlar 'iradi olmayan işsizleri' oluşturur.
Bu durum piyasanın kendiliğinden temizlenemediği bir eksik istihdam dengesidir.

Anahtar Kavram

Efektif Talep Yetersizliği ve Nominal Ücret Yapışkanlığı

Daha Fazla Pratik

Keynesyen eksik istihdam dengesinin grafiksel gösterimini (Keynesyen Çaprazı veya Emek Piyasası Dengesi) incelemek, nominal ücret yapışkanlığının istihdam üzerindeki etkisini daha iyi kavramanıza yardımcı olacaktır.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 30Soru

Geleneksel tarım tekniklerinin kullanıldığı az gelişmiş bir bölgede, üretim faktörleri ve teknoloji düzeyi sabitken, bir aile işletmesinde çalışan on kişiden üçünün işletmeden ayrılmasına rağmen toplam üretim miktarında herhangi bir azalma meydana gelmediği ve emeğin marjinal verimliliğinin sıfır (MPL=0MP_L = 0) olduğu tespit edilmiştir. Bu durum çalışma ekonomisi literatüründe aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gizli işsizlik

Cevap

Toplam üretimde bir azalmaya yol açmadan işgücünün bir kısmının çekilebildiği durum gizli işsizliktir.
Gizli işsizlik, özellikle geleneksel tarım sektöründe, işçi sayısı azaltılsa dahi toplam üretimin düşmediği ve çalışanların marjinal verimliliğinin sıfır olduğu durumu tanımlar. Soruda verilen 'toplam üretimde azalma olmaması' ve 'MPL=0MP_L = 0' ifadeleri bu kavramın belirleyici özellikleridir.

Adım Adım Çözüm

1
Marjinal verimlilik analizi yapılması.
Soruda emeğin marjinal verimliliğinin MPL=0MP_L = 0 olduğu belirtilmiştir.
Gizli işsizlikte, işe yeni bir işçi eklenmesi toplam üretimi artırmaz.
2
Üretim düzeyindeki değişimin incelenmesi.
İşçilerin bir kısmı ayrılmasına rağmen toplam hasılanın sabit kaldığı görülmektedir.
Bu durum, çekilen işçilerin üretim kapasitesine fiili bir katkısının olmadığını kanıtlar.
3
Tanımlarla eşleştirme yapılması.
Verilen senaryo doğrudan gizli işsizlik tanımına uymaktadır.
Özellikle az gelişmiş ülkelerin tarım sektörlerinde sıkça rastlanan bir durumdur.

Anahtar Kavram

Gizli işsizlikte emeğin marjinal verimliliği sıfırdır.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 31Soru

Bir tekstil fabrikasında usta başı olarak çalışan bir bireyin, daha yüksek ücret ve daha iyi yan haklar sunan başka bir işletmeye geçmek amacıyla mevcut işinden kendi isteğiyle ayrılması ve yeni işine başlayana kadar geçen kısa sürede iş arayışına devam etmesi durumu, çalışma ekonomisinde aşağıdakilerden hangisi ile tanımlanır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Friksiyonel (Geçici) işsizlik

Cevap

Bireyin daha iyi koşullarda bir iş bulmak amacıyla kendi isteğiyle işten ayrılıp arama sürecine girmesi durumu friksiyonel işsizlik olarak tanımlanır.
Doğru seçenek, emek piyasasında işçilerin ve işlerin birbirine mükemmel şekilde eşleşmesinin zaman alması ve bireylerin daha iyi imkanlar için gönüllü olarak iş değiştirmesi sırasında ortaya çıkan geçici işsizliği tanımlayan kavramdır.

Adım Adım Çözüm

1
Bireyin işten ayrılma nedenini analiz etme
Birey kendi isteğiyle (gönüllü) ve daha iyi şartlar aramak amacıyla ayrılmıştır.
İşsizliğin gönüllü olup olmadığını anlamak türünü belirlemede ilk adımdır.
2
Zaman faktörünü değerlendirme
Bu durum, yeni bir iş bulana kadar geçen kısa ve geçici bir süreci kapsamaktadır.
Geçici ve arama odaklı süreçler friksiyonel kategorisine girer.
3
Kavramsal eşleştirme yapma
İş arama süreci ve bilgi eksikliğinden kaynaklanan bu kısa süreli işsizlik friksiyonel işsizliktir.
Emek piyasasında tam bilginin olmaması işçinin ve işverenin birbirini bulmasını zaman alır kılan temel nedendir.

Anahtar Kavram

Friksiyonel işsizlik, işgücü piyasasına yeni girenlerin veya daha iyi iş arayanların geçici iş arama sürecini ifade eder.

Alternatif Yöntem

İşsizliğin 'geçici ve gönüllü' olup olmadığına bakarak diğer tüm kalıcı veya zorunlu işsizlik türlerini eleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 32Soru

Keynesyen iktisadi yaklaşım çerçevesinde, ekonomideki toplam harcamaların tam istihdam üretim düzeyini gerçekleştirecek seviyenin altına düşmesiyle başlayan konjonktürel (devrevi) işsizlik süreci ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mal ve hizmetlere olan talebin azalması, emeğin türev talep niteliği nedeniyle işgücü talebini düşürür; nominal ücretlerin aşağı yönlü katılığı ise piyasanın dengeye gelmesini engelleyerek işsizlik yaratır.

Cevap

Mal ve hizmetlere olan talebin azalması sonucunda, işgücü talebinin türev bir talep olması nedeniyle emek talebi de azalır. Keynesyen modelde nominal ücretler aşağı yönlü katı (esnek olmayan) olduğu için, düşen talep karşısında ücretler denge seviyesine inemez ve ekonomide istihdam kaybı (konjonktürel işsizlik) oluşur.
Konjonktürel işsizlik, ekonominin daralma evresinde ortaya çıkar. Emeğin türev talep olması, ürün talebindeki düşüşün işgücü talebine yansımasına neden olur. Keynesyen modelin en kritik varsayımı olan nominal ücretlerin aşağı yönlü katılığı ise, piyasada oluşan dengesizliğin ücret ayarlaması ile giderilememesine ve dolayısıyla işsizliğin ortaya çıkmasına yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Toplam talep ve emek talebi arasındaki ilişkiyi kurma
Mal ve hizmet piyasasındaki toplam talep (ADAD) düştüğünde, üretim azalır. Emek talebi türev bir talep olduğu için ürün talebindeki düşüş doğrudan emek talebinin (DLD_L) sola kaymasına neden olur.
Konjonktürel işsizliğin tetikleyici unsuru makroekonomik daralmadır.
2
Ücretlerin rolünü analiz etme
Keynesyen varsayıma göre nominal ücretler aşağı yönlü katıdır. Emek talebi azaldığında, Klasik modelin aksine ücretler düşerek piyasayı temizlemez.
Ücret katılığının (sticky wages) nedenini açıklamak için (sendikalar, asgari ücret, etkin ücret vb.) gereklidir.
3
Dengesizlik sonucunu belirleme
Mevcut ücret düzeyinde emek arzı, emek talebinden fazla hale gelir. Bu arz fazlası, konjonktürel (devrevi) işsizliği temsil eder.
İşsizliğin miktar olarak nasıl ortaya çıktığını tanımlamak için.

Anahtar Kavram

Türev Talep ve Ücret Katılığı İlişkisi

Daha Fazla Pratik

Konjonktürel işsizliği önlemek için uygulanacak genişlemeci maliye politikalarının işgücü piyasası üzerindeki etkilerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 33Soru

Geleneksel üretim yöntemlerinin kullanıldığı bir tarımsal aile işletmesinde çalışan sayısı (LL) ile yıllık toplam ürün (TPTP) miktarı arasındaki ilişki aşağıdaki tabloda sunulmuştur:

Çalışan Sayısı (LL)Toplam Ürün (TPTP - Ton)
10600
11620
12620
13620
14590

Mevcut durumda işletmede 14 kişi çalışmaktadır. Diğer taraftan, bölgede yaşanan ekonomik durgunluk sebebiyle sanayi sektöründe çalışan hane reisinin işsiz kalması neticesinde, daha önce işgücü piyasasında yer almayan diğer aile üyeleri hane gelirindeki kaybı telafi etmek amacıyla aktif olarak iş aramaya başlamıştır.

Bu verilere göre, işletmedeki işgücü fazlalığı ve hane halkı üyelerinin işgücü piyasasına girişi ile ilgili aşağıdaki teknik değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İşletmede 3 kişi gizli işsizlik kapsamındadır; hane halkı üyelerinin iş aramaya başlaması 'ek işçi etkisi' (added worker effect) olarak tanımlanır.

Cevap

İşletmede marjinal verimliliği sıfır veya negatif olan 3 kişi gizli işsizlik kapsamında yer almaktadır ve hane geliri kaybı nedeniyle yeni üyelerin iş araması 'ek işçi etkisi'dir.
Tablo incelendiğinde 12. ve 13. işçilerin ilave katkısının sıfır, 14. işçinin katkısının ise negatif olduğu görülmektedir. Toplamda bu 3 işçi üretim sürecinde teknik olarak fazlalıktır ve 'gizli işsizlik' (disguised unemployment) kapsamında değerlendirilir. Diğer yandan, ana gelir kaynağının kesilmesi üzerine hane gelirini korumak için yeni bireylerin iş aramaya başlaması, literatürde 'ek işçi etkisi' (added worker effect) olarak adlandırılan konjonktürel bir emek arzı olgusudur.

Adım Adım Çözüm

1
Tablodaki verileri kullanarak marjinal verimlilik (MPL=ΔTP/ΔLMP_L = \Delta TP / \Delta L) değerlerini hesaplayın.
MP11=20MP_{11}=20, MP12=0MP_{12}=0, MP13=0MP_{13}=0, MP14=30MP_{14}=-30.
Gizli işsizliğin tespiti için her bir ilave işçinin toplam üretime yaptığı katkının belirlenmesi gerekir.
2
Toplam ürüne katkısı olmayan (MPL=0MP_L = 0) veya toplam ürünü azaltan (MPL<0MP_L < 0) işçileri belirleyin.
12, 13 ve 14. işçiler olmak üzere toplam 3 kişi fazlalıktır.
Çalışma ekonomisi literatüründe, üretimden çekildiğinde toplam çıktının azalmadığı (surplus labor) durumlar gizli işsizlik olarak tanımlanır.
3
Durgunluk döneminde hane reisinin işini kaybetmesi sonucu diğer üyelerin işe girişini tanımlayın.
Bu durum 'Ek İşçi Etkisi'dir.
Hane halkı gelirindeki düşüşün telafisi amacıyla işgücü arzının artması ek işçi etkisi olarak adlandırılır; bu durum cesareti kırılmış işçi etkisinin tam tersidir.

Anahtar Kavram

Gizli İşsizlik ve Emek Arzı Şokları (Ek İşçi Etkisi)
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 34Soru

Emek piyasasında tam bilginin bulunmadığı ve iş arama sürecinin hem işçi hem de işveren için belirli bir marjinal maliyet yarattığı varsayımı altında; yüksek beşeri sermayeye sahip bir bireyin, mevcut becerileriyle uyumlu ancak "optimal" bulmadığı bir iş teklifini reddederek arama sürecini devam ettirmesi durumu ele alınmaktadır. Stigler ve Alchian tarafından vurgulanan "iş arama (search) teorisi" perspektifinden bakıldığında, bu bireyin içinde bulunduğu işsizlik türü ve bu sürecin ekonomik işlevi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu süreç, işçinin marjinal verimliliğinin en yüksek olduğu pozisyona yerleşmesini hedeflediği için ekonomide tahsis etkinliğini artıran üretken bir faaliyet olarak kabul edilir.

Cevap

Doğru seçenek, iş arama sürecinin işçinin marjinal verimliliğinin en yüksek olduğu pozisyona yerleşmesini sağlayarak tahsis etkinliğini artıran üretken bir faaliyet olduğunu belirten ifadedir.
İş arama teorisine göre, emek piyasasında heterojenlik ve bilgi eksikliği olduğu için işçilerin kendilerine en uygun işi bulmaları zaman alır. Bu bekleme süreci (friksiyonel işsizlik), işçinin en yüksek marjinal verimliliğe ulaşacağı işe yerleşmesini sağlayarak ekonomide kaynakların en etkin şekilde dağıtılmasına (tahsis etkinliği) hizmet eder. Bu nedenle, salt bir kayıp değil, uzun vadeli verimliliği artıran üretken bir yatırım süreci olarak değerlendirilir.

Adım Adım Çözüm

1
İşsizlik türünün teşhis edilmesi
Friksiyonel (Geçici) İşsizlik
Bireyin daha iyi bir iş bulmak amacıyla (gönüllü olarak) mevcut teklifleri reddedip aramaya devam etmesi friksiyonel işsizliğin temel özelliğidir.
2
İş arama teorisi (Search Theory) kapsamında analizi
Marjinal maliyet ve marjinal getiri dengesi
Birey, aramaya devam etmenin marjinal maliyeti (vazgeçilen ücret + arama masrafı), beklenen marjinal getirisinden (daha yüksek ücret + verimlilik) küçük olduğu sürece işsiz kalmayı tercih eder.
3
Makroekonomik sonucun değerlendirilmesi
Tahsis Etkinliği (Allocative Efficiency)
Doğru eşleşme sağlandığında, işçi daha verimli çalışır ve ekonominin toplam üretim kapasitesi artar. Bu durum işsizliğin "üretken" bir süreç olarak görülmesini sağlar.

Anahtar Kavram

İş Arama Teorisi ve Tahsis Etkinliği
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 35Soru

İşgücü piyasasında gözlemlenen geçici daralmaların ardından; işsiz kalan bireylerin mesleki becerilerini yitirmesi veya sendikal pazarlık süreçlerinde dışlanması gibi nedenlerle işsizlik oranının başlangıçtaki seviyesine geri dönmemesi durumu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Histeri hipotezi

Cevap

Histeri hipotezi, ekonomide yaşanan geçici şokların işsizlik oranı üzerinde kalıcı etkiler bırakarak doğal işsizlik oranını (NAIRU) yükseltmesi durumunu ifade eder.
Histeri hipotezi, geçici bir ekonomik daralma sonucunda işsiz kalanların becerilerini kaybetmesi (beşeri sermaye aşınması) veya sendika içi pazarlıklarda 'dışarıdakiler' konumuna düşmesi nedeniyle, şok ortadan kalksa bile işsizliğin eski düşük seviyesine inmemesini açıklar.

Adım Adım Çözüm

1
Sorudaki anahtar ifadeleri belirle
'Geçici daralma', 'beceri kaybı', 'pazarlık süreçlerinde dışlanma' ve 'başlangıç seviyesine dönmeme'.
Bu ifadeler, ekonomideki bir şokun ardından dengenin kalıcı olarak bozulduğunu gösterir.
2
Kavramları karşılaştır
Geleneksel NAIRU yaklaşımında ekonomi dengeye dönerken, bu kalıcılık durumu sadece 'Histeri' ile açıklanır.
Histeri etkisi, yol bağımlılığı (path dependency) nedeniyle geçmişteki yüksek işsizliğin gelecekteki doğal oranı belirlemesidir.

Anahtar Kavram

Histeri Hipotezi (Hysteresis)

İpuçları

1
Ekonomideki geçici bir sorunun kalıcı bir iz bırakması durumunu düşünün.

Daha Fazla Pratik

İçeridekiler-Dışarıdakiler modelinin sendikal ücret pazarlıkları üzerindeki etkisini inceleyen sorulara göz atabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 36Soru

Keynesyen iktisadi düşünceye göre, mal ve hizmet piyasalarında ortaya çıkan toplam talep yetersizliğinin işgücü piyasasında konjonktürel (devrevi) işsizliğe dönüşme süreci ve bu işsizliğin temel karakteristiği ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toplam talepteki daralmanın türev talep mekanizmasıyla emek talebini azaltması ve nominal ücretlerin aşağı yönlü katılığı nedeniyle piyasanın temizlenemeyerek emek arz fazlası vermesidir.

Cevap

Keynesyen yaklaşımda konjonktürel işsizlik, toplam talepteki azalmanın türev talep aracılığıyla emek talebini düşürmesi ve nominal ücretlerin aşağı yönlü katılığı nedeniyle piyasanın dengeye gelememesi sonucu oluşur.
Doğru olan seçenek, Keynesyen teorinin iki ana sütununu (toplam talep yetersizliği ve nominal ücret katılığı) birleştirerek işsizliğin nasıl oluştuğunu ve neden kalıcı hale geldiğini açıklar. Toplam talepteki bir daralma, mal piyasası üzerinden emek piyasasına 'türev talep' olarak yansır ve emek talebini azaltır. Eğer ücretler esnek olsaydı, düşen ücretler piyasayı temizleyebilirdi; ancak ücret katılığı nedeniyle piyasa dengeye gelemez ve işsizlik (arz fazlası) ortaya çıkar.

Adım Adım Çözüm

1
Toplam talep ve emek talebi ilişkisini kurun.
Mal ve hizmet piyasalarında toplam talep (ADAD) azaldığında, firmaların üretim çıktısına olan ihtiyacı azalır. Emek talebi bir 'türev talep' olduğu için emek talebi eğrisi sola kayar.
Emek, mal üretmek için talep edildiğinden, mal talebi düştüğünde emek talebi de düşer.
2
Ücretlerin piyasa dengesi üzerindeki etkisini analiz edin.
Klasiklerin aksine Keynesyenler nominal ücretlerin aşağı yönlü 'katı' (sticky) olduğunu savunur. Ücretler düşmediği için emek arzı azalmaz, ancak emek talebi düşmüştür.
Nominal ücret katılığı, emek piyasasının yeni düşük talep düzeyinde hemen temizlenmesini engeller.
3
Sonuç dengesizliğini belirleyin.
Cari ücret düzeyinde emek arzı (LsL_s), emek talebinden (LdL_d) büyük hale gelir (Ls>LdL_s > L_d).
Bu arz fazlası, eksik talep nedeniyle ortaya çıkan konjonktürel (devrevi) işsizliği oluşturur.

Anahtar Kavram

Türev Talep ve Nominal Ücret Katılığı

Alternatif Yöntem

Okun Yasası üzerinden düşünülürse; fiili büyüme hızı potansiyel büyüme hızının altında kaldığında ortaya çıkan işsizlik artışı konjonktürel işsizlik olarak tanımlanabilir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 37Soru

İşgücü piyasasında, mevcut işgücünün sahip olduğu uzmanlık alanları ile piyasadaki açık işlerin (boş iş pozisyonları) gerektirdiği nitelikler arasındaki uyuşmazlığın; teknolojik değişim, sektörel dönüşüm veya üretim süreçlerindeki köklü farklılaşmalar nedeniyle derinleşmesi "yapısal işsizlik" olarak tanımlanır. Buna göre, yapısal işsizliğin friksiyonel (geçici) işsizlikten ayrıldığı temel nokta ve bu tür işsizliği azaltmaya yönelik en rasyonel kamu politikası aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ayrıldığı nokta: Beceri ve nitelik uyumsuzluğuna dayalı uzun süreli bir yapı göstermesidir / Politika: Mesleki eğitim ve aktif işgücü piyasası programlarının uygulanması.

Cevap

Yapısal işsizliği friksiyonel işsizlikten ayıran temel özellik beceri ve nitelik uyumsuzluğuna dayalı uzun süreli bir yapı göstermesidir; çözüm yolu ise mesleki eğitim ve aktif işgücü piyasası programlarıdır.
Yapısal işsizlik, ekonomideki teknolojik değişimlerin işgücü profilini geçersiz kılması veya bazı sektörlerin kapanıp yenilerinin açılması sonucu ortaya çıkar. Bu durum, işçilerin sahip olduğu eski beceriler ile yeni işlerin gerektirdiği yüksek nitelikler arasında derin bir uçurum yaratır. Bu uçurum, kısa süreli bir iş arama süreciyle (friksiyonel) aşılamayacak kadar büyük olduğu için işsizlik uzun süreli ve kronik bir hal alır. En etkili çözüm ise toplam talebi artırmak (konjonktürel çözüm) değil, işgücünü yeni piyasa koşullarına göre eğitmek ve mesleki becerilerini güncellemektir.

Adım Adım Çözüm

1
Yapısal işsizliğin temel nedenini belirle.
Neden: Beceri uyumsuzluğu ve sektörel dönüşüm.
Yapısal işsizlik, emek arzı ile talebi arasındaki niteliksel veya coğrafi uyumsuzluktan doğar.
2
Friksiyonel işsizlik ile karşılaştır.
Fark: Zaman ve nitelik farkı.
Friksiyonel işsizlik kısa süreli ve bilgi eksikliğine dayalıyken, yapısal işsizlik uzun süreli ve nitelik kaybına dayalıdır.
3
Uygun politika aracını tespit et.
Politika: Yeniden vasıflandırma (Eğitim).
Mevcut işgücünün nitelikleri piyasa talebine uymadığı için bu uyumu sağlayacak mesleki eğitim programları en rasyonel çözümdür.

Anahtar Kavram

Yapısal İşsizlik ve Beceri Uyumsuzluğu
Soru 38Soru

Geleneksel emek piyasası modellerinde işsizlik oranının uzun dönemde kendiliğinden denge düzeyine (unu_n) döneceği varsayılırken; Histeri (Hysteresis) hipotezi işsizlik sürecinin bir 'birim kök' (unit root) özelliği taşıdığını ve geçmişteki işsizlik oranlarının bugünkü oranlar üzerinde kalıcı etkisi olduğunu savunmaktadır. Buna göre, Histeri hipotezi çerçevesinde ekonomideki geçici bir negatif şokun ardından işsizlik oranının sergilediği davranışa ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Geçici şokun etkisi ortadan kalksa bile işsizlik oranının eski denge seviyesine dönmeyerek ulaştığı yeni ve daha yüksek seviyeyi koruma eğilimi göstermesi

Cevap

Ekonomide yaşanan geçici bir şokun ardından işsizlik oranının eski seviyesine dönmeyerek ulaştığı yeni seviyede kalma eğilimi göstermesi
Doğru yanıt olan ifade, Histeri hipotezinin özünü yansıtmaktadır. Histeri hipotezine göre, ekonomide yaşanan geçici bir negatif talep şoku (örneğin bir resesyon) işsizliği artırdığında, şok ortadan kalksa bile işsizlik eski düzeyine (eski NAIRU) geri dönmez. Bunun nedeni; uzun süreli işsiz kalanların yeteneklerini ve çalışma disiplinlerini kaybetmeleri (beşeri sermaye aşınması) ile 'içeridekiler' olan çalışanların, işsizlerin durumunu gözetmeksizin yüksek ücret pazarlığı yapmalarıdır. Bu durum işsizlik oranının ulaştığı yeni ve yüksek seviyede kalmasına neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Birim kök (unit root) ve Histeri kavramlarını ilişkilendirmek
İşsizliğin geçmiş değerlerine tam bağımlı olduğu ve şokların kalıcı hale geldiği belirlenir.
Histeri hipotezinde işsizlik oranı bir 'belleğe' sahiptir ve sarsıntılar sistemde kalıcı izler bırakır.
2
Mekanizmaları analiz etmek (Beşeri sermaye ve İçeridekiler-Dışarıdakiler)
İşsizlerin beceri kaybı ve çalışanların ücret pazarlıklarındaki hakimiyeti nedeniyle işsizliğin düşemediği anlaşılır.
Bu mekanizmalar, geçici işsizliğin neden yapısal bir karaktere büründüğünü açıklar.
3
Geleneksel NAIRU yaklaşımıyla karşılaştırma yapmak
Geleneksel modeldeki dengeye dönüş (mean reversion) mekanizmasının Histeri modelinde işlemediği sonucuna varılır.
Histeri hipotezine göre doğal işsizlik oranı sabit değil, fiili işsizlik oranının bir fonksiyonudur.

Anahtar Kavram

Histeri (Hysteresis) Hipotezi ve İşsizlik Katılığı
Soru 39Soru

Keynesyen iktisat teorisi çerçevesinde, ekonomide toplam harcamaların tam istihdam hasıla düzeyini (YfY_f) gerçekleştirecek seviyenin altına düşmesiyle karakterize edilen bir resesyon sürecinde; 'konjonktürel (devrevi) işsizliğin' ortaya çıkış mekanizması ve temel belirleyicisi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mal ve hizmet piyasalarındaki talep yetersizliğinin emeğe olan türev talebi daraltması ve nominal ücretlerin aşağı yönlü katılığı nedeniyle piyasanın temizlenemeyerek işgücü arz fazlası yaratmasıdır.

Cevap

Keynesyen yaklaşıma göre konjonktürel işsizlik, mal ve hizmet piyasalarındaki toplam talep yetersizliğinin emeğe olan türev talebi azaltması ve nominal ücretlerin aşağı yönlü katılığı sebebiyle piyasada oluşan arz fazlasıdır.
Keynesyen iktisat okulu, konjonktürel işsizliği 'eksik talep işsizliği' olarak tanımlar. Bu süreçte toplam harcamalar azalınca, üretime olan ihtiyaç düşer ve buna bağlı olarak emeğe olan türev talep daralır. Nominal ücretler (sendikal baskılar, toplu sözleşmeler vb. nedenlerle) aşağı doğru katı olduğu için piyasa fiyat mekanizmasıyla dengeye gelemez ve istihdam edilmek istenen kişi sayısı, talep edilen kişi sayısından fazla kalarak gayriiradi işsizlik yaratır.

Adım Adım Çözüm

1
Talep etkisini analiz etme
Toplam talepteki (ADAD) azalma, mal ve hizmetlere olan ihtiyacı azaltır.
Konjonktürel işsizliğin tetikleyici unsuru mal piyasalarındaki durgunluktur.
2
Türev talep mekanizmasını uygulama
Mal talebi azaldığı için firmaların üretim faktörü olarak emeğe olan talebi (DLD_L) sola kayar.
Emek talebi, nihai ürün talebinden türetilen bir taleptir.
3
Ücret katılığını değerlendirme
Sendikalar, sözleşmeler veya asgari ücret gibi nedenlerle nominal ücretler (WW) aşağı doğru esnemez.
Ücretler düşmediği için azalan emek talebi karşısında piyasa temizlenemez.
4
Piyasa dengesizliğini belirleme
Mevcut ücret düzeyinde emek arzı (LsL_s), emek talebinden (LdL_d) fazla olur (Ls>LdL_s > L_d).
Bu durumun sonucu gayriiradi konjonktürel işsizliktir.

Anahtar Kavram

Keynesyen Eksik Talep ve Ücret Katılığı

Daha Fazla Pratik

Okun Yasası'nı (Okun's Law) inceleyerek GSYH büyümesi ile konjonktürel işsizlik arasındaki sayısal ilişkiyi çalışabilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Grafiksel analiz yöntemiyle; emek talep eğrisini sola kaydırıp ücreti mevcut düzeyde sabit tutarak arz ve talep arasındaki yatay farkın işsizliği temsil ettiğini görmek çözümü kolaylaştırır.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 40Soru

Bir ekonomide toplam talep düzeyi yeterli olmasına rağmen; asgari ücret düzenlemeleri, güçlü sendikal faaliyetler veya etkin ücret (efficiency wage) uygulamaları gibi kurumsal faktörlerin ücretleri piyasa denge seviyesinin üzerinde tutması nedeniyle ortaya çıkan işsizlik türü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yapısal işsizlik

Cevap

Kurumsal faktörlerin ücretleri denge seviyesinin üzerinde tutmasıyla oluşan işsizlik 'Yapısal işsizlik' olarak tanımlanır.
Yapısal işsizlik, sadece işgücünün nitelikleri ile işin gerekleri arasındaki uyumsuzluktan değil, aynı zamanda ücretlerin denge seviyesinin altına inmesini engelleyen asgari ücret, sendikalar ve etkin ücret gibi 'kurumsal rijitliklerden' de kaynaklanmaktadır. Bu durumda, emek arzı emek talebinden fazla olur ve piyasa temizlenemez.

Adım Adım Çözüm

1
İşsizliğin nedenini analiz etmek
Soruda işsizliğin temel nedeninin asgari ücret ve sendikalar gibi kurumsal faktörler olduğu belirtilmiştir.
İşsizliğin kaynağını (talep, arama süreci veya piyasa yapısı) belirlemek doğru sınıflandırma için ilk adımdır.
2
Kavramsal eşleştirme yapmak
Piyasa mekanizmasının (ücretlerin) aşağı doğru esnemesini engelleyen katılıklar, işgücü piyasasının yapısından kaynaklanan yapısal işsizlik kategorisine girer.
Yapısal işsizlik sadece beceri uyumsuzluğu değil, aynı zamanda kurumsal rijitlikleri de kapsayan geniş bir kavramdır.

Anahtar Kavram

Kurumsal Ücret Rijitlikleri ve Yapısal İşsizlik İlişkisi
Tahmini Süre:45s
ÖncekiSayfa 2 / 12Sonraki
İşsizlik Alıştırma Soruları — KPSS Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri — Sayfa 2 | Examkin