'lu yılların başında Türkiye, dış politikada "Yurtta sulh, cihanda sulh" ilkesi doğrultusunda dünya barışına katkı sağlamayı amaçlamıştır. Bu süreçte Türkiye'nin, Milletler Cemiyetine (Cemiyet-i Akvam) üyelik süreciyle ilgili olarak gerçekleşen ve uluslararası diplomaside "istisnai" kabul edilen temel gelişme aşağıdakilerden hangisidir?
- Cemiyete üye olmak için resmi bir başvuru yapmadan, İspanya ve Yunanistan'ın teklifiyle davet edilerek katılmasıCevap
- BMusul Sorunu'nun Türkiye lehine çözülmesinin ardından cemiyetin asli üyeliğine doğrudan kabul edilmesi
- CBalkan Antantı'nın imzalanmasından hemen sonra bölge lideri sıfatıyla cemiyet konseyine atanması
- DSadabat Paktı'na üye olan devletlerin ortak kararıyla cemiyete giriş şartlarının esnetilmesi
- ELozan Antlaşması'ndaki Boğazlar maddesinin değiştirilmesi karşılığında cemiyete girmeyi kabul etmesi
Cevap
Türkiye'nin Milletler Cemiyetine girişi, alışılagelmişin dışında bir usulle, İspanya'nın teklifi ve Yunanistan'ın desteğiyle gelen resmi bir davet sonucunda gerçekleşmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti, dünya barışına verdiği önemi kanıtlamış ve yılında Milletler Cemiyeti tarafından üyelik için davet edilmiştir. Bu durum, cemiyetin kuruluş tüzüğünde yer alan "başvuru" şartının Türkiye için "davet" şeklinde işletilmesi bakımından diplomatik bir istisnadır. İspanya'nın önerisi ve Yunanistan'ın desteği bu süreçte etkili olmuştur.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Türkiye'nin Milletler Cemiyetine Davet Usulüyle Girişi
İpuçları
1
Türkiye'nin barışçıl tutumu, cemiyetin ona karşı özel bir prosedür uygulamasına neden olmuştur.
2
Normalde devletler üyelik için başvururken, Türkiye bir grup devlet tarafından cemiyete çağrılmıştır.
3
İspanya ve Yunanistan'ın ortak teklifiyle gerçekleşen 'davet' usulü, Türkiye'nin uluslararası prestijini göstermiştir.
Daha Fazla Pratik
Türkiye'nin Milletler Cemiyetindeki ilk temsilcisinin kim olduğunu ve cemiyetin hangi sorunlarda Türkiye lehine karar vermediğini araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:50s