Türk-İslam devletlerinde idari mekanizmanın sağlıklı işlemesi için "denetim" hayati bir önem taşımaktaydı. Bu amaçla kurulan Divan-ı İşraf, askeri ve adli işler haricindeki tüm mali ve idari faaliyetlerin teftişinden sorumluydu. Başında "Müşrif-i Memalik"in bulunduğu bu kurum, hem merkez hem de taşra teşkilatını kontrol altında tutardı.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Divan-ı İşraf'ın denetim yetkisinin dışında tutulan ve bağımsızlığına özen gösterilen bir alandır?
- AVakıf kurumlarının harcamaları ve mülk yönetimi
- Şer'i ve örfi yargı organlarının verdiği kararlarCevap
- CEyaletlerdeki vergi toplama süreçleri ve mali kayıtlar
- DSaray mutfağı ve diğer saray birimlerinin giderleri
- ETaşra idarecilerinin (Amid) yürüttüğü mülki işler
Cevap
Şer'i ve örfi yargı organlarının verdiği kararlar
Türk-İslam devletlerinde yargı bağımsızlığı esastır. Divan-ı İşraf mali ve idari bir denetim kurumu olduğu için, mahkemelerin (Şer'i ve Örfi) hukuki işleyişine ve verdikleri kararlara müdahale edemez, bunları denetleyemezdi.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Yargı Bağımsızlığı ve Divan-ı İşraf
İpuçları
1
Denetim organları genellikle paranın ve yönetimin olduğu yerde aktiftir, ancak 'adalet' mekanizması ayrı bir uzmanlık alanıdır.
2
Divan-ı İşraf'ın yetkileri arasında 'askeri' ve 'adli' (yargısal) alanlar yer almaz.
3
Kadıların verdiği kararların bağımsızlığı, Türk-İslam devlet geleneğinde idari denetçilerin bu alana girmesini engellemiştir.
Daha Fazla Pratik
Divan-ı Arz ve Divan-ı İstifa'nın görevlerini bu kurumla kıyaslayarak çalışınız.
Tahmini Süre:1m 30s