Hukuk teorisinde bir hukuki işlemin kurucu unsurları (taraflar, konu, irade beyanı) mevcut olsa dahi, bu unsurların niteliğindeki sakatlıklar farklı hükümsüzlük türlerini doğurur. Özellikle 'irade beyanı' unsurunda, beyan fiilinin iradi olup olmaması, işlemin hukuk dünyasındaki varlığını doğrudan etkiler. Bazı durumlarda irade beyanı varmış gibi görünse de, beyan fiilini gerçekleştiren kişinin bu fiil üzerinde hiçbir kontrolünün bulunmaması işlemi en ağır yaptırıma tabi kılar.
Buna göre, aşağıdaki olayların hangisinde işlemin kurucu unsurlarından biri olan 'irade beyanı' hukuken hiç oluşmamış sayılacağı için 'yokluk' yaptırımı uygulanmalıdır?
- ABir kimsenin, ağır bir silahlı tehdit (manevi cebir) altında kalarak malvarlığını bir başkasına devretmeyi kabul etmesi
- BAyırt etme gücünden sürekli olarak yoksun olan (tam ehliyetsiz) bir erginin, kendi adına bir bankadan kredi sözleşmesi imzalaması
- Bir kimsenin elinin fiziksel bir güçle (maddi cebir) zorla hareket ettirilerek bir senede imza attırılmasıCevap
- DBir tacirin, karşı tarafın bilgisizliğinden yararlanıp onu yanıltarak (hile) piyasa değerinin çok üzerinde bir sözleşme yapması
- EKanunun öngördüğü emredici şekil şartına (resmi şekil) uyulmadan bir taşınmaz satış sözleşmesinin taraflar arasında adi yazılı olarak yapılması
Cevap
Bir kimsenin elinin fiziksel güçle zorla hareket ettirilmesi durumu, irade beyanı unsurunu hiç oluşturmadığı için 'yokluk' yaptırımına tabidir.
Hukuki işlemin kurucu unsurlarından biri olan 'irade beyanı' için kişinin bilinciyle yaptığı bir hareket gereklidir. 'Maddi cebir' (vis absoluta) olarak adlandırılan durumda, kişinin eli zorla tutularak imza attırıldığında, ortada fiziksel bir hareket olsa da bu hareket kişinin iradesinden sadır olmamıştır. Dolayısıyla işlemin kurucu unsuru olan irade beyanı eksiktir ve bu durum 'yokluk' yaptırımını doğurur.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Hükümsüzlük Türleri: Yokluk ve Mutlak Butlan Ayrımı
İpuçları
1
Yokluk için işlemin 'maddi unsurlarından' birinin eksik olması gerektiğini hatırla.
2
İrade beyanının oluşabilmesi için kişinin bu fiili 'kendi isteğiyle' (bilinçli olarak) dış dünyaya yansıtması gerekir.
3
Fiziksel bir zorlama ile (elinin tutulması gibi) yapılan hareketlerde, kişinin zihni ile eylemi arasındaki bağ kopmuştur; bu durumda hukuken bir 'irade'den söz edilemez.
Daha Fazla Pratik
İptal edilebilir işlemler (Nispi Butlan) ile kesin hükümsüzlük (Mutlak Butlan) arasındaki 'hakimin re'sen dikkate alması' farkını inceleyiniz.
Alternatif Yöntem
Sakatlık derecesini şu hiyerarşiye göre kontrol et: 1. İrade var mı? (Yoksa -> Yokluk) 2. İradeyi açıklayan kişi ehil mi veya konu kanuna uygun mu? (Değilse -> Mutlak Butlan) 3. İrade serbestçe mi oluştu? (Baskı/Hata varsa -> Nispi Butlan).
Tahmini Süre:2m 0s