Osmanlı Devleti'nde devlet memurlarının, haksız kazanç sağlayanların veya varis bırakmadan ölenlerin mallarına devlet tarafından el konulması usulüne "müsadere" denilmiştir. Özellikle mali bunalımların ve bütçe açıklarının arttığı . yüzyılda bu uygulama, hazineye hızlı nakit girişi sağlamak amacıyla daha yaygın ve sistemli bir yöntem haline getirilmiştir.
Müsadere usulünün Osmanlı ekonomik ve sosyal yapısı üzerindeki etkileri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisinin bu uygulamanın bir sonucu olduğu savunulamaz?
- AÖzel mülkiyet hakkının hukuki güvenceden yoksun kalması ve miras hukukunun zayıflaması
- BSermaye birikiminin nesilden nesile aktarılamaması nedeniyle büyük ticari işletmelerin kurulamaması
- CKişilerin servetlerini müsadere riskinden korumak amacıyla aile vakıfları kurmaya yönelmesi
- Batı Avrupa'daki örneklerine benzer şekilde merkezi otoriteden bağımsız güçlü bir burjuva sınıfının gelişmesiCevap
- EHazineye özellikle savaş ve isyan dönemlerinde geçici ancak büyük ölçekli gelir kaynaklarının aktarılması
Cevap
Müsadere sistemi, sermaye birikimini ve özel mülkiyeti engelleyerek Batı Avrupa tarzı bağımsız bir burjuva sınıfının oluşmasına engel olmuştur.
Müsadere sistemi, servetin tek bir elde toplanmasını ve nesiller boyu aktarılarak devlet karşısında alternatif bir güç odağı (burjuvazi veya soylu sınıfı) oluşmasını engellemek amacıyla kullanılmıştır. Bu nedenle, bu uygulamanın bağımsız bir burjuva sınıfının gelişimine zemin hazırlaması veya sonuç vermesi mümkün değildir; aksine bu süreci engellemiştir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Osmanlı İktisadi Yapısında Müsadere ve Sermaye Birikimi Engeli
İpuçları
1
Müsadere, devletin ekonomik gücü kendi elinde toplama isteğiyle ilgilidir.
2
Avrupa'da burjuvazinin yükselişi mülkiyet güvenliği ve miras yoluyla servet aktarımıyla gerçekleşmiştir; Osmanlı'daki bu sistemi düşünün.
Daha Fazla Pratik
Müsadere usulünün Tanzimat Fermanı ile kaldırılmasının özel mülkiyet ve ticaret üzerindeki etkilerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s